Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
TT

Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)

Sohbet botu ChatGPT ve görsel üretim aracı Dall-E'yi geliştiren ABD'li yapay zeka firması OpenAI'ın kurucu ortağı ve CEO'su Sam Altman'ın dün gece aniden kovulması teknoloji camiasını çalkaladı.

Altman'ın "yönetim kuruluyla iletişim kurarken samimi davranmadığı" gerekçesiyle görevden alındığı bildirildi.

Şirketten cuma günü yapılan açıklamada, yönetim kurulunun Altman'a güvenini kaybettiği ifade edilirken, görevi baş teknoloji sorumlusu Mira Murati'nin geçici olarak üstlenmesi bekleniyor.

Açıklamada, Altman'ın davranışlarının yönetim kurulunun sorumluluklarını yerine getirmesini engellediği savunuluyor:

Yönetim kurulunun, onun OpenAI'a liderlik etmeyi sürdürme becerisine güveni kalmadı.

Altman ise haberin ardından X'te paylaştığı mesajında, "OpenAI'da geçirdiğim her anı çok sevdim. Kişisel olarak benim için ve umarım biraz da dünya için dönüştürücü bir güç oldu. En önemlisi de böylesine yetenekli insanlarla çalışmak beni mutlu etti" diye yazdı.

Altman yapay zekanın "küresel yüzü" olarak görülüyordu. Kısa süre içinde birçok devlet başkanıyla da bir araya gelen iş insanı, geçen hafta ABD'nin San Francisco kentindeki Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği konferansına da OpenAI CEO'su olarak katılmıştı.

Altman'ın ardından şirkette yaprak dökümü

The Verge'ün edindiği bilgilere göre OpenAI çalışanları da haberi kamuoyuyla beraber öğrendi.

Şirketin bir diğer patronu ve kurucu ortağı Greg Brockman'ın da haberin ardından istifa ettiği haberi geldi. Brockman'ın yönetim kurulu başkanlığından ayrılacağı ama şirkette kalacağı belirtildi. İş insanı, "Sam ve ben, yönetim kurulunun bugün yaptıkları karşısında şoke olduk ve üzüldük" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra şirketin üç kıdemli araştırmacısının da istifa ettiği öğrenildi. Bu isimlerden Jakub Pachocki şirketin araştırma direktörü olarak görev yapıyor, Aleksander Madry yapay zekadan kaynaklanan potansiyel riskleri değerlendiren ekibi yönetiyor, Szymon Sidor da şirkette 7 yıldır araştırma yürütüyordu.

Altman ve Brockman'ın ayrılmasının ardından kalan yönetim kurulu üyeleri şu şekilde:

Şirketin baş bilim insanı Ilya Sutskever, Quora CEO'su Adam D'Angelo, GeoSim Systems'in eski CEO'su Tasha McCauley ve Georgetown Güvenlik ve Güvenlik Merkezi'nde strateji direktörü Helen Toner.

Microsoft'un bile haberi yokmuş

2020'de CEO'luk görevine getirilen Altman'ın kovulmasının ardındaki gerçek sebebin Microsoft'la yapılan milyarlarca dolarlık yatırım anlaşmasını yönetim kuruluyla müzakere etmeden yapması olduğu da iddialar arasında.

Nitekim Altman'ın, Microsoft CEO'su Satya Nadella'yı şirkete 10 milyar dolar taahhüt etmeye tek başına ikna ettiği konuşuluyordu. Bu hamleyle şirketin değeri neredeyse üç kat artarak 29 milyar dolardan 80 milyar doların üzerine çıkmıştı.

Öte yandan Microsoft söz konusu gelişmenin ardından şirketle ipleri koparmayı tercih etmedi.

xsrt5hy6
Microsoft, OpenAI'la ortaklık kurarken binlerce çalışanını da işten çıkarmıştı (AA)

The Verge'e konuşan Microsoft sözcüsü Frank Shaw, şirkete ortak olmaya devam edeceklerini bildirdi.

Shaw "OpenAIla uzun vadeli bir ortaklığımız var ve Microsoft, yapay zekanın bir sonraki çağını müşterilerimize sunarken Mira ve ekibine bağlı kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

Axios'un haberine göreyse Microsoft, şirketin Altman'ı görevden aldığını haberin kamuoyuyla paylaşılmasından sadece bir dakika önce öğrendi.

Spekülasyona açık bir zamanlama

Altman'ın OpenAI'den kovulmasının hemen öncesinde şirketle ilgili bir dizi dikkat çekici gelişme basına yansımıştı.

