TikTok'ta birkaç dakika geçirmek bile beden algısını kötü etkiliyor

Araştırmacılar, TikTok'ta geniş çapta dolaşan videoların kısa sürede olumsuz sonuçlar doğurabildiğini gösterdi (Unsplash)
Araştırmacılar, TikTok'ta geniş çapta dolaşan videoların kısa sürede olumsuz sonuçlar doğurabildiğini gösterdi (Unsplash)
TT

TikTok'ta birkaç dakika geçirmek bile beden algısını kötü etkiliyor

Araştırmacılar, TikTok'ta geniş çapta dolaşan videoların kısa sürede olumsuz sonuçlar doğurabildiğini gösterdi (Unsplash)
Araştırmacılar, TikTok'ta geniş çapta dolaşan videoların kısa sürede olumsuz sonuçlar doğurabildiğini gösterdi (Unsplash)

TikTok'ta 8 dakika bile olsa zaman geçirmenin kadınlarda olumsuz beden algısını tetiklediği ortaya kondu. 

Sosyal medya platformları, yeme bozukluklarını teşvik ettikleri gerekçesiyle eleştirilerin odağı oluyor. Uzmanlar zararlı içeriklerin yeterince engellenmediğini söylüyor. 

Avustralya'daki Charles Sturt Üniversitesi liderliğindeki bir araştırma ekibi TikTok'un genç kadınlar üzerinde yarattığı etkiyi inceledi. 

Bilim insanları 18 ila 28 yaşındaki 273 kadından oluşan katılımcıları iki gruba ayırarak TikTok'tan 7-8 dakikalık video derlemeleri izletti.

Bir grup yeme bozukluklarını teşvik ettiği düşünülen, egzersiz yapan ve zayıflamaya dair ipuçları veren kadınların videolarını izledi. Diğer grubaysa doğa, yemek ve komedi videoları verildi. 

Araştırmacılar deneyin öncesi ve sonrasında yaptıkları anketlerle katılımcıların beden algısını ölçtü. 

Hakemli dergi PLOS One'da 7 Ağustos Çarşamba günü yayımlanan makalede, iki grubun da videoları izledikten sonra beden algısında olumsuz değişimler yaşadığı kaydedildi.

Ancak beklendiği gibi ilk grubun kendi bedeninden duyduğu memnuniyette daha büyük bir düşüş saptandı. 

Araştırmacılar videoların yarattığı kısa süreli etkiyi ölçtüklerini ve daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, TikTok'un genç kadınlarda yeme bozukluklarını teşvik edebileceğini söylüyor.

Makalenin ortak yazarı Dr. Rachel Hogg, "Olumsuz bir etki yaratması için çok fazla içerik tüketmek gerekmiyor" diyerek ekliyor: 

Çoğu kişinin TikTok'ta bizim çalışmamızdaki katılımcılardan çok daha uzun zaman geçirdiğini biliyoruz.

TikTok, yeme bozukluklarını normalleştiren içeriklere izin vermediğini savunuyor. Ayrıca uygulama gerektiği zaman kullanıcıları, bu rahatsızlıklardan muzdarip kişilere destek sağlayan Butterfly Foundation adlı kuruluşa yönlendiriyor.

Öte yandan Avustralya merkezli hayır kurumunun iletişim sorumlusu Melissa Wilton, zararlı içerik işareti koydukları videoların platformdan kaldırılmadığını söylüyor. 

"TikTok'un platformunda zararlı içerik var ve aksini söylemelerinin samimiyetsizlik olduğunu düşünüyorum" diyen Wilton ekliyor:

Kurallar uygulanıyor. Bence sorun, kuralların neleri kapsadığı.

Yeni araştırmayı yürüten ekip, zararlı içeriklerin herhangi bir kullanıcının karşısına çıkabileceğini de vurguluyor. 

Katılımcıların yüzde 64'ü, daha önce "Sizin İçin" sayfasında yeme bozukluğu içeriğine maruz kaldığını söylüyor. 

Dr. Hogg "TikTok'taki Sizin İçin sayfalarında görülen içeriği belirlemede algoritma, kullanıcıların bireysel seçimlerinden çok daha etkili" ifadelerini kullanıyor.

Bulgular, Instagram ve TikTok gibi sosyal medya platformlarının gençlerin ruh sağlığı üzerinde olumsuz etki yaratabileceğini ortaya koyan önceki çalışmalarla paralellik gösteriyor. 

Araştırmacılar bu platformalardaki içeriklerin daha sıkı denetlenmesi çağrısı yapıyor. 
Independent Türkçe, Guardian, NBC News, Conversation, PLOS One



Adolescence'ın senaristinden yeni dizi: Yayın tarihi duyuruldu

Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)
Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)
TT

Adolescence'ın senaristinden yeni dizi: Yayın tarihi duyuruldu

Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)
Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)

William Golding'in edebiyat dünyasında iz bırakan eseri Sineklerin Tanrısı (Lord of the Flies), modern bir dokunuşla ekranlara dönüyor. 

