Twitter kullanıcılara para dağıtmaya başladı: Yeni özelliğe dair bilinenler

Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
TT

Twitter kullanıcılara para dağıtmaya başladı: Yeni özelliğe dair bilinenler

Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)

Elon Musk'ın kısa süre önce adını değiştirerek X yaptığı Twitter, bazı premium kullanıcılarına bu hafta reklam geliri olarak binlerce dolar ödedi.

Hesabında 100 dolardan binlerce dolara kadar değişen miktarda para gören kullanıcılar şaşkınlıklarını dile getirdi.

Öte yandan Musk, platformun dünya genelindeki içerik üreticileriyle reklam geliri paylaşacağını uzun süredir dile getiriyordu.

Platform bu uygulamayı temmuz ortasında resmen başlattıklarını duyurmuştu.

Twitter'ı satın aldıktan sonra platformda pek çok değişiklik yapan milyarder, yine birkaç gün önce yaptığı açıklamada, mecradaki paylaşımı ya da beğenisi yüzünden işyerinde haksızlığa uğrayan kişiler adına dava açacaklarını söylemişti. Musk, bu kişilerin hukuki harcamalarını da karşılayacaklarını bildirmişti.

Reklam geliri paylaşma uygulaması da bunun hemen ardından başladı.

Şartlar neler?

Platformdan para kazanmak isteyen kullanıcıların öncelikle şartlara uygun olup olmadıklarını öğrenmesi gerekiyor.

Platformun ayarlar bölümünden para kazanma seçeneğine tıklayan kullanıcıların karşısına abonelikler ve reklam geliri paylaşımı olmak üzere iki seçenek çıkıyor.

Platform abonelik sistemini daha nisan ayında başlatmıştı. Bu sistemde kullanıcılar, belirli kişilere abone olabiliyor ve kendilerine özel içeriklere erişebiliyor. Bu sayede abone olunan kullanıcı da para kazanabiliyor.

Öte yandan son özellik reklam geliri paylaşımı seçeneğiyle ilgili. Bu bölüme tıklayan kullanıcılar doğrudan Twitter'dan reklam payı almak için gereken şartları karşılayıp karşılamadığını görebiliyor.

Bahsi geçen şartlarsa şu şekilde:

- Twitter Blue kullanıcısı olmak

- Son 3 ay içinde paylaşılan gönderilerin toplamda en az 15 milyon görüntüleme alması

- En az 500 takipçiye sahip olmak

Musk, 5 Ağustos'ta, bir kullanıcının reklam geliri paylaşımına hak kazanabilmesi için öncelikle Blue abonesi olması gerektiğini duyurmuştu:

Blue abonesi değilseniz reklam parası X'te kalır. Bu program herkese açık.

Bu arada Twitter'ın Reklam Geliri Paylaşımı sayfasında yer alan bir notta, "Gelir paylaşımı için kaydolan kişi sayısı beklentilerimizi aştı" ifadeleri yer alıyor.

Bu da çok sayıda kullanıcının Twitter'dan para kazanmak istediğini gösteriyor.

Twitter Blue, internet sitesinden kaydolanlar için aylık 8, yıllık 84 dolar. Ücretli hizmete iOS veya Android uygulaması üzerinden kaydolmak isteyen kişilerse ayda 11, yılda 114,99 dolar ödüyor. 

Kullanıcılar aldıkları paraları paylaşıyor

Kullanıcıların Twitter'dan gelen paraları platformda paylaşması da kısa süre içinde bir akıma dönüştü.

Çoğu kullanıcı, hesaplarına yatan paraların ekran görüntülerini paylaşarak Musk'a teşekkür mesajları yazdı. Ekran görüntülerinde paranın, kullanıcıların yaşadığı ülkenin para birimiyle yatırıldığı görüldü.

Örneğin Twitter'da Gabbar adını kullanan Hintli girişimci Abhishek Asthana, platformdan 209 bin 282 rupi (yaklaşık 2 bin 500 dolar) kazandığını yazdı.

