Bill Gates’e göre herkesin yapay zekaya dayalı kişisel asistanı olduğunda dünya nasıl görünecek?

Kimi yapay zekayı görkemli bir gelecekle ilişkilendirirken kimi ise insanlığın bekasına yönelik tehdit olduğu görüşünde.

Bill Gates, herkesin yapay zekaya dayalı kişisel bir asistana sahip olması durumunda dünyamızın nasıl görüneceğine dair detaylı bir tablo çizdi.
Bill Gates, herkesin yapay zekaya dayalı kişisel bir asistana sahip olması durumunda dünyamızın nasıl görüneceğine dair detaylı bir tablo çizdi.
TT

Bill Gates’e göre herkesin yapay zekaya dayalı kişisel asistanı olduğunda dünya nasıl görünecek?

Bill Gates, herkesin yapay zekaya dayalı kişisel bir asistana sahip olması durumunda dünyamızın nasıl görüneceğine dair detaylı bir tablo çizdi.
Bill Gates, herkesin yapay zekaya dayalı kişisel bir asistana sahip olması durumunda dünyamızın nasıl görüneceğine dair detaylı bir tablo çizdi.

Yapay zekanın uluslararası alandaki yankısı

Şu an yapay zekayla ilgili coşku o kadar büyük ki Collins Dictionary internet sitesi yapay zekayı (AI) yılın kelimesi olarak seçti ve onu taçlandırdı. Bu coşku öyle büyük ki konuyla ilgili haberleri yapay zekanın görkemli bir gelecek vaat ettiğine ya da insanlığın bekasını tehdit ettiğine kafa yoran teknoloji ve dünya liderlerinin açıklamalarına maruz kalmadan okuyup geçmek mümkün değil. Ancak teknoloji sektörü coşkusuyla olduğu kadar balonlarıyla da ünlüdür.

O halde, yapay zekayla ilgili bitmek bilmeyen konuşmalar NFT'lerin ya da WeWork'ün biraz daha somut bir versiyonu mu? Bazı ciddi ve bilgili insanlara göre hayır, değil.

devrm

‘Elektrik devrimine’ benzetiliyor

ABD merkezli teknoloji ve medya haberleri ağı The Verge geçtiğimiz günlerde eski ABD Başkan Obama ile yapay zeka üzerine bir sohbet gerçekleştirdi. Yapay zeka devrimi elektriğin tüm dünyada kullanılmaya başlanmasına benzeten Obama, “Bir yöneticiyle konuştum ve ona, ‘Peki, bu teknolojinin dönüştürücü olacağını düşündüğünüzü söylediğinizde, bana bir benzetme yapabilir misiniz?’ diye sordum. Bana bana ‘Bu konuyu ekibimle oturup konuştuk. Beyin fırtınası yaptıktan sonra belki de en iyi elektriğe benzetebileceğimize karar verdik’ dedi. Ben de ‘Evet, elektrik' diye düşündüm. Bu oldukça büyük bir olaydı.”

Yapay zekayla ilgili coşku şu an zirvesine ulaşmışken, akıllı insanlar yapay zekanın yalnızca bilgisayarlarımızı kullanma şeklimizi değiştirmeyeceğini, aynı zamanda yaşama şeklimiz de değiştireceğini düşünüyorlar.

Bill Gates: Yapay zeka çağında hayat

Bir uygulamayı açıp komut yazmak, kıyafetlerinizi bir varil suda sabunla yıkamak kadar eski bir yöntem haline geldiğinde gelecek nasıl görünecek? Yapay zeka çağında bilişim neye benzeyecek?

Başka bir akıllı adam konuyu açıklıyor. Bu durumda Bill Gates, yapay zeka çağında bilişimin (ve hayatın) nasıl görüneceğine dair görüşünü bu hafta blogunda paylaştı. Eğer konu gerçekten ilginizi çekiyorsa tamamı okunası, detaylı ve uzun bir makale kaleme aldı.

