Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
TT

Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)

Sohbet botu ChatGPT ve görsel üretim aracı Dall-E'yi geliştiren ABD'li yapay zeka firması OpenAI'ın kurucu ortağı ve CEO'su Sam Altman'ın dün gece aniden kovulması teknoloji camiasını çalkaladı.

Altman'ın "yönetim kuruluyla iletişim kurarken samimi davranmadığı" gerekçesiyle görevden alındığı bildirildi.

Şirketten cuma günü yapılan açıklamada, yönetim kurulunun Altman'a güvenini kaybettiği ifade edilirken, görevi baş teknoloji sorumlusu Mira Murati'nin geçici olarak üstlenmesi bekleniyor.

Açıklamada, Altman'ın davranışlarının yönetim kurulunun sorumluluklarını yerine getirmesini engellediği savunuluyor:

Yönetim kurulunun, onun OpenAI'a liderlik etmeyi sürdürme becerisine güveni kalmadı.

Altman ise haberin ardından X'te paylaştığı mesajında, "OpenAI'da geçirdiğim her anı çok sevdim. Kişisel olarak benim için ve umarım biraz da dünya için dönüştürücü bir güç oldu. En önemlisi de böylesine yetenekli insanlarla çalışmak beni mutlu etti" diye yazdı.

Altman yapay zekanın "küresel yüzü" olarak görülüyordu. Kısa süre içinde birçok devlet başkanıyla da bir araya gelen iş insanı, geçen hafta ABD'nin San Francisco kentindeki Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği konferansına da OpenAI CEO'su olarak katılmıştı.

Altman'ın ardından şirkette yaprak dökümü

The Verge'ün edindiği bilgilere göre OpenAI çalışanları da haberi kamuoyuyla beraber öğrendi.

Şirketin bir diğer patronu ve kurucu ortağı Greg Brockman'ın da haberin ardından istifa ettiği haberi geldi. Brockman'ın yönetim kurulu başkanlığından ayrılacağı ama şirkette kalacağı belirtildi. İş insanı, "Sam ve ben, yönetim kurulunun bugün yaptıkları karşısında şoke olduk ve üzüldük" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra şirketin üç kıdemli araştırmacısının da istifa ettiği öğrenildi. Bu isimlerden Jakub Pachocki şirketin araştırma direktörü olarak görev yapıyor, Aleksander Madry yapay zekadan kaynaklanan potansiyel riskleri değerlendiren ekibi yönetiyor, Szymon Sidor da şirkette 7 yıldır araştırma yürütüyordu.

Altman ve Brockman'ın ayrılmasının ardından kalan yönetim kurulu üyeleri şu şekilde:

Şirketin baş bilim insanı Ilya Sutskever, Quora CEO'su Adam D'Angelo, GeoSim Systems'in eski CEO'su Tasha McCauley ve Georgetown Güvenlik ve Güvenlik Merkezi'nde strateji direktörü Helen Toner.

Microsoft'un bile haberi yokmuş

2020'de CEO'luk görevine getirilen Altman'ın kovulmasının ardındaki gerçek sebebin Microsoft'la yapılan milyarlarca dolarlık yatırım anlaşmasını yönetim kuruluyla müzakere etmeden yapması olduğu da iddialar arasında.

Nitekim Altman'ın, Microsoft CEO'su Satya Nadella'yı şirkete 10 milyar dolar taahhüt etmeye tek başına ikna ettiği konuşuluyordu. Bu hamleyle şirketin değeri neredeyse üç kat artarak 29 milyar dolardan 80 milyar doların üzerine çıkmıştı.

Öte yandan Microsoft söz konusu gelişmenin ardından şirketle ipleri koparmayı tercih etmedi.

xsrt5hy6
Microsoft, OpenAI'la ortaklık kurarken binlerce çalışanını da işten çıkarmıştı (AA)

The Verge'e konuşan Microsoft sözcüsü Frank Shaw, şirkete ortak olmaya devam edeceklerini bildirdi.

