Anthropic'in yapay zekası kullanıcılar adına karar vermeye başlayacak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Anthropic'in yapay zekası kullanıcılar adına karar vermeye başlayacak

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Anthropic, Claude'un kullanıcı adına işlem yapmasına artık varsayılan ayar olarak izin verecek.

Şirket, sohbet botunun kullanıcısı adına işlem yapmasına izin veren "otomatik" modunu varsayılan olarak etkinleştiriyor. Anthropic, bir eylem "geri döndürülemez veya yıkıcı olmadığı ya da kullanıcının çalışma ortamı dışındaki sistemleri hedeflemediği" sürece Claude'un bunu otomatik olarak gerçekleştireceğini söylüyor

Bu güncelleme, "kontrolden çıkabilecek" yapay zeka sistemleri ve bunların kendi başlarına hareket etmelerine izin verilmesi halinde doğurabilecekleri riskler hakkında yaygın endişelerin yaşandığı bir dönemde geliyor. Bu endişeleri, aralarında Claude'un da bulunduğu yapay zeka sistemlerinin çeşitli kuruluşlara ve kişilere yönelik siber saldırılarda kullanıldığına ilişkin haberler körüklüyor.

Ancak Anthropic, Claude'un bir eylemin tehlikeli olup olmadığını belirlemede genellikle insanlardan daha iyi olduğunu söyledi. Şirket, 1053 ücretli kullanıcının katıldığı deneyler de dahil son birkaç ay boyunca, otomatik modun ortalama bir kullanıcıdan daha iyi performans gösterip göstermediğini test etti. Sonuçlar, otomatik modun test edilen bütün ölçütlerde "manuel incelemeyle aynı düzeyde veya ondan daha iyi performans gösterdiğini" ortaya koydu.

Bu özellik, Claude Code'da yalnızca "Pro", "Max" veya "Team" ücretli aboneliklerine sahip kullanıcılar için varsayılan olarak etkinleştirilecek. Dolayısıyla otomatik mod, kullanıcıların sohbet botuna mesaj gönderirken karşılaştığı standart Claude sürümünü değil, yalnızca program yazma veya yazılım mühendisliğinde kullanılan sürümleri etkileyecek.

Anthropic'te Claude Code'un başındaki Boris Cherny, X'te yaptığı paylaşımda, kendisinin ve ekibinin "aylardır yalnızca otomatik modu kullandığını" söyledi. "Sürekli onay istenen sisteme dönmeyi hayal bile edemiyorum!" diye yazdı.

Anthropic, otomatik modun kullanıcıların onay talepleriyle kesintiye uğramadan çalışmasını sağladığını belirtti. Ancak mod, "zararlı eylemlerden kaçınmak" için tasarlandı ve bir eylemin "geri döndürülemez, yıkıcı veya kullanıcının çalışma ortamı dışındaki sistemleri hedefleyen" bir işlem olabileceği gerekçesiyle defalarca engellenmesi halinde kullanıcıdan manuel onay istemeye geri dönecek.

Anthropic, bu özelliğin Claude'un daha uzun süreler boyunca kendi başına çalışmasına da olanak sağlayacağını söyledi. Şirketin iddiasına göre bu, yazılımcıların yapay zekayı "büyük görevler üzerinde saatlerce çalışır durumda bırakabilmeleri" ve böylece kullanıcı girdisine ihtiyaç duymadan daha fazla iş yapabilmeleri anlamına geliyor.

Independent Türkçe



Yeni keşif, Antik Roma dindarlığının "en mahrem alanına" ışık tuttu

Mermer levha, bir Antik Roma villasının altında gömülü halde bulundu (İtalya Kültür Bakanlığı)
Mermer levha, bir Antik Roma villasının altında gömülü halde bulundu (İtalya Kültür Bakanlığı)
TT

Yeni keşif, Antik Roma dindarlığının "en mahrem alanına" ışık tuttu

Mermer levha, bir Antik Roma villasının altında gömülü halde bulundu (İtalya Kültür Bakanlığı)
Mermer levha, bir Antik Roma villasının altında gömülü halde bulundu (İtalya Kültür Bakanlığı)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Arkeologlar, İtalya'nın Tivoli kentindeki İmparator Hadrianus'un Villası'nda, Roma'nın şimşek tanrısını onurlandıran oymalar taşıyan mermer bir levhayı gün yüzüne çıkardı.

Keşif, Antik Roma ritüellerine daha fazla ışık tutuyor.

Levha, villanın amfitiyatrosunun yakınındaki bir alanda, ilk gömüldüğü yerde bulundu.

Üzerinde, Antik Roma'nın gece şimşekleri tanrısı Summano anlamına gelen "FVLGVR SVBMANIVM" yazısı yer alıyordu.

Kazı direktörü Fabio Giorgio Cavallero, "FVLGVR SVBMANIVM yazıtının orijinal konumunda korunmuş halde bulunması, olağanüstü öneme sahip bir bulgu" diyor.

Bu keşif, Villa Adriana'nın bu bölümünün tarihi ve mekanların yeniden düzenlenmesinde fulgur conditum ritüelinin rolüne dair yeni perspektifler sunuyor.

Dr. Cavallero, levhanın "anıtsal alanın tamamının" dönüşümüne yol açan süreci aydınlatabileceğini de ekliyor.

Araştırmacılar, levhanın gömülmesinin, yıldırım düşen yerin Roma ritüelleriyle kutsallaştırılmasıyla bağlantılı olduğundan şüpheleniyor.

Roma döneminde yıldırımın çarptığı yerler dini kabul edilir ve ilahi müdahaleyle kutsanmış sayılırdı.

Yıldırım çarpan nesneler, ritüeller kapsamında toplanarak yer altına gömülürdü.

İtalya Kültür Bakanı Alessandro Giuli, "Bu keşif, Roma dindarlığının olağanüstü çağrışım gücüne nadir bir kanıt sunuyor: Yıldırımın bıraktığı iz ve etkilenen yerin ilahi alana ait olduğunun kabul edildiği ritüel" diyor.

Arkeolojinin bize maddi izler, düşünceler, ritüeller ve ilahi olanla kurulan ilişkinin biçimleri aracılığıyla geçmişi geri getirme yeteneği sözkonusu. İtalyan mirasının en olağanüstü yerlerinden biri hakkındaki bilgimizi genişleten bu keşif için Urbino Üniversitesi arkeologlarıyla Villa Adriana ve Villa d'Este Enstitüsü'ne teşekkür ederim.

Mermer levhadaki yazıtta yıldırımın gece düştüğü de özellikle belirtiliyor.

Görsel kaldırıldı.
Mermer levha, Romalıların gece şimşekleri tanrısına atıfta bulunuyor (İtalya Kültür Bakanlığı)

Antik Roma kaynakları, Jüpiter'e atfedilen gündüz şimşekleriyle gökyüzü ve gece şimşeği tanrısı Summano'ya dayandırılan gece yıldırımlarını rutin bir şekilde ayrı tutuyordu.

Yazıtın özenli ayrıntıları ve gömülmesi, yıldırım çarpmasının ilahi bir varlığın insan alanına girişini simgelediğine, burayı sıradan durumundan çıkararak dini bir mekan haline getirdiğine işaret ediyor.

İtalya Kültür Bakanlığı'na bağlı Villa Adriana'nın müdürü Alberto Samonà, "Bu keşif, dikkati büyük mimari eserlerden Roma dindarlığının en mahrem alanına kaydırıyor" diyor.

Dr. Samonà şu ifadeleri kullanıyor: 

Yıldırım çarpan bir yerin kutsanmasının maddi izini bulmak, o dönemin titiz ritüel prosedürlerine dokunmamızı sağlıyor.

Independent Türkçe, independent.co.uk/news


Fillerin dürtü kontrolü bilim insanlarını şaşırttı

Koh Samui'deki Samui Fil Barınağı'nda yaşayan dişi fil Somboon (AFP)
Koh Samui'deki Samui Fil Barınağı'nda yaşayan dişi fil Somboon (AFP)
TT

Fillerin dürtü kontrolü bilim insanlarını şaşırttı

Koh Samui'deki Samui Fil Barınağı'nda yaşayan dişi fil Somboon (AFP)
Koh Samui'deki Samui Fil Barınağı'nda yaşayan dişi fil Somboon (AFP)

Vishwam Sankaran Bilim ve Teknoloji Muhabiri 

Araştırmacılar, sorunları daha etkili bir şekilde çözmek için dürtülerini bastırabilen Asya fillerinin, bu yeteneğe sahip az sayıdaki hayvan türünden biri olduğunu söylüyor.

