Yapay zekanın ‘terör örgütlerine üye toplamak için’ kullanılmasına karşı uyarılar yapıldı

Yapay zekanın ulusal güvenliği tehdit ettiği endişeleri hakim
Yapay zekanın ulusal güvenliği tehdit ettiği endişeleri hakim
TT

Yapay zekanın ‘terör örgütlerine üye toplamak için’ kullanılmasına karşı uyarılar yapıldı

Yapay zekanın ulusal güvenliği tehdit ettiği endişeleri hakim
Yapay zekanın ulusal güvenliği tehdit ettiği endişeleri hakim

ABD merkezli yapay zekâ araştırma şirketi OpenAI tarafından bundan yaklaşık bir ay önce, ChatGPT 4 uygulamasının piyasaya çıkarılmasından önce şirketin uygulamayı değerlendirmeleri için tuttuğu uzmanlar, uygulamanın kimyasal silah üretmeye yardımcı olabileceği konusunda uyarıda bulundular. Bugün aynı uyarı, sohbet robotlarının ‘terör örgütlerine üye toplamak amacıyla kullanılabileceğine dikkati çeken terör uzmanları tarafından da yapılıyor.

Uzmanlar, yapay zeka destekli sohbet robotlarının ‘savunmasız ya da muhalif kişileri, terör saldırıları gerçekleştirmeye ikna etmek için bir araç olarak hizmet edebileceği’ konusundaki endişelerini dile getirdiler. Şarku’l Avsat’ın İngiliz gazetesi The Guardian’dan aktardığı habere göre İngiltere’de yaşayan 19 yaşındaki Matthew King’in geçtiğimiz cuma günü ‘internette radikalizme özendiren materyaller gördükten sonra terör saldırısı planladığı’ suçlamasıyla ömür boyu hapis cezasına çarptırıldığı dava, bu endişeleri artırdı.

Uzmanlar, bu genç adamın yapay zeka destekli sohbet robotları tarafından radikalleştirilme hızının, savunmasız bireylerin yatak odalarından bu araçlarla teröriste dönüştürüldüğünün giderek daha net hale geldiğinin bir kanıtı olarak gördüler.

The Guardian gazetesi, Terörizm Mevzuatının Bağımsız Denetçisi Jonathan Hall QC, Jonathan Hall QC tarafından yapılan şu açıklamayı aktardı:

“İnsanların önlerinde sadece bir bilgisayarla bu dünyaya dalmaları beni endişelendiriyor. Onları bir şeyler yapmaya ikna eden bir dil kullanma konusunda becerikli sohbet robotlarını buluyorlar.”

Yapay zekanın mucitleri, yapay zekanın dünyanın çehresini daha iyiye doğru değiştirecek avantajlarından bahsederken Hall QC, yeni teknolojinin terör örgütlerine üye toplamak için kullanılabileceği endişesiyle ‘teknolojik ütopya’ zihniyetinden vazgeçmeleri gerektiğini düşünüyor.

Hall QC, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yapay zekanın ulusal güvenliğe yönelik tehdidi, her zamankinden daha belirgin ve teknoloji üreticilerinin yapay zekayı tasarlarken teröristlerin niyetlerini dikkate almaları gerekiyor.”

Yapay zekanın insanlığı yok etmekle tehdit edebileceği konusunda uyarıların ardından artan bu alanda gerekli düzenlemelerin yapılması çağrılarıyla birlikte İngiltere Başbakanı Rishi Sunak, önümüzdeki çarşamba günü ABD Başkanı Joe Biden ve ABD Kongresi’nin üst düzey üyeleriyle görüşmek üzere ABD'ye gittiğinde konuyu gündeme getirmesi bekleniyor.

Bu adım, İngiltere’nin Güvenlik Servisi (MI5), Alan Turing Enstitüsü ve Ulusal Veri Bilimi ve Yapay Zeka Kurumu ile yapay zekanın ortaya çıkardığı ulusal güvenlik sorunlarını ele alma çabalarıyla uyumlu.

Alan Turing Enstitüsü Savunma ve Güvenlik Programı dijital ahlak araştırmacısı olan Dr. Alexander Blanchard, “Güvenlik servisleriyle yapılan ortak çalışma, savunma ve güvenlik politika yapıcıları arasında neler olup bittiği, yapay zekanın nasıl kullanabileceği ve tehditlerin neler olduğunu anlama konusunda büyük bir istek olduğundan, İngiltere’nin yapay zekanın ortaya çıkardığı güvenlik zorluklarını ciddiye aldığını gösteriyor” şeklinde konuştu.

