Siyasette bir hafta uzun bir süre olabilir... Benzer şekilde futbol siyasetinde de öyle. Nitekim salı sabahına kadar Gianni Infantino, dünya futbolunun en güçlü makamı olan FIFA başkanlığında sarsılmaz bir konumda görünüyordu.
Ancak Infantino’nun, diğer federasyon yetkililerinin bilgisi dışında hareket ederek FIFA turnuvalarının hisselerini özel yatırım fonlarına satma girişiminin ardından makamındaki geleceği ciddi şekilde sorgulanmaya başladı.
Infantino’nun en sert muhaliflerinden UEFA, perşembe günü Dünya Kupası da dahil olmak üzere tüm FIFA turnuvalarını boykot etme tehdidinde bulunarak en güçlü kozunu sahaya sürdü. UEFA, Infantino’yu görevden uzaklaştırmak için eline geçen en büyük fırsatın bu an olduğunu düşünüyor.
Öte yandan hoşnutsuzluk duyan tek taraf UEFA değil. 2026 Dünya Kupası’nın organizasyonunda Infantino ile yakın iş birliği yürüten Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) da söz konusu yatırım projesinin ardından FIFA yönetiminin ‘kapsamlı bir incelemeden geçirilmesi’ çağrısında bulundu.
Infantino için en büyük darbe ise Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) içinde müttefiki olarak görülen bazı ülkelerin kendisinden desteğini çekmesi oldu. Ardından en yakın iki kurmayının da kendisini yalnız bırakmasıyla süreç daha da derinleşti. Önce kıdemli danışmanı Carlos Cordeiro, hemen arkasından ise Operasyon Direktörü Kevin Lamour görevlerinden ayrıldıklarını duyurdu.
Infantino’nun cumartesi gününün ilk saatlerinde projeden geri adım atmasının ardından UEFA, yayımladığı sert metinle FIFA liderliğine olan güvenini kaybettiğini açıklayarak yeni bir hamlede bulundu.
Böylelikle cephe hatları kesinleşti. Bundan sonra ne olabileceği ve Infantino’nun görevden nasıl alınabileceği merak konusu.
Infantino’nun ayrılığı için en hızlı yol, selefi Sepp Blatter’in 2015’te yaptığı gibi kendi rızasıyla istifa etmesi olarak gösteriliyor. Ancak bazı federasyonların desteğini korumaya devam eden Infantino’nun, dördüncü ve son dönemi için aday olacağı önümüzdeki mart ayındaki başkanlık seçimlerine kadar konumunu korumaya çalışabileceği değerlendiriliyor.
Diğer seçenekler neler?
FIFA Konseyi, olağanüstü bir toplantı çağrısında bulunarak Infantino üzerindeki baskıyı artırmayı hedefleyebilir. Bu toplantının düzenlenebilmesi için 37 üyeli FIFA Konseyi’nin en az 19 üyesinin talebi gerekiyor.
Konseyde UEFA 9, AFC 7, CONCACAF 5, Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF) 6, Güney Amerika Futbol Konfederasyonu (CONMEBOL) 5 ve Okyanusya Futbol Konfederasyonu (OFC) 3 üye ile temsil edilirken; Infantino ve Genel Sekreter Mattias Grafström de konseyde yer alıyor.
Şarku’l Avsat’ın BBC Sport’tan aktardığına göre, gerekli 19 oyun toplanabilmesi hususunda ciddi şüpheler bulunuyor.
Gerekli çoğunluk sağlandığı takdirde toplantının iki hafta içinde düzenlenmesi gerekiyor. Konsey bu süreçte Infantino’nun istifasını talep edebilse de Infantino’nun bu talebi reddetme hakkı bulunuyor. Yine de böyle bir hamlenin üzerindeki baskıyı iyice artıracağı değerlendiriliyor.
Bir sonraki aşamada ise FIFA’ya üye 211 ulusal federasyonun katılımıyla olağanüstü bir kongre çağrısı yapılması öngörülebilir. Bu kongrenin toplanması için üyelerin beşte birinin, yani 43 federasyonun yazılı talebi gerekiyor.
