Odaklanmanıza yardımcı olacak ofis araçları

Odaklanmanıza yardımcı ofis araçları organizasyon çalışmalarına katkıda bulunuyor.

Aura yüzük
Aura yüzük
TT

Odaklanmanıza yardımcı olacak ofis araçları

Aura yüzük
Aura yüzük

Masalarımıza koyduğumuz küçük şeyler üretkenliğimizde önemli bir rol oynar. Neden mi? Çünkü yoğun çalışmak daha fazla dikkat dağınıklığına yol açabilir, bu yüzden odaklanmak için elimizden gelen yardımı almalıyız.

Şarku’l Avsat’ın Tribune Media’dan aktardığı habere göre işte işe odaklanma araçları

Size bu hedefe ulaşmanıza yardımcı olacak en iyi araçların bir listesini sunuyoruz.

- Ticktime Cube çalar saat. Bu küçük, kare çalar saati yan çevirerek zamanlayıcıları ayarlayabilirsiniz. Ayrıca bir kronometre modu ve 25 dakikalık bir çalışma seansı için bir "Pomodoro" zamanlayıcı bulacaksınız.

Tech Time Cube elektronik alarmlardan daha üstündür çünkü bir uygulama veya tarayıcı penceresi açmanızı gerektirmez ve ayarlamak için sadece okşamanızı gerektirir. Bununla birlikte, cihazın fiyatının 40 dolar olduğunu ve yakınınızdakilerin sesinden rahatsız olabileceğini belirtmek gerek.

Alarmda beliren geri sayım, elinizdeki göreve bağlı kalmanıza yardımcı olur, e-postaların veya göz atmanın dikkatinizi dağıtmasını önler ve iş akışınıza biraz eğlence katar.

- Eero Wi-Fi Yönlendirici. Bu cihaz, uzak köşelerde ve kalın duvarlarda bile size güçlü bir İnternet bağlantısı sağlar. Kurulumu yalnızca üç dakika sürer ve diğer kafa karıştırıcı yönlendiricilerin aksine ayarlanması gereken karmaşık ayarlara sahip değildir. Eviniz büyükse kapsama alanını genişletmek için bu ünitelerden bir grup bağlayabilirsiniz.

Defterler, kalemler ve masalar

- Leuchtturm1917 Defter. Notları kolayca düzenlemek için boş bir tablonun yanı sıra 8'i delikli ve çıkarılabilir 187 sayfa içeren bu defterin kalın kağıdını ve sağlam kapağını seveceğinize şüphe yok. Ayrıca arşivleme ve sınıflandırma için çıkartmalar ve geniş başlıklar yazmak ve fikirleri gözden geçirmek için noktalı sayfalar bulacaksınız. Amazon'dan 17,50 dolara satın alabilirsiniz, ancak kesinlikle en ucuz seçenek değil.

Daha ucuz bir ürün arıyorsanız, sağlam tasarımıyla öne çıkan ve birbirine kenetlenmiş ve noktalı kağıtlara sahip 124 kalın sayfa içeren 6,29 dolar fiyatlı Artfan Bullet Dotted Journal'ı öneririz. Defter düz bir şekilde açılıyor ve içinde bir cep ve kauçuk bir kapak bulunuyor.

- Pilot Frixion Clicker Silinebilir Jel Kalem. Bu, geleneksel kağıt üzerinde kullanabileceğiniz tek bulaşmayan, silinebilir kalem olabilir. Ürün üç adetlik bir paket halinde 5 dolara satılıyor ve çeşitli renkleri de mevcut.

Tech Time Cube çalar saat
Tech Time Cube çalar saat

- Flexispot Elektrikli Ayakta Çalışma Masası. Pandemi döneminde yaygınlaşan bu ofis tipi, kullanıcısının ayakta ya da evde oturarak rahatça çalışmasına olanak tanıyor, stresli iş günlerinde ve uzun çalışma saatlerinde büyük fark yaratıyor. Bir düğmeye basarak yüksekliğini ayarlayabilirsiniz.

Zayıf yönleri: Ayarlama gerektiriyor, ayarlamak için elektriğe bağlı olması gerekiyor ve fiyatı 200 dolar ama harika bir ürün diyebiliriz.

Alternatif: Ayrıca Etsy tarafından tasarlanan, normal bir masa veya dik bir masa olarak kullanılabilen ahşap bir masa (99 dolar) öneriyoruz. Sağlamdır, taşıması ve ayarlaması kolaydır.

Yüzük ve mikrofon

- Oura Akıllı Yüzük. Bu akıllı yüzük, uyku kalitenizi ve kondisyonunuzu izlemenize yardımcı olur ve yediğiniz yiyeceklerin ve yaptığınız egzersiz türünün konforunuz üzerindeki etkisini analiz eder.

"Oura" size diğer önemli yaşamsal ölçümleri de sağlar: Attığınız adım sayısı ve egzersiz seviyeniz gibi, aktivitenizi sürdürmeniz için sizi motive etmeye katkıda bulunur. Zayıf yönleri: Tam veri için aylık 6$ abonelik ve ürünün 259-309$ gibi yüksek bir fiyat etiketi.

- Shure MV7 USB Mikrofon. Kayıt yapmayı, toplantıları veya elektronik atölyeleri yönetmeyi seviyorsanız veya işinizde sese güveniyorsanız, ses ve video kayıtları, uzaktan eğitim ve Zoom toplantıları için kullanabileceğiniz Shuri MV7 USB mikrofonu (249 dolar) öneririz.

- Bu mikrofon bir dizüstü bilgisayara kolayca bağlanır veya bir XLR kablosuyla üst düzey ses ekipmanına bağlayabilirsiniz.



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct