‘Daha fazla robot’... Çin’in geleceğe yönelik stratejisi

Çin hükümeti, yerel şirketleri insansı robotlar geliştirmeleri için teşvik ediyor. (Reuters)
Çin hükümeti, yerel şirketleri insansı robotlar geliştirmeleri için teşvik ediyor. (Reuters)
TT

‘Daha fazla robot’... Çin’in geleceğe yönelik stratejisi

Çin hükümeti, yerel şirketleri insansı robotlar geliştirmeleri için teşvik ediyor. (Reuters)
Çin hükümeti, yerel şirketleri insansı robotlar geliştirmeleri için teşvik ediyor. (Reuters)

Çin’de doğum oranı tarihinin en düşük seviyesine geriledi. Bu durumun, önümüzdeki on yıllarda ülkede iş gücünün daralması ve emekli nüfusun artmasıyla birlikte ciddi bir ekonomik sarsıntı riskini artırdığı bildirildi. ABD merkezli yayın kuruluşu CNN’in haberine göre, demografik gerileme uzun vadeli büyüme üzerinde baskı oluşturabilir.

Geçen ay yayımlanan veriler, Çinli yetkililerin doğumları teşvik etmek amacıyla devreye aldığı bir dizi politikanın henüz istenen sonucu vermediğini ortaya koydu. Nakit yardımlar, vergi indirimleri ve evliliği kolaylaştıran yeni yasal düzenlemelere rağmen düşüş eğilimi sürüyor. Haberde, Pekin yönetiminin bu tablo karşısında alternatif bir çözüm arayışına yöneldiği ve seçenekler arasında robot teknolojilerinin de bulunduğu belirtildi.

sxdfrg
Ziyaretçiler, insansı robotlara adanmış ilk ‘4S’ mağazası olarak tanımlanan Pekin Robot Alışveriş Merkezi’nde bir robotu izliyor. (AP)

Şarku’l Avsat’ın CNN’den aktardığına göre Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, uzun süredir ülkenin imalat sektörünü modernize etmeye yönelik çalışmalara öncülük ediyor. Bu adımlar, Pekin yönetiminin Çin’i ileri teknoloji alanında kendi kendine yeten bir güç haline getirme hedefinin parçası olarak değerlendiriliyor. Söz konusu yönelim, nüfus yapısındaki dengesizliği giderme çabalarıyla da eş zamanlı ilerliyor. Uzmanlara göre bu sorunun çözülememesi halinde emeklilik sisteminin çökmesi, hane halkı için sağlık harcamalarının artması, verimliliğin düşmesi ve buna bağlı olarak kamu kurumlarına duyulan güven ile ekonomik çıktının aynı anda gerilemesi riski bulunuyor.

Hong Kong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (HKUST) bünyesinde görev yapan demografi uzmanı Stuart Gietel-Basten, Çin’in son 20-30 yılda izlediği yaklaşımı sürdürmesi halinde, nüfus yapısı ile ekonomik sistem arasındaki uyumsuzluk nedeniyle büyük bir krizle karşı karşıya kalabileceğini belirtti. Gietel-Basten, bu durumun neden sürdürüldüğünün sorgulanması gerektiğini ifade etti.

Uzmanlar, Çin’in süreci etkin biçimde yönetmesi halinde yapay zekâya yönelimin ve eş zamanlı diğer politikaların, demografik değişimlerin ekonomik büyüme üzerindeki olumsuz etkilerini en azından önümüzdeki birkaç on yıl boyunca önemli ölçüde sınırlayabileceğini değerlendiriyor.

