Boy uzunluğu değil psikolojik destek özgüveni etkiler

Özgüveni etkileyen boyun uzun ya da kısa olması değil, psikolojik desteğin varlığıdır

Boy uzunluğu değil psikolojik destek özgüveni etkiler
TT

Boy uzunluğu değil psikolojik destek özgüveni etkiler

Boy uzunluğu değil psikolojik destek özgüveni etkiler

Boy kısalığı bir çocuğun zekasını etkilemese de -genel olarak gelişimsel bir gecikmenin parçası olması dışında- bir çocuğun ve ergenin ruhunu olumsuz etkileyebilecek en önemli şeylerden biridir ve çocuğun akranları tarafından zorbalığa maruz kalması ve aile üyelerinin ona hastaymış gibi davranması olasılığı göz önüne alındığında, benlik saygısının zayıflamasına ve özgüveninin zayıflamasına neden olur.

Tedavisi çoğunlukla Büyüme Hormonu kullanmaktır ancak son araştırmalara göre psikolojik olarak destekleyici bir ortam varsa çocuğun bu tedaviye de ihtiyacı olmayabilir.

Psikolojik Destek

Bu yılın Temmuz ayı başında Journal of Pediatrics'in online baskısında yayınlanan en son çalışma, fiziksel olarak sağlıklı çocuklarda özgüvenin birincil ölçütünün boy değil ruh sağlığı olduğunu gösterdi.

Araştırmacılar, büyüme hormonu testi yapılması planlanan 60 çift ebeveyn ve çocukla görüşmeler ve diyaloglar gerçekleştirdi. Ebeveynler açısından yeterli boya sahip olmadıkları için çocuklara, her bir çocuktaki özsaygının derecesini değerlendirmek üzere özel olarak hazırlanmış bazı sorular soruldu ve çalışmaya dahil edilenlerin yaşları 8 ila 14 arasında değişiyordu.

Araştırmacılar, her bir çocuğun sosyal ilişkilerinin doğasını, okulda ya da kulüpte ve ayrıca ev içinde arkadaşlıklardan hoşlanıp hoşlanmadığını ve ebeveynlerin ona karşı muamelesini ve olumlu ya da olumsuz muamelede belirli bir mahremiyete sahip olup olmadığını öğrenmeye odaklandılar, yani ebeveynlerin kısa boylu çocuğa karşı ayrımcılık yapmasının bir sonucu olarak diğer kardeşlerinden daha az sevildiklerini hissetmeleri, belki de sürekli kötü muamele, zorbalık ve alay edilmesinin bir sonucu olarak çocuğun ruhuna olumsuz bir şekilde yansıyabilir. Çocuklara ayrıca kısa boylarının bir sonucu olarak kendilerini rahatsız edebilecek şeyler de soruldu.

Araştırmacılar, arkadaşlardan ve meslektaşlardan alınan açık psikolojik desteğin, çocukların kendilerine olumlu bakmaları, öz saygılarının yüksek olması, yaşam kalitelerinden memnun olmaları ve kısa boyları nedeniyle zorbalık veya istismardan şikayetçi olmamaları üzerinde önemli bir etkisinin olduğunu buldular.

İlginç bir şekilde, uzun boylu babaları olan kısa boylu çocukların da özsaygıları daha yüksekti ve babaları bazen normalden daha uzun olsa bile kendilerini aşağı hissetmiyorlardı.

Çalışma, bir çocuğun boyunu kardeşleri ya da çevresindeki diğer kişilerle kıyaslama fikrine karşı uyarıda bulunarak, uygun boy uzunluğunun bir toplumdan diğerine değişebileceği ifade ediyor. Örneğin, Asya toplumlarındaki ortalama boy, genetik faktör gibi diğer faktörlerin müdahalesine ek olarak, Avrupa toplumlarından ve Amerika Birleşik Devletleri'nden daha düşüktür. Çoğu durumda, çocukların boyu ebeveynlerin boyuna yakın ve bazen şiddetli ve kronik yetersiz beslenme bu durumu da karışık hale getirebiliyor.

Uzunluk bir kriter değil

Ebeveynlere, boy uzunluğunu sosyal kabul ya da fiziksel yetenek için bir kriter olarak görmemeleri tavsiyesinde bulunulan çalışmada, kısa boylu olduğu için çocuğun mutlaka psikolojik olarak zarar göreceğine inanmaya gerek olmadığı, gerçekten tacize maruz kalsa bile, özellikle evde ya da okulda çevresindekilerden psikolojik destek görüyorsa, bunun onun için büyük bir sorun olmayacağı belirtildi. Yaşları 10 ile 11 arasında değişen 700'den fazla kız ve erkek çocuk üzerinde yapılan ve Journal of Pediatrics'te yayınlanan bir araştırmaya göre, kısa boylu çocuklar güçlü arkadaşlıklardan, meslektaşları arasında hoş karşılanmaktan ve diğerlerinden kabul görmekten hoşlandıkları için, boy uzunluğu okuldaki popülerlikle ya da mutluluk duygusuyla ilişkili değil.

Araştırmacılar, büyüme hormonunun gerçekten ihtiyaç duymaları halinde çocuklar için çok önemli olduğunu, ancak kozmetik amaçlarla kullanılmasına gerek olmadığını doğruladı. Çünkü diğer tüm ilaçlar gibi, yüksek fiyatının yanı sıra, en basiti uzun süreler boyunca günlük olarak yapılan enjeksiyonlar olmak üzere, küçük de olsa yan etkileri bulunuyor. Hormon uzun süredir bir tedavi olarak kullanılmasına rağmen, psikolojik faydaları henüz kanıtlanmadı ve fiziksel sonuçları bile neredeyse 4 ila 7 yıl arasında değişen bir günlük tedavi süresinden sonra, boyda ortalama 3.81 cm'den 7.62'ye kadar bir değişim yaratıyor.

Ebeveynler, çocuğun her iki sağlığa da sahip olmasını sağlamaya odaklanmalıdır. Fiziksel ve psikolojik, başlı başına boy uzunluğundan daha fazlasıdır, yeterli miktarlarda sağlıklı beslendiğinden ve boyuna uygun olması koşuluyla düzenli egzersiz yaptığından emin olurken; basketbol ve voleybol gibi doğası gereği esas olarak boy gerektiren sporlarda ileri bir seviyeye ulaşamaması nedeniyle hayal kırıklığına uğramaması için çabalamalıdır. Çocuklarının akademik çalışmalarına özellikle dikkat etmelidir çünkü akademik başarı benlik saygısını artırır.

Çocuğun yaşıtlarından daha kısa olduğunu hissetmesi durumunda, ona büyümenin her insan için bireysel olarak farklı gerçekleştiğini ve bazı bireylerin boylarının erken yaşta uzadığını, diğer bazı durumlarda ise bunun uzun zaman alabileceğini söylemek önemlidir. Bu konuşma sadece çocuğun kendini rahat hissetmesine yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda fiziksel farklılığı daha fazla kabullenmesini ve kendini başkalarıyla kıyaslamayı bırakmasını sağlar.

* Pediatrik Danışman



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct