Twitter kullanıcılara para dağıtmaya başladı: Yeni özelliğe dair bilinenler

Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
TT

Twitter kullanıcılara para dağıtmaya başladı: Yeni özelliğe dair bilinenler

Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)
Musk, platformu devraldığından beri kullanıcılara para kazandırmayı vaat ediyordu (Kolaj: Independent Türkçe)

Elon Musk'ın kısa süre önce adını değiştirerek X yaptığı Twitter, bazı premium kullanıcılarına bu hafta reklam geliri olarak binlerce dolar ödedi.

Hesabında 100 dolardan binlerce dolara kadar değişen miktarda para gören kullanıcılar şaşkınlıklarını dile getirdi.

Öte yandan Musk, platformun dünya genelindeki içerik üreticileriyle reklam geliri paylaşacağını uzun süredir dile getiriyordu.

Platform bu uygulamayı temmuz ortasında resmen başlattıklarını duyurmuştu.

Twitter'ı satın aldıktan sonra platformda pek çok değişiklik yapan milyarder, yine birkaç gün önce yaptığı açıklamada, mecradaki paylaşımı ya da beğenisi yüzünden işyerinde haksızlığa uğrayan kişiler adına dava açacaklarını söylemişti. Musk, bu kişilerin hukuki harcamalarını da karşılayacaklarını bildirmişti.

Reklam geliri paylaşma uygulaması da bunun hemen ardından başladı.

Şartlar neler?

Platformdan para kazanmak isteyen kullanıcıların öncelikle şartlara uygun olup olmadıklarını öğrenmesi gerekiyor.

Platformun ayarlar bölümünden para kazanma seçeneğine tıklayan kullanıcıların karşısına abonelikler ve reklam geliri paylaşımı olmak üzere iki seçenek çıkıyor.

Platform abonelik sistemini daha nisan ayında başlatmıştı. Bu sistemde kullanıcılar, belirli kişilere abone olabiliyor ve kendilerine özel içeriklere erişebiliyor. Bu sayede abone olunan kullanıcı da para kazanabiliyor.

Öte yandan son özellik reklam geliri paylaşımı seçeneğiyle ilgili. Bu bölüme tıklayan kullanıcılar doğrudan Twitter'dan reklam payı almak için gereken şartları karşılayıp karşılamadığını görebiliyor.

Bahsi geçen şartlarsa şu şekilde:

- Twitter Blue kullanıcısı olmak

- Son 3 ay içinde paylaşılan gönderilerin toplamda en az 15 milyon görüntüleme alması

- En az 500 takipçiye sahip olmak

Musk, 5 Ağustos'ta, bir kullanıcının reklam geliri paylaşımına hak kazanabilmesi için öncelikle Blue abonesi olması gerektiğini duyurmuştu:

Blue abonesi değilseniz reklam parası X'te kalır. Bu program herkese açık.

Bu arada Twitter'ın Reklam Geliri Paylaşımı sayfasında yer alan bir notta, "Gelir paylaşımı için kaydolan kişi sayısı beklentilerimizi aştı" ifadeleri yer alıyor.

Bu da çok sayıda kullanıcının Twitter'dan para kazanmak istediğini gösteriyor.

Twitter Blue, internet sitesinden kaydolanlar için aylık 8, yıllık 84 dolar. Ücretli hizmete iOS veya Android uygulaması üzerinden kaydolmak isteyen kişilerse ayda 11, yılda 114,99 dolar ödüyor. 

Kullanıcılar aldıkları paraları paylaşıyor

Kullanıcıların Twitter'dan gelen paraları platformda paylaşması da kısa süre içinde bir akıma dönüştü.

Çoğu kullanıcı, hesaplarına yatan paraların ekran görüntülerini paylaşarak Musk'a teşekkür mesajları yazdı. Ekran görüntülerinde paranın, kullanıcıların yaşadığı ülkenin para birimiyle yatırıldığı görüldü.

Örneğin Twitter'da Gabbar adını kullanan Hintli girişimci Abhishek Asthana, platformdan 209 bin 282 rupi (yaklaşık 2 bin 500 dolar) kazandığını yazdı.

Benzer paylaşımlar yapan kullanıcılar arasında Twitter'dan kazandıkları parayı YouTube'un ödediği miktarlarla karşılaştıranlar da oldu. Zira YouTube, genellikle kullanıcılara en çok para kazandıran platform olarak anılıyor.

Bir kullanıcı, "Twitter, son 104 günde gönderilerim 21 milyon 400 bin  görüntüleme aldığı için için bana 120 dolar ödedi. YouTube da aynı süre içinde 6 milyon 159 bin görüntüleme için 241 dolar ödemişti" dedi

Platformdaki etkileşim hırsı şiddetlenebilir

Resmi X hesabından paylaşılan bir gönderide, "X'in bir içerik üreticisi olarak geçiminizi sağlamanız için internetteki en iyi platform olmasını istiyoruz. Bu, platformdaki çabalarınızı ödüllendirmek için ilk adımımız" ifadeleri yer alıyor.

Şirketin üründen sorumlu başkan yardımcısı Keith Coleman da, "Yeni nesil gazeteciler Twitter'da geçimlerini sağlayabilmeli. Yıllar sonra bunun mümkün olduğunu görmek harika" açıklamasında bulundu.

Öte yandan şirketin yeni adımıyla ilgili endişeler de var. Bunun başında kullanıcıların etkileşim almak için yanlış haberler yayması veya daha saldırgan dil kullanması ihtimali geliyor.

Bazı kullanıcılar da para kazanmak isteyenlerin müstehcen içerikler paylaşmaya başlayabileceği görüşünde. Bazıları da kullanıcıların daha fazla görüntülenmek için kendilerini bilerek linç ettirmeye çalışacağından endişeli.

Öte yandan şirketin konuyla ilgili açıklamasında bu tür durumların önüne geçmek için "hassasiyet ayarları" adlı bir özelliği test etmeye başladıkları ifade ediliyor.

Reklam veren şirketlerle ilişkisini daha da bozabilir

Twitter son dönemde büyük markaları platforma reklam vermeyi sürdürmeleri için ikna etmeye de çalışıyor.

New York Times'ın haberleştirdiği şirket içi bir belgede, reklamverenlerin nisanın ilk haftasında Twitter harcamalarını önceki yıla kıyasla yüzde 59 azalttığı görülmüştü.

Habere göre bunun nedeni, büyük şirketlerin, reklamlarının tartışmalı ve saldırgan içeriklerin yanında görülmesini istememesiydi. Şirketlerin bu durumda markanın itibarına zarar geleceğini düşündüğü ifade edilmişti.

Twitter kullanıcılarının para kazanma özelliğiyle birlikte daha agresif ve keskin gönderiler paylaşmaya başlaması, Twitter'ı daha da kutuplaşmış bir hale getirebilir. Bu da reklamverenlerin platforma dönme olasılığını daha da azaltabilir.

Örneğin, sosyal medya danışmanı Matt Navarra, "Platformu daha huzurlu, daha güvenli ve sevimli bir yer haline getirme açısından bu son gelişmenin ne kadar iyi olduğu tartışma konusu" ifadelerini kullanıyor.

Öte yandan Musk'ın kullanıcıları platformda tutma çabası başarılı olursa bu yeni özellik, reklamverenlerle ilişkilerin yeniden düzelmesini de sağlayabilir.

Twitter'ın bir süredir, kaybettiği reklamverenleri yeniden kazanmak istediği biliniyor. Bazı yorumcular, yeni özellik sayesinde platformun daha çok içerik üreticisini platforma çekerek, reklamverenler için daha cazip bir yer haline de gelebileceği görüşünde.

Musk neden insanlara para dağıtıyor?

Bazı yorumcular, Musk'ın bu hamleyle Blue abonelerinin sayısını artırmak istediği görüşünde. Zira milyarder, mavi tik özelliğinin ücretli olacağını ilk duyurduğunda ciddi bir tepkiyle karşılaşmıştı. Aralarında Stephen King gibi ünlü isimlerin de yer aldığı kullanıcılar, Blue abonesi olmayacaklarını açıklayınca Musk da önce 21 dolar olarak belirlediği aylık ücreti 8 dolara kadar indirmek zorunda kalmıştı.

Bazı uzmanlarsa Twitter'ın giderek artan bir rekabetle karşı karşıya olduğu için bu hamleye ihtiyaç duyduğu görüşünde. Kısa süre önce Musk, kullanıcıların bir günde görüntüleyebileceği tweet sayısına kısıtlama getirmiş, bu da kitlesel göçü hızlandırmıştı.

Kısıtlamaların ardından Mastodon'un kullanıcı sayısı 13 milyonu geçerken Bluesky da trafik artışından dolayı yeni kayıtları durdurmak zorunda kalmış, Zuckerberg'in alternatif platformu Threads de uygulama mağazalarında yerini alır almaz yoğun bir abone akışıyla karşılaşmıştı. 

Navarra, "Büyük şirketlerle rekabet ediyor. İçerik üreticileri platformda tutmak istiyor" dedi.

Threads uygulamasının piyasaya sürüldükten sonraki ilk hafta içinde 100 milyon kullanıcıya ulaşarak rekor kırması da Musk'ı endişelendirmiş olabilir.

Vox'a konuşan Navarra, "Twitter'ın böyle bir program oluşturmaktan başka seçeneği yok" ifadelerini kullandı.

Twitter'la ilgili nihai hedefi: Her şeyin uygulaması

Yeni uygulamanın bir diğer nedeni de Musk'ın platformu bir süper uygulamaya çevirme çabası olabilir. Platformun adının X diye değiştirilmesinin ardında da bunun yattığı düşünülüyor.

Teknoloji milyarderi, kullanıcılara mesajlaşma, gönderi paylaşımı, ödeme ve alışveriş gibi bir dizi hizmet sunan Çinli WeChat uygulamasından ilham alarak platformu dönüştürmeye çalıştığını söylüyor.

Bu tür uygulamalarda kullanıcılar yemek söyleyebiliyor, taksi çağırabiliyor, araç kiralayabiliyor, arkadaşlarına ve ailelerine para da gönderebiliyor.

WeChat, aylık 1 milyardan fazla kullanıcıyla ilk ve en popüler süper uygulama unvanına sahip. 237 milyon kullanıcılı Twitter'ın "en az bir milyar kişiye" ulaşmasını istediğini belirten milyarder, "Çin'de WeChat'te yaşıyorlar. Ve bence bunu yaratmak için gerçek bir fırsatımız var" ifadelerini kullanmıştı.

Bu da milyarderin, aslında kullanıcıların Twitter'da hem para kazanmasını hem de harcama yapmasını ve kendi deyimiyle "orada yaşamasını" istediğini düşündürüyor.

Yararlanılan kaynaklar: Livemint, Business Today, CNBC, Vox, Gulf News, NBC News



Gişede benzersiz rekor: Tartışmalı film sinema tarihini değiştirdi

Biyografik filmde 2009'da hayatını kaybeden amcası Michael Jackson'ı canlandıran 29 yaşındaki Jaafar Jackson, bu rolü iki yıllık bir hazırlık sürecinin ve yoğun çalışmaların ardından aldı (Lionsgate)
Biyografik filmde 2009'da hayatını kaybeden amcası Michael Jackson'ı canlandıran 29 yaşındaki Jaafar Jackson, bu rolü iki yıllık bir hazırlık sürecinin ve yoğun çalışmaların ardından aldı (Lionsgate)
TT

Gişede benzersiz rekor: Tartışmalı film sinema tarihini değiştirdi

Biyografik filmde 2009'da hayatını kaybeden amcası Michael Jackson'ı canlandıran 29 yaşındaki Jaafar Jackson, bu rolü iki yıllık bir hazırlık sürecinin ve yoğun çalışmaların ardından aldı (Lionsgate)
Biyografik filmde 2009'da hayatını kaybeden amcası Michael Jackson'ı canlandıran 29 yaşındaki Jaafar Jackson, bu rolü iki yıllık bir hazırlık sürecinin ve yoğun çalışmaların ardından aldı (Lionsgate)

Pop müziğin efsanesi Michael Jackson'ın hayatını konu alan Michael, küresel gişede 1 milyar dolar barajını aşarak sinema tarihinde bu başarıya ulaşan ilk biyografi filmi unvanını ele geçirdi.

Büyük bir izleyici kitlesini sinema salonlarına çeken yapım, Kuzey Amerika'da 371,8 milyon dolar, uluslararası pazarda ise 629,8 milyon dolar kazanarak toplam küresel hasılatını 1 milyar 1 milyon dolara taşıdı. 

Michael Jackson hayranlığının son derece yüksek olduğu bilinen Japonya'nın, 35,75 milyon dolarlık hasılatıyla filmin son eşiği aşmasını sağlayan pazar olduğu belirtiliyor.

Michael, aynı zamanda 2026'da milyar dolar kulübüne girmeyi başaran ikinci film oldu. Liderlik koltuğunda ise 1 milyar 8 milyon dolarla Universal'ın animasyon filmi Süper Mario Galaksi Filmi (The Super Mario Galaxy Movie) oturuyor. Disney imzalı Oyuncak Hikayesi 5 (Toy Story 5) ise halihazırda elde ettiği 879,1 milyon dolarla bu kulübün üçüncü üyesi olmaya aday.

Tartışmalar gişe başarısını durduramadı

Nisanda vizyona girmesinden bu yana, hem kamera arkasında yaşanan sansasyonel tartışmalara hem de eleştirmenlerin sert yorumlarına meydan okuyan Michael, gişe beklentilerini altüst etti.

Sinema eleştirmenleri, filmin Michael Jackson'ın hayatının tartışmalı yönlerine değinmediğini ve kariyerinin ilerleyen dönemlerinde şarkıcıya yöneltilen çocuk istismarı iddialarına yer vermeyerek "fazlasıyla steril" bir portre çizdiğini savunuyor. 

Lionsgate, Jackson'ın hayatındaki en tartışmalı olayları pas geçerek tanıtım kampanyasında filmin izleyiciyi cezbeden yönlerini öne çıkarmayı tercih etti.

İlk hafta sonunda Amerika'da 97 milyon dolar, dünya genelinde ise 217 milyon dolar hasılat elde eden film, 2015 yapımı Straight Outta Compton'ın 60 milyon dolarlık açılış rekorunu geride bırakarak "müzikal biyografi filmleri arasında tüm zamanların en iyi açılış yapan yapımı" olmuştu. 

Kulaktan kulağa yayılan olumlu yorumlar ve hayranların filmi defalarca izlemek için salonlara geri dönmesi, yapımı yaz sezonundaki yoğun rekabete rağmen küresel gişenin zirvesinde tuttu.

Bu kilometre taşıyla birlikte Michael, başarısını yeni rekorlarla pekiştirdi.

911 milyon dolarlık küresel hasılata sahip 2018 yapımı Queen biyografisi Bohemian Rhapsody'yi geçerek tüm zamanların en çok kazanan müzikal biyografi filmi oldu.

Christopher Nolan'ın 7 Oscarlı ve 975 milyon dolar hasılatlı Oppenheimer’ını geride bırakarak tüm zamanların en çok kazanan biyografi filmi oldu

Dağıtımını üstlenen Lionsgate stüdyosunun tarihindeki gelmiş geçmiş en yüksek hasılatlı filmi ve milyar dolar barajını geçen ilk yapımı oldu.

Stüdyonun önceki rekorları 865 milyon dolarla Açlık Oyunları 2: Ateşi Yakalamak (The Hunger Games: Catching Fire) ve 850 milyon dolarla Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2'ye (The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2) aitti. 

Yıldız kadro ve yapım ekibinden ilk açıklamalar

Antoine Fuqua'nın yönettiği ve senaryosunu John Logan'ın kaleme aldığı film, ünlü sanatçının Jackson 5 döneminden başlayıp Popun Kralı unvanına yükselişine kadar uzanan ikonik yolculuğunu kronolojik olarak ele alıyor. 

Filmde Michael Jackson'ı, ilk oyunculuk deneyimiyle pop efsanesinin gerçek hayattaki yeğeni Jaafar Jackson canlandırıyor. 

Dev kadroda ayrıca Colman Domingo ve Nia Long, Miles Teller, Juliano Valdi, Laura Harrier ve Mike Myers gibi isimler yer alıyor. 

Gelen büyük başarının ardından Lionsgate'in, Jackson'ın hayatı hakkında en az bir devam filmi projesine daha yeşil ışık yakması bekleniyor.

Bu tarihi rekorun ardından film ekibinden ilk değerlendirmeler de gecikmedi. Yönetmen Antoine Fuqua yaptığı açıklamada şunları söyledi: 

Bu tarihi başarı, dünyanın gördüğü en büyük sanatçılardan birini onurlandırmak adına ortak bir vizyonla bir araya gelen herkese aittir. Sinemanın insanları bir araya getirme gücünü gösteren bu an, sinema tarihinde asla unutamayacağım bir bölüm.

Yapımcı Graham King ise, "Dünyanın her yerinden, her yaştan ve her kesimden insanın bu filmi deneyimlemek ve getirdiği coşkuya ortak olmak için bir araya geldiğini görmek gerçekten yürek ısıtıyor" ifadelerini kullandı.

Lionsgate Sinema Grubu Başkanı Adam Fogelson ve Universal Pictures Uluslararası Başkanı Veronika Kwan Vandenberg de yaptıkları kurumsal açıklamalarda, Graham King ve Antoine Fuqua liderliğindeki yaratıcı ekibe ve Jaafar Jackson öncülüğündeki kadroya teşekkür ederek, filmin sinemanın ötesine geçen küresel bir kültürel fenomene dönüştüğünü vurguladı.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


Sevilen bilimkurgunun iptal nedeni nihayet ortaya çıktı

46 yaşındaki Avustralyalı aktör Travis Fimmel, tarihi drama Vikings'le de tanınıyor (HBO Max)
46 yaşındaki Avustralyalı aktör Travis Fimmel, tarihi drama Vikings'le de tanınıyor (HBO Max)
TT

Sevilen bilimkurgunun iptal nedeni nihayet ortaya çıktı

46 yaşındaki Avustralyalı aktör Travis Fimmel, tarihi drama Vikings'le de tanınıyor (HBO Max)
46 yaşındaki Avustralyalı aktör Travis Fimmel, tarihi drama Vikings'le de tanınıyor (HBO Max)

Raised by Wolves hayranları, ilgiyle izledikleri bilimkurgu dizisinin iki sezonun ardından HBO Max tarafından neden aniden iptal edildiğini yıllardır sorguluyordu.

Projenin yürütücü yapımcısı David W. Zucker, perde arkasında yaşananları ilk kez anlattı. Zucker'ın açıklamalarına göre bu ani kararın dizinin izlenme oranları veya başarısıyla hiçbir ilgisi yoktu.

2026 İtalya Küresel Dizi Festivali (IGSF) sırasında konuşan Zucker, WarnerMedia ve Discovery, Inc. arasında gerçekleşen dev birleşme öncesinde yaratıcı ekibin yeni sezon hazırlıklarına çoktan başladığını belirtti. 

Zucker, Warner Bros. Discovery'nin yeni yönetim kadrosu göreve gelene kadar her şeyin yolunda gittiğini vurgulayarak süreci şu sözlerle özetledi: 

Biz yeni sezonu çekmeye tamamen hazırdık. Ancak birleşmenin ardından David Zaslav yönetimin başına geçti ve üçüncü sezon projemiz rafa kaldırıldı.

Bu açıklamalar, özellikle ikinci sezonuyla övgülere boğulan ve sadık bir hayran kitlesi edinen Raised by Wolves'un neden ekranlara veda ettiğine dair bugüne kadarki en net cevabı sunmuş oldu.

Aaron Guzikowski tarafından yaratılan ve Scott Free Productions çatısı altında yürütücü yapımcılığını Ridley Scott'ın üstlendiği Raised by Wolves, ilk olarak 2020'de HBO Max ekranlarında seyirciyle buluşmuştu. 

Dizi, dünyanın büyük bir savaşla yok olmasının ardından, Kepler-22b adlı uzak bir gezegende insanların çocuklarını yetiştirmekle görevlendirilen iki androidin hikayesini anlatıyordu.

Başrollerini Amanda Collin, Abubakar Salim, Travis Fimmel ve Niamh Algar gibi isimlerin paylaştığı yapım, ilk sezonuyla beğeni toplarken, ikinci sezonunda eleştirmenlerden tam not almayı başarmıştı. Ancak yeni yönetimin aldığı bu radikal karar, yarım kalan hikayeyle izleyicilerde büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştı.

Independent Türkçe, ScreenRant, ComicBasics


İlk adım atıldı: Ridley Scott imzalı korku dizisi geri dönüyor

43 yaşındaki Dan Stevens (ortada), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)
43 yaşındaki Dan Stevens (ortada), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)
TT

İlk adım atıldı: Ridley Scott imzalı korku dizisi geri dönüyor

43 yaşındaki Dan Stevens (ortada), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)
43 yaşındaki Dan Stevens (ortada), The Terror: Devil in Silver'da eski bir rock grubu üyesi olan sert mizaçlı nakliyeci Pepper rolünde (AMC)

Yürütücü yapımcılığını Yaratık (Alien), Gladyatör (Gladiator) ve Bıçak Sırtı (Blade Runner) gibi filmlerle farklı türlerdeki ustalığını ortaya koyan Ridley Scott'ın üstlendiği korku dizisinin hayranlarına müjde.

The Terror: Devil in Silver'ın etkisi izleyicilerin hafızasında hâlâ tazeliğini korurken, büyük beğeni toplayan korku antolojisinin yeni bir sezon için kolları sıvadığı ortaya çıktı. 

Yapımcı David W. Zucker, olası bir 4. sezon için çalışmaların sessiz sedasız başladığını açıklayarak, Scott Free Productions'ın uyarlamak istedikleri bir sonraki kitabın haklarını satın aldığını doğruladı.

ScreenRant'ten Ben Gibbons'a verdiği röportajda Zucker'a, kısa süre önce yayımlanan yeni sezonun seriyi bir üçleme olarak noktalayıp noktalamadığı soruldu. 

Başarılı yapımcının verdiği yanıt, yaratıcı ekibin gözünü çoktan geleceğe diktiğini kanıtlar nitelikteydi: 

Diziye uyarlayacağımız bir sonraki kitap için anlaşmayı yeni tamamladık.

Ancak bu açıklama resmi bir yeni sezon onayı anlamına gelmiyor. Yayıncı kanal AMC henüz 4. sezonu duyurmadı ve projenin hayata geçebilmesi için aşılması gereken pek çok prodüksiyon engeli bulunuyor. Yine de bu gelişme, perde arkasında çarkların şimdiden dönmeye başladığına işaret ediyor. 

Öte yandan hayranların bu sürecin kısa sürede sonuçlanmasını beklememesi gerekiyor zira dizi hiçbir zaman düzenli bir yayın takvimi izlemedi. Araya giren koronavirüs pandemisi ve 2023'teki Hollywood grevleri nedeniyle geliştirme süreci sekteye uğramış, bu yüzden iki ve üçüncü sezonlar arasında tam 7 yıllık uzun bir ara oluşmuştu.

AMC ekranlarında ilk kez 2018'de boy gösteren antoloji, Dan Simmons'ın aynı adlı romanından uyarlanan ilk sezonuyla büyük ses getirmişti. 

Sözkonusu sezon, Kuzeybatı Geçidi'ni ararken Kuzey Kutbu'nun buzullarına hapsolan iki İngiliz Kraliyet Donanması gemisinin ve mürettebatı avlayan doğaüstü, ürkütücü bir gücün hikayesini anlatıyordu. 

The Terror: Infamy adlı ikinci sezon, rotayı II. Dünya Savaşı sırasındaki bir Japon-Amerikan toplama kampına kırarak buradaki esirleri avlayan kötücül bir ruhu odağına almıştı. 

Victor LaValle'ın romanından uyarlanan son halka The Terror: Devil in Silver ise karanlık sırlar saklayan bir psikiyatri hastanesinde geçen psikolojik korku hikayesiyle diziyi günümüze taşıdı.

Sezonlar arasındaki uzun aralara rağmen antoloji, eleştirmenlerden gördüğü ilgi ve kalitesinden hiçbir şey kaybetmedi. 

Son sezon Devil in Silver'ın Rotten Tomatoes'da yüzde 95'lik beğeni oranına sahip olması, yapımın televizyonun en başarılı korku antolojilerinden biri olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Independent Türkçe, ScreenRant, Decider, Collider