Suudi Arabistan TikTok’u boykot ediyor

Suudi içeriklerini silme suçlamalarının ardından Suudi Arabistan’da TikTok'u boykot etme çağrıları arttı

Çalışma: 2022'nin başında Suudi Arabistan'da TikTok uygulamasının 22 milyondan fazla kullanıcısı vardı (Shutterstock)
Çalışma: 2022'nin başında Suudi Arabistan'da TikTok uygulamasının 22 milyondan fazla kullanıcısı vardı (Shutterstock)
TT

Suudi Arabistan TikTok’u boykot ediyor

Çalışma: 2022'nin başında Suudi Arabistan'da TikTok uygulamasının 22 milyondan fazla kullanıcısı vardı (Shutterstock)
Çalışma: 2022'nin başında Suudi Arabistan'da TikTok uygulamasının 22 milyondan fazla kullanıcısı vardı (Shutterstock)

Sosyal medya platformlarında "TikTok" uygulamasına yönelik eleştirilerde artış gözlemleniyor.

Bunlardan en önemlisi, kullanıcıların TikTok’un Suudi Arabistan ile ilgili içerikleri engellediğini veya sildiğini iddia etmesi oldu. Eleştirmenler bu durumu "Orta Doğu'daki uygulama standartları ve politikalarına ilişkin şeffaflık eksikliği ile Suudi içeriğinin hedef alınması" olarak değerlendiriyor.

"#Boycott_TikTok" hashtag'i sosyal medya sitelerinin zirvesine yerleşti ve uygulamanın kalıcı olarak silinmesi ve kullanılmaması yönündeki çağrılar artarak TikTok yönetimini "politika ve değerleriyle tutarsız olduğu için bu iddiaları şiddetle reddeden" bir açıklama yayınlamaya sevk etti. Açıklamada, bunun "TikTok'un içerik yönetimi politikalarına ilişkin yanıltıcı bir imaj yaydığı" da ekleniyor.

Şarku’l Avsat konuyla ilgili bilgi almak için TikTok yönetimi ile temasa geçti, ancak haberin yayınlandığı zamana kadar, uygulamanın Suudi Arabistan ile ilgili içeriği sildiğine ve bunun hangi standartlara göre yapıldığına dair bazı kişilerin dolaşıma soktuğu şeylerin bir açıklaması olarak sorulan bir dizi soruya herhangi bir yanıt alamadı. Belirli içeriklerin silinmesi ve TikTok'un Suudi Arabistan'daki itibarını etkilemek kimin yararına olabilir?

Sosyal medya kullanıcıları X platformunda "TikTok’tan silinen içeriklerin resimlerini gösteren birçok gönderi paylaştı. Bir hesap TikTok'un açıklamasını eleştirerek, şirketin yorumları ve gönderileri silmek için izlediği standartları sordu.

Gazeteci ve çevre aktivisti Said en-Naci ise TikTok'un "özellikle Araplara yönelik ırkçılığın devam ettiğinin kanıtı" olarak nitelendirdiği durum için özür dilemesini talep ederek boykotun devam etmesini istedi.

Suudi Arabistan'daki bazı TikTok kullanıcıları, Suudi Arabistan'ı savunan tüm yanıt ve videoların derhal kaldırıldığını gözlemleyerek uygulamanın "kalıcı olarak engellenmesi" çağrısında bulundu.

Suudi akademisyen ve edebiyat eleştirmeni Abdullah el-Ghathami ise kullanmamasına rağmen uygulamadan çıkılması çağrısında bulundu.

Krizin yansımaları

Suudi bir kaynak Şarku’l Avsat'a yaptığı açıklamada, ülkelerini destekleyen birçok Suudi hesap tarafından izlenen ve fırsat tanınan bilgilere göre, TikTok şirketinin  ilgili içerikleri silmesinin ardından Suudi Arabistan karşıtı diğer görüşlerin yayınlarının ortaya çıkması nedeniyle federasyonun şirketle olan resmi sözleşmesini feshettiğini açıkladı.

