Yapay zeka, videolarınızı konuşamadığınız dillere dönüştürür ve dudak hareketlerinizi ve sesinizin tonunu eşleştiriyor

HeyGen Video Çeviri hizmeti sizi bir düğmeye tıklayarak yüz milyonlarca izleyiciye bağlar.

Bu teknoloji milyonlarca kişiye kendi ana dillerinde ulaşmak için kullanılabilir.
Bu teknoloji milyonlarca kişiye kendi ana dillerinde ulaşmak için kullanılabilir.
TT

Yapay zeka, videolarınızı konuşamadığınız dillere dönüştürür ve dudak hareketlerinizi ve sesinizin tonunu eşleştiriyor

Bu teknoloji milyonlarca kişiye kendi ana dillerinde ulaşmak için kullanılabilir.
Bu teknoloji milyonlarca kişiye kendi ana dillerinde ulaşmak için kullanılabilir.

Şu andan itibaren 14 dili akıcı bir şekilde konuşabildiğinizi ve fikirlerinizi dünya çapında yüz milyonlarca kişiyle paylaşabildiğinizi hayal edin.

DeepFake videolarının dünyanın dört bir yanındaki kullanıcıları rahatsız etmesinin ardından; bu teknoloji gelişti ve kullanıcının sesini başka dillere dublajlamak ve bunu simüle etmek için videodaki dudak hareketlerini değiştirmek de dahil olmak üzere olumlu şekillerde kullanılmaya başlandı.

Ses dublaj hizmeti

Video prodüksiyon sektöründe dijital bir devrimin çekirdeği olabilecek ve dünya çapında yüz milyonlarca izleyiciye büyük bir kolaylıkla ulaşabilecek özgün HeyGen Video Çeviri hizmetinden bahsediyoruz.

Bu hizmet, desteklenen diller arasında ses dublajı yapabilir ve her dildeki konuşmayı mükemmel bir şekilde eşleştirmek için dudakların hareketini hedef dili ve kullanıcının yeni dildeki kendi sesini taklit edecek şekilde değiştirebilir. Bu araç sayesinde, kullanıcının hayatında daha önce hiç konuşmadığı dilleri konuşmak mümkündür ve içerik üretimini hızlandırmak için de uygundur. Bunun nedeni, başka diller öğrenmeye veya video üretimi ve düzenlemenin temellerini öğrenmeye, ana videoya dublajlı bir ses parçası eklemeye ve konuşma konumlarını ve dudak hareketlerini kontrol etmeye gerek kalmadan İnternet tarayıcısı üzerinden birkaç tıklama ile yapılmasına izin vermesidir.

FOTO: Bu teknoloji kullanıcının sesini ve tonunu korur ve dudak hareketlerini farklı dillerde doğru şekilde eşleştirir.
Bu teknoloji kullanıcının sesini ve tonunu korur ve dudak hareketlerini farklı dillerde doğru şekilde eşleştirir.

Hizmet, videodaki kelimeleri tanımak için yapay zeka tekniklerini kullanıyor, bu kelimeleri hedef dile çeviriyor, ardından videodaki yüz ifadelerini ve duyguları yüksek doğrulukla simüle ediyor ve ses ile videoyu, yüksek kaliteli bir sonuçta birleştiriyor. Ayrıca videoda duyulanların bir çevirisini de bulabilirsiniz.

Doğal olarak dikkat çeken nokta, bazı dillerin aynı bilgiyi ifade etmek için diğer dillere kıyasla daha az veya daha fazla kelimeye ihtiyaç duyması nedeniyle, dublajlı videonun orijinal videoya kıyasla farklı süreye sahip olabilmesidir. Hizmet bunu simüle edebilir ve ana videonun orijinal süresine bağlı kalmadan videonun süresini ve kullanıcının yüzünün ve dudaklarının hareketini gerektiği gibi ayarlayabilir.

Hizmet şu anda aşağıdaki dillerde video tanıma özelliğini destekliyor: Arapça, İngilizce, İspanyolca, Fransızca, Çince (Mandarin), Almanca, İtalyanca, Portekizce, Hollandaca, Hintçe, Japonca, Türkçe, Danca, Lehçe, Rusça, İbranice, Fince ve Korece.

Temel video aşağıdaki dillere dönüştürülebilir: Arapça, İngilizce (Amerikan aksanıyla), İspanyolca, Fransızca, Hintçe, İtalyanca, Almanca, Lehçe, Portekizce, Çince, Japonca, Hollandaca, Türkçe ve Korece.