Bünyesinde 55 ulusal federasyon barındıran UEFA, dilediği takdirde bu olağanüstü kongre çağrısını tek başına yapma gücüne sahip. Ancak talebin ardından kongrenin toplanması en az iki ila üç ay sürebileceği gibi, Infantino’nun görevden alınmasını da kesin olarak garanti etmiyor.
Süreç adeta gerçek bir seçime dönüşecek olup, gensorunun kabul edilmesi için 106 oy gerekiyor. Toplam oy dağılımında UEFA 55, CAF 54, AFC 46, CONCACAF 35, OFC 11 ve CONMEBOL 10 oya sahip.
Şu ana kadar Afrika, Güney Amerika ve Okyanusya federasyonlarının Infantino’nun projesini kamuoyu önünde açıkça eleştirmemiş olması dikkat çekiyor.
Peki UEFA 106 oyu toplayabilecek mi?
Her ne kadar 136 ülke söz konusu yatırım projesini resmi olarak reddetmiş olsa da belirli bir fikre karşı oy kullanmak, mutlaka FIFA Başkanı’nı görevden uzaklaştırmak yönünde oy verileceği anlamına gelmiyor.
Nitekim bu ülkeler arasında yer alan Katar, Infantino’ya olan desteğini şimdiden açıklarken, Meksika ise CONCACAF tarafından yayımlanan ortak bildiriden kendisini soyutladı.
Öte yandan bir diğer zorluk da mart ayında yapılması planlanan seçimlerde yarışacak uygun bir aday bulunması olarak öne çıkıyor.
2019 ve 2023 yıllarındaki seçimleri rakipsiz kazanan Infantino’nun karşısına çıkmak isteyen herhangi bir adayın, başvurusunu en geç 18 Kasım’a kadar resmi olarak yapması gerekiyor.
Infantino’nun yerine kim geçebilir?
UEFA ve Infantino muhalifleri seçime gitmek zorunda kalırsa, federasyonları birleştirebilecek bir isim bulmak durumunda kalacak.
UEFA’nın muhalefete güçlü bir şekilde liderlik etmesi nedeniyle Avrupalı bir adayın gösterilmesi küresel destek toplama konusunda zorluk yaratabilir. Zira bu hamle, Avrupa’nın FIFA üzerindeki kontrolü yeniden ele geçirme çabası olarak görülebilir.
Bu nedenle adayın, daha önce Infantino’yu destekleyen ancak tavır değiştirebilecek CONCACAF, Afrika ve Asya federasyonlarının oylarını çekebilecek nitelikte olması gerekiyor. Bu doğrultuda CONCACAF Başkanı Victor Montagliani en güçlü aday olarak öne çıkıyor.
Tıpkı Infantino gibi 2016 yılında yönetim reformu vaadiyle seçilen Montagliani, daha önce Kanada Futbol Federasyonu Başkanlığı yürüttü ve 2026 Dünya Kupası’nın hazırlık ile organizasyon süreçlerinde kilit rol oynadı. Montagliani ayrıca İngilizce, Fransızca, İtalyanca ve İspanyolcayı akıcı bir şekilde konuşuyor.
AFC Başkanı Şeyh Selman bin İbrahim el-Halife’nin ismi de muhtemel adaylar arasında dikkat çekiyor. Göreve ilk kez 2013 yılında gelen Şeyh Selman, 2027’ye kadar sürecek dördüncü dönemi için rakipsiz olarak yeniden seçilmişti.
Avrupa Kulüpler Birliği (ECA) ve Paris Saint-Germain (PSG) Başkanı Nasser Al-Khelaifi’nin ise yarışa girme olasılığı daha düşük görünüyor. Avrupa Süper Ligi krizinin ardından Avrupa futbolunun yeniden birleşmesinde önemli bir rol oynayan Al-Khelaifi, teorik olarak rekabet edebilecek niteliklere sahip olsa da göstergeler bu makamı istemediğine işaret ediyor. Katar’ın Infantino’ya verdiği açık destek de bu senaryonun önünde bir engel teşkil edebilir.
Infantino’nun görevden alınma olasılığı ne kadar yüksek?
Başka herhangi bir kurumda Infantino’nun tüm bu yaşananların ardından görevinde kalması son derece güç olabilirdi; ancak futbol sıradan bir kurum değil.
Nitekim Sepp Blatter bile, patlak veren yolsuzluk skandalı karşısında çaresiz kalıp istifa etmeden sadece bir hafta önce, 2015 yılında yeniden başkan seçilmeyi başarmıştı.
