Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Katalonya'da yüzyıllardır sürdürülen castells geleneğinde insanlar, güç, denge ve ekip çalışmasıyla birbirlerinin omuzlarında 10 kata kadar yükselen insan kuleleri kuruyor

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
TT

Hep birlikte gökyüzüne: Katalonya'nın insan kuleleri

Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)
Castells geleneğinde kulenin en tepesine çıkan enxaneta, elini havaya kaldırarak insan kulesinin tamamlandığını gösteriyor (AP)

Çağatay Koparal Spor Editörü, Çeviri ve Dış Haberler Servisi 

Adrenalin'den herkese merhaba. Sıradışı sporlar serimizin bu bölümünde Katalonya'daki İnsan Kulesi Festivali'ni inceliyoruz.

Bir meydanda yüzlerce insanın toplandığını düşünün. Ortada ne bir futbol sahası ne de bir pist var. Bunun yerine insanlar birbirlerine kenetleniyor, omuz omuza veriyor ve birkaç dakika içinde kalabalığın ortasından dev bir insan kulesi yükselmeye başlıyor.

En alt bölümde onlarca kişi yapıyı ayakta tutarken, daha hafif ve çevik olanlar birbirlerinin üzerinden tırmanıyor. En tepede ise küçük bir çocuk beliriyor ve elini havaya kaldırıyor. Castell tamamlanmış oluyor.

Katalonya'nın en sıradışı geleneklerinden biri olan castells, kelime anlamıyla "kaleler" demek. Ancak burada taştan duvarlar yerine insanlardan oluşan kaleler kuruluyor.

Bu kuleler yalnızca görsel olarak etkileyici değil; aynı zamanda güç, denge, cesaret, güven ve ekip çalışmasının sınırlarını zorlayan bir gösteri niteliğinde.

Castells geleneğinin kökeni 18. yüzyılda Tarragona çevresindeki Camp de Tarragona bölgesine uzanıyor. Geleneğin Katalonya'daki ilk yazılı kaydı 1712'de Valls kentinde görülüyor.

Kökeninin ise Valensiya bölgesindeki daha eski Muixeranga geleneğine dayandığı düşünülüyor. Zamanla Valls, Tarragona ve Vilafranca del Penedès gibi kentlere yayılan castells, özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Katalonya'nın diğer bölgelerinde de yaygınlaştı.

Bugün Katalonya genelinde 100'den fazla castell ekibi bulunuyor ve yıl boyunca yüzlerce gösteri düzenleniyor.

Hatta her yıl 10 binden fazla castell kuruluyor. Bu nedenle karşılaşılan manzara birkaç kişinin eğlence amacıyla birbirinin omzuna çıkmasından çok daha fazlası.
 

İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)
İnsan kulesi yapımı son derece tehlikeli görünse de kurulan kulelerin yüzde 3'ünden azı yıkılıyor (AP)

Castells, kendi ekipleri, antrenmanları, yarışmaları ve gelenekleri bulunan büyük bir topluluğa dönüşmüş durumda.

Bir castell'in nasıl kurulduğuna bakıldığında ise işin ne kadar ciddi olduğu daha iyi anlaşılıyor.

Kulenin en altındaki bölüme pinya adı veriliyor. Pinya, yapının temelini oluşturan ve aynı zamanda yukarıdaki insanların düşmesi durumunda onları korumaya çalışan insanlardan oluşuyor.

Üst katlara çıkıldıkça insan sayısı azalıyor, ancak görev de zorlaşıyor. En tepede ise son derece hafif ve çevik çocuklar yer alıyor. Enxaneta adı verilen en üstteki çocuk yerine ulaşıp bir elini havaya kaldırdığında kule kurulmuş kabul ediliyor.

Fakat iş burada bitmiyor. Bir castell'in başarılı sayılması için yalnızca kurulması değil, kontrollü biçimde tamamen bozulması da gerekiyor.

Hatta kulenin dağılması çoğu zaman en riskli bölüm olarak kabul ediliyor. Üst seviyelerdeki insanlar birer birer aşağı inerken, aşağıdakiler yapının dengesini korumaya devam ediyor.

Bu nedenle castells'in temelinde 4 kavram bulunuyor: Güç, denge, cesaret ve sağduyu.

Kulenin tabanındaki insanların güçlü olması gerekiyor. Yukarı çıktıkça ise daha hafif, çevik ve dengeli kişiler tercih ediliyor.

Fakat fiziksel özellikler tek başına yeterli değil. Bir kuleci, ağırlığını taşıyan kişiye güvenmek zorunda. Aynı şekilde aşağıdaki kişi de üzerinde duranın hareketlerine güveniyor. Bir kişinin hatası onlarca kişiyi etkileyebileceği için koordinasyon büyük önem taşıyor.