Sonucun daha doğru olması için ana videoda arka plan seslerinin olmaması, videoda bir kişinin olması, ana videonun çözünürlüğünün 360x360 ile 4096x4096 piksel arasında olması ve videonun süresinin 30 saniye ile 5 dakika arasında olması önerilir ve hizmet MP4 ve Quicktime uzantılı dosyaların indirilmesini destekler. Video başına 500 MB'a kadar kullanıcı bir videoyu ücretsiz olarak seslendirebilir, daha fazla video seslendirmek için hizmete abone olması gerekir (indirimli yıllık abonelik sunmanın yanı sıra, gerekli pakete bağlı olarak aylık abonelik değeri 24 ila 120 ABD doları arasında değişir).

Birçok sektör için büyük avantajlar

Bu hizmetten kimlerin yararlanabileceğini merak ediyorsanız, dünya çapında mümkün olan en geniş kullanıcı kesimine bilgi ulaştırmak isteyen içerik üreticileri, kültürel, eğitim ve eğlence içeriği üreten şirketler ve dil engellerini aşmak ve çalışanlar arasında olumlu ilişkiler kurmak için çeşitli ülkeler üzerinden çalışan çalışma ekipleri arasında video gönderme, tekliflerini dünya çapında daha fazla kullanıcıya tanıtmak isteyen turizm ve seyahat şirketleri ve çevrimiçi kurs üreticileri gibi birçok grubun bundan yararlanacağı söylenebilir.

Buna ek olarak, kısa video yapımcıları ve uluslararası ürünler için reklam yapımcılarından ve daha fazla güvenilirlik için farklı kültürler ve dillerle iletişim kurmak isteyen ülkelerin politikacıları ve büyükelçilerinden de bahsedebiliriz.

Hizmet, www.HeyGen.com web sitesinden kullanılabilir.  TacoTranslate, Vidby, Rask ve Langotalk gibi platformlar da benzer hizmetler sunuyor.



NASA, Ay'a insan gönderme görevinde yine bir değişiklik yaptı

Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
TT

NASA, Ay'a insan gönderme görevinde yine bir değişiklik yaptı

Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)
Artemis II Uzay Fırlatma Sistemi roketi ve Orion uzay aracı, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'nde 25 Şubat 2026'daki gün batımında görülüyor. NASA yöneticisi Jared Isaacman, federal uzay ajansının 2028'de Ay'a inme planlarının devam ettiğini cuma günü söyledi (AFP)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

NASA, iddialı Ay programı Artemis'i revize edeceğini cuma sabahı duyurarak 2027 takvimine yeni bir hazırlık görevi ekledi. NASA yöneticisi Jared Isaacman, bunun "ilerlemenin tek yolu" olduğunu söyledi.

NASA, 50 yıldan uzun süre sonra astronotların ilk kez uydunun yüzeyine gideceği Ay'a inme görevini 2028'de gerçekleştirme planlarına devam etse de artık o yılın başında ve sonunda iki iniş olabileceğini belirtiyor.

Uzay ajansı, ek uçuşu 2027 ortasında düzenleyerek alçak Dünya yörüngesindeki yeni ticari Ay iniş araçlarını test etmeyi planlıyor. Isaacman değişikliklerle programı "temellerine geri döndürmeyi" amaçladıklarını ve buna fırlatma sıklığının artırılmasının da dahil olduğunu ifade ediyor.

Isaacman, Florida'daki Cape Canaveral'da yer alan NASA Kennedy Uzay Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, "Doğrudan Apollo 11'e geçmedik. Mercury Programı, Gemini ve birçok Apollo görevinden sonra doğru inişi gerçekleştirdik" dedi.

"Şu anda programımız, Apollo 8'le başlayıp doğrudan Ay'a gitmeyi öngörüyor. Bu da yine başarıya giden yol değil" diye ekledi.

NASA'nın yardımcı yöneticisi Amit Kshatriya, görevlerin güvenli ve kurumun zaman çizelgesinin de güvenilir olmasını sağlamak için revizyonlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Kshatriya "Bu zorlu ve iddialı bir hedef ancak bu rota düzeltmesiyle daha sağlam bir temele ve önümüzdeki kilometre taşlarına doğru daha gerçekçi bir yola kavuştuk" dedi.

