Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
TT

Sam Altman'ın OpenAI'dan kovulmasıyla ilgili tüm bilinenler

Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)
Altman yönetiminde şirketin değeri yaklaşık 80 milyar dolara ulaştı (OpenAI)

Sohbet botu ChatGPT ve görsel üretim aracı Dall-E'yi geliştiren ABD'li yapay zeka firması OpenAI'ın kurucu ortağı ve CEO'su Sam Altman'ın dün gece aniden kovulması teknoloji camiasını çalkaladı.

Altman'ın "yönetim kuruluyla iletişim kurarken samimi davranmadığı" gerekçesiyle görevden alındığı bildirildi.

Şirketten cuma günü yapılan açıklamada, yönetim kurulunun Altman'a güvenini kaybettiği ifade edilirken, görevi baş teknoloji sorumlusu Mira Murati'nin geçici olarak üstlenmesi bekleniyor.

Açıklamada, Altman'ın davranışlarının yönetim kurulunun sorumluluklarını yerine getirmesini engellediği savunuluyor:

Yönetim kurulunun, onun OpenAI'a liderlik etmeyi sürdürme becerisine güveni kalmadı.

Altman ise haberin ardından X'te paylaştığı mesajında, "OpenAI'da geçirdiğim her anı çok sevdim. Kişisel olarak benim için ve umarım biraz da dünya için dönüştürücü bir güç oldu. En önemlisi de böylesine yetenekli insanlarla çalışmak beni mutlu etti" diye yazdı.

Altman yapay zekanın "küresel yüzü" olarak görülüyordu. Kısa süre içinde birçok devlet başkanıyla da bir araya gelen iş insanı, geçen hafta ABD'nin San Francisco kentindeki Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği konferansına da OpenAI CEO'su olarak katılmıştı.

Altman'ın ardından şirkette yaprak dökümü

The Verge'ün edindiği bilgilere göre OpenAI çalışanları da haberi kamuoyuyla beraber öğrendi.

Şirketin bir diğer patronu ve kurucu ortağı Greg Brockman'ın da haberin ardından istifa ettiği haberi geldi. Brockman'ın yönetim kurulu başkanlığından ayrılacağı ama şirkette kalacağı belirtildi. İş insanı, "Sam ve ben, yönetim kurulunun bugün yaptıkları karşısında şoke olduk ve üzüldük" ifadelerini kullandı.

Bunun yanı sıra şirketin üç kıdemli araştırmacısının da istifa ettiği öğrenildi. Bu isimlerden Jakub Pachocki şirketin araştırma direktörü olarak görev yapıyor, Aleksander Madry yapay zekadan kaynaklanan potansiyel riskleri değerlendiren ekibi yönetiyor, Szymon Sidor da şirkette 7 yıldır araştırma yürütüyordu.

Altman ve Brockman'ın ayrılmasının ardından kalan yönetim kurulu üyeleri şu şekilde:

Şirketin baş bilim insanı Ilya Sutskever, Quora CEO'su Adam D'Angelo, GeoSim Systems'in eski CEO'su Tasha McCauley ve Georgetown Güvenlik ve Güvenlik Merkezi'nde strateji direktörü Helen Toner.

Microsoft'un bile haberi yokmuş

2020'de CEO'luk görevine getirilen Altman'ın kovulmasının ardındaki gerçek sebebin Microsoft'la yapılan milyarlarca dolarlık yatırım anlaşmasını yönetim kuruluyla müzakere etmeden yapması olduğu da iddialar arasında.

Nitekim Altman'ın, Microsoft CEO'su Satya Nadella'yı şirkete 10 milyar dolar taahhüt etmeye tek başına ikna ettiği konuşuluyordu. Bu hamleyle şirketin değeri neredeyse üç kat artarak 29 milyar dolardan 80 milyar doların üzerine çıkmıştı.

Öte yandan Microsoft söz konusu gelişmenin ardından şirketle ipleri koparmayı tercih etmedi.

xsrt5hy6
Microsoft, OpenAI'la ortaklık kurarken binlerce çalışanını da işten çıkarmıştı (AA)

The Verge'e konuşan Microsoft sözcüsü Frank Shaw, şirkete ortak olmaya devam edeceklerini bildirdi.

Shaw "OpenAIla uzun vadeli bir ortaklığımız var ve Microsoft, yapay zekanın bir sonraki çağını müşterilerimize sunarken Mira ve ekibine bağlı kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

Axios'un haberine göreyse Microsoft, şirketin Altman'ı görevden aldığını haberin kamuoyuyla paylaşılmasından sadece bir dakika önce öğrendi.

