Jeff Bezos, 'Milyarderler Sığınağı'ndan 79 milyon dolara malikane aldı

Amazon'un kurucusu, komşusunun Güney Florida'daki malikanesini 79 milyon dolara kapmakla kalmadı, daha önce de 68 milyon dolara yandaki mülkü satın almıştı

Reuters
Reuters
TT

Jeff Bezos, 'Milyarderler Sığınağı'ndan 79 milyon dolara malikane aldı

Reuters
Reuters

Jeff Bezos, Florida'da milyonlarca dolarlık bir mülk daha kaptı ve bunun komşusunun evi olduğu ortaya çıktı.

Bloomberg'e göre milyarder iş insanı Florida eyaletine bağlı Indian Creek'te 7 yatak odalı bir malikaneyi kısa süre önce 79 milyon dolara satın aldı. Seçkin Indian Creek Adası, Miami'de "Milyarderler Sığınağı" olarak bilinen insan yapımı bir bariyer ada.

Bezos'un mülk portföyüne yaptığı bu yeni ekleme, hemen bitişiğinde bulunan evi, yani Milyarderler Sığınağı'ndaki üç yatak odalı, deniz kıyısındaki evi 68 milyon dolara satın almasından sadece iki ay sonra gerçekleşti.

Bezos'un yaklaşık 1800 metrekarelik en yeni malikanesi yaklaşık 0,75 hektarlık bir arazi üzerinde ve 7 yatak odasıyla 14 banyosu var. Zillow'daki bir ilana göre Bezos mülkü 12 Ekim'de yok pahasına satın aldı; mülk ilk olarak mayısta 85 milyon dolara listelenmişti. Evin son satışıysa 2014'te 28 milyon dolara gerçekleşmişti.

2000'de inşa edilen bu Güney Florida malikanesinin "zamansız Avrupa cazibesini yansıtan" bir tarzda tasarlandığı bildiriliyor. Malikanede ev sineması, sauna, kütüphane, havuz, hizmetçi odaları, şarap mahzeni ve 6 garaj alanı bulunuyor. İlana göre, Bezos'un evi satın almasına Douglas Elliman'ın emlakçıları Dina Goldentayer ve Danilo Tavares yardımcı oldu.

Bloomberg'e konuşan bir kaynak, Amazon'un 59 yaşındaki kurucusunun "bölgede başka satın alımlar da yapabileceğini" söylerken, The New York Post ise Bezos'un 68 milyon dolarlık evi buldozerle yıkıp bir mega malikane inşa etmeyi planladığını bildirdi.

Indian Creek Adası'ndaki seçkin Milyarderler Sığınağı bölgesi, Amerikan futbolu yıldızı Tom Brady, yatırımcı Carl Icahn, Jared Kushner ve Ivanka Trump gibi birçok ünlüye ev sahipliği yapıyor. Yaklaşık 120 hektarlık ada Biscayne Körfezi'nde yer alıyor ve Florida'nın Miami şehrindeki en varlıklı topluluklardan biri olarak biliniyor. 40 sahil mülküne ve 18 delikli bir golf sahasına ek olarak, bu köyün kır kulübü, belediye başkanı ve kendi polis gücü de var.

Girişimcinin Miami'deki bu milyonlarca dolarlık mülklerden başka evleri de var. Net servetinin yaklaşık 156 milyar dolar olduğu tahmin edilen Bezos'un Amazon'un Seattle'daki merkezinin yakınında, Washington'ın Medina şehrinde evleri, Beverly Hills'te 3,6 hektarlık bir malikanesi ve Maui'de bir mülkü de bulunuyor.

The New York Post'a göre Bezos, 1998 ve 2005'de Amazon'un genel merkezine 16 kilometreden daha yakın iki evi toplam 60 milyon dolara satın aldı. Daha sonra Bezos, bu iki evi birleştirerek yaklaşık 2 bin 325 metrekarelik Tudor tarzı bir malikane inşa etti.

2020'de Bezos, Beverly Hills'teki malikanesini müzik yapımcısı David Geffen'den rekor bir meblağ olan 165 milyon dolara satın almıştı. İş dünyası devinin, Teksas'ta uzay şirketi Blue Origin'in üssüne yakın yaklaşık 12 bin hektarlık bir çiftliği ve New York'ta, Madison Square Park'a bakan 96 milyon dolarlık bir dairesi de var.

Bezos sadece büyük bir emlak portföyüne değil, dünyanın en pahalı süperyatlarından birine de sahip. Haberlere göre, 127 metre uzunluğundaki Koru adlı bu teknenin yapımı Bezos'a 485 milyon dolara mal oldu. Süperyat bu yaz İspanya kıyılarında yelken açarak ilk seferine çıktı ve Bezos'un burada 5 yıllık ilişkinin ardından kız arkadaşı Lauren Sanchez'e evlenme teklif ettiği söyleniyor.

