Gucci’nin CEO’su Marco Bizzarri istifa etti

Bizzarri ve birlikte çalıştığı tasarımcı aynı madalyonun iki yüzü gibiydi. Bizzarri’nin başarısı, tasarımcının desteği olmadan tamamlanmazken, tasarımcı olmadan Bizzarri’nin başarısı söz konusu olmadı

Valentino’da Pier Paolo Piccioli ve Jacopo Venturini arasında sanatsal bir gizli anlaşma var (AP)
Valentino’da Pier Paolo Piccioli ve Jacopo Venturini arasında sanatsal bir gizli anlaşma var (AP)
TT

Gucci’nin CEO’su Marco Bizzarri istifa etti

Valentino’da Pier Paolo Piccioli ve Jacopo Venturini arasında sanatsal bir gizli anlaşma var (AP)
Valentino’da Pier Paolo Piccioli ve Jacopo Venturini arasında sanatsal bir gizli anlaşma var (AP)

Modacılar son günlerde oldukça mutlu. Turizm sektörü canlandı ve bu durum satışlara güzel bir şekilde yansıdı. Paris’te, geçen ay bir gencin bir polis kurşunuyla hayatını kaybetmesinin yol açtığı huzursuzluk nedeniyle yaşanan kaygının ardından, atmosfer nihayet sakinleşti ve turistler eskisinden daha hevesli bir şekilde alışveriş yapmaya döndü.

Louis Vuitton’un Champs-Elysées’deki merkez mağazasının, Saint-Honore caddesindeki Hermes mağazasının, Cambon Caddesi’ndeki Chanel mağazasının ve Av. Montaigne’deki Dior mağazasının dışında uzun kuyruklar oluştu. Aç insanların ekmeğe olan rağbetini benzeyen şekilde, müşterilerin özellikle deri ürünlerine olan talebini, moda dünyasında herkes mutlulukla ve umutla takip etti. Louis Vuitton, Dior, Chanel, Hermes ve Burberry liderliğindeki birçok moda şirketi, yavaş olmasına rağmen Çinli müşterilerin dönüşü sayesinde yürekleri rahatlatan karlar kaydetti.

Fotoğraf altı: Alessandro Michele’in ayrılmadan önce Gucci için yaptığı bir tasarımı (AP)
Alessandro Michele’in ayrılmadan önce Gucci için yaptığı bir tasarımı (AP)

Ancak bu coşkulu sahnede, Gucci artık sadece izleyici rolünü üstleniyor. Moda evi artık birkaç yıl önceki büyük rolüne veda etti. Haftalar önce, sahibi olan Kering grubu, Gucci CEO’su Marco Bizzarri‘nin istifa ettiğini duyurdu. Bizzarri 2015’te Gucci’ye katıldığından beri modaevinin birçok başarısının altına imzasına atmıştı.

Fotoğraf altı: 2015’ten beri Gucci’yi zirveye taşıyan Marco Bizzarri önümüzdeki Eylül’de şirketten ayrılacak (AFP)
 2015’ten beri Gucci’yi zirveye taşıyan Marco Bizzarri önümüzdeki Eylül’de şirketten ayrılacak (AFP)

Bizzarri, tasarımcı Alessandro Michele ile Gucci satışlarını hızla artıran başarılı bir ikili olmuştu. İkili o dönemki durgun sektörü canlandırarak ‘maksimalizm’ tarzının hakim olduğu ürünlerle müşterileri mağazalarına çekmeyi başarmıştı. Ancak yıllar geçti ve bu tasarımların sürpriz özelliği yok oldu. Yeni olandan başka hiçbir şeye sadakati olmayan müşteri tokluk ve bıkkınlık hissedinceye kadar aynı hızda, renklerde ve çizgilerde koleksiyonlar sunuldu. Ardından satışlar düştü ve tasarımcıdan yeni fikirler geliştirmesi ve bulması istendi, ancak Michele sanatsal vizyonuna bağlı kaldı. Kaçınılmaz sonuç ise, sözleşmesini yenilemeyerek modaevini terk edilmesi oldu.

Fotoğraf altı: Alessandro Michele dönemindeki Gucci defilesinden bir kare (Reuters)
Alessandro Michele dönemindeki Gucci defilesinden bir kare (Reuters)

Michele’in ayrılmasının ardından, CEO Marco Bizzarri kendini bir çıkmazda buldu zira bir gecede moda evinin kaderini değiştirebilecek ve hayal gücünü ateşleyebilecek bir tasarımcı bulmak kolay değil. Hele ki Dior, Louis Vuitton ve Chanel gibi Gucci’nin rakiplerinin yüksek satışlar elde ettiği zamanda bu daha zor bir iş oldu. Gucci’nin son yıllarda yakaladığı başarıyı -en azından gerektiği kadar hızlı bir şekilde- yakalayamayacağı net bir hale geldi. Bizzarri’nin kendisi bile en iyimser haliyle gelirlerini 10 milyar avrodan 15 milyar avroya çıkarmayı başarabileceğini düşünmeyecek duruma ulaştı.