Ancak kısa vadede istihdam kayıplarına yol açabilecek ve uzun vadede çalışma biçimlerini dönüştürebilecek ileri teknolojiye geçiş sürecinin yönetimi, dünya genelindeki hükümetler için ciddi bir sınama olarak görülüyor. Nüfusu 1,4 milyarı bulan ve büyümesini on yıllar boyunca geniş iş gücüne dayandıran Çin’de bu sürecin riskleri daha da belirginleşiyor. Ekonomik istikrarı meşruiyetinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkaran iktidardaki Çin Komünist Partisi açısından da sürecin hassasiyet taşıdığı ve önümüzdeki on yıl içinde Çin’i ‘orta düzeyde gelişmiş bir ülke’ konumuna yükseltme hedefiyle bağlantılı olduğu belirtiliyor.

dcfrrf
Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen bir sergide Ay Yeni Yılı vesilesiyle eğlence gösterileri sergileyen robotlar (AP)

Uzmanlar, Pekin yönetiminin bugün atacağı adımların yalnızca ülke ekonomisi üzerinde değil, küresel ekonomi ve gelecek nesiller üzerinde de uzun vadeli etkiler doğuracağını belirtiyor. Bu sürecin yalnızca doğum oranlarındaki düşüşü durdurma çabasıyla sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor.

Hong Kong Üniversitesi’nde (HKU) ekonomi profesörü olan Guojun He, Çin’in robotik sistemler, dijital dönüşüm ve yapay zekâ yoluyla iş gücü verimliliğinde sürdürülebilir artış sağlayabilmesi halinde, fabrika işçi sayısı azalırken sanayi üretimini koruyabileceğini, hatta artırabileceğini ifade etti.

Guojun He, teknolojinin daralan iş gücünün ekonomik etkilerini, özellikle imalat sektöründe, önemli ölçüde hafifletebileceğini ancak tamamen ortadan kaldıramayacağını söyledi.

Haberde ayrıca söz konusu etkilerin sektörden sektöre farklılık göstereceği ve etkili sonuçlar alınabilmesi için eğitimden sosyal güvenliğe kadar uzanan bütüncül bir politika setine ihtiyaç duyulacağı vurgulandı.

Robot devrimi

Uluslararası Robotik Federasyonu verilerine göre Çin, 2024 itibarıyla dünyadaki kurulu endüstriyel robotların yarısından fazlasına ev sahipliği yaparak küresel ölçekte en büyük pazar konumunda bulunuyor.

Ülke genelinde robot kolları; kaynak, boyama ve montaj işlemlerini tam otomatik üretim hatlarında eş zamanlı biçimde yürütüyor. Bazı tesislerde ise ‘karanlık fabrika’ olarak adlandırılan ve aydınlatma için elektrik harcanmasına gerek duyulmayan üretim modelleri uygulanıyor.

Yüksek teknoloji seviyesi sayesinde Çinli fabrikalar gelişmiş elektrikli araçlar ve güneş panellerini büyük hacimlerde ve düşük maliyetle üretebiliyor. Bu durumun, ülkenin dış ticaret fazlasının artmasına katkı sağladığı belirtiliyor.

Pekin yönetimi, insansı robotlar alanına da güçlü biçimde yatırım yapıyor. Ülkede 140’tan fazla şirketin, devlet destekli programlar kapsamında bu alanda çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor. Şu ana kadar insansı robotlar daha çok Çin’in teknolojik iddiasını yansıtan gösterilerle gündeme geldi; televizyon ekranlarında toplu dans performanslarında ve tanıtım amaçlı boks karşılaşmalarında sergilendi.

Bununla birlikte bazı modellerin montaj hatlarında, lojistik merkezlerinde ve bilimsel laboratuvarlarda denendiği bildiriliyor. Geliştiriciler, söz konusu robotların halen geliştirme aşamasında olduğunu ancak taşıma, ayrıştırma ve kalite kontrol gibi görevlerde insan verimliliğine yaklaşmaya başladığını belirtiyor.

cdsvfd
Çin’deki insansı robotlar (Reuters)

Tüm bu adımlar, Çin’in ileri teknoloji çağında ve artan işçilik maliyetleri karşısında rekabet avantajını koruma hedefinin parçası olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, 2015 yılında ilan edilen ‘Made in China 2025’ planında ortaya konmuştu. Aynı yıl Pekin yönetimi, on yıllar boyunca uygulanan ve tartışmalara yol açan tek çocuk politikasını da sona erdirme kararı almıştı.

