Fidye yazılımı saldırıları geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 150 oranında arttı

Yazılım hataları, bilgisayar virüsleri ve çalınan verilerin sızdırılması, sonuçları her zamankinden daha büyük sıkıntılara neden olan fidye yazılımı (şantaj yazılımı, fidye virüsü, ransomware) saldırılarında büyük bir artışa yol açtı.
Yazılım hataları, bilgisayar virüsleri ve çalınan verilerin sızdırılması, sonuçları her zamankinden daha büyük sıkıntılara neden olan fidye yazılımı (şantaj yazılımı, fidye virüsü, ransomware) saldırılarında büyük bir artışa yol açtı.
TT

Fidye yazılımı saldırıları geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 150 oranında arttı

Yazılım hataları, bilgisayar virüsleri ve çalınan verilerin sızdırılması, sonuçları her zamankinden daha büyük sıkıntılara neden olan fidye yazılımı (şantaj yazılımı, fidye virüsü, ransomware) saldırılarında büyük bir artışa yol açtı.
Yazılım hataları, bilgisayar virüsleri ve çalınan verilerin sızdırılması, sonuçları her zamankinden daha büyük sıkıntılara neden olan fidye yazılımı (şantaj yazılımı, fidye virüsü, ransomware) saldırılarında büyük bir artışa yol açtı.

Fidye yazılımı saldırıları 2023 yılında giderek daha fazla kişi veya kurumu hedef alırken bilgisayar korsanları, saldırılarını hiç hız kesmeden, kurbanları başlarına gelecek felaketi henüz anlamadan önce dahi yıkıcı hasara yol açacak şekilde tasarlamayı sürdürüyor.

İngiltere merkezli siber güvenlik şirketi NCC Group tarafından yürütülen ve 23 Ağustos'ta yayımlanan bir rapora göre geçtiğimiz temmuz ayında yaklaşık 502 şirkete ait veriler sızdırılarak bu tür sızıntıların yer aldığı siteler tarafından internette yayımlandı. Raporda, veri sızdırma saldırılarında geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 150 oranında artış görüldüğü vurgulandı. Bilgisyar korsanı gruplarının çifte şantaj yapmak için benimsediği ortak bir taktik olarak sitelerde yayınlanan verilerin sayısı 2022 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 79'luk bir artışa işaret ederken bu sayı giderek yükseliyor.

NCC Group Siber Tehdit İstihbarat Yöneticisi Matt Hull, Dark Reading dergisine verdiği röportajda şunları söyledi:

“Saldırılardaki artışın nedeni, özellikle ‘Move It’ gibi dosya aktarımı ve paylaşımı yapan programlardaki ve ilk girişin yapılmasından sonra tekrar girişe izin veren hizmet sağlayıcılarındaki güvenlik açıklarıdır. Bu yıl başka bir yazılım hatası ya da benzeri bir şey meydana gelirse ve yayılırsa fidye yazılımı saldırılarındaki büyük bir artışla birlikte, bu açıkları kullanmak için harekete geçecek bilgisayar korsanı gruplar göreceğimize şüphe yok.”

Siber güvenlik konusunda uzman bir şirket olan Sophos tarafından yapılan ve 80 ayrı siber saldırının incelendiği araştırma, fidye yazılımı kullanan bilgisayar korsanlarının, şirketlerin elektronik cihazlarına sızma fırsatı buldukları anda hızla saldırıya geçtiklerini ve saldırı süresinin 2022 yılında ortalama olarak dokuz günken beş güne kadar gerilediğini ortaya koydu.

Buna karşın Sophos tarafından yayımlanan ‘Active Advisory’ yıl ortası raporuna göre diğer siber saldırı türlerinde gerileme gözlemlendi. Fidye yazılımı kullanılmayan siber saldırılarda 2022 yılında 11 güne ihtiyaç duyulurken bu yıl yaklaşık 13 gün gibi daha uzun bir süre ihtiyaç duyuluyor.

Sophos güvenlik araştırmacısı Chester Wisniewski, bilgisayar korsanlarının, veri hırsızlığı ve şifreleme süreçlerini iyileştirerek yaptıkları işte daha iyi hale geldiklerini söyledi.

Wisniewski, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Fidye yazılımı kullanılan siber saldırı için ihtiyaç duyulan beş günlük süreye baktığımızda bunun mantıklı olduğunu görüyoruz. Çünkü fidye yazılımı kullanarak modern ve eksiksiz bir siber saldırının tamamlanması için bu süreye ihtiyaç var. İçeri girmenin bir yolunu bulmak, ardından aktif dizine girmek ve kendinizi yönetici olarak tanıtmakla başlar. Bunu yaparken antivirüs programlarını da devre dışı bırakmalısınız. Bu süreç büyük olasılıkla dört günü geçmeyecektir. Çünkü bir bilgisayar korsanının tüm bunları yapması için yeterli bir süre.”

Çifte şantaj stratejisi

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre yakın tarihli bu iki ayrı rapor da C10P gibi bazı bilgisayar korsanı gruplarının veri şifrelemeyi bırakıp artık hırsızlık ve şantaja yönelmelerine rağmen, şifreli fidye yazılımların oluşturduğu tehdidin devam ettiğini vurguluyor. Diğer yandan bu grupların çoğu, şirketi istedikleri fidyeyi ödemek zorunda bırakmak için verileri çalmaya ve şifrelemeye dayanan çifte şantaj stratejisini sürdürmeye devam ediyorlar.

NCC Group tarafından yayınlanan Siber Tehdit İstihbarat Raporu'na (Cyber Threat Intelligence Report) göre temmuz ayında verileri çalınan mağdurlar listesinde en üst sırada yine sanayi sektörü yer aldı. İkinci ve üçüncü sırada ise süreli yayınlar ve teknoloji sektörü yer aldı. Bunun yanında bilgisayar korsanlığı vakalarının yalnızca yarısı rapor ediliyor.

NCC Group Siber Tehdit İstihbarat Yöneticisi Hull, geçtiğimiz birkaç yıl içinde sektörlerin siber güvenlik alanında daha az önlem aldığını ve daha küçük bütçeler ayırdığını gözlemlediklerini belirterek şunları söyledi:

“Fidye yazılımı saldırılarının ve bilgisayar korsanlığı gruplarının yaklaşık 5-10 yıldır başlıca hedefi olan finansal hizmetler gibi başka bir alanla karşılaştırıldığında, fidye yazılımı kullanarak bilgisayar korsanlığı yapanların hesaplarında artık ikinci bir hedefin olmadığını hissediyoruz.”

Bilgisayar korsanları, bir yandan da ‘Active Directory’ sunucularında bir açık bulmak için çabalıyor. Çünkü böylece iç ağdaki çoğu kaynağa erişebilirler. Sophos raporuna göre bir Active Directory sunucusuna sızmak ortalama 16 saat sürüyor.

Raporda, Active Directory sunucusuna erişimin, neredeyse ağın en güçlü kısmı ve bir şirketin tüm bilgilerini ve politikalarını kontrol eden bölümü olmasından dolayı bilgisayar korsanına daha büyük bir hareket alanı kazandırdığı vurgulandı. Bu sayede değerli hesapları çalmasına, yeni hesaplar oluşturmasına ya da istediği hesapları kapatmasına olanak sağladığına işaret edildi.

Sophos raporunda son olarak siber saldırıların çoğunun hafta ortasında, ancak çalışma saatleri dışında gerçekleşmesi nedeniyle bilgisayar korsanlarının zaman farklarını kendi avantajlarına kullandığının altını çizdi.

Siber saldırı grubu

Fidye yazılımı saldırılarında görülen artışta aslan payını, iki farklı dosya aktarım platformundaki güvenlik açıklarından sızmak için oldukça hızlı hareket ederek dikkatleri üzerine C10p adlı bilgisayar korsanlığı grubu aldı. Grup, mayıs ayı sonlarında dosya aktarım platformu Move It’e ve ocak ayı başlarında GoAnywhere MFT'ye başarılı siber saldırılar gerçekleştirdi. Siber saldırılarını fidye yazılımı kullanarak gerçekleştiren C10p grubu, doğrudan hırsızlık ve şantaj yapıyor. Yani verileri çalıyor ve kurbanın istenen fidyeyi ödemeyi reddetmesi halinde bunları yayınlamakla tehdit ediyor.

Hull, söz konusu bilgisayar korsanlığı gruplarından bazılarının, veri şifrelemesi olmadığı için fidye yazılımı kullanmadıklarının bilindiğini belirterek, “Bazı gruplar ise veri şifrelemeden veri sızdırma ve yaymaya yönelik genel bir eğilime gösterdiler. Henüz tamamlanmasa da böyle bir dönüşüm söz konusu” şeklinde konuştu.