İlk olarak 6 Kasım'da OpenAI, müşterilerine kendi ChatGPT'lerine oluşturmalarına olanak tanıyan özellikleri duyurmuştu.

9 Kasım'da Microsoft, "güvenlik kaygılarını" gerekçe göstererek çalışanlarının ChatGPT'ye erişimini aniden kesmişti.

15 Kasım'da OpenAI, yeni ChatGPT üyeliklerini dondurmuştu. Sistemin çok yoğun olduğu gerekçe gösterilse de ChatGPT kullanımının aslında azaldığı biliniyor. Similarweb'e göre ChatGPT internet sitesine (chat.openai.com) masaüstü ve mobilden girenlerin sayısı mayıs ve haziran arasında yüzde 9,7 azalmıştı.

Altman güvenlik açığını önemsemedi mi?

İş insanının kovulmasına yönelik teorilerden biri, ChatGPT'nin hızla piyasaya sürülen yeni versiyonlarının ciddi bir güvenlik açığı barındırdığı ve veri sızıntısına yol açabileceği yönünde.

OpenAI'ın bu sorunu kimseye açıklamadığı ama Microsoft'un durumdan haberdar olduğu öne sürülüyor.

Mart ayında, ChatGPT kullanıcıları, birdenbire diğer kullanıcıların özel sohbetlerini görüntüleyebilmeye başlamıştı. Sohbet botuyla ilgili güvenlik açıkları bu olayın ardından daha çok konuşulur hale gelmişti.

Ayrıca bir dizi dev teknoloji firması, çalışanlarının şirket telefonlarından ChatGPT'ye girmesini de yasaklamıştı.

Bu spekülasyona göre Altman'ın sürekli yeni tanıtım ve geliştirmelere öncelik vermesi, önemli güvenlik ve gizlilik testlerinin geri planda kalmasına neden oldu.

Ancak Murati'nin Altman'ın yerine CEO olarak atanması bu teoriyi de sorguya açıyor. Nitekim güvenlikle ilgili herhangi bir sorun nedeniyle CEO'dan önce CTO'nun, yani Murati'nin hesap vermesi beklenir. Kurulun açıklamasında belirtildiği gibi, ürün ve güvenlikten Murati sorumluydu.

Altman OpenAI'a para mı kaybettirdi?

Altman'ın ve onun ardından istifa eden Brockman'ın, yönetim kurulunun hoşlanmayacağını bildiği cesur bir hamle yapmak istemiş olabileceği de iddialar arasında. İkilinin yönetim kurulundan gizli bir yatırım anlaşması yapmış olabileceği konuşuluyor.

Bunun yanı sıra ChatGPT'yi halka açmanın da şirkete ciddi para kaybettirdiği biliniyor. Yönetim kurulunun diğer üyeleri bu durumdan hoşlanmamış olabilir. Daha önce ChatGPT'yle yapılan her sohbetin OpenAI'a ortalama 1-9 cente mâl olduğu bildirilmişti. İleri vadede şirketin bu stratejiyi sürdürmesinin mümkün olmayacağı yorumları yapılıyordu.

Yine de OpenAI'ın aldığı milyarlarca dolarlık yatırım bu kaybı telafi etmeye yetebilir.

Bu noktada akşa şu soru geliyor: Altman kurulun tavsiyesine aykırı davranıp ciddi bir maliyete neden olacak şirket içi gizli proje mi yürüttü?

Yapay zeka felsefesinde anlaşamadılar mı?

San Francisco merkezli OpenAI'ın kurucuları arasında Elon Musk da yer alıyor. Ancak Musk, kuruluştan kısa süre sonra şirketten ayrılmıştı.

ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinin ardından şirketi sıklıkla eleştiren Musk, OpenAI'ın kar amacı gütmeme hedefinden saptığını savunuyor. Milyarder, şirketin ürettiği GPT dil modeli serisinin risklerinin de yeterince değerlendirilmediği görüşünde.

Öte yandan Semafor'un konuştuğu kaynaklar, Musk'ın şirketin başına geçmek için Altman'a 2018'de teklif götürdüğünü öne sürmüştü. Altman'ın teklifi kabul etmemesi üzerine Musk'ın şirketten ayrıldığı iddia edilmişti.

Yine de şirketin yönetim kurulu içinde Musk gibi düşünen birilerinin olabileceği öne sürülüyor. Altman'ın şirketi kökenlerinden çok daha kurumsal bir yöne götürdüğü, yasal statüsünü değiştirdiği ve hızla ürün geliştirmeye odaklandığı açık.

Bu durum, Türkçede "açık yapay zeka" anlamına gelen OpenAI'ın açıklığını kaybettiği yorumlarını da beraberinde getirmişti.

Altman, Zuckerberg'den farklı: Hiçbir hisse senedi almamış

11 Mart 2019'da OpenAI, en iddialı yapay zeka modellerini geliştirmek için gereken bilgi işlem gücünü karşılama amacıyla yeterli parayı toplayabilmek için kâr amaçlı bir kuruluş haline geldiklerini duyurmuştu.

Öte yandan Altman o dönemde bir teknoloji patronu için alışılmadık bir karar da vermişti.

Semafor'un haberine göre iş insanı, kâr amacı güden bu yeni kuruluşun hisse senetlerinden hiç almamıştı. Nitekim Altman zaten son derece zengindi, epey başarılı birkaç teknoloji girişimine yatırım yapıyordu ve paraya ihtiyacı yoktu.

Bu durumun da Altman'ın kovulmasını kolaylaştırdığı düşünülüyor.

Fikri mülkiyet ve yasal sorumluluklar ne olacak?

Altman, bu ayın başlarında TechCrunch'a verdiği bir röportajda şirketin yapay zeka araçlarını geliştirirken kullandığı devasa veri kümesinin herhangi bir telif sorununa yol açmasını istemediğini söylemişti.

ChatGPT veya Dall-E gibi yapay zeka sistemleri, internette yer alan milyonlarca görsel ve metinle eğitiliyor. Bu da söz konusu görsel ve metinlerin esas sahiplerinin haklarının ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Bu durumun da Altman ve yönetim kurulu arasında bir tartışma başlığı haline gelmiş olması mümkün.

Kripto paraya mı, politikaya mı yoğunlaşacak?

Altman aynı zamanda Worldcoin adlı bir kripto para projesi de geliştiriyor. Projenin 115 milyon dolar yatırım aldığı biliniyor.

Altman temmuz sonunda Worldcoin'i piyasaya sürmüştü.

Kullanıcılar, burada World App uygulamasını indirerek payını rezerve edebiliyor. Ardından bir World ID almaları gerekiyor.

Kimlik anlamına gelen bu ID'yle kullanıcıların, çevrimiçi ortamda gerçek ve benzersiz bir kişi olduğunu kanıtlaması sağlanıyor. Girişim, iris tarama odaklı global blok zinciri tabanlı kimlik tanıma sistemi geliştirmeye odaklanıyor. Diğer bir deyişle kullanıcıların bu kimliği alabilmesi için sisteme gözünü taratması gerekiyor.

Worldcoin, gözü aracılığıyla bir kullanıcının bot mu yoksa insan mı olduğunu tespit eden Orb adlı bir biyometrik görüntüleme/doğrulama cihazı kullanıyor. 

Sistemin göz tanıma üzerine kurulu olması ise veri gizliliğine dair endişeleri gündeme getiriyor.

Diğer yandan Altman'ın, 2024 başkanlık yarışında desteklemeyi planladığı Dean Phillips'in kampanyası için de zaman ayırmak istediği söyleniyor.

Demokrat Partili siyasetçi, 2019'dan bu yana Minnesota'nın 3. kongre bölgesinde ABD temsilcisi olarak görev yapıyor.

Kız kardeşinin iddiaları yeniden gündemde

Altman'ın görevinden uzaklaştırılması, kız kardeşinin daha önce çok konuşulan iddialarını da yeniden gündeme getirdi.

Annie Altman, ağabeyinin duyarsız ve hırslı bir insan olduğu için ailesiyle arasının açıldığını söylemişti. Annie ayrıca "çoğunlukla Sam Altman olmak üzere" biyolojik kardeşleri tarafından cinsel, fiziksel, duygusal, sözlü, mali ve teknolojik tacize uğradığını iddia ediyor.

Sam Altman kimdir?

22 Nisan 1985'te Chicago'da doğan Altman, 2015'te OpenAI'ın kurucuları arasında yer almıştı.

38 yaşındaki girişimci, 19 yaşındayken konum tabanlı bir sosyal ağ mobil uygulaması olan Loopt'un kurucularından olmuştu. Bu uygulamayı daha sonra 43 milyon dolara satmıştı.