Nüfus artış hızındaki düşüşün yaklaşan etkilerinin söz konusu sanayi politikasının temel motivasyonu olup olmadığı netlik taşımamakla birlikte, Çin’de bazı çevreler robotik ve yapay zekâ teknolojilerini bu demografik baskının olumsuz sonuçlarını hafifletebilecek araçlar olarak değerlendiriyor.

Yaşlanan nüfus

Resmî vizyon, robotların yalnızca fabrika işçisi olarak değil, aynı zamanda 60 yaş üstü nüfusa bakım hizmeti sunan destek unsurları olarak da kullanılmasını öngörüyor. Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre hâlihazırda nüfusun yüzde 23’ünü oluşturan bu yaş grubunun oranının 2100 yılına kadar yüzde 50’yi aşması bekleniyor.

Yaşlı bakım sistemlerinin genişletilmesine yönelik aciliyet, geçmişte uygulanan tek çocuk politikasının mirasıyla daha da artıyor. Bu politika, ebeveyn bakım sorumluluğunu kardeş paylaşımı olmaksızın tek başına üstlenmek durumunda kalacak bir ‘tek çocuk’ kuşağının ortaya çıkmasına yol açtı.

Son yayımlanan hükümet yönergelerinde, yaşlı bakım hizmetlerinin iyileştirilmesi amacıyla insansı robotlar ve yapay zekâ teknolojilerinin geliştirilmesi çağrısı yapıldı. Ayrıca beyin-bilgisayar arayüzleri, dış iskelet robotları ve fiziksel kapasitesi azalan yaşlılara destek sağlayacak yardımcı ekipmanların geliştirilmesi de öncelikler arasında yer aldı.

Devlet medyası ise insansı robotların yaşlılara 7 gün 24 saat bakım desteği sunabilecek şekilde yaygınlaştırılmasına yönelik hedefleri düzenli olarak gündeme taşıyor. Bu yayınların, kamuoyunda söz konusu teknolojilere yönelik kabulü artırmayı amaçladığı değerlendiriliyor.

Devlet destekli emeklilik sistemi de öne çıkan kaygılar arasında yer alıyor. Çok sayıda yaşlı Çinlinin dayandığı bu sistemin, nüfusun hızla yaşlanması ve ek reformların yapılmaması halinde açık veren bir yapıya dönüşebileceği öngörülüyor.

Ancak özellikle demografik gerilemenin daha da derinleşmesinin beklendiği yüzyılın ikinci yarısında, yalnızca baskı altındaki emeklilik sisteminin değil, ekonominin genel seyrinin nasıl şekilleneceği konusunda belirsizlik sürüyor.

Uzmanlar, teknolojik dönüşümün iş gücü üzerindeki etkilerine de dikkat çekiyor. Bir ülkede verimliliğin artmasının her zaman istihdamın artacağı anlamına gelmediği; bunun, daha az sayıda çalışanın daha fazla üretim yapması sonucunu doğurabileceği belirtiliyor.

Çin’in hâlihazırda bazı sektörlerde iş gücü açığı, bazı sektörlerde ise işsizlikle karşı karşıya olduğu ifade ediliyor. Teknoloji destekli verimlilik artışının uzun vadede ekonomik istikrarı destekleyebileceği, ancak kısa vadede iş gücü piyasasındaki dengesizlikleri artırabileceği değerlendiriliyor.

Yapay zekâ ve robot teknolojilerinin Çin’de kaç kişiyi işinden edebileceğine ilişkin tahminler farklılık gösteriyor. Bununla birlikte bazı yerel uzmanlar, bu teknolojilerin imalat sektörünün yaklaşık yüzde 70’ini etkileyebileceğini öne sürüyor.

Geçen ay yetkililer, söz konusu teknolojilerin hızla benimsenmesinin istihdam üzerindeki etkilerini hafifletmek amacıyla bir dizi politika tedbirinin hayata geçirileceğini açıkladı.

Genel olarak uzmanlar, teknolojinin tek başına yeterli olmadığını; doğum oranlarını teşvik eden politikalarla birlikte ele alınacak kapsamlı bir önlem paketinin, Pekin yönetiminin artan demografik dönüşümün ekonomik ve toplumsal etkilerini hafifletmesinde belirleyici olacağını vurguluyor.