Shaw "OpenAIla uzun vadeli bir ortaklığımız var ve Microsoft, yapay zekanın bir sonraki çağını müşterilerimize sunarken Mira ve ekibine bağlı kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

Axios'un haberine göreyse Microsoft, şirketin Altman'ı görevden aldığını haberin kamuoyuyla paylaşılmasından sadece bir dakika önce öğrendi.

Spekülasyona açık bir zamanlama

Altman'ın OpenAI'den kovulmasının hemen öncesinde şirketle ilgili bir dizi dikkat çekici gelişme basına yansımıştı.

İlk olarak 6 Kasım'da OpenAI, müşterilerine kendi ChatGPT'lerine oluşturmalarına olanak tanıyan özellikleri duyurmuştu.

9 Kasım'da Microsoft, "güvenlik kaygılarını" gerekçe göstererek çalışanlarının ChatGPT'ye erişimini aniden kesmişti.

15 Kasım'da OpenAI, yeni ChatGPT üyeliklerini dondurmuştu. Sistemin çok yoğun olduğu gerekçe gösterilse de ChatGPT kullanımının aslında azaldığı biliniyor. Similarweb'e göre ChatGPT internet sitesine (chat.openai.com) masaüstü ve mobilden girenlerin sayısı mayıs ve haziran arasında yüzde 9,7 azalmıştı.

Altman güvenlik açığını önemsemedi mi?

İş insanının kovulmasına yönelik teorilerden biri, ChatGPT'nin hızla piyasaya sürülen yeni versiyonlarının ciddi bir güvenlik açığı barındırdığı ve veri sızıntısına yol açabileceği yönünde.

OpenAI'ın bu sorunu kimseye açıklamadığı ama Microsoft'un durumdan haberdar olduğu öne sürülüyor.

Mart ayında, ChatGPT kullanıcıları, birdenbire diğer kullanıcıların özel sohbetlerini görüntüleyebilmeye başlamıştı. Sohbet botuyla ilgili güvenlik açıkları bu olayın ardından daha çok konuşulur hale gelmişti.

Ayrıca bir dizi dev teknoloji firması, çalışanlarının şirket telefonlarından ChatGPT'ye girmesini de yasaklamıştı.

Bu spekülasyona göre Altman'ın sürekli yeni tanıtım ve geliştirmelere öncelik vermesi, önemli güvenlik ve gizlilik testlerinin geri planda kalmasına neden oldu.

Ancak Murati'nin Altman'ın yerine CEO olarak atanması bu teoriyi de sorguya açıyor. Nitekim güvenlikle ilgili herhangi bir sorun nedeniyle CEO'dan önce CTO'nun, yani Murati'nin hesap vermesi beklenir. Kurulun açıklamasında belirtildiği gibi, ürün ve güvenlikten Murati sorumluydu.

Altman OpenAI'a para mı kaybettirdi?

Altman'ın ve onun ardından istifa eden Brockman'ın, yönetim kurulunun hoşlanmayacağını bildiği cesur bir hamle yapmak istemiş olabileceği de iddialar arasında. İkilinin yönetim kurulundan gizli bir yatırım anlaşması yapmış olabileceği konuşuluyor.

Bunun yanı sıra ChatGPT'yi halka açmanın da şirkete ciddi para kaybettirdiği biliniyor. Yönetim kurulunun diğer üyeleri bu durumdan hoşlanmamış olabilir. Daha önce ChatGPT'yle yapılan her sohbetin OpenAI'a ortalama 1-9 cente mâl olduğu bildirilmişti. İleri vadede şirketin bu stratejiyi sürdürmesinin mümkün olmayacağı yorumları yapılıyordu.

Yine de OpenAI'ın aldığı milyarlarca dolarlık yatırım bu kaybı telafi etmeye yetebilir.

Bu noktada akşa şu soru geliyor: Altman kurulun tavsiyesine aykırı davranıp ciddi bir maliyete neden olacak şirket içi gizli proje mi yürüttü?

Yapay zeka felsefesinde anlaşamadılar mı?

