Microsoft: İran sahte haber siteleriyle ABD seçimlerini etkilemeye çalışıyor

Tehdit Analizi Merkezi'nin raporu, Tahran'ın hem sağı hem de solu hedeflediğini savunuyor

İran'ın çeşitli örgütleri kullanarak farklı kesimlere seslenmeye çalıştığı iddialar arasında (Reuters)
İran'ın çeşitli örgütleri kullanarak farklı kesimlere seslenmeye çalıştığı iddialar arasında (Reuters)
TT

Microsoft: İran sahte haber siteleriyle ABD seçimlerini etkilemeye çalışıyor

İran'ın çeşitli örgütleri kullanarak farklı kesimlere seslenmeye çalıştığı iddialar arasında (Reuters)
İran'ın çeşitli örgütleri kullanarak farklı kesimlere seslenmeye çalıştığı iddialar arasında (Reuters)

Hamas lideri İsmail Haniye'nin 31 Temmuz'da Tahran'da öldürülmesi sonrasında İsrail'e misilleme yapmayı planlayan İran'ın adı, Microsoft'un Tehdit Analizi Merkezi'nin bugün yayımlanan raporunda geçti. 

Teknoloji devine bağlı araştırmacılar, Tahran'ın, ABD'de kasımda düzenlenecek başkanlık seçimine müdahale etmeye çalıştığını savunuyor.

Raporda, radikal sağ ve sol seçmen kitlelerini hedefleyen sahte haber siteleri ve korsanlık girişimleriyle Amerika'daki kutuplaşmanın artmasının hedeflendiği öne sürülüyor.

Microsoft, Devrim Muhafızları tarafından yönetilen bir grubun ABD'deki başkanlık kampanyalarından birine danışmanlık yapmış bir kişinin e-posta hesabını ele geçirerek kampanyadaki görevini sürdüren bir başka kişiyle temasa geçtiği iddiasında. Gönderilen e-postada alıcının hacklenmesini sağlayacak bir bağlantı adresi bulunuyormuş. 

Bir başka grup da hem Cumhuriyetçilerin hem de Demokratların kazanabileceği bir salıncak eyaletteki bir yetkilinin hesabını ele geçirmiş. 

Adı verilmeyen eski bir başkan adayının bir hesabında oturum açmaya çalışılırken başarısız olunduğu da iddialar arasında. 

Tehdit Analizi Merkezi, 7 Ekim'deki Hamas saldırısının ardından açılarak Gazze savaşına odaklanan Nio Thinker gibi internet sitelerinin artık dikkatini ABD seçimlerine yönelttiğini iddia ediyor. 

Nio Thinker gibilerin Cumhuriyetçi Parti'nin adayı Donald Trump'ı eleştirerek Demokrat Parti'ye yakın gözüktüğü, Savannah Time gibi başka sitelerinse muhafazakarları hedef kitle olarak belirlediği bildiriliyor. 

Tehdit Analizi Merkezi'nin başındaki Clint Watts, raporla birlikte bir yazı yayımlayarak şu ifadeleri kullandı:

Seçimle ilgili gündemlere yönelik nüfuz çalışmaları için gerekli zemini hazırladılar. Özellikle salıncak eyaletlerde tartışmayı büyütmeyi ve seçmenleri etkilemeyi hedeflediği görülen kampanyaları başlatıyorlar.

Watts, İran bağlantılı kişilerin aktivist kılığına girerek ABD'deki siyasi ortamı provoke edebileceğini de savunuyor. 

Microsoft'un raporunda Tahran'ın bu yöndeki çalışmalarını yoğunlaştıracağı da öne sürülüyor. 

Geçen ayın sonunda da ABD'nin istihbarat birimleri düzenledikleri basın toplantısıyla İran'ın Trump'ı yererek ülkeyi karıştırmaya çalıştığını iddia etmişti. 

İran ise ABD'nin başkanlık seçimlerine müdahale etmeye çalıştığı iddialarını reddediyor. 

