Meta’dan itiraf: Threads kullanıcılarının yarısından fazlası uygulamayı terk etti

Meta, kullanıcılarının uygulamadan ayrılması sürüyor. (Shutterstock)
Meta, kullanıcılarının uygulamadan ayrılması sürüyor. (Shutterstock)
TT

Meta’dan itiraf: Threads kullanıcılarının yarısından fazlası uygulamayı terk etti

Meta, kullanıcılarının uygulamadan ayrılması sürüyor. (Shutterstock)
Meta, kullanıcılarının uygulamadan ayrılması sürüyor. (Shutterstock)

Meta'nın yeni uygulaması Threads'i piyasaya sürmesinin ve sadece birkaç gün içinde 100 milyondan fazla takipçi çekmesiyle övünmesinin üzerinden bir aydan az bir süre geçmişti ki perşembe günü Mark Zuckerberg'ten, uygulamanın kullanıcılarının yarısından fazlasını kaybettiğini duyuran açıklamalar geldi.

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Zuckerberg, çalışanlarıyla yaptığı oturumda bu düşüşü normal olarak değerlendirdi ve kullanıcı tutma oranının artmasını beklediğini kaydetti. Meta'nın masaüstü sürümü ve arama işlevi de dahil olmak üzere uygulamaya daha fazla özellik eklediğini vurguladı.

Meta, uygulamayı yeniden canlandırmak amacıyla Threads üzerinde bir dizi değişiklik yaptığını duyurdu. (AFP)
Meta, uygulamayı yeniden canlandırmak amacıyla Threads üzerinde bir dizi değişiklik yaptığını duyurdu. (AFP)

Uzmanlar, Threads kullanıcı sayısındaki düşüşün nedenlerinden birini, uygulamanın diğer Meta platformlarında zaten aktif olmayan kullanıcıları çekememesine bağlıyor.

Diğer Meta uygulamalarının rekabeti

Threads, kullanıcıların Meta platformlarında daha özel konuşmalar yapabilmeleri ve Twitter'a rakip olabilmeleri için hayata geçirildi. Diğer yandan bu rekabet sadece Twitter'dan gelmedi, Threads Meta'daki kardeşlerinin de rekabetiyle karşı karşıya kaldı. Uzmanlar Threads'in diğer Meta uygulamalarından ayırt edilemediğini ve bunun da onu yeterince farklı kılmadığını düşünüyor.

Buna ek olarak, Threads uygulaması yalnızca Instagram gibi diğer Meta platformlarında zaten aktif olan kullanıcılar tarafından kullanılabiliyordu. Bu durum uygulamanın potansiyel kullanıcı tabanını sınırladı ve yeni kullanıcıları çekmeyi zorlaştırdı.

Fotoğraf Altı: Meta, 2023'ün ikinci çeyreğinde 32 milyar dolar gelir elde ettiğini açıkladı. (EPI)
Meta, 2023'ün ikinci çeyreğinde 32 milyar dolar gelir elde ettiğini açıkladı. (EPI)

İyileştirme ve geliştirme planları

Söz konusu zorluklara rağmen Meta, Android cihazlarda kullanıma sunulmasını beklerken uygulamayı canlandırmak amacıyla Threads için bir dizi güncelleme yaptı ve uygulamayı yeniden tasarladı. Güncellemeler arasında takipçileri görüntülemenin kolaylaştırılması, kullanıcıların diğer dillerdeki metinleri okumak için çeviri düğmesine erişebilmesi ve gönderileri kendilerini takip etmeyen kişilerden daha kolay okuyabilmesi yer alıyor. Güncellemeler ayrıca bazı yazılım hata düzeltmeleri ve indirme iyileştirmeleri de içeriyor.

Fotoğraf Altı: Zuckerberg Threads takipçi sayısındaki düşüşü normal olarak değerlendiriyor. (AFP)
Zuckerberg Threads takipçi sayısındaki düşüşü normal olarak değerlendiriyor. (AFP)

Threads’in düşüşünün finansal sonuçları

Threads kullanıcılarının yarı yarıya azaldığına ilişkin açıklamalar, Meta'nın geçtiğimiz yıl sanal gerçekliğe yaptığı devasa harcamaların azalan reklam satışlarıyla birlikte geri dönüşü konusunda derin şüphelerle karşılaşan şirketin, gelir artışına ilişkin pembe beklentilerle yatırımcıların gözlerini kamaştırmasından bir gün sonra geldi.

Ancak Meta, 2023'ün ikinci çeyreğinde gelirlerin 32 milyar dolar olarak gerçekleştiğini ve bunun bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11'lik bir artışı temsil ettiğini açıkladı.

Şirketin net geliri yüzde 16 artışla 7,8 milyar dolara, seyreltilmiş hisse başına kazanç (EPS) ise yüzde 21 artışla 2,98 dolara yükseldi.

Zuckerberg ayrıca şirketin bu ay Llama 2 adlı bir yapay zeka modelini piyasaya sürdüğünü ve bu modeli, hizmetleri 700 milyondan az kullanıcıya sahip olan her geliştirici tarafından ticari kullanım için ücretsiz olarak kullanıma sunduğunu vurguladı.

