Epstein, şantaj ve Rusya: "Bill Gates'in sevgilisiyle Kızıl Ajan'ın fotoğrafı ortaya çıktı"

FBI'ın 2010'da yakaladığı Anna Chapman, Türkiye'de defileye de katılmıştı

Modellik de yapan Chapman, 2012'de Antalya'da düzenlenen defilede podyuma çıkmıştı (AP)
Modellik de yapan Chapman, 2012'de Antalya'da düzenlenen defilede podyuma çıkmıştı (AP)
TT

Epstein, şantaj ve Rusya: "Bill Gates'in sevgilisiyle Kızıl Ajan'ın fotoğrafı ortaya çıktı"

Modellik de yapan Chapman, 2012'de Antalya'da düzenlenen defilede podyuma çıkmıştı (AP)
Modellik de yapan Chapman, 2012'de Antalya'da düzenlenen defilede podyuma çıkmıştı (AP)

Bill Gates'in ilişki yaşadığı iddia edilen Rus briççi Mila Antonova'nın, ünlü Rus casusu Anna Vasilyevna Chapman'la bağlantılı olduğu öne sürüldü.

Birleşik Krallık'ın (BK) önde gelen tabloid gazetelerinden Daily Mail, Chapman ve Antonova'nın birlikte göründüğü bir fotoğraf paylaşarak, iki kadının birbirini tanıdığını iddia etti.

Gazete, New York şehrinde çekildiğini savunduğu fotoğrafı nasıl bulduğunu ya da karenin ne zaman çekildiğini yazmadı. 

BK'nin tanınmış gazetelerinden Telegraph da fotoğrafın kaynağının tespit edilemediğini aktardı.

"Kızıl ajan" lakabıyla da tanınan ve asıl adı Anna Vasilyevna Kuşçenko olan 41 yaşındaki Chapman, FBI'ın yürüttüğü operasyonla 2010'da yakalanmış, aynı yıl ABD - Rusya arasındaki mahkum değişimi programı kapsamında ülkesine gönderilmişti. Chapman, Rusya'nın Dış İstihbarat Servisi (SVR) için çalışıyordu.

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ) geçen hafta yayımladığı haberinde, fuhuş ağı kurmaktan hüküm giyen Jeffrey Epstein'in Antonova'yla ilişkisini öğrenince Gates'e şantaj yaptığını ileri sürmüştü. 

WSJ'ye konuşan ve kimlikleri açıklanmayan kaynaklar, Gates'in Antonova'yla 2010'da tanıştığını iddia etti. YouTube'da aynı yıl yayımlanan bir videoda Antonova'nın, o dönem Melinda French Gates'le evli olan Microsoft'un kurucusuyla oynadığı briç maçını anlattığı da görüldü.

67 yaşındaki Gates'le 39 yaşındaki briççinin ilişkisinin ne kadar sürdüğü ve ne zaman sonlandığı tam olarak bilinmiyor. Gates, eşi Melinda'dan 2021'de ayrılmıştı.

WSJ'nin haberine göre Antonova, internetten briç eğitimi verdiği Bridge Planet projesine fon bulmaya çalışırken Gates'in danışmanı Boris Nikolic aracılığıyla Epstein'le tanıştı. Antonova ve Nikolic, Epstein'le ABD'nin New York kentindeki evinde Kasım 2013'te buluştu. Fakat Epstein, buradaki görüşmede Antonova'nın yatırım talebini reddetti. 

Antonova, projeyi sürdüremeyince yazılımcı olmak için eğitim almaya karar verdi ve aralarında Epstein'in de olduğu birkaç kişiden para istedi. 
 

SVR ajanı olduğunun tespit edilmesiyle Chapman'ın (solda) Birleşik Krallık vatandaşlığı da iptal edilmişti (Daily Mail)
SVR ajanı olduğunun tespit edilmesiyle Chapman'ın (solda) Birleşik Krallık vatandaşlığı da iptal edilmişti (Daily Mail)

Antonova, WSJ'ye San Francisco'daki Hack Reactor okulunda eğitim almak için para istediğini, Epstein'in de talebi kabul ederek doğrudan okula para yatırdığını söyledi. Briççi ayrıca 2014'te Epstein'in kendisine New York şehrinde sağladığı bir dairede kaldığını da ifade etti.  

WSJ'nin haberinde, Epstein'in bu dönemde ABD merkezli yatırım bankası JP Morgan Chase'le ortak bir yardım fonu kurmaya çalıştığı belirtildi. Gazetenin incelediği belgelerde fonun kurulmasının Gates'in desteğine bağlı olduğu görüldü. Ayrıca Epstein'in fon için görüştüğü JP Morgan Chase'in yöneticilerine attığı e-postalarda kendisini Gates'in yakın danışmanı olarak tanıttığı da ortaya çıktı.

Mila Antonova videoda Bill Gates'le briç tutkuları sayesinde bir araya geldiklerini söylemişti (YouTube)
Mila Antonova videoda Bill Gates'le briç tutkuları sayesinde bir araya geldiklerini söylemişti (YouTube)

Haberde, Epstein'in 2017'de Gates'e e-posta göndererek, Antonova'nın yazılım eğitimi için ödediği parayı kendisinden istediği belirtildi. Gazeteye konuşan kaynaklar, Epstein'in ilişkiyi bildiğini ve Gates'e şantaj yapmaya çalıştığını ileri sürdü. Gates'in sözcüsüyse teknoloji milyarderinin Epstein'e hiçbir ödeme yapmadığını savundu.

2008'de reşit olmayan bir çocuğa fuhuş yaptırma suçuyla ilk hapis cezasını alan ve toplamda 13 ay hapis yatan Epstein, bu olayın ardından "pedofil milyarder" diye anılmaya başlamıştı. 

Epstein, 2019'da hakkındaki suçlamalar nedeniyle yeniden girdiği hapishanede ölü bulunmuştu. Ölüm nedeni intihar olarak açıklanmıştı.

Independent Türkçe, Daily Mail, Telegraph, Guardian, Wall Street Journal



Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Spotify artık arkadaşlarınızla sohbet ederken onların ne dinlediğini görmenize olanak tanıyacak.

Spotify kullanıcıların uygulama içinde sohbet etmesini sağlayan yeni mesajlaşma aracını yazın tanıtmıştı. Bu araç, esasen Spotify'dan çıkmadan başkalarıyla müzik paylaşma imkanı sunmak için tasarlanmıştı.

Şirket, bu arkadaşlarınızın ne dinlediğini gerçek zamanlı gösteren yeni bir araç çıkarıyor. Ayrıca bu aracın kullanımını kolaylaştırmak amacıyla, kullanıcıların senkronize bir şekilde müzik dinlemesini sağlayan "Request to Jam" (Jam başlatma isteği gönderme) özelliğini de ekliyor.

Spotify bu mesajlaşma özelliğine "yakında" grupları da ekleyeceğini ifade ediyor. Şirket bu özelliğin yalnızca "belirli pazarlarda" sunulacağını belirtse de hangileri olduğunu açıklamadı.

Dinleme etkinliği özelliğinin açık olması gerekiyor. Ayarlara gidip "gizlilik ve sosyal" seçeneğinden bu özelliği etkinleştirebilirsiniz.

Kullanıcılar bunu yaptıktan sonra arkadaşlarının dinleme etkinliklerini görebilir, parçayı tıklayıp çalabilir veya şarkıya tepki verebilir.

Güncelleme, mesajlaşma özelliğinin halihazırda kullanımda olduğu yerlerde, iOS ve Android'de erişime açılıyor. Spotify, güncellemenin şubat başlarında geniş çapta kullanıma sunulacağını belirtiyor.