Şarku’l Avsat'a konuşan kaynak şunları söyledi: "Suudi Arabistan’a ve halkına saygı kırmızı çizgimizdir ve bu konuda pazarlık ya da tartışmayı kabul etmiyoruz. Bilge liderliğin desteği ve spor yönetiminin takibi ışığında şirketler Suudi müsabakalarında yer almak için acele eder hale geldi. Vatan her türlü düşüncenin üstündedir.  Bunun dışında hiçbir şeyi kabul edilmeyecektir."

"Suudi Arabistan kırmızı bir çizgidir ve bunun herhangi bir şekilde kötüye kullanılması kabul edilemez, bu nedenle sözleşme feshedildi. Bir sonraki turdan itibaren şirket artık yarışmalarda yer almayacak."

Suudi Arabistan’daki bir dizi TikTok kullanıcısı "uygulamanın kalıcı olarak engellenmesi" çağrısında bulundu (Shutterstock)
Suudi Arabistan’daki bir dizi TikTok kullanıcısı "uygulamanın kalıcı olarak engellenmesi" çağrısında bulundu (Shutterstock)

Suudi Arabistan'da milyonlarca kullanıcı

Naif Arap Güvenlik Bilimleri Üniversitesi tarafından hazırlanan bir çalışma, 2022 yılı başında Suudi Arabistan'da "TikTok" uygulamasının 22 milyon kullanıcısı olduğunu ortaya koydu. Suudi Arabistan, kullanıcılarının toplam kullanıcı sayısının yaklaşık yüzde 10'unu temsil etmesi nedeniyle "TikTok" uygulamasını en çok kullanan Arap ülkelerinden biri.

Araştırmaya göre, Suudi Arabistan'da TikTok uygulamasını en çok kullanan yaş grubu, toplam kullanıcıların yaklaşık yüzde 40'ını temsil eden 18 ila 24 yaş grubudur. 25 ila 34 yaş grubu ise toplam kullanıcıların yaklaşık yüzde 30'unu temsil ediyor.

Çalışma, saldırgan içerik veya aşırılık yanlısı içerik gibi istenmeyen içeriklerin yayılmasını önlemek amacıyla Suudi Arabistan'da TikTok uygulamasının kullanımını kontrol etmek ve düzenlemek için önlemler alınması gerektiğini tavsiye ediyor.



Çin, Silikon Vadisi’yle arayı kapatıyor

Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
TT

Çin, Silikon Vadisi’yle arayı kapatıyor

Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)
Yarı iletken çipler üzerinden yürüyen yapay zeka yarışı, yeni dil modelleriyle kızışıyor (AP)

Çinli yapay zeka şirketleri düşük maliyetli ve yüksek performanslı modellerle OpenAI, Anthropic ve Google'ın teknolojik üstünlüğüne meydan okuyor.

New York Times'ın (NYT) analizine göre özellikle Çinli girişim Z.ai'nin geliştirdiği yeni GLM-5.2 modeli, ABD'li rakiplerine kıyasla çok daha düşük maliyetle benzer seviyede performans sunarak küresel yapay zeka yarışında dengeleri değiştiriyor.

Donald Trump yönetimi ulusal güvenlik ve siber güvenlik endişelerini gerekçe göstererek, ABD vatandaşı olmayanların Anthropic'in Fable 5 ve Mythos 5 yapay zeka modellerine erişimini yasaklamıştı.

Pentagon'la yaşadığı tartışmalarla gündem olan şirketten 12 Haziran'da yapılan açıklamada, sözkonusu modellere erişimin küresel olarak kaldırıldığı duyurulmuştu.

Analize göre bu hamle bazı şirketleri alternatif yapay zeka modelleri aramaya itti.

Geçen hafta tanıtılan GLM-5.2 özellikle yazılım geliştirme ve yapay zeka ajanları alanında öne çıkıyor. Bazı görevlerde Anthropic'in Claude Opus 4.8 modelinin yaklaşık sekizde biri maliyetle çalışabiliyor.

