Güneş Sistemi'nin en volkanik gökcisminin geçmişi nihayet aydınlatıldı

Io'daki volkanik faaliyetler 1979'da keşfedilmişti (NASA/JPL/DLR)
Io'daki volkanik faaliyetler 1979'da keşfedilmişti (NASA/JPL/DLR)
TT

Güneş Sistemi'nin en volkanik gökcisminin geçmişi nihayet aydınlatıldı

Io'daki volkanik faaliyetler 1979'da keşfedilmişti (NASA/JPL/DLR)
Io'daki volkanik faaliyetler 1979'da keşfedilmişti (NASA/JPL/DLR)

Io'nun, oluştuğundan beri Güneş Sistemi'nin en volkanik gökcismi olduğu ortaya çıktı. 

Bilim insanları Jüpiter'in uydusunun, gezegenin kendisi ve diğer uydularla arasındaki kütleçekimin yol açtığı gelgit kuvveti nedeniyle yoğun volkan patlamalarına sahne olduğunu biliyordu. Artık bu olayların muhtemelen 4,57 milyar yıldır, Güneş Sistemi'nin oluşumundan beri gerçekleştiği anlaşıldı. 

Io'nun yüzeyinde lavların sürekli akması nedeniyle uydunun genç kalması yüzünden araştırmacılar bu faaliyetlerin ne kadar süredir devam ettiğini saptayamıyordu. Atacama Büyük Milimetre/Milimetre-altı Dizisi (Atacama Large Millimeter/submillimeter Array/ALMA) adlı teleskobu kullanan bilim insanları, uydunun atmosferindeki sülfür ve kloru inceleyerek bu soruyu cevaplamayı başardı.

Science adlı hakemli dergide perşembe günü yayımlanan araştırmanın başyazarı Katherine de Kleer "Io'nun yüzeyine bakıp bir milyon yıldan daha uzun bir süre önce neler olduğu hakkında bir şeyler söylemek mümkün değil ve bu da jeolojik açıdan çok yakın bir zaman" diyor: 

Io büyük bir gizem barındırıyordu çünkü yüzeyi, daha az aktif uyduların yüzeyinden farklı olarak geçmişin kaydını tutmuyor.

Io'daki volkanik patlamalara Jüpiter'in diğer uyduları Europa'yla Ganymede'in gezegen etrafındaki yörüngeleri yol açıyor. Ganymede, Jüpiter'in yörüngesinde her tam tur attığında Europa iki, Io ise 4 tur atıyor. Rezonans diye bilinen bu ritim Io'nun kendi yörüngesinin daire yerine daha eliptik bir şekle girmesine neden oluyor. 

Elips şeklindeki yörüngesinde dönen Io, gezegene yaklaştığında daha güçlü bir kütleçekim kuvvetine maruz kalırken uzaklaştığı zaman bu kuvvet zayıflıyor. Bu durum Io'da gelgitler meydana getiriyor. Bunlar Dünya'daki gelgitlere benzese de çok daha güçlü olmaları nedeniyle uydunun yüzeyinin 100 metreye kadar yükselip inmesine yol açıyor. Bu sürtünme hareketleri Io'nun yüzeyini muazzam derecede ısıtarak patlamalar yaratırken sıra magma okyanusu da oluşturabiliyor. 

Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) Gezegen Bilimi ve Astronomi Bölümü'nden de Kleer son 20 yıldaki bilgisayar simülasyonlarının, uyduların yörüngesinin oluşum aşamasında bu ritme girdiğine işaret ettiğini söylüyor. Bilim insanı, Space'e yaptığı açıklamada şöyle diyor:

Volkanik faaliyete neden olan şey bu rezonans. Bu nedenle uyduların oluştukları andan itibaren bu düzen içinde olması ve Io'nun da aynı süre boyunca volkanik olması mantıklı geliyor.

Io'daki volkanik faaliyetler, uydunun içiyle atmosferi arasında sürekli madde taşınmasına neden oluyor. Uydunun üst atmosferindeki sülfür ve kloru inceleyen araştırma ekibi, bu iki elementin üst atmosferdeki ağır izotop halinin (daha fazla sayıda nötrona sahip atomlar) hafif izotop halinden daha fazla olduğunu buldu. Bu durum hafif izotopların uzaya kolay kaçabilmesinden kaynaklanıyor. 

Io'nun hafif sülfür izotoplarının yüzde 94 ila yüzde 96'sını kaybettiğini tespit eden araştırmacılar bunun milyarlarca yıllık bir volkanik faaliyet sonucunda gerçekleşebileceğini söylüyor.