Çin ve Rusya'nın seçime müdahale yönündeki çabalarını artırmaya çalıştığı ve Filistin meselesiyle ırkçılığı kaşıyarak şiddet çağrısı yaptığı da Microsoft'un iddiaları arasında.

Diğer yandan teknoloji devi, blog yazısında seçimlerdeki herhangi bir adayı desteklemediğini de vurguladı. 

X'in sahibi Elon Musk, bu seçimlerde açıkça Donald Trump'ı destekliyor. 

Independent Türkçe, Washington Post, AP



Singapur cinsel saldırıları azaltmak için kimyasal hadıma başvurabilir

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Singapur cinsel saldırıları azaltmak için kimyasal hadıma başvurabilir

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Singapur, etkili olduğuna dair kanıt bulunması halinde cinsel suçlarla mücadele için kimyasal hadım uygulamasını değerlendirmeye hazır.

İçişleri Bakanı K Shanmugam salı günü yaptığı açıklamada ülkenin suç oranlarını düşürmek amacıyla farmakolojik antiandrojen tedavileri gibi yöntemleri değerlendirmeye açık olduğunu söyledi.

Ancak Shanmugam, eldeki kanıtların bu yöntemin ne kadar etkili olduğuna dair kesin bir sonuca işaret etmediğini belirtti.

Shanmugam parlamentoda yaptığı açıklamada hükümetin cinsel suçları son derece ciddi bir konu olarak ele aldığını ve gerektiğinde ağır cezalar uyguladığını söyledi.

Bakan, çocuklara ve gençlere karşı işlenen ağır cinsel suçlara yönelik yasal cezaların, vakalardaki artışın ardından gözden geçirilip geçirilmeyeceğine ilişkin bir soruya yanıt veriyordu.

The Straits Times'ın haberine göre Singapur'da 2026'nın ilk 6 ayında cinsel saldırı vakalarında artış kaydedildi. Bu dönemde 762 taciz ve 261 tecavüz vakası bildirildi.

Kimyasal hadım, cinsel uyarılmayı baskılamak amacıyla başta testosteron olmak üzere androjenlerin ve diğer cinsiyet hormonlarının düzeyini düşüren ilaçların kullanılmasını içeriyor. Almanya ve Danimarka'da kimyasal baskılama gönüllülük esasına dayanırken, Polonya'da bazı suçlular için zorunlu bir ceza olarak uygulanıyor.

Antiandrojen ilaçlar, erkeklik hormonlarının vücuttaki emilimini engellemek amacıyla iğne ya da hap şeklinde veriliyor.

Shanmugam çocuklar ve gençlerle temas içeren daha fazla meslek grubunu kapsayacak şekilde taramaların kapsamının genişletilebileceğini ve düzenlemeye tabi olmayan sektörlerde gönüllü tarama yapılabileceğini de söyledi.

İçişlerinden Sorumlu Kıdemli Devlet Bakanı Goh Pei Ming, mevcut kontrollerin tam zamanlı cami çalışanları, akredite din öğretmenleri, okul ve okul öncesi eğitim kurumu çalışanlarıyla kayıtlı antrenörler gibi pozisyonları kapsadığını söyledi.

Shanmugam'a göre Singapur, cinsel suçlara ağır cezalar uyguluyor ve temmuzda yürürlüğe giren yeni bir ceza sistemi, şiddet içeren cinsel suçları işleyenleri ve yeniden suç işleme riski yüksek kişileri hedef alıyor. 14 yaşından küçük çocuğa tecavüz, 20 yıla kadar zorunlu hapis cezasıyla cezalandırılıyor; 14 yaşından küçük çocuğa yönelik diğer cinsel saldırılar ise 5 yıla kadar hapis, para cezası ve kırbaç cezasıyla cezalandırılıyor.

Shanmugam, mevcut cezaların bu tür suçları caydırmak amacıyla güçlü bir mesaj vermeyi hedeflediğini söyledi.