Teknoloji analiz şirketleri Graphistry ve Semgrep tarafından yapılan iki ayrı güvenlik değerlendirmesinde, GLM-5.2'nin siber güvenlik ve güvenlik açığı tespiti testlerinde önde gelen ABD modelleriyle aynı seviyede performans gösterdiği ortaya kondu.

ABD Ticaret Bakanlığı'nın geçen yıl kara listeye aldığı Z.ai'nin modelinin açık kaynak olarak yayımlanması da geliştiricilerin bunu ücretsiz biçimde kullanıp özelleştirebilmesini sağlıyor. Öte yandan aynı özellik, kullanıcıların güvenlik kontrollerini kaldırmasını da mümkün kılıyor. Bu da bilgisayar korsanlarının modeli siber saldırılarda kullanmasının önünü açıyor.

Anthropic ve ChatGPT'nin yaratıcısı OpenAI, Çinli şirketleri kendi modellerinden izinsiz veri toplamakla suçluyor. Anthropic'in ABD'li senatörler Tim Scott ve Elizabeth Warren'a 10 Haziran'da gönderdiği mektupta, şirketin Claude modelinin bazı özelliklerinin Çinli teknoloji devi Alibaba tarafından kopyalandığı öne sürülmüştü. Şirketten suçlamalara henüz yanıt gelmedi.

Yapay zeka şirketi Baseten'dan Charles O'Neill ise Çinli yapay zeka modellerinin başarısının sadece bununla açıklanamayacağına dikkat çekiyor:

Bu modellerin tüm kapasitesinin Anthropic'ten geldiğine yönelik anlatı tam olarak gerçeği yansıtmıyor.

Independent Türkçe, New York Times, Axios


Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Apple, bellek çiplerinin maliyetindeki artış nedeniyle MacBook ve iPad fiyatlarını yükseltti

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Apple, iPad ve MacBook fiyatlarını yükseltti.

Şirket, yapay zekâ sektörünün veri merkezi yatırımları sebebiyle artan bellek ve depolama çipi maliyetlerini artık tüketicilere yansıtmama seçeneklerinin kalmadığını belirtti.

Fakat bu zam, Apple'ın en büyük gelir kaynağı olan iPhone'u etkilemiyor.

Öte yandan şirketin bütçe dostu Windows ve Chromebook modellerinden pazar payı kapmak amacıyla piyasaya sürdüğü en ucuz dizüstü bilgisayarı olan Neo'nun başlangıç fiyatı, lansmanından sadece birkaç ay sonra 599 dolardan 699 dolara çıkacak.

Apple'ın fiyatları yükseltmesi, sektörde gıpta edilen tedarik ilişkilerine sahip, dünyanın en değerli elektronik şirketlerinin bile bellek çiplerinin fiyatlarındaki artıştan etkilendiğini gösteriyor.

Micron gibi bellek üreticileri, son aylarda Nvidia gibi yapay zekâ çip üreticilerinin siparişlerine öncelik vererek, bu şirketlerin büyük kâr elde etmesine yardımcı oldu.

Apple yaptığı açıklamada, "Bir bileşen fiyatının bu kadar hızlı ve bu kadar fazla arttığını daha önce hiç görmedik. Şimdiye kadar müşterilerimizi bu artıştan koruduk fakat artık iPad ve Mac için bugün uyguladığımız zamlar da dâhil olmak üzere, birçok üründe fiyatları artırmaya başlamamız gereken bir noktaya geldik" dedi.

Apple'ın internet sitesinde yer alan güncel fiyatlara göre, 512 gigabayt depolama alanına sahip MacBook Air'in fiyatı 1,099 dolardan 1,299 dolara yükselirken, 1 terabayt depolama alanına sahip MacBook Pro'nun fiyatı ise 1,699 dolardan 1,999 dolara çıktı. 128 gigabaytlık iPad Air'in fiyatı ise 599 dolardan 749 dolara çıktı.

