Twitter kullanıcılara para dağıtmaya başladı: Yeni özelliğe dair bilinenler

Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
TT

Twitter kullanıcılara para dağıtmaya başladı: Yeni özelliğe dair bilinenler

Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)

Elon Musk'ın kısa süre önce adını değiştirerek X yaptığı Twitter, bazı premium kullanıcılarına bu hafta reklam geliri olarak binlerce dolar ödedi.

Hesabında 100 dolardan binlerce dolara kadar değişen miktarda para gören kullanıcılar şaşkınlıklarını dile getirdi.

Öte yandan Musk, platformun dünya genelindeki içerik üreticileriyle reklam geliri paylaşacağını uzun süredir dile getiriyordu.

Platform bu uygulamayı temmuz ortasında resmen başlattıklarını duyurmuştu.

Twitter'ı satın aldıktan sonra platformda pek çok değişiklik yapan milyarder, yine birkaç gün önce yaptığı açıklamada, mecradaki paylaşımı ya da beğenisi yüzünden işyerinde haksızlığa uğrayan kişiler adına dava açacaklarını söylemişti. Musk, bu kişilerin hukuki harcamalarını da karşılayacaklarını bildirmişti.

Reklam geliri paylaşma uygulaması da bunun hemen ardından başladı.

Şartlar neler?

Platformdan para kazanmak isteyen kullanıcıların öncelikle şartlara uygun olup olmadıklarını öğrenmesi gerekiyor.

Platformun ayarlar bölümünden para kazanma seçeneğine tıklayan kullanıcıların karşısına abonelikler ve reklam geliri paylaşımı olmak üzere iki seçenek çıkıyor.

Platform abonelik sistemini daha nisan ayında başlatmıştı. Bu sistemde kullanıcılar, belirli kişilere abone olabiliyor ve kendilerine özel içeriklere erişebiliyor. Bu sayede abone olunan kullanıcı da para kazanabiliyor.

Öte yandan son özellik reklam geliri paylaşımı seçeneğiyle ilgili. Bu bölüme tıklayan kullanıcılar doğrudan Twitter'dan reklam payı almak için gereken şartları karşılayıp karşılamadığını görebiliyor.

Bahsi geçen şartlarsa şu şekilde:

- Twitter Blue kullanıcısı olmak

- Son 3 ay içinde paylaşılan gönderilerin toplamda en az 15 milyon görüntüleme alması

- En az 500 takipçiye sahip olmak

Musk, 5 Ağustos'ta, bir kullanıcının reklam geliri paylaşımına hak kazanabilmesi için öncelikle Blue abonesi olması gerektiğini duyurmuştu:

Blue abonesi değilseniz reklam parası X'te kalır. Bu program herkese açık.

Bu arada Twitter'ın Reklam Geliri Paylaşımı sayfasında yer alan bir notta, "Gelir paylaşımı için kaydolan kişi sayısı beklentilerimizi aştı" ifadeleri yer alıyor.

Bu da çok sayıda kullanıcının Twitter'dan para kazanmak istediğini gösteriyor.

Twitter Blue, internet sitesinden kaydolanlar için aylık 8, yıllık 84 dolar. Ücretli hizmete iOS veya Android uygulaması üzerinden kaydolmak isteyen kişilerse ayda 11, yılda 114,99 dolar ödüyor. 

Kullanıcılar aldıkları paraları paylaşıyor

Kullanıcıların Twitter'dan gelen paraları platformda paylaşması da kısa süre içinde bir akıma dönüştü.

Çoğu kullanıcı, hesaplarına yatan paraların ekran görüntülerini paylaşarak Musk'a teşekkür mesajları yazdı. Ekran görüntülerinde paranın, kullanıcıların yaşadığı ülkenin para birimiyle yatırıldığı görüldü.

Örneğin Twitter'da Gabbar adını kullanan Hintli girişimci Abhishek Asthana, platformdan 209 bin 282 rupi (yaklaşık 2 bin 500 dolar) kazandığını yazdı.

Benzer paylaşımlar yapan kullanıcılar arasında Twitter'dan kazandıkları parayı YouTube'un ödediği miktarlarla karşılaştıranlar da oldu. Zira YouTube, genellikle kullanıcılara en çok para kazandıran platform olarak anılıyor.

Bir kullanıcı, "Twitter, son 104 günde gönderilerim 21 milyon 400 bin  görüntüleme aldığı için için bana 120 dolar ödedi. YouTube da aynı süre içinde 6 milyon 159 bin görüntüleme için 241 dolar ödemişti" dedi

Platformdaki etkileşim hırsı şiddetlenebilir

Resmi X hesabından paylaşılan bir gönderide, "X'in bir içerik üreticisi olarak geçiminizi sağlamanız için internetteki en iyi platform olmasını istiyoruz. Bu, platformdaki çabalarınızı ödüllendirmek için ilk adımımız" ifadeleri yer alıyor.