Mevcut bilgisayar programlarının sınırları

Makalesinde özetle gelecekte herkesin yapay zeka tabanlı kişisel asistana sahip olacağında ısrar eden Gates, şunları söylüyor:

“Günümüzde bilgisayarda herhangi bir görevi gerçekleştirmek için cihazınıza hangi uygulamayı kullanmak istediğinizi söylemeniz gerekiyor. Yani, örneğin bir iş teklifi taslağı hazırlamak için Microsoft Word ya da Google Dokümanlar gibi programları kullanabilirsiniz. Ancak bu iki program e-posta göndermenize, selfie paylaşmanıza, verileri analiz etmenize, parti planlamanıza ya da sinema bileti satın almanıza yardımcı olamaz. En iyi internet siteleri bile işinizi, özel hayatınızı, ilgi alanlarınızı ve ilişkilerinizi tam olarak algılayamaz. Bu bilgileri sizin adınıza bir şeyler yapmak için kullanma yeteneği oldukça sınırlıdır. Bunu bugün ancak başka bir insanla, örneğin yakın bir arkadaşınızla ya da kişisel asistanınızla başarabilirsiniz.”

Kişiselleştirilmiş yanıtlar için geliştirilen akıllı cihazlar

Gates, makalesinde şöyle devam ediyor:

“Ancak önümüzdeki beş yıl içinde bu durum tamamen değişecek ve farklı görevler için farklı uygulamalar kullanmanıza gerek kalmayacak. Tek yapmanız gereken, cihazınıza günlük dilde ne yapmak istediğinizi söylemek olacak. Program, paylaşmayı seçtiğiniz bilgi miktarına bağlı olarak kişisel yanıtlar verebilecek. Çünkü hayatınızla ilgili gelişmiş ve zengin bir anlayışa sahip olacak. Yakın gelecekte internet bağlantısı olan herkes, günümüz teknolojisinin çok ötesinde yapay zekayla desteklenen bir kişisel asistana erişebilecek.”

Bunlar, teknoloji şirketlerinin onlarca yıldır hayalini kurduğu, ‘ajan’ olarak bilinen yapay zeka sistemlerinden başka bir şey değil. Microsoft'un animasyonlu ataç asistanı Clippy bunun ilk örneklerden biri.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Gates, yapay zekanın gelecekte hisse senedi satın alma tavsiyesi vermenin ötesine geçerek gerçek anlamda bireysel bir yardımcı olma yönünde gelişeceğine kesin gözüyle bakıyor.

Bu akıllı ajanlar, etkinliklerinizi hatırlayıp davranışlarınızdaki niyetleri ve kalıpları tanımlayabilir.

AA

Ajanlar artık daha akıllı

Gates, makalesinde şu ifadelere yer verdi:

“Ajanlar artık daha akıllı. Proaktiftirler ve siz istemeden önce önerilerde bulunabilirler. Uygulamalar arasında görevleri yerine getirirler. Etkinliklerinizi hatırladıkları ve davranışlarınızdaki niyetleri ve kalıpları tanıdıkları için zaman içinde gelişirler. Bu bilgilere dayanarak, ihtiyaç duyduğunuzu düşündükleri şeylerle ilgili önerilerde bulunurlar. Ancak elbette son kararları her zaman siz vereceksiniz.”

Zorluklar ve engeller

Ancak halen birçok zorluk söz konusu. Örneğin, herkesin her yerde hazır bir kişisel asistana sahip olması sağlık hizmetlerinden kişisel üretkenliğe kadar belirli alanları nasıl etkileyecek? Bu soru, Gates'in büyüleyici makalesinin geri kalanının büyük bir bölümünü kapsıyor. Bu yüzden açıkladığı vizyonun gerçekleşmesinin önünde teknik ve düzenleyici zorluklara derinlemesine bir dalış yapıyor.