Bizzarri’nin istifa haberi hissedarları memnun etti ve görünüşe göre bu karar onların ısrarı üzerine geldi. Geçen Ocak ayında, Kering grubunun sahibi François Pinault, moda evini yeni bir aşamaya taşımak için Bizzarri’nin kalacağını açıkladığından, CEO değişimine yönelik bir beklenti yoktu. Tasarımcı ve CEO’yu aynı anda değiştirmek görülmemiş bir olay, zira moda dünyasında bu intihara eşdeğer bir şey ancak Louis Vuitton, Dior, Chanel ve Hermes’in başarısı, sabırsız hissedarları çileden çıkarmış gibi görünüyor.

Tasarımcı ve CEO’nun değişmesi, ürünlerin üretiminde arzu uyandırmakla kendi geçmişini onurlandırmaya dayanan stratejilerin değişeceği anlamına gelmiyor olabilir. Bu durum, herkesin Gucci’nin yeni tasarımcısı Sabato De Sarno’nun, Bizzarri’nin istifa edeceği Eylül ayında neler yapacağını heyecanla beklemesine neden oluyor. Diğer yandan, grubun yakın zamana kadar moda evi için yeni bir CEO seçip seçmediği ise bilinmiyor.

Bizzari’nin istifasının, yıllarca Yves Saint Laurent moda evinin CEO’su olan Francesca Bellettini’nin Kering Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığının ek pozisyonuna geçirilmesi ile aynı zamana denk gelmesi dikkat çekti. Bu, Kering’e bağlı moda evlerinde çalışan tüm CEO’ların, grubun sahibi François Pinault yerine her türlü istişarede Bellettini’ye başvuracağı anlamına geliyor. Francesca hem teknik hem de ticari olarak Saint Laurent için çok şey başarırken, şu anda 3 milyar avro olduğu tahmin ediliyor.

Fotoğraf altı: Pietro Beccari ve Pharrell Williams’in yansıttığı tüm unsurlarına hakim olan göz kamaştırıcı Louis Vuitton erkek giysi defilesi (AFP)
Pietro Beccari ve Pharrell Williams’in yansıttığı tüm unsurlarına hakim olan göz kamaştırıcı Louis Vuitton erkek giysi defilesi (AFP)

Sandalye değişikliği, Gucci, Saint Laurent ve diğerlerinin sahibi olan Kering grubuyla sınırlı olmadı, LVMH grubu, bu yıl üst düzey sandalyelerin değişimine tanık olan gruplardan biri oldu. Dior’uun eski CEO’su Pietro Beccari, Louis Vuitton moda evine transfer oldu ve yerine Delphine Arnault geçti. İlginç bir şekilde, Beccari de tamamen farklı bir nedenle büyük bir zorlukla karşı karşıya kalıyor. Louis Vuitton, Beccari katılmadan önce bile uzun süredir büyük karlar elde ediyor. Onun için en büyük zorluğu oluşturan şey, bu başarıyı nasıl devam ettireceğine dayanıyor. LVMH grubunun bu hamleleri ‘koruma tedaviden iyidir’ ilkesine inanmasından kaynaklanıyor. Moda dünyasında şu anda olan şey, proaktif önlemleri, satışlardaki düşüşten sonra değil, önce düşünmeyi gerektiriyor, zira gelişme ve değişim modanın yakından bağlantılı unsurlarını oluşturuyor. Daha da önemlisi, bu gruplar, tıpkı bir tasarımcının parlaklığı korumak ve müşterileri çekmek için stilini ve tasarımlarını yenilemesi gerektiği gibi, CEO’larının da birlikte çalıştığı kişilere yaratıcı olmaları için ilham veren ve onları motive eden stratejiler geliştirmesi gerektiğini fark etti. Beccari, dönemin kültürünü anlayarak, modaya olan sevgisi ve ilgisi dışında moda dünyasıyla hiçbir ilgisi olmayan bir müzisyen olan Pharrell Williams’in Louis Vuitton erkek departmanı kreatif direktörü olarak atadı. Taraftarlar ve rakipler arasında bu kararın yarattığı tartışmaya rağmen, moda evinin satışları ve mağazalarının dışındaki bekleme kuyruklarından da anlaşılacağı üzere bu doğru bir adım oldu.