NASA, bu yıl 4 astronotu Ay'ın etrafında bir yolculuğa çıkaracak Artemis II görevini gerçekleştirmekte zorlanıyor. Görevde NASA astronotları Reid Wiseman, Victor Glover ve Christina Koch'un yanı sıra Kanada Uzay Ajansı'ndan Jeremy Hansen var.

SA yöneticisi Jared Isaacman, cuma günü Florida'da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor (AFP)SA yöneticisi Jared Isaacman, cuma günü Florida'da düzenlenen basın toplantısında konuşuyor (AFP)

NASA'nın Uzay Fırlatma Sistemi roketinde yaşanan helyum sorunu nedeniyle görev en erken nisan başına ertelenmişti. Uzay ajansı, 98 metre uzunluğundaki roketin onarımını halihazırda Florida'da sürdürüyor.

Ay'dan Mars'a Programı Yöneticisi Dr. Lori Glaze cuma günü yaptığı açıklamada, "Ekibimizin tepkisi tam olarak yapmamız gereken şeydi" dedi.

Artemis programının ilk aşaması olan Artemis I, Kasım 2022'de başarıyla gerçekleştirilerek insansız devasa Ay roketi uydunun etrafında dolaştırılıp geri getirilmişti.

Artemis programı, NASA'nın Ay'dan Mars'a mimarisinin ilk aşamasını oluştururken mimarinin nihai hedefi, insanları ilk kez Kızıl Gezegen'e taşımak.

Independent Türkçe, independent.co.uk/space


Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)
TT

Binlerce yıllık DNA örnekleri, Doğu Asya halklarının tarihini baştan yazıyor

(Unsplash)
(Unsplash)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Doğu Asya'nın nüfus tarihine ilişkin yeni ve ayrıntılı bir tablo sunan yeni bir araştırmaya göre insanlar, Sibirya'yla Çin'in kuzeyi arasında tahmin edilenden çok daha erken bir dönemde gidip geliyordu.

Sibirya, Moğolistan Platosu ve Çin'in kuzeyini kapsayan Kuzey Doğu Asya, insanlık tarihinde kilit rol oynadı.

Zengin su ve orman kaynakları, Baykal Gölü bölgesini erken dönem insan kültürünün ve teknolojik gelişmeler için muhtemelen kritik bir merkez haline getirdi.

Önceki araştırmalar, Avrasya Bozkırları ve Çin'in kuzeyindeki erken dönem insan topluluklarının, MÖ 3. binyılda pastoralizm ve metalurjinin yaygınlaşmasına kadar birbirleriyle çok fazla bağlantılı olmadığını öne sürüyordu. Bunun nedeni, iki bölgedeki insanlar arasında büyük ölçekli etkileşime dair güçlü ve doğrulanabilir kanıtların bulunmamasıydı.

Yeni çalışma 7 bin 700 yıl önce iki bölge arasında daha önce bilinmeyen bir  "kuzey-güney kültürel alışveriş koridoru" olduğunu ortaya çıkararak bu inancı alt üst etti.
 

Görsel kaldırıldı.Yan Dağı Bölgesi ve çevresindeki tarih öncesi gen akışı ve kültürel etkileşimin illüstrasyonu (Science China Press)

Çalışmada 7 bin 700 ila 4 bin 300 yıl öncesine ait üç arkeolojik kazı alanından elde edilen 42 antik genom incelendi.

Kilit önemdeki bir popülasyonun pastoralizmin yükselişinden binlerce yıl önce, Sibirya'nın Baykal Gölü bölgesiyle Çin'in kuzeyindeki Yan Dağı Bölgesi arasında köprü görevi gördüğü tespit edildi.

Hakemli dergi Science Bulletin'de yayımlanan son çalışmaya göre, Çin'in kuzeyindeki erken Taş Devri Sitaimengguying kazı alanından gelen bu nüfus, Baykal Gölü'ndeki popülasyonlarla bağlantılı belirgin bir genetik iz taşıyordu.

Jilin Üniversitesi'nden Yinqiu Cui, yazarları arasında yer aldığı çalışma hakkında "Sitaimengguying nüfusu kritik bir bağlantı" diyor.

Baykal bölgesinden gelen genetik izleri koruyup bu mirası Çin'in kuzeyindeki sonraki nüfuslara kadar izlememizi sağlayarak hayati bir aracı görevi gördüler.

Çalışmada Sitaimengguying ve Sibirya nüfusları arasındaki kültürel bağlara dikkat çekiliyor.

Örneğin Sitaimengguying'de keşfedilen yuvarlak tabanlı benzersiz kaplar, daha önce sadece Baykal Gölü bölgesinde görülmüştü.

Çin'deki kazı alanında erkeklerin yan yatırılarak uzuvları üst üste gelecek şekilde gömülme geleneği de Baykal Gölü çevresinde yaygındı.

Yan Dağı Bölgesi'nde ortaya çıkarılan insan kalıntılarından alınan genom örnekleri, nüfusların karıştığına dair ek kanıtlar sunuyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Choongwon Jeong, "Yan Dağı Bölgesi belli ki dinamik bir sınır hattı, gerçek bir etkileşim alanıydı" diyor. 

Bu, Yan Dağı Bölgesi'nin Doğu Asya'nın kuzeyinin genetik yapısını şekillendirmedeki merkezi rolünü vurguluyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
TT

Bilim insanları "patlamış mısır" aromalı domates geliştirdi

Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)
Bezeril'deki Natais patlamış mısır fabrikasının laboratuvarındaki patlamış mısır (AFP)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Çinli bilim insanları gen düzenleme teknolojisiyle "patlamış mısır benzeri" aromalı yeni bir domates çeşidi üretti. Bu gelişme, nakliye ve depolama sırasında meyvenin lezzetinin kaybolması sorununu çözmeyi amaçlıyor.

Canlı rengi, mutfakta farklı şekillerde kullanılabilmesi ve besin değerleri nedeniyle sevilen domates, dünya çapında en çok yetiştirilen ve tüketilen gıdalardan biri.

Özellikle domatesin kokusu, gıdanın duyusal çekiciliğini önemli ölçüde artırarak tüketimini ve piyasa fiyatını etkiliyor.

Ancak domatesler, asmadan koparıldıktan hemen sonra başlayan metabolik değişiklikler nedeniyle aromalarını kaybetmeye başlayarak nakliye ve depolama sırasında lezzetlerini daha da yitiriyor.

Bilim insanları, CRISPR/Cas9 gen düzenleme teknolojisini kullanıp domates türlerindeki iki kilit geni aynı anda değiştirerek dünyanın ilk "olağanüstü aromatik domates bitkilerini" üretti.

Araştırmacılar, farklı domates çeşitlerindeki betain aldehit dehidrogenaz 2 (BADH2) adlı geni kesintiye uğrattı. Bu genin devre dışı bırakılmasının, "patlamış mısır benzeri" hoş aromadan sorumlu organik bileşik 2-asetil-1-pirolin (2-AP) birikimine yol açtığını tespit ettiler.

Bilim insanları daha sonra domatesleri tarayarak BADH2 geninin formlarını aradı, SlBADH1 ve SlBADH2 adlı iki varyant saptayıp bunların işlevini devre dışı bıraktı. Bu mutant türlerin önemli ölçüde daha yüksek 2-AP içeriği sergilediğini keşfettiler.

Journal of Integrative Agriculture'da yayımlanan çalışmanın yazarlarından Shengchun Xu, "CRISPR/Cas9 aracılı genom düzenleme teknolojisi, AC (Alisa Craig) çeşidindeki SlBADH1 ve SlBADH2 genlerinin tek tek veya her ikisinin birden devre dışı bırakılması için kullanıldı" diye açıklıyor.

Dr. Xu, "Bu sonuçlar, domateste 2-AP birikimini düzenlemede SlBADH2 baskın bir rol oynasa da SlBADH1'in de bu düzenleme sürecine kayda değer derecede katkı sağladığına işaret ediyor" diyor.

Araştırmacılar mutant türlerin; çiçeklenme zamanı, bitki boyu, meyve ağırlığı, glukoz, fruktoz, sakkaroz, sitrik ve malik asit gibi organik asitler veya C vitamini içeriği gibi temel özellikler bakımından yabani tipten belirgin biçimde ayrılmadığını saptadı.

Bilim insanlarına göre bu durum, mutant çeşitlerin "verim kaybı olmadan lezzet iyileştirme" hedefine ulaştığını gösteriyor.

Çalışmanın bir diğer yazarı Peng Zheng şu ifadeleri kullanıyor:

Devam eden çalışmalar, bu kokuyu seçkin ticari çeşitlere kazandırmayı amaçlıyor. Bu, kokulu pirinç çeşitleri gibi, lezzet karmaşıklığını artırarak tüketici tercihlerini ve piyasa değerini artırma potansiyeli taşıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news