Şirketin üründen sorumlu başkan yardımcısı Keith Coleman da, "Yeni nesil gazeteciler Twitter'da geçimlerini sağlayabilmeli. Yıllar sonra bunun mümkün olduğunu görmek harika" açıklamasında bulundu.

Öte yandan şirketin yeni adımıyla ilgili endişeler de var. Bunun başında kullanıcıların etkileşim almak için yanlış haberler yayması veya daha saldırgan dil kullanması ihtimali geliyor.

Bazı kullanıcılar da para kazanmak isteyenlerin müstehcen içerikler paylaşmaya başlayabileceği görüşünde. Bazıları da kullanıcıların daha fazla görüntülenmek için kendilerini bilerek linç ettirmeye çalışacağından endişeli.

Öte yandan şirketin konuyla ilgili açıklamasında bu tür durumların önüne geçmek için "hassasiyet ayarları" adlı bir özelliği test etmeye başladıkları ifade ediliyor.

Reklam veren şirketlerle ilişkisini daha da bozabilir

Twitter son dönemde büyük markaları platforma reklam vermeyi sürdürmeleri için ikna etmeye de çalışıyor.

New York Times'ın haberleştirdiği şirket içi bir belgede, reklamverenlerin nisanın ilk haftasında Twitter harcamalarını önceki yıla kıyasla yüzde 59 azalttığı görülmüştü.

Habere göre bunun nedeni, büyük şirketlerin, reklamlarının tartışmalı ve saldırgan içeriklerin yanında görülmesini istememesiydi. Şirketlerin bu durumda markanın itibarına zarar geleceğini düşündüğü ifade edilmişti.

Twitter kullanıcılarının para kazanma özelliğiyle birlikte daha agresif ve keskin gönderiler paylaşmaya başlaması, Twitter'ı daha da kutuplaşmış bir hale getirebilir. Bu da reklamverenlerin platforma dönme olasılığını daha da azaltabilir.

Örneğin, sosyal medya danışmanı Matt Navarra, "Platformu daha huzurlu, daha güvenli ve sevimli bir yer haline getirme açısından bu son gelişmenin ne kadar iyi olduğu tartışma konusu" ifadelerini kullanıyor.

Öte yandan Musk'ın kullanıcıları platformda tutma çabası başarılı olursa bu yeni özellik, reklamverenlerle ilişkilerin yeniden düzelmesini de sağlayabilir.

Twitter'ın bir süredir, kaybettiği reklamverenleri yeniden kazanmak istediği biliniyor. Bazı yorumcular, yeni özellik sayesinde platformun daha çok içerik üreticisini platforma çekerek, reklamverenler için daha cazip bir yer haline de gelebileceği görüşünde.

Musk neden insanlara para dağıtıyor?

Bazı yorumcular, Musk'ın bu hamleyle Blue abonelerinin sayısını artırmak istediği görüşünde. Zira milyarder, mavi tik özelliğinin ücretli olacağını ilk duyurduğunda ciddi bir tepkiyle karşılaşmıştı. Aralarında Stephen King gibi ünlü isimlerin de yer aldığı kullanıcılar, Blue abonesi olmayacaklarını açıklayınca Musk da önce 21 dolar olarak belirlediği aylık ücreti 8 dolara kadar indirmek zorunda kalmıştı.

Bazı uzmanlarsa Twitter'ın giderek artan bir rekabetle karşı karşıya olduğu için bu hamleye ihtiyaç duyduğu görüşünde. Kısa süre önce Musk, kullanıcıların bir günde görüntüleyebileceği tweet sayısına kısıtlama getirmiş, bu da kitlesel göçü hızlandırmıştı.

Kısıtlamaların ardından Mastodon'un kullanıcı sayısı 13 milyonu geçerken Bluesky da trafik artışından dolayı yeni kayıtları durdurmak zorunda kalmış, Zuckerberg'in alternatif platformu Threads de uygulama mağazalarında yerini alır almaz yoğun bir abone akışıyla karşılaşmıştı. 

Navarra, "Büyük şirketlerle rekabet ediyor. İçerik üreticileri platformda tutmak istiyor" dedi.

Threads uygulamasının piyasaya sürüldükten sonraki ilk hafta içinde 100 milyon kullanıcıya ulaşarak rekor kırması da Musk'ı endişelendirmiş olabilir.

Vox'a konuşan Navarra, "Twitter'ın böyle bir program oluşturmaktan başka seçeneği yok" ifadelerini kullandı.

Twitter'la ilgili nihai hedefi: Her şeyin uygulaması

Yeni uygulamanın bir diğer nedeni de Musk'ın platformu bir süper uygulamaya çevirme çabası olabilir. Platformun adının X diye değiştirilmesinin ardında da bunun yattığı düşünülüyor.

Teknoloji milyarderi, kullanıcılara mesajlaşma, gönderi paylaşımı, ödeme ve alışveriş gibi bir dizi hizmet sunan Çinli WeChat uygulamasından ilham alarak platformu dönüştürmeye çalıştığını söylüyor.

Bu tür uygulamalarda kullanıcılar yemek söyleyebiliyor, taksi çağırabiliyor, araç kiralayabiliyor, arkadaşlarına ve ailelerine para da gönderebiliyor.

WeChat, aylık 1 milyardan fazla kullanıcıyla ilk ve en popüler süper uygulama unvanına sahip. 237 milyon kullanıcılı Twitter'ın "en az bir milyar kişiye" ulaşmasını istediğini belirten milyarder, "Çin'de WeChat'te yaşıyorlar. Ve bence bunu yaratmak için gerçek bir fırsatımız var" ifadelerini kullanmıştı.

Bu da milyarderin, aslında kullanıcıların Twitter'da hem para kazanmasını hem de harcama yapmasını ve kendi deyimiyle "orada yaşamasını" istediğini düşündürüyor.

Yararlanılan kaynaklar: Livemint, Business Today, CNBC, Vox, Gulf News, NBC News



Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
TT

Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)

Bilim insanları, uzun süredir gizemini koruyan bir sorunun, büyük köpeklerin neden küçük köpeklere göre daha hızlı yaşlandığının yanıtını nihayet bulduğunu söylüyor.

Genellikle daha büyük canlıların daha uzun yaşadığı hayvanlar alemindeki genel eğilimin aksine, küçük köpeklerin büyük köpeklere kıyasla daha uzun ömürler sürmeye yatkın olduğu uzun zamandır görülüyor. Fakat bilim insanları, bu durumun köpeklerde neden farklı olduğunu bugüne kadar bilmiyordu.

Ancak yeni araştırma, her şeyin köpek DNA'sına ve LINE1 adlı "sıçrayan" bir genle ilgili olduğunu öne sürüyor.

Kendi kendilerini kopyalayabilen LINE1 genleri, bir köpeğin genetik sistemine kendini çoğaltarak ekleyebiliyor.

Bu genler "DNA metilasyonu" adı verilen ve gen aktivitesini düzenleyen bir süreçle genellikle kontrol altında tutuluyor. Ancak metilasyon kaybolduğunda bu genlerin aktivitesi artabiliyor ve bu süreçte DNA'ya zarar vererek yaşlanmayı hızlandırabiliyor.

En önemlisi, ABD çapında bir yıldan uzun süre yürütülen Köpek Yaşlanma Projesi'ne dahil edilen 864 köpek üzerindeki yeni analize göre, büyük köpekler küçük köpeklere kıyasla yüzde 35 daha fazla LINE1 gen metilasyonu kaybediyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacı ve çalışmanın yazarlarından Blaise Mariner yaptığı açıklamada, "Bu, köpeklerde iyi bilinen boyut-yaşam süresi dengesiyle örtüştüğünü gördüğümüz en net moleküler işaretlerden biri" ifadelerini kullanıyor.

Bu durum, büyük köpeklerdeki daha hızlı yaşlanmanın, en azından kısmen bu 'sıçrayan genler' üzerindeki kontrolün azalmasından kaynaklanabileceğine işaret ediyor.

Çalışma ayrıca şaşırtıcı bir şekilde, erkek ve dişi büyük köpekler arasındaki farkları da ortaya çıkararak dişilerde  daha fazla LINE1 gen sıçraması yaşanabileceğini gösterdi.

Çalışmanın ortak yürütücülerinden Brianah McCoy, "Bu beklenmedik bir sonuçtu" diyor. 

Bu bulgu, X kromozomunun nasıl düzenlendiğine dair bazı varsayımlarımızı sorgulatıyor ve epigenetik yaşlanmanın karmaşıklığını vurguluyor.

Daha önce uzmanlar, insanın sadık dostu köpeklerdeki bu farkı incelerken, büyük köpeklerin yaşam süresindeki farkı daha hızlı yaşlanma oranları ve daha kısa ömürle ilişkilendirmiş ancak bunun nedenini tam olarak anlayamamıştı.

Arizona Üniversitesi'nin yakın tarihli bir araştırmasında büyük köpeklerin beyninin küçük köpeklerin beyinlerinden daha hızlı yaşlanmadığının tespit edilmesi, hayvanların bilişsel gerileme yaşamadan önce öldüğüne işaret ediyor.

erb
Noah Snyder-Mackler, Homer (ortada) ve Juno adlı iki köpeğiyle birlikte (Deanna Dent / Arizona Eyalet Üniversitesi)

LINE1 aktivitesinin yaşlanmanın bir nedeni mi yoksa sonucu mu olduğunu belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Ancak araştırmacılar, bulguların hem köpeklere hem de bize fayda sağlayarak bilim insanlarının büyük köpeklerin ömrünü uzatacak yöntemler geliştirmesine yardımcı olmasını umuyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden öğretim üyesi ve çalışmanın kıdemli yazarı Noah Snyder-Mackler, "Tek bir tür içinde yaşam süresi açısından çarpıcı farklılıklar sergilediği için köpekler yaşlanmayı anlama açısından olağanüstü bir model sunuyor" diyor.

Snyder-Mackler, "Çalışmamız, transpozonların memelilerde yaşlanma sürecinin temel bir parçası olabileceğine işaret ediyor" diye ekliyor.

Eğer durum böyleyse bu unsurları veya onları düzenleyen mekanizmaları hedef almak, insanlarda sağlıklı yaşam süresini uzatmaya yönelik gelecekteki tedavilerde umut verici bir yol olabilir.

Independent Türkçe


Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
TT

Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)

Ben Affleck, birlikte oynadıkları filmin üzerinden 10 yıldan uzun süre geçmesine rağmen performansının etkisini hâlâ üzerinden atamadığı rol arkadaşının kim olduğunu açıkladı.

Can Dostum'un (Good Will Hunting) yıldızı, David Fincher'ın yönettiği 2014 yapımı gerilim filmi Kayıp Kız'da (Gone Girl), eşi Amy Dunne'ın gizemli bir şekilde kaybolmasıyla bağlantılı bir şüpheli olan Nick Dunne'ı canlandırmıştı.

Variety'ye verdiği röportajda Affleck, çekimlerden sonra aralarında geçen bazı konuşmaları anlatarak filmdeki eşini oynayan rol arkadaşı Rosamund Pike'tan "hâlâ korktuğunu” itiraf etti.

54 yaşındaki Affleck, kaydedilen video röportajda tedirginmiş gibi yaparak "Ona, 'Selam Rosamund. Nasılsın?' falan diyorum" dedi.

Sözlerine, "Hâlâ bir nevi öyle bakıyor. Neyden bahsettiğimi biliyorsunuz, değil mi?" diye devam eden aktör, ardından Pike'ın filmdeki soğuk performansını ve Britanya aksanını taklit etmeye çalıştı.

dfgh
Ben Affleck ve Rosamund Pike, gerilim filmi Kayıp Kız'da karıkoca rolündeydi (20th Century Studios)

Pike'ın karakterine bürünen Affleck gizemli bir ses tonuyla, "Merhaba Ben, seninle konuştuğuma sevindim" dedi. 

Affleck, "Ben de 'Ah, lanet olsun' falan oluyorum" diye şaka yaptı. 

Hâlâ o özelliğe sahip. Harika bir performanstı. Filmde muhteşemdi.

Gillian Flynn'in aynı adlı romanından uyarlanan Kayıp Kız, görünüşte mükemmel bir evliliğe sahip Nick ve Amy çiftini konu alıyor. Amy'nin evlilik yıldönümlerinde beklenmedik şekilde kaybolması ve Nick'in baş şüpheli haline gelmesiyle aşk hikayelerinde dönüm noktası yaşanıyor. Amy'nin, eşini suçlu göstermek için kendisine kayıp süsü verdiği ortaya çıkıyor.

Pike, 2015'te En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiş ancak ödül nihayetinde Unutma Beni'deki (Still Alice) rolüyle Julianne Moore'a gitmişti.

Hikayenin merkezindeki çifti canlandırmaları için ilk tercih edilen isimler Affleck ve Pike değildi. Başlangıçta rol için Jon Hamm düşünülmüştü ancak o sırada 6. sezonu yayımlanan Mad Men'deki sorumlulukları nedeniyle aktör çekimlere katılamamıştı.

2023'te Watch What Happens Live'a konuk olan Hamm, "Rol benim olacaktı ama Bay Draper'ın süregelen maceralarını çekmemiz gerekiyordu" demişti.

