Sensör teknolojili giysi engellilerin hayatını kolaylaştıracak

Kas aktivasyonu için geliştirilen sentetik giysi
Kas aktivasyonu için geliştirilen sentetik giysi
TT

Sensör teknolojili giysi engellilerin hayatını kolaylaştıracak

Kas aktivasyonu için geliştirilen sentetik giysi
Kas aktivasyonu için geliştirilen sentetik giysi

10 yıldan fazla bir süre önce küçük kızına beyin felci (Serebral palsi) teşhisi konulduğu sırada Mühendis Jeremiah Robison, Silikon Vadisi’nde giyilebilir teknoloji üzerinde çalışıyordu. Kızının yürüme zorluğu artarken, mühendis, kızının etrafta dolaşmasını kolaylaştırmaya nasıl yardımcı olabileceğini düşündü. Kızının durumu ile ilgili olarak ‘Teknolojinin sunduğu en iyi şey koltuk değnekleri, yürüteçler ve tekerlekli sandalyelerdi’ dedi.

Sensör teknolojili giysiler

Sonunda yeni bir şey üzerinde çalışmaya başladı. Bu teknoloji, kızının yürüyüşünü izleyebilecek sensörlerle donatılmış giysiler ve her adımına yardımcı olmak için bacaklarındaki kasları uyarabilen küçük elektrotlardan oluşuyordu.

İlham kısmen, bir terapistin kızının yürümesine yardım ettiği fizik tedavi randevularından geldi. Robison, “Terapisti ona elektrotlar takıyor ve belirli bir kasın harekete geçirilmesini istediğinde bastığı iki düğmeyle arkasında yürüyordu” dedi. Başka bir randevuda doktorlar onun yürüyüşünü analiz etmek için sensörler kullandı. Robison ise her iki yaklaşımı birleştiren ve her zaman giyilebilecek kişiye özel kıyafetler tasarlamanın mümkün olabileceğini fark etti.

Felçli hastalar için tasarlanmış basit bir giyilebilir cihaz zaten mevcuttu, ancak yalnızca tek bir kası uyarabiliyordu, bu durum her bir elektrotun manuel olarak yerleştirilmesini gerektiriyordu ayrıca kişinin kaslarının nasıl tepki verdiğini ölçebilecek sensörlere sahip değildi. Robison bazılarının tasarımının giysiye değil hapishane bileziğine benzediğini de söyledi. Robison 2018 yılında garajında, bacaklardaki tüm önemli kasları hedef alan biyonik külotlu çorapların prototipini yapmaya başladı.

2019’un sonunda Cionic adlı yeni girişiminin çalışan bir prototipi vardı. Kızı ilk ürün test uzmanı oldu ve salgın başladığında, daha büyük denemeler yapılıncaya kadar geçici olarak bunu test eden tek kişi oldu. 2021 yılına gelindiğinde Nöral Kılıf adı verilen son tasarım Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) sunuldu. 2022 yılında onaylandı ve bu yılın başında piyasaya çıktı. Kişinin ihtiyacına bağlı olarak tek bacağa veya her iki bacağa birden giyilebiliyor.

Sağlık araçları ve uygulamaları

Cihazın ilk müşterileri multipl skleroz, serebral palsi hastaları ve felç geçiren kişilerdi. Robison, “Hastalarımızdan duyduğumuz en önemli şeylerden biri, her adımda düşmekten korkarken yürümenin ne kadar yorucu olduğu” ifadelerini kullandı. Yeni ürünle birlikte “Daha dayanıklı bir şekilde daha uzun mesafe yürüyebiliyor, sevdikleriyle sohbet edebiliyor, günlük yaşam aktivitelerini yapabiliyorlar. Bu bize hafife alınacak bir şey gibi görünüyor. Ancak yürüyebilmek bağımsızlığın çok temel bir parçası” ifadelerini de sözlerine ekledi.

Alet, taktığınız anda yardımcı olmaya başlıyor. 30’lu yaşlarında MS Hastalığı (Multiple Skleroz) bir anne cihazı denemek için randevu aldı. randevuya tekerlekli sandalyeyle geldi ve fizik tedavi seansı sırasında 6 metre yürüyebildiğini söyledi. Robison randevu hakkında “Cihazı taktık ve bastonla yürümeye başladı, sonra şaşkınlıkla bize yürümeyi düşünmesine gerek olmadığını söyledi. Daha sonra bastonu elinden bırakıp koridorda bir aşağı bir yukarı yürümeye başladı. Bizimle görüşmesinin üzerinden 6 ay geçti. Bir videosunda gördüğümüze göre bugün çocuklarıyla birlikte bahçesinde oynayabiliyor” dedi.

Şirket, sağır ve işiten insanlar arasındaki konuşmalar için gerçek zamanlı altyazılar oluşturmak amacıyla yapay zekayı kullanan bir uygulama olan Ava’ya da yatırım yapıyor. Aynı zamanda, engelli kişilerden iş arayanları onlara uygun işlerle eşleştirmeye yardımcı olan bir iş platformu olan Inclusively’yi ve nöro çeşitliliğe sahip insanlar için çevrimiçi bir öğrenme platformu olan Daivergent’i de destekliyor.

İstatistikler, 2050 yılına kadar ABD nüfusunun beşte birinin bir tür hareket engelinden muzdarip olacağını gösterdiği için bu alanda daha iyi teknolojilere yönelik ihtiyaç giderek artıyor.

Şarku’l Avsat tarafından Tribune Medya Hizmetlerinden tercüme edilmiştir



The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe


39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
TT

39 yıllık serinin yıldızı: 5 günde izlenme listelerini salladı

Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)
Predator: Vahşi Topraklar'da android Thia'yı canlandıran 27 yaşındaki Amerikalı yıldız Elle Fanning, The Great'teki performansıyla Emmy adaylığı elde etmişti (20th Century Studios)

Dan Trachtenberg'in yönettiği Predator: Vahşi Topraklar (Predator: Badlands), Hulu'da yönetmenin 2022'de çektiği Prey'den bu yana en büyük film prömiyerine imza atarak platformun yeni bir numarası oldu. Geçen yılın çok konuşulan filmlerinden Vahşi Topraklar, platformdaki ilk 5 gününde dünya genelinde yaklaşık 9 milyon izlenmeye ulaştı.

Geçen sonbaharda vizyona giren film, Kuzey Amerika'da 40 milyon dolar, küreselde ise 80 milyon dolar açılış hasılatıyla serinin rekorunu kırmıştı. 

20th Century ve Disney ortak yapımı bilimkurgu, gişe yolculuğunu da 39 yıllık seri için yine rekor sayılan 184,5 milyon dolarlık küresel hasılatla tamamlamıştı. Predator serisi, toplamda dünya genelinde 925 milyon doların üzerinde gişe geliri elde etti.

Trachtenberg'ün Prey senaristi Patrick Aison'la birlikte geliştirdiği Vahşi Topraklar, 1987'de John McTiernan imzalı Av'la (Predator) başlayan 9 filmlik ikonik seriye yeni bir sayfa açıyor.

Predator: Vahşi Topraklar'da, Dimitrius Schuster-Koloamatangi tarafından canlandırılan yırtıcı Predator Dek, başrolde yer alıyor ve Elle Fanning'in hayat verdiği android Thia'yla bir araya geliyor. 

Hem eleştirmenlerden hem de sinemaseverlerden övgü alan film, klanı tarafından dışlanan Dek'in, Thia'yla beklenmedik bir ittifak kurarak en büyük rakibinin karşısına çıkmasını konu alıyor.

Hulu'nun paylaştığı verilere göre izleyiciler, Disney+ ve Hulu üzerinden Predator serisini dünya genelinde 300 milyon saatin üzerinde izledi. Platform, Disney+ ve Hulu'daki "Predator Creators Collection" seçkisine de 15 yeni video ekledi.

5 Ağustos 2022'de yayına giren Prey, Hulu'ya göre platformun bugüne kadarki "en çok izlenen film prömiyeri" unvanını koruyor. Hulu, filmin ilk hafta sonu performansına ilişkin izlenme verilerini ise açıklamamıştı.

Predator serisi, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor. 

Independent Türkçe, Deadline, The Walt Disney Company