Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
TT

Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)

Sohbet botu ChatGPT ve görsel üretim aracı Dall-E'yi geliştiren ABD'li yapay zeka firması OpenAI'ın kurucu ortağı ve CEO'su Sam Altman'ın dün gece aniden kovulması teknoloji camiasını çalkaladı.

Altman'ın "yönetim kuruluyla iletişim kurarken samimi davranmadığı" gerekçesiyle görevden alındığı bildirildi.

Şirketten cuma günü yapılan açıklamada, yönetim kurulunun Altman'a güvenini kaybettiği ifade edilirken, görevi baş teknoloji sorumlusu Mira Murati'nin geçici olarak üstlenmesi bekleniyor.

Açıklamada, Altman'ın davranışlarının yönetim kurulunun sorumluluklarını yerine getirmesini engellediği savunuluyor:

Yönetim kurulunun, onun OpenAI'a liderlik etmeyi sürdürme becerisine güveni kalmadı.

Altman ise haberin ardından X'te paylaştığı mesajında, "OpenAI'da geçirdiğim her anı çok sevdim. Kişisel olarak benim için ve umarım biraz da dünya için dönüştürücü bir güç oldu. En önemlisi de böylesine yetenekli insanlarla çalışmak beni mutlu etti" diye yazdı.

Altman yapay zekanın "küresel yüzü" olarak görülüyordu. Kısa süre içinde birçok devlet başkanıyla da bir araya gelen iş insanı, geçen hafta ABD'nin San Francisco kentindeki Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği konferansına da OpenAI CEO'su olarak katılmıştı.

Altman'ın ardından şirkette yaprak dökümü

The Verge'ün edindiği bilgilere göre OpenAI çalışanları da haberi kamuoyuyla beraber öğrendi.

Şirketin bir diğer patronu ve kurucu ortağı Greg Brockman'ın da haberin ardından istifa ettiği haberi geldi. Brockman'ın yönetim kurulu başkanlığından ayrılacağı ama şirkette kalacağı belirtildi. İş insanı, "Sam ve ben, yönetim kurulunun bugün yaptıkları karşısında şoke olduk ve üzüldük" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra şirketin üç kıdemli araştırmacısının da istifa ettiği öğrenildi. Bu isimlerden Jakub Pachocki şirketin araştırma direktörü olarak görev yapıyor, Aleksander Madry yapay zekadan kaynaklanan potansiyel riskleri değerlendiren ekibi yönetiyor, Szymon Sidor da şirkette 7 yıldır araştırma yürütüyordu.

Altman ve Brockman'ın ayrılmasının ardından kalan yönetim kurulu üyeleri şu şekilde:

Şirketin baş bilim insanı Ilya Sutskever, Quora CEO'su Adam D'Angelo, GeoSim Systems'in eski CEO'su Tasha McCauley ve Georgetown Güvenlik ve Güvenlik Merkezi'nde strateji direktörü Helen Toner.

Microsoft'un bile haberi yokmuş

2020'de CEO'luk görevine getirilen Altman'ın kovulmasının ardındaki gerçek sebebin Microsoft'la yapılan milyarlarca dolarlık yatırım anlaşmasını yönetim kuruluyla müzakere etmeden yapması olduğu da iddialar arasında.

Nitekim Altman'ın, Microsoft CEO'su Satya Nadella'yı şirkete 10 milyar dolar taahhüt etmeye tek başına ikna ettiği konuşuluyordu. Bu hamleyle şirketin değeri neredeyse üç kat artarak 29 milyar dolardan 80 milyar doların üzerine çıkmıştı.

Öte yandan Microsoft söz konusu gelişmenin ardından şirketle ipleri koparmayı tercih etmedi.

xsrt5hy6
Microsoft, OpenAI'la ortaklık kurarken binlerce çalışanını da işten çıkarmıştı (AA)

The Verge'e konuşan Microsoft sözcüsü Frank Shaw, şirkete ortak olmaya devam edeceklerini bildirdi.

Shaw "OpenAIla uzun vadeli bir ortaklığımız var ve Microsoft, yapay zekanın bir sonraki çağını müşterilerimize sunarken Mira ve ekibine bağlı kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

Axios'un haberine göreyse Microsoft, şirketin Altman'ı görevden aldığını haberin kamuoyuyla paylaşılmasından sadece bir dakika önce öğrendi.