Pike'ın rolü de neredeyse Reese Witherspoon'a gidecekti ancak Fincher, onun bu role uygun olmadığına karar vermişti.

Witherspoon, Las Culturistas podcast'inde "[Fincher] beni karşısına oturttu ve bunun için onu suçlamıyorum ama David 'Bu rol için tamamen yanlışsın ve seni bu role almayacağım' dedi" diye anlatmıştı.

Rolü kaçırsa da geriye dönüp bakınca yönetmeni "tamamen haklı" bulduğunu söylemişti.

Fincher harika bir iş çıkardı, Rosamund Pike çok şeytani ve Ben Affleck ise bunun tam tersi bir avanak.

Kayıp Kız, dünya çapında 369,3 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek büyük bir başarı yakalamıştı.

Independent Türkçe


İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
TT

İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)

Yeni bir Netflix dizisinin, Apple TV'nin popüler doğaüstü komedisi Widow's Bay'le olumlu benzerliklerine dikkat çekiliyor.

6 bölümlük mini dizi Below'da Josh Hartnett, gizemli bir deniz yaratığının dehşet saçtığı küçük bir Newfoundland kasabasında yaşayan sert mizaçlı bir balıkçı rolünde.

Konusu nedeniyle dizi, doğaüstü olaylarla kuşatılmış New England'daki izole bir adada geçen ve kısa süre önce Emmy Ödülleri'nde rekorlar kıran Widow's Bay'e benzetiliyor.

Financial Times'tan bir eleştirmen yeni diziyi "Netflix'in Widow's Bay'e yanıtı" diye nitelerken, bir sosyal medya kullanıcısı da X'te şöyle yazdı: 

Bu biraz tartışmalı olabilir ama Below, Widow's Bay'den daha sürükleyici bir 'küçük topluluk odaklı gizem/gerilim' dizisi. Temposu daha iyi, karakterleri daha sempatik ve ortamı sıradan bir küçük kasabadan ziyade eşsiz bir yere benziyor. Ama sadece iki bölüm izledim, bakalım nihai karar ne olacak.

Öte yandan Below'un yaratıcısı Jesse McKeown ve yönetici yapımcısı Jessica Rhoades yakın zamanda The Hollywood Reporter'a verdikleri röportajda, iki dizinin tonunun çok farklı olduğuna dikkat çekti.

Yayın kuruluşuna konuşan Rhoades, "Dizilerin arkasındaki ekipler birbirinden çok farklı ve her iki dizi de yaratıcılarına özgü. Katie'nin [Widow's Bay'in yaratıcısı Dippold] senaryosunu yıllardır biliyordum; ona herkes bayıldı, muhteşemdi" dedi.

Rhoades sözlerine şöyle devam etti: 

Jesse'nin senaryoları ise çok farklı ve çok spesifikti. Bence bu dizileri genel anlamda ele alınca, tanıtım metninde anlatınca ya da belki fragmanı izleyince durum değişiyor. Ama senaryolar gerçekten çok farklıydı. Her ikisinin de çok farklı yol gösterici ilkeleri ve hedefleri vardı. Benim için bu bir endişe kaynağı değildi çünkü paralel bir yolda ilerlerken bile farklı diziler yaptığımızı biliyordum.

McKeown ise Widow's Bay'in fragmanını ilk gördüğünde diziler arasında benzerlikler olabileceğinden endişelendiğini kabul ederek şöyle dedi:

Çekimler bitene kadar bunun farkında değildim, bu yüzden ilk tepkim 'Kahretsin' oldu. Ama izleyen herkes bana bunun çok farklı olduğuna dair güvence verdi.

Widow's Bay'in yıldızı Kate O'Flynn önceki aylarda The Independent'a yaptığı açıklamada, ezilen karakteri Patricia'nın izleyiciye bu kadar yakın geleceğini tahmin etmediğini söylemişti.

O'Flynn, "İnsanların onunla bu kadar bağ kuracağını pek tahmin etmemiştim ve bunu yapmaları gerçekten içimi ısıtıyor. Çünkü sanki herkesin içinde bir Patricia var ya da içlerindeki Patricia'dan korkuyorlar gibi geliyor. Ancak Patricia, toplum içinde böyle olmaktan kendini alamıyor ve bu yüzden onun bu şekilde desteklendiğini görmek harika" demişti. 

Her şeyin bu şekilde gelişmesi resmen bir hayalin gerçekleşmesi oldu. Açıkçası aslında hâlâ çok inanılmaz geliyor ama çok heyecanlıyım.

Below, Netflix'te halen yayında.

Independent Türkçe