Mona Lisa... Gizemli tablo hangi sırları barındırıyor?

Meşhur tablonun içinde yer alan kız figürü hakkında pek çok spekülasyon yapıldı ve sanat tarihçileri tarafından birçok yoruma konu oldu

Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü eseri olarak görülüyor / Fotoğraf: AFP
Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü eseri olarak görülüyor / Fotoğraf: AFP
TT

Mona Lisa... Gizemli tablo hangi sırları barındırıyor?

Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü eseri olarak görülüyor / Fotoğraf: AFP
Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü eseri olarak görülüyor / Fotoğraf: AFP

Nermin Ali 

İtalyan ressam Leonardo da Vinci'nin Mona Lisa tablosu, insanlık tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü eseri olarak görülüyor.

Tablonun yapımından 500 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, bugün bile, esrarengiz kimliği ve esrarengiz gülümsemesiyle, akademisyen ve sanatçı kitleleri tarafından sürekli bir araştırma konusu olmaya devam ediyor.

Tablo hâlâ Louvre Müzesi'nde kurşun geçirmez bir cam panelin arkasında asılı duruyor, bu da büyük bir ilgi, medya ve popüler takip ile ilgili herhangi bir olayı gösteriyor.

Tablo ile ilgili herhangi bir olay medya ve halk tarafından büyük bir ilgi görüyor.

Peki, Mona Lisa'yı ayırt eden özelliği; geniş şöhretinin nedeni ne?

Ve neden dünya çapında böyle bir ilgi gördü?

Mona Lisa'nın kimliği

Tabloda yer alan kızın kişiliği hakkında pek çok spekülasyon yapıldı ve bilim adamları ve tarihçiler tarafından birçok yoruma konu oldu.

Pek çok kişi bunun, beş çocuk annesi ve zengin bir Floransalı ipek tüccarının karısı olan 24 yaşındaki Bayan Lisa del Giocondo'ya ait olduğu konusunda hemfikirdi, dolayısıyla diğer adı Gioconda.

Sigmund Freud tarafından ortaya atılan bir diğer görüş ise karakterin Leonardo'nun annesi Katrina olduğu yönünde.

Freud, gizemli "Mona Lisa" gülümsemesinin, da Vinci'nin "Katrina" gülümsemesi olarak "bilinçdışı" hafızasının derinliklerinden kaynaklandığına inanıyordu.

Üçüncü görüşe gelince -ki bu en tartışmalı olanıydı- yüz hatları ile hanımefendininkiler arasındaki büyük benzerlik göz önüne alındığında, resmin aslında Leonardo'nun kendisine veya onun kadın versiyonuna ait olduğuydu.

Burada bazı akademisyenler, bir kadın kılığına girmenin Da Vinci'nin bu tablodaki ana gizemi olduğunu iddia ediyor.

Ancak bugüne kadar kimliği kesin olarak kanıtlanamadı ve "Lisa del Giocondo"nun kalıntılarını arayarak, DNA testi yaparak ve yüzünün bir resmini yeniden oluşturarak tartışmayı çözme girişimleri başarılı olamadı.

Sfumato tekniği

Uzmanlara göre, "Mona Lisa"nın özenle oyulmuş yüzü, Leonardo'nun resminin ayrıntılarını ustaca ele aldığını gösteriyor ve kasların, kemiklerin ve bir bütün olarak insan vücudunun anatomisini doğru anladığını ortaya koyuyor.

Ayrıca saçtaki, giysinin kumaşındaki detayların doğruluğunu, konu ile arka plan ve içerdiği sahneler arasındaki özel sentezi de açıkça gösteriyor.

Bu beceriler daha sonra resim çizmek için bir standart olarak kullanıldı. Leonardo, tablo oluşturma yönteminde, Rönesans döneminde kullanılan bir çizim yöntemi olan "sfumato" tekniğini izlemiş ve bu teknik en önemli uygulayıcılarından biri olan "Leonardo da Vinci" ile ilişkilendirilmişti.

Bu teknik, optik ve insan görünüşü araştırmalarına ve fotoğrafik karanlık oda ile yaptığı deneylere dayanıyor. Leonardo, bu tekniği birçok çalışmasında uyguladı.

"Mona Lisa" tablosunda özellikle de hanımefendinin kıyafeti ve gülümsemesinde belirgin olan bu tekniği "Kayalıkların Bakiresi" tablosunda da kullandı.

"Sfumato" kelimesi, gizemli anlamına gelen İtalyanca bir sıfat ve sanat dünyasında renk tonlamaları, dönüşümler ve bir bölgeden diğerine ve bir dereceden diğerine kademeli olarak, renk değişimlerinde sınır göstermeyecek şekilde geçişleri kullanarak karakteri doğru bir şekilde çizme tekniğini temsil eder.