Spekülasyona açık bir zamanlama

Altman'ın OpenAI'den kovulmasının hemen öncesinde şirketle ilgili bir dizi dikkat çekici gelişme basına yansımıştı.

İlk olarak 6 Kasım'da OpenAI, müşterilerine kendi ChatGPT'lerine oluşturmalarına olanak tanıyan özellikleri duyurmuştu.

9 Kasım'da Microsoft, "güvenlik kaygılarını" gerekçe göstererek çalışanlarının ChatGPT'ye erişimini aniden kesmişti.

15 Kasım'da OpenAI, yeni ChatGPT üyeliklerini dondurmuştu. Sistemin çok yoğun olduğu gerekçe gösterilse de ChatGPT kullanımının aslında azaldığı biliniyor. Similarweb'e göre ChatGPT internet sitesine (chat.openai.com) masaüstü ve mobilden girenlerin sayısı mayıs ve haziran arasında yüzde 9,7 azalmıştı.

Altman güvenlik açığını önemsemedi mi?

İş insanının kovulmasına yönelik teorilerden biri, ChatGPT'nin hızla piyasaya sürülen yeni versiyonlarının ciddi bir güvenlik açığı barındırdığı ve veri sızıntısına yol açabileceği yönünde.

OpenAI'ın bu sorunu kimseye açıklamadığı ama Microsoft'un durumdan haberdar olduğu öne sürülüyor.

Mart ayında, ChatGPT kullanıcıları, birdenbire diğer kullanıcıların özel sohbetlerini görüntüleyebilmeye başlamıştı. Sohbet botuyla ilgili güvenlik açıkları bu olayın ardından daha çok konuşulur hale gelmişti.

Ayrıca bir dizi dev teknoloji firması, çalışanlarının şirket telefonlarından ChatGPT'ye girmesini de yasaklamıştı.

Bu spekülasyona göre Altman'ın sürekli yeni tanıtım ve geliştirmelere öncelik vermesi, önemli güvenlik ve gizlilik testlerinin geri planda kalmasına neden oldu.

Ancak Murati'nin Altman'ın yerine CEO olarak atanması bu teoriyi de sorguya açıyor. Nitekim güvenlikle ilgili herhangi bir sorun nedeniyle CEO'dan önce CTO'nun, yani Murati'nin hesap vermesi beklenir. Kurulun açıklamasında belirtildiği gibi, ürün ve güvenlikten Murati sorumluydu.

Altman OpenAI'a para mı kaybettirdi?

Altman'ın ve onun ardından istifa eden Brockman'ın, yönetim kurulunun hoşlanmayacağını bildiği cesur bir hamle yapmak istemiş olabileceği de iddialar arasında. İkilinin yönetim kurulundan gizli bir yatırım anlaşması yapmış olabileceği konuşuluyor.

Bunun yanı sıra ChatGPT'yi halka açmanın da şirkete ciddi para kaybettirdiği biliniyor. Yönetim kurulunun diğer üyeleri bu durumdan hoşlanmamış olabilir. Daha önce ChatGPT'yle yapılan her sohbetin OpenAI'a ortalama 1-9 cente mâl olduğu bildirilmişti. İleri vadede şirketin bu stratejiyi sürdürmesinin mümkün olmayacağı yorumları yapılıyordu.

Yine de OpenAI'ın aldığı milyarlarca dolarlık yatırım bu kaybı telafi etmeye yetebilir.

Bu noktada akşa şu soru geliyor: Altman kurulun tavsiyesine aykırı davranıp ciddi bir maliyete neden olacak şirket içi gizli proje mi yürüttü?

Yapay zeka felsefesinde anlaşamadılar mı?

San Francisco merkezli OpenAI'ın kurucuları arasında Elon Musk da yer alıyor. Ancak Musk, kuruluştan kısa süre sonra şirketten ayrılmıştı.

ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinin ardından şirketi sıklıkla eleştiren Musk, OpenAI'ın kar amacı gütmeme hedefinden saptığını savunuyor. Milyarder, şirketin ürettiği GPT dil modeli serisinin risklerinin de yeterince değerlendirilmediği görüşünde.

Öte yandan Semafor'un konuştuğu kaynaklar, Musk'ın şirketin başına geçmek için Altman'a 2018'de teklif götürdüğünü öne sürmüştü. Altman'ın teklifi kabul etmemesi üzerine Musk'ın şirketten ayrıldığı iddia edilmişti.

Yine de şirketin yönetim kurulu içinde Musk gibi düşünen birilerinin olabileceği öne sürülüyor. Altman'ın şirketi kökenlerinden çok daha kurumsal bir yöne götürdüğü, yasal statüsünü değiştirdiği ve hızla ürün geliştirmeye odaklandığı açık.

Bu durum, Türkçede "açık yapay zeka" anlamına gelen OpenAI'ın açıklığını kaybettiği yorumlarını da beraberinde getirmişti.

Altman, Zuckerberg'den farklı: Hiçbir hisse senedi almamış

11 Mart 2019'da OpenAI, en iddialı yapay zeka modellerini geliştirmek için gereken bilgi işlem gücünü karşılama amacıyla yeterli parayı toplayabilmek için kâr amaçlı bir kuruluş haline geldiklerini duyurmuştu.

Öte yandan Altman o dönemde bir teknoloji patronu için alışılmadık bir karar da vermişti.

Semafor'un haberine göre iş insanı, kâr amacı güden bu yeni kuruluşun hisse senetlerinden hiç almamıştı. Nitekim Altman zaten son derece zengindi, epey başarılı birkaç teknoloji girişimine yatırım yapıyordu ve paraya ihtiyacı yoktu.

Bu durumun da Altman'ın kovulmasını kolaylaştırdığı düşünülüyor.

Fikri mülkiyet ve yasal sorumluluklar ne olacak?

Altman, bu ayın başlarında TechCrunch'a verdiği bir röportajda şirketin yapay zeka araçlarını geliştirirken kullandığı devasa veri kümesinin herhangi bir telif sorununa yol açmasını istemediğini söylemişti.

ChatGPT veya Dall-E gibi yapay zeka sistemleri, internette yer alan milyonlarca görsel ve metinle eğitiliyor. Bu da söz konusu görsel ve metinlerin esas sahiplerinin haklarının ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Bu durumun da Altman ve yönetim kurulu arasında bir tartışma başlığı haline gelmiş olması mümkün.

Kripto paraya mı, politikaya mı yoğunlaşacak?

Altman aynı zamanda Worldcoin adlı bir kripto para projesi de geliştiriyor. Projenin 115 milyon dolar yatırım aldığı biliniyor.

Altman temmuz sonunda Worldcoin'i piyasaya sürmüştü.

Kullanıcılar, burada World App uygulamasını indirerek payını rezerve edebiliyor. Ardından bir World ID almaları gerekiyor.

Kimlik anlamına gelen bu ID'yle kullanıcıların, çevrimiçi ortamda gerçek ve benzersiz bir kişi olduğunu kanıtlaması sağlanıyor. Girişim, iris tarama odaklı global blok zinciri tabanlı kimlik tanıma sistemi geliştirmeye odaklanıyor. Diğer bir deyişle kullanıcıların bu kimliği alabilmesi için sisteme gözünü taratması gerekiyor.

Worldcoin, gözü aracılığıyla bir kullanıcının bot mu yoksa insan mı olduğunu tespit eden Orb adlı bir biyometrik görüntüleme/doğrulama cihazı kullanıyor. 

Sistemin göz tanıma üzerine kurulu olması ise veri gizliliğine dair endişeleri gündeme getiriyor.

Diğer yandan Altman'ın, 2024 başkanlık yarışında desteklemeyi planladığı Dean Phillips'in kampanyası için de zaman ayırmak istediği söyleniyor.

Demokrat Partili siyasetçi, 2019'dan bu yana Minnesota'nın 3. kongre bölgesinde ABD temsilcisi olarak görev yapıyor.

Kız kardeşinin iddiaları yeniden gündemde

Altman'ın görevinden uzaklaştırılması, kız kardeşinin daha önce çok konuşulan iddialarını da yeniden gündeme getirdi.

Annie Altman, ağabeyinin duyarsız ve hırslı bir insan olduğu için ailesiyle arasının açıldığını söylemişti. Annie ayrıca "çoğunlukla Sam Altman olmak üzere" biyolojik kardeşleri tarafından cinsel, fiziksel, duygusal, sözlü, mali ve teknolojik tacize uğradığını iddia ediyor.

Sam Altman kimdir?

22 Nisan 1985'te Chicago'da doğan Altman, 2015'te OpenAI'ın kurucuları arasında yer almıştı.

38 yaşındaki girişimci, 19 yaşındayken konum tabanlı bir sosyal ağ mobil uygulaması olan Loopt'un kurucularından olmuştu. Bu uygulamayı daha sonra 43 milyon dolara satmıştı.

