Muhammed el-Fayed'in servetinin akıbeti ne olacak?

Mısırlı milyarderin dört oğlu arasında iki milyar doları aşan servet için veraset savaşının çıkması bekleniyor

Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)
Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)
TT

Muhammed el-Fayed'in servetinin akıbeti ne olacak?

Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)
Muhammed el-Fayed (Independent Arabia)

Mısır'ın gecekondu mahallelerinde Coca-Cola satarak büyüyen Muhammed el-Fayed, kendi kendini yetiştirmiş bir milyarder olarak 94 yaşında yaşamını yitirdi.

Film yapımcısı oğlu Dodi ve o zamanki sevgilisi Galler Prensesi Diana, ikisinin de ölümüne neden olan araba kazasından önce, onun Paris'teki Ritz Oteli'nden ayrılmışlardı.

El-Fayed, kazanın şokunu asla atlatamadı ve ölümlerle ilgili spekülasyonlara takıntılı hale geldi.

El-Fayed'in ölümünden sonra, iş insanının 68 yaşındaki ikinci eşi Henny Wathen'den olan dört oğlunun, 1,7 milyar sterlinlik (yaklaşık 2,1 milyar dolar) imparatorluğunu devralması için ortam hazırlandı.

Birleşik Krallık'ın başkenti Londra'nın en ünlü alışveriş merkezi Harrods'ın ve İngiliz Futbol Kulübü Fulham'ın eski sahibi Muhammed el-Fayed, geçen cuma günü Regents Park Camii'nde düzenlenen cenaze törenin ardından çok sevdiği en büyük oğlu Dodi'nin yanına defnedildi.

Akıllarda kurnaz bir iş insanı olarak kalan el-Fayed, uzun ve renkli yaşamının farklı aşamalarında Londra'da Park Lane'de ve New York'ta Manhattan'da lüks dairelere, Surrey'de lüks bir eve, 65 bin dönüm arazi üzerinde kurulu bir İskoç kalesine, 9 Rolls-Royce arabaya ve bir zamanlar sahibi olduğu Fulham'ın Craven Cottage Stadı'nın hemen dışında Michael Jackson'ın heykelini de içeren bir sanat koleksiyonuna sahipti.

Ölümünden sonra çocuklarına, aralarında Ritz Paris Oteli'nin de bulunduğu milyarlarca pound değerindeki varlık miras kalacak.

Aynı zamanda bu varlıkların bir kısmı Finlandiyalı sosyete ve eski model olan eşi Wathen'e de geçecek.

Muhammed el-Fayed, 1986 yılında Paris'in eteklerinde, bir zamanlar Windsor Dükü ve Amerikalı eşi Wallis Simpson'a ev sahipliği yapan bir malikaneyi 50 yıllığına kiraladı / Fotoğraf: AFP
Muhammed el-Fayed, 1986 yılında Paris'in eteklerinde, bir zamanlar Windsor Dükü ve Amerikalı eşi Wallis Simpson'a ev sahipliği yapan bir malikaneyi 50 yıllığına kiraladı (AFP)

Vakıf fonları ve vergi cennetleri

Sunday Times gazetesinin de teyit ettiği üzere, Muhammed el-Fayed'in dört çocuğu, Yasemin (42 yaşında), Kerim (39 yaşında), Kâmile (38 yaşında) ve Ömer (35 yaşında) arasındaki ilişkiler zaten gergin durumda.

Ömer, 2021 yılında Yüksek Mahkeme'de görülen bir duruşmada Kâmile'nin korumaları tarafından saldırıya uğradığını cep telefonu yoluyla bildirdi.

Kâmile ise o esnada "Ömer'in uyuşturucu kullandığını" iddia etti. Yargıç da çatışma içerisindeki kardeşlere konuyu kendi aralarında çözmelerini emretti. 

Gazete, Muhammed el-Fayed'in kendisi hakkında anlatmaktan hoşlandığı hikayeler gibi, Mısır doğumlu iş adamının mal varlığının dünyanın dört bir yanına yayılmış olduğundan bahsetti.

Ayrıca gazetede, e-Fayed'in servetinin vakıf fonları aracılığıyla Bermuda, Lüksemburg ve Lihtenştayn gibi vergi cennetlerinde muhafaza edilmesi nedeniyle, savurgan alışverişlerinin çoğunun ardındaki hakikatin ortaya çıkarılmasının zor olduğu belirtildi.

El-Fayed, 1985 yılında ikinci eşi olan Wathen ile birlikte yaşadığı Oxted/Surrey yakınlarındaki sarayının anıtmezarına defnedildi. Bu mekânı yetmişli yıllarda satın almıştı.

220 dönümden fazla ağaçlı araziyle çevrili olan, yüzme havuzu, tenis kortu, ahırlar ve bahçeler ile bir helikopter pisti içeren geniş mülkün değeri 100 milyon sterline (yaklaşık 125,8 milyon dolar) kadar çıkıyor.

Ritz Paris Otel, el-Fayed'in varlıklarının en büyüğü

Ritz Paris Otel, kesinlikle el-Fayed'in en büyük varlığı. El-Fayed, 1979 yılında bu göz alıcı mülk için yaklaşık 10 milyon sterlin (yaklaşık 12,5 milyon dolar) ödedi.

Dört yıl süren yenileme çalışmalarının ardından binanın en az 200 milyon sterline (yaklaşık 251,7 milyon dolar) mâl olduğu söyleniyor.

Şu an ise binanın değeri en az 500 milyon sterlin (yaklaşık 629,3 milyon dolar) civarında.

El-Fayed otel için alışılmadık bir mülkiyet yapısı oluşturdu. Bu otel biri Jersey'de diğeri Lüksemburg'da bulunan iki ayrı şirket tarafından ortaklaşa kontrol edildi.

El-Fayed, bu oteli uzun süre boyunca imparatorluğunun mücevheri olarak gördü.

Gazeteye göre, el-Fayed'in en küçük oğlu Ömer, babasının Highlands'deki Balnagoon adlı malikanesiyle bağlantılı bir şirketin yöneticisi olarak kayıtlara geçmiş.

İskoçya'daki bu tatil köyü Inverness'in kuzeyine arabayla 40 dakikalık mesafede 65 bin dönümlük bir alanda yer alıyor.

El-Fayed, burayı 1972 yılında satın aldıktan sonra yavaş yavaş bu taşınmazı merkeze alarak çevresindeki arazileri de satın aldı.

Bu yapı şu anda tatilcilerin kiralayabileceği bir dizi dağ evi, misafirhane ve kır evi içeriyor. Ömer, İskoçya'da 'Muhammed Glen' ya da 'Vadinin Muhammed'i' olarak tanınırdı.

Evinde İskoç eteği giyer, hatta viskisini kendi yapardı.

Muhammed el-Fayed, oğlu Dodi'nin Galler Prensesi Diana ile birlikte geçirdiği trafik kazasındaki ölümünden kraliyet ailesini sorumlu tuttu / Fotoğraf: Reuters
Muhammed el-Fayed, oğlu Dodi'nin Galler Prensesi Diana ile birlikte geçirdiği trafik kazasındaki ölümünden kraliyet ailesini sorumlu tuttu (Reuters)

Lüks emlaklar

Balangoon Malikanesi nihai olarak, Fayed ailesi için vergi cenneti Lihtenştayn'da kurulmuş bir tröst olan Ocarina'ya aittir.

Offshore tröstler, ailelerin veraset vergisine maruz kalmadan varlıkları nesiller arasında transfer etmelerine olanak sağlayabiliyor.

Öyle ki normal şartlarda mülkün 325 bin poundu (yaklaşık 409 bin dolar) aşan değeri üzerinden yüzde 40'a kadar vergiler çıkabiliyor.

Fayed ayrıca vergi cenneti Bermuda'da AIT Leisure adlı bir şirket kurdu. New York'ta lüks dairelere sahip olmasının yanı sıra Manhattan'ın Yukarı Doğu Yakası'nda bulunan beş yıldızlı The Pierre Oteli'nden de iki daire satın aldı.

Bir zamanlar Hollywood oyuncusu Elizabeth Taylor ve moda tasarımcısı Yves Saint Laurent'e ev sahipliği yapan bu binanın üç katlı çatı katı dairesi 2017 yılında 44 milyon dolara satıldı.

Rolls-Royce otomobil satın alma tutkusu

El-Fayed aynı zamanda otomobil tutkunuydu ve Rolls-Royce otomobillere düşkünlüğü vardı. Bilinene göre bu marka tarafından üretilen araçlardan dokuz tane satın aldı.

Gazetenin söylediği gibi, el-Fayed ardında büyük bir nakit yığını bıraktı. Fayed ailesi 2010 yılında 1,5 milyar sterlin (yaklaşık 1,8 milyon dolar) karşılığında satmadan önce Harrods'dan 368 milyon pounddan (yaklaşık 463,2 milyon dolar) daha fazla kâr elde etti.

İngiliz futbol kulübü Fulham'ı da üç sene sonra 150 milyon sterlin (yaklaşık 188,8 milyon dolar) ile 200 milyon sterlin (251,7 milyon dolar) arasında bir fiyata sattı.

Netflix dizisi The Crown'un beşinci sezonunda gösterildiği gibi, bazı arzu edilen varlıkları elde etmek daha zor olabilir.

El-Fayed, 1986 yılında daha önce Windsor Dükü ve Amerikalı eşi Wallis Simpson'a ev sahipliği yapan Paris'in eteklerindeki bir malikaneyi 50 yıllığına kiraladı.

Simpson'ın 1986'daki ölümünden sonra Dük ve Düşes'in eşyalarını barındıran mülk, kraliyet ailesi için gösterişli bir müze olarak tutulurken, Fayed ailesi sadece üst katı kullandı ve 1997'de çiftin eşyalarının çoğunu New York'ta bir açık artırmada sattı.

El-Fayed'in çocukları ve kendi servetlerini inşa mücadelesi

El-Fayed'in çocukları kendi servetlerini inşa etmek için uzun süre mücadele etti. El-Fayed'in Watheen'den olan dört çocuğundan en büyüğü olan Yasemin, 2016 yılında 'Yasmine De Mello' adında bir moda markası kurdu.

Her ne kadar kıyafetleri Gwyneth Paltrow, Sienna Miller, Rihanna ve Daisy Lowe gibi ünlüler tarafından giyilse de şirket, yaklaşık dokuz milyon pound (yaklaşık 11,3 milyon dolar) tutarında zarara uğradıktan dört yıl sonra iflas etti.

Kâmile el-Fayed ise Batı Londra'daki vegan restoranı Farmacy'i açmadan önce moda sahasında girişimlerde bulundu.

Gazetenin haberi, şirketin borçlarının geçen yılın Mart ayı itibarıyla yaklaşık 4,8 milyon sterline (yaklaşık 6 milyon dolar) ulaştığını gösteriyor.

Restoranın çok popüler olduğu söylense de Farmacy'deki müşterilerin tamamı ücretlerden memnun değildi.

2016 yılında Guardian'da yer alan sert bir incelemede restoranla ilgili şu ifadeler kullanıldı:

Güzel bir restoran, sevimli personel ve berbat yemekler.

Ritz Paris Otel, kesinlikle Muhammed el-Fayed'in en büyük varlığı (Reuters)
Ritz Paris Otel, kesinlikle Muhammed el-Fayed'in en büyük varlığı (Reuters)

Kâmile aynı zamanda eğitim sistemi bozulan çocuklara eğitim sağlayan Sevenoaks yardım kuruluşunun da arkasında yer alıyor.

Ancak diğer kardeş Kerim'in ilgi düzeyi daha düşüktü. İki yaşındayken menenjite yakalandıktan sonra ciddi şekilde işitme sorunu yaşayan Kerim, işitme cihazı satan bir şirket kurdu.

Ömer, bir zamanlar babasının imparatorluğunun varisi olarak yetiştirildi. Yirmili yaşlarının başında Harrods ve diğer şirketlerin yönetim kurullarına katıldı.

Son zamanlarda, Ay'ın kolonizasyonunu çevre dostu bir şekilde araştıran bir proje olan Dünya Uzay Teknik Ekosistem İşletmeleri'ni (Earth Space Technical Ecosystems Enterprises) kurdu.

2020'deki ilk tecrit sırasında Ömer, Wathen ve Kâmile ile tartıştığı söylendiğinde babasının Surrey'deki mülkündeki spor salonunu kullanıyordu.

Yüksek Mahkeme'ye sunulan belgelere göre Ömer, Kâmile'nin korumaları tarafından zapt edilmeden önce Ömer ile Kâmile'nin kocası Muhammed Isrib arasında arbede yaşandı.

Muhammed el-Fayed yolculuklarından birinde (Reuters)
Muhammed el-Fayed yolculuklarından birinde (Reuters)

El-Fayed'in eski sözcüsü ve Harrods'un Halkla İlişkiler Müdürü Cole, gazeteye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Muhammed'i 37 yıldır tanıyorum. En çalkantılı ve nihayetinde en korkunç yıllardan birinde, en büyük oğlu Dodi ve sevgilisi Galler Prensesi Diana'nın trajik kaybıyla sonuçlanan dönemde onunla birlikte çalıştım.

Cole, sözlerini şöyle sürdürdü:

O korkunç günler boyunca büyük bir cesaret, güç ve metanet sergiledi. Pek çok açıdan dikkate değer bir adamdı. Bu dünyada, kendisini kibirli diye eleştirenlerin hepsinin toplamından daha fazla iyilik yaptı.

İngiliz gazeteci Piers Morgan, "Prenses Diana'nın da hayatını kaybettiği kazada sevgili oğlu Dodi'nin ölümünü unutamayan Muhammed el-Fayed, herkes arasında popüler değildi, karmaşık ve kusurlu bir kişiliğe sahipti ama ben onu sevdim" ifadelerini kullandı.

Dodi'nin ölümüyle ilgili soruşturmada el-Fayed'i temsil eden Avukat Michael Mansfield KC şunları söyledi:

O, oğlu için, adalet için yorulmadan mücadele eden çok cömert ve cesur bir adamdı. O ve sevgili eşi bu görevde sonsuz zorluklara göğüs gerdiler ve dirençli kaldılar.

El-Fayed'in İngiliz toplumu üzerinde büyük bir etki yarattığına şüphe yok ve onun soyundan gelenlerin, zorlukla kazandıkları milyarlarca doları kendi izlerini bırakmak için kullanıp kullanamayacaklarını zaman gösterecek.

Independent Arabia - Independent Türkçe



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company