Ülkeler Olimpiyat madalyası kazanan sporcularına ne kadar para ödülü veriyor?

Madalyaların orta kısmına yerleştirilen demir parçaları, Eyfel Kulesi'nin tadilatından kalan malzemelerden yapıldı (Reuters)
Madalyaların orta kısmına yerleştirilen demir parçaları, Eyfel Kulesi'nin tadilatından kalan malzemelerden yapıldı (Reuters)
TT

Ülkeler Olimpiyat madalyası kazanan sporcularına ne kadar para ödülü veriyor?

Madalyaların orta kısmına yerleştirilen demir parçaları, Eyfel Kulesi'nin tadilatından kalan malzemelerden yapıldı (Reuters)
Madalyaların orta kısmına yerleştirilen demir parçaları, Eyfel Kulesi'nin tadilatından kalan malzemelerden yapıldı (Reuters)

Fransa'da düzenlenen 2024 Paris Olimpiyatları'nda müsabakalar devam ederken, birçok farklı branştaki oyunlarda sporcular altın, gümüş ve bronz olmak üzere üç farklı derecede madalyayla ödüllendiriliyor.

Uluslararası Olimpiyat Komitesi, oyunculara herhangi bir para ödülü vermezken, ülkeler madalya kazanan sporcularına değişen miktarlarda para ödülü takdim ediyor.

Ülkelerin madalya dağılımlarına göre sporcularına verdikleri para ödülleri TL cinsinden yaklaşık olarak şu şekilde:

Türkiye'de altın madalya alana 17 milyon 475 bin lira

Türkiye'de 2013'te yayımlanan Resmi Gazete'deki yönetmeliğe göre altın madalya sahibi sporculara 1000 Cumhuriyet altını, gümüş madalya alanlara 600 Cumhuriyet altını, bronz alanlara da 300 Cumhuriyet altını veriliyor. 

Cumhuriyet altınının güncel fiyatı 17 bin 241 lira. Yani altın madalya kazanan sporculara 17 milyon 241 TL, gümüş alanlara 10 milyon 344 TL, bronz kazananlara da 5 milyon 172 bin TL değerinde altın takdim edilecek. 

En yüksek ödül Hong Kong'dan

Altın madalya kazanan oyuncularına en yüksek para ödülünü Çin Halk Cumhuriyeti Hong Kong Özel İdari Bölgesi veriyor. 

Hong Kong, altın madalyaya 25 milyon 422 bin TL, gümüş madalyaya 12 milyon 711 bin TL, bronzaysa 6 milyon 355 bin TL ödül takdim ediyor. 

Hong Kong'u Singapur takip ediyor. Güneydoğu Asya ülkesi altın madalya kazanan sporculara 24 milyon 661 bin TL, gümüş madalya alanlara 12 milyon 347 bin TL, bronz alanlara 6 milyon 157 bin TL veriyor.

Türkiye, Hong Kong ve Singapur'un ardından üçüncü sırada geliyor.

Endonezya ise altın madalya kazananlara 9 milyon 930 bin TL, gümüş alanlara 4 milyon 965 bin TL, bronz alanlaraysa 1 milyon 986 bin TL veriyor.

Beşinci sıradaki İsrail, sporcularından altın madalya kazananlara 8 milyon 970 bin TL, gümüş kazananlara 7 milyon 150 bin TL, bronz kazananlaraysa 4 milyon 468 bin TL ödül takdim ediyor.

Kazakistan'da madalya sahiplerine ev veriliyor

Kazakistan, Olimpiyatlar'da madalya kazanan sporcularına para ödülünün yanı sıra ev veriyor.

Altın madalya kazananlara 8 milyon 275 bin TL para ödülü ve üç odalı bir ev takdim ediliyor.

Gümüş madalya alanlara 4 milyon 965 bin TL para ödülüne ek olarak iki odalı bir ev veriliyor.

Bronz madalya sahipleri de 2 milyon 482 bin TL para ödülü ve tek odalı bir ev alıyor.

Avrupa'da ödül miktarları düşük

Avrupa ülkelerindeyse madalyalara verilen para ödülleri görece daha düşük.

İspanya'da altın madalya ödülü 3 milyon 376 bin TL'yken, gümüş madalya için 1 milyon 721 bin TL, bronz içinse 1 milyon 92 bin TL veriliyor.

Bu yılki müsabakalara ev sahipliği yapan Fransa, altın madalya kazanan sporcularına 2 milyon 879 bin TL ödül takdim edecek. Gümüş madalya alanlara 1 milyon 423 bin TL, bronz alanlaraysa 728 bin TL ödenecek.

Almanya'daysa altın madalya için ödenen para ödülü miktarı 728 bin TL. Gümüş madalya kazananlar 529 bin TL, bronz kazananlar da 364 bin TL para alacak.

Avustralya en az para ödülünü veriyor

Olimpiyatlarda başarı yakalayan sporculara en az para ödülünü Avustralya veriyor. Altın madalya kazananlar 430 bin TL, gümüş kazananlar 331 bin TL, bronz madalya sahipleriyse 231 bin TL para alıyor.