Ancak tüm bu zorluklara rağmen Gates de yapay zekadan yana olan Obama ve danışmanlarıyla aynı fikirde gibi görünüyor. Yapay zeka gerçekten de hayatımızı elektriğin kullanılmaya başlanması kadar köklü bir şekilde değiştirecek. Bu yüzden kemerlerinizi bağlayın ve bunun işinizi nasıl etkileyebileceğini düşünmeye başlayın.

*Tribune Media, Mansueto Ventures



Washington yapay zekâ kartlarını yeniden dağıtıyor... Trump Yapay Zeka Gücü kuruyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Washington yapay zekâ kartlarını yeniden dağıtıyor... Trump Yapay Zeka Gücü kuruyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Teknoloji sektöründe yapay zekâ yarışının ve bunun güvenlik alanındaki sonuçlarının doğurabileceği risklere ilişkin uyarılar artarken ABD Başkanı Donald Trump, bir Yapay Zekâ Gücü kurma ve teknoloji dosyasından sorumlu üst düzey bir yetkili atama niyetini açıkladı. Kurumsal yapısı ve yetkilerinin sınırları henüz netleşmeyen bu adım, yapay zekânın ABD'nin ekonomik ve güvenlik politikalarındaki öneminin giderek arttığını gösteriyor.

Trump, cumartesi günü Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, ilk başkanlık döneminde kurduğu Uzay Gücü’ne benzer şekilde bir AI Force oluşturacağını ve yakında bir Yapay Zekâ Çarı ((Güvenlik Sorumlusunu) atayacağını söyledi. ABD Başkanı, gücün ne zaman kurulacağını, bütçesinin ne olacağını veya hangi kuruma bağlı olacağını belirtmedi. Ayrıca yeni yapının yeni bir sivil kurum mu olacağı yoksa mevcut bir hükümet yapısının parçası mı olacağı konusunda da açıklama yapmadı.

Bu açıklama, halihazırda yapay zekâ dosyasıyla ilgilenen birçok devlet kurumunun bulunduğu bir dönemde geldi. Bunlar arasında Beyaz Saray Bilim ve Teknoloji Politikaları Ofisi, Ticaret Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı'nın yanı sıra Pentagon bünyesinde dijitalleşme ve yapay zekâ alanlarından sorumlu başlıca bir birim bulunuyor. Bu nedenle yeni gücün mevcut kurumlara ne gibi bir rol ekleyeceği konusunda soru işaretleri ortaya çıkıyor.

Ancak Trump'ın açıklamasının taşıdığı siyasi mesaj, kurumsal ayrıntılardan daha netti. Trump, yönetiminin yapay zekâ sektörünün büyümesini engellemeyeceğini aksine sektörü destekleyeceğini ve gelişimini izleyeceğini belirtti. Yapay zekâyı gelecek sanayi devrimi veya bundan daha büyük bir gelişme olarak nitelendiren Trump, teknolojinin etkisinin kendi tahminine göre ABD gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 25'ine ulaşabileceğini söyledi. Trump ayrıca ABD'nin bu alanda Çin karşısında liderliğini koruması gerektiğini vurguladı.

cdfrgthy
Trump, Nisan 2025'te yürürlüğe girecek yeni gümrük vergilerini duyuran bir etkinlikte konuşuyor (AP)

Bu yaklaşım, yapay zekâyı ABD ile Çin arasındaki rekabetin merkezine yerleştiriyor. Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında yapılması beklenen görüşmede teknoloji dosyasının da gündeme gelmesi bekleniyor. Rekabet yalnızca ticari kapasiteyle sınırlı değil. Yarış aynı zamanda çipler, veri merkezleri, askeri uygulamalar ve siber güvenlik alanlarındaki üstünlükle de bağlantılı.

Gelişmeyi hızlandırma... Denetimi artırma

Yapay Zekâ Gücü açıklaması, daha ileri yapay zekâ teknolojilerinin yol açabileceği riskler konusunda teknoloji şirketleri ve ABD hükümeti üzerindeki baskının arttığı bir dönemde geldi.