Ayrıca 2014'te CEO Yishan Wong'un istifasının ardından 8 gün boyunca ünlü internet forumu Reddit'in de CEO'su olarak görev yapmıştı.

Yararlanılan kaynaklar: The Verge, Hindustan Times, Axios, Reuters, Business Today, Semafor, TechCrunch, Slate, Guardian,Independent Türkçe



Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
TT

Büyük köpeklerin küçük köpeklerden hızlı yaşlanmasının gizemi çözüldü

Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)
Araştırmacılar, büyük köpeklerin neden daha kısa yaşadığına dair ilk güçlü moleküler açıklamayı bulduklarını söylüyor (Charlie Leight / Arizona Devlet Üniversitesi)

Bilim insanları, uzun süredir gizemini koruyan bir sorunun, büyük köpeklerin neden küçük köpeklere göre daha hızlı yaşlandığının yanıtını nihayet bulduğunu söylüyor.

Genellikle daha büyük canlıların daha uzun yaşadığı hayvanlar alemindeki genel eğilimin aksine, küçük köpeklerin büyük köpeklere kıyasla daha uzun ömürler sürmeye yatkın olduğu uzun zamandır görülüyor. Fakat bilim insanları, bu durumun köpeklerde neden farklı olduğunu bugüne kadar bilmiyordu.

Ancak yeni araştırma, her şeyin köpek DNA'sına ve LINE1 adlı "sıçrayan" bir genle ilgili olduğunu öne sürüyor.

Kendi kendilerini kopyalayabilen LINE1 genleri, bir köpeğin genetik sistemine kendini çoğaltarak ekleyebiliyor.

Bu genler "DNA metilasyonu" adı verilen ve gen aktivitesini düzenleyen bir süreçle genellikle kontrol altında tutuluyor. Ancak metilasyon kaybolduğunda bu genlerin aktivitesi artabiliyor ve bu süreçte DNA'ya zarar vererek yaşlanmayı hızlandırabiliyor.

En önemlisi, ABD çapında bir yıldan uzun süre yürütülen Köpek Yaşlanma Projesi'ne dahil edilen 864 köpek üzerindeki yeni analize göre, büyük köpekler küçük köpeklere kıyasla yüzde 35 daha fazla LINE1 gen metilasyonu kaybediyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacı ve çalışmanın yazarlarından Blaise Mariner yaptığı açıklamada, "Bu, köpeklerde iyi bilinen boyut-yaşam süresi dengesiyle örtüştüğünü gördüğümüz en net moleküler işaretlerden biri" ifadelerini kullanıyor.

Bu durum, büyük köpeklerdeki daha hızlı yaşlanmanın, en azından kısmen bu 'sıçrayan genler' üzerindeki kontrolün azalmasından kaynaklanabileceğine işaret ediyor.

Çalışma ayrıca şaşırtıcı bir şekilde, erkek ve dişi büyük köpekler arasındaki farkları da ortaya çıkararak dişilerde  daha fazla LINE1 gen sıçraması yaşanabileceğini gösterdi.

Çalışmanın ortak yürütücülerinden Brianah McCoy, "Bu beklenmedik bir sonuçtu" diyor. 

Bu bulgu, X kromozomunun nasıl düzenlendiğine dair bazı varsayımlarımızı sorgulatıyor ve epigenetik yaşlanmanın karmaşıklığını vurguluyor.

Daha önce uzmanlar, insanın sadık dostu köpeklerdeki bu farkı incelerken, büyük köpeklerin yaşam süresindeki farkı daha hızlı yaşlanma oranları ve daha kısa ömürle ilişkilendirmiş ancak bunun nedenini tam olarak anlayamamıştı.

Arizona Üniversitesi'nin yakın tarihli bir araştırmasında büyük köpeklerin beyninin küçük köpeklerin beyinlerinden daha hızlı yaşlanmadığının tespit edilmesi, hayvanların bilişsel gerileme yaşamadan önce öldüğüne işaret ediyor.

erb
Noah Snyder-Mackler, Homer (ortada) ve Juno adlı iki köpeğiyle birlikte (Deanna Dent / Arizona Eyalet Üniversitesi)

LINE1 aktivitesinin yaşlanmanın bir nedeni mi yoksa sonucu mu olduğunu belirlemek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç var. Ancak araştırmacılar, bulguların hem köpeklere hem de bize fayda sağlayarak bilim insanlarının büyük köpeklerin ömrünü uzatacak yöntemler geliştirmesine yardımcı olmasını umuyor.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden öğretim üyesi ve çalışmanın kıdemli yazarı Noah Snyder-Mackler, "Tek bir tür içinde yaşam süresi açısından çarpıcı farklılıklar sergilediği için köpekler yaşlanmayı anlama açısından olağanüstü bir model sunuyor" diyor.