Teknik, daha inandırıcı bir görüntü için insan yüzünün aldatıcı ve anlaşılmaz bir görüntüsünü vermek üzere, aydınlık alanlardan karanlık alanlara renkler ve tonlar arasında yumuşak bir geçiş üretmeyi amaçlayan yumuşak gölgeleme olarak tanımlanır.

Da Vinci de duman tarzında çizgi veya sınır kullanılmadan renklerin karışımı olarak tanımlamış ve bu teknik takipçileri ve "Giorgione", "Correggio" ve "Raphael" gibi önde gelen ressamlar tarafından yoğun bir şekilde kullanılmış.

Da Vinci etkisi

Sanat ve tasarım araştırmalarında uzmanlaşan "My Modern Met" platformu ise tarihteki en ünlü 10 ressam için bir araştırma yaparak Da Vinci'nin, eserleri tescillenen ilk büyük ressamlardan biri olmasını sağladı.

Da Vinci, sanat, mühendislik, mekanik, icatlar, doğa sanatları ve mikroanatomi alanlarındaki yaratımlarının çeşitliliği ile sanat dünyasını zenginleştirdi.

Gerçek şu ki, bunca yıldan sonra hala dünyada yapılan değerlendirmelerin çoğunda birinci sırada yer alıyor.

"Mona Lisa"dan önceki portre resimlerinin kendine özgü, net, keskin ve soğuk özellikleri olduğundan, "Mona Lisa"nın kendi döneminde ve sonrasında özellikle portre çizim teknikleri alanında bıraktığı muazzam etkiyi kimse görmezden gelemez.

"Mona Lisa", çağdaş resim dünyasında devrim yarattı ve "dörtte üçü" çizilen poz, resimde temel bir kriter haline geldi.

Leonardo'nun ilk çizimleri, diğer sanatçıları da resimleri üzerinde daha özgür çalışmalar yapmaya teşvik ederek, sanatçıları özgürce çalışmaya, farklı düşünmeye ve aynı temaları takip etmek için motive etti.

Da Vinci sanat dünyasına yeni kavramlar yayılmasını sağladı ve Raphael gibi birçok sanatçı onun izinden gitti.

Raphael, en ünlüsü 1506'da yaptığı "Maddalena Doni" tablosu olan portre resimleri için "Mona Lisa"yı model olarak benimsedi.

Ama tüm bunlar tablonun ve yaratıcısının bu kadar ünlü olması için yeterli mi?
 

"Mona Lisa"nın şöhretinin sırrı

Bazıları, "Mona Lisa"nın halk arasındaki büyük şöhretinin nedenini, 1911'de maruz kaldığı hırsızlığa ve ardından küresel medyanın ona odaklanmasına bağlıyor.

Tablo 1804'te Louvre Müzesi tarafından satın alınmış olsa da, tablo gazete manşetlerinin onu halkın bilincine sağlam bir şekilde yerleştirdiği 1911 yılına kadar pek fazla ziyaretçi çekmemişti.

Tablonun çalınması, insanları müzeyi ziyaret etmeye ve tablonun boş yerini incelemeye sevk eden çekici bir olay oluşturdu.

Merak, insanları haberleri takip etmeye ve tabloyu kimin çaldığını ve nasıl yapıldığını öğrenmeye sevk etti.

Tablo tekrar yerine getirilene kadar çalınma olayı ışıkların üzerine çevrilmesine devam edilmesine katkıda bulundu, böylece iyileştikten sonra eskisinden daha yüksek bir değere sahip olacaktı.

"Mona Lisa" sanat tarihinin en sembolik tablolarından biri olduğu için, tabloda resim tekniği ve yüksek kodlama ile ilgili teknik nedenler de var.

Kullanılan kompozisyon tekniği, onu sanat tarihinin en çok çalışılan eserlerinden biri haline getirdi.

Karakterin gizemi ve Leonardo'nun dahil ettiği gülümsemenin gizemi, onu birçok acemi sanatçı için bir çalışma konusu haline getiren özel bir çekicilik kazandırdı.

Buradaki zorluk, bayanın gözünde çarpıcı görsel efektlerin gücü yanında tablonun gizemini çözmek oldu.

Bazıları, nerede dururlarsa dursunlar Mona Lisa'nın onları izliyormuş gibi hissettiklerini söylüyor. İzleyici ile hanımefendi arasındaki duygusal etkileşimi besleyen bu göz teması, Da Vinci'nin bilimsel ve anatomik bilgisinin gücünü ortaya koyuyor.

Bazı kişiler de Da Vinci'nin, devrimin patlak vermesine kadar Fransa saraylarında bulunmak üzere tabloyu kraliyet koleksiyonuna dahil eden Fransa Kralı I. Francis'in sarayına yakınlığıyla ilgili siyasi ve otoriter sebeplere atıfta bulunuyor.

Tablo daha sonra kamu malına çevrilmiş ve bugün Louvre'da sergilenen eserler arasına eklenen en değerli tablolardan biri olarak zamanla kutsanmış.

 

Independent Türkçe - Independent Arabia



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company