Netflix'in yeni dizisi kafaları karıştırdı

Dizi, süreleri 53'le 60 dakika arasında değişen 7 bölümden oluşuyor (Netflix)
Dizi, süreleri 53'le 60 dakika arasında değişen 7 bölümden oluşuyor (Netflix)
TT

Netflix'in yeni dizisi kafaları karıştırdı

Dizi, süreleri 53'le 60 dakika arasında değişen 7 bölümden oluşuyor (Netflix)
Dizi, süreleri 53'le 60 dakika arasında değişen 7 bölümden oluşuyor (Netflix)

Netflix, amigoluk dünyasının karanlık yüzünü yeni belgeseliyle ortaya serdi.

Yayın devinin izleyicileri, AMERICA'S SWEETHEARTS: Dallas Cowboys Amigo Kızları (AMERICA'S SWEETHEARTS: Dallas Cowboys Cheerleaders) adlı diziye "bağımlı" hale geldiklerini söylese de belgeselin son derece "iç karartıcı" olduğu konusunda da uyarıyor.

Yayın devinde 20 Haziran'da gösterime giren belgesel, izleyenleri NFL'deki amigo kızların dünyasına götürdü ve mavi beyaz ışıltılı üniformayı giymek için yapılan fedakarlıkları gözler önüne serdi.

Emmy ödüllü yönetmen Greg Whiteley tarafından yaratılan dizi, spor dünyasının çirkin yönlerini de ortaya koydu.

Diziyi izleyenler, zaman kaybetmeden sosyal medyaya akın etti ve fikirlerini dile getirdi. Bir kullanıcı şunları söyledi: 

Kelimenin tam anlamıyla dizinin bağımlısıyım!

Ancak diğerleri daha karamsardı. Bir izleyici yeni diziyle ilgili şöyle dedi: 

Bu belgesel şimdiye kadar izlediğim en iç karartıcı şeylerden biri.

Üçüncü bir kullanıcıysa diziyi "arka plan gürültüsü" olsun diye açtığını ama kısa sürede bağımlı hale geldiğini söyledi.

"Gerçekten şoke edici"

Diğer izleyicilerse, belgeselde bazı ponpon kızların maaşlarının ne kadar düşük olduğunu öğrenip hayrete düştüklerini ifade etti.

Dallas Cowboys ponpon kızlarına yaşanabilir bir maaş ödenmemesi için hiçbir neden yok. Dürüst olmak gerekirse, bu kadınlardan bazılarının tüm bunların yanı sıra tam zamanlı işlerinin olması gerçekten şoke edici.

Netflix, 13 yaşından küçüklere uygun olmadığını belirttiği belgeselin konusunu şöyle özetliyor:

Seçmelerden eğitim kampına ve NFL sezonuna kadar, takımda yer alma fırsatının ve hayallerinin peşinden giden Dallas Cowboys Amigo Kızları'nı takip edin.

Independent Türkçe, Daily Mail, Mirror



Bütün canlıların ölünce sönen tuhaf bir parıltı yaydığı tespit edildi

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels
TT

Bütün canlıların ölünce sönen tuhaf bir parıltı yaydığı tespit edildi

Fotoğraf: Pexels
Fotoğraf: Pexels

Tıbbi teşhiste güçlü bir yeni aracın önünü açabilecek yeni bir araştırmaya göre, tüm canlı varlıkların canlılıkla bağlantılı olarak yaydığı tuhaf parıltı, öldüklerinde kayboluyor.

Yaşam formları, esasen metabolizmanın yaşamı sürdüren süreçleri beslediği karmaşık biyokimyasal laboratuarlardır.

Bu metabolizmanın yan ürünlerinden biri, reaktif oksijen türleri yani ROS adı verilen, yüksek oranda reaktif oksijen içeren bir grup molekül.

Kanada'daki Calgary Üniversitesi'nden araştırmacılar aşırı ROS üretiminin, oksidatif stres diye bilinen sürece yol açabileceğini ve bunun da vücuttaki kimyasallar arasında, parıltıyla bağlantılı elektron transfer süreçlerini tetiklediğini söylüyor.

The Journal of Physical Chemistry Letters'ta yayımlanan çalışma, farelerde ultra zayıf foton emisyonu (UPE) veya biyofoton emisyonu diye adlandırılan tuhaf parıltıyı belgeliyor.

Araştırmacılar canlı farelerin, yakın zamanda ölen farelere kıyasla kayda değer derecede daha yüksek yoğunlukta UPE yaydığını saptadı.

Buna karşılık bitkilerdeki UPE, sıcaklık değişiklikleri, yaralanma ve kimyasal işlemler gibi stres faktörlerine maruz kalma durumuna göre değişiklik gösteriyor.

Önceki çalışmalar, insan gözüyle görülemeyen son derece düşük yoğunluklu ışığın kendiliğinden salınmasıyla tanımlanan bu parıltının kaynağının ROS olabileceğini öne sürüyor.

200 ila 1000 nanometre aralığındaki spektrumda yer alan bu soluk ışık, tek hücreli organizmalar ve bakterilerden bitkilere, hayvanlara ve hatta insanlara kadar tüm yaşam formlarında gözlemleniyor.

Ancak ölüm ve stresin UPE üzerindeki etkisi hakkında pek bir şey bilinmiyor.

Son çalışma, canlı ve ölü hayvanlardaki bu parıltıyı karşılaştırırken, bitkilerde sıcaklık, yaralanma ve kimyasal işlemlerin UPE üzerindeki etkilerini görselleştirdi.

Bilim insanları, çevredeki ışığın etkisini ortadan kaldırmak için karanlık bölmeler geliştirerek bitki ve hayvanları özel kamera sistemleriyle görüntüledi.

Her iki grup da 37 derece vücut sıcaklığına sahip olmasına rağmen canlı farelerin güçlü bir ışık yaydığını, ötenazi uygulanan farelerden gelen soluk parıltınınsa neredeyse söndüğünü tespit ettiler.

Bilim insanları çalışmada, "Araştırmamız, canlı ve ölü farelerin UPE'si arasında önemli bir fark olduğunu ortaya koydu" diye belirtiyor.

Bitkilerde sıcaklık ve yaralanmalardaki artışın, UPE yoğunluğunda yükselmeye neden olduğunu gözlemledik.

Kimyasal işlemler de bitkilerin ışık yayma özelliklerini değiştirdi.

Araştırmacılar, bitkilerin yaralı bölgelerine lokal anestezik benzokain uygulandığında, test edilen bileşikler arasında en yüksek emisyonun görüldüğünü söylüyor.

Bulgular, UPE'nin hayvanlarda canlılığın ve bitkilerde stres tepkisinin hassas bir göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Bilim insanları bu çalışmanın gelecekteki araştırmalar ve klinik teşhisler için UPE görüntülemenin geliştirilmesine katkı sağlamasını umuyor. Araştırmacılar, "UPE görüntüleme, hayvanlarda canlılığın ve bitkilerin strese verdiği tepkilerin invazif olmayan, etiket gerektirmeyen bir şekilde görüntülenmesine olanak sağlıyor" ifadelerini kullanıyor.

Independent Türkçe