40 üniversite bünyesinde 52 yeni fakülte, enstitü ve yüksekokul kuruldu

Bazı yükseköğretim kurumları bünyesinde fakülte, enstitü ve yüksekokul kurulması ile kapatılması ve adlarının değiştirilmesine ilişkin Cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.

AA
AA
TT

40 üniversite bünyesinde 52 yeni fakülte, enstitü ve yüksekokul kuruldu

AA
AA

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan karara göre, Batman Üniversitesinde Spor Bilimleri Fakültesi, Gebze Teknik Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Kilis 7 Aralık Üniversitesinde İletişim Fakültesi ile Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesinde Finansal Bilimler Fakültesi, Artvin Çoruh Üniversitesinde Spor Bilimleri Fakültesi ile Turizm Fakültesi, Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesinde İletişim Fakültesi ile Ziraat Fakültesi, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinde Bucak Bilgisayar ve Bilişim Fakültesi, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinde Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Çankırı Karatekin Üniversitesinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Çukurova Üniversitesinde ise Turizm Fakültesi kuruldu.

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde Spor Bilimleri Fakültesi, Kahramanmaraş İstiklal Üniversitesinde İletişim Fakültesi ile Turizm Fakültesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde İletişim Fakültesi, Sinop Üniversitesinde Turizm Fakültesi, Alanya Üniversitesinde İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi ile Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, Atılım Üniversitesinde Diş Hekimliği Fakültesi, Biruni Üniversitesinde Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Haliç Üniversitesinde Spor Bilimleri Fakültesinin kurulması kararlaştırıldı.

İstanbul Arel Üniversitesinde mimarlık ile mühendislik fakülteleri kurulurken, İstanbul Atlas Üniversitesinde Sanat, Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, İstanbul Aydın Üniversitesinde Eczacılık Fakültesi ile Uygulamalı Bilimler Fakültesi, İstanbul Galata Üniversitesinde Mühendislik Fakültesi, İstanbul Kent Üniversitesinde Eczacılık Fakültesi, İstanbul Okan Üniversitesinde Eczacılık Fakültesi, İstanbul Topkapı Üniversitesinde de İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi kuruldu.

KTO Karatay Üniversitesinde Sağlık Bilimleri Fakültesi, Özyeğin Üniversitesinde Uygulamalı Bilimler Fakültesi, Sanko Üniversitesinde İşletme Fakültesi, Ostim Teknik Üniversitesinde Yabancı Diller Yüksekokulu ile Endüstriyel Tasarım Enstitüsü, Anadolu Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Ege Üniversitesinde Organ Nakli Enstitüsü, Konya Gıda ve Tarım Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Manisa Celal Bayar Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesinde Lisansüstü Eğitim Enstitüsü ile İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Kırıkkale Üniversitesinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Süleyman Demirel Üniversitesinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Uşak Üniversitesinde İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi, Altınbaş Üniversitesinde İletişim Fakültesi, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesinde de Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ile Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi kurulmasına karar verildi.

Cumhurbaşkanı kararıyla, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğü bünyesinde yer alan Filipinler Bangsamoro Sultan Kudarat Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu kapatıldı. Aynı rektörlük bünyesinde Filipinler Bangsamoro Sultan Kudarat Sağlık Bilimleri Fakültesi ile Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te Taşkent Hemşirelik Fakültesi kuruldu.

Ayrıca, 38 enstitü, fakülte ve yüksekokulun daha kapatılmasına karar verildi.

8 fakültenin ismi değişti

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, 8 fakültenin ismi değiştirildi.

Buna göre, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Giresun Üniversitesi ve Mersin Üniversitesindeki İslami İlimler Fakültelerinin isimleri İlahiyat Fakültesi olarak değişti.

Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi, Süleyman Demirel Üniversitesi ve Uşak Üniversitesi bünyesindeki mühendislik fakülteleri ile Kırıkkale Üniversitesinin Mühendislik ve Mimarlık Fakültesinin isimleri ise Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi oldu.



Musk’ın firmasına çocuk istismarı davası: Tehlikeyi bilmelerine rağmen kâr etmeyi seçtiler

Musk, Grok'un müstehcen içerik üretiminde kullanıldığına yönelik iddiaları yalanlamıştı (Reuters)
Musk, Grok'un müstehcen içerik üretiminde kullanıldığına yönelik iddiaları yalanlamıştı (Reuters)
TT

Musk’ın firmasına çocuk istismarı davası: Tehlikeyi bilmelerine rağmen kâr etmeyi seçtiler

Musk, Grok'un müstehcen içerik üretiminde kullanıldığına yönelik iddiaları yalanlamıştı (Reuters)
Musk, Grok'un müstehcen içerik üretiminde kullanıldığına yönelik iddiaları yalanlamıştı (Reuters)

Elon Musk’ın yapay zeka şirketi xAI’a çocuk istismarı niteliğinde içerik üretimine imkan sağladığı gerekçesiyle dava açıldı.

İkisi reşit olmayan üç kız çocuğu, dev firmaya karşı pazartesi günü Kaliforniya’da hukuki işlem başlattı.

Davacılar, fotoğraflarının şirketin Grok adlı sohbet botu ve cinsel içerikli sahte görüntüler oluşturulmasını sağlayan Grok Imagine moduna erişen üçüncü taraf bir uygulama üzerinden manipüle edildiğini öne sürdü.

Davacıların avukatı Vanessa Baehr-Jones, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

xAI, böylesine tehlikeli bir ürün yaratmanın yol açacağı sonuçları gayet iyi bilmesine rağmen çocuklar da dahil gerçek kişilerin cinsel istismarı üzerinden kâr elde etmeyi seçti.

Avukat, fotoğraf ve videolar xAI’ın programlarına erişen üçüncü taraf uygulamalar aracılığıyla üretilse de Musk’ın şirketinin lisans ve kullanımla ilgili yeterli denetimleri yapmadığını söylüyor.

Mahkemeye sunulan şikayet dilekçesine göre fotoğrafları değiştirilen kişiler, görüntüler hakkında şubatta kolluk kuvvetlerine ihbarda bulundu. Polis de Discord üzerinden fotoğraf ve videoları paylaştığı savunulan bir şüpheliyi yakaladı. Zanlının telefonunda, xAI’nin görüntü ve video üretme teknolojisi kullanılarak hazırlandığı iddia edilen çocuk istismarı içerikleri bulundu.

Firma henüz davayla ilgili açıklama yapmazken, şirketin yöneticisi Elon Musk, ocak ayındaki sosyal medya paylaşımında, Grok’un "reşit olmayan kişilerin çıplak görüntülerinin üretilmesinde kullanıldığından haberdar olmadığını" öne sürmüştü.

Baehr-Jones, müvekkillerinin "mahremiyet, haysiyet ve kişisel güvenliğine" saldırıda bulunulduğunu belirterek, davacıların "hayatlarının darmadağın olduğunu" belirtti.

Geçen yıl piyasaya sürülen Grok Imagine, Taylor Swift de dahil ünlülerin ve sıradan kullanıcıların internetteki fotoğraflarının değiştirilmesiyle tartışma yaratmıştı.

Musk’tan çocuğu olan Ashley St. Clair da XAI’ya ocak ayında dava açmıştı. Muhafazakar sosyal medya fenomeni, X kullanıcılarının 13 yıl önce henüz çocukken çekilen fotoğrafının çıplak hale getirilmesini Grok'tan istediğini ve sohbet botunun da bu talebi yerine getirdiğini belirtmişti.

Independent Türkçe, BBC, Guardian


Asteroit Ryugu'da DNA ve RNA yapıtaşları bulundu

Bilim insanları bulguların, Ryugu'da bir zamanlar yaşam olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor (Japonya Uzay Araştırma Ajansı)
Bilim insanları bulguların, Ryugu'da bir zamanlar yaşam olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor (Japonya Uzay Araştırma Ajansı)
TT

Asteroit Ryugu'da DNA ve RNA yapıtaşları bulundu

Bilim insanları bulguların, Ryugu'da bir zamanlar yaşam olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor (Japonya Uzay Araştırma Ajansı)
Bilim insanları bulguların, Ryugu'da bir zamanlar yaşam olduğu anlamına gelmediğini belirtiyor (Japonya Uzay Araştırma Ajansı)

Bilim insanları asteroit Ryugu'dan alınan örneklerde DNA ve RNA'nın tüm yapıtaşlarını tespit etti. Bulgular, Dünya'daki yaşamın nasıl başladığını anlamaya katkı sağlıyor.

Yeryüzündeki canlılar, genetik bilgiyi depolayıp aktarmak için iki temel molekülü kullanıyor: deoksiribonükleik asit (DNA) ve ribonükleik asit (RNA).

DNA, adenin, sitozin, guanin ve timin isimli nükleobazlardan oluşurken, RNA'da timin yerine urasil yer alıyor.

Bu bileşenlerin erken Dünya'da ne kadar bulunduğunu ve nereden geldiklerini anlamak, yaşamın başlangıcını öğrenmek açısından kritik önem taşıyor.

Önde gelen teorilerden biri, temel elementleri taşıyan asteroitlerin gezegene çarpması sonucu yaşamın filizlendiğini öne sürüyor.

Bilim insanları bu ihtimalleri test etmek için Güneş Sistemi'ndeki asteroitlerden örnek alarak inceliyor.

Son yıllarda NASA, Bennu asteroidine, Japonya Uzay Araştırma Ajansı ise Ryugu'ya araç göndererek yeryüzüne örnek getirmişti.

Bennu'da 5 nükleobazın tamamının bulunduğu geçen sene duyurulmuştu. Bugüne kadar Ryugu'da ise sadece urasil saptanmıştı.

Japonya Deniz-Yer Bilimleri ve Teknolojileri Kurumu'ndan Toshiki Koga liderliğindeki bir ekip, bu yapıtaşlarının hepsini Ryugu örneklerinde de tespit etti.

Bulguları hakemli dergi Nature Astronomy'de dün (16 Mart) yayımlanan çalışmada şu ifadelere yer veriliyor:

Asteroit ve meteorit örneklerinde çeşitli nükleobazların saptanması, bunların Güneş Sistemi genelinde yaygın olduğunu gösteriyor ve karbonlu asteroitlerin, erken Dünya'nın prebiyotik kimyasal envanterine katkıda bulunduğu hipotezini güçlendiriyor.

Bilim insanları Ryugu'nun içeriğini Bennu ve karbon açısından zengin Murchison ve Orgueil isimli meteoritlerle, yani Dünya'ya düşen uzay taşlarıyla karşılaştırdı.

Araştırmacılar bu örneklerdeki nükleobazların oranının farklılık gösterdiğini ve bu durumun amonyak seviyelerinden kaynaklandığını belirledi. 

Toshiki Koga, "Bilinen hiçbir oluşum mekanizması böyle bir ilişkiyi öngörmediğinden bu bulgu, erken Güneş Sistemi'ndeki nükleobaz oluşumunda daha önce bilinmeyen bir yolu işaret edebilir" diyor.

Yeni Zelanda'daki Victoria Üniversitesi'nden Morgan Cable da yer almadığı çalışmadaki bu bulguyu "eşsiz" diye tanımlayarak ekliyor:

Bu keşif, biyolojik açıdan önemli moleküllerin başlangıçta nasıl oluştuğu ve Dünya'da yaşamın ortaya çıkmasını nasıl desteklediğine dair kritik sonuçlar doğuruyor.

Independent Türkçe, Science Alert, Phys.org, Nature Astronomy


Yalnızlığı tercih ettiği sanılan boğa köpekbalıklarının yakın arkadaşları varmış

Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)
Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)
TT

Yalnızlığı tercih ettiği sanılan boğa köpekbalıklarının yakın arkadaşları varmış

Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)
Araştırmacılar, köpekbalıklarının sosyalleşme sayesinde yeni beceriler öğrenme veya eş bulma gibi faydalardan yararlandığını düşünüyor (Natasha D. Marosi)

Yalnız vakit geçirmeyi tercih ettiği sanılan boğa köpekbalıklarının güçlü sosyal bağlar kurduğu keşfedildi.