Daha etkili bir davranışı tercih edebilmek için bir dürtüye direnmek, yani engelleyici kontrol olarak bilinen süreç, insanların karar verme mekanizmasının temel unsurlarından biri.

Bu yetenek, bazı kuş ve memeli türlerinde de gözlemleniyor.

Tayland'daki Ulusal Fil Enstitüsü’nde yapılan bir deney, Asya fillerinin engelleyici kontrol özelliğine sahip olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, bulguları hakemli dergi PLOS One'da yayımlanan yeni çalışmada, "Filler, dürtüsel bir davranışı bastırmaları gereken bir durumla karşılaştığında genellikle bu dürtüyü bastırmayı başardı" ifadelerini kullanıyor.

Bu yetenek, sosyal etkileşimler veya fillerin problem çözme gibi bilişsel süreçlerinin diğer yönleri için önem taşıyabilir.

Görsel kaldırıldı.
Filler, yiyeceği elde etmenin etkili yollarını bulmak için dürtülerine direniyor (Sangpa Dittakul)

Çalışma kapsamında 16 fil, tek bir açıklıktan yiyecek almak için hortumlarını bir kutunun etrafından uzatmayı öğrendi.

Daha sonra hayvanlara, ön tarafındaki küçük delikler sayesinde içindeki yiyeceği görüp koklayabildikleri şeffaf bir kutu sunuldu. Araştırmacılar, hayvanların başlangıçta öğrendikleri gibi yiyeceğe doğrudan uzanma arzusuna tutarlı biçimde direndiğini ve bunun yerine kutunun yan tarafındaki açıklığı kullandığını tespit etti.

Kutu döndürüldüğünde filler ilk başta açıklığın önceki konumuna uzanma dürtüsüne kapılsa da kısa süre içinde bu davranışlarını değiştirerek yeni ve etkili bir yaklaşım buldu.

Araştırmacılar, daha yaşlı bireylerde davranış değişikliğinin daha yavaş gerçekleştiğini ve bunun muhtemelen yaşa bağlı bilişsel gerilemeden kaynaklandığını belirtiyor.

Bilim insanları, "Çalışma, bu türde engelleyici kontrolün varlığına dair ilk kanıtlardan bazılarını sunuyor" diye yazarak bunu doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu ekliyor.

Deney, fillerin dürtüsel ancak etkisiz eylemlere direnip dolaylı fakat etkili davranışları tercih etme yeteneğini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar, bu yeteneğin fillerin problem çözme ve sosyalleşme becerilerinin kritik bir parçası olabileceğini ve insan-fil çatışmalarını önlemeye yönelik etkili stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar şu ifadeleri kullanıyor:

Engelleyici kontrolü inceleyen kontrollü deneylerde fillerin farklı türdeki engellerle nasıl etkileşim kurduğunu ve bunların etrafından dolaşmayı nasıl öğrendiğini anlamak, yaban hayatındaki insan yapımı engellerden nasıl kaçındıklarını veya atlattıklarını anlamamıza yardımcı olabilir.

Independent Türkçe,independent.co.uk/news


Teknoloji patronu, yapay zekanın yakında kansere çare bulacağını söyledi

Paris'teki Fransız biyofarmasötik şirketi Cellectis'in laboratuvarındaki laboratuvar teknisyenleri, kanser tedavileri için CAR-T hücreleri ve RNA üretmek üzere 23 Eylül 2021'de bir makinede çalışıyor (Thomas Coex/AFP)
Paris'teki Fransız biyofarmasötik şirketi Cellectis'in laboratuvarındaki laboratuvar teknisyenleri, kanser tedavileri için CAR-T hücreleri ve RNA üretmek üzere 23 Eylül 2021'de bir makinede çalışıyor (Thomas Coex/AFP)
TT

Teknoloji patronu, yapay zekanın yakında kansere çare bulacağını söyledi

Paris'teki Fransız biyofarmasötik şirketi Cellectis'in laboratuvarındaki laboratuvar teknisyenleri, kanser tedavileri için CAR-T hücreleri ve RNA üretmek üzere 23 Eylül 2021'de bir makinede çalışıyor (Thomas Coex/AFP)
Paris'teki Fransız biyofarmasötik şirketi Cellectis'in laboratuvarındaki laboratuvar teknisyenleri, kanser tedavileri için CAR-T hücreleri ve RNA üretmek üzere 23 Eylül 2021'de bir makinede çalışıyor (Thomas Coex/AFP)

Birleşik Krallık'ın (BK) en büyük teknoloji şirketinin CEO'su, yapay zeka alanındaki gelişmeler sayesinde önümüzdeki birkaç on yılda kansere çare bulunacağını söyledi.

Dünyanın önde gelen çip tasarımcılarından Arm Holdings'in başındaki Rene Haas, yapay zekanın kanserden etkilenen DNA belirteçlerini modelleme sorununu çözebileceğini ve bu sorunun halen insanlara ve mevcut yapay zeka sistemlerine "fazla karmaşık" geldiğini söyledi.

Merkezi Cambridge'de bulunan Arm, dünya çapında milyarlarca akıllı telefon, akıllı saat ve diğer cihazda kullanılan yarı iletken mimarisinin yanı sıra veri merkezlerinde kullanılan yapay zeka çiplerinin giderek artan bir kısmını da tasarlıyor.

Küresel yapay zeka patlamasından en çok fayda sağlayanlardan biri haline gelen şirket, 400 milyar doların üzerinde piyasa değeriyle bu yıl BK tarihinin en değerli firması olmuştu.

BBC'ye konuşan Haas, "Yapay zeka... Sizin, benim ve diğer insanların bugünkü imkanlarla yaşamları boyunca bulamayacağı bir kanser tedavisini bulacak. Yaşam süremiz içinde yapay zekanın kanseri tedavi etmeye yardımcı olacağına inanıyorum" dedi.

Bir hücreyi modellemek, bir insanı modellemek, bir DNA belirtecinin kanserden nasıl etkilendiğini modellemek; bunlar sadece günümüz insanları için değil, yapay zekayı çalıştıran bilgisayarlar için de çok karmaşık sorunlar. Ancak zamanla bilgisayarlara daha fazla model yüklendikçe ve bu sistemler geliştikçe, sözkonusu sorunların aşılması mümkün olacak.

Sağlık sektöründe yapay zeka alanında son dönemde kaydedilen ilerlemeler, bu teknolojinin tıbbi araştırmaları hızlandırma potansiyeline yönelik iyimserliği güçlendiriyor.

Google DeepMind, proteinlerin, DNA'nın, RNA'nın ve ilaç moleküllerinin birbirleriyle nasıl etkileşime girdiğini tahmin edebilen yapay zeka modeli AlphaFold 3'ü 2024'te tanıtmıştı.

Biyolojide uzun süredir devam eden bu zorluğun aşılması, hastalar için hayat değiştirici tedavilere yönelik ilaçların keşfedilip geliştirilmesi yolunda önemli bir dönüm noktası olarak görülmüştü.

DeepMind'dan doğan Isomorphic Labs, yapay zeka sistemleriyle tasarlanan ilaçların ilk insan klinik denemeleri için bu yıl hazırlıklara başlamıştı.

AstraZeneca, Eli Lilly ve Sanofi gibi diğer ilaç şirketleri de yeni kanser tedavilerini saptamak amacıyla yapay zekayı kullanmak üzere milyarlarca dolarlık ortaklıklar kurdu.

Haas, halihazırda tedarik zinciri sorunları yaşanan yapay zeka çiplerine erişimin bu potansiyeli gerçekleştirmenin önündeki en önemli zorluklardan biri olacağını söyledi.

Haas, "Kesinlikle tedarik kısıtlamalarıyla karşı karşıya olduğumuz bir ortamdayız" dedi.

Independent Türkçe