Gençler ve sosyal medya

Şımartılmadan kaynaklanan sağlık ve davranış sorunları (Fotoğraf)
Şımartılmadan kaynaklanan sağlık ve davranış sorunları (Fotoğraf)
TT

Gençler ve sosyal medya

Şımartılmadan kaynaklanan sağlık ve davranış sorunları (Fotoğraf)
Şımartılmadan kaynaklanan sağlık ve davranış sorunları (Fotoğraf)

Sosyal medya kullanımı, özellikle gençler ve geç çocukluk dönemindeki çocuklar olmak üzere tüm aile üyeleri için bir tür günlük rutin haline geldi. Sanal da olsa sosyal ağların, gençleri psikolojik ve sosyal açıdan destekleyerek ve onları farklı yerlerdeki aile üyeleri ve sevdikleriyle bir araya getirerek duygusal farkındalıklarını geliştirmede önemli bir rol oynadığına şüphe yok.

Sosyal medya olgusunu ele alan çalışmaların çoğu esas olarak ergenler üzerindeki olumsuz etkisine odaklanmış olsa da, olumlu etkisi de yadsınamaz veya önemi küçümsenemez.

Sosyal iletişim

Bu alandaki en son çalışma bu yılın Ekim ayı başında Journal of Pediatrics'te yayımlandı ve Portekizli araştırmacılar tarafından Okul Çağındaki Çocuklarda Sağlık Davranışları üzerine yürütüldü. Bu araştırma 1998 yılından bu yana her 4 yılda bir Portekiz'de Dünya Sağlık Örgütü ile iş birliği içinde yürütülüyor. Çalışmada, sosyal medyanın -çeşitliliğine rağmen- kontrol edilebilen bir araçtan başka bir şey olmadığını ve iyi ya da sağlıklı veya yıkıcı bir şekilde kullanılmasının, internetin ortaya çıkmasından önce meydana gelen herhangi bir gelişme gibi korkunç sonuçlara yol açtığı açıklandı.

Olumsuz etkilerden duyulan korku - her ne kadar tamamen anlaşılabilir ve haklı olsa da- abartılı olabilir ve çocuklar ve ergenler için bir tür gözdağı yaratarak onları bu uygulamalarla başa çıkmaya psikolojik olarak hazır hale getirir.

Araştırmacılar çalışmayı yaşları 11 ile 13 ve 15 ile 18 arasında değişen 7 bin 643 ortaokul ve lise öğrencisi üzerinde gerçekleştirdi. Katılımcı öğrenciler, sosyal medyayı takip etme ile ilgili anket sonuçlarına dayanarak, 3 ana gruba ayrıldılar: birincisi en az takip edilen ve bu araçlara bağımlı olan, ikincisi orta düzeyde kullanım grubu ve üçüncüsü aşırı kullanım ve yüksek bağımlılık grubu.

Öğrencilere kaç saat ve ne kalitede uyudukları, sürekli uyumakta zorlanıp zorlanmadıkları, ayrıca günlük olarak ne oranda ve ne kadar süre egzersiz yaptıkları, beslenme alışkanlıkları, gencin yalnız mı yoksa başkalarıyla mı birlikte olduğu, aile üyeleri ve arkadaşlarıyla tartışmaya girip girmediği soruldu.

Gerginlik ve endişe duyguları ve öfke durumunda sözlü veya fiili şiddet uygulama olasılıkları da sorulan diğer sorular arasında yer aldı.

Sağlık ve davranışsal yönler

Sonuçlar, sosyal medyaya yoğun bir şekilde güvenen ve onu takip etmek için daha fazla zaman harcayan gençlerin uyumakta zorluk çektiğini, başkalarıyla iletişim kurmakta sorun yaşadığını, aile ve arkadaşlarıyla uyumsuzluk yaşadığını, sıklıkla şiddet içeren davranışlarda bulunduğunu ve çoğunun kötü ilişkilere sahip olduğunu gösterdi. Okuldaki öğretmenlerle ve gerçek toplantılardan çok çevrimiçi arkadaşlarla vakit geçirmeyi tercih ettikleri görüldü.

Erkeklerin aksine sosyal medyaya en çok bağımlı olanlar ise kızlardı. Daha büyük yaş grubundaki gençler de sosyal medyada çocuklardan daha fazla zaman geçiriyor; sigara, alkol ve yasaklı ilaç kullanımı gibi kendine zarar verme davranışlarına daha yatkın oluyorlardı.