Çin, ABD’ye meydan okudu: Yapay zeka küresel işbirliğiyle geliştirilmeli

Şi Cinping, yeni yapay zeka girişiminin "Küresel Güney'in çağrılarına yanıt verdiğini" söyledi (Reuters)
Şi Cinping, yeni yapay zeka girişiminin "Küresel Güney'in çağrılarına yanıt verdiğini" söyledi (Reuters)
TT

Çin, ABD’ye meydan okudu: Yapay zeka küresel işbirliğiyle geliştirilmeli

Şi Cinping, yeni yapay zeka girişiminin "Küresel Güney'in çağrılarına yanıt verdiğini" söyledi (Reuters)
Şi Cinping, yeni yapay zeka girişiminin "Küresel Güney'in çağrılarına yanıt verdiğini" söyledi (Reuters)

Çin, Dünya Yapay Zeka İşbirliği Örgütü'yle (WAICO) ABD'nin bu sektördeki hakimiyetine meydan okudu.

Rusya, Brezilya, Küba, Venezuela, Pakistan, Kazakistan ve Endonezya'nın da aralarında bulunduğu 29 ülkenin temsilcileri, Şanghay'da dün bir araya gelerek WAICO'nun kuruluşu için imza attı.  

Çin'in kamu yayıncısı Çin Merkez Televizyonu'nun analizinde Pekin yönetiminin yapay zeka alanında "yeni bir düzen kurmayı hedeflediği" belirtildi. Bu düzende "tüm insanlığın gücünün bir araya getirilmesiyle açık kaynaklı bir yapay zeka ekosistemi oluşturulacağı" vurgulandı.

Çin lideri Şi Cinping, bugün Şanghay'da düzenlenen Dünya Yapay Zeka Konferansı'ndaki konuşmasında, açık kaynaklı yapay zekanın "tarihi bir fırsat" sunduğunu söyleyerek, bunun teknolojiye erişimdeki adaletsizlikleri ortadan kaldıracağını savundu.

ABD'nin adını anmasa da rakibinin bu sektördeki hakimiyetine kolektif bir çıkışla meydan okuduklarını ima etti:

Yapay zeka geliştirme, bir ülkenin tek başına sergilediği bir performans değil, küresel işbirliğinin senfonisi olmalıdır.

WAICO'nun kuruluşu için düzenlenen imza törenine ve bugünkü konferansa katılanlar arasında Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de vardı.

Şi, yapay zekanın "güvenli ve kontrol edilebilir" olmasını sağlamak için BM çerçevesinde işbirliği çağrısında bulundu. Bu teknolojiye dayalı otonom sistemlerin potansiyel tehlikelerine dikkat çekerek, "yapay zekanın her zaman insan kontrolü altında olmasını" önemsediklerini vurguladı.

Reuters'ın analizinde, Çin'in açık kaynaklı yapay zeka modellerinin, OpenAI ve Anthropic gibi ABD'li şirketlerin tescilli sistemlerine karşı hızla ilerleme kaydettiği yazılıyor.

Şi'nin konuşmasından birkaç saat önce de Pekin merkezli yapay zeka firması Moonshot AI, yeni modeli Kimi K3'ü tanıttı. Şirkete göre bu, dünyanın en büyük açık kaynaklı yapay zeka modeli.

Washington merkezli danışmanlık firması The Asia Group'tan George Chen, şu yorumu paylaşıyor:

Şi'nin mesajı açık: Çin yapay zeka teknolojisi ve standartları konusunda kimseyi takip etmeyecek. Aksine Çin her iki alanda da dünyaya öncülük edecek.

Wall Street Journal'ın görüş aldığı Stanford Üniversitesi'nden Graham Webster ise Şi'nin işaret ettiği yapay zekaya ilişkin tehlikelerin küresel ölçekte yönetilmesi için Washington ve Pekin arasında işbirliğinin zorunlu olacağını söylüyor.