Elon Musk'a karşı önerilen kafes maçı ile ilgili bir soruya yanıt olarak Zuckerberg, bazılarının Threads'in Twitter ile yüzleşmeye henüz hazır olmadığının bir işareti olarak yorumlayabileceği bir ifadeyle, bir araya gelip gelmeyeceklerinden emin olmadığını söyledi.



Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
TT

Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)

Bilim insanları fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışığı ilk kez görüntülemeyi başardı.

Araştırmacılar ormanlarda saptanan elektrik alanı anomalileri nedeniyle, fırtına sırasında ağaç tepelerinde elektriksel boşalmalar meydana geldiğinden uzun süredir şüpheleniyordu.

Bu hava olayları sırasında bulutlar güçlü bir negatif elektrik yükü biriktirirken, yeryüzünde pozitif bir yük gelişiyor. 

Zıt yüklerin birbirini çekmesinden dolayı yerdeki pozitif yük, negatif olana erişmeye çalışıyor ve genellikle doğada ulaşabileceği en yüksek noktaya, yani ağaç tepelerine çıkıyor.

Yaprakların ucunda biriken yük sonucu oluşan ve korona denen parıltı daha önce laboratuvarda üretilmişti. Ancak doğadaki kanıtı bulunamamıştı.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi'nden Patrick McFarland liderliğindeki ekip de işe laboratuvarda bu koronayı üreterek başladı. 

Fırtına bulutlarını taklit etmek için plastik saksılardaki ladin ve akçaağaçları yüklü metal plakaların altına yerleştirip ışıkları kapattılar.

McFarland, "Laboratuvarda tüm ışıkları, kapıyı ve pencereleri kapatınca koronalar zar zor seçiliyor. Mavi bir parıltı gibi görünüyorlar" diye açıklıyor.

Parıltı zayıf olsa da ultraviyole dalga boylarında da ışık yaydıkları için bilim insanları özel kameralarla bunları yakalamaya karar verdi.

Ekip, 2013 model bir Toyota Sienna'ya hava istasyonu, elektrik alan dedektörü, lazer mesafe ölçer ve ışığı ultraviyole kameraya yönlendirmek için bir periskop yerleştirerek bu neredeyse görünmez kıvılcımları ABD'nin çeşitli bölgelerinde aramaya koyuldu.

Yaklaşık 90 dakikalık görüntülerde 859 ayrı UV sinyali yakalanırken bir bilgisayar programı yardımıyla bunlar 41 korona halinde gruplandırıldı.

Bulguları hakemli dergi Geophysical Research Letters'ta yayımlanan çalışmaya göre koronolar, 0,1 ila 3 saniye sürüyordu ve genellikle yapraktan yaprağa atlıyor veya aynı yaprakta tekrar oluşuyorlardı.

Bu etkileri Pinus taeda ve Liquidambar styraciflua gibi ağaçlarda da gözlemlediler. 

McFarland "Bunlar gerçekten oluyor" diyerek ekliyor: 

Onları gördük; artık var olduklarını biliyoruz. Sonunda bunun somut kanıtına sahip olmak… Bence işin en keyifli yanı bu.

Araştırmacılar, UV kamera yalnızca dar bir dalga boyu aralığını algılayacak şekilde ayarlandığı için çalışmada kaydedilenden daha fazla korona olabileceğini düşünüyor. 

McFarland, eğer insanlar ağaçlardaki bu parıltıları görebilseydi, sanki binlerce ateşböceği ağaç tepelerinde dans ediyormuş gibi "epey havalı bir ışık gösterisi" oluşacağını söylüyor.

Bulguların koronanın kanıtını sunmasının ötesinde de faydaları olma ihtimali var. 

Bu parıltılar, diğer bileşiklerle tepkimeye girerek pus ve duman oluşumuna katkı sunabilecek büyük miktarda molekül üretiyor. Bu nedenle yeni çalışma, koronanın ormanlardaki hava kalitesini nasıl etkilediğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Ayrıca koronanın yapraklara zarar vererek ağaç ve orman sağlığını etkilemesi de muhtemel. Ancak bilim insanları bitkilerin kendilerini koruma yöntemleri geliştirmiş olabileceğinden şüpheleniyor. 

Independent Türkçe, Science Alert, Smithsonian Magazine, Geophysical Research Letters


ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
TT

ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)

OpenAI ve Google'dan araştırmacılar, ABD Savunma Bakanlığı'na dava açan Anthropic'i destekleyen bir dilekçe sundu.

Anthropic’in, araçlarına sınırsız erişim izni vermeyi reddetmesiyle şirketle Pentagon arasında gerilim başlamıştı.

Claude modelinin geliştiricisi bu kararında kitlesel gözetim ve otonom silahlarla ilgili endişeleri gerekçe gösterirken bakanlık yapay zeka araçlarını, "yasaların izin verdiği tüm amaçlar için kullanmak" istediğini savunmuştu.