Benzer paylaşımlar yapan kullanıcılar arasında Twitter'dan kazandıkları parayı YouTube'un ödediği miktarlarla karşılaştıranlar da oldu. Zira YouTube, genellikle kullanıcılara en çok para kazandıran platform olarak anılıyor.

Bir kullanıcı, "Twitter, son 104 günde gönderilerim 21 milyon 400 bin  görüntüleme aldığı için için bana 120 dolar ödedi. YouTube da aynı süre içinde 6 milyon 159 bin görüntüleme için 241 dolar ödemişti" dedi

Platformdaki etkileşim hırsı şiddetlenebilir

Resmi X hesabından paylaşılan bir gönderide, "X'in bir içerik üreticisi olarak geçiminizi sağlamanız için internetteki en iyi platform olmasını istiyoruz. Bu, platformdaki çabalarınızı ödüllendirmek için ilk adımımız" ifadeleri yer alıyor.

Şirketin üründen sorumlu başkan yardımcısı Keith Coleman da, "Yeni nesil gazeteciler Twitter'da geçimlerini sağlayabilmeli. Yıllar sonra bunun mümkün olduğunu görmek harika" açıklamasında bulundu.

Öte yandan şirketin yeni adımıyla ilgili endişeler de var. Bunun başında kullanıcıların etkileşim almak için yanlış haberler yayması veya daha saldırgan dil kullanması ihtimali geliyor.

Bazı kullanıcılar da para kazanmak isteyenlerin müstehcen içerikler paylaşmaya başlayabileceği görüşünde. Bazıları da kullanıcıların daha fazla görüntülenmek için kendilerini bilerek linç ettirmeye çalışacağından endişeli.

Öte yandan şirketin konuyla ilgili açıklamasında bu tür durumların önüne geçmek için "hassasiyet ayarları" adlı bir özelliği test etmeye başladıkları ifade ediliyor.

Reklam veren şirketlerle ilişkisini daha da bozabilir

Twitter son dönemde büyük markaları platforma reklam vermeyi sürdürmeleri için ikna etmeye de çalışıyor.

New York Times'ın haberleştirdiği şirket içi bir belgede, reklamverenlerin nisanın ilk haftasında Twitter harcamalarını önceki yıla kıyasla yüzde 59 azalttığı görülmüştü.

Habere göre bunun nedeni, büyük şirketlerin, reklamlarının tartışmalı ve saldırgan içeriklerin yanında görülmesini istememesiydi. Şirketlerin bu durumda markanın itibarına zarar geleceğini düşündüğü ifade edilmişti.

Twitter kullanıcılarının para kazanma özelliğiyle birlikte daha agresif ve keskin gönderiler paylaşmaya başlaması, Twitter'ı daha da kutuplaşmış bir hale getirebilir. Bu da reklamverenlerin platforma dönme olasılığını daha da azaltabilir.

Örneğin, sosyal medya danışmanı Matt Navarra, "Platformu daha huzurlu, daha güvenli ve sevimli bir yer haline getirme açısından bu son gelişmenin ne kadar iyi olduğu tartışma konusu" ifadelerini kullanıyor.

Öte yandan Musk'ın kullanıcıları platformda tutma çabası başarılı olursa bu yeni özellik, reklamverenlerle ilişkilerin yeniden düzelmesini de sağlayabilir.

Twitter'ın bir süredir, kaybettiği reklamverenleri yeniden kazanmak istediği biliniyor. Bazı yorumcular, yeni özellik sayesinde platformun daha çok içerik üreticisini platforma çekerek, reklamverenler için daha cazip bir yer haline de gelebileceği görüşünde.

Musk neden insanlara para dağıtıyor?

Bazı yorumcular, Musk'ın bu hamleyle Blue abonelerinin sayısını artırmak istediği görüşünde. Zira milyarder, mavi tik özelliğinin ücretli olacağını ilk duyurduğunda ciddi bir tepkiyle karşılaşmıştı. Aralarında Stephen King gibi ünlü isimlerin de yer aldığı kullanıcılar, Blue abonesi olmayacaklarını açıklayınca Musk da önce 21 dolar olarak belirlediği aylık ücreti 8 dolara kadar indirmek zorunda kalmıştı.

