OpenAI’den metin komutlarından video oluşturma hizmeti: Sora

1080p kalitesindeki videoların uzunluğu 1 dakika.

Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)
Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)
TT

OpenAI’den metin komutlarından video oluşturma hizmeti: Sora

Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)
Sora modeli 1080p çözünürlükte film benzeri sahneler oluşturabiliyor. (Open AI)

OpenAI'nin yeni Sora teknolojisi, yapay zeka dünyasında, özellikle de metni videoya dönüştürme alanında olağanüstü bir sıçramayı temsil ediyor. Video içeriği oluşturmada yeni bir çağ başlatmak üzere tasarlanan bu yenilikçi teknoloji, basit metin talimatlarıyla bir dakikaya kadar uzunlukta son derece gerçekçi ve yaratıcı videolar oluşturulmasına olanak sağlıyor. Bu yeteneği sayesinde Sora, yapay zekanın dijital medya yaratımında devrim yaratma potansiyeli açısından oldukça ileri seviye bir örnek teşkil ediyor.

Örneğin, Sora'ya şu paragraf veriliyor:

"Zarif bir kadın, sıcak neon ışıkları ve hareketli şehir tabelalarıyla dolu bir Tokyo caddesinde yürümektedir. Siyah deri bir ceket, uzun kırmızı bir elbise, siyah ayakkabılar giyiyor ve siyah bir cüzdan taşıyor. Güneş gözlüğü takıyor ve ruj sürüyor. Kendinden emin ve rahat bir şekilde yürüyor. Sokak nemli ve yansıtıcı, renkli ışıklar ayna etkisi yaratıyor. Etrafta yürüyen bir sürü yaya var."

Sonuç ise bu (OpenAI internet sitesinden):

Yenilikçi yetenekler ve zorluklar

Sora, birden fazla karakter, belirli eylem türleri ve ayrıntılı senaryolar içeren karmaşık sahneler oluşturabiliyor. Tüm bunları yaparken bir kullanıcının komut istemindeki nüansları anlayabiliyor. Dikkat çeken bir özellik de Sora'nın tüm videoyu bir kerede oluşturabilmesi ve böylece özneler görüş alanından çıktığında görünümde meydana gelen değişiklikler gibi tutarsızlıkları ortadan kaldırmasında kendini gösteriyor.

Ancak modelin zayıf yönleri de yok değil. Örneğin, bir kişi elmadan bir ısırık alırken fotoğraflanabilir ancak ısırık izi artık elmanın üzerinde görünmeyebilir. Sora ayrıca sol ve sağı ayırt edememek gibi uzamsal ayrıntılar ve yönlerle başa çıkmakta veya belirli bir kamera yoluna bağlı kalmak gibi zaman içinde gelişen sahnelerin olaylarını tanımlamakta zorluk çekebilir.

Sora'nın tekniğiyle elde edilen sonuçlara bir başka örnek de kendisinden özellikle istenen bu paragrafı videoya çevirmesi (OpenAI internet sitesinden:

"Kamera doğrudan İtalya'nın Burano kentinin renkli binalarına bakıyor. Sevimli bir Dalmaçyalı köpek zemin kattaki bir binanın penceresinden bakıyor. Birçok insan binaların önündeki kanal sokaklarında yürüyor ve bisiklete biniyor."

Araştırma ve geliştirme teknolojileri

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Sora, GPT modellerine benzer şekilde sıralı verileri işlemek için kullanılan derin öğrenme mimarisi türlerini kullanarak büyük miktarda veriyi verimli bir şekilde işlemesine olanak tanıyor. Model, videoları ve görüntüleri GPT'deki belirteçlere benzer şekilde veri yamaları kümeleri olarak temsil ederek çeşitli görsel veriler üzerinde eğitilmesine olanak tanır. Veri temsilinin bu şekilde birleştirilmesi sayesinde Sora'nın teknolojisi, süre, doğruluk ve diğer özellikleri daha önce hiç olmadığı kadar verimli bir şekilde ele almasını sağlıyor. Sora ayrıca DALL-E ve GPT modelleri üzerine yapılan araştırmalara dayanıyor ve görsel eğitim verileri için son derece açıklayıcı başlıklar oluşturmak için DALL-E 3'ün geri alma teknolojisini kullanıyor. Bu sayede kullanıcının metin talimatlarını daha doğru bir şekilde takip eden videolar oluşturuluyor. Model ayrıca hareketsiz görüntüleri canlandırabilir veya mevcut videoları ayrıntılara dikkat ederek genişletebilir ve gerçek dünya uygulamalarındaki çok yönlülüğü ve potansiyeli gösterebilir.

Güvenlik ve etik hususlar

Güvenlik ve etiğin öneminin farkında olan OpenAI, Sora'nın ürünlerine entegre edilebilmesi için birçok önemli adım attı. Şirket, X platformundaki bir paylaşımında, şirket içinde yanlış bilgilendirme, nefret içeriği ve önyargı gibi alanlarda uzmanlaşmış bir ekip olan Red Team üyeleriyle iş birliği yaparak, Sora tarafından oluşturulan videoları tanımlayabilen bir sınıflandırma aracı geliştirildiğini bildirdi.

Katılım ve gelecek beklentileri

OpenAI, endişeleri anlamak ve Sora için olumlu kullanım durumlarını belirlemek için küresel çapta politikacılar, eğitimciler ve sanatçılarla etkileşim kurmayı planlıyor. Kapsamlı araştırma ve testlere rağmen, potansiyel faydalı ve zararlı kullanımların tamamı bilinmiyor. OpenAI, zaman içinde daha güvenli yapay zeka sistemleri yaratmada kritik bir unsur olarak gerçek dünya kullanarak öğrenmenin önemine inanıyor.

Sora, yapay zekanın gerçek dünyayı anlama ve simüle etme becerisinde büyük bir ilerlemeyi temsil ediyor ve genel yapay zekaya (AGI) ulaşma yolunda kritik bir adımı işaret ediyor. Sora'nın geliştirilmesi sadece ilgi çekici video içeriği oluşturma potansiyelini göstermekle kalmıyor, aynı zamanda yapay zeka araştırma ve uygulamalarında devam eden zorlukları ve sorumlulukları da vurguluyor.



SpaceX, 6 aylık görev için 4 astronotu uzaya gönderdi

NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)
NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)
TT

SpaceX, 6 aylık görev için 4 astronotu uzaya gönderdi

NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)
NASA'nın SpaceX Crew-13 mürettebatı üyeleri CSA (Kanada Uzay Ajansı) astronotu Joshua Kutryk, NASA astronotları Luke Delaney'yle Jessica Watkins ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov, 1 Ekim'de Florida'daki Cape Canaveral'dan yapılan fırlatma öncesinde (Reuters)

4 kişilik mürettebatı Uluslararası Uzay İstasyonu'na (UUİ) götüren SpaceX roketi perşembe günü Cape Canaveral'dan fırlatıldı.

Fırlatmanın aslında geçen ay gerçekleşmesi planlanıyordu ancak bu, SpaceX'in Dragon uzay aracındaki sızıntı nedeniyle ertelenmişti.

Perşembe günü Florida'daki Cape Canaveral Uzay Kuvvetleri Üssü'nün 40 numaralı Uzay Fırlatma Kompleksi'nden havalanan Crew-13 mürettebatı, daha sonra UUİ'ye kenetlendi.

Uzay aracında NASA astronotları Jessica Watkins ve Luke Delaney, Kanada Uzay Ajansı (CSA) astronotu Joshua Kutryk ve Roskosmos kozmonotu Sergey Teteryatnikov vardı.

Kutryk, fırlatma öncesinde "Dünyanın en şanslı insanlarından olduğumuzu düşünüyoruz" dedi. Eşinin gelecek ay doğum yapması beklenen Kanadalı astronot, Dünya yörüngesindeyken baba olacak 4. kişi olacak.

NASA yöneticisi Dana Weigel, "6 ay içinde pek çok hayati değişiklik yaşanabilir" diyerek Kutryk'in yörüngedeyken ailesiyle ilgili gelişmelerden haberdar edileceğini ekledi.

UUİ'deki 6 aylık görevde mürettebat, alçak Dünya yörüngesinin ötesindeki insanlı keşiflere hazırlanmak amacıyla yörüngedeki laboratuvarda yeni araştırmalar yürütecek.

NASA, "Görev boyunca Crew-13 ekibinin, Dünya’daki insanlığa fayda sağlayacağı gibi, gelecekteki Ay ve Mars görevlerinde de kullanılacak araştırma ve teknolojiyi geliştirmek için çeşitli bilimsel deneyler yapması planlanıyor" ifadelerini kullandı.

[Özel sektörle] yapılan bu işbirliği, alçak Dünya yörüngesine ve uzay istasyonuna daha fazla kişinin, daha fazla bilimin ve daha fazla ticari fırsatın erişimini sağlıyor.

Bu, dün 13 saatlik bir süre içinde planlanan üç SpaceX fırlatmasından biriydi. Diğer bir Falcon 9 roketi, Kaliforniya'daki Vandenberg Uzay Kuvvetleri Üssü'nden kalkarken, bir Falcon Heavy roketi ise gece yarısından hemen önce Cape Canaveral'dan fırlatıldı.

Crew-13 görevini taşıyan aracın uzay istasyonuna kenetlenmesi, NASA'nın internet sitesinde canlı yayımlandı.

Independent Türkçe


Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
TT

Kaliforniya'daki inşaat işçileri 40 milyon yıllık hayvan kemikleri keşfetti

Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)
Kaliforniya'nın güneyindeki ekipler, bu antik memeliye ait olabilecek kemikleri ortaya çıkardı (Roger Witter/NPS)

Julia Musto Bilim ve İklim Muhabiri 

Kaliforniya'da bir altyapı projesinde çalışan ekipler bu ay, 40 milyon yıl önce bölgenin eski taşkın ovalarında yaşamış büyük, toynaklı bir memelinin fosilleşmiş kemiklerini ortaya çıkarınca şaşkına döndü.

Oceanside Belediyesi projesinin rutin izleme çalışmaları sırasında bu keşfi yapan paleontolog Dr. Joseph El Adli'ye göre bulgular arasında birkaç kaburga kemiği, bir uyluk kemiği ve "gök gürültüsü canavarı" diye de bilinen bir brontotere ait olabilecek diğer kol-bacak kemikleriyle parçaları bulunuyor.

Belediye çarşamba günü yaptığı açıklamada, yaprak yiyen brontoterlerin boyut açısından fille yarıştığını ve genellikle burunlarında Y şeklinde bir boynuz bulunduğunu belirtti.

Adli'ye göre bir diğer alternatif ise kemiklerin otobur bir amynodonta ait olması: Boynuzsuz, su aygırı şeklindeki bu "bataklık gergedanının" köpek dişlerinin olması gereken yerde fildişleri var.

Her iki Kuzey Amerika türü de "tek toynaklı" memeliler olan Perissodactyla takımına ait. Bir takımda, birbiriyle yakından ilişkili hayvan familyaları yer alıyor.

İşçiler, San Diego ilçesinin kuzeybatısı boyunca uzanan kalın kaya tabakası Santiago Formasyonu'nun yaklaşık 3,5 metre derinliğinde fosilleri keşfetti.

Bu formasyon, dinozorların yok olmasından sonra gelen ve memelilerin büyük boyutlara evrimleştiği Eosen dönemine dayanıyor.

Şehirde daha önce bulunan fosiller de aynı döneme tarihlenmişti.

Belediye basın açıklamasında, "Çevredeki kayaların bilinen yaşı ve bu birimde bulunan organizma türlerine dayanarak paleontologlar, fosillerin 40 ila 45 milyon yaşında olduğunu ve Uintan Kuzey Amerika Kara Memelileri Çağı'na ait olduğunu tahmin ediyor" ifadelerini kullandı.

İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)
İşçilerin yaklaşık 3,5 metre derinlikte bulduğu fosiller arasında bir uyluk kemiği ve diğer kol-bacak kemikleri de var (Oceanside Belediyesi/Facebook)

Birkaç tonluk çamurtaşının altındaki kemikler bir hafta boyunca açıkta bırakıldıktan sonra alçıdan bir kalıba yerleştirilerek kazı alanı dışındaki ısı kontrollü bir laboratuvara güvenli şekilde nakledildi.

Kemikler, alçı kalıptan çıkarılıp, temizlenip, müze kalitesinde yapıştırıcı ve reçinelerle sertleştirilip önümüzdeki haftalarda incelendikten sonra müzeye gönderilecek.

Belediye, "İçine gömülü olduğu kayadan tamamen çıkarıldıktan sonra kemikler üzerinde yapılacak daha ayrıntılı incelemeler, paleontologların Oceanside'da keşfedilen fosilin kesin kimliğini belirlemesine olanak sağlayacaktır" dedi.

Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)
Kemikler, onları çevreleyen alçı kalıptan ve kayadan çıkarıldıktan sonra yapıştırıcılar ve reçine kullanılarak sertleştirilecek (Oceanside Belediyesi/Facebook)

İşçiler ayrıca, bu fosillerin hangi hayvana ait olduğunu kesinleştirmeyi sağlayabilecek kafatası gibi başka kemikler arıyor.

Belediyeye göre birkaç blok hâlâ trafiğe kapalı. Kazı alanının bütünlüğünü korumak amacıyla bulguların yeri paylaşılmıyor.

Brontoter ve amynodontlar daha önce Oregon'daki Hancock Memeli Ocağı da dahil Kuzey Amerika'nın çeşitli yerlerinde bulunmuştu. Bu memelilere ait kafatasları, Kimberly'deki John Day Fosil Yatakları Ulusal Anıtı'nın ziyaretçi merkezinde sergileniyor.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
TT

Tarihte tam maraton koşan ilk robot, yeni nesil teknolojilerin önünü açıyor

Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)
Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'na katılan RAIBO2 (KAIST)

Tarihte ilk tam maratonu koşan robotu geliştiren araştırmacılar bulgularını açıkladı.

RAIBO2 adlı robot, Kasım 2024'te Güney Kore'de düzenlenen Sangju Kuru Hurma Maratonu'nun 42 bin 195 km'lik tam parkurunu 4 saat 20 dakikadan biraz daha kısa sürede tamamlamıştı. İlk kez böyle bir robot bu mesafeyi tamamlamış ve bataryasının değiştirilmesine gerek kalmamıştı.

Bilim insanları, dünyada ilk olma özelliği taşıyan bu başarıyı, diğer robotların uzun mesafelerde çalışmasını sağlayabilecek ve teknolojiyi daha işlevsel amaçlar için kullanılabilir hale getirecek faydalı bulgulara dönüştürdüklerini söylüyor.

Araştırmacılar, robotun öneminin sadece maraton koşma yeteneğiyle sınırlı olmadığını belirtiyor. Son zamanlarda makinelerin çeşitli ortamlarda kullanılmasına yönelik artan ilgi, robotların koşu hızlarında ve zorlu koşullarda hareket etme yeteneklerinde çığır açıcı gelişmelere neden oldu. Ancak araştırmacılar, çok fazla güç harcamadan, aşırı ısınmadan, bataryası tükenmeden veya dengesizleşmeden uzun süre çalışabilen bir robot üretmeyi mümkün kılmanın da en az bunun kadar önemli olduğunu söylüyor.

Araştırmacılar, bu soruna daha büyük bataryalar veya daha verimli motorlar gibi tek tek bileşenler üzerinden yaklaşmak yerine, onu "bütünsel robot sistemi sorunu" olarak ele aldı. Dört ayaklı robotlar bacaklarını hareket ettirirken vücutlarının çeşitli kısımlarından enerji kaybettiği için bu tür çetin görevleri üstlenebilecek bir robot geliştirmek, bütün tasarımını optimize etmek anlamına geliyor.

Ekip, tasarımın işe yaradığından emin olmak için maraton boyunca robotla birlikte koştu ve voltaj, sıcaklık ve batarya durumunun yanı sıra diğer verileri de kaydetti. Robot ayrıca resmi bir katılımcı olarak kaydedildi ve yolculuğu boyunca görüntülendi.

Araştırmacılar bu tek robot araştırmasından elde edilen verileri, seri üretime uygun ve endüstriyel ortamlarda kullanılabilecek bir ürüne dönüştürmeyi umuyor. RAIBO2 robotu elle tasarlanıp üretildi ancak onu gerçek bir ürüne dönüştürmek için tasarımın birden fazla robotta güvenle kullanılabilir hale getirilmesi ve zorlu endüstriyel ortamlarda da güvenilirliğinin sağlanması gerekecek.

Robotun geliştirildiği Kore İleri Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden (KAIST) Jemin Hwang, "Bu çalışma, dört ayaklı bir robotun ne kadar uzağa koşabileceğini göstermenin ötesine geçiyor" diyor.

Hem yüksek hareket performansı hem de enerji verimliliği elde etmek için robotun tamamının nasıl tasarlanması gerektiğini gerçek maraton verilerini kullanarak gösterdik. Laboratuvarda elde edilen dünya standartlarındaki performansı, endüstriyel ortamlarda herkesin güvenle kullanabileceği ürünlere taşıyacağız.

Çalışma, hakemli dergi Nature'da yayımlanan "A quadruped robot designed to complete a marathon on a single battery charge" (Tek bir batarya şarjıyla maratonu tamamlamak üzere tasarlanmış dört ayaklı robot) başlıklı yeni makalede aktarılıyor.

Independent Türkçe