Peki Infantino kalmak için mücadele edecek mi?
Dün yaptığı açıklamada Infantino, amacının ‘önümüzdeki gün ve haftalarda tüm tarafları yeniden diyalog masasına oturtmak’ olduğunu vurguladı.
Infantino, bir miktar geri adım atarak ve hataları kabul ederek krizin etkisini azaltabileceği bahsine giriyor olabilir. İlk gelişmeler de bu bahsin sonuç vermeye başladığına işaret ediyor.
Katar’ın ardından, 2030 Dünya Kupası’nın ev sahiplerinden Fas da dün akşam Infantino’ya desteğini açıklarken, Mısır ise projeyi geri çekme kararını övgüyle karşıladı. Infantino, her geçen gün daha fazla federasyonu yanına çekmeyi başarması halinde olası bir gensoru oylamasının başarı şansının düşeceğine inanıyor olabilir. Yıllardır FIFA bünyesinde geniş bir destek tabanına sahip olduğu düşünüldüğünde, bu inanca tutunması şaşırtıcı değil.
Olası bir gensoru oylamasına yaklaşık üç ay gibi bir süre varken, Infantino’nun oluşan hasarın bir kısmını tamir etmek için halen zamanı bulunuyor. Süreç nihayetinde 106 oya ulaşma yarışından ibaret. Zaman geçtikçe Infantino’nun, bazı eski müttefiklerini yaşananların sadece geçici bir hata olduğuna ikna etme şansı da artıyor.
Buna paralel olarak, FIFA koridorlarındaki bloklaşma oyununun hatları açık bir şekilde su yüzüne çıkmaya başladı. Katar’ın desteğini açıklamasından saatler sonra Fas, Mısır, Lübnan, Kuveyt ve Sri Lanka federasyonları da resmi destek beyanlarında bulunarak Avrupa baskısına karşı FIFA Başkanı’nı destekleyen bir kampın oluşmaya başladığını gösterdi.
Bu tablo, Asya ve Afrika’ya yayılan çok sayıda federasyonun en nihayetinde Infantino’nun yanında saf tutabileceğinin ve bunun da kendisini devirmek için gerekli çoğunluğu elde etme çabalarını ciddi şekilde zorlaştıracağının farkında olan UEFA cephesinde endişe yaratıyor.
Veriler, FIFA Başkanı’nın yaşadığı bu emsalsiz krizde güç dengelerini sergileme yarışı kapsamında önümüzdeki saat ve günlerde yeni bir destek bildirisi dalgasının yaşanabileceğine işaret ediyor.
Öte yandan Katar, Kuveyt, Lübnan ve Sri Lanka gibi federasyonların Infantino’ya desteklerini açıklaması, son günlerde Infantino’nun yatırım sürecini yönetme biçimine yönelik sert bir Asya duruşuna liderlik eden AFC Başkanı Şeyh Selman’ı oldukça hassas bir konuma itti. Bu durum, Asya kıtasının artık tek bir sesle konuşmadığını ve FIFA içindeki nüfuz savaşının, olası bir gensoru hamlesi ya da yaklaşan seçimler öncesinde bloklaşmalar ve sadakat kazanma odaklı yeni bir aşamaya resmen girdiğini gözler önüne seriyor.
UEFA açısından bakıldığında ise temel zorluk, Infantino’nun istifa etmekten başka çaresinin kalmayacağı bir gerçeklik yaratmakta yatıyor. Bunu başarmak için kıtasal ve ulusal federasyonlardan gelen eleştirilerin dünya çapında devam etmesi gerekiyor.
Ancak Infantino’ya en ağır darbeyi vurabilecek faktör, büyük ticari sponsorların FIFA’dan uzaklaşması olacaktır. Nitekim 2015 yılındaki FIFA skandalı sırasında Sony, Emirates, Castrol, Continental Tires ve Johnson & Johnson gibi dev şirketler FIFA ile olan sponsorluk sözleşmelerini feshetmişti.
Şu an için bu senaryonun tekrarlanacağına dair bir emare bulunmasa da krizin devam etme eğiliminde olduğu ve yansımalarının uzun bir süreye yayılabileceği öngörülüyor.