Bazı uzmanlarsa Twitter'ın giderek artan bir rekabetle karşı karşıya olduğu için bu hamleye ihtiyaç duyduğu görüşünde. Kısa süre önce Musk, kullanıcıların bir günde görüntüleyebileceği tweet sayısına kısıtlama getirmiş, bu da kitlesel göçü hızlandırmıştı.

Kısıtlamaların ardından Mastodon'un kullanıcı sayısı 13 milyonu geçerken Bluesky da trafik artışından dolayı yeni kayıtları durdurmak zorunda kalmış, Zuckerberg'in alternatif platformu Threads de uygulama mağazalarında yerini alır almaz yoğun bir abone akışıyla karşılaşmıştı. 

Navarra, "Büyük şirketlerle rekabet ediyor. İçerik üreticileri platformda tutmak istiyor" dedi.

Threads uygulamasının piyasaya sürüldükten sonraki ilk hafta içinde 100 milyon kullanıcıya ulaşarak rekor kırması da Musk'ı endişelendirmiş olabilir.

Vox'a konuşan Navarra, "Twitter'ın böyle bir program oluşturmaktan başka seçeneği yok" ifadelerini kullandı.

Twitter'la ilgili nihai hedefi: Her şeyin uygulaması

Yeni uygulamanın bir diğer nedeni de Musk'ın platformu bir süper uygulamaya çevirme çabası olabilir. Platformun adının X diye değiştirilmesinin ardında da bunun yattığı düşünülüyor.

Teknoloji milyarderi, kullanıcılara mesajlaşma, gönderi paylaşımı, ödeme ve alışveriş gibi bir dizi hizmet sunan Çinli WeChat uygulamasından ilham alarak platformu dönüştürmeye çalıştığını söylüyor.

Bu tür uygulamalarda kullanıcılar yemek söyleyebiliyor, taksi çağırabiliyor, araç kiralayabiliyor, arkadaşlarına ve ailelerine para da gönderebiliyor.

WeChat, aylık 1 milyardan fazla kullanıcıyla ilk ve en popüler süper uygulama unvanına sahip. 237 milyon kullanıcılı Twitter'ın "en az bir milyar kişiye" ulaşmasını istediğini belirten milyarder, "Çin'de WeChat'te yaşıyorlar. Ve bence bunu yaratmak için gerçek bir fırsatımız var" ifadelerini kullanmıştı.

Bu da milyarderin, aslında kullanıcıların Twitter'da hem para kazanmasını hem de harcama yapmasını ve kendi deyimiyle "orada yaşamasını" istediğini düşündürüyor.

Yararlanılan kaynaklar: Livemint, Business Today, CNBC, Vox, Gulf News, NBC News



Ridley Scott'ın 95 puanlı korku dizisi, The Shining'e benzetildi

43 yaşındaki Dan Stevens (solda), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)
43 yaşındaki Dan Stevens (solda), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)
TT

Ridley Scott'ın 95 puanlı korku dizisi, The Shining'e benzetildi

43 yaşındaki Dan Stevens (solda), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)
43 yaşındaki Dan Stevens (solda), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)

Yaratık'la (Alien) korku sinemasına damga vuran, Gladyatör (Gladiator) ve Bıçak Sırtı (Blade Runner) gibi yapımlarla farklı türlerdeki ustalığını ortaya koyan Ridley Scott, televizyon dünyasında da etkisini sürdürmeye devam ediyor.

Scott'ın yürütücü yapımcılığını üstlendiği, AMC'nin antoloji formatındaki ünlü korku serisinin merakla beklenen üçüncü sezonu The Terror: Devil in Silver güçlü bir başlangıç yaptı.

ABD'de 7 Mayıs'ta AMC+ ve Shudder platformlarında haftalık yayın düzeniyle izleyiciyle buluşmaya başlayan mini dizi, Rotten Tomatoes'ta yüzde 95 beğeni oranına ulaştı.

Victor LaValle'ın aynı adlı romanından uyarlanan The Terror: Devil in Silver, hikayesini kaynak yetersizliğiyle boğuşan tekinsiz bir psikiyatri hastanesinin kasvetli koridorlarında kuruyor.