Snyder-Mackler, "Çalışmamız, transpozonların memelilerde yaşlanma sürecinin temel bir parçası olabileceğine işaret ediyor" diye ekliyor.

Eğer durum böyleyse bu unsurları veya onları düzenleyen mekanizmaları hedef almak, insanlarda sağlıklı yaşam süresini uzatmaya yönelik gelecekteki tedavilerde umut verici bir yol olabilir.

Independent Türkçe


Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
TT

Ben Affleck, eski rol arkadaşından hâlâ korktuğunu söyledi

Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)
Ben Affleck, Rosamund Pike'ın 2014 yapımı Kayıp Kız'daki ürkütücü performansından "hâlâ korktuğunu" itiraf etti (20th Century Studios)

Ben Affleck, birlikte oynadıkları filmin üzerinden 10 yıldan uzun süre geçmesine rağmen performansının etkisini hâlâ üzerinden atamadığı rol arkadaşının kim olduğunu açıkladı.

Can Dostum'un (Good Will Hunting) yıldızı, David Fincher'ın yönettiği 2014 yapımı gerilim filmi Kayıp Kız'da (Gone Girl), eşi Amy Dunne'ın gizemli bir şekilde kaybolmasıyla bağlantılı bir şüpheli olan Nick Dunne'ı canlandırmıştı.

Variety'ye verdiği röportajda Affleck, çekimlerden sonra aralarında geçen bazı konuşmaları anlatarak filmdeki eşini oynayan rol arkadaşı Rosamund Pike'tan "hâlâ korktuğunu” itiraf etti.

54 yaşındaki Affleck, kaydedilen video röportajda tedirginmiş gibi yaparak "Ona, 'Selam Rosamund. Nasılsın?' falan diyorum" dedi.

Sözlerine, "Hâlâ bir nevi öyle bakıyor. Neyden bahsettiğimi biliyorsunuz, değil mi?" diye devam eden aktör, ardından Pike'ın filmdeki soğuk performansını ve Britanya aksanını taklit etmeye çalıştı.

dfgh
Ben Affleck ve Rosamund Pike, gerilim filmi Kayıp Kız'da karıkoca rolündeydi (20th Century Studios)

Pike'ın karakterine bürünen Affleck gizemli bir ses tonuyla, "Merhaba Ben, seninle konuştuğuma sevindim" dedi. 

Affleck, "Ben de 'Ah, lanet olsun' falan oluyorum" diye şaka yaptı. 

Hâlâ o özelliğe sahip. Harika bir performanstı. Filmde muhteşemdi.

Gillian Flynn'in aynı adlı romanından uyarlanan Kayıp Kız, görünüşte mükemmel bir evliliğe sahip Nick ve Amy çiftini konu alıyor. Amy'nin evlilik yıldönümlerinde beklenmedik şekilde kaybolması ve Nick'in baş şüpheli haline gelmesiyle aşk hikayelerinde dönüm noktası yaşanıyor. Amy'nin, eşini suçlu göstermek için kendisine kayıp süsü verdiği ortaya çıkıyor.

Pike, 2015'te En İyi Kadın Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiş ancak ödül nihayetinde Unutma Beni'deki (Still Alice) rolüyle Julianne Moore'a gitmişti.

Hikayenin merkezindeki çifti canlandırmaları için ilk tercih edilen isimler Affleck ve Pike değildi. Başlangıçta rol için Jon Hamm düşünülmüştü ancak o sırada 6. sezonu yayımlanan Mad Men'deki sorumlulukları nedeniyle aktör çekimlere katılamamıştı.

2023'te Watch What Happens Live'a konuk olan Hamm, "Rol benim olacaktı ama Bay Draper'ın süregelen maceralarını çekmemiz gerekiyordu" demişti.

Pike'ın rolü de neredeyse Reese Witherspoon'a gidecekti ancak Fincher, onun bu role uygun olmadığına karar vermişti.

Witherspoon, Las Culturistas podcast'inde "[Fincher] beni karşısına oturttu ve bunun için onu suçlamıyorum ama David 'Bu rol için tamamen yanlışsın ve seni bu role almayacağım' dedi" diye anlatmıştı.