Dr. Blanchard, şöyle devam etti:

“Gerçekten neler olup bittiğinin izlenmesi gerekiyor. Mevcut tehditlerin, uzun vadeli risklerin neler olduğunu ve yeni nesil teknolojinin ne gibi tehlikeler barındırdığını anlamak için birtakım çalışmalar yapılıyor.”

İngiltere’nin yapay zekanın ortaya çıkardığı güvenlik zorluklarını fark etmesiyle birlikte Başbakan Sunak, geçtiğimiz hafta İngiltere'nin yapay zeka düzenlemeleriyle ilgili küresel bir merkez olmak istediğini ve ‘ekonomiye ve topluma muazzam faydalar’ sağlayabileceğini söyledi.

Dr. Blanchard ve Hall QC, asıl meselenin, insanların yapay zekayı nasıl kontrol edebileceği olduğunu ve böylece yapay zekanın faydalarının en üst düzeye çıkarılabileceğini ve zararlarından kaçınılabileceğini söylediler.

Suudi Arabistan’daki Kral Abdullah Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde (KAUST) Yapay Zeka Girişimi Direktörü Juergen Schmidhuber, yapay zekanın getirdiği güvenlik sorunlarının bilinmesi ve bunlarla mücadele edilmesi için çalışılması zorunluluğuyla ilgili olarak “Yapay zekanın artıları eksilerinden çok daha ağır bastığından ‘yapay zekanın saf kötülük’ olduğu öne sürülebilir, fakat bu doğru değildir. Olumsuzluklar hakkında konuşmaktan kaçınmak önemli” dedi.

Bilim ve akademik çevrelerde ‘yapay zekanın öncülerinden biri’ olarak bilinen Schmidhuber, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamalarda yapay zekanın tehlikeleri ve olumsuzlukları hakkında konuşmanın, her zaman olumlu şeylerden daha ağır basacak şekilde kamuoyunun dikkatini çektiğini, bu yüzden katil robotlarla ilgili Arnold Schwarzenegger filmlerinin yapay zekanın tıp dünyasındaki faydalarıyla ilgili belgesellerden daha popüler olduğunu vurguladı.

Mısır'daki Nil Ulusal Üniversitesi'nde yapay zeka alanında çalışmalar yapan araştırmacı Mustafa el-Attar, Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, “Sohbet robotlarının kendi kendine öğrenme yeteneklerinin dondurulması, tehlikelerini büyük ölçüde azaltabilir. Yapay zekanın suistimal edilmemesi için bu yapılmalı” dedi.

Attar, kendi kendine öğrenme özelliğinin kapatılmasının chatbotun programlanırken girilen kaynaklar dışında yeni kaynaklar kullanmayacağı anlamına geleceğini ve böylece zaman zaman bu kaynakları güncelleyebileceğini belirterek bu sayede sağladığı bilgiler üzerinde kontrol sahibi olabileceğine işaret etti.



Samanyolu'ndaki benzersiz cismin "karmaşık yapısı" gözler önüne serildi

1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
TT

Samanyolu'ndaki benzersiz cismin "karmaşık yapısı" gözler önüne serildi

1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])
1181'de gözlemlenen tarihi süpernovanın muhtemel kalıntısı Pa 30, NOIRLab'in Gemini North teleskobuyla eşi benzeri görülmemiş bir ayrıntıyla görüntülendi (Uluslararası Gemini Rasathanesi/NOIRLab/NSF/AURA Teşekkür: Baş Araştırmacı: T. Cunningham [Harvard-Smithsonian Astrofizik Merkezi] Görüntü İşleme: J. Miller & M. Rodriguez [Uluslararası Gemini Rasathanesi/NSF NOIRLab], T.A. Rector [Alaska Anchorage Üniversitesi/NSF NOIRLab], D. de Martin & M. Zamani [NSF NOIRLab])

Bilim insanları, galaksimizdeki benzersiz bir gökcisminin "karmaşık yapısını" gözalıcı detaylarıyla görüntüledi.

Samanyolu'nda türünün bilinen tek süpernova kalıntısı Pa 30, bir yıldızın yaklaşık 850 yıl önce gözlemlenen ölümcül patlamasından geriye kalanlardan oluşuyor. Gökbilimciler son teknoloji teleskopları kullanarak bu cismi ince detaylarıyla görüntüledi.

Görüntü, patlamanın karmaşık yapısını ortaya koyuyor: Adeta havai fişek gösterisi gibi, şeritler evrene doğru uzanıyor. Bu şeritlerin her biri, Güneş Sistemi'ni defalarca içine alabilecek kadar geniş.