Hikaye, sıradan bir yaşam süren Pepper'ın (Dan Stevens), haksız yere New Hyde Hastanesi'nde 72 saatlik psikiyatrik gözlem sürecine alınmasıyla başlıyor. Ancak Pepper, hastane yönetiminin onu serbest bırakmaya niyetli olmadığını fark ettiğinde asıl kabus başlıyor ve istismarcı bir sağlık sisteminin içinde sıkışıp kalıyor. İşleri daha da korkunç hale getiren durum ise doğaüstü ve gizemli bir varlığın hastaları hedef alması...

Cinnet (The Shining) ve Guguk Kuşu (One Flew Over the Cuckoo's Nest) gibi iki klasiğin birleşimine benzetilen dizi, kontrol kaybı, izolasyon ve gerçekliğin kırılması gibi temaları öne çıkarıyor.

Televizyon yazarları, Ayin (Hereditary) ve Rosemary'nin Bebeği (Rosemary's Baby) gibi ağır tempolu gerilimlerden hoşlananların, The Terror: Devil in Silver'ı beğenebileceğini vurguluyor.

Dizinin yarattığı gizem duygusu ve Stevens'ın performansı izleyicilerin en çok öne çıkardığı unsurlar arasında yer alıyor.

Bir izleyici Devil in Silver'la ilgili şu yorumu yapıyor: 

Legion'un konusunu sevip de hikayenin fazla uzatıldığını, akıl hastalıklarını yanlış yansıttığını ve gösterişli fikirlerin derinliğin önüne geçtiğini düşünenlerdenseniz; bu dizi size tam olarak istediğiniz şeyi, ayakları yere basan o derinliği verecek.

Sıradan canavar hikayelerinden sıkılan ve psikolojik derinliği olan, gerçekçi bir çaresizlik hissi arayan korku meraklıları için The Terror: Devil in Silver, son yılların en özgün ve türe yeni bir soluk getiren örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Independent Türkçe, ScreenRant, CBR.com


Stüdyo reddetti: Mad Max için yeni adres aranıyor

48 yaşındaki Tom Hardy (fotoğrafta), 6 Oscarlı Mad Max: Fury Road'da Charlize Theron'la birlikte rol almış, iki yıldız arasında sette anlaşmazlıklar yaşanmıştı (Warner Bros.)
48 yaşındaki Tom Hardy (fotoğrafta), 6 Oscarlı Mad Max: Fury Road'da Charlize Theron'la birlikte rol almış, iki yıldız arasında sette anlaşmazlıklar yaşanmıştı (Warner Bros.)
TT

Stüdyo reddetti: Mad Max için yeni adres aranıyor

48 yaşındaki Tom Hardy (fotoğrafta), 6 Oscarlı Mad Max: Fury Road'da Charlize Theron'la birlikte rol almış, iki yıldız arasında sette anlaşmazlıklar yaşanmıştı (Warner Bros.)
48 yaşındaki Tom Hardy (fotoğrafta), 6 Oscarlı Mad Max: Fury Road'da Charlize Theron'la birlikte rol almış, iki yıldız arasında sette anlaşmazlıklar yaşanmıştı (Warner Bros.)

Kıyamet sonrası sinemanın babası George Miller, efsanevi Mad Max serisinin haklarını devretmeden önce evrene son bir film ve dizi kazandırmak istiyor.

Puck'ın özel haberine göre, 81 yaşındaki usta yönetmen, Warner Bros.'un hem yeni film hem de dizi teklifini reddetmesinin ardından Hollywood'un dev stüdyolarıyla görüşmelere başladı. Kulislere sızan bilgilere göre, projelere ilgi gösteren taraflar arasında Universal, Amazon ve Sony gibi büyük stüdyolar yer alıyor.

Warner Bros. neden vazgeçti?

Warner Bros.'un bu kararı sektör açısından çok da şaşırtıcı bulunmuyor. Stüdyo, 40 yılı aşkın süredir vizyona giren 5 Mad Max filminin dağıtımını üstlenmiş olsa da 2024'te izleyiciyle buluşan Anya Taylor-Joy başrollü Furiosa: Bir Mad Max Destanı'ndan (Furiosa: A Mad Max Saga) gişede büyük bir hüsran yaşadı. 

Eleştirmenlerden ve hayranlardan tam not alan, Rotten Tomatoes'ta yüzde 90 beğeni oranına ulaşan yapım, 168 milyon dolarlık bütçesine karşılık küresel çapta sadece 174 milyon dolar hasılat elde edebildi. 

Bu sonuç, stüdyonun 100 milyon doları aşan bir zararla karşı karşıya bıraktı ve serinin geleceğine dair soru işaretlerini artırdı.

Mad Max: The Wasteland mi geliyor?

Miller'ın hayata geçirmek istediği jübile niteliğindeki son filmin, asıl karakter Max Rockatansky merkezli olması bekleniyor. Ancak Mad Max: Fury Road'un olaylı ve sancılı set sürecinin ardından Tom Hardy'nin yeniden Max karakterine hayat verme ihtimali epey düşük görünüyor. Nitekim Hardy de 2024'te Forbes'a verdiği bir röportajda, bu projenin asla gerçekleşmeyeceğini düşündüğünü belirtmişti. 

Miller'ın stüdyolara sunduğu senaryonun, Fury Road ve Furiosa'yla eş zamanlı olarak kaleme alınan ve uzun süredir dedikoduları dönen The Wasteland adlı öncül proje olduğu tahmin ediliyor.

Aslında Miller, Mad Max evrenini televizyona taşımayı daha önce de değerlendirmişti. Usta yönetmen, Fury Road'un 10 yıl süren sancılı geliştirme sürecinde de Çorak Topraklar'da geçen bir dizi yapmayı düşünmüş ancak daha sonra odağını tamamen sinema filmine çevirmişti.

Bir devrin kapanışı

Temelleri 1979 yılında Mel Gibson'lı ilk filmle atılan, 1980'lerde iki devam filmiyle büyüyen ve 2015'te Fury Road'la modern bir aksiyon klasiğine dönüşen bu devasa evren, George Miller için tamamen kişisel bir anlam taşıyor. 

Serinin tüm haklarını elinde bulunduran Miller, direksiyona son bir kez geçip gaza basmak ve hikayeyi kendi şartlarıyla sonlandırıp hakları yeni birine devretmek istiyor. 

Şimdilik stüdyolarla yapılan görüşmelerden resmi bir anlaşma çıkmamış olsa da bu iddialar, serinin hayranları için hem heyecan verici hem de buruk bir vedanın habercisi niteliğinde.

Independent Türkçe, Puck, IGN, GamesRadar, Forbes


Apple TV'nin yeni dizisi övgü topluyor: De Niro'dan bile daha iyi

Daha önce Robert Mitchum ve Robert De Niro'nun hayat verdiği azılı suçlu Max Cady'yi bu sefer Oscar ödüllü İspanyol aktör Javier Bardem canlandırıyor (Apple TV)
Daha önce Robert Mitchum ve Robert De Niro'nun hayat verdiği azılı suçlu Max Cady'yi bu sefer Oscar ödüllü İspanyol aktör Javier Bardem canlandırıyor (Apple TV)
TT

Apple TV'nin yeni dizisi övgü topluyor: De Niro'dan bile daha iyi

Daha önce Robert Mitchum ve Robert De Niro'nun hayat verdiği azılı suçlu Max Cady'yi bu sefer Oscar ödüllü İspanyol aktör Javier Bardem canlandırıyor (Apple TV)
Daha önce Robert Mitchum ve Robert De Niro'nun hayat verdiği azılı suçlu Max Cady'yi bu sefer Oscar ödüllü İspanyol aktör Javier Bardem canlandırıyor (Apple TV)

Polisiye ve psikolojik gerilim sevenler için dikkat çekici bir yapım izleyiciyle buluştu.

Nick Antosca tarafından ekrana taşınan Apple TV dizisi Cape Fear, haziran itibarıyla yayın hayatına başladı. John D. MacDonald'ın The Executioners adlı romanından uyarlanan mini dizi, 1962 ve 1991'de beyazperdeye taşınan hikayeyi bu kez televizyon formatında yeniden yorumluyor.

Listelerde hızlı yükseliş

Prömiyerini ilk iki bölümüyle 5 Haziran'da yapan psikolojik gerilim dizisi, haftalık yayın stratejisi izliyor. Apple TV'de her cuma yeni bölümü yayımlanan dizinin büyük finali 31 Temmuz'da ekranlara gelecek. 

FlixPatrol verilerine göre yapım, henüz sadece iki bölümü yayımlanmış olmasına rağmen ABD'de en çok izlenen diziler listesine üç numaradan giriş yaptı. 

10 bölümlük Cape Fear; Ted Lasso, For All Mankind, Shrinking ve Criminal Record gibi popüler Apple TV yapımlarını geride bırakarak yaz sezonunun öne çıkan dizilerinden biri olabileceğinin sinyallerini verdi.

Hukukun sınırlarında bir intikam hikayesi

Dizi, eşini ve doğmamış çocuğunu öldürme suçundan yattığı hapishaneden 17 yıl sonra tahliye olan geçmişi şiddetle örülü Max Cady'nin (Javier Bardem) özgürlüğüne kavuşmasıyla başlıyor. 

O dönem kendisini savunan avukat Anna Bowden (Amy Adams) ve eşi Tom Bowden'dan (Patrick Wilson) intikam almak isteyen Cady, kusursuz bir plan hazırlıyor. 

Hapishanede geçirdiği yıllarda hukuku en ince ayrıntısına kadar öğrenen Cady, adalet sistemindeki boşlukları ve yasal bilgisini kullanarak Bowden çiftini köşeye sıkıştırıyor. 

Dizinin zengin oyuncu kadrosunda başrollere Joe Anders, Lily Collias ve CCH Pounder gibi isimler eşlik ediyor.

"Hafızalara kazınan bir performans"

Büyük beğeni toplayan Cape Fear, olumlu eleştirilerle karşılanıyor.

Rotten Tomatoes'ta 66 inceleme üzerinden yüzde 76'lık bir skor yakalayan mini dizi için eleştirmenlerin ortak kararı şu yönde:

Javier Bardem'in çılgın karizması ve türün en heyecan verici incelikleriyle türe yeni bir soluk getiren Cape Fear, intikam gerilim türünü yeniden canlandırıyor ve kendine dikkate değer bir yer edinmeyi başarıyor.

Bir eleştirmen, "Cape Fear, hikaye anlatımı ve oyunculuk açısından tam bir başyapıt" yorumunu yaparken bir diğeri ekliyor:

Javier Bardem, Max Cady rolünde hafızalara kazınacak bir başka muazzam kötü adam performansına imza atıyor. Hatta Bardem'in Cady'sinin, Robert De Niro'nun performansından bir adım önde olduğunu söylemek kesinlikle günah sayılmaz.

Bir izleyici ise "Apple TV'nin Cape Fear uyarlaması, bu ikonik hikayenin gerçekten tüyler ürpertici bir yorumu olmuş" yorumunu yapıyor:

Javier Bardem'in şimdiye kadarki en sevdiğim performansı diyebilirim. Birkaç mantık hatası ve yer yer öngörülebilir bazı gelişmeleri saymazsak, zihninize kazınacak çok sağlam bir uyarlama.

Başka bir Apple TV izleyicisi ise "Etkileyici görseller, özenli bir sinematografi anlayışı ve karaktere hakimiyetiyle Bardem dikkat çekiyor" diye yazarak ekliyor: 

Klasik gerilim sinemasının müzik ve sinematografi estetiğini modern bir görsellikle harmanlayan dizi, rahatsız edici olduğu kadar estetik açıdan da güçlü bir atmosfer sunuyor. Beni ilk sahneden itibaren tamamen içine çekti.

Bardem, Adams ve Wilson üçlüsünün güçlü performanslarıyla öne çıkan Cape Fear, Apple TV'nin son dönemde öne çıkan yapımlarından biri olarak izleyiciyle buluşuyor.

Independent Türkçe, Express, ComingSoon, Variety, El Barrio 94, Rotten Tomatoes