Anthropic Üst Yöneticisi Dario Amodei, gelişmiş yapay zekâ modellerinin geliştirilme hızının yavaşlatılması çağrısında bulundu. Amodei, daha fazla uluslararası koordinasyon ve modellerin güvenliğinin bağımsız biçimde değerlendirilmesini de içeren önlemler önerdi.

OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman da gelişmenin hızlanmasının son derece kötü sonuçlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Altman aynı zamanda gelişmiş yapay zekâ için ortak güvenlik gereklilikleri belirleyen federal bir çerçeve oluşturulması çağrısı yaptı. Elon Musk da sektör üzerindeki denetimlerin artırılmasına yönelik tavsiyeleri destekledi.

İngiltere'de ise farklı partilerden milletvekilleri, Parlamentonun Ortak İnsan Hakları Komitesi'nin mevcut yasaların teknolojinin gelişme hızına tamamen ayak uyduramadığı sonucuna varmasının ardından yeni bir yasal düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

ghju
Pittsburgh'da 17 Eylül 2026'da Bakery Square'de düzenlenen Yapay Zeka Zirvesi (AFP)

Sektördeki bazı araştırmacıların gelişmiş modellerin kontrol edilmesi zor seviyelere ulaşabileceği yönündeki uyarılarının ardından endişeler de arttı. Anthropic'in eski araştırmacısı Jacob Coxon, kontrol edilmesi giderek zorlaşabilecek sistemler geliştirmek için şirketler arasındaki rekabete ilişkin endişeleri nedeniyle sektörden ayrıldığını söyledi.

Trump ise bu endişelerin sektörün yavaşlatılmasını gerektirdiğini düşünmüyor. Daha önce yapay zekânın kontrolden çıkabileceğine yönelik uyarıları aldatmaca olarak nitelendiren Trump, son paylaşımında teknolojinin kötüye kullanımına karşı mevcut ceza ve hukuk sistemlerinin kullanılabileceğini, bunun yerine geniş kapsamlı yeni bir düzenleme sistemi getirilmesine gerek olmadığını belirtti.

David Sacks'ın ayrılmasının ardından yeni Çar

Yapay Zekâ Çarı atanması, Trump yönetimindeki bu türden ikinci atama olacak. Yatırımcı David Sacks daha önce yapay zekâ ve kripto para dosyalarını birlikte yürüten bir görevi üstlenmişti. Sacks daha sonra bu görevden ayrılarak Başkan'ın Bilim ve Teknoloji Danışmanları Konseyi'nde üst düzey bir göreve geçti.

Yeni açıklama, yönetim içinde sektörün ne ölçüde denetlenmesi gerektiğine ilişkin görüş ayrılıklarının yaşandığı bir dönemde geldi. Şarku’l Avsat’ın Wall Street Journal'den aktardığı habere  göre danışmanlar, gelişmiş modellerin yetenekleri ve siber saldırı risklerine odaklanan bir ekip ile ABD şirketlerinin Çin'le rekabetinde yavaşlamasını önlemek için asgari düzeyde düzenleme yapılmasını savunan bir başka ekip arasında bölünmüş durumda.

Bu görüş ayrılığı, yeni yetkiliye verilecek görevin önemini artırıyor. Özellikle amaç ABD'nin yapay zekâ politikasını koordine etmekse bu durum daha da önem kazanıyor. Zira hükümete bağlı çok sayıda kurum halihazırda dosyanın farklı boyutları üzerinde çalışıyor.

Veri merkezleri yeni bir cephe açıyor

Baskılar yalnızca teknolojik risklerle sınırlı değil. Yapay zekâ şirketlerinin modelleri çalıştırmak için ihtiyaç duyduğu veri merkezleri, yüksek enerji ve su tüketimleri ile elektrik şebekeleri ve yerel topluluklar üzerindeki etkileri nedeniyle ABD'de giderek daha hassas bir konu haline geliyor.