Spotify, "Arkadaş Etkinliği" özelliğiyle arkadaşların ne dinlediğini görme seçeneğini zaten sunuyor. Masaüstü uygulamasında mevcut olan bu özellik, diğer arkadaşların ne dinlediği bilgisini canlı olarak gösteriyor.

Mesajları geçen yıl kullanıma sunan şirket, aslında bu özelliği piyasaya sürmeyi ikinci kez denemişti. Şirket daha önce bu özelliği sunmaya çalışmış ancak 2017'de, anlaşıldığı üzere ilgisizlik nedeniyle kaldırmıştı.

Independent Türkçe


Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
TT

Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)

Çinli bilim insanları, iki büyük şehrin havasında süzülen plastik parçacık bulutları tespit etti. Bulgular, zehirli olma potansiyeli taşıyan bu parçacıkların daha önce düşünülenden çok daha fazla miktarda bulunduğuna işaret ediyor.

Dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar son 20 yılda, minik mikroplastik ve nanoplastik parçacıkları giderek artan bir kirlilik türü olarak tanıdı.

Bu minik plastik parçacıklar artık topraklarda, canlılarda ve hatta Arktika ve Antarktik dahil dünyanın neredeyse her yerindeki atmosferde tespit ediliyor.

Giderek artan sayıda çalışma, bu parçacıkların hormonal bozukluklar, kanser, kalp rahatsızlıkları, üreme bozuklukları ve nörolojik hasarlar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu ima ediyor.

Ancak bu minik plastik parçacıkların sayısı, nereden geldiği, zamanla nasıl değiştiği ve nihayetinde nereye gittiği gibi bazı sorular hâlâ cevap bekliyor.

Araştırmacılar bu insan yapımı kimyasalların çok yaygın olması nedeniyle, bunların gezegenin su döngüsünün bileşenlerinde bile bulunabileceğinden şüpheleniyor.

Araştırmacılar ayrıca iklim değişikliğinin bu parçacıkları ve dağılımlarını nasıl etkilediğini de inceliyor.

Bilim insanları yeni çalışmada Çin'in iki büyük şehri Guangzhou ve Şian'da, mikroplastik (MP) ve tek bir insan saç telinden birkaç kat daha az kalınlığa sahip nanoplastik (NP) parçacıkların dağılımını inceledi.

Önceki çalışmaların atmosferdeki plastik miktarını kayda değer derecede azımsadığını saptadılar.

Bilim insanları bu minik plastik parçacıkların uzun süre havada asılı kalacak kadar küçük olduğunu ve hatta bulut oluşumunu tetikleyebildiğini keşfetti.

Çalışma, bulut oluşumunun parçası oldukları için parçacıkların yağışla yeniden yeryüzüne çökelebileceğini ve ilk salındıkları yerden çok uzak yerlere gidebileceğini öne sürüyor.

Bilim insanları çalışmada şöyle yazıyor: 

200 nanometre kadar küçük plastik parçacıkları tespit edebilen yenilikçi bir yöntem kullanarak Çin'in iki mega kenti Guangzhou ve Şian'da, aerosollerdeki, kuru ve ıslak çökeltilerdeki ve yeniden havaya karışan parçacıklardaki MP ve NP'leri ölçtük.

Ekip "Tahminler, atmosferin başlıca bölmelerindeki MP ve NP akışlarında iki ila 5 büyüklük mertebesine varan farklılıklar olduğunu ortaya koydu" diye yazıyor.

Bilim insanları bu değişikliklerin büyük ölçüde, yoldaki tozlardan kaynaklanan plastikler ve yağmurun tetiklediği çökelmenin etkisiyle gerçekleştiğini açıklıyor.

Araştırmacılara göre bulgular, küresel plastik döngüsünün en az anlaşılan kısmı olan atmosferdeki plastiklerin bugüne kadarki en ayrıntılı ölçümlerini sunuyor.

Çalışma, plastik parçacıkların küresel iklimi ölçülebilir bir şekilde değiştirdiğini iddia etmese de bunların bulut oluşumunu büyük ölçüde etkilediği sonucuna varıyor.

Bilim insanları şöyle yazıyor: 

Bu sonuçlar kentsel atmosferik süreçlerdeki MP ve NP'lerin bütünsel bir değerlendirmesini sağlayarak bu parçacıkların dönüşümü, akıbeti ve iklim, ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Independent Türkçe


Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Et açısından zengin premium köpek maması verilen köpekler, sahiplerinin beslenme alışkanlıklarına nazaran çevreyi çok daha kötü etkiliyor olabilir.

Yaş, çiğ ve etli ürünler, kuru köpek mamasına göre önemli ölçüde daha yüksek sera gazı emisyonlarıyla ilişkilendiriliyor.

Genel olarak, Birleşik Krallık'ta (BK) köpek mamalarında kullanılan malzemelerin üretiminin, ülkenin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 1'ine katkıda bulunduğu tahmin ediliyor.

Edinburgh ve Exeter Üniversiteleri'nden araştırmacıların yaptığı analiz, en yüksek etkiye sahip mamaların, en düşük puanlı mama seçeneklerine göre 65 kata kadar daha fazla emisyona neden olduğunu ortaya koydu.

Journal of Cleaner Production adlı akademik dergide yayımlanan bulgular, çevre bilincine sahip evcil hayvan sahiplerini, iklim üzerindeki etkilerini en aza indirmekle köpeklerine et vermek arasında ikilimde bırakacak.

Edinburgh Üniversitesi Kraliyet (Dick) Veterinerlik Çalışmaları Okulu'ndan çalışmanın baş araştırmacısı John Harvey, "Çevresel sürdürülebilirlik üzerine çalışan bir veteriner hekim olarak, sahiplerin köpekleri et yiyen 'kurtlar' olarak görmekle çevresel zararı azaltma istekleri arasında ikilemde kaldıklarını sürekli görüyorum" dedi.

Araştırmamız, köpek mamalarının iklim üzerindeki etkisinin ne kadar büyük ve değişken olduğunu gösteriyor. Sahiplerin, tahılsız, yaş veya çiğ mamaları seçmenin, standart kuru mamalara kıyasla daha yüksek etkilere yol açabileceğini bilmeleri önemli.

Araştırma için bilim insanları, içerik ve besin etiketleme bilgilerini kullanarak, içeriklerin üretiminde oluşan emisyonlara dayanarak yaklaşık bin köpek mamasının karbon ayak izini hesapladı.

Örneklerinde, bitki bazlı ve tahılsız seçenekler de dahil kuru, yaş ve çiğ mamalardan oluşan bir seçki yer aldı.

Uzmanlar, BK'de köpeklere verilen türdeki mamaların dünya genelindeki tüm köpekler için yeterli miktarda üretilmesinin, her yıl ticari uçuşlarda jet yakıtı yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasına eşdeğer emisyon üretebileceğini tahmin ediyor.

Araştırmacılar, aksi takdirde insanlar tarafından tüketilebilecek büyük miktarda birinci sınıf et kullanmanın emisyonları artırdığını, düşük talep gören besleyici karkas parçalarının kullanılmasınınsa çevresel etkiyi sınırladığını belirtti.

Tahılsız olarak pazarlanmayan kuru mamaların, yaş, çiğ veya tahılsız seçeneklere göre daha düşük çevresel etkiye sahip olduğu görüldü.

Uzmanlar, çevresel etkileri azaltmak isteyen ancak mama türünü değiştirmek istemeyen köpek sahiplerinin, etikette kullanılan et kesimlerine dair açıklamayı kontrol etmeleri ve birinci sınıf et oranı daha düşük seçenekleri hedeflemeleri gerektiğini söylüyor.

Independent Türkçe