Spekülasyona açık bir zamanlama

Altman'ın OpenAI'den kovulmasının hemen öncesinde şirketle ilgili bir dizi dikkat çekici gelişme basına yansımıştı.

İlk olarak 6 Kasım'da OpenAI, müşterilerine kendi ChatGPT'lerine oluşturmalarına olanak tanıyan özellikleri duyurmuştu.

9 Kasım'da Microsoft, "güvenlik kaygılarını" gerekçe göstererek çalışanlarının ChatGPT'ye erişimini aniden kesmişti.

15 Kasım'da OpenAI, yeni ChatGPT üyeliklerini dondurmuştu. Sistemin çok yoğun olduğu gerekçe gösterilse de ChatGPT kullanımının aslında azaldığı biliniyor. Similarweb'e göre ChatGPT internet sitesine (chat.openai.com) masaüstü ve mobilden girenlerin sayısı mayıs ve haziran arasında yüzde 9,7 azalmıştı.

Altman güvenlik açığını önemsemedi mi?

İş insanının kovulmasına yönelik teorilerden biri, ChatGPT'nin hızla piyasaya sürülen yeni versiyonlarının ciddi bir güvenlik açığı barındırdığı ve veri sızıntısına yol açabileceği yönünde.

OpenAI'ın bu sorunu kimseye açıklamadığı ama Microsoft'un durumdan haberdar olduğu öne sürülüyor.

Mart ayında, ChatGPT kullanıcıları, birdenbire diğer kullanıcıların özel sohbetlerini görüntüleyebilmeye başlamıştı. Sohbet botuyla ilgili güvenlik açıkları bu olayın ardından daha çok konuşulur hale gelmişti.

Ayrıca bir dizi dev teknoloji firması, çalışanlarının şirket telefonlarından ChatGPT'ye girmesini de yasaklamıştı.

Bu spekülasyona göre Altman'ın sürekli yeni tanıtım ve geliştirmelere öncelik vermesi, önemli güvenlik ve gizlilik testlerinin geri planda kalmasına neden oldu.

Ancak Murati'nin Altman'ın yerine CEO olarak atanması bu teoriyi de sorguya açıyor. Nitekim güvenlikle ilgili herhangi bir sorun nedeniyle CEO'dan önce CTO'nun, yani Murati'nin hesap vermesi beklenir. Kurulun açıklamasında belirtildiği gibi, ürün ve güvenlikten Murati sorumluydu.

Altman OpenAI'a para mı kaybettirdi?

Altman'ın ve onun ardından istifa eden Brockman'ın, yönetim kurulunun hoşlanmayacağını bildiği cesur bir hamle yapmak istemiş olabileceği de iddialar arasında. İkilinin yönetim kurulundan gizli bir yatırım anlaşması yapmış olabileceği konuşuluyor.

Bunun yanı sıra ChatGPT'yi halka açmanın da şirkete ciddi para kaybettirdiği biliniyor. Yönetim kurulunun diğer üyeleri bu durumdan hoşlanmamış olabilir. Daha önce ChatGPT'yle yapılan her sohbetin OpenAI'a ortalama 1-9 cente mâl olduğu bildirilmişti. İleri vadede şirketin bu stratejiyi sürdürmesinin mümkün olmayacağı yorumları yapılıyordu.

Yine de OpenAI'ın aldığı milyarlarca dolarlık yatırım bu kaybı telafi etmeye yetebilir.

Bu noktada akşa şu soru geliyor: Altman kurulun tavsiyesine aykırı davranıp ciddi bir maliyete neden olacak şirket içi gizli proje mi yürüttü?

Yapay zeka felsefesinde anlaşamadılar mı?

San Francisco merkezli OpenAI'ın kurucuları arasında Elon Musk da yer alıyor. Ancak Musk, kuruluştan kısa süre sonra şirketten ayrılmıştı.

ChatGPT'nin piyasaya sürülmesinin ardından şirketi sıklıkla eleştiren Musk, OpenAI'ın kar amacı gütmeme hedefinden saptığını savunuyor. Milyarder, şirketin ürettiği GPT dil modeli serisinin risklerinin de yeterince değerlendirilmediği görüşünde.

Öte yandan Semafor'un konuştuğu kaynaklar, Musk'ın şirketin başına geçmek için Altman'a 2018'de teklif götürdüğünü öne sürmüştü. Altman'ın teklifi kabul etmemesi üzerine Musk'ın şirketten ayrıldığı iddia edilmişti.

Yine de şirketin yönetim kurulu içinde Musk gibi düşünen birilerinin olabileceği öne sürülüyor. Altman'ın şirketi kökenlerinden çok daha kurumsal bir yöne götürdüğü, yasal statüsünü değiştirdiği ve hızla ürün geliştirmeye odaklandığı açık.

Bu durum, Türkçede "açık yapay zeka" anlamına gelen OpenAI'ın açıklığını kaybettiği yorumlarını da beraberinde getirmişti.

Altman, Zuckerberg'den farklı: Hiçbir hisse senedi almamış

11 Mart 2019'da OpenAI, en iddialı yapay zeka modellerini geliştirmek için gereken bilgi işlem gücünü karşılama amacıyla yeterli parayı toplayabilmek için kâr amaçlı bir kuruluş haline geldiklerini duyurmuştu.

Öte yandan Altman o dönemde bir teknoloji patronu için alışılmadık bir karar da vermişti.

Semafor'un haberine göre iş insanı, kâr amacı güden bu yeni kuruluşun hisse senetlerinden hiç almamıştı. Nitekim Altman zaten son derece zengindi, epey başarılı birkaç teknoloji girişimine yatırım yapıyordu ve paraya ihtiyacı yoktu.

Bu durumun da Altman'ın kovulmasını kolaylaştırdığı düşünülüyor.

Fikri mülkiyet ve yasal sorumluluklar ne olacak?

Altman, bu ayın başlarında TechCrunch'a verdiği bir röportajda şirketin yapay zeka araçlarını geliştirirken kullandığı devasa veri kümesinin herhangi bir telif sorununa yol açmasını istemediğini söylemişti.

ChatGPT veya Dall-E gibi yapay zeka sistemleri, internette yer alan milyonlarca görsel ve metinle eğitiliyor. Bu da söz konusu görsel ve metinlerin esas sahiplerinin haklarının ne olacağı sorusunu gündeme getiriyor.

Bu durumun da Altman ve yönetim kurulu arasında bir tartışma başlığı haline gelmiş olması mümkün.

Kripto paraya mı, politikaya mı yoğunlaşacak?

Altman aynı zamanda Worldcoin adlı bir kripto para projesi de geliştiriyor. Projenin 115 milyon dolar yatırım aldığı biliniyor.

Altman temmuz sonunda Worldcoin'i piyasaya sürmüştü.

Kullanıcılar, burada World App uygulamasını indirerek payını rezerve edebiliyor. Ardından bir World ID almaları gerekiyor.

Kimlik anlamına gelen bu ID'yle kullanıcıların, çevrimiçi ortamda gerçek ve benzersiz bir kişi olduğunu kanıtlaması sağlanıyor. Girişim, iris tarama odaklı global blok zinciri tabanlı kimlik tanıma sistemi geliştirmeye odaklanıyor. Diğer bir deyişle kullanıcıların bu kimliği alabilmesi için sisteme gözünü taratması gerekiyor.

Worldcoin, gözü aracılığıyla bir kullanıcının bot mu yoksa insan mı olduğunu tespit eden Orb adlı bir biyometrik görüntüleme/doğrulama cihazı kullanıyor. 

Sistemin göz tanıma üzerine kurulu olması ise veri gizliliğine dair endişeleri gündeme getiriyor.

Diğer yandan Altman'ın, 2024 başkanlık yarışında desteklemeyi planladığı Dean Phillips'in kampanyası için de zaman ayırmak istediği söyleniyor.

Demokrat Partili siyasetçi, 2019'dan bu yana Minnesota'nın 3. kongre bölgesinde ABD temsilcisi olarak görev yapıyor.

Kız kardeşinin iddiaları yeniden gündemde

Altman'ın görevinden uzaklaştırılması, kız kardeşinin daha önce çok konuşulan iddialarını da yeniden gündeme getirdi.

Annie Altman, ağabeyinin duyarsız ve hırslı bir insan olduğu için ailesiyle arasının açıldığını söylemişti. Annie ayrıca "çoğunlukla Sam Altman olmak üzere" biyolojik kardeşleri tarafından cinsel, fiziksel, duygusal, sözlü, mali ve teknolojik tacize uğradığını iddia ediyor.

Sam Altman kimdir?

22 Nisan 1985'te Chicago'da doğan Altman, 2015'te OpenAI'ın kurucuları arasında yer almıştı.

38 yaşındaki girişimci, 19 yaşındayken konum tabanlı bir sosyal ağ mobil uygulaması olan Loopt'un kurucularından olmuştu. Bu uygulamayı daha sonra 43 milyon dolara satmıştı.

Ayrıca 2014'te CEO Yishan Wong'un istifasının ardından 8 gün boyunca ünlü internet forumu Reddit'in de CEO'su olarak görev yapmıştı.

Yararlanılan kaynaklar: The Verge, Hindustan Times, Axios, Reuters, Business Today, Semafor, TechCrunch, Slate, Guardian,Independent Türkçe



Nolan'ın 20 yıllık dönem filmi yeniden gündemde: Yüzyılın en iyilerinden

Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
TT

Nolan'ın 20 yıllık dönem filmi yeniden gündemde: Yüzyılın en iyilerinden

Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)
Oscar adayı Hugh Jackman, Christopher Nolan'ın 2006 tarihli filmi Prestij'de, eşi Julia'nın bir gösteri sırasındaki trajik ölümünden sorumlu tuttuğu Alfred Borden'dan intikam almak isteyen Robert Angier rolündeydi (Warner Bros.)

Şu sıralar vizyondaki Odyssey'le (The Odyssey) gişe rekorları kıran Christopher Nolan'ın benzersiz anlatımıyla şekillenen Prestij (The Prestige), gösterime girmesinin üzerinden 20 yıl geçmesine rağmen izleyicileri büyülemeyi sürdürüyor. 

Yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla 2006'da seyirciyle buluşan film, aradan geçen yıllara rağmen Netflix izleyicileri tarafından "başyapıt" diye anılıyor.

Christopher Nolan ve kardeşi Jonathan Nolan'ın, Christopher Priest'in 1995 tarihli aynı adlı romanından sinemaya uyarladığı film, Viktorya dönemi Londrası'nda geçiyor.

Hikayenin merkezinde Hugh Jackman ve Christian Bale'in canlandırdığı, birbirine rakip iki sahne sihirbazı yer alıyor.

Jackman'ın canlandırdığı Robert Angier, eşini bir gösteri sırasında kaybedince iki sihirbazın dostluğu düşmanlığa dönüşüyor.

Angier ve Bale'in hayat verdiği Alfred Borden, yıllar boyunca birbirlerinin gösterilerini sabote etmek için her türlü sınırı zorluyor.

Jackman ve Bale'e Michael Caine, Scarlett Johansson, Rebecca Hall, Andy Serkis ve David Bowie eşlik ediyor.

Birleşik Krallık merkezli köklü gazete Express, giderek yükselen gerilimi ve incelikle kurulan yapısı sayesinde filmin gerçek bir sihirbazlık numarası gibi işlediğini yazıyor:

Doğrusal olmayan, parçalı anlatısı izleyicinin dikkatini bir an bile ekrandan ayırmasına izin vermiyor.

Gösterime girdiği dönemde gişede başarı kazanan film, En İyi Sinematografi ve En İyi Sanat Yönetimi dallarında Oscar'a aday gösterilmişti.

Eleştirmenler ve sinemaseverler, Prestij'i bugün de Nolan'ın erken dönem başyapıtlarından biri olarak görüyor.

Bağımsız sinema platformu ve podcast The Take-Up'ın ekibi filmi "çatışan dünya görüşleriyle ortak saplantıların görkemli ve heyecan verici bir tasviri" diye nitelendirirken, izleyiciler de filmin incelikli kurgusunu, güçlü oyunculuklarını ve beklenmedik ters köşelerini övüyor.

IMDb'deki bir izleyici Prestij'i "Nolan'ın hak ettiği değeri görmemiş başyapıtı" diye nitelendiriyor. 

Bir başka izleyici ise filmin 20 yıl sonra bile büyüsünü koruduğunu belirterek şu yorumu yapıyor:

Bu yüzyılın en iyi filmlerinden biri.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Listelerin zirvesindeki dizi tek sezonda iptal edildi

Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
TT

Listelerin zirvesindeki dizi tek sezonda iptal edildi

Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)
Sür ya da Öl, birbirlerinin her şeyini bildiğini düşünen Debbie Claybourne (Octavia Spencer, solda) ve Judith Burton (Hannah Waddingham, sağda) adlı iki dostun hikayesini anlatıyor (Amazon Prime Video)

Prime Video, başrollerini Hannah Waddingham ve Octavia Spencer'ın paylaştığı Sür ya da Öl'ü (Ride or Die) ilk sezonunun ardından iptal etti. 