Independent Türkçe


Penelope Cruz ve Javier Bardem'in yeni filmi 15 dakika ayakta alkışlandı

Bardem ve Cruz kırmızı halıda (AFP)
Bardem ve Cruz kırmızı halıda (AFP)
TT

Penelope Cruz ve Javier Bardem'in yeni filmi 15 dakika ayakta alkışlandı

Bardem ve Cruz kırmızı halıda (AFP)
Bardem ve Cruz kırmızı halıda (AFP)

Penelope Cruz ve Javier Bardem'in yeni filmi Bunker, Venedik Film Festivali'nde 15 buçuk dakika süren muazzam bir ayakta alkışla karşılanarak festivalin şimdiye kadarki en coşkulu tepkisini aldı.

Gerçek hayatta da çift olan ikili, yönetmen Florian Zeller'in psikolojik geriliminde evli bir çifti canlandırıyor. Filmde ayrıca The White Lotus'tan Patrick Schwarzenegger ve Küçük Gün Işığım'da (Little Miss Sunshine) oynayan Paul Dano da rol alıyor.

Film her yıl düzenlenen film festivalinde 8 Eylül Salı gecesi prömiyerini yaparken, Variety'nin haberine göre, alkışlar sürerken eşini öpen Cruz gözyaşlarına boğuldu.

Yayın kuruluşu, Dönüş'ün (Volver) oyuncusunun daha sonra hayranlarına dudaklarıyla sessizce "Teşekkür ederim" dediğini ve durup, arkasında oturan biriyle el sıkıştığını da ekliyor. Başrol oyuncuları nihayet dışarı çıkarken Cruz bir an durup "Ciao!" (hoşça kal) dedi.

Bu uzun alkış, Venedik Film Festivali'nin yakın tarihindeki en uzun ayakta alkıştan sadece iki dakika daha kısaydı. Pedro Almodóvar'ın Yandaki Oda'sı (The Room Next Door) 2024'te 17 dakika alkışlanmıştı.

Bunker'da Bardem, teknoloji milyarderi Andrew (Dano) için bir hayatta kalma sığınağı yapma projesini kabul eden Miguel adlı bir mimarı canlandırıyor. Bu iş, Miguel ve Amerikalı romancı Jeremy Gray'le (Schwarzenegger) çalışmaya başlayan eşi Sofia (Cruz) arasında anlaşmazlığa yol açıyor.

Sinemaya yönelen Fransız oyun yazarı Florian Zeller'in önceki beyazperde projeleri arasında Evlat (The Son / 2022) ve Baba (The Father / 2020) yer alıyor.

Yeni filmine gösterilen coşkulu tepki, Vahşi At Dokuz'un (Wild Horse Nine) Venedik'te 13 dakika ayakta alkışlanması üzerine John Malkovich'in gözyaşlarını zor tutmasının ardından geldi. Martin McDonagh'ın yazıp yönettiği aksiyon-gerilim türündeki bu kara komedinin Oscar adayı olması bekleniyor.

Pek çok Hollywood yıldızı yıllık film festivali için yüzen şehre akın ederken Florence Pugh, Ben Affleck ve Maggie Gyllenhaal gibi isimler kırmızı halıda boy gösterdi.

Liam ve Noel Gallagher da yeni belgeselleri Oasis: Don't Look Back in Anger'ın galası öncesinde cumartesi günü festivalde görüldü.

Peaky Blinders'ın yaratıcısı Steven Knight'ın yönettiği film, grubun 2025'teki büyük başarı kazanan yeniden birleşme turnesinin perde arkasını gözler önüne seriyor. Venedik'te konuşan Noel, Oasis'in gelecek aylarda sahnelere dönebileceğine dair söylentileri alevlendirdi.

Independent Türkçe


4 bin yıllık yapının 25 tonluk taşları neden kilometrelerce öteden taşındı?

Devil's Arrows (Jim Leary)
Devil's Arrows (Jim Leary)
TT

4 bin yıllık yapının 25 tonluk taşları neden kilometrelerce öteden taşındı?

Devil's Arrows (Jim Leary)
Devil's Arrows (Jim Leary)

Arkeologlar, tarih öncesi inşaatçıların Britanya'nın simgesel yapısı Devil's Arrows'u inşa etmek için en az 18 km uzaklıktan 25 tonluk taşları taşıdığını yeni bir çalışmada bildirdi.

İngiltere'nin kuzeyindeki Boroughbridge yakınlarındaki yapı, 7 metreye ulaşan boyuyla Britanya'da tarih öncesinden günümüze ulaşan en yüksek taş sırası.

Alçak bir arazide nadir görülen bir taş dizilimini oluşturan bu yapının kökeni, ölçeğine ve önemine karşın büyük ölçüde gizemini koruyor.

Önceki araştırmalar, yapının Geç Neolitik Çağ veya Erken Tunç Çağı'nda, muhtemelen MÖ 2000 civarında inşa edildiğini ve taş levhaların yakındaki Plumpton Rocks'tan alındığını göstermişti.

Son çalışma bu teoriye meydan okuyor. Proceedings of the Royal Society A'de yayımlanan çalışmanın yazarlarından Anthony Clarke, "Araştırmamız, bu taşların erişilebilir en yakın kaynaktan alınmadığını gösteriyor" diye açıklıyor. 

Bu taşlar, 18 km uzaklıktaki zorlu bir araziden kasten seçilmiş.

Jeokimyacı Dr. Clarke, "Devil's Arrows'a daha yakın olan Plumpton Rocks, daha önce taşların muhtemel kaynağı olarak belirlenmişti" diyor.

Bulgularımız bunun yerine Brimham Rocks'ı işaret ediyor ve tarih öncesi inşaatçıların bu devasa taşları düşünülenden çok daha uzağa taşıdığını gösteriyor.

Araştırmacılar, devasa taşların kaynağının inşaatçılar için muhtemelen özel bir anlam taşıdığını söylüyor. York Üniversitesi'nden çalışmanın bir diğer yazarı Jim Leary, "Sonuçlar, antik toplulukların taşlarının nereden geldiğine dair kasıtlı ve anlamlı seçimler yaptığını gösteriyor" diyor.

Bu durum, manzaranın ve ortak inanç sistemlerinin öneminin yanı sıra bu büyüklükteki taşları taşıyıp dikmek için harcanan olağanüstü çabayı vurguluyor.

Çalışma kapsamında araştırmacılar, taşlara herhangi bir zarar vermeden küçük mineral tanelerini toplamak için yapışkan bant kullandı.

Tanelerin yaşlarını gösteren "parmak izlerini" inceleyerek taşları Brimham Rocks kökenli olduğunu belirlemeyi başardılar.

vfbghnj
Boroughbridge'in batı eteklerindeki Devil's Arrows (Proceedings of the Royal Society A 2026)

Son bulgular, taşların bu konuma buzul hareketi gibi doğal bir süreç sonucunda geldiği ihtimalini eliyor.

Araştırmacılara göre bu, tarih öncesi Britanyalıların lojistik kolaylık sağlayan yerlerden ziyade kendileri için özel veya sembolik anlam taşıyan bölgelerdeki megalitik taşları seçmiş olabileceğini gösteriyor.

Dr. Clarke, "Her bir taşın ağırlığı 25 tondan fazla olduğundan, bunların taşınması inanılmaz bir planlama, koordinasyon ve mühendislik becerisi gerektirmiş olmalı" ifadelerini kullanıyor.

Araştırmacılar, kökeni bilinmeyen diğer dikili taşlarda da bu yöntemi uygulayarak kaynaklarını belirlemeyi umuyor.

Dr. Clarke, "Bu sonraki adımlar, taşların ne zaman taşındığını ve bu olağanüstü anıtların nasıl inşa edildiğini daha iyi anlamamızı sağlayabilir" diyor.

Independent Türkçe