Öte yandan, sosyal medyaya en az bağımlı olan gençlerin psikolojik durumlarının daha iyi olduğu, aileleri ve arkadaşlarıyla güçlü ve canlı ilişkiler kurdukları, uykusuzluk çekmedikleri ve organik sağlıklarının iyi olmasının yanı sıra öfke ve gerginlik gibi olumsuz duyguları daha iyi kontrol edebildikleri görüldü. Düzenli olarak daha uzun süre fiziksel aktivite yapmışlar, öğretmenleriyle iyi ilişkiler kurmuşlar ve çeşitli web sitelerini takip ederek vakit geçirmekten keyif almışlardı.

Çalışma, sosyal medyanın ergenleri etkileme derecesinde rol oynayan, başkalarına açık olmayı ve onlarla zorbalık ya da önyargı olmadan ilgilenmeyi teşvik eden çevre gibi dış faktörlerin yanı sıra ebeveynlerden ve akranlardan alınan psikolojik destek de dahil olmak üzere birçok faktör olduğunu doğruladı. İster okul arkadaşları ister aile üyeleri olsun. Çocuğun cinsiyeti, fiziksel aktivite oranı, psikolojik durumu ve maruz kaldığı baskılar gibi bireysel farklılıkların yanı sıra organik sağlığı, belirgin fiziksel kusurları ve ailenin mali ve sosyal düzeyi gibi her gence özgü faktörler de bulunuyor.

Çalışma, sosyal medyanın genç üzerindeki etkisini belirleyen şeyin kullanım yöntemi olduğunu, yani bu platformlarda geçirilen süreyi ve bununla uğraşmanın ne ölçüde bağımlılık yapıcı bir davranış olarak kabul edilebileceğini yalnızca bir eğlence ve insan iletişimi aracı olduğunu gösterdi. Ayrıca bu araçların çocuğun gerçek hayatını etkilediği yani onu çevreleyen toplumdan tamamen izole ettiği, başkalarıyla etkileşime girmeyi zorlaştırdığı ve gerçek arkadaş eksikliğini meydana getirdiği belirtildi.

Çalışma, gençlere psikolojik ve zihinsel sağlıklarını korumak için çeşitli sosyal medya mecralarını takip etmek ile diğer eğlence faaliyetleri arasında bir denge kurmaları ve gerçek ilişkilere alternatif olarak sanal ilişkilere güvenmemeleri gerektiği tavsiyesinde bulundu. Araştırmacılar, sosyal medya kullanımının, aile üyeleri, öğretmenler ve arkadaşlarla olumlu ilişkiler gibi belirli korunma araçlarının eşlik etmesi halinde sağlıklı bir davranış olabileceğini doğruladı. Çalışma, ebeveynlere gencin psikolojik sağlığını korumak için gence psikolojik destek sağlamalarını, çocuklarıyla yeterince zaman geçirmelerini, onları takip etmelerini ve mümkün olduğunca birlikte yemek yemelerini tavsiye etti.

Dr. Hani Remzi Avd (Danışman çocuk doktoru)



Trump, Beyaz Saray'dan Kongre'deki müttefiklerine kadar "herkese öfkeli"

Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)
Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)
TT

Trump, Beyaz Saray'dan Kongre'deki müttefiklerine kadar "herkese öfkeli"

Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)
Gündeminde bir dizi başarısızlıkla karşılaşan ABD Başkanı Trump'ın, Kongre'deki müttefikleri ve kendi Beyaz Saray ekibinden giderek daha fazla rahatsızlık duyduğu iddia ediliyor (AFP)

Cumhuriyetçilerin Donald Trump'ın yasama gündemine karşı çıkması üzerine ABD Başkanı'nın, Beyaz Saray ekibi ve Kongre'deki müttefiklerinden giderek daha fazla "rahatsızlık duyduğu" bildiriliyor.

ABD Senatosu'ndaki Cumhuriyetçilerinin 1,8 milyar dolarlık "Silahlanma Karşıtı Fon" planını rafa kaldırması, Beyaz Saray balo salonu için gerekli bütçeyi henüz onaylamaması ve Senato parlamenteri Elizabeth MacDonough'un görevden alınması talebine karşı çıkması üzerine ABD Başkanı'nın daha da öfkelendiği iddia ediliyor.

Trump'ın müttefikleri, Senato danışmanları ve Beyaz Saray'a yakın kişiler, Politico'nun Playbook bültenine yaptıkları açıklamada Trump'ın yakın çevresindeki havanın "kaotik" olduğunu ve başkanın öfkesini dışa vurmasıyla "belli bir ölçüde bıçakların çekildiğini" söyledi.

Politico'ya konuşan MAGA dünyasından bir yetkili "O, kalıba sokulmaktan hoşlanmaz" dedi. 

Onu bir kalıba sokarsanız, Trump o kalıbı havaya uçurur.

Beyaz Saray Sözcüsü Davis Ingle ise yaptığı açıklamada, "Başkan Trump'ın birinci sınıf ekibi, başkanın gündemini yorulmadan uyguluyor ve ülkemiz için muazzam sonuçlar elde ediyor" ifadelerini kullandı.

Trump kendi gündeminin hızla uygulanmasını sağladığı tartışmalı bir ilk yıl geçirdikten sonra bir dizi aksilikle karşılaşıyor; bu durum büyük ölçüde, Kongre'deki Cumhuriyetçilerin başkanın bazı fikirlerine verdiği desteğin azalmasına bağlanıyor.

En dikkat çekeni ise Cumhuriyetçilerin, Adalet Bakanlığı'nın 1,776 milyar dolarlık fonunu desteklemeyi reddetmesi oldu. Bu fon, 6 Ocak isyancıları da dahil Trump müttefiklerinin federal vergi gelirleri yoluyla maddi destek almasına olanak sağlayabilecekti.

Senato Cumhuriyetçileri bu fona o kadar sert karşı çıktı ki, Trump'ın göçmenlik uygulamaları gündemi için kritik bir finansman tasarısını oylamadan Anma Günü hafta sonu tatiline çıktılar. Nihayetinde tepkiler, Adalet Bakan Vekili Todd Blanche'ı bu fikri iptal etmeye zorladı.

Kısa süre önce de Senato parlamenterinin, bu hamlenin kurallara aykırı olduğuna hükmetmesinin ardından Senato Cumhuriyetçileri, göçmenlik uygulamaları finansman yasasından Beyaz Saray balo salonu güvenlik önlemleri için ayrılan 1 milyar doları çıkardı.

Parlamenter MacDonough'yı engel olarak gören Trump, Senato Çoğunluk Lideri John Thune'dan onu kovmasını talep etti. Ancak Thune, bu talebi görmezden gelmiş görünüyor.

Başkan ayrıca seçmen kimliği kuralları da dahil yeni federal oylama düzenlemelerini uygulamaya koyacak SAVE America Yasası'nı geçirmekte zorlanıyor. Yakın zamanda Senato Cumhuriyetçilerinden tasarıyı savunma fonlama paketine eklemelerini istedi ancak Cumhuriyetçiler bu fikre şimdiden şüpheyle yaklaştıklarını dile getiriyor.

Görsel kaldırıldı.
Trump’ın yaklaşık 1,8 milyar dolarlık "Silahlanma Karşıtı Fonu" her iki partiden parlamenterlerin şiddetli tepkisiyle karşılaşınca ABD Adalet Bakanlığı bu fonu hayata geçirme planından vazgeçmek zorunda kaldı (AFP)


Politico'ya göre Senato'daki kayıpların yanı sıra ön seçimlerdeki kayıplarla da uğraşan başkan, bu durumdan dolayı Beyaz Saray danışmanlarına öfkeli.

Trump'ın Iowa Valisi görevi için desteklediği Temsilciler Meclisi Üyesi Randy Feenstra, Cumhuriyetçilerin valilik ön seçimlerini geçen hafta kaybetmişti.

Beyaz Saray'dan bir müttefiki, başkanın kişisel danışmanı Boris Epshteyn, asistanı Natalie Harp ve Ulusal İstihbarat Direktörü Vekili Bill Pulte gibi bir grup sadık ve gayriresmi danışmana giderek daha fazla başvurduğunu Politico'ya söyledi.

Davis yaptığı açıklamada, Trump'ın "kabinesinde görev yapması için en iyi ve en yetenekli kişileri seçtiğini" belirterek Pulte'nin "harika bir seçim olduğunu ve olağanüstü bir iş çıkaracağını" vurguladı.

ABD Başkanı kamuoyu önündeyse, İran savaşıyla ilgili olumsuz haberlerle de mücadele ediyor. Savaş geçen hafta tırmanırken, enflasyon son üç yılın en yüksek seviyesine çıkmıştı.

Independent Türkçe


NASA Başkanı, kadınsız Artemis III ekibine gelen tepkilere yanıt verdi

NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)
NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)
TT

NASA Başkanı, kadınsız Artemis III ekibine gelen tepkilere yanıt verdi

NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)
NASA, yaklaşan Artemis III görevindeki mürettebatın tamamen erkeklerden oluşmasını savunurken Başkan Jared Isaacman, göreve katılmak üzere seçilen astronotların görevin başarıya ulaşması için "en iyi ihtimali" sunduğunu söyledi (Reuters)

NASA Başkanı Jared Isaacman, Yunan tanrıçasının adına sahip yaklaşan Artemis III görevinde tamamen erkeklerden oluşan bir mürettebatın yer almasını savundu.

NASA, gelecekteki Ay inişleri için deneme niteliğindeki 2027 görevinde yer alacak 4 astronotu salı günü açıklamış ancak tamamen erkeklerden oluşan mürettebat seçimi nedeniyle internette tepkiyle karşılaşmıştı.

Durumu eleştiren bir kişi X'te, "Yıl olmuş 2026 ve tamamen erkeklerden oluşan bir mürettebat seçiyorsunuz. Utanın" diye yazdı. Diğer sosyal medya kullanıcıları ise, Yunan tanrıçasının adını taşıyan bir göreve tamamen erkeklerden oluşan bir mürettebatın katılmasındaki ironiye dikkat çekti.

Çarşamba günü X'te yaptığı açıklamayla şikayetlere yanıt veren Isaacman, "hayal kırıklığından öfkeye kadar değişen tepkiler gördüğünü" belirtti.

NASA Başkanı "Hayal kırıklığından öfkeye kadar değişen tepkiler gördüm. Şahsen, mürettebatın yüzde 50'si kadın olan iki uzay yolculuğuna katıldım. En yakın danışmanlarım ve tanıdığım en zeki mühendislerin bazıları kadın. NASA'nın son liderlik organizasyonunda, Merkez Direktörleri ve Görev Direktörlüğü liderlerinin neredeyse yüzde 50'si kadın" diye yazdı.

Bu kadar çok tartışmanın yaşandığı bir dünyada umarım bu, seçilen astronotları kutladığımız, sürecin dürüstlüğüne saygı duyduğumuz ve tüm kadrodaki olağanüstü yeteneklerin derinliğini takdir ettiğimiz bir an olur.

NASA Başkanı, Astronot Ofisi'nin "görevin hedeflerine ulaşması için en iyi ihtimali sunan" mürettebatı atadığını ve kimin hangi göreve gideceğine karar vermeden önce her bir astronotun geçmişini, uzmanlığını ve uygunluk durumunu incelediğini belirtti.

Isaacman, tamamı erkeklerden oluşan mürettebat hakkında, "Artemis III astronotları deneyimli ve nitelikli kişiler ve tıpkı sıradaki mürettebatların da zamanı geldiğinde kutlanacağı gibi, kendilerine verilen görev nedeniyle kutlanmayı hak ediyorlar" diye ekledi.

Bu endişeyi dile getirenler, halihazırda Uzay İstasyonu'na gönderilmeye hazırlanan mürettebatların veya Ay'a özgü eğitimden geçen ve gelecekteki bir yüzey görevine daha uygun olacak astronotların farkında olmayabilir.

NASA; Randy Bresnik, Frank Rubio, Andre Douglas ve Avrupa Uzay Ajansı'ndan Luca Parmitano'nun, Dünya yörüngesinde dönerken Orion kapsülünü iki Ay iniş aracına kenetlemeye çalışacağını salı günü duyurmuştu.

2027'de gerçekleştirilmesi planlanan iki haftalık görevde Elon Musk'ın SpaceX ve Jeff Bezos'un Blue Origin şirketlerinin Ay iniş araçları kullanılacak.

Artemis programı, astronotları 1970'lerden bu yana ilk kez Ay yüzeyine geri götürmeyi hedefliyor. Programda yakın zamanda yapılan revizyonla Apollo dönemine benzer şekilde görevin hızlanması ve Dünya çevresinde yapılacak uzay uçuşundan sonra 2028'de Ay'a inilmesi umuluyor.

