Bilim insanlarını şaşırtan keşif: Savaş ya da kaç tepkisinin kökenleri, "vampir balık"ta yatıyor olabilir

Bofa balıkları, Afrika hariç dünyanın ılıman bölgelerindeki kıyılarda ve tatlı sularda bulunuyor (Great Lakes Balıkçılık Komisyonu)
Bofa balıkları, Afrika hariç dünyanın ılıman bölgelerindeki kıyılarda ve tatlı sularda bulunuyor (Great Lakes Balıkçılık Komisyonu)
TT

Bilim insanlarını şaşırtan keşif: Savaş ya da kaç tepkisinin kökenleri, "vampir balık"ta yatıyor olabilir

Bofa balıkları, Afrika hariç dünyanın ılıman bölgelerindeki kıyılarda ve tatlı sularda bulunuyor (Great Lakes Balıkçılık Komisyonu)
Bofa balıkları, Afrika hariç dünyanın ılıman bölgelerindeki kıyılarda ve tatlı sularda bulunuyor (Great Lakes Balıkçılık Komisyonu)

Savaş ya da kaç tepkisini kontrol eden sempatik sinir sisteminin ilkel bir versiyonunun bofa balığında olduğuna dair kanıtlar bulundu. Yalnızca çeneli omurgalılarda yer aldığı düşünülen sempatik sinir sisteminin kökenleri, "vampir balık" denen bu deniz canlısında saklı olabilir.

Agnatha veya çenesiz balıklar denen eski bir omurgalı soyundan gelen bofa balığının, hâlâ yaşayan en ilkel omurgalı grubunda yer aldığı düşünülüyor. 360 milyon önce evrimleşen bu "canlı fosiller", insan atalarının nasıl evrimleştiğine dair fikir verebilir.

Bilim insanları bofa balığının nöral krest denen hücrelerden yoksun olduğunu düşünüyordu. Anne karnında veya yumurtadayken çeşitli şekillerde gelişen bu kök hücreler örneğin çeneye dönüşüyor. Omurgalılara özgü bu hücrelerin dönüştüğü yapılardan biri de tehlikeli veya stresli durumlarda istemsizce devreye giren savaş ya da kaç tepkisini kontrol eden sempatik sinir sistemi.

Çene ve sempatik sinir sisteminin genellikle daha sonraki dönemlerde evrimleştiği düşünülürken, Nature adlı hakemli dergide çarşamba günü yayımlanan araştırmada bofa balığında sempatik sinir sistemi olduğuna dair kanıtlar sunuldu. 

Bofa balığı larvasını inceleyen araştırmacılar bu sistemi oluşturan kök hücrelerle karşılaştı. Ekip ayrıca bu hücrelerin, savaş ya da kaç tepkisini kontrol etmede kilit rol oynayan noradrenalin için enzim ürettiğini de buldu.

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü'nden biyolog Marianne Bronner, ortak yazarı olduğu çalışma hakkında "Literatürde 100 yılı aşkın süredir bofa balığının sempatik sinir sisteminden yoksun olduğu öne sürülüyordu" diyor.

Şaşırtıcı bir şekilde sempatik nöronların aslında bofa balığında olduğunu ama gelişimin sürecinde, beklenenden çok daha geç ortaya çıktığını bulduk.

Bronner bu keşfin bugüne kadar yapılmamasını, bu deniz canlılarının genellikle yaşamlarının çok erken dönemlerinde incelenmesine bağlıyor.

Bofa balıklarının sempatik sinir sisteminin diğer omurgalılara benzer şekilde savaş ya da kaç benzeri davranışları kontrol edip etmediği henüz bilinmiyor. Araştırmacılara göre yeni bulgular, sempatik nöronların oluşumunu düzenleyen gelişimsel sürecin tüm omurgalılarda olduğuna işaret ediyor. 

Independent Türkçe, Live Science, Popular Science, Nature



ABD'de sağlık fonlarına yapay zeka filtresi

Yeni bir habere göre Bakan Robert F. Kennedy Jr.'ın başında olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sağladığı fonlarda yeni bir değerlendirme süreci nedeniyle gecikmeler yaşanıyor (Reuters)
Yeni bir habere göre Bakan Robert F. Kennedy Jr.'ın başında olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sağladığı fonlarda yeni bir değerlendirme süreci nedeniyle gecikmeler yaşanıyor (Reuters)
TT

ABD'de sağlık fonlarına yapay zeka filtresi

Yeni bir habere göre Bakan Robert F. Kennedy Jr.'ın başında olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sağladığı fonlarda yeni bir değerlendirme süreci nedeniyle gecikmeler yaşanıyor (Reuters)
Yeni bir habere göre Bakan Robert F. Kennedy Jr.'ın başında olduğu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın sağladığı fonlarda yeni bir değerlendirme süreci nedeniyle gecikmeler yaşanıyor (Reuters)

ABD Sağlık ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın (HHS) sağladığı milyarlarca dolarlık hibe desteğinin, yeni onay şartları nedeniyle geciktiği bildiriliyor.

Spotlight PA ve NOTUS'un ortak haberine göre HHS'nin hibe programları, yeni getirilen çok aşamalı onay süreci nedeniyle gecikiyor. Eleştirmenler, bu sürecin federal fonlara dayanan önemli sağlık programlarına yük getirdiğini savunuyor.

Ulusal İlçe ve Şehir Sağlık Yetkilileri Birliği CEO'su Lori Tremmel Freeman, yayın organlarına, "Bu onay süreçleri nedeniyle bu gecikmelerin uzadığını görmeye başlarsak, işler durmak zorunda kalacak" diye konuştu.

Habere göre hibe programlarının artık "kültür", "toplumsal cinsiyet" ve "transseksüel" gibi kelimeleri tespit eden bir yapay zeka tarama sürecinden geçmesi, ayrıca HHS müsteşar yardımcısı, HHS Bakanı Robert F. Kennedy Jr.'ın ofisi ve Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi dahil birden fazla yerden onay alması gerekiyor.

Demokrat Senatör Patty Murray, NOTUS'a yaptığı açıklamada, kurumun "Amerika'nın araştırmadaki üstünlüğünü baltaladığını, ön saflardaki müdahale ekiplerine fon sağlamayı engellediğini ve siyasi nedenlerle topluluklara ulaşacak kaynak ve hizmetlerden mahrum bıraktığını" söyledi.

"Trump tarafından atanan bir haydutun, zaten hazır olan her temel hibenin önüne geçmesi, kendi kendini sabote etmekten başka bir şey değil" diye ekledi.

Yorum için ulaşılan bir HHS sözcüsü The Independent'a şunları söyledi:

Tüm Hibe Programı Bildirimleri standart inceleme ve onay sürecini takip eder.

Sözcü, "HHS, nihai hale geldiğinde, 2026 Mali Yılı için kalan hibe programı bildirimlerini yayımlayacaktır" diye ekledi.

HHS ayrıca son haftalarda birçok fonlama girişimini duyurdu. Bakanlığın basın açıklamalarına göre bu girişimler arasında Lyme Hastalığı'yla mücadele programlarına milyonlarca dolarlık fon ve "akıl hastalığı, bağımlılık, evsizlik" sorunlarına çözüm bulmaya ayrılan 700 milyon dolarlık fon yer alıyor.

HHS hibeleriyle ilgili bu haber, The New York Times'ın Kennedy'nin bakanlığı yönetme görevinden "kopmuş" olduğunu öne süren sansasyonel bir haber yayınlamasından yaklaşık iki hafta sonra geldi. Buna karşılık 72 yaşındaki Kennedy sert tepki gösterdiği gazeteyi "haksız, düşmanca ve gerçeği yansıtmayan" bir makale yayımlamakla suçlamıştı.

Kennedy, X'te, "İddianızı çürütmek için tek yapılması gereken, herkese açık takvimime göz atmak ve çok farklı alanlardaki benzersiz başarılarıma bakmaktır. Bunların tamamına bizzat ben öncülük ettim" diye yazmıştı.

Independent Türkçe


ABD, Afrika'da eşcinselliği suç sayan yasalara karşı çıkmaktan vazgeçti

Gana Parlamentosu, tartışma yaratan yeni yasayı 30 Mayıs'ta kabul etti (Reuters)
Gana Parlamentosu, tartışma yaratan yeni yasayı 30 Mayıs'ta kabul etti (Reuters)
TT

ABD, Afrika'da eşcinselliği suç sayan yasalara karşı çıkmaktan vazgeçti

Gana Parlamentosu, tartışma yaratan yeni yasayı 30 Mayıs'ta kabul etti (Reuters)
Gana Parlamentosu, tartışma yaratan yeni yasayı 30 Mayıs'ta kabul etti (Reuters)

Uzun süredir Afrika'nın farklı yerlerinde çıkarılan eşcinsellik karşıtı kanunların karşısında duran ABD yönetimi, Donald Trump'la birlikte bu tutumundan vazgeçiyor.

Wall Street Journal (WSJ), 2023'te Uganda'da kabul edilen ve eşcinselliğe idama varan cezalar öngören kanuna Joe Biden yönetiminin gümrüksüz ticaret programından çıkarma ve üst düzey yetkililere vize yasağı gibi hamlelerle tepki gösterdiğini hatırlatıyor.  

Donald Trump'ın geçen ay Gana Parlamentosu'nun benimsediği kanun hakkındaki sessizliğini koruduğu vurgulanıyor. 

Batı Afrika ülkesi, LGBTQ toplumundan kişilerin üç yıla kadar hapisle cezalandırılmasına yönelik yasal çerçeveyi hazırlamıştı. Gana Cumhurbaşkanı John Mahama henüz imzalamadığı yasayı desteklediğini söylemişti.

Amerikan gazetesi, dış politikasını Önce Amerika sloganıyla şekillendiren Trump yönetiminin, ABD'nin kendi çıkarları için insan hakları savunuculuğunu feda etmeye hazır olduğunu bildiriyor. 

WSJ, ABD Dışişleri Bakanlığı'na Gana'ya tepki gösterip göstermeyeceklerini sorduğunda "Bu ülkelerde yürürlükte olan yasalar hakkında bilgi almak için Gana ve Uganda hükümetlerine başvurmanızı öneriyoruz" yanıtını aldı. 

Afrika'da eşcinsellik karşıtı kanunların son örneği bu oldu. 30 civarındaki ülkede benzer adımlar atılmış durumda. 

Martta Senegal, LGBTQ çiftlerin cinsel faaliyetlerine yönelik azami hapis cezasını iki katına yükselterek 10 yıl olarak belirlemişti. Ayrıca "eşcinselliğe teşvik" de yasaklanmıştı. 

Bu ay Nijer'deki askeri cunta eşcinsel ilişkileri 10 yıla kadar hapisle cezalandıran yeni bir kanunu yürürlüğe koydu.

Danışmanlık ve iletişim şirketi Teneo'nun, Afrika'daki siyasi risk araştırmalarının başında bulunan Anne Frühauf, Trump yönetiminin insan hakları adına ekonomik baskı uygulamaya yönelik "iştahının daha az" olduğunu söyledi. 

Frühauf, on milyarlarca dolarlık yardım dağıtan USAID'in kapatılmasıyla ABD'nin diğer ülkelere karşı kullanabileceği baskı araçlarının da azaldığını hatırlattı:

Gana'daki yasaya Washington'ın geçmişteki gibi bir tepki vermesinin çok düşük bir ihtimal olduğunu düşünüyorum. Artık farklı bir dünyada yaşıyoruz.

Diğer yandan WSJ'nin haberinde Trump yönetiminin, Sudan ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki çatışmaların taraflarına yaptırımlar uyguladığı da anımsatıldı. 

Eşcinsel hakları ve işyerinde cinsiyet ayrımcılığı gibi daha "kültürel" meselelerin artık önemsenmediği ifade edildi. 

Independent Türkçe, WSJ, BBC


Uzmanlar çocukluk çağındaki meyve suyu tüketimiyle ilgili uyardı

Araştırmacılar, çocukluk döneminde meyve suyu ve diğer şekerli içecekler tüketmenin, ileriki yaşlarda yüksek tansiyon riskini ciddi derecede artırabileceğini söylüyor. Yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları riskini yükseltiyor (Pexels)
Araştırmacılar, çocukluk döneminde meyve suyu ve diğer şekerli içecekler tüketmenin, ileriki yaşlarda yüksek tansiyon riskini ciddi derecede artırabileceğini söylüyor. Yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları riskini yükseltiyor (Pexels)
TT

Uzmanlar çocukluk çağındaki meyve suyu tüketimiyle ilgili uyardı

Araştırmacılar, çocukluk döneminde meyve suyu ve diğer şekerli içecekler tüketmenin, ileriki yaşlarda yüksek tansiyon riskini ciddi derecede artırabileceğini söylüyor. Yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları riskini yükseltiyor (Pexels)
Araştırmacılar, çocukluk döneminde meyve suyu ve diğer şekerli içecekler tüketmenin, ileriki yaşlarda yüksek tansiyon riskini ciddi derecede artırabileceğini söylüyor. Yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları riskini yükseltiyor (Pexels)

Pazartesi günü yayımlanan yeni bir araştırmaya göre çocukluk döneminde meyve suyu, gazlı meşrubatlar ve diğer şekerli içeceklerin tüketilmesi, yetişkinlikte yüksek tansiyon riskini artırabilir.

Amerikan Kalp Derneği'nin 25 yıl boyunca 9-16 yaşlarındaki 25 binden fazla Amerikalı üzerinde yaptığı bir araştırma, 12 ons (yaklaşık 355 mililitre) porsiyonlardan günde sadece iki veya daha fazla içecek tüketenlerin, haftada üç porsiyondan az tüketenlere kıyasla yüksek tansiyon geliştirme riskinin yüzde 52 daha yüksek olduğunu ortaya koydu.

Kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın çok yüksek olmasını ifade eden yüksek tansiyon, kalp ve böbrek hastalıkları, felç ve demans riskinin artmasına katkıda bulunuyor. Derneğe göre, 125 milyondan fazla Amerikalı yetişkin yüksek tansiyonla yaşıyor.

Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan misafir öğretim üyesi Dr. Vasanti Malik yaptığı açıklamada, "Erken yaşlardaki beslenme alışkanlıkları, sağlık üzerinde kalıcı sonuçlar doğurabilir" diyor.

Yüksek tansiyonun artık daha erken yaşlarda ortaya çıktığı, genç yetişkinler, çocuklar ve ergenler arasındaki oranların giderek arttığı görülüyor. Bu durum, erken teşhis ve önlem almanın önemini vurguluyor.

Günde 12 ons meyve suyu içmek, haftada bir porsiyondan az içenlere kıyasla yüzde 35 daha yüksek riskle ilişkilendirilirken, gazlı meşrubatlar ve spor içecekleri sırasıyla yüzde 23 ve yüzde 36 daha yüksek riskle bağlantılıydı.

Bir meyve suyu diğerlerine kıyasla öne çıktı; günlük her bir porsiyon portakal suyu yüzde 20 daha yüksek riskle ilişkilendirilirken, diğer meyve sularında böyle bir ilişki saptanmadı.

Ancak araştırmacılar, şeker ilaveli portakal aromalı içeceklerin yanlışlıkla portakal suyu başlığında bildirilmiş olabileceğini söylüyor.

Çalışmaya katılanlar, yiyecek ve içecek tüketimleriyle diğer sağlık faktörlerini takip ederek her 1-4 yılda bir anket doldurdu. Katılımcılar tansiyonlarını da bildirdi ve araştırmacılar, farklı içeceklerin etkilerini gösteren modeller geliştirdi.

Yine de Amerikan Kalp Derneği'nin gönüllü uzmanı Dr. Amit Khera'nın açıkladığı üzere asıl önemli olan şey, ne kadar içtiğiniz değil, ne içtiğiniz.

Khera, "Yetişkinlerde de görüldüğü gibi, hipertansiyonun gelişimi açısından fruktozun toplam miktarı değil, hangi gıda aracılığıyla alındığı daha belirleyici görünüyor. Bu nedenle şekerli içecekler ve meyve suları risk artışıyla ilişkilendirilirken, taze meyvelerde böyle bir ilişki yok" diyor.

İkincisi, fruktozun kaynağı ne olursa olsun kardiyovasküler sağlığa zarar verdiği ve meyve sularının sağlık açısından faydalı olduğu yönünde yaygın bir kanı bulunuyor. Bu çalışma, her ikisinin de doğru görünmediğini gösteriyor.

frgtrbh
Portakal suyu, tansiyon riskleri açısından en zararlı içecek olarak belirlendi. Ancak araştırmacılar, şeker ilaveli portakal aromalı içeceklerin analizlerine yanlışlıkla dahil edilmiş olabileceğini belirtiyor (AFP)

Araştırmacılar, daha sağlıklı içecekler tüketmenin riski azaltmaya katkı sağlayabileceğini söylüyor.

Dernek, günlük bir porsiyon şekerli içeceği taze meyveyle değiştirmenin yüksek tansiyon riskini yüzde 22 oranında azalttığını belirtiyor. Meyve suyunu taze meyveyle değiştirerek riski yüzde 19 oranında azaltmak da mümkün.

Susuzluğu giderebilecek süt ve su da şekerli içeceklere iyi birer alternatif sunuyor. Şekerli içeceklerin yerine bunlardan birini koymak, riskte yüzde 13'lük bir azalmayla ilişkilendirildi.

Ancak meyve suyunun süt ya da suyla değiştirilmesi durumunda benzer bir risk azalması görülmedi.

Independent Türkçe