Yaz döneminin dijital yayıncılık alanındaki en başarılı yapımlarından birinin Prime Video'da devam etmeyecek olması sektörde şaşkınlık yarattı. 

Ancak Deadline'a göre dizinin başlıca yapımcılarından Paramount Television Studios, aksiyon ve komediyi buluşturan diziye yeni bir platform bulmak için görüşmelere başladı.

İlk kez Aralık 2023'te duyurulan ve bu yıl temmuzda izleyiciyle buluşan Sür ya da Öl, birbirini çok iyi tanıdığını düşünen iki yakın dostun hikayesini anlatıyor.

Octavia Spencer'ın canlandırdığı Debbie Claybourne'le Hannah Waddingham'ın hayat verdiği Judith Burton'ın sıradan yaşamları, Judith'in aslında uluslararası bir suikastçı olduğunun ortaya çıkmasıyla altüst oluyor.

Geçmişten gelen gizemli bir figürün ortaya çıkması ve bir suikast girişiminin ters gitmesi üzerine ikili, peşlerindeki güvenlik güçlerinden, profesyonel katillerden ve tehlikeli suçlulardan kaçarak Avrupa boyunca zamana karşı yarışıyor.

Yüksek bütçeli yapımları geride bıraktı

Yayın hayatına sessiz sedasız başlamasına rağmen kısa sürede ABD'nin günlük izlenme listelerinde zirveye çıkan dizi, Kainatın Hakimleri (Masters of the Universe) gibi yüksek bütçeli yapımları bile geride bırakmıştı. 

Luminate ve Nielsen verilerine göre ilk haftalarında dijital yayın listelerinin üst sıralarında yer alan yapım, yayımlandıktan sonraki ilk 14 günde Prime Video'nun ABD'de en çok izlenen yeni dizisi olmuştu.

Dünya genelinde de geniş bir izleyici kitlesine ulaşan Sür ya da Öl, üç hafta boyunca Prime Video'nun en çok izlenen orijinal dizisi olmayı başarmıştı.

Dizi, yayımlanmasının üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen hâlâ platformun küresel ilk 10 listesinde yer alıyor. İzleyicilerin sezonu tamamlama oranının da yeni sezon onayı alan diğer dizilerle benzer seviyede olduğu belirtiliyor.

Eleştirmenlerden ve izleyicilerden yüksek puan

Hem seyircilerin hem de televizyon yazarlarının beğenisini kazanan yapım, Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 96, izleyicilerden ise yüzde 85 oranında olumlu değerlendirme aldı.

Variety eleştirmeni Aramide Tinubu, diziyle ilgili değerlendirmesinde şöyle yazmıştı:

Sür ya da Öl en çok Thelma ve Louise'in (Thelma & Louise) ruhunu yakaladığı anlarda parlıyor. Spencer ve Waddingham arasındaki muazzam uyum izleyiciye de geçiyor. Waddingham'ı tam anlamıyla bir aksiyon yıldızı olarak izlemek de harika.

Tessa Coates'un yarattığı Sür ya da Öl'ün dizi sorumluluğunu Matt Miller ve Peyton Reed birlikte üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Ed Skrein, Calam Lynch, Savannah Steyn, Jamie Parker ve Bill Nighy de yer alıyor.

Paramount Television Studios, Amazon MGM Studios, Double Dream ve Orit Entertainment imzalı dizinin devam edip etmeyeceği, başka bir platformun projeyi devralmasına bağlı.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, TVLine


Tüm beklentileri aşan Resident Evil gişeyi fethetti

Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)
Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Tüm beklentileri aşan Resident Evil gişeyi fethetti

Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)
Resident Evil'da Euphoria ve Silahlar'la tanınan 30 yaşındaki Austin Abrams'ın canlandırdığı tıbbi kurye Bryan, sıradan bir teslimat gecesinde kendisini kaderin acımasız oyununun ortasında buluyor (Sony Pictures Releasing)

Silahlar'ın (Weapons) yönetmeni Zach Cregger, Resident Evil uyarlamasıyla gişeyi bir kez daha salladı. 