Fotoğraf altı: Jacopo Venturini ve tasarımcı Pier Paolo Piccioli, 20 yılı aşkın dostlukları sayesinde başarılı bir ikili (Getty)
Jacopo Venturini ve tasarımcı Pier Paolo Piccioli, 20 yılı aşkın dostlukları sayesinde başarılı bir ikili (Getty)

Bugün moda endüstrisinde ve yaratıcı alanlara dair her şeyde herkesin hemfikir olduğu konu, CEO’nun başarısının artık strateji geliştirmek, matematiksel işlemler yapmak ve pazarlama sanatlarında ustalaşmakla sınırlı olmadığı, aynı zamanda duygusal zeka ve sanatsal bir anlayışı da içeriğine dayanıyor. Valentino’nun CEO'su Jacopo Venturini bunu Şarku’l Avsat’a verdiği önceki bir röportajda da vurguladı. Ayrıca yaratıcılığı teşvik etme ve insan ilişkilerine dayalı bir kültür oluşturmanın CEO’nun öncelikleri arasında yer aldığını belirtti. Bunun, tasarımcıya yaratıcı ve yenilikçi olması için tam özgürlük verilen bir atmosfer yaratma görevini kolaylaştırmayı gerektirdiğini, zira çalışma ortamı sağlıklı olduğunda ve insan etkileşimine dayalı olduğunda üretim de daha güzel olacağını da vurguladı.

Fotoğraf altı: Şiirselliğin hakim olduğu son Valentino gösterisinden (Valentino)
Şiirselliğin hakim olduğu son Valentino gösterisinden (Valentino)

Venturini, tasarımcının yaratıcılığın fitilini ateşlemesi gerekirken, CEO olarak önemli rollerinden birinin yaratıcılığı teşvik etmek olduğuna dikkat çekti.

Şu anda her şey değişti ve herhangi bir moda evinin artistik tasarımcısı artık tek başına lider ve yıldız değil. Artık CEO ve tasarımcı madalyonun iki yüzünü temsil ediyor. Birinin başarısı diğerinin desteği olmadan tamamlanmıyor.



Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
TT

Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)

Gökbilimciler, en dış çeperinde karasal gezegen bulunan gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü. Gökcisminin alışılmadık bir süreç sonucu ortaya çıktığını düşünüyorlar.

Güneş Sistemi'nin iç kısmında karasal (Merkür-Mars), dış kısmındaysa gaz gezegenler (Jüpiter-Neptün) yer alıyor.

Bilim insanları bugüne kadar gözlemledikleri diğer gezegen sistemlerinde de bu sırayla karşılaştı.

Mevcut modellere göre Güneş'e yakın gezegenlerin karasal olmasının nedeni, radyasyonun gaz atmosferleri ortadan kaldırıp geriye yoğun, katı çekirdekler bırakması. Yıldızdan uzaktaki gaz devleriyse gazın birikebildiği ve gezegenlerin bu gazı tutabildiği daha soğuk bölgelerde oluşuyor.

Ancak bilim insanları Dünya'dan yaklaşık 117 ışık yılı uzaktaki kırmızı cüce bir yıldızın çevresinde bu örüntüye aykırı bir sistemle karşılaştı.

Araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı'nın ötegezegen uydusu CHEOPS'u kullanarak LHS 1903 adlı yıldıza en yakın gezegenin karasal ve sonraki ikisinin de gaz dünyası olduğunu tespit etti.

Ancak bu üçlüden sonra bir karasal gezegen daha vardı.

Bulguları hakemli dergi Science'ta yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Thomas Wilson "Bu tuhaf düzensizlik, onu ters yüz edilmiş eşsiz sistem haline getiriyor" diyerek ekliyor: 

Karasal gezegenler genellikle ana yıldızlarından çok uzakta, gaz halindeki dünyaların ötesinde oluşmaz.

Bilim insanları gaz ve karasal gezegenlerin yer değiştirmesi veya dıştaki ilginç gezegenin zaman içinde gazını kaybetmesi ihtimallerinin muhtemel görünmediğini söylüyor.

Daha ziyade gezegenlerin farklı zamanlarda oluştuğuna dair kanıt bulduklarını ifade ediyorlar.

Bu nedenle yıldıza en yakın olandan başlayarak sırayla meydana gelen bu gezegenlerin bambaşka ortamlarda oluştuğu düşünülüyor. İlk üç gezegenin sistemdeki gazı kullanması nedeniyle sonuncu cisim bu halini almış gibi görünüyor. 