Independent Türkçe


Eleştirmenlerden Spielberg'e övgü: Sinemanın büyüsünü en iyi o anlıyor

İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)
İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)
TT

Eleştirmenlerden Spielberg'e övgü: Sinemanın büyüsünü en iyi o anlıyor

İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)
İfşa Günü'nde bir hava durumu sunucusunu canlandıran 43 yaşındaki Britanyalı oyuncu Emily Blunt, Sessiz Bir Yer (A Quiet Place) ve Şeytan Marka Giyer (The Devil Wears Prada) serilerinin yanı sıra Sicario gibi yapımlarla da tanınıyor (Universal)

Spielberg'den eski usul ama etkileyici bir bilimkurgu macerası!

Sinema eleştirmenleri, Steven Spielberg'ün son filmi İfşa Günü (Disclosure Day) hakkında işte bu yorumu yapıyor... 

Efsanevi yönetmen, yeni bilimkurgu filmiyle uzaylı yaşamı ve insanlığın evrendeki yeri üzerine felsefi sorulara geri dönüyor.

İfşa Günü, ABD hükümetinin akıllı yaşam formlarının varlığını gizlemek için yürüttüğü bir komployu konu alıyor. Savaşın ve yok oluşun eşiğindeki bir dünyaya gerçeği "ifşa etmeye" kararlı, küçük ama azimli bir grup, hükümetin bu gizli planlarını altüst ediyor.

Filmin oyuncu kadrosunda Josh O'Connor, Emily Blunt, Colman Domingo, Colin Firth, Eve Hewson ve Wyatt Russell gibi güçlü isimler yer alıyor. 

Senaryosunu Spielberg'ün sık sık birlikte çalıştığı David Koepp'in kaleme aldığı yapımın mutfağında ise yine tanıdık isimler var: Görüntü yönetmeni Janusz Kaminski, kurgucu Sarah Broshar ve efsanevi besteci John Williams.

Universal Pictures imzalı film için ilk eleştiriler 9 Haziran itibarıyla internete düşmeye başladı. 

Dünya çapında yarın (12 Haziran) vizyona girecek İfşa Günü, halihazırda Rotten Tomatoes'da 174 inceleme sonucunda yüzde 83 beğeni oranına ulaştı.

Eleştirmenler ne diyor?

Hollywood Reporter'dan David Rooney, filme övgüler yağdırarak, "Yaşayan hiçbir yönetmen sinemanın büyüsünü ondan daha iyi anlayamaz" dedi. Filmin köklerinin Üçüncü Türden Yakınlaşmalar (Close Encounters of the Third Kind) ve E.T.'ye (E.T. The Extra-Terrestrial) dayandığını belirten eleştirmen, sözlerine şöyle devam etti:

Ancak 80 yaşına merdiven dayamış bir yönetmene yakışır şekilde, o hayranlık dolu çocuksu masumiyete artık daha olgun ve derin bir bakış eşlik ediyor. Bu olgunluk, özellikle hükümet gücünün getirdiği gizlilik, manipülasyon ve aldatmaca sahnelerinde kendini hissettiriyor. Film, beni Spielberg'ün eski bilimkurguları kadar, 2002 yapımı muhteşem Azınlık Raporu'nun (Minority Report) sorduğu ahlaki ve felsefi sorulara da götürdü.

Rooney ayrıca filmin derinliğinden etkilendiğini belirterek, bilinmeyenden korkmanın zalimliği ve sömürüyü nasıl beslediğine dair alegoriler içerse de yapımın her şeyden önce umut, dürüstlük, empati ve hatta maneviyatı barındıran sürükleyici bir macera olduğunu vurguladı.

Guardian'ın filme 4 yıldız veren deneyimli eleştirmeni Peter Bradshaw, "eğlenceli ve tamamen absürt bir uzaylı komplosu macerası" diye tanımladığı filmin "aynı ölçüde hem muzip hem de son derece ciddi" olduğunu yazdı. 

Bradshaw, "Dünyanın en bilinen iki efsanesini yani Roswell ve ekin çemberlerini ele alıp bunlara böylesine ciddi ve saygılı bir yaklaşım getirmeyi sadece Spielberg becerebilirdi. Yönetmen o içten idealizmiyle, nihai gerçek ortaya çıktığında tüm insanlığın, yakalanan uzaylılara yapılan kobay muamelesine derinden üzüleceğine inanmamızı istiyor" ifadelerini kullandı.