NCC Group verilerine göre C10p, sızdırılan verilerin yayımlandığı sitelerde ‘Lockbit 3.0’ adlı ikinci en güçlü bilgisayar korsanı grubundan üç kat daha fazla veri yayınladı. C10p’nin bu başarısı, sızdırılan verilerin yayımlandığı sitelerdeki paylaşımlarda büyük bir artışa katkıda bulunurken NCC Group’un fidye yazılımı izleme endeksinde artışa yol açtı.

C10p’nin çalışmaları tam olarak incelenmeye alınmasa bile fidye yazılımı faaliyetinin yükselişte olduğunu belirten Hull, sızdırılan verilerin yayınlandığı sitelerdeki C10p’nin yaptıklarının dışındaki paylaşımların bir yılda yüzde 57 oranında arttığının altını çizdi.

2022 yılı fidye yazılımı saldırıları endeksinde düşüş kaydedilmişti. Ancak Hull’a göre bu yıl için aynı durum geçerli değil. Çünkü bilgisayar korsanları küresel ekonomik durgunluktan kaynaklanan kayıplarını telafi etmek için daha fazla para kazanmaya çalışıyorlar.

Hull açıklamalarını şöyle sonlandırdı:

“Geçtiğimiz yıl küresel ekonomide yaşanan gerilemeyle birlikte bu suç gruplarının da para kazanmanın bir yolunu bulmaları gerekiyordu. Çünkü kârlarını yeniden yükseltmeliydiler ve bu amaç doğrultusunda harekete geçtikleri açıkça görülüyor.”



SpaceX roketi Ay'a çarpma yolunda

Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor  (Reuters)
Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor (Reuters)
TT

SpaceX roketi Ay'a çarpma yolunda

Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor  (Reuters)
Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor (Reuters)

SpaceX'e ait bir roketin enkazının bu yazın sonunda ses hızının 7 katıyla Ay'a çarpması bekleniyor.

Dünya'ya yakın cisimleri izlemek için geniş çapta kullanılan Project Pluto yazılımının üreticisi Bill Gray, SpaceX'in Ocak 2025'te fırlattığı bir Falcon 9 roketi üzerine kapsamlı bir rapor yayımladı.

Roket geçen yıl Ay'a Blue Ghost ve Hakuto-R uzay araçlarını götürmüş, bunlardan ilki başarılı bir iniş yaparken diğeriyse Dünya'yla bağlantısını kaybedip haziranda uyduya düşmüştü.

Gray'in raporuna  göre geçen yıl boyunca 1053 kez gözlemlenen Falcon 9'un üst kademesi, Dünya yörüngesinde dönmeye devam ediyor.

Bu verilere dayanarak yapılan tahminlere göre roketin 13,8 metre uzunluğa ve 3,7 metre çapa sahip üst kademesi, 5 Ağustos'ta TSİ 09.44'te Ay'ın Dünya'ya dönük yüzünün kenarındaki Einstein kraterine çarpacak. Cismin saniyede 2,43 kilometre hızla, yani sesin Dünya'daki hızının 7 katı hızla çarpacağı öngörülüyor.

Ay'ın atmosferi olmadığı için roket tek parça halinde yüzeye ulaşacak. Ancak bölgede yaşam veya insan yapımı cihazlar olmadığı için uzmanlar bu çarpışmanın bir risk yaratmadığını belirtiyor.

Gray raporda "Bu durum bilimsel açıdan bir miktar (muhtemelen küçük çaplı) ilgi çekebilir ve buradan bazı şeyler öğrenebiliriz" diyerek ekliyor: 

Kimseye herhangi bir tehlike arz etmiyor ancak uzayda kalan donanımların (uzay çöpü) elden çıkarılma şekliyle ilgili belirli bir dikkatsizliği ortaya koyuyor.

Çarpışmanın düşük şiddetinden dolayı Dünya'daki teleskoplarla görülemeyeceği düşünülüyor. Bu nedenle bilim insanlarının bir şeyler öğrenmek için ardında bıraktığı krateri incelemesi gerekecek.

Gray, 2022'de de bir roket parçasının Ay'a çarpacağını tahmin etmiş ve sadece birkaç saniye ve kilometreyle yanılmıştı. 

Falcon 9'un parçası halihazırda bir risk yaratmasa da gelecek yıllarda durum değişebilir. Artemis II görevini başarıyla tamamlayan NASA, gelecek yıllarda Ay'a daha sık gitmeyi planlıyor. Çin de 2030'da taykonotlarını uyduya indirme hazırlığı yapıyor.

Ay'da kalıcı üsler kurma planları nedeniyle kısa süre içinde çeşitli noktalar mürettebat ve uzay araçlarıyla dolup taşabilir.

Bu nedenle roketlerin kullanılmış kısımlarının Ay veya Dünya'ya çarpma ihtimalini ortadan kaldırmak için Güneş'in yörüngesine gönderilmesi öneriliyor. 

Independent Türkçe, Live Science, Ars Technica, Project Pluto


Güney Afrika'da yapay zeka tasarısının yazarı yapay zeka çıktı

Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknolojiler Bakanı Solly Malatsi (sağda) konuşuyor (AFP)
Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknolojiler Bakanı Solly Malatsi (sağda) konuşuyor (AFP)
TT

Güney Afrika'da yapay zeka tasarısının yazarı yapay zeka çıktı

Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknolojiler Bakanı Solly Malatsi (sağda) konuşuyor (AFP)
Güney Afrika İletişim ve Dijital Teknolojiler Bakanı Solly Malatsi (sağda) konuşuyor (AFP)

Güney Afrika, ulusal yapay zeka politika taslağını; metindeki bazı kuralların yapay zeka tarafından üretildiğinin ve mevcut olmayan uydurma kaynaklara atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi üzerine geri çekme kararı aldı.

İletişim Bakanı Solly Malatsi, taslak politikanın 67 akademik alıntısından en az 6'sının, var olmayan dergi makalelerine atıfta bulunan yapay zeka halüsinasyonları olduğunu tespit ettikten sonra taslağı geri çekti.

Malatsi, "En mantıklı açıklama, yapay zeka tarafından oluşturulan alıntıların uygun doğrulama yapılmadan dahil edilmiş olması. Bu asla olmamalıydı" dedi.

X'teki gönderisinde, "Bu başarısızlık sadece teknik bir sorun değil, taslak politikanın bütünlüğünü ve güvenilirliğini tehlikeye atmıştır" diye yazdı.

Taslak politika, kamuoyunun görüşüne açılmış, ülkeyi yapay zeka inovasyonunda lider olarak konumlandırmayı ve yapay zeka kullanımındaki etik, sosyal ve ekonomik zorlukları ele almayı amaçlamıştı.

Tasarı, ülkede yapay zeka kullanımını denetlemek üzere yeni kurumlar kurma planlarını ortaya koymuştu; bunlar arasında ulusal bir yapay zeka komisyonu, bir yapay zeka etik kurulu ve bir yapay zeka düzenleme organı yer alıyor.

Taslak kurallar ayrıca ülkede yapay zeka altyapısının oluşturulmasında özel sektör işbirliğini teşvik etmek için vergi indirimi, hibe ve sübvansiyon planlarını da özetlemişti.

Taslağın, kamuoyu görüşüne yeniden sunulmadan önce revize edilmesi bekleniyor.

Konu, Güney Afrika'nın News24 haber sitesinin, belgenin 67 akademik alıntısından en az 6'sının mevcut olmadığını ancak referans verilen dergilerin gerçek olduğunu tespit etmesiyle ortaya çıktı.

South African Journal of Philosophy, AI & Society ve Journal of Ethics and Social Philosophy adlı akademik dergiler dahil dergilerin editörleri alıntı yapılan makalelerin sahte olduğunu bağımsız biçimde doğruladı.

İletişim Bakanı, politikanın hazırlanmasından sorumlu olanların bunun sonuçlarına katlanmak zorunda kalacağını söyledi.

X'te, "Bu kabul edilemez hata, yapay zekanın kullanımında insan gözetiminin neden kritik önem taşıdığını kanıtlıyor. Bu alçakgönüllülükle çıkardığımız bir ders" diye yazdı.

Bu, akademisyenlerle yöneticilerin araştırma ve taslak hazırlamak için üretken yapay zekayı kullanmasına ilişkin giderek büyüyen sorunu vurguluyor.

Nature adlı akademik dergide çıkan bir çalışma, 2025'te yayımlanan akademik makalelerin yüzde 2,5'inden fazlasının en az bir olası halüsinasyon alıntı içerdiğini, bu oranın 2024'te sadece yüzde 0,3 olduğunu ortaya koydu.

Bu, 2025'te yayımlanan 110 binden fazla makalenin, yapay zeka tarafından "halüsinasyon" olarak üretilmiş geçersiz referanslar içerdiği anlamına geliyor.

Bunlar, yapay zeka modellerinin verilerinin o alanda yetersiz olduğunu algıladığında ürettiği, kendinden emin ancak uydurma çıktılar.

OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi büyük dil modelleri, bir kelime dizisinde sıradaki en olası sözcüğü tahmin etmek için tasarlanmıştır, özellikle doğruluğunu kontrol etmek için değil.

Yani bir alanda veri eksikliği tespit ederse, yapay zeka modeli boşlukları mantıklı görünen ancak yanlış bilgilerle dolduruyor.

Bir yapay zeka modeli, eğitim verilerini kullanarak bir alıntının nasıl görüneceğini tahmin eder ve inanılır gibi görünen ancak gerçekte var olmayan bazı referanslar üretiyor.

Bu durum, özellikle akademisyenler ve yetkililer tarafından kullanıldığında, yapay zeka yanıtlarının dikkatli insan gözetimine duyulan ihtiyacın giderek arttığına işaret ediyor.

Independent Türkçe


Anthropic'in yapay zeka ajanı bir şirketin tüm veritabanını sildi

ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)
ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)
TT

Anthropic'in yapay zeka ajanı bir şirketin tüm veritabanını sildi

ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)
ABD merkezli yapay zeka güvenliği ve araştırmaları şirketi Anthropic'in logosunu taşıyan bir akıllı telefon, 21 Nisan 2026'da Fransa'nın Mulhouse kentinde görüntüleniyor (AFP)

Anthropic'in önde gelen Claude modeliyle çalışan yapay zeka ajanı, bir şirketin tüm üretim veritabanını silerek müşterilerin kritik verilere erişememesine yol açtı.

Araç kiralama şirketlerine yazılım sağlayan PocketOS, otonom yapay zeka aracının veritabanını ve tüm yedeklemeleri saniyeler içinde silmesinin ardından hafta sonu muazzam bir kesinti yaşadı.

Şirket, Anthropic'in amiral gemisi ve kodlama görevlerinde genellikle sektörün en yetenekli modeli kabul edilen Claude Opus 4.6'yı çalıştıran Cursor adlı bir kodlama ajanı kullanıyordu.

PocketOS'un kurucusu Jer Crane, sorunu "sadece mümkün değil, kaçınılmaz" hale getiren modern yapay zeka altyapısındaki "sistemik aksaklıkları" suçladı.

Crane'e göre yapay zeka ajanı rutin bir görev üzerinde çalışırken, "tamamen kendi inisiyatifiyle" sorunu veritabanını silerek çözmeye karar verdi.

Crane, böylesine önemli bir karar için herhangi bir onay talebi bulunmadığını ve eylemlerini gerekçelendirmesi istendiğinde ajanın özür dilediğini söyledi.

Crane, X'te paylaştığı uzun bir gönderide "9 saniye sürdü" diye yazdı. 

Ajan daha sonra, ne yaptığını açıklaması istendiğinde ihlal ettiği belirli güvenlik kurallarını sıralayan yazılı bir itiraf hazırladı.

İtirafta yapay zekanın, kullanıcı açıkça talep etmedikçe "asla yıkıcı/geri döndürülemez" komutları çalıştırmamasını emreden kuralı nasıl göz ardı ettiği detaylandırıldı.

Ajan "Bir veritabanı birimini silmek, mümkün olan en yıkıcı ve geri döndürülemez eylem" diye yazdı. 

Benden hiçbir şeyi silmemi istemediniz... Doğrulamak yerine varsayımda bulundum. Benden istenmeden yıkıcı bir eylem gerçekleştirdim. Yapmadan önce ne yaptığımı anlamamıştım.

Bu hata, PocketOS kullanan kiralama şirketlerinin artık müşterileri kayıtlarına sahip olmadığı anlamına geliyordu.

Crane "Son üç ayda yapılan rezervasyonlar kayboldu. Yeni müşteri kayıtları da gitti" diye yazdı.

Biz küçük bir işletmeyiz. Yazılımımızla faaliyetlerini yürüten müşteriler de küçük işletmeler. Bu arızanın her aşaması, bunların olabileceğinden haberi olmayan kişilerin üstüne yıkıldı. Bu, tek bir hatalı ajan ya da tek bir hatalı API'la ilgili bir olay değil. Bu, tüm sektörün, bu entegrasyonları güvenli kılacak güvenlik mimarisinden daha hızlı bir şekilde yapay zeka ajanı entegrasyonlarını üretim altyapısına dahil etmesiyle ilgili bir durum.

Crane olayın meydana gelmesinden iki gün sonra, pazartesi günü verilerin kurtarıldığını doğruladı. The Independent cevap hakkı için Anthropic ve Cursor'la temasa geçti.

Independent Türkçe