Ortasında ise patlayan yıldızın hayatta kalan parçaları olan "zombi yıldız" yer alıyor ve sıradışı bir şekilde gösterinin tam merkezinde duruyor. Yıldızın patlaması 1181'de gözlemlenmiş ve dönemin Japon, Çin ve Arap kaynaklarında ayrı ayrı kaydedilmişti. Kalıntısıysa ilk kez 2013'te bir yurttaş bilim insanı tarafından tespit edilmişti.

Ancak yeni araştırmada gökbilimciler, Gemini North teleskobuyla patlamanın kalıntısını ayrıntılı biçimde görüntülemeyi başardı. Bu sayede ilk bakışta havai fişeğe benzeyen şeritlerin aslında tıpkı ipe dizilmiş inciler gibi uzun düğüm zincirleri olduğu görüldü.

Patlama, Dünya'dan yaklaşık 7 bin 500 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Bu, Samanyolu'nda türünün bilinen tek örneği ve diğer galaksilerde benzer örnekler saptansa da nispeten yakın olması sayesinde patlamanın çekirdeğindeki kalıntıları görebiliyoruz.

Bu kalıntılar, süpernovanın "Tip Iax" olması nedeniyle bırakıldı. Bu tür süpernovalarda patlama, yıldızın kendisini tamamen yok etmiyor. Araştırmacılar, bunun iki beyaz cücenin çarpışmasından kaynaklandığını düşünüyor. Beyaz cüceler, yıldızların ölürken kendi üzerlerine çökmesiyle oluşan, Dünya büyüklüğündeki yoğun gökcisimleridir.

Avusturya Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden, çalışmanın yürütücülerinden Ilaria Caiazzo, "Pa 30'un Dünya'ya yakınlığı sayesinde bu kadar ayrıntıyı görebiliyoruz" diyor. 

Bu yakınlık, Pa 30'u araştırmalar açısından eşsiz bir değere sahip kılıyor.

Pa 30, türünün bilinen tek örneği olsa da galaksimizde yalnız olmayabilir. Bilim insanları, keşfedilmeyi bekleyen başka örnekler de olabileceğini söylüyor.

Warwick Üniversitesi'nden çalışmanın ortak lideri Tim Cunningham "Yıldız patlamalarına ilişkin güvenilir tarihsel kayıtlar yalnızca bin yıl kadar eskiye uzanıyor. Bilindiği kadarıyla, galaksimizde karanlıkta gizlenmiş başka benzer kalıntılar olabileceği" diyor.

Bugün, teleskobun icadından yüzyıllar önce bu olayı üç ayrı tarihsel kayıtta belgeleyen gökbilimcilerin gözlemlediğini bildiğimiz ilginç bir cismi inceleyebildiğimiz için şanslıyız.

Çalışma, The Astrophysical Journal'da yayımlanan "Detection of knots in the supernova type Iax remnant Pa 30" (Pa 30 adlı Iax tipi süpernova kalıntısında düğümlerin tespiti) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe


2026 Nobel Kimya Ödülü, ilaç üretimindeki çığır açıcı keşifleriyle Fransız ve Japon bilim insanlarına verildi

Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)
Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)
TT

2026 Nobel Kimya Ödülü, ilaç üretimindeki çığır açıcı keşifleriyle Fransız ve Japon bilim insanlarına verildi

Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)
Kimya Nobel Komitesi Başkanı Heiner Linke, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi Genel Sekreteri Ellen Moons ve Kimya Nobel Komitesi üyesi Peter Somfai, bu yılın ödül sahipleri Fransa’dan Henri Kagan ile Japonya’dan Kensu Sway’ın fotoğraflarının ekranda gösterildiği sırada (AFP)

Bilim insanları Henri Kagan ve Kensu Sway, “asimetrik organik sentezde doğrusal olmayan etkiler ve otokataliz keşifleri” nedeniyle 2026 Nobel Kimya Ödülü’ne layık görüldü.

Nobel Komitesi, iki araştırmacının ödüle layık görülmesinin gerekçesini, “keşiflerinin, farmasötik ürünlerin üretiminde kullanılmak üzere özel reaksiyonlar geliştiren kimyagerler açısından kritik bir rol oynaması” olarak açıkladı.

Kimya alanının bir bölümü daha önce, 2001 yılında Nobel Ödülü’ne layık görülmüştü. Ancak Fransa’da ve dünya genelinde bu tekniğin “babası” olarak kabul edilen Kagan’ın ödül dışında bırakılması, o dönemde Fransa Bilimsel Araştırmalar Bakanlığı’nın tepkisine yol açmıştı.

95 yaşındaki Kagan hâlen Paris-Saclay Üniversitesi’nde profesör olarak görev yapıyor. 76 yaşındaki Kensu Sway ise Tokyo Doğa Bilimleri Üniversitesi’nde profesör.

Nobel Vakfı tarafından telefonla aranan Japon bilim insanı, haberi aldıktan sonra, “Hayatımın en güzel günü” ifadelerini kullandı.

Tıp ve fizik dallarında bu yılki Nobel Ödülü sahiplerinin isimleri ise pazartesi ve salı günü açıklanmıştı.

2025 yılında Kimya Nobel’i, gazların ve diğer kimyasal maddelerin geçişine imkan sağlayan geniş boşluklara sahip moleküler yapılar olan metal-organik kafesleri geliştiren üç araştırmacıya verilmişti.

Ödül sahiplerinin açıklanmasından önce uzmanların tahminleri farklılık gösterirken, ödüle aday gösterilen çalışmalar arasında gen tedavisi, uyku hormonları ve kendi kendini düzenleyen tek katmanların oluşumu gibi konular yer alıyordu.

Nobel Ödülleri takvimi, 12 Ekim’de ekonomi ödülünün açıklanmasıyla sona erecek.

Bir asırdan uzun geçmişe sahip olan Nobel Kimya Ödülü, İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından veriliyor. Ödül sahipleri, 12 milyon İsveç kronu (1,2 milyon dolar) tutarındaki para ödülünü paylaşmanın yanı sıra, Nobel Ödülü’nün sağladığı uluslararası prestije de kavuşuyor. Şarku’l Avsatın Reuters'ten aktardığına göre Nobel, dünyanın en prestijli bilimsel ödülü olarak kabul ediliyor.


İnternet güvenliğine yapay zeka darbesi: Google kritik programı durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

İnternet güvenliğine yapay zeka darbesi: Google kritik programı durdurdu

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yapay zeka, güvenlik araştırmacılarının interneti ve teknolojimizi güvende tutmak için kullandığı temel yöntemlerden birini sekteye uğratıyor.

Google, yapay zeka nedeniyle artık sürdürülemediği için kritik güvenlik programlarından birini geçici olarak kapatacağını geçen hafta duyurdu.

Şirket, açık kaynaklı yazılımlardaki kritik güvenlik açıklarını tespit etmeye odaklanan "Güvenlik Açığı Ödül Programları"ndan birini askıya aldığını açıkladı. Genellikle "hata ödül programları" (bug bounty) diye bilinen bu programlar, hackerları yazılımlardaki sorunları şirketlere bildirmeye teşvik ediyor. Amaç, güvenlik açıklarını hackerlar bunlardan yararlanmadan önce gidermek.

Bu programlar, siber güvenlik araştırmacılarının çalışmaları karşılığında ödüllendirilmesinin önemli bir yolunu sunuyor. Ayrıca onları, buldukları hataları kendi saldırılarını düzenlemek için kullanmak yerine güvenlik sorunlarının giderilmesine yardımcı olmaya teşvik ediyor. Çoğu büyük teknoloji şirketi, yazılımlarını ve platformlarını korumadaki önemini göz önünde bulundurarak bu tür hata ödül programlarını kendileri yürütüyor.

Ancak Google, yapay zekanın rapor göndermeyi kolaylaştırması nedeniyle bu programlardan birini geçici olarak donduracağını açıkladı. Şirket, X'te paylaştığı gönderide "Bu duraklama, büyük çoğunluğu geçerli olmayan otomatik gönderimlerde yaşanan kayda değer artıştan kaynaklanıyor" diye yazdı.

Bu haber, yapay zekanın çevrimiçi güvenliği ciddi tehlikeye atabileceğine dair endişelerin giderek arttığı bir dönemde geldi. Bu endişelerin büyük kısmı, güçlü ve yeni modellerin yazılımdaki güvenlik açıklarını bulmayı kolaylaştırması ve bu açıkların daha sonra hackerler tarafından suiistimal edilebilmesine odaklanıyor. Ancak Google'ın açıklaması, yapay zekanın yaygınlaşmasının başka zararlı etkileri de olabileceğini gösteriyor.

Google, hata ödül programını askıya alan tek şirket değil. Çünkü çok az çaba gerektiren ve genellikle hatalı raporların sayısında yaşanan fırlama, mühendislerin gerçek sorunları bulup düzeltemeyecek kadar yük altında kalmasına yol açıyor. Linux'ın kurucusu Linus Torvalds önceki aylarda, "ardı arkası kesilmeyen yapay zeka raporlarının" güvenlik çalışmalarını "neredeyse yönetilemez" hale getirdiğini söylemişti. Intel ise geçen ay, hata bildirimleri için 100 bin dolara kadar ödül veren benzer bir programı kapatmış gibi görünüyordu. Ancak şirket, gerekçe olarak yapay zekayı açıkça belirtmemişti.

Independent Türkçe