IndieWire yazarı David Ehrlich, Spielberg'ün temelde "eğlenceli bir ana akım sinema deneyimi" çekerken bile gösterdiği samimiyeti övdü. Yönetmenin ilerleyen yaşına ve filmin derin anlamına değinen Ehrlich şunları yazdı:

Modern sinemanın en sınır tanımayan hikaye anlatıcısı, 21. yüzyılda hayatın nasıl yalnızlaştığını ve insanların neden birbirinden uzaklaştığını anlamak için bu kez kendi içine dönmüş. Spielberg hayranları bu filme bayılacak. Yarım asır önce Üçüncü Türden Yakınlaşmalar'ı çeken ve çocuksu merakını kaybetmeden ustalaşan bu ebedi hayalperest, sıradan insanların devasa olayların içinde kaybolmasını anlatmaktan hâlâ büyük keyif alıyor. Bu deneyimi seyircisine yaşatırken de ilk günkü kadar coşkulu.

Empire'dan Dan Jolin, İfşa Günü'ne 4 yıldız verirken Spielberg'ün imzasının her karede görüldüğünü belirtti:

Büyük oranda 35mm filmle çekilen ve John Williams'ın büyüleyici müzikleriyle desteklenen yapım, CGI çılgınlığının yaşandığı bu dönemde, özlediğimiz 'yetişkin sineması'na harika bir dönüş hissi veriyor.

Diğer eleştirmenler gibi İfşa Günü'nün Spielberg için çok kişisel olduğunu düşünen Vulture yazarı Bilge Ebiri ise şu yorumu yaptı:

Spielberg'ün bir ayağı her zaman korku türündedir. Jaws'tan beri doğrudan bir korku filmi yönetmemiş olsa da sinema dili korku ögelerinden, karanlıktaki görünmez figürlerden ve çocukluk travmalarından beslenir. Spielberg, birçok filminde aslında bilinemez ve ürkütücü olan şeyi kontrol etmeye ve yeniden tanımlamaya çalışır. Bu filmde de karakterlerin travmatik bir durumla yüzleştiğini ve çıkış yolu aradığını hissediyorsunuz. İfşa Günü zaman zaman dağınık bir yapıya bürünebiliyor ama güzelliği de zaten bu dağınıklığında yatıyor.

Olumsuz yorumlar da var

Çoğu eleştirmenin aksine filme mesafeli yaklaşan The AV Club yazarı Monica Castillo, İfşa Günü'nün Spielberg'ün alışıldık akıcı temposunu kaybettiğini savunarak şunları yazdı:

Bu iddialı film yan hikayeler, uzatılmış finaller ve havada kalan birkaç eksik nokta yüzünden ağırlaşmış. Ancak İfşa Günü, sadece Spielberg'ün kendi yüksek standartlarına göre vasat kalıyor. Onlarca yıllık düşünmeye sevk eden gişe canavarlarından, büyük destanlardan ve gerilim filmlerinden sonra Spielberg çıtayı öyle bir yere koydu ki, artık her projesinin bir başyapıt olması imkansız. İfşa Günü, yönetmenin yüksek standartlarına ulaşamasa da hâlâ heyecanlı bir macera sunuyor.

İfşa Günü'nü kesinlikle beğenmeyen BBC eleştirmeni Nicholas Barber, kaleme aldığı sert eleştiride yapımı "sıkıcı bir X-Files bölümüne ya da önemsemediğimiz insanların, yine önemsemediğimiz başka insanlar tarafından kovalandığı sıradan bir savaş filmine" benzetti. 

Colin Firth'ün canlandırdığı karakteri eleştiren Barber, Oscar ödüllü oyuncuya "basmakalıp bir kötü adam rolü ve klişe diyaloglar" verildiğini yazdı. İfşa Günü'ne sadece iki yıldız veren Barber yine de açık kapı bırakarak, "Eğer Spielberg'ün o saf ve umut dolu bakış açısını paylaşıyorsanız, film size o kadar da kötü gelmeyebilir" dedi.

Spielberg'den "devam filmi" iddialarına yanıt

Öte yandan İfşa Günü'nün, 1977 yapımı kült filmi Üçüncü Türden Yakınlaşmalar'la bağlantılı olduğu yönündeki iddiaları yalanlayan Spielberg, filmin kesinlikle bir devam halkası olmadığını açıkladı.

Entertainment Weekly’ye konuşan efsanevi yönetmen, bu kez sırları saklayanın hükümet değil, anayasal sınırların ötesinde hareket eden "Wardex" adlı dev bir teknoloji şirketi olduğunu belirterek hikayenin tamamen bağımsız ve özgün olduğunu vurguladı.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, BBC, The AV Club, Vulture, Empire, IndieWire, Guardian, Entertainment Weekly