Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım

Uyku zamanı sürelerine bağlı kalmak, uykunun kesilmeden devam etmesi olasılığını artırır

Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım
TT

Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım

Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım

Bazılarımız, bazı geceler sabahın iki veya üçünde tamamen uyanmamız nedeniyle çektiği sıkıntıyı çok iyi hatırlar. O anlarda tekrar uyumamız imkansız gibi görünür.

O sırada aklımıza gelen, uykuya tekrar dalmanın tadını çıkarmak değil; biraz endişe ve panik ile yaklaşan zor günle ilgili düşüncelerdir. Kişi tekrar uyuyamazsa, işe veya okula gitmek için tazelenmiş olarak uyanamamaktan endişelenir.

Uykusuzluk biçimleri

Cleveland Clinic’te davranışsal bir uyku bozukluğu uzmanı olan Dr. Michelle Drerup, “Yaşadığınız şey buysa, bu bir tür uykusuzluk (Insomnia) türüdür” diyor. Tıbbi olarak sabahın erken saatlerinde tekrar uyuyamama durumu ‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk’ (Sleep-Maintenance Insomnia) olarak tanımlanır.

Uykusuzluk -genel olarak- yaygın bir sağlık durumdur ancak dikkat edilmesi gerekir. Tedavi edici ve davranışsal çözümler bulunulması ihmal edilmemelidir ve uzun süreli ya da tekrarlayan periyodik olarak devam ediyorsa kişinin sağlığı üzerinde uzun vadeli ve derin etkileri olabilir.

Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk, uykusuzluğun bir şeklidir. Uykuya Dalmakta Zorlanma (Difficulty Falling Asleep), Sık Uyanma (Frequent Awakenings) ve Sabahları Spontane Erken Uyanma (Spontaneous Early Morning Awakenings) gibi başka biçimleri de vardır.

Bir kişi ‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk’ çekiyorsa, banyo yapma ihtiyacı, eklem ağrıları, uyku apnesi, mide ekşimesi veya diğer nedenler gibi onu uykusundan uyandırması olası nedenleri araştırmak iyi bir fikir olabilir.

Gece uyanma

Mayo Clinic’ten Dr. Erica J. Olson, organik bir neden veya patolojik bir durum olmadığında gece uyanma sorunuyla başa çıkmanın temeli hakkında “Uyanırsanız ve 20 dakika kadar sonra tekrar uyuyamazsanız, yataktan kalkın. Başka bir odaya gidin ve uykunuz gelene kadar bir şeyler okuyun veya sessiz aktiviteler yapın” diyor.

Bazen gecenin bir yarısı uyanmanın kaçınılmaz olduğu doğrudur. Ancak kişi proaktif bir şekilde, bu sorunun oluşmasını önleyecek ve uykuya dönmesini kolaylaştıracak bir strateji geliştirerek kendine yardımcı olabilir. Böylece tavana bakarak veya yatakta dönüp durarak geçirdiği süreyi azaltır.

Mayo Clinic’ten Dr. Erica J. Olson, “Gecenin ortasında uyanmaya uykusuzluk denir ve bu yaygın bir sorundur. Uykunun ortasında uyanmak genellikle stresli dönemlerde ortaya çıkar. Reçetesiz satılan uyku yardımcıları, bu sorun için nadiren önemli veya sürekli bir yardım sağlar” diyor. Olson ayrıca “Bazı durumlarda uykusuzluk uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu veya kronik ağrı gibi tıbbi bir durum veya depresyon gibi bir ruh sağlığı bozukluğu neden olur. Uykusuzluğunuz hakkında daha iyi hissetmek için bu altta yatan koşulları tedavi etmek gerekebilir. Uyku probleminiz devam ederse, doktorunuza başvurun. Doktorunuz ilaç yazabilir ve uykusuzluğunuzun nedenine bağlı olarak uyku düzeninizi normalleştirmek için başka stratejiler denemenizi önerebilir” ifadelerine de yer verdi.