1990'lardan günümüze uzanan efsanevi korku oyunu serisinin yeni sinema uyarlaması, açılış hafta sonunda Kuzey Amerika'da 60 milyon dolar hasılat elde etti. Beklentileri fazlasıyla aşan bu sonuç, 24 yıllık korku serisinin en büyük açılışı olarak kayıtlara geçti.

Serinin önceki açılış rekoru, 26 milyon dolarla Milla Jovovich'in başrolünde yer aldığı 2010 yapımı Ölümcül Deney: Ölümden Sonra'ya (Resident Evil: Afterlife) aitti.

Uluslararası pazarlarda 48,3 milyon dolar kazanan yeni Resident Evil, dünya genelinde toplam 108,3 milyon dolarlık güçlü bir açılış yaptı.

Gişe tahminlerinin üst sınırının 10 milyon dolar üzerine çıkt

Hafta sonu öncesinde filmden Kuzey Amerika gişesinde 40 ila 50 milyon dolarlık bir açılış yapması bekleniyordu.

Sony'nin Resident Evil serisini yeniden canlandıran ve sinemadaki 8. halkası olan yapım olumlu eleştiriler, izleyiciler arasında kulaktan kulağa yayılan övgüler ve Cregger'a duyulan güven sayesinde tahminleri aşmayı başardı.

2022 yapımı düşük bütçeli Barbarian'la dikkatleri üzerine çeken Cregger, geçen yıl 43 milyon dolarla açılış yapan Silahlar sayesinde korku sinemasının önde gelen yönetmenlerinden biri haline gelmişti.

38 milyon dolarlık bütçeyle çekilen Silahlar, dünya genelinde 270 milyon dolar hasılat elde etmiş ve Amy Madigan'a Oscar kazandırmıştı.

Rentrak Piyasa Trendleri Başkanı ve gişe analisti Paul Dergarabedian, sonucu şöyle değerlendirdi:

Zach Cregger'ı Resident Evil gibi büyük bir serinin başına getirmek, tanıdık bir hikayenin izleyicilere yeniden taze ve özgün görünmesini sağladı. Z kuşağı da gişeyi sürükleyen başlıca güçlerden biri haline geldi ve korku filmlerine büyük ilgi gösteriyor.

Sony'den 75 milyon dolarlık yeni başlangıç

Sony, önceki yeniden başlatma girişiminden 5 yıl sonra seriyi canlandırmak için yeni filme 75 milyon dolar ayırdı. 

Stüdyonun 2021'deki önceki yeniden başlatma girişimi Resident Evil: Raccoon Şehri (Resident Evil: Welcome to Raccoon City), 25 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya genelinde yalnızca 42 milyon dolar kazanarak hem eleştirmenler hem de gişe açısından hayal kırıklığı yaratmıştı.

1996'da video oyunu serisi olarak başlayan Resident Evil, ilk kez 2002'de Milla Jovovich'in başrolünde sinemaya uyarlanmıştı. Jovovich, eski güvenlik görevlisi Alice rolünü 2000'ler ve 2010'lar boyunca 5 devam filminde daha canlandırmıştı.

Önceki filmler yaklaşık 20 milyon dolarlık açılışlar yaparken, Ölümcül Deney: Son Bölüm (Resident Evil: The Final Chapter) dünya genelinde elde ettiği 314 milyon dolarla hâlâ serinin dünya genelinde en yüksek hasılata ulaşan filmi.

2026'nın en yüksek puanlı korku filmi

Yeni Resident Evil'da Cregger, Silahlar'da rol alan Austin Abrams'la yeniden bir araya geliyor. Abrams, Raccoon Şehri'nde virüsün yarattığı canavarların arasında hayatta kalmaya çalışan bir tıbbi kuryeyi canlandırıyor.

Rotten Tomatoes'ta eleştirmenlerden yüzde 96 oranında olumlu yorum alan ve CinemaScore sinema çıkış anketlerinden "B+" alan film, Cregger'ın kariyerindeki en yüksek olumlu eleştiri oranına ulaşarak Silahlar'ı geride bıraktı.

Yapım aynı zamanda Rotten Tomatoes verilerine göre 2026'nın en yüksek olumlu eleştiri oranına sahip korku filmi oldu.

FranchiseRe bülteninin yayıncısı David A. Gross değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

Pandemi döneminde bocalayan önceki filmin ardından bu, seri için muazzam bir geri dönüş. Eleştiriler olağanüstü, izleyici puanları da korku türü için son derece güçlü.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Hollywood Reporter