Rolü kaçırsa da geriye dönüp bakınca yönetmeni "tamamen haklı" bulduğunu söylemişti.

Fincher harika bir iş çıkardı, Rosamund Pike çok şeytani ve Ben Affleck ise bunun tam tersi bir avanak.

Kayıp Kız, dünya çapında 369,3 milyon dolar gişe hasılatı elde ederek büyük bir başarı yakalamıştı.

Independent Türkçe


İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
TT

İzleyiciler Netflix'in yeni gerilimini Emmy'li diziye benzetiyor

Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)
Josh Hartnett, Netflix’in yeni gerilim dizisi Below'da gizemli bir deniz yaratığıyla mücadele eden sert mizaçlı bir balıkçı rolünü üstleniyor (Netflix)

Yeni bir Netflix dizisinin, Apple TV'nin popüler doğaüstü komedisi Widow's Bay'le olumlu benzerliklerine dikkat çekiliyor.

6 bölümlük mini dizi Below'da Josh Hartnett, gizemli bir deniz yaratığının dehşet saçtığı küçük bir Newfoundland kasabasında yaşayan sert mizaçlı bir balıkçı rolünde.

Konusu nedeniyle dizi, doğaüstü olaylarla kuşatılmış New England'daki izole bir adada geçen ve kısa süre önce Emmy Ödülleri'nde rekorlar kıran Widow's Bay'e benzetiliyor.

Financial Times'tan bir eleştirmen yeni diziyi "Netflix'in Widow's Bay'e yanıtı" diye nitelerken, bir sosyal medya kullanıcısı da X'te şöyle yazdı: 

Bu biraz tartışmalı olabilir ama Below, Widow's Bay'den daha sürükleyici bir 'küçük topluluk odaklı gizem/gerilim' dizisi. Temposu daha iyi, karakterleri daha sempatik ve ortamı sıradan bir küçük kasabadan ziyade eşsiz bir yere benziyor. Ama sadece iki bölüm izledim, bakalım nihai karar ne olacak.

Öte yandan Below'un yaratıcısı Jesse McKeown ve yönetici yapımcısı Jessica Rhoades yakın zamanda The Hollywood Reporter'a verdikleri röportajda, iki dizinin tonunun çok farklı olduğuna dikkat çekti.

Yayın kuruluşuna konuşan Rhoades, "Dizilerin arkasındaki ekipler birbirinden çok farklı ve her iki dizi de yaratıcılarına özgü. Katie'nin [Widow's Bay'in yaratıcısı Dippold] senaryosunu yıllardır biliyordum; ona herkes bayıldı, muhteşemdi" dedi.

Rhoades sözlerine şöyle devam etti: 

Jesse'nin senaryoları ise çok farklı ve çok spesifikti. Bence bu dizileri genel anlamda ele alınca, tanıtım metninde anlatınca ya da belki fragmanı izleyince durum değişiyor. Ama senaryolar gerçekten çok farklıydı. Her ikisinin de çok farklı yol gösterici ilkeleri ve hedefleri vardı. Benim için bu bir endişe kaynağı değildi çünkü paralel bir yolda ilerlerken bile farklı diziler yaptığımızı biliyordum.

McKeown ise Widow's Bay'in fragmanını ilk gördüğünde diziler arasında benzerlikler olabileceğinden endişelendiğini kabul ederek şöyle dedi:

Çekimler bitene kadar bunun farkında değildim, bu yüzden ilk tepkim 'Kahretsin' oldu. Ama izleyen herkes bana bunun çok farklı olduğuna dair güvence verdi.

Widow's Bay'in yıldızı Kate O'Flynn önceki aylarda The Independent'a yaptığı açıklamada, ezilen karakteri Patricia'nın izleyiciye bu kadar yakın geleceğini tahmin etmediğini söylemişti.

O'Flynn, "İnsanların onunla bu kadar bağ kuracağını pek tahmin etmemiştim ve bunu yapmaları gerçekten içimi ısıtıyor. Çünkü sanki herkesin içinde bir Patricia var ya da içlerindeki Patricia'dan korkuyorlar gibi geliyor. Ancak Patricia, toplum içinde böyle olmaktan kendini alamıyor ve bu yüzden onun bu şekilde desteklendiğini görmek harika" demişti. 

Her şeyin bu şekilde gelişmesi resmen bir hayalin gerçekleşmesi oldu. Açıkçası aslında hâlâ çok inanılmaz geliyor ama çok heyecanlıyım.

Below, Netflix'te halen yayında.

Independent Türkçe