Bu noktada castells'in tarihinde önemli bir değişim yaşandı: Kadınların bu geleneğe dahil olması.

Uzun süre erkeklerin egemen olduğu castell dünyasında kadınların yer alması başlangıçta kolay olmadı. Ancak özellikle 1980'lerden itibaren kadınların ekiplerde daha fazla yer alması, kulelerin yapısını da değiştirdi.

Kadınların üst seviyelerde yer almasıyla daha hafif ve güçlü yapılar kurulmaya başlandı. Bu değişim, daha önce ulaşılması neredeyse hayal edilen 9 ve 10 katlı kulelerin kurulmasına da katkı sağladı.

Üstelik kadınlar yalnızca kulenin üst bölümlerinde değil, pinya ve forro adı verilen destek katmanlarında da görev alıyor.

Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)
Tepeye çıkan tüm çocukların kask takması zorunlu (AP)

Böylece yapının alt bölümlerindeki toplam ağırlığın azaltılması mümkün oluyor. Casteller dünyasındaki bu dönüşüm, geleneğin neden zaman içinde değişebilen canlı bir kültür olduğunu da gösteriyor.

Kulecilerin kendilerine özgü kıyafetleri de var. Beyaz pantolon, takımın rengindeki gömlek, bele sarılan uzun faixa (kuşak) ve genellikle başta kullanılan bir mendil bu kıyafetin temel parçaları.

Özellikle faixa yalnızca geleneksel bir aksesuar değil; tırmananlar için aynı zamanda tutunabilecekleri bir destek noktası.

Kuleyi oluşturan insanlar ise gösteri sırasında çıplak ayakla tırmanıyor. Bunun nedeni hem dengeyi daha iyi sağlayabilmek hem de yukarı çıkarken alttaki kişinin vücudunu daha iyi hissedebilmek.

Castells'in en etkileyici taraflarından biri ise tek bir kişinin başarısının neredeyse hiçbir anlam ifade etmemesi. En üstteki çocuk bütün dikkatleri üzerine çekse de onun oraya ulaşabilmesi, aşağıdaki onlarca kişinin kusursuz biçimde çalışmasına bağlı. Bu nedenle casteller dünyasında ekip ruhu her şeyin önünde geliyor.

Bu anlayış Katalonya'nın önemli meydanlarında düzenlenen diada castellera adı verilen gösterilerde açıkça görülüyor.

Gösteri başlamadan önce meydanda büyük bir kalabalık toplanıyor. Ardından müzik eşliğinde kule yükselmeye başladığında ortam bir anda sessizleşiyor. Enxaneta elini kaldırdığında ise meydan büyük bir coşkuyla yankılanıyor.

Castells yalnızca gösterilerden ibaret de değil. İki yılda bir Tarragona'da düzenlenen Concurs de Castells, bu dünyanın en büyük organizasyonlarından biri.

Yaklaşık 50 ekip yarışmada yer alırken, en başarılı 12 ekip büyük final niteliğindeki etkinlikte karşı karşıya geliyor. Burada amaç yalnızca mümkün olan en yüksek kuleyi yapmak değil; zorlu yapıları başarıyla kurup tamamlayarak rakiplerden daha yüksek puan toplamak.

Bu geleneğin dünya çapındaki öneminin kabul edilmesi de uzun sürmedi. UNESCO, 16 Kasım 2010'da castells'i İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası ilan etti.

Belki de castells'i bu kadar etkileyici yapan şey tam olarak burada yatıyor. Dışarıdan bakıldığında insanların birbirlerinin omuzlarına çıkarak kule oluşturduğu tuhaf ve tehlikeli bir gösteri gibi görünüyor. Fakat biraz daha yakından bakıldığında bunun yüzlerce yıllık bir gelenek, ciddi fiziksel hazırlık ve kusursuz bir takım çalışmasının birleşimi olduğu görülüyor.

Çünkü castell'de en güçlü kişi en yukarı çıkmıyor. En hafif olan çıkıyor. En cesur olan da tek başına kazanamıyor. Onun başarısı, aşağıda birbirine güvenen onlarca insanın omuzlarında yükseliyor.

Ve belki de bu yüzden Katalonya'nın insan kuleleri, gökyüzüne ulaşmaya çalışan bir spor gösterisinden çok daha fazlasını anlatıyor: Tek başına yükselemeyeceğinizi, bazen başkalarının omuzlarına güvenmeniz gerektiğini.

Kaynaklar: Catalunya, UNESCO, AP                © The Independentturkish



Ronaldo milli takıma geri mi dönüyor?

Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)
Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)
TT

Ronaldo milli takıma geri mi dönüyor?

Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)
Jorge Jesus, Cristiano Ronaldo'nun geri dönüşü için kapıyı açık bıraktı (Reuters)

Portekiz Teknik Direktörü Jorge Jesus, geçen hafta kadrodan ayrılma kararı alan Cristiano Ronaldo'nun milli takım kariyerine kaldığı yerden devam etmesinin memnuniyetle karşılanacağını ima etti.

Ülkesi adına çıktığı 234 maçta attığı 146 golle bu alanda rekoru elinde bulunduran, 5 kez Ballon d'Or ödülü kazanan ve halen Al Nassr forması giyen forvet, 27 Eylül'de Norveç deplasmanında alınan 2-1'lik Uluslar Ligi galibiyetinde yedek kulübesinde kalıp oyuna girmemesinin ardından takımdan ayrılmıştı.

Yaşanan bu anlaşmazlık, 41 yaşındaki oyuncunun milli takım kariyerinin sona ermesi ihtimalini doğurmuş, kendisi ise durumla ilgili "gerçekleri" zamanı gelince açıklayacağını ifade etmişti.

Ancak Jesus, pazar günü Norveç'e karşı iç sahada alınan 2-1'lik galibiyetin ardından basın toplantısında şunları söyledi:

İsterse milli takıma geri döner. Bir sonraki kadro açıklanmadan önce konuşabiliriz ama kararı verecek olan Cris.

İlk kadro seçimimde ona, 'Sana ihtiyacım var, oynasan da oynamasan da bana yakın olmana ihtiyacım var, sana ihtiyacım var' demiştim. Şimdi de aynı şeyi söylüyorum.

Ronaldo, Portekiz'in Galler'e karşı aldığı açılış maçı galibiyetinde ilk 11'de sahaya çıkmış ancak Oslo'daki maçta yedek kulübesinde bırakılması kamuoyuna yansıyan bir anlaşmazlığa yol açmıştı.

Jesus daha sonra Portekiz Futbol Federasyonu Başkanı Pedro Proenca'nın habersiz ziyaretinin ardından çıkan anlaşmazlık ve acil görüşme haberlerini yalanlamaya çalışmıştı.

Tüm bu çabalara rağmen Ronaldo, Instagram üzerinden açıklama yayımlayarak kadrodan ayrıldığını doğrulamış ve ve milli takımdaki geleceğini belirsiz bırakmıştı.

Ronaldo, "Milli takımın basın toplantısının ve Portekiz Futbol Federasyonu Başkanı'yla yaptığım görüşmenin ardından, milli takım antrenman kampından ayrılma kararı aldım" diye yazmıştı.

Kendimi her zaman adadığım milli takımdan ayrılmama neden olan gerçekleri, zamanı geldiğinde tüm Portekiz halkına açıklayacağım.

Şimdi Portekiz'e ve istisnasız bir şekilde tüm takım arkadaşlarıma başarılar dileme zamanı.

Ronaldo'nun yokluğunda Portekiz, Danimarka'da 4-2 kazanarak güçlü bir performans sergiledi ve milli arayı Norveç'e karşı evinde aldığı galibiyetle tamamladı. Bu sonuçlarla Portekiz, 12 puanın tamamını topladığı Dördüncü Grup'un zirvesinde.

Independent Türkçe


Donis: Şampiyonluk için en büyük silahımız mücadele ruhumuz

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)
TT

Donis: Şampiyonluk için en büyük silahımız mücadele ruhumuz

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Milli Takımı Teknik Direktörü Yunan Georgios Donis, takımının Salı akşamı finalde Birleşik Arap Emirlikleri ile karşılaşacağı 27. Arap Körfez Kupası’nda oyuncuların kazanma arzusu ve mücadele azminin Yeşillerin en önemli silahı olacağını söyledi.

Suudi Arabistan'ın turnuva boyunca savunma anlamında iyi bir performans ortaya koyduğunu belirten Donis, hücum ve savunmada duran toplara da özel önem verdiklerini ifade etti.

Suudi Arabistan, grup aşamasında kusursuz bir performans sergileyerek A Grubu'nu üçte üç yaparak lider tamamladı. Yeşiller, sırasıyla Kuveyt, Umman ve Irak'ı mağlup etti. Yarı finalde ise Katar ile normal süresi ve uzatma bölümü golsüz sona eren karşılaşmayı penaltı atışları sonucunda kazanarak finale yükseldi ve şampiyonluk için Birleşik Arap Emirlikleri'nin rakibi oldu.

Maç yoğunluğu ve turnuva boyunca oyuncularının karşılaştığı zorluklara da değinen Donis, “14 gün içinde beş maç oynadık. Bazı sakatlıklarımız var. Ayrıca hava koşulları da zordu” dedi.

