Tüketicilerin outlet mağazalarda aradığı lüks ürünler

Outlet mağaza fenomeni 1930'larda ABD'de başladı

Outlet mağazalarda bazen tüketicinin orijinal ürünlerle sahte ürünleri birbirinden ayırt etmesi zor olabiliyor (Independent Arabia)
Outlet mağazalarda bazen tüketicinin orijinal ürünlerle sahte ürünleri birbirinden ayırt etmesi zor olabiliyor (Independent Arabia)
TT

Tüketicilerin outlet mağazalarda aradığı lüks ürünler

Outlet mağazalarda bazen tüketicinin orijinal ürünlerle sahte ürünleri birbirinden ayırt etmesi zor olabiliyor (Independent Arabia)
Outlet mağazalarda bazen tüketicinin orijinal ürünlerle sahte ürünleri birbirinden ayırt etmesi zor olabiliyor (Independent Arabia)

Carine Eliane Zahir

Yıllar önce tüketici açısından yeni bir çekim unsuru oluşturan outlet mağaza olgusunun ortaya çıkmasıyla Lübnan'da alışveriş alışkanlıklarında değişiklik yaşandı.

Bu tür giyim mağazaları, özellikle Lübnan'daki kriz döneminde ülkenin farklı bölgelerinde yayıldı.

Bu mağazalarda dünya çapındaki markalar uygun fiyatlarla sunuldu, ancak bu mağazalar her zaman en son trendleri ve tasarımları sunmuyorlar ve bazıları sahte markalar sunma amacıyla kötüye kullanılabiliyor.

Yeni "eski konsept"

Bu ticaret, geçmiş yüzyılın 1930'larında ABD'de ortaya çıktı.

O dönemde büyük fabrikalara ve dünya çapındaki markalara ait mağazalar ortaya çıktı ve bu mağazalarda satılan ürünler ya satılmamış ya da hafif kusurları bulunan mallardı ve uygun fiyatlarla sunuluyordu.

Ancak bu konsept öncelikle büyük fabrikaların çalışanlarına yönelikti, ve o zamanlar amacı hasarlı veya satılamayan mallardan kurtulmaktı.

1974 yılında Pennsylvania'da bir grup outlet mağazasını içeren ilk alışveriş merkezinin açılmasıyla oyunun kuralları değişti.

Bu ticaret o zamanlar popülerlik kazanmaya başladı ve ardından ABD'nin farklı eyaletlerinde büyük sayılar halinde yayıldı.

Daha sonra Avrupa'ya ve ardından Asya'ya, özellikle 1990'ların ortalarında Japonya'ya yayıldı.

Lübnanlıların ilgisini çeken bir konsept

Son zamanlarda Lübnan'da çoğu outlet mağazası Avrupa ve ABD'den ithal edilen çeşitli ürünleri sunuyor.

Ünlü markalara ait mağazalar azdır ve genellikle spor dünyasındaki markalarla sınırlı.

Ancak Louis Vuitton gibi bazı uluslararası markalar, ürünlerini hiçbir zaman indirime koymazlar ve eğer piyasada bulunuyorlarsa muhtemelen sahte ürünler.

Adidas ve Reebok markalarının Lübnan temsilcisi Azadea şirketinin mağazalar müdürü Yvette Dib, iki markanın koleksiyonlarının iki yıldan fazla geriye gitmediğini ve diğer markalara göre yüzde 20 ila 30 daha düşük fiyatlarla satışa sunulduğunu açıklıyor.

Ayrıca Dib, şirketin döviz kurlarında bir değişiklik olduğunda indirimler sunulduğunu belirtiyor.

Nike ve Converse markalarının özel Factory Outlet mağazasındaki bir çalışan, ürün fiyatlarının yüzde 20 ile yüzde 60 arasında değişebileceğini ve periyodik olarak büyük indirimlerin olduğunu ifade ediyor.

Bir koleksiyon mağazada daha uzun süre bulundukça fiyatlar düşer ve indirimler artar, sonunda ürünler en düşük fiyatlara ulaşabilir ve bazı ürünler 10 ila 20 ABD dolarına kadar düşebilir.

Talebe göre fiyatlandırma

All Brands Factory Outlet gibi diğer mağazalarda, markaların fiyatları genellikle yüzde 30 ila yüzde 70 oranında orijinal fiyatlarına göre daha düşük.

Ürün fiyatlandırma stratejileri, ürünlerin talep seviyelerine göre değişebilir. Kalan ürünler genellikle belirli bir süre sonra yardım kuruluşlarına bağışlanır.

Her ne kadar uluslararası markaların düşük fiyatlarla edinilmesi sürecini kolaylaştırdığı düşünüldüğünden bu tür mağazalara olan talep son dönemde artmış olsa da Eliane Matta, ilginin her zaman yoğun olduğunu belirtiyor, çünkü insanlar bu markalara başka türlü sahip olma imkanına sahip değiller.

Talebin krizle alakası yok ama tam tersine Korona salgınının yayılmasından bu yana ilgi bir miktar geriledi.

American Brands Outlet'te bazı Avrupa markalarının yanı sıra çoğunlukla Amerikan markaları da yer alıyor ancak bunların tamamı yüzde 80 oranında Amerika'dan ithal ediliyor.

Mağaza, pahalı markalara ait ürünleri yüzde 60 ila yüzde 70 oranında daha düşük fiyatlarla satın almak isteyen vatandaşlar arasında yoğun talep görüyor.

Her sezon sonunda fiyatların daha da düştüğünü belirten mağaza müdürü İbrahim Şehab'a göre koleksiyonlar genellikle bir yıl veya beş yıl öncesine ait.

Şehab, tüm ürünlerin aynı sezon içinde veya izleyen sezon içinde satılacağını burguladı.

Bu alışveriş konsepti uluslararası markaları herkesin erişimine sunmuş olsa da Lübnan'da bu markaların sahteleriyle karşılaşma sorunu vardır ve bunları düzenleyen yasalar yok.

Bu nedenle bu markaları satın almak isteyen vatandaşlar, orijinal ile sahte ürün arasındaki farkı anlayabilmek için moda konularında bilgili olmalı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company