Dünyanın dört bir yanındaki tropikal ve ılıman sularda görülebilen boğa köpekbalıkları (Carcharhinus leucas), IUCN Kırmızı Listesi'nde "hassas" türler sınıfında yer alıyor.

Fiji'de kurulan Köpekbalığı Resifi Deniz  Koruma Alanı, hem çeşitli türlerin korunmasına hizmet ediyor hem de bilim insanlarına köpekbalıklarını inceleme imkanı sunuyor.

Exeter Üniversitesi'nden Natasha D. Marosi ve ekibi, buradaki boğa köpekbalığı popülasyonunu 6 yıl boyunca takip ederek sosyal ilişkilerini inceledi.

Yaklaşık yüzde 85'i dişilerden oluşan popülasyonun 184 üyesini tanımlayıp izlemeyi başaran araştırmacılar, toplamda 8 bin 192 dakikalık görüntü elde etti.

Bilim insanları, hayvanların birbirini takip etme, paralel yüzme ve geri dönüp yeniden yaklaşma gibi davranışlarına dayanarak sosyalleşme alışkanlıklarını anlamaya çalıştı.

Bulguları hakemli dergi Animal Behaviour'da bugün (17 Mart) yayımlanan çalışmaya göre boğa köpekbalıkları, gruptaki rastgele bireylerle ilişki kurmak yerine belirli kişileri "aktif bir şekilde" tercih ediyor.

Çalışmanın yazarlarından Darren Croft "Yaygın kanının aksine, köpekbalıklarının nispeten zengin ve karmaşık sosyal yaşamları olduğunu görüyoruz" diyor.

Hatta bilim insanları, köpekbalıklarının popülasyondaki bazı bireylerden de özellikle kaçındığını ifade ediyor.

Marosi "Biz insanlar, sıradan tanıdıklardan en iyi arkadaşlarımıza kadar değişen çeşitli sosyal ilişkiler kurarız ancak aynı zamanda belirli kişilerden de özellikle uzak dururuz" diyerek ekliyor: 

Bu boğa köpekbalıkları da benzer şeyler yapıyor.

Çalışmada hem dişilerin hem de erkeklerin diğer dişilerle sosyalleşmeyi tercih ettiği gözlemlendi. Ayrıca erkeklerin daha fazla arkadaşlık kurduğu da saptandı.

Bu durum, dişilerin erkeklerden daha büyük olmasından kaynaklanabilir. Marosi "Topluluktaki daha büyük ve baskın dişilerle sosyal bağ kurmak, gruptaki yerlerini güvence altına alabilir ve bölgedeki besin kaynaklarına erişmelerini sağlayabilir" diye açıklıyor.

Ekip ayrıca boğa köpekbalıklarının en çok yetişkinlik döneminde sosyalleştiğini tespit etti. Yavruların, av olma riski nedeniyle bu ilişkilerden uzak durduğu düşünülüyor. Öte yandan bazıları, muhtemelen sosyal ağa girmelerini kolaylaştırdığı için yetişkin bireylerle yakınlaşıyor.

Yaşlı köpekbalıkları da yetişkinler kadar sosyalleşmiyor. Marosi "Bu bireyler, avlanma, gezinme, kaynak bulma ve eş seçmede uzun yıllara dayanan deneyime sahip. Bu nedenle sosyal ilişkilerden ziyade kendi deneyimlerine güvenmeleri daha olası" diyerek ekliyor:

Buna karşılık yetişkin köpekbalıkları sosyal ağın çekirdeğini oluşturuyor gibi görünüyor. Onlar için diğerleriyle sosyalleşmek, besin kaynaklarıyla bilgilere erişme, beceriler geliştirme veya potansiyel eşlerle tanışma gibi faydalar sunabilir.

Boğa köpekbalıkları gibi türlerin güçlü sosyal bağlar kurduğunun ortaya çıkması, türü koruma çalışmalarında bilim insanlarına yol gösterme açısından önem arz ediyor.

Independent Türkçe, IFLScience, BBC Discover Wildlife, Animal Behaviour