ABD altın madalya sahibi oyunculara 1 milyon 241 bin TL ödüyor. Gümüş alanlar 744 in 804 TL, bronz madalya sahipleriyse 496 bin TL para ödülü kazanıyor. 

Çin ise madalya alan sporcularına ne kadar para ödülü verdiğine dair bilgi paylaşmıyor. 

Birleşik Krallık, Yeni Zelanda, Norveç ve İsveç madalya kazanan sporculara para ödülü vermiyor.

Independent Türkçe, CNBC, CBS News



Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamı tespit etmenin yeni bir yolunu bulmuş olabilir.

Bilim insanları yıllardır Dünya'dan yaptıkları taramalarla diğer dünyalarda yaşam belirtisi olabilecek belirli molekülleri arıyor. Ancak yeni araştırma, onları daha kolay ortaya çıkaracak bir yöntem olabileceğini öne sürüyor: Moleküllerin kendisini değil, bilim insanlarının onları birbirine bağladığını düşündüğü gizli düzeni aramak.

Bu araştırma, bilim insanlarının özel cihazlara ihtiyaç duymadan diğer gezegenlerde istatistiksel bir yaklaşımla araştırma yapmasına imkan sağlayabilir. Hatta halihazırda uzaya gönderilmiş aletlerden elde edilen verilerde bu düzeni bulmak mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmada, ekolojinin biyoçeşitliliği mevcut tür sayısına (zenginlik) ve bu türlerin ne kadar düzgün dağıldığına (eşitlik) göre ölçen yaklaşımdan yararlandı. Daha sonra bunu Dünya dışı kimyaya uygulayarak uygulayarak asteroit ve fosiller gibi yerlerden alınan amino asitleri ve yağ asitlerini incelediler. 

Biyolojik örneklerin cansız kimyasal yapılardan belirgin biçimde farklı olduğunu ve biyolojik örneklerin açık düzen örüntüleri sergilediğini saptadılar. Bu sayede iki farklı örnek türünü tutarlı ve güvenilir biçimde ayırabildiler, ayrıca yaşam izlerinin nasıl korunduğunu da inceleyebildiler.

Fosilleşmiş dinozor yumurtası kabukları gibi ileri derecede bozulmuş örneklerde bile uzaylı yaşamın tespit edilebilir istatistiksel izleri görüldü.

Araştırmacılar, yeni yöntem de dahil hiçbir yöntemin muhtemelen tek başına uzaylı yaşamın varlığını kanıtlayamayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntemin, uzaylı yaşam arayışına önemli bir katkı sağlayabileceğini umuyorlar.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Fabian Klenner, "Yaklaşımımız, bir yerde geçmişte yaşam bulunup bulunmadığını değerlendirmenin yollarından biri" diyor. 

Ve farklı tekniklerin hepsi aynı yöne işaret ediyorsa, bu çok güçlü bir kanıt haline gelir.

Çalışma, Nature Astronomy'de yayımlanan "Molecular diversity as a biosignature" (Biyolojik imza olarak moleküler çeşitlilik) başlıklı makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yıllar önce yaşadığı rahatsız edici bir olay hakkında içini döken Hayden Panettiere, "güven beslediği" biri tarafından çıplak bir aktörle yatağa girmeye zorlandığını iddia etti.

O zamanlar 18 yaşında olan Nashville oyuncusu, yaşadıklarını yakın zamanda Jay Shetty'nin On Purpose podcast'inde anlattı. Panettiere'nin, iddialarını daha detaylı anlattığı This is Me: A Reckoning adlı anı kitabı yakında çıkıyor.

Artık 36 yaşında olan Panettiere, olay hakkında şunları söyledi:

[O yaşta] sağlıklı ve güvenli kararlar alabileceğimi düşünsem de etrafımda olup bitenlerin tamamen farkında değildim. Kendimi zor durumlarda bulana kadar bakış açımın tamamen değiştiğini ve tehlikede olduğumu fark etmedim. Tehlikede olduğumu fark ettiğimdeyse kelimenin tam anlamıyla denizin ortasındaydım.

Teknede "harika vakit geçiren" Panettiere şöyle devam etti:

Böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir ipucu yoktu, bu yüzden şoke oldum. Beni hazırlıksız yakaladı. Güven beslediğim, koruyucum olarak gördüğüm ve arkamda duran biri tarafından yönlendiriliyordum... Merdivenlerden aşağı indik. Küçük bir odaydı. Beni, çok ünlü olan ve yatakta çıplak yatan bu adamın yanına fiziksel olarak yatırdı. Bu, adam için değişik bir şey değildi ve bu tür şeyler her zaman oluyordu.

Arkadaşı gittikten sonra, Gençlik Ateşi (Bring It On) yıldızı içindeki aslanın ortaya çıkmasına izin verdiğini söyledi. Panettiere, "Tüylerim diken diken oldu ve vahşileştim. Kendi kendime 'Bu yaşanmayacak' dedim" diye devam etti.

Ama saklanacak hiçbir yerim yoktu. Kaçtım. Teknede saklanabileceğim her yere saklandım. Atlayıp yüzerek uzaklaşma şansım yoktu. Ve durumumu anlayacak kimsenin olmadığını, bunun onlar için yeni bir şey olmadığını fark ettim.

Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlayan Panettiere'nin yer aldığı ilk yapımlar arasında One Life to Live ve Guiding Light gibi pembe diziler, Disney'in 1998 yapımı animasyon filmi Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life) ve 2000 yapımı futbol filmi Unutulmaz Titanlar (Remember The Titans) yer alıyor. Ancak, 2006-201'0'da yayımlanan 4 sezonluk bilim kurgu dizisi Heroes'daki çıkış rolüyle dünya çapında tanınırlık kazandı. Daha yakın zamanlardaysa Çığlık 6 (Scream VI, 2023), Amber Alert (2024) ve A Breed Apart (2005) gibi birkaç korku filminde rol aldı.

Bugünlerdeyse aslında 12 Mayıs'ta çıkması beklenen ancak 19 Mayıs'ta piyasaya sürülecek anı kitabı This Is Me: A Reckoning'i tanıtmak için basın turunda.

İfşa niteliğindeki kitap, Panettiere'nin hayatı ve kariyerinin yanı sıra doğum sonrası depresyon, bağımlılık ve iyileşme, travma, aile içi şiddet ve kayıplarla ilgili mücadelelerini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Independent Türkçe


Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
TT

Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)

Küçük çaplı yeni bir araştırmaya göre kahve, beynin dokunmaya ve kişinin kendi vücut hareketlerine verdiği tepkiyi yavaş yavaş değiştiriyor olabilir.

Dünya çapında milyonlarca insan, uyanıklığı artırmak, yorgunluğu hafifletmek ve konsantrasyonla odağını geliştirmek için sabahları bir fincan kahve içiyor.

Günlük yaklaşık bir veya iki fincan kahve gibi normal dozlarda, 50 ila 400 mg aktif bileşen kafein yer alıyor.

Daha yüksek dozlarda kahvenin beynin dokunma algısını tam olarak nasıl etkilediği ise henüz yeterince araştırılmayan bir konu.

Yeni bir çalışma ise normal ve yüksek dozlarda kafeinin, beynin spesifik bir sürecini nasıl etkilediğini inceledi.

Bu beyin süreci, bileğe hafif bir elektrik şoku verildikten kısa süre sonra beyne manyetik bir darbe gönderilmesini içeren ve kısa gecikmeli afferent inhibisyon (SAI) adı verilen bir yöntem kullanılarak değerlendiriliyor.

Bilekteki duyusal sinyal kol boyunca yukarı doğru ilerleyerek beynin somatosensoriyel bölgesine giriyor ve birkaç milisaniye sonra manyetik darbe yakındaki motor korteksi vurarak başparmağın seğirmesini tetikliyor.

Kas seğirmesini bastırmak için beyin, genellikle beyindeki belirli kimyasal haberciler arasında koordineli bir çabaya ihtiyaç duyuyor.

Hareketleri yumuşak ve kontrol altında tutmak için genellikle filtreleme sistemi görevi gören bu beyin süreci, beynin her dokunuşa aşırı tepki vermesini önlüyor.

Araştırmacılar son çalışmada 20 sağlıklı yetişkine 200 mg kafein ya da plasebo vererek bu filtreleme sürecini inceledi.

Bilim insanları, invaziv olmayan bir yöntem kullanarak manyetik darbelerle deneklerin motor korteksini uyarıp beyinlerinin nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Kafeinin, dokunma sonrasında beynin kas tepkisini sınırlama yeteneğini artırdığını tespit ettiler ve bu da kahvenin "SAI'ı güçlendirebileceğine" işaret ediyor.

Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptör proteinlerini engelleyerek etki ettiğini düşünüyor.

Reseptörlerin engellenmesi, duyularımızla kas hareketlerimizin birlikte çalışmasını kontrol etmeye katkı sağlayan kimyasal haberci asetilkolinin artmasına yol açıyor olabilir.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu bulgu, donepezil gibi kolinerjik güçlendirici ilaçların da SAI'ı güçlendirdiği bulgularıyla uyumlu.

Bilim insanları, "Kafeinin etkisi, kolinerjik sistemi düzenlemesinden kaynaklanıyor olabilir" diye yazarak bu bulguların, ilacın fizyolojik etkisine ve bunun Alzheimer ve Parkinson gibi rahatsızlıklarla nasıl bağlantılı olabileceğine dair fikir sunduğunu ekliyor.

Bilim insanları 400 mg'dan fazla kafein kullanarak daha fazla katılımcıyla başka çalışmalar yürütmeyi umuyor.

Araştırmacılar "Şimdiye kadar tartışılan sonuçlar ışığında, bireyler SAI muayenelerinden önce kafeinden uzak durmaya devam etmeli" sonucuna varıyor.

Independent Türkçe