"Io'nun atmosferindeki sülfür izotoplarını kullanarak Io'nun milyarlarca yıldır sülfür bakımından zengin gaz ürettiğini ve dolayısıyla volkanik açıdan aktif olduğunu bulduk" diyen de Kleer şöyle ekliyor:

Bu, daha önceki bazı tahminleri doğrulayan güzel bir bulgu.

Jüpiter'in volkanik uydusunun geçmişini araştırmaya devam edeceğini söyleyen araştırmacı "Bundan sonra Io'nun, komşuları Europa ve Ganymede gibi bir zamanlar su okyanusuyla buz kabuğuna sahip olup olmadığını ve bunların volkanizma veya başka bir yolla ortadan kalkıp kalkmadığını öğrenmek istiyorum" diyor.

Independent Türkçe, Space, National Geographic, Science



Sporcuların kullandığı takviye, kanser tedavisinde umut olabilir mi?

Araştırmacılar bu takviyenin, tümör parçacıklarını yakalayıp öldürücü T hücrelerini saldırmaya yönlendiren dendritik hücreleri güçlendirdiğini keşfetti (Unsplash)
Araştırmacılar bu takviyenin, tümör parçacıklarını yakalayıp öldürücü T hücrelerini saldırmaya yönlendiren dendritik hücreleri güçlendirdiğini keşfetti (Unsplash)
TT

Sporcuların kullandığı takviye, kanser tedavisinde umut olabilir mi?

Araştırmacılar bu takviyenin, tümör parçacıklarını yakalayıp öldürücü T hücrelerini saldırmaya yönlendiren dendritik hücreleri güçlendirdiğini keşfetti (Unsplash)
Araştırmacılar bu takviyenin, tümör parçacıklarını yakalayıp öldürücü T hücrelerini saldırmaya yönlendiren dendritik hücreleri güçlendirdiğini keşfetti (Unsplash)

Bir araştırmaya göre, özellikle kuvvet veren bir spor takviyesi olarak bilinen kreatin, kanserle mücadeleye de yardım edebilir.

Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles kampüsünden (UCLA) bilim insanlarına göre bu uygun maliyetli takviye sadece atletik performansı artırmakla kalmıyor, aynı zamanda vücudu kanserle savaşmaya hazırlayıp harekete geçiren bir bağışıklık hücresi grubunu da güçlendiriyor.

Fareler üzerinde yapılan önceki araştırmalarda kreatinin, vücudun kanser hücrelerini ve virüsleri yok etmesini sağlayan beyaz kan hücreleri olan öldürücü T hücrelerini güçlendirdiği saptanmıştı. Artık ekip bu takviyenin, tümör parçacıklarını yakalayarak öldürücü T hücrelerini saldırıya yönelten dendritik hücreleri de güçlendirdiğini keşfetti.

Çoğu immünoterapi, öldürücü T hücrelerini hedef alarak etki ediyor ancak hastaların yarısından azı bu tedaviye yanıt veriyor. Ancak bilim insanları, kreatinin dendritik hücreler üzerindeki etkisinin tedaviyi güçlendirebileceğini öne sürüyor.

UCLA'den mikrobiyoloji, immünoloji ve moleküler genetik alanında öğretim üyesi Lili Yang, kıdemli yazarı olduğu çalışma hakkında "İmmünoterapi son derece umut verici sonuçlar sergilese de sadece bir grup hastada işe yarıyor" diyor.

Bu çalışma, kreatinin sadece T hücrelerinin kanserle savaşmasına yardım etmekle kalmayıp onları destekleyen ve yönlendiren tüm mekanizmaları güçlendirdiğini gösteriyor. Bu da kreatini, modern immünoterapilerin temelindeki bağışıklık tepkisini bütünsel olarak destekleyen umut verici bir takviye haline getiriyor.

Hakemli dergi iScience'ta yayımlanan çalışma kapsamında araştırmacılar, melanomlu farelerde günlük kreatin enjeksiyonlarının tümör büyümesini yavaşlatıp yavaşlatmayacağını test etti.

Kreatinin sadece büyümeyi yavaşlatmakla kalmayıp aynı zamanda tümörlere giren dendritik hücrelerin aktivitesini de artırdığını belirlediler. Tedavi edilen dendritik hücreler, tümöre başka bağışıklık hücrelerini de çeken kimyasal sinyalleri daha yüksek seviyelerde salgıladı.

Bilim insanları ayrıca kreatin takviyesinin, dendritik hücrelerdeki enerji düzeylerini artırdığını buldu.

Araştırmacılar, kreatinin rolünü şarj edilebilir bir bataryaya benzetiyor; bu sayede dendritik hücreler, sınırlı besin maddeleri için hızla büyüyen tümör hücreleriyle rekabet ederken bile enerji depolayıp gerektiğinde salabiliyor.

Öğretim üyesi Yang'ın laboratuvarından lisansüstü öğrencisi ve çalışmanın ortak başyazarı James Elsten-Brown şunları söylüyor: 

Burada kreatinin birbirini tamamlayıcı iki şekilde kullanılabilme potansiyelini görüyoruz: Halihazırda immünoterapi gören hastaların bağışıklık tepkisini güçlendirmek için bir takviye olarak ve dendritik hücre bazlı aşıların uygulanmadan önce kalitesini iyileştiren bir araç olarak kullanılabilir.

Araştırma, bağışıklık sisteminin kansere karşı tepkisini güçlendirmede kreatinin bir araç olarak kullanılabileceğini öne sürüyor. Ancak çalışma hastalar değil, hücreler ve fareler üzerinde yürütüldüğü için henüz bu sonuçlara dayanarak beslenmeyle ilgili veya tıbbi tavsiyeler çıkarılmamalı.

Araştırmacılar, bu takviye onlarca yıldır kullanılıp güvenli kabul edilse de kanser tedavisi gören hastaların tedavilerine bir takviye eklemeden önce doktorlarına danışmaları gerektiği uyarısında bulunuyor.

Independent Türkçe


Japon kadın, ev arkadaşının ağzını diktiği gerekçesiyle gözaltına alındı

Koga polis karakolu (AFP)
Koga polis karakolu (AFP)
TT

Japon kadın, ev arkadaşının ağzını diktiği gerekçesiyle gözaltına alındı

Koga polis karakolu (AFP)
Koga polis karakolu (AFP)

Japon bir kadın, birlikte yaşadığı başka bir kadının dudaklarını dikerek onu yemek yiyemeyecek ve konuşamayacak duruma getirdiği iddiasıyla gözaltına alındı.

49 yaşındaki yarı zamanlı çalışan Masae Sakurai, 42 yaşındaki ev arkadaşına yönelik saldırı iddiası üzerine Tokyo'nun kuzeydoğusundaki Ibaraki prefektörlüğüne bağlı Koga şehrinde pazartesi günü gözaltına alındı.

Polis, Sakurai'nin 29 Haziran'da yerel saatle 13.30 civarında iğne ve iplik kullanarak kadının dudaklarını diktiğini söyledi. Sakurai'nin suçlamaları kabul edip etmediğini açıklamayan polis, saldırının ardındaki neden ve koşulları araştırdıklarını duyurdu. Ayrıca iki kadın arasındaki ilişkiyi de inceliyorlar.

Japan Today'in haberine göre mağdur ertesi gün saat 13.30 civarında, Sakurai dışarıdayken evden kaçmayı başardı. Beyaz bir maske takan kadın, yakındaki bir dükkana koşarak yaraları nedeniyle konuşamadığı için üzerinde "Lütfen bana yardım edin" yazan bir notu bir çalışana uzattı. Çalışan durumu polise ihbar etti.

Kadın daha sonra polise, Sakurai'den korktuğu için daha erken kaçamadığını söyledi. "Sakurai'den korkuyordum, bu yüzden hemen kaçamadım" dedi.

Kyodo News'un aktardığı üzere iki kadın Nisan 2025 civarından beri Sakurai'nin evinde birlikte yaşıyordu. Polis, evde başkalarının da kaldığını ve soruşturma kapsamında bu kişileri de sorguladıklarını açıkladı.

Polis memurları, olay sırasında bu kişilerden bazılarının da evde olabileceği ihtimalini değerlendiriyor.

The Straits Times'ın haberine göre Sakurai'nin tanıdıkları yerel yayıncı TV Asahi'ye, onun evini terk eden kişilere evinde kalma imkanı vererek bazılarının iş bulmasına yardım ettiği bir geçmişi olduğunu söyledi; bu da farklı zamanlarda birkaç kişinin bu evde yaşamış olabileceğini düşündürüyor.