Gallup tarafından mayıs ayında yayımlanan verilere göre her 10 Amerikalıdan 7'si kendi bölgelerinde yapay zekâ veri merkezi kurulmasına karşı çıkıyor. Bunların yüzde 48'i ise buna kesinlikle karşı olduğunu belirtiyor.

cvghju
Bu görselde yapay zekâ ifadesi, robot görseli ve Avrupa Birliği bayrağı yer alıyor (Reuters)

New York Times ve Siena tarafından eylül ayında 1.503 potansiyel seçmenle gerçekleştirilen daha yeni bir ankette de katılımcıların yüzde 61'i yapay zekâ veri merkezlerinin kurulmasına karşı çıktı. Yüzde 14'lük kesim ise bu tür merkezlerin kurulmasını güçlü biçimde destekledi.

Trump ise bu yatırımları savunarak veri merkezlerini büyüme ve istihdam kaynağı olarak nitelendirdi. Bu açıklama, veri merkezlerinin kaynak tüketimi ve bunlarla bağlantılı enerji maliyetlerine yönelik yerel itirazların arttığı bir dönemde geldi.

Böylece Yapay Zekâ Gücü, üç farklı sürecin kesiştiği bir dönemde gündeme geliyor: Washington'ın Çin karşısındaki teknolojik üstünlüğünü koruma isteği, yapay zekâ şirketlerinin güvenlik konusunda kurallar veya standartlar oluşturulması yönündeki baskıları ve sektörün büyümesi için gerekli altyapıya yönelik artan itirazlar.

Yeni gücün yapısı, Yapay Zekâ Çarı’nın yetkileri ve girişimin finansmanına ilişkin resmi ayrıntıların bulunmadığı mevcut durumda açıklama, şimdilik faal bir hükümet kurumundan ziyade siyasi bir çerçeve niteliği taşıyor. Bununla birlikte açıklamanın zamanlaması, yapay zekânın teknoloji sektörünün sınırlarını aşarak ABD'nin ekonomik, güvenlik ve stratejik hesaplamalarında öncelikli bir konuma yükseldiğine işaret ediyor.


Çığır açıcı keşif: İnsan beyni aslında iki ayrı organ

Son araştırmada, beynin iki ayrı organ gibi çalıştığı tespit edildi (Pexels)
Son araştırmada, beynin iki ayrı organ gibi çalıştığı tespit edildi (Pexels)
TT

Çığır açıcı keşif: İnsan beyni aslında iki ayrı organ

Son araştırmada, beynin iki ayrı organ gibi çalıştığı tespit edildi (Pexels)
Son araştırmada, beynin iki ayrı organ gibi çalıştığı tespit edildi (Pexels)

Suha Kidwai 

Çığır açıcı yeni bir araştırmaya göre insan beyni tek bir organ değil, birbirinden bağımsız olarak evrimleşip daha sonra birleşen iki ayrı sistem.

Stanford Üniversitesi'nden bilim insanları, uzun süredir gizemini koruyan bir laboratuvar sorununu çözmeye çalışırken bu keşfi yaptı: Beynin arka kısmına ait hücreleri petri kabında yetiştirmek neredeyse imkansızken, ön kısmına ait hücreler neden kolayca üretilebiliyordu?

Ekip, beynin en erken aşamalarında nasıl oluştuğunu inceleyerek organın ön ve arka bölümlerinin birbirinden tamamen farklı öncül hücrelerden geliştiğini keşfetti.

Daha önce, beynin tamamının tek bir ana öncül hücreden geliştiği düşünülüyordu.

Ancak Stanford ekibi, gastrulasyon (basit bir hücre kümesinin gerçek vücut yapılarına dönüşmeye başladığı kritik gelişim aşaması) sırasında embriyoları gözlemleyerek iki farklı hücre grubu tespit etti.

Bir hücre grubu yalnızca beynin ön kısmını oluşturmak üzere programlanmışken, diğeriyse sadece arka kısmını oluşturmaya adanmıştı. Daha ileri analizler, bu iki grup içindeki genetik talimatların tamamen farklı şekillerde gruplandığını ve böylece birbirleriyle asla kesişmeyen ayrı yollara yönlendirildiklerini gösterdi.