San Francisco merkezli OpenAI'ın kurucuları arasında Elon Musk da yer alıyor. Ancak Musk, kuruluştan kısa süre sonra şirketten ayrılmıştı.

ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinin ardından şirketi sıklıkla eleştiren Musk, OpenAI'ın kar amacı gütmeme hedefinden saptığını savunuyor. Milyarder, şirketin ürettiği GPT dil modeli serisinin risklerinin de yeterince değerlendirilmediği görüşünde.

Öte yandan Semafor'un konuştuğu kaynaklar, Musk'ın şirketin başına geçmek için Altman'a 2018'de teklif götürdüğünü öne sürmüştü. Altman'ın teklifi kabul etmemesi üzerine Musk'ın şirketten ayrıldığı iddia edilmişti.

Yine de şirketin yönetim kurulu içinde Musk gibi düşünen birilerinin olabileceği öne sürülüyor. Altman'ın şirketi kökenlerinden çok daha kurumsal bir yöne götürdüğü, yasal statüsünü değiştirdiği ve hızla ürün geliştirmeye odaklandığı açık.

Bu durum, Türkçede "açık yapay zeka" anlamına gelen OpenAI'ın açıklığını kaybettiği yorumlarını da beraberinde getirmişti.

Altman, Zuckerberg'den farklı: Hiçbir hisse senedi almamış

11 Mart 2019'da OpenAI, en iddialı yapay zeka modellerini geliştirmek için gereken bilgi işlem gücünü karşılama amacıyla yeterli parayı toplayabilmek için kâr amaçlı bir kuruluş haline geldiklerini duyurmuştu.

Öte yandan Altman o dönemde bir teknoloji patronu için alışılmadık bir karar da vermişti.

Semafor'un haberine göre iş insanı, kâr amacı güden bu yeni kuruluşun hisse senetlerinden hiç almamıştı. Nitekim Altman zaten son derece zengindi, epey başarılı birkaç teknoloji girişimine yatırım yapıyordu ve paraya ihtiyacı yoktu.

Bu durumun da Altman'ın kovulmasını kolaylaştırdığı düşünülüyor.

Fikri mülkiyet ve yasal sorumluluklar ne olacak?

Altman, bu ayın başlarında TechCrunch'a verdiği bir röportajda şirketin yapay zeka araçlarını geliştirirken kullandığı devasa veri kümesinin herhangi bir telif sorununa yol açmasını istemediğini söylemişti.

ChatGPT veya Dall-E gibi yapay zeka sistemleri, internette yer alan milyonlarca görsel ve metinle eğitiliyor. Bu da söz konusu görsel ve metinlerin esas sahiplerinin haklarının ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Bu durumun da Altman ve yönetim kurulu arasında bir tartışma başlığı haline gelmiş olması mümkün.

Kripto paraya mı, politikaya mı yoğunlaşacak?

Altman aynı zamanda Worldcoin adlı bir kripto para projesi de geliştiriyor. Projenin 115 milyon dolar yatırım aldığı biliniyor.

Altman temmuz sonunda Worldcoin'i piyasaya sürmüştü.

Kullanıcılar, burada World App uygulamasını indirerek payını rezerve edebiliyor. Ardından bir World ID almaları gerekiyor.

Kimlik anlamına gelen bu ID'yle kullanıcıların, çevrimiçi ortamda gerçek ve benzersiz bir kişi olduğunu kanıtlaması sağlanıyor. Girişim, iris tarama odaklı global blok zinciri tabanlı kimlik tanıma sistemi geliştirmeye odaklanıyor. Diğer bir deyişle kullanıcıların bu kimliği alabilmesi için sisteme gözünü taratması gerekiyor.

Worldcoin, gözü aracılığıyla bir kullanıcının bot mu yoksa insan mı olduğunu tespit eden Orb adlı bir biyometrik görüntüleme/doğrulama cihazı kullanıyor. 

Sistemin göz tanıma üzerine kurulu olması ise veri gizliliğine dair endişeleri gündeme getiriyor.

Diğer yandan Altman'ın, 2024 başkanlık yarışında desteklemeyi planladığı Dean Phillips'in kampanyası için de zaman ayırmak istediği söyleniyor.

Demokrat Partili siyasetçi, 2019'dan bu yana Minnesota'nın 3. kongre bölgesinde ABD temsilcisi olarak görev yapıyor.

Kız kardeşinin iddiaları yeniden gündemde

Altman'ın görevinden uzaklaştırılması, kız kardeşinin daha önce çok konuşulan iddialarını da yeniden gündeme getirdi.

Annie Altman, ağabeyinin duyarsız ve hırslı bir insan olduğu için ailesiyle arasının açıldığını söylemişti. Annie ayrıca "çoğunlukla Sam Altman olmak üzere" biyolojik kardeşleri tarafından cinsel, fiziksel, duygusal, sözlü, mali ve teknolojik tacize uğradığını iddia ediyor.

Sam Altman kimdir?

22 Nisan 1985'te Chicago'da doğan Altman, 2015'te OpenAI'ın kurucuları arasında yer almıştı.

38 yaşındaki girişimci, 19 yaşındayken konum tabanlı bir sosyal ağ mobil uygulaması olan Loopt'un kurucularından olmuştu. Bu uygulamayı daha sonra 43 milyon dolara satmıştı.

Ayrıca 2014'te CEO Yishan Wong'un istifasının ardından 8 gün boyunca ünlü internet forumu Reddit'in de CEO'su olarak görev yapmıştı.

Yararlanılan kaynaklar: The Verge, Hindustan Times, Axios, Reuters, Business Today, Semafor, TechCrunch, Slate, Guardian,Independent Türkçe



Gerçek olaylardan esinlenen İtalyan filmi izleyicilerin son gözdesi oldu

34 yaşındaki İtalyan aktör Pietro Castellitto, ilk yönetmenlik denemesini 2020'de çektiği ve Venedik Film Festivali'nden ödülle dönen I Predatori'yle yaptı (Netflix)
34 yaşındaki İtalyan aktör Pietro Castellitto, ilk yönetmenlik denemesini 2020'de çektiği ve Venedik Film Festivali'nden ödülle dönen I Predatori'yle yaptı (Netflix)
TT

Gerçek olaylardan esinlenen İtalyan filmi izleyicilerin son gözdesi oldu

34 yaşındaki İtalyan aktör Pietro Castellitto, ilk yönetmenlik denemesini 2020'de çektiği ve Venedik Film Festivali'nden ödülle dönen I Predatori'yle yaptı (Netflix)
34 yaşındaki İtalyan aktör Pietro Castellitto, ilk yönetmenlik denemesini 2020'de çektiği ve Venedik Film Festivali'nden ödülle dönen I Predatori'yle yaptı (Netflix)

Netflix, gerçek olaylardan esinlenen İtalyan yapımı bir dönem dramasını kataloğuna ekledi. 23 Ocak'ta izleyiciyle buluşan film, gerçek suç meraklılarının şimdiden gözdesi oldu. 

Platform, İtalya'nın "Kurşun Yılları" diye anılan, 1960'ların sonları ve 1980'lerin başı arasındaki dönemde geçen yapımı sessiz sedasız yayına aldı. Gerçek Sahtekar (Il Falsario) adındaki film, yetenekli ressam Toni Chichiarelli'nin hikayesini anlatıyor. Chichiarelli'yi 2022 yapımı soygun filmi Mussolini'nin Hazinesi'yle (Rapiniamo il Duce) de tanınan Pietro Castellitto canlandırıyor.

Netflix, 18 yaş altına uygun olmadığını belirttiği filmin konusunu şöyle özetliyor:

Gerçek olaylardan esinlenen bu dram filminde 1970'lerin Roması'nda gelecek vaat eden bir ressam, yeraltı suç çeteleri için ünlü tabloların taklitlerini yapar.

Yayın devinin "gerçek hikayeden uyarlanan" filmlerinden biri olan bu büyük ölçekli yapım, dönem atmosferini titizlikle kurmasıyla övgü topladı. 

