Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım

Uyku zamanı sürelerine bağlı kalmak, uykunun kesilmeden devam etmesi olasılığını artırır

Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım
TT

Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım

Gece uyanmalarını önlemek için uyku öncesi yapılması gereken 4 adım

Bazılarımız, bazı geceler sabahın iki veya üçünde tamamen uyanmamız nedeniyle çektiği sıkıntıyı çok iyi hatırlar. O anlarda tekrar uyumamız imkansız gibi görünür.

O sırada aklımıza gelen, uykuya tekrar dalmanın tadını çıkarmak değil; biraz endişe ve panik ile yaklaşan zor günle ilgili düşüncelerdir. Kişi tekrar uyuyamazsa, işe veya okula gitmek için tazelenmiş olarak uyanamamaktan endişelenir.

Uykusuzluk biçimleri

Cleveland Clinic’te davranışsal bir uyku bozukluğu uzmanı olan Dr. Michelle Drerup, “Yaşadığınız şey buysa, bu bir tür uykusuzluk (Insomnia) türüdür” diyor. Tıbbi olarak sabahın erken saatlerinde tekrar uyuyamama durumu ‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk’ (Sleep-Maintenance Insomnia) olarak tanımlanır.

Uykusuzluk -genel olarak- yaygın bir sağlık durumdur ancak dikkat edilmesi gerekir. Tedavi edici ve davranışsal çözümler bulunulması ihmal edilmemelidir ve uzun süreli ya da tekrarlayan periyodik olarak devam ediyorsa kişinin sağlığı üzerinde uzun vadeli ve derin etkileri olabilir.

Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk, uykusuzluğun bir şeklidir. Uykuya Dalmakta Zorlanma (Difficulty Falling Asleep), Sık Uyanma (Frequent Awakenings) ve Sabahları Spontane Erken Uyanma (Spontaneous Early Morning Awakenings) gibi başka biçimleri de vardır.

Bir kişi ‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk’ çekiyorsa, banyo yapma ihtiyacı, eklem ağrıları, uyku apnesi, mide ekşimesi veya diğer nedenler gibi onu uykusundan uyandırması olası nedenleri araştırmak iyi bir fikir olabilir.

Gece uyanma

Mayo Clinic’ten Dr. Erica J. Olson, organik bir neden veya patolojik bir durum olmadığında gece uyanma sorunuyla başa çıkmanın temeli hakkında “Uyanırsanız ve 20 dakika kadar sonra tekrar uyuyamazsanız, yataktan kalkın. Başka bir odaya gidin ve uykunuz gelene kadar bir şeyler okuyun veya sessiz aktiviteler yapın” diyor.

Bazen gecenin bir yarısı uyanmanın kaçınılmaz olduğu doğrudur. Ancak kişi proaktif bir şekilde, bu sorunun oluşmasını önleyecek ve uykuya dönmesini kolaylaştıracak bir strateji geliştirerek kendine yardımcı olabilir. Böylece tavana bakarak veya yatakta dönüp durarak geçirdiği süreyi azaltır.

Mayo Clinic’ten Dr. Erica J. Olson, “Gecenin ortasında uyanmaya uykusuzluk denir ve bu yaygın bir sorundur. Uykunun ortasında uyanmak genellikle stresli dönemlerde ortaya çıkar. Reçetesiz satılan uyku yardımcıları, bu sorun için nadiren önemli veya sürekli bir yardım sağlar” diyor. Olson ayrıca “Bazı durumlarda uykusuzluk uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu veya kronik ağrı gibi tıbbi bir durum veya depresyon gibi bir ruh sağlığı bozukluğu neden olur. Uykusuzluğunuz hakkında daha iyi hissetmek için bu altta yatan koşulları tedavi etmek gerekebilir. Uyku probleminiz devam ederse, doktorunuza başvurun. Doktorunuz ilaç yazabilir ve uykusuzluğunuzun nedenine bağlı olarak uyku düzeninizi normalleştirmek için başka stratejiler denemenizi önerebilir” ifadelerine de yer verdi.

Uykuyu sürdürme adımları

Birçok tıbbi kaynağı gözden geçirerek, işte gece uykusunun istikrarı ve sürekliliği için kişiden kişiye değişen etkileri olan 4 adım:

1. Yatma Zamanı Rutini: Temel nokta, bir yetişkinin tutarlı bir yatma zamanı rutini sürdürdüğünde daha iyi ve daha kolay uykuya dalmasıdır. Bir kişi her gece uyumadan önce aynı şeyleri yaparsa, vücudu dinlenmeye hazırlanacak ve zihnini uykuya hazırlayacaktır. ‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluğun’ önlenmesi için proaktif bir adım olarak, insanın iki şeye ihtiyacı vardır. Biri gündüz uykusunu ayarlamak, diğeri gece uykusunu programlamaktır.

Öğleden sonra yapılan uzun şekerlemeler gibi gündüz saatlerinde uzun süre uyumak, gece uykuya dalmayı zorlaştıran bir davranıştır. Bu nedenle kişi gündüz saatlerinde şekerleme yaparak, zihin ve beden faaliyetini yenilemek istiyorsa bunu yarım saati geçmeyecek bir süre ile sınırlamalı ve gündüzün geç saatlerinde yapmaktan kaçınmalıdır.

Diğer husus, yani gece uykusu için, gece uykusunun saat sayısının, yani yaklaşık 8 saatin belirlenmesini içeren bir program belirlemektir. Bu, uykuya dalma zamanını ve -ayrıca- uykudan uyanmayı geciktirmeden yapılmalı, yani gece uykusu ve sabah uyanma için sabit bir zaman belirlenmelidir. Hafta içi gece uyku düzeni ile hafta sonu veya tatillerdeki uyku düzeni elinden geldiğince sabit tutulmalıdır.

Uyku döngüsünün zamanlaması ile bu günlük rutine bağlılık, geceleri yeterli saat uyku ve sabahları aktif uyanma ile beyindeki biyolojik saat tepkisinin şansını artırır. Zira vücut o günlük rutini tanıyacak ve buna alışacak ve böylece vücuttaki organ ve organlar insanın uykusunu kolaylaştıracaktır. Ancak Olson’ın dediğine göre, “Yalnızca uykunuz geldiğinde yatağa gitmeyin. Yatmadan önce uykunuz gelmiyorsa, sizi sakinleştirmeye yardımcı olacak rahatlatıcı bir şeyler yapın” dedi.

2. Yatma zamanı rutini: Sakin ve rahatlatıcı bir yatma zamanı rutini oluşturmak çok önemlidir. Gün batımından önceki saatlerden başlayarak kahve, çay ve enerji içecekleri gibi kafein yönünden zengin içeceklerin tüketimini azaltmakta fayda var. Zira kafeinin beyindeki uyarıcı etkisinin vücutta azalması saatler alır. Aynısı nikotin tüketimi için de geçerlidir.

Ayrıca açken yatağa gitmeyin çünkü aç hissetmek uykuya dalmayı engelleyen en güçlü uyaranlardan biridir. Özellikle yatmadan iki saat önce yağlı ve ağır olmayan bir akşam yemeği yemeye özen gösterin. Uykuyu kolaylaştıran yararlı besinler ise yumurta, süt, muz ve fındıkta bulunanlar gibi protein içeren besinlerdir.

Akşam sporunun kimileri için faydalı olabileceği doğrudur. Bazı kişilerde akşam saatlerinden başka zaman bulamayabilir. Ancak Mayo Clinic’ten Olson “Unutmayın ki yatmadan hemen önce egzersiz yapmak uykuyu bozabilir” diyor. Egzersizin yatmadan 6 saat kadar önce olması gerektiğini belirten uzman, uykudan önce kısa bir süre için orta yoğunlukta ve hızlı bir yürüyüş yapmanın birçok kişinin uykuya dalmayı kolaylaştırmasına yardımcı olabileceğine dikkat çekiyor.

Bu, yatma zamanı rutininin adımlarının yatmadan saatler önce başladığı anlamına gelir. Yatma vaktinin gelmesiyle birlikte, kişi kendini uykuya dalmak için basit ve olağan faaliyetlerde bulunmak üzere ayarlar. Örneğin, bazı insanlar bir bardak ılık papatya çayı içmeyi, ılık bir banyo yapmayı veya yumuşak bir müzik dinlemeyi tercih edebilir. Yatmadan önce dizüstü bilgisayar, akıllı telefon, e-kitap gibi ekranlı elektronik cihazları uzun süre kullanmamaya özen gösterilmelidir. Basit bir yoga veya benzeri herhangi bir fiziksel davranış yoluyla kas gerginliğini azaltmak ve gergin kasların gevşemesine yardımcı olmak için vücudu ve kaslarını kademeli olarak gevşetmeyi de içerebilir. Ya da belki bir hikayenin veya kitabın bir bölümünü okumaya devam edebilirsiniz.

Uyku ortamı

3. Yatak odası ortamı: Yatak odası ortamını rahatlatıcı hale getirmek önemlidir. Bunun ilk adımı, uykuyu bozan şeyleri ortadan kaldırarak, içindeki ‘uyku hijyenini’ korumaktır.

Buna bir örnek olarak, normal uykuyu kolaylaştırmak için vücudun salgıladığı doğal ilaç olan melatonin hormonunun beyin salgılamasının bozulmaması için gün batımından sonra içerideki ışığı loş tutmaktır. Beynin uyku hormonunu üretmesini harekete geçiren şey loş ışıktır.

Akustik gürültünün azaltılması da önemli bir husustur. Sıcaklığı rahat ve sıkıntılı olmayan seviyelerde yani ne çok soğuk ne de çok sıcak tutmak gerekir. Tam olarak, orta derecede sağlıklı soğuk, yaklaşık 24 santigrat derece, vücuda, özellikle de vücut kaslarına dinlenme fırsatı verir. Yatak odasındaki aşırı soğuğun kasların ve eklemlerin gevşemesini engellediği bilinmektedir. Bu durum, vücut ısısını 37 santigrat derece seviyesinde tutmak için vücudu enerji üretimi üzerinde çalışmaya iter.

Uyku yatağının şiltesi de yastıkları da rahat olmalıdır. Gerçeklerden biri, yetişkin bir insanın hayatının neredeyse üçte birini uykuda geçirmesidir. Bu yüzden kendisini rahat ettiren ve rahatlatan bir yatak alarak bu ayrıntıyı gözden kaçırmaması gerekir.  

Ayrıca yatak odasını, içinde yemek yemek, televizyon izlemek veya bilgisayar kullanmak gibi başka herhangi bir faaliyet olmaksızın sadece uyumaya ve duygusal karşılaşmalara ayırmak gerekmektedir.

Bazı kişiler saati yatak odasında gözden uzak bir yere yerleştirmekten fayda görebilir. Çünkü saate bakmak sinirsel psikolojik baskıya neden olabilir ve gece uyanıldığında tekrar uykuya dalmayı zorlaştırabilir. Tüm bunlar, vücudun bu odanın uyumak için olduğunu anlamasına yardımcı olacaktır.

4. Duygusal olarak rahatsız edici ve dikkat dağıtıcı konuşmaları durdurun: Pek çok tıbbi kaynağa göre, yatmadan önce herhangi bir duygusal rahatsızlıktan, psikolojik sıkıntıdan veya başkalarıyla, özellikle aile üyeleriyle aile içi anlaşmazlık olduğunda derinlemesine konuşmalardan kaçınılmalıdır.

Bu tıbbi kaynaklar, fiziksel ve zihinsel rahatlama sağlamanın, zihni meşgul eden herhangi bir şeyle ilgili kaygıyı kontrol etmeye çalışmanın faydasına dikkat çekiyor. Eğer bir insan uyumadan önceki anlarda böyle bir şey hatırlarsa, onu yazmalı ve düşünmek için yarına bırakmalıdır.

‘Uykunun devamlılığını sağlayamama nedeniyle uykusuzluk’ uykusuzluğun bir çeşididir. Ayrıca Uykuya Dalmakta Zorlanma (Difficulty Falling Asleep), Sık Uyanma (Frequent Awakenings) ve Sabahları Spontane Erken Uyanma (Spontaneous Early Morning Awakenings) gibi çeşitler bulunuyor.”

Mayo Clinic’ten tıbbi araştırmacılar şunları söylüyor:

Günlük hayatın stresiyle nasıl başa çıktığınız, uykuda kalma beceriniz açısından çok önemli bir rol oynayabilir. Canınızı yakan her şey stres değildir. Stres sinirlilik veya endişeye dönüşür ve ardından uykunuz bölünebilir. Dağınık zihniniz sizi geceleri uyutmuyorsa, yatmadan önce stres yönetimi tekniklerini deneyin. Aromaterapiyi, derin nefes almayı, gazete sayfalarını karıştırmayı veya meditasyon yapmayı deneyin. Yatakta yatıp uyuyamamanın stresini yaşıyorsan, yataktan kalk ve rahatlamanı sağlayacak bir şeyler yapın. Bu, sıkıcı bir kitap okumak, bir rahatlama tekniği uygulamak veya nefesinize odaklanmak olabilir. Tekrar uykunuz gelmeye başladığında yatağına dönün.

*İç Hastalıkları Doktoru



Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
TT

Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)

Bilim insanları fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışığı ilk kez görüntülemeyi başardı.

Araştırmacılar ormanlarda saptanan elektrik alanı anomalileri nedeniyle, fırtına sırasında ağaç tepelerinde elektriksel boşalmalar meydana geldiğinden uzun süredir şüpheleniyordu.

Bu hava olayları sırasında bulutlar güçlü bir negatif elektrik yükü biriktirirken, yeryüzünde pozitif bir yük gelişiyor. 

Zıt yüklerin birbirini çekmesinden dolayı yerdeki pozitif yük, negatif olana erişmeye çalışıyor ve genellikle doğada ulaşabileceği en yüksek noktaya, yani ağaç tepelerine çıkıyor.

Yaprakların ucunda biriken yük sonucu oluşan ve korona denen parıltı daha önce laboratuvarda üretilmişti. Ancak doğadaki kanıtı bulunamamıştı.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi'nden Patrick McFarland liderliğindeki ekip de işe laboratuvarda bu koronayı üreterek başladı. 

Fırtına bulutlarını taklit etmek için plastik saksılardaki ladin ve akçaağaçları yüklü metal plakaların altına yerleştirip ışıkları kapattılar.

McFarland, "Laboratuvarda tüm ışıkları, kapıyı ve pencereleri kapatınca koronalar zar zor seçiliyor. Mavi bir parıltı gibi görünüyorlar" diye açıklıyor.

Parıltı zayıf olsa da ultraviyole dalga boylarında da ışık yaydıkları için bilim insanları özel kameralarla bunları yakalamaya karar verdi.

Ekip, 2013 model bir Toyota Sienna'ya hava istasyonu, elektrik alan dedektörü, lazer mesafe ölçer ve ışığı ultraviyole kameraya yönlendirmek için bir periskop yerleştirerek bu neredeyse görünmez kıvılcımları ABD'nin çeşitli bölgelerinde aramaya koyuldu.

Yaklaşık 90 dakikalık görüntülerde 859 ayrı UV sinyali yakalanırken bir bilgisayar programı yardımıyla bunlar 41 korona halinde gruplandırıldı.

Bulguları hakemli dergi Geophysical Research Letters'ta yayımlanan çalışmaya göre koronolar, 0,1 ila 3 saniye sürüyordu ve genellikle yapraktan yaprağa atlıyor veya aynı yaprakta tekrar oluşuyorlardı.

Bu etkileri Pinus taeda ve Liquidambar styraciflua gibi ağaçlarda da gözlemlediler. 

McFarland "Bunlar gerçekten oluyor" diyerek ekliyor: 

Onları gördük; artık var olduklarını biliyoruz. Sonunda bunun somut kanıtına sahip olmak… Bence işin en keyifli yanı bu.

Araştırmacılar, UV kamera yalnızca dar bir dalga boyu aralığını algılayacak şekilde ayarlandığı için çalışmada kaydedilenden daha fazla korona olabileceğini düşünüyor. 

McFarland, eğer insanlar ağaçlardaki bu parıltıları görebilseydi, sanki binlerce ateşböceği ağaç tepelerinde dans ediyormuş gibi "epey havalı bir ışık gösterisi" oluşacağını söylüyor.

Bulguların koronanın kanıtını sunmasının ötesinde de faydaları olma ihtimali var. 

Bu parıltılar, diğer bileşiklerle tepkimeye girerek pus ve duman oluşumuna katkı sunabilecek büyük miktarda molekül üretiyor. Bu nedenle yeni çalışma, koronanın ormanlardaki hava kalitesini nasıl etkilediğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Ayrıca koronanın yapraklara zarar vererek ağaç ve orman sağlığını etkilemesi de muhtemel. Ancak bilim insanları bitkilerin kendilerini koruma yöntemleri geliştirmiş olabileceğinden şüpheleniyor. 

Independent Türkçe, Science Alert, Smithsonian Magazine, Geophysical Research Letters


ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
TT

ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)

OpenAI ve Google'dan araştırmacılar, ABD Savunma Bakanlığı'na dava açan Anthropic'i destekleyen bir dilekçe sundu.

Anthropic’in, araçlarına sınırsız erişim izni vermeyi reddetmesiyle şirketle Pentagon arasında gerilim başlamıştı.

Claude modelinin geliştiricisi bu kararında kitlesel gözetim ve otonom silahlarla ilgili endişeleri gerekçe gösterirken bakanlık yapay zeka araçlarını, "yasaların izin verdiği tüm amaçlar için kullanmak" istediğini savunmuştu.

Anlaşmazlığın ardından Trump yönetimi, federal kurumlara ve orduyla çalışan yüklenicilere Anthropic'le iş yapmayı bırakmalarını söylemiş ve Pentagon şirketi tedarik zinciri riski olarak belirlemişti.

Bu karar federal kurumların ve yüklenicilerin Anthropic'in yapay zeka sistemlerini kullanmasını engelliyor. Genellikle yabancı şirketleri hedef alan tedarik zinciri riski tanımlamasının ilk kez ABD merkezli bir şirkete karşı kullanıldığı bildiriliyor.

Anthropic bu hamlesi nedeniyle Savunma Bakanlığı'na dün (9 Mart Pazartesi) dava açtı.

Davanın açılmasından birkaç saat sonra OpenAI ve Google'dan yaklaşık 40 araştırmacı, yapay zeka şirketini destekleyen bir dilekçe sundu. 

Google DeepMind'ın baş bilim insanı Jeff Dean'in de imzasının yer aldığı dilekçede, Pentagon'un şirketi "tedarik zinciri riski" olarak etiketleme kararının, Amerikan yapay zeka sektöründe tehlikeli bir emsal oluşturabileceği savunuluyor.

Bilim insanları dilekçede şu ifadeleri kullanıyor:

ABD'nin önde gelen yapay zeka şirketlerinden birini cezalandırma çabasının devam etmesi, şüphesiz ki ABD'nin yapay zeka ve ötesindeki endüstriyel ve bilimsel rekabet gücü üzerinde sonuçlar doğuracak.

Bu adımın, yapay zeka gelişiminin hükümet ve ticari sektörler arasında ayrışmasına yol açabileceği korkusu dile getiriliyor. Bazı kurumlar belirli modellere erişimi kısıtlarken, diğerleri özel pazarlarda kullanılmaya devam edebilir.

Araştırmacılar, Pentagon anlaşma şartlarından memnun değilse Anthropic'le sözleşmesini sonlandırabileceğini ve başka bir şirketin araçlarını kullanabileceğini belirtiyor.

Bakanlık, Anthropic'le ilişkilerinin gerilmesinden kısa süre sonra OpenAI'la sözleşme imzalamıştı. OpenAI, Anthropic'le yapılan anlaşmadan daha fazla güvenlik önlemi alındığını öne sürmüştü. Şirketin CEO'su Sam Altman ise teknolojinin "ABD vatandaşlarının gözetimi için kasten kullanılmayacağından" emin olmak adına daha fazla değişiklik yapılacağını söylemişti.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Wired, BBC


James Cameron, Avatar serisinin akıbetini açıkladı

Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
TT

James Cameron, Avatar serisinin akıbetini açıkladı

Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)

Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), selefi Suyun Yolu (The Way of Water) kadar görkemli bir gişe başarısına imza atamamış olsa da yönetmen James Cameron, serinin 4. filminin hâlâ planlar dahilinde olduğunu müjdeledi.

Variety'nin, devam halkasının küresel gişede 1,45 milyar dolar hasılat elde etmesine rağmen henüz kâra geçemediğini yazan haberinin ardından Cameron, hayranların içine su serpti. 

9 Mart'ta düzenlenen Saturn Ödülleri'nde konuşan usta yönetmen, 4. filmin gelmesinin "çok muhtemel" olduğunu ifade etti. 

Cameron ayrıca, serinin gelecekteki rotasını belirlerken "izleyici geri bildirimlerini" titizlikle dikkate aldığını da sözlerine ekledi.

Başrollerini Zoe Saldaña, Sigourney Weaver ve Sam Worthington'ın paylaştığı Avatar: Ateş ve Kül, oğulları Neteyam'ın kaybıyla sarsılan Jake Sully ve ailesinin, bu trajedinin yaralarını sarma mücadelesine odaklanıyor. Ancak yas süreci aileyi içeriden tüketmeye başlarken, intikam ateşiyle yanıp tutuşan Varang liderliğindeki acımasız "Kül Halkı" ya da diğer adıyla Mangkwan klanı, kahramanlarımızı tehdit etmeye başlıyor.

"Avatar filmlerini daha ucuza mal etmeliyiz"

Cameron, daha önce Tayvan merkezli TVBS News'a verdiği röportajda sinema endüstrisinin zorlu bir dönemden geçtiğini vurgulamış ve şu ifadeleri kullanmıştı:

Gerçek şu ki sinema sektörü şu an depresyonda. Avatar 3 çok büyük maliyetlerle çekildi. Yola devam edebilmek için gişede çok başarılı olmamız gerekiyor. Hem başarılı olmalı hem de seriyi sürdürebilmek için Avatar filmlerini nasıl daha düşük maliyetlerle üretebileceğimizi bulmalıyız.

GamesRadar'a göre, Ateş ve Kül'ün Suyun Yolu'ndan yaklaşık 870 milyon dolar daha az hasılat elde etmesi, Cameron'ın maliyetleri düşürme vurgusunu daha da önemli hale getiriyor.

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar, TVBS News, ScreenRant