Independent Türkçe, Wall Street Journal, Reuters, China Daily, Global Times


Instagram, risk altında olduğunu düşündüğü çocukların ebeveynlerine mesaj gönderecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Instagram, risk altında olduğunu düşündüğü çocukların ebeveynlerine mesaj gönderecek

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Instagram, yapay zekayla endişe verici konuşmalar yapan çocukların ebeveynlerine mesaj gönderecek.

Şirket ayrıca bir kişinin konuşmalarından, "acil intihar riski" içinde olduğu anlaşılırsa ilk yardım ekiplerini bilgilendirebilecek yeni araçlar üzerinde çalışıyor.

Meta bu değişikliklerin, "intihar ve kendine zarar vermeyle ilgili hassas konuşmalar sözkonusu olduğunda doğru tepki vermelerini" sağlamayı amaçlayan bir dizi güncelleme kapsamında yapıldığını belirtiyor. 

Bir çocuk Meta AI sohbet botuyla kendine zarar verme ya da intihar hakkında konuşuyorsa ve bu, Instagram'ın ebeveyn denetim araçlarını kullanan bir hesapsa, Instagram mesajı veya kısa mesaj yoluyla ebeveynler proaktif olarak uyarılacak. Şirket, bu özelliğin "uzmanlarla birlikte geliştirilen risk işaretlerini" izlemek üzere tasarlandığını ifade ediyor.

Meta yaptığı açıklamada, "Örneğin bir ergenin kendine zarar vereceğine, üstü kapalı da olsa gönderme yaptığı konuşmalar gibi, hangi yapay zeka sohbetlerinin uyarı gerektirdiğini anlamak için ebeveynler ve uzmanlarla birlikte çalıştık" diyor. 

Ardından bu tür sohbetleri tespit edecek özel bir yapay zeka sistemi geliştirdik.

Meta, bu tür uyarıların ebeveynler için "endişe verici" olabileceğinin farkında. Bu nedenle şirket, yapay zeka sisteminin işaretlediği tüm uyarı mesajlarının manuel olarak inceleneceğini ancak belirsizlik durumunda ebeveynlerle iletişime geçme yönünde bir yaklaşım izleyeceğini belirtiyor.

Şirket, "Bu, bazen aslında ciddi bir endişe nedeni bulunmasa bile ebeveynlere bildirim gönderebileceğimiz anlamına gelse de bunun doğru bir başlangıç noktası olduğunu düşünüyoruz ve doğru dengeyi kurduğumuzdan emin olmak için sistemi izlemeyi ve geliştirmeyi sürdüreceğiz" ifadelerini kullanıyor.

Meta, bir çocuğun Instagram'da intihar veya kendine zarar vermeyle ilgili terimleri kısa bir zaman diliminde tekrar tekrar araması durumunda ebeveynleri zaten uyarıyordu. Ancak yeni güncellemeyle, şirketin Instagram ve WhatsApp dahil tüm platformlarında yapay zeka sistemleriyle iletişim kurma yolu olarak teşvik ettiği Meta AI aracına benzer araçlar geliyor.

Şirket ayrıca yapay zeka sistemiyle yapılan bir sohbette kişinin "kendine zarar verme riskinin çok yakın olduğunun" görüldüğü durumlarda acil durum ekipleriyle iletişime geçmenin yollarını araştırdığını da söylüyor. Meta'nın halihazırda Instagram ve Facebook'taki paylaşımlar için benzer araçları var.

Independent Türkçe


OpenAI'ın yeni modeli, "hiçbir şey sormadan dosya ve veritabanı siliyor"

OpenAI, GPT‑5.6 Sol'un bugüne kadar geliştirdikleri en güçlü model olduğunu belirtiyor (Reuters)
OpenAI, GPT‑5.6 Sol'un bugüne kadar geliştirdikleri en güçlü model olduğunu belirtiyor (Reuters)
TT

OpenAI'ın yeni modeli, "hiçbir şey sormadan dosya ve veritabanı siliyor"

OpenAI, GPT‑5.6 Sol'un bugüne kadar geliştirdikleri en güçlü model olduğunu belirtiyor (Reuters)
OpenAI, GPT‑5.6 Sol'un bugüne kadar geliştirdikleri en güçlü model olduğunu belirtiyor (Reuters)

OpenAI'ın kodlama odaklı yeni yapay zeka modeli GPT-5.6 Sol'un,  kullanıcılarından onay almadan dosya ve veritabanlarını sildiği öne sürülüyor.