Eleştirmenler, otomobillerden kıyafetlere, müzik seçimlerinden dekor ayrıntılarına kadar pek çok noktada gösterilen özenin altını çiziyor. İzleyicilerse filmi, "politik gerilimle organize suç dramasının karışımı" diye tanımlıyor.

Yapım, IMDb'deki yorumlarda da izleyicilerin birbirine "İzleyin" diye tavsiye ettiği filmler arasına girmiş durumda.

Bir sinemasever, Gerçek Sahtekar'ı "mükemmel" diye niteleyerek şu yorumu yapıyor:

Sürprizlerini kaçırmak istemiyorum ama film güzel ters köşeler içeriyor. Dikkat dağıtmak yerine, kahramanımızın meşruiyetle suç dünyasının kıyısında 'şanslı' bir hayat sürdürdüğünü daha iyi gösteren, sinemanın sevdiği türden tesadüfler var. Kendimi kaptırdım ve ilgimi sonuna kadar diri tuttu.

Bir başka izleyici ise filmi "harika" bulduğunu yazıyor:

Gizem, duygu, hikaye, performanslar... Bu filmde her şey var. Başlarda biraz yavaş ilerliyor ama giriş kısmından sonra karakterleri ve öyküyü tanıyınca daha fazlasını görmek istiyorsunuz. Filmin içine girmek, onun parçası olmak istiyorsunuz. Sürükleyici bir hikaye. Belki de en iyi Avrupa filmlerinden biri. Şans verin, izlemeye değer.

Diğer bir izleyici de Gerçek Sahtekar'a 10 üzerinden 9 vererek, tonunun benzersizliğini övüyor:

Ben bir soygun filmi bekleyerek başladım ama bambaşka bir tarihi drama izledim. Anlatacak sağlam bir hikayeleri var; değerleri ve motivasyonları net, iyi kurulmuş karakterleri var.

Başka bir sinemasever, Rotten Tomatoes'da şunları yazıyor:

Muhteşem bir olay örgüsü. Harika karakterler. Nefis bir atmosfer. Çok keyif aldım!

Filmi edebiyatla ilişkilendiren bir izleyici ise şu ifadeleri kullanıyor: 

Nihayet edebiyat okurlarına göre bir film! Hikayenin kendisinden çok nasıl anlatıldığı önemli. Çok güzel görüntü yönetimi, sağlam oyunculuk, iyi ayarlanmış tempo ve ilginç bir müzik dünyası.

Bir diğer sinemasever de şu değerlendirmeyi yapıyor:

Finaldeki olağanüstü ters köşeyle tam bir başyapıt. Mutlaka izlenmeli.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Muhteşem Marty'yle dikkat çeken aktris, tepkiler üzerine geri adım attı

Odessa A'zion, A24'ün Deep Cuts'ında Zoe Gutierrez karakterini canlandıracaktı (AFP)
Odessa A'zion, A24'ün Deep Cuts'ında Zoe Gutierrez karakterini canlandıracaktı (AFP)
TT

Muhteşem Marty'yle dikkat çeken aktris, tepkiler üzerine geri adım attı

Odessa A'zion, A24'ün Deep Cuts'ında Zoe Gutierrez karakterini canlandıracaktı (AFP)
Odessa A'zion, A24'ün Deep Cuts'ında Zoe Gutierrez karakterini canlandıracaktı (AFP)

Muhteşem Marty'yle (Marty Supreme) çıkış yapan Odessa A'zion, oyuncu seçimine yönelik eleştirilerin ardından Sean Durkin’in yeni A24 filmi Deep Cuts’tan ayrıldı.

Holly Brickley'in 2021'de yayımladığı aynı adlı romandan uyarlanan filmin yıldızları Drew Starkey ve Cailee Spaeny, 10 yılı aşan bir süre boyunca tutku, aidiyet ve yetişkinliği keşfeden 20'li yaşlardaki iki müzik tutkununu canlandırıyor.

A'zion'un Zoe Gutierrez rolüyle kadroya gireceği önceki günlerde duyurulmuştu. Ancak kitabın hayranları, karakterin A'zion'un aksine Meksika kökenli olduğuna hemen dikkat çekmişti.

