Yaygın anksiyete bozukluğu nedir? Siz bu durumdan ne kadar şikayetçisiniz?

Yaygın anksiyete bozukluğunun belirtileri psikolojik kökenlidir ancak panik atak gibi çok fiziksel şekillerde de ortaya çıkabilirler (Reuters)
Yaygın anksiyete bozukluğunun belirtileri psikolojik kökenlidir ancak panik atak gibi çok fiziksel şekillerde de ortaya çıkabilirler (Reuters)
TT

Yaygın anksiyete bozukluğu nedir? Siz bu durumdan ne kadar şikayetçisiniz?

Yaygın anksiyete bozukluğunun belirtileri psikolojik kökenlidir ancak panik atak gibi çok fiziksel şekillerde de ortaya çıkabilirler (Reuters)
Yaygın anksiyete bozukluğunun belirtileri psikolojik kökenlidir ancak panik atak gibi çok fiziksel şekillerde de ortaya çıkabilirler (Reuters)

Herkes bazen endişeli hissedebilir ve bu duygu koronavirüs salgınından bu yana daha da arttı. Telegraph gazetesinin haberine göre Britanya Ulusal İstatistik Ofisi, yaklaşık dört kişiden birinin 2022 ile 2023 arasında yüksek düzeyde kaygı bozukluğu yaşadığını kaydetti.

Bir miktar kaygı hissetmek normal olsa da fazlası günlük yaşamınızı etkileyebilir ve sorun haline gelebilir. Peki ne zaman daha ciddi bir şeye dönüşür? Daha karmaşık bir zihinsel sağlık durumu olan yaygın anksiyete bozukluğuna (GAD) sahip olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?

Kaygı nedir?

Kaygı, günlük hayatımızdaki sorunları düşünmekten farklıdır. Şu anda hipnoterapist olarak çalışan, 30 yıldan fazla deneyime sahip emekli Dr. Mike Capek, “Kaygı öncelikle bir gerginlik ve beklenti duygusudur” diyor.

Bu duygunun genellikle büyük olaylar, değişiklikler veya belirsizlik dönemlerinde hissedildiğini ancak elbette büyük bir sınav öncesi düşünmek veya düğün öncesi stres gibi olumlu şeyleri de içerebileceğini belirtiyor. Capek, “Bu tamamen normal bir duygu, ancak genel olarak halkın kaygıyı anormal olarak görme eğiliminde olduğunu düşünüyorum” dedi.

Kaygı olumlu olabilir mi?

Kraliyet Psikiyatristler Koleji’nden Dr. John Van Niekerk'e göre kaygı iyi bir şey olabilir. Niekerk, “Meslekten olmayanların ifadesiyle, stresten bahsediyoruz... Bazen biraz gergin veya endişeli hissetmek çok faydalıdır çünkü ihtiyacınız olduğunda sizi tetikte tutar” açıklamasında bulundu.

Örneğin önemli bir sınav veya iş sunumu durumunda kaygı iyi bir motivasyon kaynağı olabilir. Niekerk, aynı şekilde pandemi sırasındaki kaygının bizi el yıkamak, maske takmak gibi konularda daha dikkatli hale getirdiğini belirterek, bunun kendimizi ve başkalarını korumaya yardımcı olduğunu kaydetti.

Ne zaman sorun haline gelir?

Van Niekerk, bunun günlük işleyişinizi etkilemeye başladığında sorun haline geldiğini söylüyor. Capek, anormal kaygı düzeylerinin birçok farklı durumun belirtisi olabileceğini açıklayarak şunları söylüyor:

“Yaygın anksiyete bozukluğu ya da panik bozukluğu gibi başlı başına bir durum ya da tanı olarak değerlendirilebilir. Bu, örneğin hipertiroidizm gibi fiziksel bir hastalığın belirtisi olabilir veya travma sonrası stres bozukluğu gibi başka bir psikolojik durumun belirtisi olabilir.”

Yaygın anksiyete bozukluğu (GAD) nedir?

Yaygın anksiyete bozukluğu bir zihinsel sağlık durumudur. Capek, genellikle diğer tüm olası nedenler ortadan kaldırıldıktan sonra bu teşhisin konulduğunu söylüyor.

Yaygın anksiyete bozukluğunun belirtileri şunlar:

Uykusuzluk veya halsizlik

Yaklaşan bir kıyamet hissi ya da korkunç bir şeyin olmak üzere olduğu hissi

Çok kolay yorgun ve bitkin hissetmek

Zayıf konsantrasyon

Sinir

Kas gerginliği

Uyku bozuklukları (ya uyumakta zorluk ya da yatakta sık sık dönüp durmak)

Nasıl teşhis edilir?

Capek, “Birisi bu özelliklerden üçüne sahipse, daha iyi bir teşhis olamaz” diyor. Ayrıca yaygın anksiyete bozukluğu tanısı konulabilmesi için bu semptomların altı aydan uzun sürmesi ve çoğu gün mevcut olması gerektiğini ekleyerek “Altı ay biraz keyfi bir çizgi ama bu, kaygının bir süredir mevcut olduğunu ve acil bir sıkıntı kaynağına verilen bir tepki olmadığını gösteriyor” açıklamasında bulundu.

Van Niekerk ise “Genelleştirilmiş kaygı bozukluğu aşırı, kalıcı ve mantıksız bir kaygı durumudur... Yaygın anksiyete bozukluğu tanısı alan kişiler sıklıkla birçok farklı korkuyu aynı anda yaşarlar. Bu korkuları kontrol etmekte zorlanabilirler… İşinizi yapabilmeniz gibi günlük hayatınızı etkiler” diyor.

Yaygın kaygının diğer türlerden farkı nedir?

Van Niekerk, yaygın anksiyete bozukluğunu (GAD) diğer durumlardan ayıran şeyin, anksiyetenin belirli bir durumsal tetikleyicisinin olmaması olduğunu ekliyor. Diğer kaygı türleri arasında genellikle belirli bir nesneyle (örümcekler gibi) veya belirli bir deneyimle (uçmak gibi) ilişkilendirilen fobiler veya sosyal ortamlarda tetiklenen sosyal kaygı yer alır. Bunun yerine, yaygın anksiyete bozukluğu olan kişiler, birden fazla durumda her türlü farklı şey hakkında endişelenebilirler. Bu korkular yaşadıkları durumla da orantısız olabilir.

Yaygın anksiyete bozukluğunun semptomları psikolojik kökenli olsa da panik atak veya mide-bağırsak semptomları gibi çok fiziksel şekillerde de ortaya çıkabilir.

Van Niekerk, “Bazı kişilerde kalp atışlarında artış, hızlı nefes alma ve hatta panik atak yaşanabilir. Bu çok korkutucu ve gerçek gibi görünebilir. Yani bu durumdaki kişiler kalp krizi veya felç geçirmiş gibi hissedebilirler” dedi.

Van Niekerk, “Panik atakları yaygın anksiyete bozukluğuna bağlı olabileceği gibi panik bozukluğunun da belirtisi olabilir. Bazen ikisi bir arada bulunabilir, ancak yaygın anksiyete bozukluğunu teşhis etmeden önce panik bozukluğu taraması yapma eğilimindeyiz. Bunun amacı, kişinin en uygun tedaviyi alabilmesini sağlamak” dedi.

Sindirim semptomlarının yeme alışkanlıklarındaki değişikliklerle ilişkili olabileceğini de ekleyerek, “Örneğin, birisi kaygısıyla başa çıkmanın bir yolu olarak yemeği kullanıyorsa bu da kaygı bozukluğu belirtisi olabilir” diyor.

Yaygın anksiyete bozukluğundan en çok kimler etkilenir?

Araştırmalar, yaygın anksiyete bozukluğunun en çok 35 ila 55 yaşları arasında görüldüğünü ve kadınları erkeklerden daha fazla etkilediğini gösteriyor. Ancak Van Niekerk, bunun kısmen erkeklerdeki yetersiz teşhisten kaynaklanabileceğini söylüyor. Niekerk, bunu şöyle açıklıyor:

“Bazı rakamlar bu hastalığın kadınlarda erkeklere göre iki kat daha yaygın olduğunu gösteriyor, ancak erkeklerde teşhis edilmediğine dair endişeler var.”

Niekerk “Hastalığın kendini gösterme şeklindeki farklılıklarla da ilgili olabilir. Erkeklerde daha fazla öfke görebilirsiniz. Kaygıdan ziyade sırt ağrısı veya kas ağrısı gibi fiziksel semptomlardan daha fazla şikayet etme eğilimindedirler. Ayrıca alkol veya diğer yardımcı olmayan başa çıkma mekanizmalarını kullanarak kendilerini de sakinleştirebilirler” dedi.

Bu başa çıkma mekanizmaları ek sorunlara da yol açabilir. Van Niekerk, “Anksiyeteyi alkol, aşırı sigara kullanımı ve hatta bazen uyuşturucu kullanımı gibi şeylerle kendi başınıza tedavi etmeye çalışmak elbette zihinsel ve fiziksel sağlığınız üzerinde kendi etkilerini gösterebilir” ifadelerini kullandı.

Yaygın anksiyete bozukluğuna ne sebep olur?

Niekerk, bunun muhtemelen genetik ve çevresel faktörlerin bir kombinasyonu olduğunu söyleyerek, “Ailenizde yaygın anksiyete bozukluğu olan bir üyeniz varsa, sizde de bu bozukluğun ortaya çıkma ihtimalinin dört ila altı kat daha fazla olduğuna dair bazı kanıtlar var. Bu yüzden aynı aile içinde yayılma eğilimi yüksektir” dedi.

Capek'in deneyimine göre, yaygın anksiyete bozukluğu genellikle uzun süre sakinleşmeden devam eden stresten ya da bir dizi stres etkeninin birbiri ardına gelmesinden kaynaklanıyor. Capek bununla ilgili olarak, “Bu genellikle çocukluktan kaynaklanıyor olabilir. Çünkü davranış kalıplarımızın çoğunun bulunduğu yer burasıdır” diyor.

Tedaviler

Kraliyet Pratisyen Hekimler Koleji Başkanı Profesör Camilla Hawthorn, anksiyetesi olan kişilerin genellikle ilk önce pratisyen hekime başvurduklarını söylüyor ve “Genel pratisyenler, hastalar kendilerini kaygılı hissettiklerinde veya genel zihinsel sağlıklarıyla ilgili endişeleri olduğunda onlarla samimi ve hassas konuşmalar yapmak konusunda oldukça eğitimlidirler” dedi.

Yaygın anksiyete bozukluğu olan hastalar bir dizi farklı semptom gösterebilir ve onların bireysel koşullarına bağlı olarak çeşitli uygun tedaviler var. Hawthorn, bu tedavilerin pratisyen hekim tarafından hastayla görüşerek semptomların ciddiyetine, tıbbi geçmişine ve aldıkları diğer ilaçlara göre belirleneceğini kaydediyor.

Tedavi seçenekleri arasında anksiyete önleyici ilaçlar, danışmanlık veya bilişsel davranışçı terapi (CBT) gibi konuşma terapileri yer alır.



Yıldızları buluşturan romantik komedi klasiği 20 yaşında

1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)
1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)
TT

Yıldızları buluşturan romantik komedi klasiği 20 yaşında

1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)
1994 yapımı Maske'yle (The Mask) çıkış yapan Cameron Diaz, Tatil'de Los Angeles'ta film fragmanları üreten başarılı bir şirketi yöneten Amanda Woods rolündeydi (Universal Pictures)

Romantik komedi klasiği Tatil (The Holiday), 20. yıldönümü kapsamında 11 Aralık'ta yeniden sinemalarda gösterime girecek. Sony Pictures'ın dün (21 Ekim) duyurduğu gösterimleri Fathom Entertainment düzenleyecek. Filmin Türkiye'de yeniden vizyona girip girmeyeceği ise henüz açıklanmadı.

İlk kez 8 Aralık 2006'da izleyiciyle buluşan film, zamanla Noel döneminin vazgeçilmezlerinden birine dönüştü. Dünya çapında 200 milyon doların üzerinde hasılat elde eden Tatil, aradan geçen yıllara rağmen sadık bir hayran kitlesini koruyor.

Nancy Meyers'ın yazıp yönettiği filmin başrollerini Cameron Diaz, Kate Winslet, Jude Law ve Jack Black paylaşıyor. Hikaye, aşk hayatlarında hayal kırıklığı yaşayan iki kadının Noel tatili için evlerini değiştirmesiyle başlıyor.

Winslet'ın canlandırdığı Iris, başka bir kadınla evlenmek üzere olan bir adama aşık. Diaz'ın hayat verdiği Amanda ise birlikte yaşadığı erkeğin kendisini aldattığını öğreniyor. Birbirlerini hiç tanımayan ve aralarında neredeyse 10 bin kilometre bulunan iki kadın, farklı hayatlar sürseler de aynı duygusal çıkmazda buluşuyor.

Bir ev değişim sitesinde tanışan ikili, tatil boyunca evlerini değiştirmeye karar veriyor. Iris, Amanda'nın güneşli Kaliforniya'da, Los Angeles'taki evine yerleşirken Amanda da İngiltere'nin karla kaplı kırsalına gidiyor. Çok geçmeden ikisi de hiç istemediği ve beklemediği bir şeyle karşılaşıyor: yeni bir aşk.

Amanda, Iris'in yakışıklı ağabeyi Graham'dan (Law) etkileniyor. Iris ise senarist Arthur'dan (Eli Wallach) aldığı ilhamla ve film müzikleri besteleyen Miles'la (Black) tanışmasının ardından kalbinin yaralarını sarmaya başlıyor.

Diziye de uyarlanıyor

Filmin yeniden gösteriminin yanı sıra Apple TV'de bir mini dizi uyarlaması da geliştiriliyor. Farklı karakterlere odaklanması planlanan yapım, Noel döneminde evlerini değiştiren biri Britanyalı, diğeri Amerikalı iki kadının aşkı bulmasını konu alacak.

Tatil, oyuncuları için de unutulmaz anılar barındırıyor.

Amanda Woods rolü hakkında konuşan Diaz, Meyers'ın kadınların hayatlarının belirli dönemlerinde yaşadıklarına seslenebilmesini övmüştü. Oyuncu, Amanda'nın kariyerine bağlılığı ve kendi ayakları üzerinde durma becerisiyle kırılganlığı arasındaki dengeye de dikkat çekmişti.

Diaz için çekimlerin fiziksel açıdan en zorlayıcı bölümlerinden biri, karda topuklu ayakkabılarla koştuğu sahneydi. Oyuncu, bu sahnenin çekimlerini 2020'de Vulture'a verdiği röportajda şöyle anlatmıştı:

Topuklu ayakkabılarla günde yaklaşık 11 kilometre koşuyordum. O sahnenin tamamını çekmek bir hafta sürdü. Senaryoda bile yoktu.

"Noel'deki küçük ritüelimiz"

Winslet ise geçen yıl konuk olduğu sohbet programı The View'da sokakta karşılaştığı hayranlarının Tatil'den, Titanik'ten (Titanic) bile daha sık söz ettiğini söylemişti:

Sokakta insanlar yanıma Titanik'ten çok Tatil hakkında konuşmak için geliyor. En güzel yanı da markette annelerin kızlarıyla birlikte yanıma gelip 'Ah Kate, Tatil'i çok seviyoruz, Noel'deki küçük ritüelimiz oldu' demesi.

Independent Türkçe, Variety, UPI, Vulture, The View


Netflix'in politik gerilim dizisine övgü: Şimdiye kadarki en iyi sezon

50 yaşındaki Keri Russell (solda), The Diplomat'la 2023, 2025 ve 2026'da Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday gösterildi ancak kazanamadı (Netflix)
50 yaşındaki Keri Russell (solda), The Diplomat'la 2023, 2025 ve 2026'da Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday gösterildi ancak kazanamadı (Netflix)
TT

Netflix'in politik gerilim dizisine övgü: Şimdiye kadarki en iyi sezon

50 yaşındaki Keri Russell (solda), The Diplomat'la 2023, 2025 ve 2026'da Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday gösterildi ancak kazanamadı (Netflix)
50 yaşındaki Keri Russell (solda), The Diplomat'la 2023, 2025 ve 2026'da Drama Dalında En İyi Kadın Oyuncu ödülüne aday gösterildi ancak kazanamadı (Netflix)

Netflix'in sevilen politik gerilim dizisi The Diplomat, merakla beklenen 4. sezonuyla geri döndü. Dizinin hayranları, 8 bölümlük yeni sezonu peş peşe izlemek için uykularından vazgeçiyor.

Emmy adayı dizide Keri Russell, ABD'nin Birleşik Krallık Büyükelçisi Kate Wyler'ı canlandırıyor. Kate, bir yandan ciddi uluslararası krizlerle uğraşırken bir yandan da Başkan Yardımcısı Hal Wyler'la (Rufus Sewell) çalkantılı evliliğini sürdürmeye çalışıyor.

İzleyicilerin yeni sezona bu kadar ilgi göstermesi şaşırtıcı değil. Üçüncü sezonun finalinde Kate, Başkan Grace Penn (Allison Janney) ve kendi eşinin dahil olduğu sarsıcı bir ihaneti ortaya çıkarmıştı. İzleyiciler, bu gelişmenin ardından yaşanacakları öğrenmek için bir yıl bekledi.

Netflix'in en çok izlenen 10 dizisi arasında hızla yükselen The Diplomat'ın yeni sezonu, hem izleyicilerden hem eleştirmenlerden övgü topluyor.

4. sezonda neler oluyor?

Yeni sezonda Kate Wyler, Hal'la evliliğini kurtarmaya çalışırken ABD ve Birleşik Krallık arasındaki ilişkilerin de bozulmasını önlemeye uğraşıyor.

Resmi konu özeti şöyle:

The Diplomat'ın 4. sezonunda iki evlilik birbirini yok etme noktasına geliyor. Felaketle sonuçlanan tek bir olay, hem Kate Wyler'ın ABD'yle Birleşik Krallık arasında sağladığı kırılgan barışı hem de kurtarmaya çalıştığı, zaten çatırdayan evliliğini paramparça ediyor. Kate hasarı sınırlamaya uğraşırken Başkan Grace Penn ve Başkan Yardımcısı Hal Wyler'ın Rusya'nın en güçlü silahını çalmak için kurduğu komplo, ABD'yi savaşa sürükleyebilir. Aralarında zaten huzursuz bir ilişki olan Kate ve Todd, Grace-Hal ittifakının ülke içinde ve dışında güç dengesini altüst etmesini önlemek için güçlerini birleştiriyor.

İzleyiciler ve eleştirmenler ne diyor?

Yeni bölümler izleyicilerden büyük ilgi gördü. Sosyal medyada bir kullanıcı, diziyi "hayatımda izlediğim en iyi televizyon yapımlarından biri" diye nitelendirerek "Kesinlikle inanılmazdı" yorumunu yaptı.

Yeni bölümleri izlemek için uykusuz kalan bir başka izleyici şöyle yazdı:

Saat gece 00.45. Sabah işim var. The Diplomat'ın 4. sezonu yeni yayımlandı. Uyku iptal.

Üçüncü bir hayran ise dizinin yaratıcısı Debora Cahn'ı övdü:

Böyle bir ustalığı aklım almıyor. The Diplomat'ın daha da iyi olabileceğini düşünmemiştim ama yeni sezon muhteşem.

4. sezon, eleştirmenlerden de çok sayıda 4 ve 5 yıldızlı değerlendirme aldı.

irleşik Krallık merkezli Guardian, 5 yıldız verdiği The Diplomat'ı, yarattığı strese rağmen televizyondaki en eğlenceli yapımlardan biri olarak değerlendirdi. Eleştirmen Sarah Dempster, yeni sezonda hem tehlikenin hem gerilimin arttığını, Kate'in bir kez daha siyasi ve kişisel felaketleri önlemek için çabaladığını yazdı.

RadioTimes ise 5 yıldız verdiği yeni sezonu "etkili, zekice ve dizinin şimdiye kadarki en iyi sezonu" sözleriyle övdü.

Decider da "İzleyin" tavsiyesinde bulunarak şu değerlendirmeyi yaptı:

The Diplomat, 4. sezonunda da daha zekice ve vurucu hale gelmeyi sürdürüyor. Hikaye küresel boyuta taşınırken diğer dizileri kıskandıracak bir karakter topluluğu da oluşmaya başlıyor.

Başrollerde The Americans'la tanınan Keri Russell ve Scoop'ta rol alan Rufus Sewell yer alıyor.

The West Wing'le tanınan Allison Janney, Grace Penn'i canlandırıyor. Carnival Row'dan David Gyasi, Britanya Dışişleri Bakanı Austin Dennison; The Handmaid's Tale'den Bradley Whitford ise başkanın eşi Todd Penn rolünde.

Independent Türkçe, HELLO!, RadioTimes, Telegraph, Decider


James Gunn sıraladı: Clayface öncesi izlenmesi gereken 12 korku filmi

Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
TT

James Gunn sıraladı: Clayface öncesi izlenmesi gereken 12 korku filmi

Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
Clayface, yükselen bir Hollywood yıldızından intikam dolu bir canavara dönüşen bir adamın dehşet verici hikayesini anlatıyor (Warner Bros. Pictures)

James Gunn, Batman'in en tanınmış düşmanlarından Clayface'in beyazperdeye gelişi öncesinde izlenmesini önerdiği korku filmlerini paylaştı.

DC Stüdyoları'nın eş CEO'su Gunn, Clayface'in gösterime girmesine günler kala, bedenin geçirdiği ürkütücü dönüşümleri konu alan "beden korkusu" türünden 12 klasik filmi sıraladı. 

ABD'de R sınıflandırmasıyla gösterime girecek yapım, Batman'in en bilinen düşmanlarından birinin kökenini ve trajik dönüşümünü anlatıyor. Bu sınıflandırma, 17 yaşından küçük izleyicilerin filmi ancak bir yetişkinle beraber izleyebilmesine izin veriyor. 

DC Stüdyoları, Clayface'le süper kahraman evreninin daha karanlık bir tarafını ele almaya hazırlanıyor.

Film, alışılmış çizgi roman uyarlamalarından farklı olarak psikolojik korkuyu ve beden korkusunu öne çıkarıyor.

James Watkins'in yönettiği filmde Tom Rhys Harries, oyunculukta yükselmeye çalışan Matt Hagen'ı canlandırıyor. 

Görünümü korkunç biçimde bozulan Hagen'ın hayatı ve kariyeri altüst oluyor. Eski haline kavuşmak için deneysel bir tedaviye başvuran oyuncu, beklenmedik sonuçlarla karşılaşıyor. 

Bir hayranının Şey (The Thing) ve Sinek'in (The Fly) Clayface'e hazırlık için uygun olup olmadığını sorması üzerine Threads'te liste paylaşan Gunn, önerdiği 12 yapımın hepsini başyapıt olarak görmediğini ancak uzun yıllardır çok sevdiğini belirtti.

Listede David Cronenberg'ün yönettiği Ürperti (Shivers), Hastanede Dehşet (The Brood), Videodrome ve Sinek bulunuyor. 

Philip Kaufman'ın Beden Kemiricilerin İstilası (Invasion of the Body Snatchers), Ken Russell'ın Gerçeğin Ötesinde (Altered States), John Carpenter'ın Şey ve Frank Henenlotter'ın Sepetteki Ölüm (Basket Case) filmleri de öneriler arasında.

Stuart Gordon'ın Re-Animator, Chuck Russell'ın Büyüyen Canavar (The Blob) ve Guillermo del Toro'nun Cronos filmleri de listede. Gunn, kendi filmi Yaratıklar'a (Slither) da yer verdi.

Dört filmi listeye giren Cronenberg, Gunn'ın önerileri arasında en fazla yapımı bulunan yönetmen. Filmleri sıklıkla insan bedeni, teknoloji, hastalık ve psikolojik işkence arasındaki ilişkiyi inceliyor. 

Yönetmenin bu türdeki en tanınmış yapımlarından Sinek, Jeff Goldblum'ın canlandırdığı bilim insanı Seth Brundle'ın ışınlanma deneyinin bedeninde yol açtığı korkunç sonuçları anlatıyordu.

James Gunn'ın önerileri, Clayface'in DC çizgi romanlarındaki özellikleriyle de örtüşüyor. Biçim değiştirmesi ve kimliğini yitirmesiyle tanınan karakter, listedeki filmlerin temalarını çağrıştırıyor. Ancak bu liste, Clayface'in sözkonusu filmlerdeki sahne veya fikirleri yakından takip edeceği anlamına gelmiyor.

Clayface, ABD'yle birlikte Türkiye'de de 23 Ekim'de sinemalarda gösterime girecek.

Independent Türkçe, ScreenRant, Bloody Disgusting, GamesRadar