Independent Türkçe


Britney Spears filmi için beklenen imza atıldı

Britney Spears, 2001 MTV Video Müzik Ödülleri töreninde I'm a Slave 4 U adlı şarkısını seslendirirken, omuzlarına sarılı albino Burma pitonuyla dans etmişti (AP)
Britney Spears, 2001 MTV Video Müzik Ödülleri töreninde I'm a Slave 4 U adlı şarkısını seslendirirken, omuzlarına sarılı albino Burma pitonuyla dans etmişti (AP)
TT

Britney Spears filmi için beklenen imza atıldı

Britney Spears, 2001 MTV Video Müzik Ödülleri töreninde I'm a Slave 4 U adlı şarkısını seslendirirken, omuzlarına sarılı albino Burma pitonuyla dans etmişti (AP)
Britney Spears, 2001 MTV Video Müzik Ödülleri töreninde I'm a Slave 4 U adlı şarkısını seslendirirken, omuzlarına sarılı albino Burma pitonuyla dans etmişti (AP)

Universal Pictures'ın hazırlıklarını sürdürdüğü Britney Spears biyografi filminin senaryosunu yazacak isim belli oldu. 

Page Six'in aktardığı bilgilere göre, New Girl ve Dying for Sex gibi ses getiren dizilerin Emmy adayı yaratıcısı Liz Meriwether, merakla beklenen filmin senaryosunu yazmak üzere stüdyoyla anlaştı. Universal ise projeye dair henüz resmi bir açıklama yapmadı.

Wicked filmleriyle Universal çatısı altında kariyerinin zirvesine ulaşan Jon M. Chu'nun yönetmen koltuğunda oturacağı projede, yapımcılığı yine Wicked'ın arkasındaki Marc Platt üstlenecek. 

Platt, son dönemde Ejderhanı Nasıl Eğitirsin'in (How to Train Your Dragon) canlı çekim uyarlamaları ve Focus Features yapımı Girls Like Girls'le de adından söz ettiriyor. 

Universal'ın Ağustos 2024'te haklarını satın aldığı bu gizli projeyi daha önce sosyal medya hesabından duyuran pop ikonu Britney Spears, Marc Platt'in her zaman en sevdiği filmlere imza attığını belirterek hayranlarına "takipte kalmaları" çağrısında bulunmuştu.

Liz Meriwether, Spears'ın tüm dünyada 6 milyondan fazla satan 2023 tarihli İçimdeki Kadın (The Woman in Me) adlı anı kitabını beyazperdeye uyarlayacak. 

İçimdeki Kadın, çıktığı ilk hafta 1,1 milyonluk satış rakamına ulaşmıştı. 

Simon & Schuster tarihinin en hızlı satan sesli kitabı unvanına sahip biyografinin seslendirmesini ise Oscar adayı oyuncu Michelle Williams üstlenmişti.

Ünlü şarkıcı kitabında, Louisiana'daki çocukluğunu, 1998'deki çıkış şarkısı ...Baby One More Time'ın ardından genç yaşta gelen hızlı şöhretini, medyanın yoğun baskısı altında yaşadığı ruh sağlığı sorunlarını ve bağımlılıkla mücadelesini anlatıyor.

Beklenen film ayrıca, Spears'ın Justin Timberlake ve Kevin Federline gibi isimlerle yaşadığı çalkantılı ilişkilerle 2008-2021'de ailesinin kontrolü altında kaldığı yasal vasilik sürecinde uğradığı haksızlıkları da gözler önüne serecek.

Wicked'ın başarısının ardından yoğun bir çalışma temposuna giren yönetmen Jon M. Chu'nun gündemindeki diğer projeler arasında, Sydney Sweeney'nin başrolünde yer alacağı EA video oyunu uyarlaması Split Fiction ve Warner Bros.'la Mattel ortaklığındaki Hot Wheels yer alıyor.

Projeyle kariyerinde yeni bir sayfa açan senarist Liz Meriwether ise daha önce Amanda Seyfried'in başrolünde yer aldığı The Dropout'la Yapımcılar Birliği (PGA) Ödülü, Kim Rosenstock'la birlikte yarattığı FX mini dizisi Dying for Sex'le de Yazarlar Birliği (WGA) Ödülü kazanmıştı. 

Toplamda 4 Emmy adaylığı bulunan Meriwether, geniş kitlelerce tanınmasını sağlayan çıkışını 2011'de Natalie Portman ve Ashton Kutcher'lı romantik komedi Bağlanmak Yok'un (No Strings Attached) senaryosunu yazarak ve Zooey Deschanel'in başrolünde yer aldığı kült komedi New Girl'ü yaratarak yapmıştı.

Independent Türkçe, Variety, The Wrap, The Playlist, Page Six