Çarşamba gecesi Instagram Hikayeleri'nde paylaşımda bulunan 25 yaşındaki oyuncu, rolü kabul etmeden önce Zoe'nin kimliğinden haberdar olmadığını söyleyerek filmden ayrılma kararı aldığını açıkladı.

"Millet! HEPİNİZE katılıyorum ve bu filmi YAPMAYACAĞIM" diye yazdı.

Bunu dikkatime sunduğunuz için teşekkür ederim. HER BİRİNİZE KATILIYORUM! İşte bu yüzden sizi çok seviyorum. Olandan dolayı çok üzgünüm. Her şeyin nasıl geliştiğini size anlatmak benim için ÇOK önemli: Percy için içeri girdim ama onun yerine Zoe teklif edildi ve anında evet dedim! Çok kızgınım, kitabı okumamıştım ve kabul etmeden önce Zoe'nin tüm yönlerine daha fazla dikkat etmeliydim... ve şimdi bildiğime göre???"

A'zion şunları ekledi:

Lanet olsun. Ben yokum. Bunu yapması gereken başka birinin rolünü asla almam. Bu böyle OLMALI! Bu ben değilim. Bu rolü rahatlıkla oynayabilecek çok sayıda kişi var ve ben onlardan biri değilim. Rolü sonunda kimin alacağını görmek için sabırsızlanıyorum.

The Independent, konuyla ilgili yorum almak için A24’le temasa geçti.

A'zion'un son Instagram gönderileri, kendisini Meksikalı sanatçıların rolünü almakla suçlayan kişilerin yorumlarıyla dolu.

Geçen hafta paylaştığı son gönderisine A'zion şu yorumu yaptı:

Almadığım farklı bir rol için seçmeye girdim ve sonrasında Zoe teklif edildiğinde hemen evet dedim... ve aslında bunu dikkatime sunduğunuz için sizi seviyorum. lütfen hikayeme bakın ve bana SÖYLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİM.

Deep Cuts'ın başrollerine başlangıçta Saoirse Ronan (müzik eleştirmeni Percy) ve Austin Butler (duygusal ilgi gösterdiği Joe) düşünülüyordu.  Ancak her ikisi de programlarındaki çakışmaları nedeniyle projeden ayrılmak zorunda kaldı. Zoe karakteriyse Percy'nin eski sevgilisi.

Filmin yapımcılığını Eli Bush, Ronald Bronstein ve Josh Safdie üstlenirken, diğer yapımcılar arasında Anthony Katagas, Jordan Tappis ve A24'le birlikte Durkin de var. Brickley ise yönetici yapımcı.

Independent Türkçe


Yeni Uğultulu Tepeler uyarlamasına ilk tepkiler: Kusursuz

Hem gişe canavarı hem de bağımsız filmlerdeki performanslarıyla tanınan 35 yaşındaki Avustralyalı aktris Margot Robbie, üç kez Oscar, 4 kere Altın Küre Ödülü ve 6 defa da BAFTA'ya aday gösterildi (Warner Bros. Pictures)
Hem gişe canavarı hem de bağımsız filmlerdeki performanslarıyla tanınan 35 yaşındaki Avustralyalı aktris Margot Robbie, üç kez Oscar, 4 kere Altın Küre Ödülü ve 6 defa da BAFTA'ya aday gösterildi (Warner Bros. Pictures)
TT

Yeni Uğultulu Tepeler uyarlamasına ilk tepkiler: Kusursuz

Hem gişe canavarı hem de bağımsız filmlerdeki performanslarıyla tanınan 35 yaşındaki Avustralyalı aktris Margot Robbie, üç kez Oscar, 4 kere Altın Küre Ödülü ve 6 defa da BAFTA'ya aday gösterildi (Warner Bros. Pictures)
Hem gişe canavarı hem de bağımsız filmlerdeki performanslarıyla tanınan 35 yaşındaki Avustralyalı aktris Margot Robbie, üç kez Oscar, 4 kere Altın Küre Ödülü ve 6 defa da BAFTA'ya aday gösterildi (Warner Bros. Pictures)

Emerald Fennell'ın Uğultulu Tepeler (Wuthering Heights) uyarlamasına ilk tepkiler geldi ve film şimdiden "kusursuz" diye anılmaya başladı. 