Uykuyu sürdürme adımları

Birçok tıbbi kaynağı gözden geçirerek, işte gece uykusunun istikrarı ve sürekliliği için kişiden kişiye değişen etkileri olan 4 adım:

1. Yatma Zamanı Rutini: Temel nokta, bir yetişkinin tutarlı bir yatma zamanı rutini sürdürdüğünde daha iyi ve daha kolay uykuya dalmasıdır. Bir kişi her gece uyumadan önce aynı şeyleri yaparsa, vücudu dinlenmeye hazırlanacak ve zihnini uykuya hazırlayacaktır. ‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluğun’ önlenmesi için proaktif bir adım olarak, insanın iki şeye ihtiyacı vardır. Biri gündüz uykusunu ayarlamak, diğeri gece uykusunu programlamaktır.

Öğleden sonra yapılan uzun şekerlemeler gibi gündüz saatlerinde uzun süre uyumak, gece uykuya dalmayı zorlaştıran bir davranıştır. Bu nedenle kişi gündüz saatlerinde şekerleme yaparak, zihin ve beden faaliyetini yenilemek istiyorsa bunu yarım saati geçmeyecek bir süre ile sınırlamalı ve gündüzün geç saatlerinde yapmaktan kaçınmalıdır.

Diğer husus, yani gece uykusu için, gece uykusunun saat sayısının, yani yaklaşık 8 saatin belirlenmesini içeren bir program belirlemektir. Bu, uykuya dalma zamanını ve -ayrıca- uykudan uyanmayı geciktirmeden yapılmalı, yani gece uykusu ve sabah uyanma için sabit bir zaman belirlenmelidir. Hafta içi gece uyku düzeni ile hafta sonu veya tatillerdeki uyku düzeni elinden geldiğince sabit tutulmalıdır.

Uyku döngüsünün zamanlaması ile bu günlük rutine bağlılık, geceleri yeterli saat uyku ve sabahları aktif uyanma ile beyindeki biyolojik saat tepkisinin şansını artırır. Zira vücut o günlük rutini tanıyacak ve buna alışacak ve böylece vücuttaki organ ve organlar insanın uykusunu kolaylaştıracaktır. Ancak Olson’ın dediğine göre, “Yalnızca uykunuz geldiğinde yatağa gitmeyin. Yatmadan önce uykunuz gelmiyorsa, sizi sakinleştirmeye yardımcı olacak rahatlatıcı bir şeyler yapın” dedi.

2. Yatma zamanı rutini: Sakin ve rahatlatıcı bir yatma zamanı rutini oluşturmak çok önemlidir. Gün batımından önceki saatlerden başlayarak kahve, çay ve enerji içecekleri gibi kafein yönünden zengin içeceklerin tüketimini azaltmakta fayda var. Zira kafeinin beyindeki uyarıcı etkisinin vücutta azalması saatler alır. Aynısı nikotin tüketimi için de geçerlidir.

Ayrıca açken yatağa gitmeyin çünkü aç hissetmek uykuya dalmayı engelleyen en güçlü uyaranlardan biridir. Özellikle yatmadan iki saat önce yağlı ve ağır olmayan bir akşam yemeği yemeye özen gösterin. Uykuyu kolaylaştıran yararlı besinler ise yumurta, süt, muz ve fındıkta bulunanlar gibi protein içeren besinlerdir.

Akşam sporunun kimileri için faydalı olabileceği doğrudur. Bazı kişilerde akşam saatlerinden başka zaman bulamayabilir. Ancak Mayo Clinic’ten Olson “Unutmayın ki yatmadan hemen önce egzersiz yapmak uykuyu bozabilir” diyor. Egzersizin yatmadan 6 saat kadar önce olması gerektiğini belirten uzman, uykudan önce kısa bir süre için orta yoğunlukta ve hızlı bir yürüyüş yapmanın birçok kişinin uykuya dalmayı kolaylaştırmasına yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu, yatma zamanı rutininin adımlarının yatmadan saatler önce başladığı anlamına gelir. Yatma vaktinin gelmesiyle birlikte, kişi kendini uykuya dalmak için basit ve olağan faaliyetlerde bulunmak üzere ayarlar. Örneğin, bazı insanlar bir bardak ılık papatya çayı içmeyi, ılık bir banyo yapmayı veya yumuşak bir müzik dinlemeyi tercih edebilir. Yatmadan önce dizüstü bilgisayar, akıllı telefon, e-kitap gibi ekranlı elektronik cihazları uzun süre kullanmamaya özen gösterilmelidir. Basit bir yoga veya benzeri herhangi bir fiziksel davranış yoluyla kas gerginliğini azaltmak ve gergin kasların gevşemesine yardımcı olmak için vücudu ve kaslarını kademeli olarak gevşetmeyi de içerebilir. Ya da belki bir hikayenin veya kitabın bir bölümünü okumaya devam edebilirsiniz.

Uyku ortamı

3. Yatak odası ortamı: Yatak odası ortamını rahatlatıcı hale getirmek önemlidir. Bunun ilk adımı, uykuyu bozan şeyleri ortadan kaldırarak, içindeki ‘uyku hijyenini’ korumaktır.

Buna bir örnek olarak, normal uykuyu kolaylaştırmak için vücudun salgıladığı doğal ilaç olan melatonin hormonunun beyin salgılamasının bozulmaması için gün batımından sonra içerideki ışığı loş tutmaktır. Beynin uyku hormonunu üretmesini harekete geçiren şey loş ışıktır.

Akustik gürültünün azaltılması da önemli bir husustur. Sıcaklığı rahat ve sıkıntılı olmayan seviyelerde yani ne çok soğuk ne de çok sıcak tutmak gerekir. Tam olarak, orta derecede sağlıklı soğuk, yaklaşık 24 santigrat derece, vücuda, özellikle de vücut kaslarına dinlenme fırsatı verir. Yatak odasındaki aşırı soğuğun kasların ve eklemlerin gevşemesini engellediği bilinmektedir. Bu durum, vücut ısısını 37 santigrat derece seviyesinde tutmak için vücudu enerji üretimi üzerinde çalışmaya iter.

Uyku yatağının şiltesi de yastıkları da rahat olmalıdır. Gerçeklerden biri, yetişkin bir insanın hayatının neredeyse üçte birini uykuda geçirmesidir. Bu yüzden kendisini rahat ettiren ve rahatlatan bir yatak alarak bu ayrıntıyı gözden kaçırmaması gerekir.  

Ayrıca yatak odasını, içinde yemek yemek, televizyon izlemek veya bilgisayar kullanmak gibi başka herhangi bir faaliyet olmaksızın sadece uyumaya ve duygusal karşılaşmalara ayırmak gerekmektedir.

Bazı kişiler saati yatak odasında gözden uzak bir yere yerleştirmekten fayda görebilir. Çünkü saate bakmak sinirsel psikolojik baskıya neden olabilir ve gece uyanıldığında tekrar uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Tüm bunlar, vücudun bu odanın uyumak için olduğunu anlamasına yardımcı olacaktır.

4. Duygusal olarak rahatsız edici ve dikkat dağıtıcı konuşmaları durdurun: Pek çok tıbbi kaynağa göre, yatmadan önce herhangi bir duygusal rahatsızlıktan, psikolojik sıkıntıdan veya başkalarıyla, özellikle aile üyeleriyle aile içi anlaşmazlık olduğunda derinlemesine konuşmalardan kaçınılmalıdır.

Bu tıbbi kaynaklar, fiziksel ve zihinsel rahatlama sağlamanın, zihni meşgul eden herhangi bir şeyle ilgili kaygıyı kontrol etmeye çalışmanın faydasına dikkat çekiyor. Eğer bir insan uyumadan önceki anlarda böyle bir şey hatırlarsa, onu yazmalı ve düşünmek için yarına bırakmalıdır.

‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk’ uykusuzluğun bir çeşididir. Ayrıca Uykuya Dalmakta Zorlanma (Difficulty Falling Asleep), Sık Uyanma (Frequent Awakenings) ve Sabahları Spontane Erken Uyanma (Spontaneous Early Morning Awakenings) gibi çeşitler bulunuyor.”

Mayo Clinic’ten tıbbi araştırmacılar şunları söylüyor:

Günlük hayatın stresiyle nasıl başa çıktığınız, uykuda kalma beceriniz açısından çok önemli bir rol oynayabilir. Canınızı yakan her şey stres değildir. Stres sinirlilik veya endişeye dönüşür ve ardından uykunuz bölünebilir. Dağınık zihniniz sizi geceleri uyutmuyorsa, yatmadan önce stres yönetimi tekniklerini deneyin. Aromaterapiyi, derin nefes almayı, gazete sayfalarını karıştırmayı veya meditasyon yapmayı deneyin. Yatakta yatıp uyuyamamanın stresini yaşıyorsan, yataktan kalk ve rahatlamanı sağlayacak bir şeyler yapın. Bu, sıkıcı bir kitap okumak, bir rahatlama tekniği uygulamak veya nefesinize odaklanmak olabilir. Tekrar uykunuz gelmeye başladığında yatağına dönün.

*İç Hastalıkları Doktoru



Aksiyon klasiğinin devamında rota değişti: Yönetmen koltuğu boşaldı

Oscar ödüllü Nicolas Cage, John Woo imzalı Yüz Yüze'de (Face/Off) sadist terörist Castor Troy'u canlandırmıştı (Paramount Pictures)
Oscar ödüllü Nicolas Cage, John Woo imzalı Yüz Yüze'de (Face/Off) sadist terörist Castor Troy'u canlandırmıştı (Paramount Pictures)
TT

Aksiyon klasiğinin devamında rota değişti: Yönetmen koltuğu boşaldı

Oscar ödüllü Nicolas Cage, John Woo imzalı Yüz Yüze'de (Face/Off) sadist terörist Castor Troy'u canlandırmıştı (Paramount Pictures)
Oscar ödüllü Nicolas Cage, John Woo imzalı Yüz Yüze'de (Face/Off) sadist terörist Castor Troy'u canlandırmıştı (Paramount Pictures)

1990'ların aksiyon klasiği Yüz Yüze'nin (Face/Off) devam filmi için yönetmen koltuğu boş kaldı. 

Collider'ın haberine göre, daha önce hem senaristliği hem de yönetmenliği üstleneceği açıklanan Adam Wingard, Paramount Pictures'ın devam projesinden ayrıldı.

Hollywood Reporter ayrılığın iki tarafın karşılıklı anlaşmasıyla gerçekleştiğini yazıyor. Böylece Face/Off 2, yönetmensiz kaldı ve stüdyo, John Travolta ve Nicolas Cage'li kült filmin devamı için farklı isimlerden yeni fikirler dinlemeye başladı.

2019'da yapımcı Neal Moritz'in bir yeniden çevrim üzerinde çalıştığı haberi gündeme gelmiş, Paramount da senaryoyu yazması için Oren Uziel'i görevlendirmişti. 2021'deyse stüdyo, Wingard'ı yönetmen olarak projeye dahil etmişti. Ayrıca Wingard'ın senaryoyu Simon Barrett'la birlikte kaleme aldığı duyurulmuştu.

Wingard'ın sıradaki filmi, A24 imzalı gerilim Onslaught. Yapımın oyuncu kadrosunda Adria Arjona, Dan Stevens, Drew Starkey ve Rebecca Hall yer alıyor. 43 yaşındaki Wingard, Misafir (The Guest), Katliam Gecesi (You're Next) ve Godzilla ve Kong: Yeni İmparatorluk'la (Godzilla x Kong: The New Empire) tanınıyor.

John Woo'nun yönettiği 1997 yapımı Yüz Yüze, deneysel bir prosedürle yüzlerini ve kimliklerini değiştiren bir FBI ajanıyla bir teröristin hikayesini anlatıyordu. Paramount'un Haziran 1997'de vizyona soktuğu film, dünya genelinde 240 milyon doların üzerinde hasılat elde etmiş ve ses efektleri kurgusu dalında Oscar adaylığı kazanmıştı.

Wingard, 2024'te Hollywood Reporter'a verdiği röportajda, Face/Off 2 için geldiği noktadan duyduğu heyecanı dile getirmişti.

"Face/Off meselesine çok girmek istemiyorum ama evet, bence senaryo gerçekten acayip iyi" demişti: 

Okuduğunuzda 'Vay anasını!' diyorsunuz. Bu, hayal bile edemeyeceğim kadar sahici bir devam filmi.

Independent Türkçe, Collider, Hollywood Reporter


Yeni seri katil filmi "sıfır" puanla sınıfta kaldı

Psycho Killer, eşini öldüren satanist katilin peşine düşen bir polise odaklanıyor (20th Century Studios)
Psycho Killer, eşini öldüren satanist katilin peşine düşen bir polise odaklanıyor (20th Century Studios)
TT

Yeni seri katil filmi "sıfır" puanla sınıfta kaldı

Psycho Killer, eşini öldüren satanist katilin peşine düşen bir polise odaklanıyor (20th Century Studios)
Psycho Killer, eşini öldüren satanist katilin peşine düşen bir polise odaklanıyor (20th Century Studios)

Yeni korku filmi Psycho Killer, Rotten Tomatoes'da adeta yerden yere vuruluyor.

Yedi (Seven), The Killer ve Hayalet Süvari'yle (Sleepy Hollow) tanınan Andrew Kevin Walker'ın yazdığı yeni seri katil filmi, ABD'de 20 Şubat'ta sinemalarda gösterime girdi. Barbarian yıldızı Georgina Campbell'ın başrolünde yer aldığı filmin oyuncu kadrosunda Grace Dove, Malcolm McDowell ve Logan Miller da var. 

Gavin Polone'un yönettiği Psycho Killer, eşinin vahşice öldürülmesinin ardından bir polis memurunun failin peşine düşmesini anlatıyor.

Eleştirmenlerin yorumları şu ana kadar istisnasız biçimde olumsuz: Film, Rotten Tomatoes'da nadir görülen şekilde yüzde sıfır puanda kaldı.

Rotten Tomatoes, Psycho Killer için yeterli sayıda doğrulanmış kullanıcı yorumu toplayınca izleyici puanı da açıklandı. Sinemaseverler eleştirmenlere kıyasla biraz daha yumuşak davranmış olsa da genel hava hâlâ olumsuz. Yeni yorumlar geldikçe tablo değişebilir ancak filmin izleyici skoru şimdilik yüzde 33'te kalmış görünüyor.

Olumsuz yorumlarda öne çıkan eleştiriler benzer: Oyunculuk ve senaryo en çok yerilen noktalar olurken, bazı izleyiciler özel efektlerden duydukları hayal kırıklığını da dile getirdi. Ayrıca film çoğu kişi tarafından "sıkıcı" bulundu.

Epic Film Guys, X'te "Psycho Killer sıkıcı, yavan bir keşmekeş" diye yazdı: 

Zayıf performanslar, sıradan karakterler ve dağınık hikaye, etkisiz ölüm sahneleriyle birleşince insanı tatmin etmiyor. En büyük kozunuz Malcolm McDowell'sa, ortada bir sorun vardır.

Midnight Movie Talk'tan Erick Weber ise daha sert konuştu: 

Akıl almaz derecede berbat. Gördüğüm en aptal senaryolardan biri. Fragmanla film arasındaki fark yüzünden izleyici 20th Century Studios'u dava etmeli.

AllAboutMovies de filmi "ortalamanın altında" ve "sebepsiz yere yavaş" diye niteledi; Campbell içinse "iyi olan tek şey oydu" yorumunu yaptı.

Fresh Fiction TV'den Courtney Howard da benzer bir çizgideydi: 

Son derece sıkıcı, dağınık bir film. Tembel, ilkel ve akıl karıştıran yaratıcı tercihlerle dolu. Georgina Campbell'a gerçekten yazık etmişler.

Filmin bütçesinin 10 milyon doların altında olduğu belirtiliyor. Bu nedenle gişede zamanla makul bir hasılata ulaşıp az da olsa kâra geçmesi ihtimal dahilinde. Kısacası düşük bütçe umut verse de gelen tepkiler filmin işinin kolay olmayacağını söylüyor.

Psycho Killer'ın Türkiye'deki vizyon tarihi şimdilik belirsiz.

Independent Türkçe, ScreenRant, GamesRadar


Politik tartışmadan kaçan Berlinale'de ödül gecesi taşları yerinden oynattı

Chronicles from the Siege'in yönetmeni Abdallah Alkhatib (solda), bir Filistinli olarak Filistin hakkında konuşmak zorunda olduğunu belirtti (AP)
Chronicles from the Siege'in yönetmeni Abdallah Alkhatib (solda), bir Filistinli olarak Filistin hakkında konuşmak zorunda olduğunu belirtti (AP)
TT

Politik tartışmadan kaçan Berlinale'de ödül gecesi taşları yerinden oynattı

Chronicles from the Siege'in yönetmeni Abdallah Alkhatib (solda), bir Filistinli olarak Filistin hakkında konuşmak zorunda olduğunu belirtti (AP)
Chronicles from the Siege'in yönetmeni Abdallah Alkhatib (solda), bir Filistinli olarak Filistin hakkında konuşmak zorunda olduğunu belirtti (AP)

76. Berlin Uluslararası Film Festivali (Berlinale) etkinlik boyunca siyasi tartışmalardan kaçındığı gerekçesiyle art arda eleştiriler alsa da jürinin tercihleri ve kazananların konuşmaları bu eksikliği önemli ölçüde telafi etti.

Festivalin büyük ödülü Altın Ayı, hükümetin hedefi haline gelen bir Türk ailesini izleyen, İlker Çatak imzalı Sarı Zarflar'a gitti. Hollywood Reporter'ın aktardığına göre ödülü takdim eden Jüri Başkanı Wim Wenders, filmi "totalitarizmin siyasal diliyle sinemanın empatik dili arasındaki karşıtlığı" anlatan bir yapım diye niteledi.

Ödülünü alırken Çatak, siyasi bir konuşma hazırladığını ancak bunu paylaşmamayı seçtiğini söyledi: 

Çok sayıda zeki insan çok sayıda akıllıca şey söyledi ve ben sahneyi bu filmi birlikte yaptığım harika insanlara bırakmak istiyorum. Bu ödülün asıl kahramanları onlar.

Yine de filmindeki bir sahnenin "Berlin'de geçen son birkaç günü hatırlattığını" belirterek şunu ekledi: 

Sinemacılar sinemacılara karşı, sanatçılar yaratıcı insanlara karşı... Ama biz düşman değiliz. Biz müttefikiz. Asıl tehdit aramızda değil. Asıl tehdit otokratlar. Aşırı sağ partiler. Zamanımızın nihilistleri; iktidara gelip yaşam biçimimizi yok etmeye çalışanlar.

İkincilik ödülü olan Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülü ise Emin Alper'in Kurtuluş filmine gitti. Alper konuşmasında, hapisteki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da dahil olmak üzere cezaevindeki bazı muhalif isimlerle dayanışma içinde olduğunu belirtti.

Alper ayrıca "zorbalık altında acı çeken İran halkı" ve "en korkunç koşullar altında yaşayan ve ölen Gazze'deki Filistinliler" için de sesini yükseltti.

Chronicles from the Siege'le GWFF En İyi İlk Uzun Metraj Film Ödülü'nü kazanan yönetmen Abdallah Alkhatib, sahneye kefiyeyle çıktı. Yapımcı Taqiyeddine Issaad ise Filistin bayrağı taşıyordu.

Alkhatib, "Berlinale'ye katılmak konusunda tek bir nedenle çok büyük baskı altındaydım" dedi: 

Burada durup 'Filistin özgür olacak' demek için.

Filistinli sinemacı sözlerini şöyle sürdürdü: 

Ve bir gün Gazze'nin tam ortasında, Filistin'in diğer şehirlerinin tam ortasında büyük bir film festivali düzenleyeceğiz. Festivalimiz kuşatma altında yaşayanlarla, işgal altında yaşayanlarla ve dünyanın dört bir yanında diktatörlükler altında yaşayanlarla dayanışma içinde olacak. Sinemadan önce siyasetten konuşacağız. Sanattan önce direnişten, görevden önce özgürlükten, kültürden önce insandan söz edeceğiz. O uzun zamandır beklenen gün geliyor.

Alkhatib sözlerine "Uzun zamandır beklenen gün geliyor ve insanlar ne olduğunu sorduğunda onlara, 'Filistin hatırlıyor' deyin. Bizimle birlikte duran herkesi hatırlayacağız ve bize, onurlu bir yaşam sürme hakkımıza karşı çıkan ve sessiz kalmayı seçen herkesi hatırlayacağız" diyerek devam etti. 

37 yaşındaki yönetmen sözlerini şöyle sürdürdü:

Bazı insanlar bana, şimdi söylemek üzere olduklarımı söylemeden önce dikkatli olmam gerektiğini söyleyerek Almanya'da bir mülteci olduğumu hatırlattı. Çok fazla kırmızı çizgi var ama umurumda değil. Benim umurumda olan halkım, Filistin. O yüzden son sözüm Alman hükümetine: İsrail'in Gazze'deki soykırımında ortaksınız. Bu gerçeği anlayacak kadar zeki olduğunuza inanıyorum ama umursamamayı seçiyorsunuz. Filistin özgür olsun; şimdi, dünyanın sonuna kadar.

Kısa Film Altın Ayı ödülü Marie-Rose Osta'nın Someday, a Child'a (Yawman ma walad) verildi. Osta'nın konuşması seyirciden alkış ve tezahüratlarla bölündü.

Osta, "Burada ikiye bölünmüş halde duruyorum" dedi: 

Bir yanımda yönetmen olan tarafım var; hayatımı değiştirecek bu sevimli, güzel ayıyı alıyor olmaktan inanılmaz etkilenmiş durumdayım. Öte yandan içimdeki insan. Lübnanlı bir kadın, bir tanık... Ve hikayemi sizinle paylaşmak zorundayım.

Osta, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bir çocuk hakkında film yaptım. Süper güçleri var; uykusundan onu uyandıran rahatsız edici sesleri yüzünden iki İsrail savaş uçağını düşürüyor. Bu sinema. Ama gerçek hayatta Filistin'in her yerindeki ve benim Lübnan'ımdaki çocukların, onları İsrail bombalarından koruyacak süper güçleri yok. Ateşkes, hem Gazze'de hem Lübnan'da İsrail tarafından ihlal ediliyor. Hiçbir çocuğun bir soykırımdan sağ çıkmak için süper güçlere ihtiyacı olmamalı. Bu ödülün bir anlamı varsa o da Lübnanlı ve Filistinli çocukların pazarlık konusu olmayacağıdır.

Berlinale'nin yeni başkanı Tricia Tuttle, hem festivalde ifade özgürlüğünün yerini savunan hem de basın toplantılarında siyasi soru sorulmasına mesafeli duran uzun bir açıklama kaleme almıştı. Buna karşılık, 80'den fazla sinemacı festivalin Gazze'deki soykırıma karşı sessizliğini kınayan bir açık mektuba imza atmıştı.

Wim Wenders, Altın Ayı'yı Çatak'a takdim etmeden önce Tuttle'ı överek "Bir fırtınayı birlikte atlattık" dedi. Tuttle ise töreni şu sözlerle kapattı: 

Bu akşam bu sahne, Berlinale'nin kendisi gibiydi. Burası hiçbir zaman sessizliğin yeri olmadı. Burası sanatçıların konuştuğu bir yer; bazen rahatsız eden ya da tartışmalı bulunan biçimlerde konuşurlar ama o alanı açık tutmamız önemli. Konuşmazsak ne olur, kim bilebilir?

12-22 Şubat'ta Berlin'de düzenlenen festival, açılış gecesinde jüri başkanı Wim Wenders'in Gazze'yle ilgili verdiği yanıtın ardından siyasi tartışmaların gölgesinde kalmıştı.

Wenders, "Sinemacılar olarak siyasetin dışında kalmalıyız" sözleriyle eleştirilerin hedefi haline gelmişti.

Independent Türkçe, IndieWire, Hollywood Reporter, Variety