"Sınırsız bir sanat": İran'da dövme modası

Dövme İran'da açıkça yasaklanmış bir uygulama değil, ancak kimi muhafazakarlar bunun "ahlaksızlık", "sapkınlık" ve "Batılılaşma" ile bağlantılı görüyor

Dövme yaptırmak İran'da açıkça yasaklanmış bir uygulama değil (AFP)
Dövme yaptırmak İran'da açıkça yasaklanmış bir uygulama değil (AFP)
TT

"Sınırsız bir sanat": İran'da dövme modası

Dövme yaptırmak İran'da açıkça yasaklanmış bir uygulama değil (AFP)
Dövme yaptırmak İran'da açıkça yasaklanmış bir uygulama değil (AFP)

Tahran'ın kuzeyinde gözden uzak bir apartman dairesinde oluşturulmuş bir stüdyoda İranlı Şavn, öğrencilerinin titizlikle çizdiği dövmeleri gururla sergiliyor.

İran İslam Cumhuriyeti'nde 10 yılı aşk bir süredir "dövme sanatı"nı gizlice gelişiyor.

34 yaşındaki Şavn, bundan 8 ay önce bu sanatı uygulamak ve meraklılarına öğretmek için bu stüdyoyu açtı.

Sahne adını kullanan Şavn, AFP'ye yaptığı açıklamada, "İran'da dövme sanatçıları genellikle evde çalışıyor. Bu yıl burayı açıp akademiye çevirerek büyük bir risk aldık" dedi.

Dövme yaptırmak İran'da açıkça yasaklanmış bir uygulama değil. Fakat buna rağmen, kimi muhafazakarlar bunun "ahlaksızlık", "sapkınlık" ve "Batılılaşma" ile bağlantılı olduğunu düşünüyor.

Ancak son yıllarda dövme ülkede giderek popülerlik kazandı ve birçok genç dövmelerini halka açık yerlerde gururla sergiledi.

Şavn, "Yıllar önce müşteriler kimsenin göremeyeceği basit, küçük dövmeler isterdi ama artık durum böyle değil" dedi.

Bu büyüyen trendi göz önüne alan Şavn, Kirman şehrinde (güneydoğu) ve turistik Kiş adasında başka stüdyolar da açtı.

Ve artık "sınırsız bir sanat" olarak tanımladığı bu zanaatı öğrenmek isteyen 30'dan fazla öğrencisi var.

17 yıldır dövme sanatçısı olan Sean de "Artık toplumun her kesimi dövme yaptırmak istiyor" diye konuştu.

Son yıllarda pek çok İranlı Şii alim, dövmenin İslam hukukuna göre yasak olmadığını söylüyor.

İslam Cumhuriyeti Dini Lideri Ali Hamaney'in internet sitesinde, "Dövme, İslami olmayan bir kültürü teşvik etmedikçe yasak değildir" ifadesine yer verildi.

Ayrıca dövmenin çok açık olmaması tercih ediliyor.

Eylül 2022'de İran Voleybol Federasyonu, ulusal şampiyonaya katılmalarına izin verilmemesi cezası kapsamında dövmeli oyunculara dövmelerini kapatmaları çağrısında bulundu.

Spor Etik Kurulu, dövmelerini sergileyen çok sayıda tanınmış futbolcuyu da toplantıya çağırdı.
2019'da Tahranlı bir polis yetkilisi, "görünür ve alışılmadık dövmelere" sahip olmanın, ehliyet almak veya yenilemek isteyen kişilerin "psikolojik muayeneden" geçmesini gerektirebileceği konusunda uyardı.

Tesnim Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre 2016 yılında yetkililer, "şeytani ve müstehcen semboller" çizmekle suçlanan bir "dövme sanatçısı çetesini" tutukladı.

27 yaşındaki kafe sahibi Bünyamin, kollarını ve boynunu kaplayan dövmeler nedeniyle bazılarının onu "suçlu" olarak nitelendirdiğini itiraf etti.

Bünyamin, "Dövme başlı başına bir suç değil. Ama herhangi bir şey olursa dövmeler yüzünden çete üyesi olma damgası nedeniyle tutuklanabilirsin" dedi.

Kadınlara gelince, İslam hukuku onların özellikle baş ve boynu örtmek gibi kıyafet kurallarına uymalarını şart koştuğu için bu zorluk daha da büyük.

Hamaney, İslami olmayan bir kültürü desteklemediği sürece dövmelerin yasak olmadığı kanaatinde (AFP)
Hamaney, İslami olmayan bir kültürü desteklemediği sürece dövmelerin yasak olmadığı kanaatinde (AFP)

Bu bağlamda bazıları dövmeyi bir meydan okuma olarak görüyor.

Tahran'daki stüdyolar, İran'daki kıyafet kuralını ihlal ettiği için güvenlik güçleri tarafından tutuklanan Kürt asıllı genç kadın Mahsa Amini'nin 2022'de hayatını kaybetmesinin ardından ülkeyi sarsan protesto hareketine atıfta bulunarak cilt üzerine "Kadın, Yaşam, Özgürlük" sloganını çizmeyi kabul etti.

Kolunda "Hiçbir şeyden korkma" mesajını taşıyan 26 yaşındaki hemşire Seher gibi diğer bazı kişiler, dövmeyi her şeyden önce kişiliklerini veya fikirlerini ifade etmenin bir yolu olarak görüyor.

Seher, "bu dövmelerin, özellikle de kamu sektöründe çalışmak istiyorsanız onun için sorun yaratabileceğini" biliyor.

Bu zorluklara rağmen Şavn'ın öğrencilerinden Kubo sanatını icra etmeye kararlı ve "Bugün genel olarak insanlar daha açık. Umarım bir dövme sanatçısı olarak kısıtlama olmadan çalışabilirim." İfadelerini kullandı.

Independent Arabia - Independent Türkçe



Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Spotify mesajlaşma özelliğine yeni bir güncelleme getiriyor

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Spotify artık arkadaşlarınızla sohbet ederken onların ne dinlediğini görmenize olanak tanıyacak.

Spotify kullanıcıların uygulama içinde sohbet etmesini sağlayan yeni mesajlaşma aracını yazın tanıtmıştı. Bu araç, esasen Spotify'dan çıkmadan başkalarıyla müzik paylaşma imkanı sunmak için tasarlanmıştı.

Şirket, bu arkadaşlarınızın ne dinlediğini gerçek zamanlı gösteren yeni bir araç çıkarıyor. Ayrıca bu aracın kullanımını kolaylaştırmak amacıyla, kullanıcıların senkronize bir şekilde müzik dinlemesini sağlayan "Request to Jam" (Jam başlatma isteği gönderme) özelliğini de ekliyor.

Spotify bu mesajlaşma özelliğine "yakında" grupları da ekleyeceğini ifade ediyor. Şirket bu özelliğin yalnızca "belirli pazarlarda" sunulacağını belirtse de hangileri olduğunu açıklamadı.

Dinleme etkinliği özelliğinin açık olması gerekiyor. Ayarlara gidip "gizlilik ve sosyal" seçeneğinden bu özelliği etkinleştirebilirsiniz.

Kullanıcılar bunu yaptıktan sonra arkadaşlarının dinleme etkinliklerini görebilir, parçayı tıklayıp çalabilir veya şarkıya tepki verebilir.

Güncelleme, mesajlaşma özelliğinin halihazırda kullanımda olduğu yerlerde, iOS ve Android'de erişime açılıyor. Spotify, güncellemenin şubat başlarında geniş çapta kullanıma sunulacağını belirtiyor.

Spotify, "Arkadaş Etkinliği" özelliğiyle arkadaşların ne dinlediğini görme seçeneğini zaten sunuyor. Masaüstü uygulamasında mevcut olan bu özellik, diğer arkadaşların ne dinlediği bilgisini canlı olarak gösteriyor.

Mesajları geçen yıl kullanıma sunan şirket, aslında bu özelliği piyasaya sürmeyi ikinci kez denemişti. Şirket daha önce bu özelliği sunmaya çalışmış ancak 2017'de, anlaşıldığı üzere ilgisizlik nedeniyle kaldırmıştı.

Independent Türkçe


Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
TT

Bilim insanları uyarıyor: İki mega kentin üzerinde "plastik bulutlar" var

Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)
Japonya açıklarında bir kepçe makinesiyle toplanan tortu örneklerindeki mikroplastikler (AFP)

Çinli bilim insanları, iki büyük şehrin havasında süzülen plastik parçacık bulutları tespit etti. Bulgular, zehirli olma potansiyeli taşıyan bu parçacıkların daha önce düşünülenden çok daha fazla miktarda bulunduğuna işaret ediyor.

Dünyanın dört bir yanındaki araştırmacılar son 20 yılda, minik mikroplastik ve nanoplastik parçacıkları giderek artan bir kirlilik türü olarak tanıdı.

Bu minik plastik parçacıklar artık topraklarda, canlılarda ve hatta Arktika ve Antarktik dahil dünyanın neredeyse her yerindeki atmosferde tespit ediliyor.

Giderek artan sayıda çalışma, bu parçacıkların hormonal bozukluklar, kanser, kalp rahatsızlıkları, üreme bozuklukları ve nörolojik hasarlar gibi sağlık sorunlarıyla ilişkili olduğunu ima ediyor.

Ancak bu minik plastik parçacıkların sayısı, nereden geldiği, zamanla nasıl değiştiği ve nihayetinde nereye gittiği gibi bazı sorular hâlâ cevap bekliyor.

Araştırmacılar bu insan yapımı kimyasalların çok yaygın olması nedeniyle, bunların gezegenin su döngüsünün bileşenlerinde bile bulunabileceğinden şüpheleniyor.

Araştırmacılar ayrıca iklim değişikliğinin bu parçacıkları ve dağılımlarını nasıl etkilediğini de inceliyor.

Bilim insanları yeni çalışmada Çin'in iki büyük şehri Guangzhou ve Şian'da, mikroplastik (MP) ve tek bir insan saç telinden birkaç kat daha az kalınlığa sahip nanoplastik (NP) parçacıkların dağılımını inceledi.

Önceki çalışmaların atmosferdeki plastik miktarını kayda değer derecede azımsadığını saptadılar.

Bilim insanları bu minik plastik parçacıkların uzun süre havada asılı kalacak kadar küçük olduğunu ve hatta bulut oluşumunu tetikleyebildiğini keşfetti.

Çalışma, bulut oluşumunun parçası oldukları için parçacıkların yağışla yeniden yeryüzüne çökelebileceğini ve ilk salındıkları yerden çok uzak yerlere gidebileceğini öne sürüyor.

Bilim insanları çalışmada şöyle yazıyor: 

200 nanometre kadar küçük plastik parçacıkları tespit edebilen yenilikçi bir yöntem kullanarak Çin'in iki mega kenti Guangzhou ve Şian'da, aerosollerdeki, kuru ve ıslak çökeltilerdeki ve yeniden havaya karışan parçacıklardaki MP ve NP'leri ölçtük.

Ekip "Tahminler, atmosferin başlıca bölmelerindeki MP ve NP akışlarında iki ila 5 büyüklük mertebesine varan farklılıklar olduğunu ortaya koydu" diye yazıyor.

Bilim insanları bu değişikliklerin büyük ölçüde, yoldaki tozlardan kaynaklanan plastikler ve yağmurun tetiklediği çökelmenin etkisiyle gerçekleştiğini açıklıyor.

Araştırmacılara göre bulgular, küresel plastik döngüsünün en az anlaşılan kısmı olan atmosferdeki plastiklerin bugüne kadarki en ayrıntılı ölçümlerini sunuyor.

Çalışma, plastik parçacıkların küresel iklimi ölçülebilir bir şekilde değiştirdiğini iddia etmese de bunların bulut oluşumunu büyük ölçüde etkilediği sonucuna varıyor.