Emily Brontë klasiğinden uyarlanan yapımda Margot Robbie, Catherine Earnshaw'u, Jacob Elordi ise görkemli malikanede birlikte büyüdüğü yetim Heathcliff'i canlandırıyor. 

Film, 28 Ocak gecesi Los Angeles'taki prömiyerle ilk kez izleyici karşısına çıktı. İlk yorumlarsa büyük ölçüde olumlu: Eleştirmenler özellikle filmin görselliğini, işçiliğini ve iki başrol arasındaki kimyayı övüyor.

Trajik bir aşkın iki yüzü

Fennell'ın, 2023'te tartışmalar yaratan Saltburn'ün ardından çektiği bu yeni filmi, 19. yüzyıla uzanan Brontë romanından esinleniyor ve Heathcliff'le Cathy'yi trajik bir aşkın iki yüzü olarak anlatıyor. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Balina'yla (The Whale) tanınan Hong Chau, Saltburn'de de Fennell'la çalışmış Alison Oliver, House of the Dragon'dan Ewen Mitchell ve oyunculuğa rekortmen dizi Adolescence'la adım atan ödüllü Owen Cooper yer alıyor.

13 Şubat'taki vizyon tarihi yaklaşırken film, seçilen oyunculara yönelik tepkilerden "müstehcen" diye nitelendirilen fragmanına kadar her adımda gündemde kaldı. Şimdiyse erken gösterimler, Uğultulu Tepeler'in "zarif bir görsel şölen" olduğuna dair övgüleri artırmış durumda.

Variety'den Jazz Tangcay, X'te paylaştığı değerlendirmede Fennell'ın uyarlamasını "yakıcı, karanlık ve ters köşeli" bir hikaye diye tanımladı; Robbie'yle Elordi arasındaki kimya ve cinsel gerilimin "bambaşka bir seviyede" olduğunu vurguladı. 

Tangcay ayrıca Fennell'in bir klasiği tersyüz edip seyirciyi "tam anlamıyla arzunun içine çektiğini", ardından da "insanın ruhunu paramparça ettiğini" yazdı. Eleştirmen, kostümlerden görüntü yönetimine ve prodüksiyon tasarımına kadar filmin işçiliğini "kusursuz" diye niteledi.

"Hasret duygusunun zirvesi"

Televizyon dünyasından Maude Garrett ise Uğultulu Tepeler'i "tam anlamıyla mükemmel" bulduğunu söyledi. Film için "yalnızca görsel olarak capcanlı ve nefes kesici planlarla dolu değil, aynı zamanda hasret duygusunun zirvesi" ifadelerini kullandı. Garrett, filmin izleyicide "gösterim sırasında ve sonrasında her şeyi hissettirdiğini" belirterek yapımı baştan sona sevdiğini dile getirdi.

Collider'dan Meredith Loftus da Fennell'ın Uğultulu Tepeler yorumunu "defalarca aşık olunacak" bir anlatı diye tanımladı. Loftus; set tasarımı, kostümler, çarpıcı sinematografi ve Charli XCX imzalı "gürültülü ve iddialı" müziklerle filmin, Catherine'le Heathcliff'in tutkulu ve takıntılı aşk hikayesinin ateşini özellikle harladığını yazdı.

Fennell, Fandango'ya verdiği röportajda ise bu kadar "yoğun, karmaşık ve zor" bir kitabın birebir uyarlanamayacağını söylemişti. Fennell, sözlerini şöyle sürdürmüştü: 

Uğultulu Tepeler'i çektiğimi söyleyemem; bu mümkün değil. Söyleyebileceğim şey, onun bir versiyonunu yaptığım.

Uğultulu Tepeler, 13 Şubat'ta sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe, DigitalSpy, GamesRadar, Fandango