Stanford Üniversitesi'nde gelişim biyolojisi alanından Doç. Dr. Kyle Loh şöyle diyor: 

Beynin tek bir organ olması muhtemelen daha verimli olurdu ancak beyni iki ayrı parça halinde üreten bu kadim yönteme bağımlıyız.

Araştırmacılar, tıpkı denizanasının vücudunun farklı bölgelerinde ayrı sinir ağları bulunması gibi, uzak evrimsel tarihte bu iki sistemin, ilkel hayvanlarda ayrı fiziksel konumlarda var olduğuna inanıyor.

Kafatasının tabanında yer alan arka beyin, vücudun otomatik kontrol merkezi görevini üstleniyor ve kalp atış hızı, solunum ve uyku döngüleri gibi hayati fonksiyonları yönetiyor.

Orta beyin ve ön beyin ise dil, mantık ve soyut muhakeme gibi üst düzey düşünme süreçlerini yürütüyor.

Ayrı kökenlere sahip olmalarına rağmen bu iki sistem mükemmel bir uyum içinde entegre olarak günlük görevleri yerine getiriyor.

Araştırmacıların, insanlarla uzak bir ortak ataya sahip deniz canlıları Enteropneusta'da da aynı ikili sistem yapısını saptaması, bu iki parçalı tasarımın en az 500 milyon yıl öncesine dayandığına işaret ediyor.

Nature Neuroscience'ta yayımlanan bulgular, tıbbi araştırmalar açısından önemli bir dönüm noktası.

Arka beyin hücrelerinin nasıl benzersiz bir şekilde oluştuğuna dair bilgiyle donanan ekip, laboratuvarda ilk kez insan kök hücrelerini işlevsel arka beyin motor nöronlarına dönüştürmeyi başardı.

Bu özel sinir hücrelerinin üretilebilmesinin, özellikle arka beyindeki motor nöronları hedef alıp yok eden amyotrofik lateral skleroz (ALS) ve spinal musküler atrofi (SMA) gibi ölümcül nörodejeneratif hastalıklara yönelik araştırmaları büyük ölçüde hızlandırması bekleniyor.

Jokhai, "Petri kabında kök hücrelerden çok sayıda insan arka beyin motor nöronu yaratabilmemiz, bu hastalıkların modellenmesinde yeni bir yaklaşım sunuyor" diyor.

Bir gün çok sayıdaki nörodejeneratif hastalıktan etkilenen kişilere rejeneratif tedaviler sunabilmeyi umuyoruz.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Yapay zeka tartışmasına Amazon da katıldı: "Güçlü önlemlere ihtiyaç var"

9 Aralık 2024'te Almanya'nın batısındaki Horn-Bad Meinberg'de, çevrimiçi perakende devi Amazon'un bir dağıtım merkezinin önünde "Dur" yazılı trafik tabelası görülüyor (AFP)
9 Aralık 2024'te Almanya'nın batısındaki Horn-Bad Meinberg'de, çevrimiçi perakende devi Amazon'un bir dağıtım merkezinin önünde "Dur" yazılı trafik tabelası görülüyor (AFP)
TT

Yapay zeka tartışmasına Amazon da katıldı: "Güçlü önlemlere ihtiyaç var"

9 Aralık 2024'te Almanya'nın batısındaki Horn-Bad Meinberg'de, çevrimiçi perakende devi Amazon'un bir dağıtım merkezinin önünde "Dur" yazılı trafik tabelası görülüyor (AFP)
9 Aralık 2024'te Almanya'nın batısındaki Horn-Bad Meinberg'de, çevrimiçi perakende devi Amazon'un bir dağıtım merkezinin önünde "Dur" yazılı trafik tabelası görülüyor (AFP)

Anthony Cuthbertson Teknoloji Editör Yardımcısı @ADCuthbertson 

Amazon, yapay zeka modellerinin yeterli güvenlik önlemleri alınmadan kamuya sunulmaması gerektiğini belirtti.