Rekortmen dizi Adolescence'ın başarılı senaristi Jack Thorne imzalı 4 bölümlük mini dizi, 4 Mayıs'ta Netflix izleyicisiyle buluşacak.

Golding'in 1954 tarihli kült romanından uyarlanan mini dizi, hayatta kalma mücadelesini bu kez 4 ana karakterin gözünden anlatıyor. 

Dizinin her bir bölümü; Ralph (Winston Sawyers), Jack (Lox Pratt), Piggy (David McKenna) ve Simon (Ike Talbut) karakterlerinden birine odaklanarak, ıssız bir adada mahsur kalan çocukların karanlık dönüşümünü mercek altına alıyor.

Şubatta Birleşik Krallık'ta BBC ekranlarında prömiyerini yapan dizinin yönetmen koltuğunda Büyük Hazine'yle (National Treasure) tanınan Marc Munden oturuyor. 

Dizinin müziklerinde ise Oscar ödüllü efsanevi besteci Hans Zimmer, Kara Talve ve Cristobal Tapia de Veer'in imzası bulunuyor.

Jack karakterine "Tommy Shelby" ve "Otomatik Portakal" ilhamı

Jack'i canlandıran Lox Pratt, geçen ay Hollywood Reporter'a verdiği röportajda rolüne hazırlanırken başvurduğu sıradışı referanslardan söz etmişti.

14 yaşındaki Pratt, yönetmen Marc Munden'la birlikte Jack'in otoriter yapısını kurgularken, Otomatik Portakal'daki (A Clockwork Orange) Malcolm McDowell'ın tavırlarından ve Peaky Blinders'ın ikonik lideri Tommy Shelby'nin ekrandaki baskın duruşundan ilham aldığını anlatmıştı. 

Genç oyuncu, röportajda Malezya'daki çekim sürecinden ve oyuncu arkadaşlarıyla kurduğu yakın bağdan da söz etmişti.

Senaryoyu kaleme alan Jack Thorne, son dönemde Adolescence'la adından söz ettirmesinin yanı sıra Enola Holmes, His Dark Materials ve Harry Potter ve Lanetli Çocuk'un (Harry Potter and the Cursed Child) tiyatro oyunu gibi dev projelerle tanınıyor. 

Thorne aynı zamanda Britanya Yazarlar Birliği (Writers' Guild of Great Britain) başkanlığını yürütüyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Cinema Express


100'den fazla ülkede zirveye çıkan diziye yeni sezon onayı geldi

Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
TT

100'den fazla ülkede zirveye çıkan diziye yeni sezon onayı geldi

Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)

Alex Cross geri dönüyor. Amazon Prime Video, başrolünde Aldis Hodge'un yer aldığı iddialı gerilim dizisi Cross'un üçüncü sezon onayını aldığını duyurdu. Açıklamanın, dizinin ikinci sezon finalinin yayımlandığı gün gelmesi dikkat çekti.

Küresel bir fenomen

Dünyaca ünlü yazar James Patterson'ın yarattığı ikonik karakterlere dayanan dizi, yayımlandığı ilk günden itibaren izlenme rekorları kırdı.

Prime Video verilerine göre Kasım 2024'te izleyiciyle buluşan yapım, ilk 20 gününde dünya çapında 40 milyon izleyiciye ulaştı. 100'den fazla ülkede listenin bir numarasına yerleşen Cross, 2025'te platformun en başarılı üçüncü açılışını da yaptı.

Dizinin başarısından duyduğu memnuniyeti dile getiren yazar James Patterson, karakterin modern bir yorumla ekrana taşınmasını takdirle karşıladığını belirtti. 

"Bu kitap serisinin geçmişi çok eskiye dayanıyor" diyen Patterson, geçen ay Hollywood Reporter'a verdiği röportajda şöyle demişti: 

Bu dizide en sevdiğim şey, günümüz Washington'ında çalışan bir polisin hayatına dair çok daha gerçekçi bir tablo çizmesi. Alex'in daha karmaşık, daha çatışmalı bir karakter olarak ele alınmasını da çok sevdim.

İkinci sezonda bir milyarder playboy'un cinayetini aydınlatmaya çalışan Aldis Hodge'a Matthew Lillard, Jeanine Mason ve Wes Chatham gibi isimler eşlik etti.

"Hafızalardan silinmeyecek bir yorum"

Amazon MGM Stüdyoları Küresel Televizyon Başkanı Peter Friedlander, Hodge'un performansı hakkında şunları söyledi:

Aldis, derinliği, zekası ve kalbiyle Alex Cross karakterine hafızalardan silinmeyecek bir yorum kattı. James Patterson'ın ikonik dünyasını küresel izleyicimizle buluşturmaya devam edeceğimiz için heyecanlıyız.

Cross'un yaratıcılığını ve dizi sorumlusu görevini üstlenen Ben Watkins'e yapımcı koltuğunda Craig Siebels, James Patterson ve Aldis Hodge gibi isimler eşlik ediyor. 

Üçüncü sezonun hikaye akışına dair detaylar henüz gizemini korusa da yapımcılar "yüksek tempolu ve sürükleyici hikaye anlatımının" katlanarak devam edeceği sözünü veriyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


CERN'den tarihi keşif: Yeni parçacık Xi-cc-plus nedir?

İki tılsım kuarkı ve bir aşağı kuarktan oluşan yeni parçacık, ortalama bir protondan 4 kat daha ağır (CERN)
İki tılsım kuarkı ve bir aşağı kuarktan oluşan yeni parçacık, ortalama bir protondan 4 kat daha ağır (CERN)
TT

CERN'den tarihi keşif: Yeni parçacık Xi-cc-plus nedir?

İki tılsım kuarkı ve bir aşağı kuarktan oluşan yeni parçacık, ortalama bir protondan 4 kat daha ağır (CERN)
İki tılsım kuarkı ve bir aşağı kuarktan oluşan yeni parçacık, ortalama bir protondan 4 kat daha ağır (CERN)

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nden (CERN) bilim insanları, yeni bir parçacık keşfetti. Çok nadir türdeki yeni parçacık, atom çekirdeğindeki bağlantıları anlamada kritik bir gelişmeye işaret ediyor.

Atomların çekirdeğini oluşturan proton ve nötronlar, baryon denen parçacıklardan meydana geliyor.

Maddenin temel yapıtaşları kuarkların üçünün bir araya gelmesiyle baryonlar ortaya çıkıyor. Kuarkların ise her biri farklı kütleye, elektrik yüküne ve kuantum özelliklerine sahip 6 türü var: aşağı, yukarı, tılsım, acayip, alt ve üst.

Bunların farklı kombinasyonlarda bir araya geldiği pek çok baryon türü olduğu tahmin ediliyor. Ancak kararlı protonların aksine kararsız ve kısa ömürlü olanları gözlemlemek son derece zor.

CERN'ün Cenevre yakınlarında yer alan Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, bunları gözlemleyerek maddenin sırlarını açığa çıkarmaya çalışıyor. 

Yerin derinliklerindeki çarpıştırıcı, yüksek enerjili parçacıkları ışık hızına yakın hızda çarpıştırarak kararsız baryonların bozunmasına yol açıyor. Bilim insanları bunun sonucunda üretilen daha kararlı parçacıkları tespit ederek asıl parçacığın özelliklerini anlayabiliyor.

CERN, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın bu sayede 80. parçacığını saptadığını dün (17 Mart) yaptığı açıklamada duyurdu.

"Xi-cc-plus" isimli parçacık, iki tılsım ve bir aşağı kuarktan oluşuyor. Buna karşılık kararlı proton, iki yukarı ve bir aşağı kuarktan meydana geliyor.

Bu nedenle ortalama bir protondan yaklaşık 4 kat daha ağır olan yeni baryon, atomaltı parçacıklar arasında son derece özel bir yere sahip.

Bilim insanları yeni parçacığın, kuantum mekaniğinin tuhaf davranışlarını daha iyi anlamaya katkı sunmasını umuyor.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın LHCb adlı alt kuark deneyinin sözcüsü Vincenzo Vagnoni şu ifadeleri kullanıyor:

Bu, LHCb dedektöründe 2023'te biten iyileştirmelerden sonra tanımlanan ilk yeni parçacık ve iki ağır kuarklı bir baryonun gözlemlendiği ikinci örnek; ilki yaklaşık 10 yıl önce LHCb tarafından gözlemlenmişti.

2017'de iki tılsım ve bir yukarı kuarktan oluşan başka bir parçacık tespit edilmişti. Yeni parçacığın, bundan 6 kat daha kısa bir yaşam süresine sahip olduğu tahmin edildiğinden gözlemlenmesi çok daha zordu.

Bilim insanları Xi-cc-plus'ın parçalanmadan önce saniyenin trilyonda birinden bile daha kısa süre var olduğundan şüpheleniyor.

Bulgular, özellikle güçlü nükleer kuvveti daha iyi anlamaya yardımcı olabilir. Bu kuvvet, basit bir benzetmeyle, tıpkı lastik bantların gerilmesi gibi parçacıklar arasındaki mesafe arttıkça zayıflamak yerine güçlenen bir etki gösterebilir. Yeni parçacık, bu kuvvetin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayabilir.

Manchester Üniversitesi'nden fizikçi Prof. Chris Parkes, "Bu parçacıklar hakkında ne kadar çok şey öğrenirsek, güçlü kuvvet hakkında da o kadar çok şey öğrenebiliriz ve bu, protonlarımızı ve nötronlarımızı bir arada tutan güçlü kuvvetin aynısı" diyor.

Independent Türkçe, Science Alert, CERN, Guardian