Independent Türkçe



Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Spotify artık arkadaşlarınızla sohbet ederken onların ne dinlediğini görmenize olanak tanıyacak.

Spotify kullanıcıların uygulama içinde sohbet etmesini sağlayan yeni mesajlaşma aracını yazın tanıtmıştı. Bu araç, esasen Spotify'dan çıkmadan başkalarıyla müzik paylaşma imkanı sunmak için tasarlanmıştı.

Şirket, bu arkadaşlarınızın ne dinlediğini gerçek zamanlı gösteren yeni bir araç çıkarıyor. Ayrıca bu aracın kullanımını kolaylaştırmak amacıyla, kullanıcıların senkronize bir şekilde müzik dinlemesini sağlayan "Request to Jam" (Jam başlatma isteği gönderme) özelliğini de ekliyor.

Spotify bu mesajlaşma özelliğine "yakında" grupları da ekleyeceğini ifade ediyor. Şirket bu özelliğin yalnızca "belirli pazarlarda" sunulacağını belirtse de hangileri olduğunu açıklamadı.

Dinleme etkinliği özelliğinin açık olması gerekiyor. Ayarlara gidip "gizlilik ve sosyal" seçeneğinden bu özelliği etkinleştirebilirsiniz.

Kullanıcılar bunu yaptıktan sonra arkadaşlarının dinleme etkinliklerini görebilir, parçayı tıklayıp çalabilir veya şarkıya tepki verebilir.

Güncelleme, mesajlaşma özelliğinin halihazırda kullanımda olduğu yerlerde, iOS ve Android'de erişime açılıyor. Spotify, güncellemenin şubat başlarında geniş çapta kullanıma sunulacağını belirtiyor.

Spotify, "Arkadaş Etkinliği" özelliğiyle arkadaşların ne dinlediğini görme seçeneğini zaten sunuyor. Masaüstü uygulamasında mevcut olan bu özellik, diğer arkadaşların ne dinlediği bilgisini canlı olarak gösteriyor.

Mesajları geçen yıl kullanıma sunan şirket, aslında bu özelliği piyasaya sürmeyi ikinci kez denemişti. Şirket daha önce bu özelliği sunmaya çalışmış ancak 2017'de, anlaşıldığı üzere ilgisizlik nedeniyle kaldırmıştı.

Independent Türkçe


Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
TT

Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)

Çinli bilim insanları, iki büyük şehrin havasında süzülen plastik parçacık bulutları tespit etti. Bulgular, zehirli olma potansiyeli taşıyan bu parçacıkların daha önce düşünülenden çok daha fazla miktarda bulunduğuna işaret ediyor.

Dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar son 20 yılda, minik mikroplastik ve nanoplastik parçacıkları giderek artan bir kirlilik türü olarak tanıdı.

Bu minik plastik parçacıklar artık topraklarda, canlılarda ve hatta Arktika ve Antarktik dahil dünyanın neredeyse her yerindeki atmosferde tespit ediliyor.

Giderek artan sayıda çalışma, bu parçacıkların hormonal bozukluklar, kanser, kalp rahatsızlıkları, üreme bozuklukları ve nörolojik hasarlar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu ima ediyor.

Ancak bu minik plastik parçacıkların sayısı, nereden geldiği, zamanla nasıl değiştiği ve nihayetinde nereye gittiği gibi bazı sorular hâlâ cevap bekliyor.

Araştırmacılar bu insan yapımı kimyasalların çok yaygın olması nedeniyle, bunların gezegenin su döngüsünün bileşenlerinde bile bulunabileceğinden şüpheleniyor.

Araştırmacılar ayrıca iklim değişikliğinin bu parçacıkları ve dağılımlarını nasıl etkilediğini de inceliyor.

Bilim insanları yeni çalışmada Çin'in iki büyük şehri Guangzhou ve Şian'da, mikroplastik (MP) ve tek bir insan saç telinden birkaç kat daha az kalınlığa sahip nanoplastik (NP) parçacıkların dağılımını inceledi.

Önceki çalışmaların atmosferdeki plastik miktarını kayda değer derecede azımsadığını saptadılar.

Bilim insanları bu minik plastik parçacıkların uzun süre havada asılı kalacak kadar küçük olduğunu ve hatta bulut oluşumunu tetikleyebildiğini keşfetti.

Çalışma, bulut oluşumunun parçası oldukları için parçacıkların yağışla yeniden yeryüzüne çökelebileceğini ve ilk salındıkları yerden çok uzak yerlere gidebileceğini öne sürüyor.

Bilim insanları çalışmada şöyle yazıyor: 

200 nanometre kadar küçük plastik parçacıkları tespit edebilen yenilikçi bir yöntem kullanarak Çin'in iki mega kenti Guangzhou ve Şian'da, aerosollerdeki, kuru ve ıslak çökeltilerdeki ve yeniden havaya karışan parçacıklardaki MP ve NP'leri ölçtük.

Ekip "Tahminler, atmosferin başlıca bölmelerindeki MP ve NP akışlarında iki ila 5 büyüklük mertebesine varan farklılıklar olduğunu ortaya koydu" diye yazıyor.

Bilim insanları bu değişikliklerin büyük ölçüde, yoldaki tozlardan kaynaklanan plastikler ve yağmurun tetiklediği çökelmenin etkisiyle gerçekleştiğini açıklıyor.

Araştırmacılara göre bulgular, küresel plastik döngüsünün en az anlaşılan kısmı olan atmosferdeki plastiklerin bugüne kadarki en ayrıntılı ölçümlerini sunuyor.

Çalışma, plastik parçacıkların küresel iklimi ölçülebilir bir şekilde değiştirdiğini iddia etmese de bunların bulut oluşumunu büyük ölçüde etkilediği sonucuna varıyor.

Bilim insanları şöyle yazıyor: 

Bu sonuçlar kentsel atmosferik süreçlerdeki MP ve NP'lerin bütünsel bir değerlendirmesini sağlayarak bu parçacıkların dönüşümü, akıbeti ve iklim, ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Independent Türkçe


Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Et açısından zengin premium köpek maması verilen köpekler, sahiplerinin beslenme alışkanlıklarına nazaran çevreyi çok daha kötü etkiliyor olabilir.

Yaş, çiğ ve etli ürünler, kuru köpek mamasına göre önemli ölçüde daha yüksek sera gazı emisyonlarıyla ilişkilendiriliyor.

Genel olarak, Birleşik Krallık'ta (BK) köpek mamalarında kullanılan malzemelerin üretiminin, ülkenin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 1'ine katkıda bulunduğu tahmin ediliyor.

Edinburgh ve Exeter Üniversiteleri'nden araştırmacıların yaptığı analiz, en yüksek etkiye sahip mamaların, en düşük puanlı mama seçeneklerine göre 65 kata kadar daha fazla emisyona neden olduğunu ortaya koydu.

Journal of Cleaner Production adlı akademik dergide yayımlanan bulgular, çevre bilincine sahip evcil hayvan sahiplerini, iklim üzerindeki etkilerini en aza indirmekle köpeklerine et vermek arasında ikilimde bırakacak.

Edinburgh Üniversitesi Kraliyet (Dick) Veterinerlik Çalışmaları Okulu'ndan çalışmanın baş araştırmacısı John Harvey, "Çevresel sürdürülebilirlik üzerine çalışan bir veteriner hekim olarak, sahiplerin köpekleri et yiyen 'kurtlar' olarak görmekle çevresel zararı azaltma istekleri arasında ikilemde kaldıklarını sürekli görüyorum" dedi.

Araştırmamız, köpek mamalarının iklim üzerindeki etkisinin ne kadar büyük ve değişken olduğunu gösteriyor. Sahiplerin, tahılsız, yaş veya çiğ mamaları seçmenin, standart kuru mamalara kıyasla daha yüksek etkilere yol açabileceğini bilmeleri önemli.

Araştırma için bilim insanları, içerik ve besin etiketleme bilgilerini kullanarak, içeriklerin üretiminde oluşan emisyonlara dayanarak yaklaşık bin köpek mamasının karbon ayak izini hesapladı.

Örneklerinde, bitki bazlı ve tahılsız seçenekler de dahil kuru, yaş ve çiğ mamalardan oluşan bir seçki yer aldı.

Uzmanlar, BK'de köpeklere verilen türdeki mamaların dünya genelindeki tüm köpekler için yeterli miktarda üretilmesinin, her yıl ticari uçuşlarda jet yakıtı yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasına eşdeğer emisyon üretebileceğini tahmin ediyor.

Araştırmacılar, aksi takdirde insanlar tarafından tüketilebilecek büyük miktarda birinci sınıf et kullanmanın emisyonları artırdığını, düşük talep gören besleyici karkas parçalarının kullanılmasınınsa çevresel etkiyi sınırladığını belirtti.

Tahılsız olarak pazarlanmayan kuru mamaların, yaş, çiğ veya tahılsız seçeneklere göre daha düşük çevresel etkiye sahip olduğu görüldü.

Uzmanlar, çevresel etkileri azaltmak isteyen ancak mama türünü değiştirmek istemeyen köpek sahiplerinin, etikette kullanılan et kesimlerine dair açıklamayı kontrol etmeleri ve birinci sınıf et oranı daha düşük seçenekleri hedeflemeleri gerektiğini söylüyor.

Independent Türkçe