Anlaşmazlığın ardından Trump yönetimi, federal kurumlara ve orduyla çalışan yüklenicilere Anthropic'le iş yapmayı bırakmalarını söylemiş ve Pentagon şirketi tedarik zinciri riski olarak belirlemişti.

Bu karar federal kurumların ve yüklenicilerin Anthropic'in yapay zeka sistemlerini kullanmasını engelliyor. Genellikle yabancı şirketleri hedef alan tedarik zinciri riski tanımlamasının ilk kez ABD merkezli bir şirkete karşı kullanıldığı bildiriliyor.

Anthropic bu hamlesi nedeniyle Savunma Bakanlığı'na dün (9 Mart Pazartesi) dava açtı.

Davanın açılmasından birkaç saat sonra OpenAI ve Google'dan yaklaşık 40 araştırmacı, yapay zeka şirketini destekleyen bir dilekçe sundu. 

Google DeepMind'ın baş bilim insanı Jeff Dean'in de imzasının yer aldığı dilekçede, Pentagon'un şirketi "tedarik zinciri riski" olarak etiketleme kararının, Amerikan yapay zeka sektöründe tehlikeli bir emsal oluşturabileceği savunuluyor.

Bilim insanları dilekçede şu ifadeleri kullanıyor:

ABD'nin önde gelen yapay zeka şirketlerinden birini cezalandırma çabasının devam etmesi, şüphesiz ki ABD'nin yapay zeka ve ötesindeki endüstriyel ve bilimsel rekabet gücü üzerinde sonuçlar doğuracak.

Bu adımın, yapay zeka gelişiminin hükümet ve ticari sektörler arasında ayrışmasına yol açabileceği korkusu dile getiriliyor. Bazı kurumlar belirli modellere erişimi kısıtlarken, diğerleri özel pazarlarda kullanılmaya devam edebilir.

Araştırmacılar, Pentagon anlaşma şartlarından memnun değilse Anthropic'le sözleşmesini sonlandırabileceğini ve başka bir şirketin araçlarını kullanabileceğini belirtiyor.

Bakanlık, Anthropic'le ilişkilerinin gerilmesinden kısa süre sonra OpenAI'la sözleşme imzalamıştı. OpenAI, Anthropic'le yapılan anlaşmadan daha fazla güvenlik önlemi alındığını öne sürmüştü. Şirketin CEO'su Sam Altman ise teknolojinin "ABD vatandaşlarının gözetimi için kasten kullanılmayacağından" emin olmak adına daha fazla değişiklik yapılacağını söylemişti.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Wired, BBC


James Cameron, Avatar serisinin akıbetini açıkladı

Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
TT

James Cameron, Avatar serisinin akıbetini açıkladı

Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)

Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), selefi Suyun Yolu (The Way of Water) kadar görkemli bir gişe başarısına imza atamamış olsa da yönetmen James Cameron, serinin 4. filminin hâlâ planlar dahilinde olduğunu müjdeledi.

Variety'nin, devam halkasının küresel gişede 1,45 milyar dolar hasılat elde etmesine rağmen henüz kâra geçemediğini yazan haberinin ardından Cameron, hayranların içine su serpti. 

9 Mart'ta düzenlenen Saturn Ödülleri'nde konuşan usta yönetmen, 4. filmin gelmesinin "çok muhtemel" olduğunu ifade etti. 

Cameron ayrıca, serinin gelecekteki rotasını belirlerken "izleyici geri bildirimlerini" titizlikle dikkate aldığını da sözlerine ekledi.

Başrollerini Zoe Saldaña, Sigourney Weaver ve Sam Worthington'ın paylaştığı Avatar: Ateş ve Kül, oğulları Neteyam'ın kaybıyla sarsılan Jake Sully ve ailesinin, bu trajedinin yaralarını sarma mücadelesine odaklanıyor. Ancak yas süreci aileyi içeriden tüketmeye başlarken, intikam ateşiyle yanıp tutuşan Varang liderliğindeki acımasız "Kül Halkı" ya da diğer adıyla Mangkwan klanı, kahramanlarımızı tehdit etmeye başlıyor.

"Avatar filmlerini daha ucuza mal etmeliyiz"

Cameron, daha önce Tayvan merkezli TVBS News'a verdiği röportajda sinema endüstrisinin zorlu bir dönemden geçtiğini vurgulamış ve şu ifadeleri kullanmıştı:

Gerçek şu ki sinema sektörü şu an depresyonda. Avatar 3 çok büyük maliyetlerle çekildi. Yola devam edebilmek için gişede çok başarılı olmamız gerekiyor. Hem başarılı olmalı hem de seriyi sürdürebilmek için Avatar filmlerini nasıl daha düşük maliyetlerle üretebileceğimizi bulmalıyız.

GamesRadar'a göre, Ateş ve Kül'ün Suyun Yolu'ndan yaklaşık 870 milyon dolar daha az hasılat elde etmesi, Cameron'ın maliyetleri düşürme vurgusunu daha da önemli hale getiriyor.

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar, TVBS News, ScreenRant