Avrupa'daki en büyük dinozor iskeletlerinden biri İspanya'da bulundu

Avrupa'daki en büyük dinozor iskeletlerinden biri, İspanya'nın doğusundaki Valensiya bölgesinin Els Ports de Morella ilçesinde bulundu

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)
TT

Avrupa'daki en büyük dinozor iskeletlerinden biri İspanya'da bulundu

(Arşiv-AA)
(Arşiv-AA)

İspanyol paleontolog Jose Miguel Gasulla, İspanyol basınına yaptığı açıklamada, Els Ports de Morella'da ortaya çıkarılan dinozor iskeletinin dev kemiklerinin 100 milyon yıldan fazla süredir, bölgeye has olan bataklıkların, büyük eğrelti otlarının altında çok iyi bir şekilde korunduğunu söyledi.

Günümüzden 145 milyon yıl önce başlayıp 66 milyon yıl önce sona erdiği kabul edilen Alt Kretase dönemine ait olan dinozor çeşitlerinin bu bölgede olduğunun zaten bilindiğini aktaran Gasulla, son dinozor iskeletinin Avrupa'da bulunanların en büyüklerden biri ve İber Yarımadası'nda ortaya çıkarılan yeni bir tür olduğunu ifade etti.

Sauropoda olarak adlandırılan dinozor türüne ait olan söz konusu iskeletin, 1 metreden geniş omurları, yaklaşık 2 metre yüksekliğinde bir uyluk kemiği olduğu belirtildi.

Bölgede toplamda dört dinozor iskeleti bulunduğu ve bunların üçünün yeni türe ait olduğu bilgisi paylaşıldı.

Gasulla, "Bu bölge İspanya'daki dinozor kalıntılarının incelenmesi açısından kilit bir öneme sahip. Ayrıca Avrupa'nın Alt Kretase dönemine ait en iyi kayıtlardan biri ve dinozorların çeşitliliğini genişleten bir yer. Buradan iyi haberler almaya alışığız. Uluslararası bilim toplumu için de büyük bir olay" açıklamasında bulundu.



Bilim insanları dilin haritasını çıkardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Bilim insanları dilin haritasını çıkardı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Diliniz kilo vermenizde anahtar olabilir mi? Yeni araştırma sayesinde bilim insanları bunun mümkün olabileceğini söylüyor.

Araştırmacılar ilk kez dilin ve şekerli tatları alan tat reseptörünün üç boyutlu yapısının haritasını çıkardı.

Bu reseptörler tatlı tadı veren çok sayıda farklı kimyasal maddeyi algılayabiliyor ve ekşi ya da acı tatlar için kullanılanlar gibi diğer reseptörlerin aksine çok hassas olmayacak şekilde evrimleşmiş. Bu da enerji ihtiyacımız nedeniyle şekerli gıdalara yönelmemize ve onları arzulamamıza neden oluyor.

Çarşamba günü yapılan açıklamaya göre, bu tatlı tat reseptörünün daha iyi anlaşılması, onu düzenleyecek ve şekere olan iştahımızı değiştirebilecek şeylerin keşfedilmesini sağlayabilir.

Columbia Üniversitesi ve Howard Hughes Tıp Enstitüsü'nde doktora sonrası araştırmacı olan Dr. Juen Zhang yaptığı açıklamada, "Şekerin obezitede oynadığı öncü rol göz ardı edilemez" dedi.

Bugün şekerin yerine kullandığımız yapay tatlandırıcılar, şeker yeme arzumuzu anlamlı şekilde değiştirmiyor. Artık reseptörün neye benzediğini bildiğimize göre, daha iyi bir şey tasarlayabiliriz.

Zhang, Cell adlı akademik dergide yayımlanan bulguların ortak baş yazarı.

Bu dönüm noktasına ulaşmak için Zhang ve ortak yazarları üç yıl çalıştı.

Reseptörü analiz etmek için kriyo-elektron mikroskopi adılı tekniği kullandılar. Dilin ve tatlı reseptörünün 3 boyutlu yapısının görüntülerini yakalamak için elektron ışınları ateşlediler.

İki ana yarıdan oluşan reseptör, sinekkapan bitkisine benzeyen bir bileşen içeriyor. Bağlanma cebi adı verilen bu parçanın yapısını bilmek, bazı insanların tatlılara karşı neden bu kadar hassas olduğunun daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir.

Columbia Zuckerman Enstitüsü'nde baş araştırmacı ve çalışmanın ortak yazarı Dr. Anthony Fitzpatrick, "Bu reseptörün bağlanma cebini kesin bir şekilde tanımlamak, işlevini anlamak için kesinlikle hayati önem taşıyor" dedi.

"Tam şeklini bilerek, tatlandırıcıların neden ona bağlandığını ve reseptörü aktive eden veya işlevini düzenleyen daha iyi molekülleri nasıl geliştirebileceğimizi veya keşfedebileceğimizi anlayabiliriz" diye ekledi.

Tatlı tat reseptörü ağızda bulunmasına rağmen, vücudun her yerinde mevcut. Dolayısıyla, haritalar metabolizmayı inceleyen ek araştırmaları destekleyebilir. Bu araştırma, obeziteye karşı süregelen mücadeleye inanılmaz derecede yardımcı olabilir.

Obezite, her 5 çocuktan birini ve her 5 yetişkinden ikisini etkilediği ABD'de üstesinden gelinmesi gereken büyük bir sorun. Dahası, çok fazla şeker tüketmek kalp çevresinde ve karın bölgesinde daha fazla yağ birikimiyle ilişkilendiriliyor ki bu da kişinin sağlığı açısından riskli bir durum.

Fitzpatrick laboratuvarında araştırma teknisyeni ve çalışmanın ortak yazarı Andrew Chang, "İnsanlara yardımcı olabilmek için bilim anlayışımızı ileriye taşımaya çalışıyoruz" dedi.

Independent Türkçe