Çevrimiçi perakende devi, yapay zeka araştırmacılarının son günlerde dikkat çektiği türden zararları önlemek için "titiz testler ve sağlam güvenlik önlemleri" hayata geçirme çağrısında bulundu.

Anthropic CEO'su Dario Amodei ve OpenAI CEO'su Sam Altman da dahil, yapay zeka sektörünün önde gelen isimleri, deneysel modellerin diğer şirketlere saldırılar düzenlemesinin ardından bu alandaki çalışmaların yavaşlatılması çağrısı yapıyor.

Bir Amazon sözcüsü de yapay zeka geliştirme çalışmalarını tamamen durdurmadan uygun koruma önlemlerinin belirlenip uygulanması gerektiğini söyledi.

Amazon sözcüsü, "Bunu ilerlemeyle güvenlik arasında yapılacak bir seçim olarak görmüyoruz. Modeller, kullanıma hazır ve güvenli olduklarında piyasaya sürülmeli; bu da titiz testler ve güçlü güvenlik önlemleriyle sağlanabilir" dedi.

Bu adımlar hep birlikte atılmazsa riskler ortaya çıkar ve sektör olarak hükümetle işbirliği içinde doğru koruma önlemlerini alacağımıza inanıyoruz.

Yapay zeka halihazırda müşterilere gerçek bir değer katıyor, bu yüzden bu meseleyi doğru düzgün yürütmek önem arz ediyor.

Anthropic'te çalışan bir araştırmacının geçen hafta şirketten istifa ederek "Yapay zekayı geliştirenler, bu teknolojinin 2030'a kadar hepimizi öldürebileceğine içtenlikle inanıyor" uyarısında bulunmasının ardından, yapay zeka şirketleri ürünleriyle ilgili giderek daha çok mercek altına alınıyor.

Araştırmacı, "Başka hiçbir insan faaliyeti bu düzeyde bir tehlike yaratmıyor" diye eklemişti.

Sivil eylem grubu PauseAI UK'in 16 Eylül 2026'da Londra'nın merkezindeki Downing Street önünde düzenlediği bir "acil durum protestosuna" katılanlar pankartlar ve bir afiş tutuyor (AFP)
Sivil eylem grubu PauseAI UK'in 16 Eylül 2026'da Londra'nın merkezindeki Downing Street önünde düzenlediği bir "acil durum protestosuna" katılanlar pankartlar ve bir afiş tutuyor (AFP)

Anthropic'in mevcut yapay zeka güvenliği sorumlusu Evan Hubinger da bu iddiaları destekleyerek yüzde 10 ihtimalle yapay zekanın önümüzdeki 10 yıl içinde "tüm insanları öldürebileceğini" düşündüğünü belirtmişti.

Buna yanıt olarak Anthropic'ten Dario Amodei, "İlerlemeyi yavaşlatmalıyız" başlıklı bir makale yayımlamıştı.

Amodei, "Yapay zeka birtakım riskleri beraberinde getiriyor ve son derece güçlü bir teknoloji olduğu için bu riskler ciddi" diye yazmıştı.

Bunlar arasında yapay zeka sistemleri üzerindeki kontrolün kaybedilmesi riski, siber saldırılar ve biyoterörizm amacıyla yapay zekanın kötüye kullanılması ve ciddi ekonomik aksaklıklar yer alıyor. Ticari teşviklerin körüklediği bir dibe doğru yarış, bu riskleri daha da artırabilir.

Yavaşlama çağrıları sektörde geniş destek bulsa da ABD Başkanı Donald Trump'ın direnişiyle karşılaşmıştı. Trump, her türlü düzenleyici güvenlik kuralının ABD'nin yapay zeka yarışında Çin'in gerisine düşmesine yol açacağını savunmuştu.

Independent Türkçe,independent.co.uk/tech