Warwick Üniversitesi'nden Dr. Wilson "Bu en dış gezegen oluştuğunda sistem, gezegen oluşumunda hayati önem taşıyan gazdan muhtemelen yoksun kalmıştı" diye açıklıyor:

Yine de burada, beklentilere meydan okuyan küçük, karasal bir dünya var. Gazdan yoksun bir ortamda oluşan bir gezegene dair ilk kanıtı bulduk gibi görünüyor.

Araştırmacılar bu cismin bir istisna mı, yoksa gezegen sistemleriyle ilgili yeni bir örüntünün ilk işareti mi olduğunu henüz bilmiyor. 

Bu 4. gezegen, yaşanabilirlik potansiyeli nedeniyle de ilgi çekiyor. Kütlesi Dünya'nınkinin 5,8 katı ve yaklaşık 60 derece sıcaklığa sahip.

Dr. Wilson "60 derece sıcaklık, Dünya'da kaydedilen en yüksek sıcaklık olan 57 dereceye çok yakın ve bu nedenle gezegenin yaşanabilir olması kesinlikle mümkün" ifadelerini kullanıyor:

James Webb Uzay Teleskobu'nun yapacağı gözlemler, gezegenin koşullarını ortaya çıkararak yaşama ne kadar elverişli olduğunu anlamamıza katkı sağlayabilir.

Independent Türkçe, Phys.org, Reuters, Science


Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
TT

Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)

Rusya'nın, ABD'ye ait Alaska eyaleti yakınlarındaki Sedanka köyü, Moskova yönetiminden "askeri kahramanlık" unvanı bekliyor.

Rusya'nın Uzak Doğu'sundaki Kamçatka Yarımadası'nda yer alan Sedanka, Ukrayna savaşına katkıları nedeniyle Kremlin yönetiminden "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanı almak istiyor.

Kamçatka Krayı Valisi Vladimir Solodov, geçen yaz köye düzenlediği ziyarette Sedanka'ya prestijli "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanını vermeyi planladığını açıklamıştı.

Bu unvan, II. Dünya Savaşı'nda önemli muharebelere sahne olan Sovyet şehirlerine veriliyordu. Madalya, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iptal edilmişti ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 20 yıl önce unvanı yeniden devreye sokmuştu.  

Solodov, Ukrayna savaşında çok sayıda asker göndermesi nedeniyle Sedanka'nın bu onuru hak ettiğini söylemişti.

Ancak New York Times'ın aktardığına göre Kremlin, köye henüz bu unvanı vermedi. Unvan kapsamında geleceği söylenen asker ailelerine kapsamlı destek de sağlanmadı. Köy sakinlerine göre yalnızca bir defaya mahsus yakacak odun gönderildi.

Kamçatka Krayı'nda cepheye gönderilen askerlere 33 bin dolara yakın ödeme yapılıyor. Daha sonra ödemeler aylık 5 bin 200 dolar civarında devam ediyor.

Yaklaşık 250 kişinin yaşadığı köydeki 67 erkekten 39'u, 7 bin kilometre batıdaki Ukrayna cephesine gitti.

Rusya Kuzey Yerli Halkları Derneği Başkanı Svetlana Zaharova'ya göre bu erkeklerden 19'u ya hayatını kaybetti ya da kayıp ve öldüğü varsayılıyor.

Sedanka'daki evlerin çoğu Sovyet döneminden kalma. Haberde, evlerin büyük bölümünde su olmadığı, çatıların aktığı ve tıkalı kanalizasyon sistemi nedeniyle toprak yollarda pis su birikintileri oluştuğu yazılıyor. Köyün etrafında çöp yığınlarının biriktiği de ifade ediliyor.

Savaşta eşini kaybeden 34 yaşındaki Zaharova, cepheden dönen askerlerdeki değişimin dikkat çekici olduğunu söylüyor:

Tükenmiş halde dönüyorlar, hayatta olmaktan mutlu değiller. İçe kapalı, değişmiş oluyorlar.

Köy sakinlerinden 43 yaşındaki balıkçı Dmitri Tulik de gönüllü olarak savaşa katılmak istediğini ancak cepheden dönen kardeşinin kendisini bu karardan vazgeçirdiğini belirtiyor:

Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kardeşimin yarısı cephede kaldı. Çok kötü yaralanmıştı.

Moskova yönetimi savaştaki kayıplara dair resmi açıklama yapmıyor. Ancak Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) geçen ayki raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade edilmiş, Ukrayna içinse bu rakamın 600 bin civarında olduğu bildirilmişti. Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Guardian


Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
TT

Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)

Ekranın "en toksik" aşk hikayelerinden biri olarak anılan hikaye sona eriyor. 