Bilim insanları şöyle yazıyor: 

Bu sonuçlar kentsel atmosferik süreçlerdeki MP ve NP'lerin bütünsel bir değerlendirmesini sağlayarak bu parçacıkların dönüşümü, akıbeti ve iklim, ekosistemler ve insan sağlığı üzerindeki potansiyel etkileri hakkında önemli bilgiler sunuyor.

Independent Türkçe


Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Köpek mamalarının çevreye zararı ortaya kondu

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Et açısından zengin premium köpek maması verilen köpekler, sahiplerinin beslenme alışkanlıklarına nazaran çevreyi çok daha kötü etkiliyor olabilir.

Yaş, çiğ ve etli ürünler, kuru köpek mamasına göre önemli ölçüde daha yüksek sera gazı emisyonlarıyla ilişkilendiriliyor.

Genel olarak, Birleşik Krallık'ta (BK) köpek mamalarında kullanılan malzemelerin üretiminin, ülkenin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 1'ine katkıda bulunduğu tahmin ediliyor.

Edinburgh ve Exeter Üniversiteleri'nden araştırmacıların yaptığı analiz, en yüksek etkiye sahip mamaların, en düşük puanlı mama seçeneklerine göre 65 kata kadar daha fazla emisyona neden olduğunu ortaya koydu.

Journal of Cleaner Production adlı akademik dergide yayımlanan bulgular, çevre bilincine sahip evcil hayvan sahiplerini, iklim üzerindeki etkilerini en aza indirmekle köpeklerine et vermek arasında ikilimde bırakacak.

Edinburgh Üniversitesi Kraliyet (Dick) Veterinerlik Çalışmaları Okulu'ndan çalışmanın baş araştırmacısı John Harvey, "Çevresel sürdürülebilirlik üzerine çalışan bir veteriner hekim olarak, sahiplerin köpekleri et yiyen 'kurtlar' olarak görmekle çevresel zararı azaltma istekleri arasında ikilemde kaldıklarını sürekli görüyorum" dedi.

Araştırmamız, köpek mamalarının iklim üzerindeki etkisinin ne kadar büyük ve değişken olduğunu gösteriyor. Sahiplerin, tahılsız, yaş veya çiğ mamaları seçmenin, standart kuru mamalara kıyasla daha yüksek etkilere yol açabileceğini bilmeleri önemli.

Araştırma için bilim insanları, içerik ve besin etiketleme bilgilerini kullanarak, içeriklerin üretiminde oluşan emisyonlara dayanarak yaklaşık bin köpek mamasının karbon ayak izini hesapladı.

Örneklerinde, bitki bazlı ve tahılsız seçenekler de dahil kuru, yaş ve çiğ mamalardan oluşan bir seçki yer aldı.

Uzmanlar, BK'de köpeklere verilen türdeki mamaların dünya genelindeki tüm köpekler için yeterli miktarda üretilmesinin, her yıl ticari uçuşlarda jet yakıtı yakılmasından kaynaklanan sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasına eşdeğer emisyon üretebileceğini tahmin ediyor.

Araştırmacılar, aksi takdirde insanlar tarafından tüketilebilecek büyük miktarda birinci sınıf et kullanmanın emisyonları artırdığını, düşük talep gören besleyici karkas parçalarının kullanılmasınınsa çevresel etkiyi sınırladığını belirtti.

Tahılsız olarak pazarlanmayan kuru mamaların, yaş, çiğ veya tahılsız seçeneklere göre daha düşük çevresel etkiye sahip olduğu görüldü.

Uzmanlar, çevresel etkileri azaltmak isteyen ancak mama türünü değiştirmek istemeyen köpek sahiplerinin, etikette kullanılan et kesimlerine dair açıklamayı kontrol etmeleri ve birinci sınıf et oranı daha düşük seçenekleri hedeflemeleri gerektiğini söylüyor.

Independent Türkçe