Yunan teknik adam, “Savunmayı geride kuran bir takıma karşı oynamak kolay değil” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan Milli Takımı oyuncusu Muhammed Kanno da finale yükselmenin turnuvanın başından bu yana Yeşillerin hedefleri arasında olduğunu söyledi.

Kanno, “Finale ulaştık. Bu bizim hedefimizdi. İnşallah şampiyonluğa ulaşırız” dedi.

Birleşik Arap Emirlikleri ile oynanacak final karşılaşmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Kanno, “BAE Milli Takımı güçlü bir ekip. Teknik direktörümüzün talimatlarına uyacağız. İnşallah taraftarlarımızı mutlu etmek için elimizden geleni yapacağız» diye konuştu.

Finalin penaltı atışlarına kalmadan sonuçlanmasını umduğunu belirten Kanno, “Penaltılar biraz da şans işidir. Önemli olan finale ulaşmış olmamız. İnşallah finalde penaltılara kalmayız ve maçı kazanırız” ifadelerini kullandı.


Tyson Fury'den 6. emeklilik planı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Tyson Fury'den 6. emeklilik planı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tyson Fury, 11 Aralık'ta merakla beklenen ağırsıklet karşılaşmasında Anthony Joshua'yı mağlup etmesi durumunda boksu bırakma planını ve hayalindeki maçı detaylandırdı.

Çingene Kral, Cardiff'te Britanyalı ezeli rakibiyle nihayet karşı karşıya gelecek. Bu maçta WBA ağırsıklet kemerinin de ortada olması ve kazananın üç kez dünya şampiyonu unvanını elde etmesi bekleniyor.

İki boksörün sözleşmesinde rövanş maddesi bulunmamasına rağmen bir rövanş hatta bir üçleme ihtimali konuşulsa da Fury, Oleksandr Usyk'le yapacağı üçüncü karşılaşmadan önce Joshua'yla yalnızca bir kez dövüşmeyi planlıyor.

Fury, IFL TV'ye "İşin özü şu, daha önce de söylediğim gibi ısınma turu niyetine o serseriyi yumruklarımla paramparça etmek istiyorum" dedi.

Ardından tavşanla o üçüncü maçı yapmak istiyorum. Bu konuyu Alex'le konuştum ve o da buna sıcak bakıyor. Gelecek yılın başlarında, ilk çeyreğinde olabilir. Uzun ve şaşaalı bir kariyerin zirvesindeki o son dokunuş: Cardiff'te Anthony Joshua, ardından Madison Square Garden'da Oleksandr Usyk. İşte hepsi bu kadar. Sonra Frank Warren'a katılacağım, dünyanın gördüğü en büyük boks organizatörleri olacağız.

Çarşamba gecesi Londra'da görkemli kariyerlerinde ilk kez karşı karşıya gelen ikiliden 'AJ', Fury'nin eski ekibinden bir ismin şimdiden kendi köşesinde olduğunu doğruladı. Joshua, avantaj sağlayabileceği umuduyla Fury'nin eski antrenörlerinden Ben Davison'la birlikte çalışıyor. Davison aynı zamanda Fabio Wardley ve Moses Itauma gibi isimleri de çalıştırıyor.

Ancak Joshua şimdi de Fury'nin dobra babası John'un kardeşi Peter'la iletişim halinde olduğunu belirtiyor. Peter, 2015'te Wladimir Klitschko'ya karşı kazanılan dünya şampiyonluğu zaferinin ardından boksör-antrenör ilişkisinin sona erdiği Çingene Kral'la o günden beri görüşmüyor.

Joshua, "Peter Fury'yle konuşuyorum, bana yardım etmeye istekli" dedi.

Peter'la iyi anlaşıyoruz.

Peter'ın kendisine çok değerli tavsiyeler verip vermediği sorulduğunda Joshua şunları ekledi:

Evet, verdi ama Fury hakkında değil, antrenmanlarımız, yaklaşımımız ve maça nasıl hazırlanmam gerektiğiyle ilgiliydi. 'Fury şunu yapıyor' tarzında değil de daha çok 'Senin neler yaptığını gördüm ve şu noktaları geliştirebileceğini düşünüyorum' şeklindeydi. Mesele yine şuraya geliyor: Herkes kazanmamı istiyor ve herkes bana nasıl kazanacağımı söylüyor ancak kariyerimin bu aşamasında dinlemem gereken en önemli kişi kendimim. Bu yüzden her şeyi biraz temkinli bir yaklaşımla değerlendirmeliyim. Asıl anlatmak istediğim şu: Ben ve Peter'la çalışmamın nedeni, daha önce Fury'yle çalışmış kişilere başvurmak değildi. Onlarla çalıştım çünkü nokta atışı tespitler yapabiliyorlar.

Independent Türkçe