ChatGPT'nin yaratıcısının geçen hafta kullanıma sunduğu GPT-5.6 Sol, muhakeme ve yazılım mühendisliği gibi alanlarda daha gelişmiş becerilere sahip.

Şirket, kodlamada "amiral gemisi" diye tanımladığı modelin aynı zamanda "bugüne kadarki en dayanıklı güvenlik katmanıyla kullanıma sunulduğunu" ifade ediyor. 

Ancak çeşitli kullanıcılar, GPT-5.6 Sol'un kendilerine hiçbir şekilde danışmadan dosyalarını sildiğini sosyal medyada paylaşıyor.

Yapay zeka girişimi OthersideAI'ın kurucusu ve CEO'su Matt Shumer, X'te viral olan gönderisinde "GPT-5.6 Sol, Mac'imdeki dosyaların neredeyse TAMAMINI yanlışlıkla sildi" diye yazdı.

Bir diğer popüler gönderinin sahibi olan geliştirici Bruno Lemos da "GPT-5.6 Sol az önce üretim veritabanımın tamamını sildi. Hepsi bu. Şaka değil. Daha önce hiçbir modelde başıma böyle bir şey gelmemişti. Güvenli değil" diyerek şikayetini dile getirdi.

Başka bir geliştirici Joey Kudish ise modelin dokunmaması gereken bazı dosyaları sildiğini söyleyerek şöyle ekledi:

Yedeklerim var o yüzden sorun yok ama bu hiç hoş bir durum değil. Sol'un biraz sınırlanması gerekiyor.

Bazı geliştiriciler sorumluluğu GPT-5.6 Sol'a yüklerken, diğerleri herhangi bir yapay zeka ajanına bütün dosyalara erişim izni verilmesinin böyle hatalara yol açabileceğini savunuyor.

OpenAI'dan henüz bu şikayetlerle ilgili bir açıklama gelmedi ancak şirket, modelin kullanıma sunulmasından önce yayımladığı sistem kartında bu tür risklerden bahsetmişti. Sistem kartı, modellerin nasıl test edildiğini, hangi risklerin belirlendiğini ve elde edilen sonuçları açıklayan teknik dokümanlara verilen ad.

Yapay zeka devi sistem kartında şu ifadelere yer veriyor: 

Kodlama bağlamında, uyumsuzluk genellikle görevi tamamlamaya yönelik aşırı heves ve kullanıcı talimatlarını çok geniş bir şekilde yorumlamanın birleşiminden kaynaklanıyor; örneğin eylemler açıkça ve net bir şekilde yasaklanmadıkça bunlara izin verildiğini varsayabilir.

Başka bir deyişle model, verilen görevi tamamlamak uğruna kullanıcı tarafından açıkça yasaklanmamış eylemleri de gerçekleştirebilir. OpenAI ayrıca modelin, eylemlerinin sonuçları hakkında yalan söyleyebileceği uyarısında da bulunuyor.

Testlerden birinde GPT-5.6 Sol'un kullanıcı adı ve şifre gibi kimlik bilgilerini yetkisi dışında kullandığı da gözlemlendi.

Sistem kartı, bu tür yok edici davranışların nadir yaşanacağını vaat etse de GPT-5.6 Sol'un, "GPT-5.5'e kıyasla kullanıcının niyetinin ötesine geçmeye daha yatkın olduğunu ve kullanıcının istemediği eylemleri gerçekleştirebileceği veya gerçekleştirmeye teşebbüs edebileceğini" belirtiyor.

Bu nedenle uzmanlar, kullanıcıların dosyalarını düzenli olarak yedeklemesini ve modele açık, net sınırlar koymasını öneriyor.

Independent Türkçe, TechCrunch, India Today, OpenAI