Ayrıca 2014'te CEO Yishan Wong'un istifasının ardından 8 gün boyunca ünlü internet forumu Reddit'in de CEO'su olarak görev yapmıştı.

Yararlanılan kaynaklar: The Verge, Hindustan Times, Axios, Reuters, Business Today, Semafor, TechCrunch, Slate, Guardian,Independent Türkçe



Yüzde 94'lük başarı yetmedi: Game of Thrones yıldızının dizisine erken veda

Ponies'de Emilia Clarke (sağda), eğitimli Sovyet göçmeni Bea'yi, Haley Lu Richardson (solda) ise korkusuz ve sınırları zorlayan küçük kasabalı Twila'yı canlandırıyor (Peacock)
Ponies'de Emilia Clarke (sağda), eğitimli Sovyet göçmeni Bea'yi, Haley Lu Richardson (solda) ise korkusuz ve sınırları zorlayan küçük kasabalı Twila'yı canlandırıyor (Peacock)
TT

Yüzde 94'lük başarı yetmedi: Game of Thrones yıldızının dizisine erken veda

Ponies'de Emilia Clarke (sağda), eğitimli Sovyet göçmeni Bea'yi, Haley Lu Richardson (solda) ise korkusuz ve sınırları zorlayan küçük kasabalı Twila'yı canlandırıyor (Peacock)
Ponies'de Emilia Clarke (sağda), eğitimli Sovyet göçmeni Bea'yi, Haley Lu Richardson (solda) ise korkusuz ve sınırları zorlayan küçük kasabalı Twila'yı canlandırıyor (Peacock)

Peacock, Soğuk Savaş döneminde geçen casus gerilimi Ponies'i yalnızca bir sezonun ardından iptal etti.

Başrollerini Emilia Clarke ve Haley Lu Richardson'ın paylaştığı dizinin 8 bölümlük ilk sezonu, 15 Ocak'ta tüm bölümleriyle izleyici karşısına çıkmıştı. 

Eleştirmenlerden büyük ölçüde olumlu yorumlar alan ve Rotten Tomatoes'da yüzde 94'lük beğeni oranına ulaşan yapım, aynı başarıyı izlenme rakamlarında yakalayamadı.

Peacock dizilerinin izlenme verilerini düzenli olarak paylaşmasa da Ponies'in yayımlandıktan sonra reyting ölçüm şirketi Nielsen'ın En Çok İzlenen 10 Yapım listesine girememesi, izleyici nezdinde beklenen ilgiyi göremediğine işaret ediyor.

Dizinin oyuncu kadrosunda Clarke ve Richardson'ın yanı sıra Adrian Lester, Artjom Gilz ve Nicholas Podany gibi isimler yer alıyordu. 
David Iserson ve Susanna Fogel imzasını taşıyan Universal Television yapımında, Game of Thrones yıldızı Clarke da yürütücü yapımcılar arasında yer alıyordu.

Bir CIA serüveni

Ponies, birbirinden tamamen farklı iki kadının istemeden kurduğu istihbarat ortaklığını merkezine alıyordu.

1977'de Moskova'da geçen dizi, Amerikan Büyükelçiliği'nde sekreterlik yapan iki kadının, gizemli bir şekilde öldürülen eşlerinin intikamını almak ve ardındaki Soğuk Savaş komplosunu çözmek için CIA ajanı olmasını anlatıyordu.

"İki kadın başrollü dönem dizisi yapmak"

Dizinin yaratıcıları Iserson ve Fogel, yayın döneminde Deadline'a verdikleri röportajda finaldeki şoke edici olaylara değinmiş ve olası ikinci sezon için düşündükleri planlardan da söz etmişlerdi.

İkili, "Bea ve Twila ilk sezonun sonunda birbirlerinden çok şey öğrendi. İkinci sezon, siyasi bir krizin yarattığı kaos ortamında riskler çok daha yüksekken bu becerilerini nasıl kullanacakları üzerine olacaktı" sözleriyle hikayenin ikinci sezonda izlemesi planlanan rotayı da özetlemişti.

İptal kararının ardından Instagram hesabından bir açıklama yapan ortak yaratıcı David Iserson, sürece olumlu bir pencereden bakmayı tercih etti. Ponies'i televizyondaki hiçbir şeye benzemeyen "cesur, şaşırtıcı ve şık" bir dizi diye nitelendiren Iserson, şu ifadeleri kullandı:

Bu sektörde riskli görülen bir işe kalkıştık; iki kadın karakteri merkeze alan, alışılmışın dışında bir tona sahip bir dönem dizisi yapmaya çalıştık. Her şeye rağmen buna değdiğine inanıyorum. Şimdilik Bea ve Twila'ya veda ediyoruz. Umarım bir gün onların hikayesine yeniden dönme fırsatı buluruz.

Ponies'in ilk ve tek sezonu, Türkiye'de TOD TV üzerinden izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Variety, Deadline


131 milyon saat izlenen yeni dizi rekorla başladı

Gişe canavarı Avatar serisinin 49 yaşındaki yıldızı Sam Worthington, Sen Bulacağım'da oğlunu öldürmekten haksız yere hüküm giyen David Burroughs rolünde (Netflix)
Gişe canavarı Avatar serisinin 49 yaşındaki yıldızı Sam Worthington, Sen Bulacağım'da oğlunu öldürmekten haksız yere hüküm giyen David Burroughs rolünde (Netflix)
TT

131 milyon saat izlenen yeni dizi rekorla başladı

Gişe canavarı Avatar serisinin 49 yaşındaki yıldızı Sam Worthington, Sen Bulacağım'da oğlunu öldürmekten haksız yere hüküm giyen David Burroughs rolünde (Netflix)
Gişe canavarı Avatar serisinin 49 yaşındaki yıldızı Sam Worthington, Sen Bulacağım'da oğlunu öldürmekten haksız yere hüküm giyen David Burroughs rolünde (Netflix)

Netflix'in dünyaca ünlü yazar Harlan Coben'la yürüttüğü yaratıcı ortaklık, platforma büyük kazançlar sağlamaya devam ediyor. 

Yazarın popüler romanından uyarlanan ve 18 Haziran'da izleyiciyle buluşan Seni Bulacağım (I Will Find You), platformun bu yıl en güçlü açılışı yapan yeni dizisi oldu.

Netflix'in kendi açıkladığı verilere göre gizem ve gerilim türündeki yapım, 15-21 Haziran haftasında dünya çapında 24 milyon izlenmeye ulaştı.

Toplam süresi 5,5 saate yaklaşan 8 bölümlük mini dizi, ilk haftasında küresel ölçekte 131,7 milyon saat izlenme süresini geride bıraktı.

2026'nın önceki açılış rekoru, ocak ayında 19,9 milyon izlenmeye ulaşan Ne Yaptığını Biliyorum'a (His & Hers) aitti. 

Seni Bulacağım, bu performansıyla yeni sezonları yayımlanan diziler de dahil olmak üzere, Netflix'in 2026'daki İngilizce yapımları arasında en iyi 5 haftalık açılıştan birine imza attı.

Dizi, Bridgerton'ın 4. sezonu, Stranger Things'in final haftası ve Ne Yaptığını Biliyorum'un ikinci haftasında ulaştığı rakamlara yaklaşarak dikkat çekici bir başarı yakaladı.

Netflix'teki 13. Harlan Coben uyarlaması

Seni Bulacağım, Polonya, İspanya, Fransa ve Arjantin'de çekilen uyarlamalar da dahil, Netflix'in Coben eserlerinden uyarladığı 13. dizi oldu.

Coben'in önceki uyarlamalarından Beni Kandıramazsın (Fool Me Once), ilk 13 haftasında küresel çapta ulaştığı 98 milyon izlenmeyle 2024'ün en çok ses getiren işlerinden biri olmuştu. 

Ocak ayında yayımlanan bir diğer dizi Run Away ise 12,7 milyon izlenmeyle açılış yapmış ve platformun küresel listesinde 4 hafta kalmayı başarmıştı.

Seni Bulacağım'ın başrolünde, oğlunu öldürdüğü iddiasıyla haksız yere hapse atılan bir babayı canlandıran Sam Worthington yer alıyor. Karakter, oğlunun hâlâ hayatta olabileceğini öğrendikten sonra hem çocuğunu bulmak hem de masumiyetini kanıtlamak için hapishaneden kaçıyor. 

Dizinin zengin oyuncu kadrosunda Worthington'a Severance yıldızı Britt Lower, Chi McBride, Logan Browning ve Erin Richards gibi isimler eşlik ediyor.

Dizi sorumlulusu görevini üstlenen Robert Hull, Harlan Coben, Bryan Wynbrandt, Steven Lilien, John Weber ve dizinin ilk iki bölümünü de yöneten Brad Anderson'la birlikte yürütücü yapımcı kadrosunda yer alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Sessiz sedasız fenomen oldu: Netflix komedisine övgü yağıyor

38 yaşındaki komedyen Shane Gillis, Tires'ta oto tamirhanesinde çalışan, kuzeni ve patronu Will'e sürekli zorluk çıkaran, umursamaz ve çılgın bir karakteri oynuyor (Netflix)
38 yaşındaki komedyen Shane Gillis, Tires'ta oto tamirhanesinde çalışan, kuzeni ve patronu Will'e sürekli zorluk çıkaran, umursamaz ve çılgın bir karakteri oynuyor (Netflix)
TT

Sessiz sedasız fenomen oldu: Netflix komedisine övgü yağıyor

38 yaşındaki komedyen Shane Gillis, Tires'ta oto tamirhanesinde çalışan, kuzeni ve patronu Will'e sürekli zorluk çıkaran, umursamaz ve çılgın bir karakteri oynuyor (Netflix)
38 yaşındaki komedyen Shane Gillis, Tires'ta oto tamirhanesinde çalışan, kuzeni ve patronu Will'e sürekli zorluk çıkaran, umursamaz ve çılgın bir karakteri oynuyor (Netflix)

Netflix kullanıcıları, sosyal medyada göklere çıkarılan bir durum komedisini kesintisiz izlemek için sabahlıyor.

İş yeri komedisi, babasının oto tamirhanesini devralan bir adamın hikayesini anlatıyor. 

Tires adlı komedi dizisinin ilk sezonu izleyicilerden Rotten Tomatoes'da yüzde 86 beğeni oranına ulaşırken, ikinci sezon çıtayı daha da yükselterek yüzde 91 gibi etkileyici bir oran elde etti.

Komedyenler Shane Gillis, John McKeever ve Steve Gerben tarafından hayata geçirilen dizi, platformdaki yolculuğuna 2024'te başlamıştı. Üçüncü sezonun prömiyerine de sayılı haftalar kaldı. 

Netflix, 18 yaş altı izleyiciler için uygun olmadığını belirttiği dizinin konusunu şöyle özetliyor:

Babasının otomobil tamirhanesini yöneten beceriksiz bir adam, müşteri hizmetlerini iyileştirerek kâr elde etmeye ve devamlı sorun çıkaran kuzenini kontrol altına almaya çalışır.

Tires ilk sezonunda da güçlü bir hayran kitlesi edinmişti. Bir izleyici onu "muhtemelen televizyon tarihindeki en iyi dizi" diye tanımlıyordu. 

İkinci sezonun ardından ise övgüler daha da arttı. Bir başka izleyici yeni sezon hakkındaki hayranlığını şu sözlerle dile getiriyor:

Harika bir ilk sezonun ardından inanılmaz bir devam sezonu gelmiş! Üçüncü sezonu sabırsızlıkla bekliyorum. Yeni oyuncular diziye çok iyi uyum sağlamış, mevcut ekip de performansını bir adım daha ileri taşımış. Birçok sahnede kendimi tutamayarak kahkahalara boğuldum.

Birçok izleyici, bölümleri bir oturuşta bitirmek için "bütün gece" uyanık kaldığını itiraf ediyor. Gelen yorumlardan biri durumu şöyle özetliyor:

Tires'ın ikinci sezonunu tek oturuşta bitirdim ve şunu söylemeliyim ki izlediğim en iyi komedilerden biri, hatta belki de en iyisi. Normalde Amerikan komedilerini biraz klişe ve yapmacık bulduğum için pek sevmem ama bu dizi tam bir cevher.

Projeyi önceleri ortalama bulup sonradan bağımlısı olduğunu belirten bir başka izleyici ise "Netflix'teki Tires'ın yeni sezonu aşırı iyiydi. Bir bölüm daha derken bütün sezonu bitirdim. Başta 'idare eder' diye düşünmüştüm ama şu an adeta takıntılı hale geldim. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık" yorumunda bulundu.

Tires'ın ilk sezonu 6 bölümden oluşurken, ikinci sezon 12 bölümle izleyici karşısına çıkıyor. Her bir bölümün süresi ise yaklaşık 20 dakika. 

Diziye başlamak isteyenler için ilk iki sezon Netflix'te yayında. Merakla beklenen üçüncü sezon ise 13 Ağustos'ta platformdaki yerini alacak.

Independent Türkçe, Express, Mirror