Tell Me Lies, yaratıcısı ve dizi sorumlusu Meaghan Oppenheimer'ın dünkü açıklamasına göre üçüncü sezonla final yapıyor. Final bölümünün ABD'de bugün, Türkiye'de ise yarın izleyiciyle buluşması bekleniyor. Tell Me Lies, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

"Bu en başından beri aklımızda olan final"

"Üç harika sezonun ardından bu geceki bölüm Tell Me Lies'ın finali olacak" diyerek söze başlayan Oppenheimer, Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

Bu, senaryo ekibimle en başından beri aklımızda olan finaldi ve bununla inanılmaz gurur duyuyoruz. Bu sezona gösterdiğiniz olağanüstü ilgi, hikayeyi organik biçimde sürdürmenin başka bir yolu olup olmadığını araştırmamıza ilham verdi ancak sonunda, anlatının doğal sonuna ulaştığını hissettik.

Oppenheimer açıklamasını şöyle sürdürdü:

Asıl hedefim her zaman dizinin kalitesini korumak ve size verebileceğim en iyi izleme deneyimini sunmaktı. Bu yüzden, böylesine mutlu bir deneyim olan bir şeye veda etmek buruk olsa da niyeti belli bir finalle tamamlanmış bir hikaye anlatabildiğimiz için çok minnettarım. Bu, çok az dizinin sahip olduğu bir ayrıcalık. Dizimizi sevdiğiniz için teşekkür ederiz. Yakında size yeni hikayeler getirmek için heyecanlıyız.

Carola Lovering'in aynı adlı 2018 tarihli romanından uyarlanan dizi, Eylül 2022'de başlamıştı. 

Tell Me Lies; iki üniversite öğrencisi arasındaki yıkıcı ilişkiyi ve "fazlasıyla çalkantılı" arkadaş grubunda yaşananları anlatıyor. 

Oyuncu kadrosunda Grace Van Patten, Jackson White, Catherine Missal, Spencer House, Sonia Mena ve Branden Cook gibi genç yıldızlar yer alıyor.

Dizi iki farklı zaman diliminde ilerliyor: Biri 2008-2010'da, üniversite dönemini mercek altına alıyor; diğeri ise 2015'te, üniversite sonrasına ve Bree'yle (Missal) Evan'ın (Cook) düğününe odaklanıyor.

Yeni aşk üçgeni büyük ilgi çekti

Üçüncü sezon ise Bree'yle Evan'ın en yakın arkadaşı Wrigley (House) arasında filizlenen yeni ilişkiyi de anlatıya ekliyor ve bu hikaye kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti. Oppenheimer, yakın zamanda Variety'ye verdiği söyleşide bu ilişkiyi şöyle açıklamıştı:

Arkadaş gruplarında hep aynı ortamlarda olup hiç baş başa kalmayan insanlar vardır. Bir grupta bulunursunuz ve bir bakarsınız, 'Ben bu kişiyle hiç özel bir konuşma yapmamışım' dersiniz. Yani birbirlerinden haberdarlardır ama kişisel düzeyde birbirlerini tanımazlar. Üçüncü sezona gelindiğinde ise birçok açıdan hayatlarındaki en ağır travmalarla yüzleşmiş kişilere dönüşüyorlar. Dibe vurmuş insanların birbirlerine tutunup iyileşmesini, birbirlerinde beklenmedik bir güvenli alan bulmasını anlatan hikayeleri severim. Bu yüzden bana kendiliğinden gelişen bir hikaye gibi geldi.

Oppenheimer ayrıca, üçüncü sezon "final sezonu" diye pazarlanmamış olsa da bunun "yıllar önce hayal ettiği ve anlattığı final" olduğunu söyledi.

Hayranlar final duyurusuyla neye uğradığını şaşırdı

Son bölümün yayımlanmasına kısa süre önce duyurulan bu haber, dizinin uzun süredir hayranı olan izleyicileri ani karar karşısında şaşkına çevirdi.

Bir izleyici "Tell Me Lies'ın finaline hiç hazır değilim" diyerek ekledi: 

Herkes 'Kemerlerinizi bağlayın', 'Beklenmedik olaylara hazır olun', 'Daha da kötüleşecek! diyor... NASIL DAHA KÖTÜLEŞEBİLİR Kİ?

Başka bir hayran ise "Tüm bu karmaşa bir bölümde nasıl sonuçlandırılacak ki?" diye isyan etti.

Yapımcı kadrosunda American Horror Story yıldızı Emma Roberts'ın da yer aldığı dizide, yazar Lovering de "danışman yapımcı" olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Geo.TV