Independent Türkçe

 


Uzmanlar, tıbbi yapay zekanın beklenmedik risklerine karşı uyardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Uzmanlar, tıbbi yapay zekanın beklenmedik risklerine karşı uyardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Uzmanlar, tıpta kullanılan yapay zekanın insanların mahremiyetini beklenmedik şekillerde tehlikeye atabileceğini tespit etti.

Pek çok kişi, çeşitli kullanım alanları olan bu tür tıbbi yapay zeka sistemlerinin sağlık hizmetlerinde çarpıcı bir iyileşme yaratabileceğini iddia ediyor. Bu sistemler, özellikle tıbbi uzmanlık bilgisinin nadir olduğu bölgelerde fayda sağlayabiliyor ve böylece insanlar, örneğin tıbbi görüntüler üzerinden sorunları teşhis etmek için yapay zekaya başvurabiliyor.

Ancak yeni çalışma aynı teknolojinin, sistemin eğitilmesi için haberleri bile olmadan verileri kullanılan kişilerin mahremiyetini tehlikeye atabileceği uyarısında bulunuyor. Bu, devrim yarabilecek bu yeni teknolojide ortaya çıkabilecek çeşitli güvenlik açıklarından biri.

Yeni araştırma, kötü niyetli kullanıcıların tıbbi yapay zeka sistemlerine gizlilik saldırıları düzenleyebileceği ve hackerların bu sayede, örneğin bir kişinin belirli bir hastalık için tedavi görüp görmediğini öğrenebileceğine dair uyarıyor.

Diğer yapay zeka sistemlerine benzer şekilde tıbbi yapay zeka araçları da hasta görüntüleri gibi çeşitli verileri bilgisayara yükleyip hangi görüntülerin belirli bir sonuca işaret ettiğini bildirerek çalışıyor. Sistem daha sonra bu kalıpları aramayı öğrenerek bu sayede potansiyel semptomları tespit edebiliyor.

Verileri bu şekilde kullanılan kişilerin kimliklerinin gizli tutulması gerekiyor. Ancak yeni araştırma, belirli bir hastanın verilerinin o modeli eğitmek için kullanılıp kullanılmadığının saptanabileceğini öne sürüyor.

Bu bilgi daha sonra sözkonusu hasta hakkında hassas tıbbi bilgileri elde etmek için kullanılabilir. Örneğin yeni çalışmada araştırmacılar, birinin kanser olup olmadığını öğrenmek için kullanılabilecek bir tür saldırı yöntemini tanımlıyor.

Araştırmada, "üyelik çıkarım saldırısı" diye bilinen ve hackerların belirli bir hastanın verilerinin belirli bir modeli eğitmek için kullanılıp kullanılmadığını tespit etmelerine olanak tanıyan spesifik bir saldırı yöntemi incelendi. Bilim insanları bu tür bir saldırının bazı hastalarda "neredeyse kusursuz başarı oranları" elde edebildiğini ve bu riskin yeterince temsil edilmeyen gruplarda daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Araştırmacılar, siber suçluların bu bilgiyi insanların mahremiyetini ihlal etmek ve ele geçirdikleri verilerden başka tür saldırılarda yararlanmak için kullanabileceği uyarısında bulunuyor.

Araştırmacılar, "Bu güvenlik açığı göz önüne alındığında, tıbbi yapay zeka modelleri ve bunların kullanıldığı bağlamlar, saldırganların eğitim veri kümesi üyeliğini başarıyla çıkararak elde edebilecekleri hassas bilgiler açısından değerlendirilmeli" diye uyarıyor. Bu çalışma da tıbbi yapay zeka sistemlerinin bu tür saldırılara karşı korunması gerektiğini gösteren önemli bir kanıt niteliğinde.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "Disparate privacy risks from medical AI" (Tıbbi yapay zekadan kaynaklanan farklı gizlilik riskleri) başlıklı yeni makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe