Yapay zeka ile arkadaşlık: 'Onun gibi bir arkadaşım olmasını isterdim'

Teknoloji uzmanları bir Belçikalının intiharından sonra yapay zekanın tehlikeleri konusunda uyardı

Dünyadaki gençlerin çoğu, görsellere dayandığı için Snapchat uygulamasını kullanıyor (İnternet siteleri)
Dünyadaki gençlerin çoğu, görsellere dayandığı için Snapchat uygulamasını kullanıyor (İnternet siteleri)
TT

Yapay zeka ile arkadaşlık: 'Onun gibi bir arkadaşım olmasını isterdim'

Dünyadaki gençlerin çoğu, görsellere dayandığı için Snapchat uygulamasını kullanıyor (İnternet siteleri)
Dünyadaki gençlerin çoğu, görsellere dayandığı için Snapchat uygulamasını kullanıyor (İnternet siteleri)

Yapay zeka dalgasına katılan Snapchat uygulaması, ilk kez programa ücretsiz erişim sağlayan bir teknolojiyi piyasaya sürdükten sonra, kullanıcılarına arkadaşlık ilişkisi kurabilen bir robotla sohbet etme kapısını ardına kadar açtı. 

Washington Post, Snapchat ile sohbet programını test etti. Testi üstlenen kişi, sorunlarının çözümlerini soran 15 yaşında bir genç gibi davrandı.

Yapay zeka, ebeveynlerinin uygulamayı silmekle tehdit etmesi üzerine alkol kokusunun nasıl kapatılacağı ve Snapchat'in nasıl farklı bir cihaza taşınacağı konusunda önerilerde bulundu.

"Kendini yakın hissetmek"

Dünyadaki gençlerin çoğu, görsellere dayandığı için Snapchat uygulamasını kullanıyor.

Faslı 14 yaşındaki Sare, yapay zeka ile konuşma teknolojisi deneyimini şöyle anlattı:

Onun yanınızda olduğunu hissediyorsunuz, tüm sorulara, sınavlara her şeye cevap veriyor. O hayatımızın bir parçası oldu. Keşke onun gibi her an bana cevap verebilecek bir arkadaşım olsaydı. Okulda GBT sohbetten ve ayrıca Snapchat için My AI robot teknolojisinden bahsediyoruz. Bu teknolojilerle iletişim kurmayanlar geri kalmış olarak değerlendiriliyor. Yeni teknoloji hayatımızı kolaylaştırdığı gibi dil öğrenmemize ve özgürce konuşmamıza da yardımcı oluyor.

15 yaşında bir genç olan Melak ise şöyle konuştu:

Bir soru yazdığımda ve bana hızlı bir şekilde cevap verildiğini gördüğümde, birinin benimle ilgilendiğini hissediyorum. Aslında o gerçekte yok, bazen onun yapay zeka olmadığını hissediyorum, yakın bir dost gibi tüm sorunlara çözüm buluyor.

Bir robotla yakınlık

 Belçika'daki Avrupa Araştırma Merkezi'nde (IMEC) çalışan Nanoteknoloji Teknik Uzmanı Kevser Bubkar, bir robotla konuşma teknolojisinin ergenlerin ruh sağlığı üzerindeki yansımaları konusunda uyarıda bulundu.

Independent Arabia ile yaptığı röportajda Bubkar, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:

Yapay zeka, insanların doğrudan sorularını yanıtlama yeteneğine rağmen, insan ruhunun karmaşıklığına ilişkin sınırlı bir anlayışa sahip olduğu için empati ve gerçek insan etkileşimine uyum sağlama yeteneğinden yoksundur. Ancak Snapchat'in ticari bir amacı olduğunu ve karının veri toplamaya dayandığını unutamayız. Çocuklar ve ergenler, bir robotla yakından ilgilenip çevrelerindeki yetişkinlere açıklamadıkları şeyleri ifşa edebilirler ve bu tür mahrem cevaplar, özellikle ergenler için bilginin nasıl korunacağı sorusunu gündeme getirebilir. Snapchat ile kullanıcının fotoğraflarını elde edildiği için yapay zeka ile kullanıcı arasında özdeşleşme sağlanıyor. Buradaki tehlikeli şeylerden biri, onunla kimin konuştuğundan emin olamamanızdır, o bir kullanıcı mı yoksa bir robot mu?

Hala kişilik, insani ve kültürel eğilimler geliştirme aşamasında olan bir yaş grubu olan ergenler, bir robota daha fazla güvenir hale gelirse, bu, sağlıklı insan ilişkileri kurmanın önünde bir engel oluşturabilir.

Çünkü sosyal ilişkilerin oluşması, çevreye uyum sağlama yeteneği ile ilgilidir.  Yakın bir zamanda yetişkin bir erkeğin yapay zekayla yakınlaşması, talihsiz bir şekilde intihar etmesiyle sonuçlandı.

Belçikalı bir adam bir robotla gezegenin geleceği hakkında konuşurken yapay zeka aracılığıyla gerçekleştirilen ve iklim kriziyle ilgili altı hafta süren sohbetin ardından intihar etti.

Eşine göre adam çevre konusunda derinden endişeliydi ve Chai adlı bir uygulamada Elisa adlı dişi bir yapay zeka robotuyla konuştuğunda, gezegeni kurtarmak için kendini feda etmeyi teklif ettikten sonra Elisa onu hayatına son vermesi için cesaretlendirdi.

Bağımlılık

Uzman Kevser Bubkar sözlerini şu şekilde noktaladı:

Robotların ergenler ve çocuklarla olan ilişkisi konusunda uyaran önde gelen araştırmacılar var ve Snapchat hakkında büyük endişeler var. Çünkü kullanıcıların yüzde 60'ı ergenler ve çocuklar. Snapchat uygulaması dilden çok görüntüye odaklanıyor ve ergenleri etkileyen ve bağımlılığa maruz bırakan bir tür özel konuşmaya sahip. Yapay zekanın onlarla her an etkileşime girip onlar hakkında konuşmaması nedeniyle depresyona girebilir veya uygulamaya bağımlı hale gelebilirler. Bu tür teknolojilerin nasıl yasallaştırılacağı araştırılıncaya kadar uygulamanın durdurulması talepleri var. Bir robotla etkileşimden kaynaklanan riskler izlenmeli ve kullanım süresi, makinenin ergenlere insan etkileşimi becerilerini öğretmeyi telafi etmemesi için sınırlandırılmalıdır.

 

Independent Arabia 



Jurassic Park'taki DNA yöntemi gerçek oldu

Jurassic Park'taki dinozorlar, kehribarda korunmuş DNA'dan geliyor (Universal Pictures)
Jurassic Park'taki dinozorlar, kehribarda korunmuş DNA'dan geliyor (Universal Pictures)
TT

Jurassic Park'taki DNA yöntemi gerçek oldu

Jurassic Park'taki dinozorlar, kehribarda korunmuş DNA'dan geliyor (Universal Pictures)
Jurassic Park'taki dinozorlar, kehribarda korunmuş DNA'dan geliyor (Universal Pictures)

Bilim insanları Jurassic Park'tan aldıkları ilhamla DNA'yı kehribar benzeri bir yapıda muhafaza etme yöntemi geliştirdi. Bu sayede sadece genomlar değil görüntü ve müzik de depolanabiliyor. 

Steven Spielberg'ün meşhur filmindeki bilim insanları, milyonlarca yıldır kehribar içinde saklanan DNA'yı kullanarak dinozorları yeryüzüne geri getiriyordu. 

Bu düşünceden yola çıkan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacıları, kendilerinin ürettiği ve kehribara benzeyen cam gibi bir polimerde DNA'yı zarar görmeden sakladı.

Halihazırda kullanılan muhafaza yöntemleri dondurucu soğuklar ve yüksek miktarda enerji gerektiriyor. Yeni teknikteyse DNA, sıcaklık veya nemden zarar görmeden oda sıcaklığında korunabiliyor. 

MIT'li araştırmacılar daha önce DNA'yı silisyum dioksit denen bir kimyasal bileşikte korumayı başarmıştı. Ancak muhafaza etme süreci günler alırken, DNA'yı bileşikten çıkarmak için tehlikeli maddeler kullanılması gerekiyor.

Hakemli dergi Journal of the American Chemical Society'de 12 Haziran'da yayımlanan araştırmanın kıdemli yazarı James Banal "DNA'yı dondurmak onu korumanın bir numaralı yolu olsa da çok pahalı ve ölçeklendirilemiyor" diyerek ekliyor:

Yeni muhafaza yöntemimizin, dijital bilgileri DNA'da saklamanın geleceğini yönlendirebilecek bir teknoloji olacağını düşünüyorum.

Muazzam seviyede bilgi depolama kapasitesine sahip DNA yalnız biyolojik değil, dijital verileri de saklayabiliyor. Dijital depolama sistemleri bunu bilgiyi 0 ve 1 halinde kodlayarak yaparken DNA da temel yapı birimleri adenin, sitozin, guanin ve timini kullanarak bu işlemi gerçekleştiriyor.

Araştırmacılar T-REX (Thermoset-REinforced Xeropreservation / Termosetle Güçlendirilmiş Kurutarak Muhafaza) adını verdikleri yeni saklama yönteminde DNA'nın 75 dereceye kadar sıcaklıklarda korunabildiğini aktarıyor. Ayrıca bu şekilde bir depolama, silisyum dioksitin aksine sadece birkaç saat alıyor. 

Bu yöntemi kullanarak Jurassic Park'ın jenerik müziği, Özgürlük Bildirgesi ve MIT logosunun DNA kodlamasını depolayan araştırmacılar, DNA'yı çıkardıktan sonra verilerin hasara uğramadığını gözlemledi. 

Araştırmacılar halihazırda daha uzun süreli depolama için polimeri kapsüllere dönüştürmeyi planlıyor.

Independent Türkçe, IFL Science, Science Daily, Journal of the American Chemical Society