7 yılda çekilen film, 13 dakika alkışlanarak festival rekoru kırdı

The Brutalist, 6 Eylül'de Toronto Uluslararası Film Festivali'nde de gösterilecek (Focus Features)
The Brutalist, 6 Eylül'de Toronto Uluslararası Film Festivali'nde de gösterilecek (Focus Features)
TT

7 yılda çekilen film, 13 dakika alkışlanarak festival rekoru kırdı

The Brutalist, 6 Eylül'de Toronto Uluslararası Film Festivali'nde de gösterilecek (Focus Features)
The Brutalist, 6 Eylül'de Toronto Uluslararası Film Festivali'nde de gösterilecek (Focus Features)

Brady Corbet'in yapımı 7 yıl süren dönem destanı The Brutalist, Venedik Film Festivali'nin tarihi Sala Grande Sineması'nda dünya prömiyerini yaparak izleyiciyle buluştu. Film, festivalin en çok konuşulan ve en uzun süre ayakta alkışlanan yapımı oldu.

Galaya katılan seyirciler, üç saat 35 dakikalık The Brutalist'in jeneriği akmaya başladığında filmi alkış yağmuruna tuttu. Corbet ve oyuncular, 13 dakika boyunca ayakta alkışlandı. 

Oyuncular gözyaşlarına hakim olamadı

Başrol oyuncuları Adrien Brody ve Felicity Jones, filme gösterilen coşkulu tepki karşısında zaman zaman gözyaşlarına hakim olamadı.

Hollywood Reporter'ın baş eleştirmeni David Rooney, övgüler yağdırdığı The Brutalist'i, Brody'nin László Tóth rolündeki "baş döndürücü" performansıyla "göçmen deneyiminin muazzam bir senfonisi" diye tanımladı.

The Brutalist, 1947'de "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD'ye göç eden Macaristan doğumlu Yahudi mimar László Tóth'un yolculuğunu anlatıyor. 

Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmak zorunda kalan Tóth, kısa süre sonra gizemli ve zengin bir müşteri olan Harrison Lee Van Buren'le hayatının sonraki 30 yılının seyrini değiştirecek bir sözleşme imzalıyor.

Van Buren rolünde Guy Pearce izleyicilerin karşısına çıkarken Felicity Jones, Tóth'un eşi Erzsébet'i canlandırıyor. Filmde Joe Alwyn de zengin sanayicinin oğlunu oynuyor.

Corbet ve eşi, Norveçli sinemacı ve oyuncu Mona Fastvold, The Brutalist'i birlikte yazdı.

"Bu, çekmesi inanılmaz zor bir filmdi"

Zorlu bir çalışma ve yönetmenlik azminin zaferi diye nitelendirilen The Brutalist'in prodüksiyon süreci 7 yıldan fazla sürdü. 

Festivalin basın toplantısında filmini tutkuyla savunan Corbet gözyaşları içinde, "Bu, çekmesi inanılmaz zor bir filmdi" diyerek ekledi:

Bugün çok duygusalım çünkü 7 yıldır üzerinde çalışıyorum.

Filmin 200 dakikayı aşkın süresini de savunan yönetmen şöyle dedi:

Bence filmin süresi hakkında konuşmak epey saçma çünkü bu 100 yerine 700 sayfa olan bir kitabı eleştirmek gibi bir şey. Harika romanlar da okudum, daha uzun başyapıtlar da.

36 yaşındaki aktör ve sinemacı Brady Corbet, 2018'de Natalie Portman'ın başrolde olduğu Vox Lux'ı ve 2015 yapımı Bir Liderin Çocukluğu'nu (The Childhood of a Leader) çekmişti.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Guardian



Uçaklar için "köpekbalığı derisi" geliştirildi

MicroTau'nun köpekbalığı derisinden esinlenen film kaplaması ABD Hava Kuvvetleri'nin Lockheed Martin C-130J aracına uygulandı (MicroTau)
MicroTau'nun köpekbalığı derisinden esinlenen film kaplaması ABD Hava Kuvvetleri'nin Lockheed Martin C-130J aracına uygulandı (MicroTau)
TT

Uçaklar için "köpekbalığı derisi" geliştirildi

MicroTau'nun köpekbalığı derisinden esinlenen film kaplaması ABD Hava Kuvvetleri'nin Lockheed Martin C-130J aracına uygulandı (MicroTau)
MicroTau'nun köpekbalığı derisinden esinlenen film kaplaması ABD Hava Kuvvetleri'nin Lockheed Martin C-130J aracına uygulandı (MicroTau)

Köpekbalığı derisinden ilhamla uçaklara film kaplama geliştiren Avustralyalı bilim insanları, sürükleme kuvvetini azaltabileceklerini ve havayolu endüstrisinde milyarlarca dolarlık yakıt tasarrufu sağlayabileceklerini iddia ediyor.

Delta Air Lines, Avustralya merkezli havacılık şirketi MicroTau'yla işbirliği yaparak yakıt verimliliğini artırmak üzere uçaklara uygulanabilecek özel bir filmin kullanımını araştırdı.

Avustralya Ulusal İmalat Tesisi'yle (ANFF) birlikte geliştirilen teknoloji, köpekbalıklarının suda sorunsuzca süzülmesini sağlayan, üst üste binmiş binlerce küçük pula sahip derisini taklit ediyor.

Araştırmacılar yapay film kaplamanın da benzer şekilde uçakların türbülansı azaltmasına, uçuş hızını artırmasına ve yakıt maliyetlerini düşürmesine katkı sağladığını söylüyor.

Bir uçağın içinde ilerlediği hava, uçağın yüzeyini ovalayıp direnç yaratan, saç tokası girdabı (hairpin vortex) adlı küçük girdaplar oluşturur.

Yeni film kaplamasının üzerinde, bu girdaplardan daha dar olan ve girdapların uçak yüzeyinin yakınında oluşmasını engelleyen küçük oluklar var.

İşin zor kısmı filmi sürtünmeye dirençli hale getiren bu tür minik olukların olduğu bölümler oluşturmaktı.

Özel lazer üretim teknolojisini kullanan MicroTau, köpekbalığı derisi benzeri deseni hafif bir malzemeyle hızla üretip bunları kendinden yapışkanlı yamalar haline getirerek bu engeli aştı.

Şirket film kaplamanın, mevcut ulaşım araçlarına uyarlanabilen ölçeklenebilir bir çözüm sunarak taşımacılık endüstrilerinin karbon ayak izini en aza indirebileceğini belirtiyor.

Firma bu teknoloji sayesinde ticari havacılık ve nakliye şirketlerinin yakıt maliyetlerinde 34 milyar doların üzerinde tasarruf sağlayabileceğini ve yüzlerce milyon ton civarında karbondioksit emisyonunu azaltabileceğini iddia ediyor.

MicroTau, örneğin filmin Airbus A380 gibi bir uçağa uygulanması halinde, Sidney'den Los Angeles'a uçuş başına 5 bin dolardan fazla yakıt ve 18 tondan fazla karbondioksit emisyonu tasarrufu sağlanabileceğini ifade ediyor.

Şirket, bu rakamın bir uçağın ömrü boyunca milyonları bulabileceğini dile getiriyor.

MicroTau, kaplamayı Lockheed Martin'in devasa C-130J nakliye uçakları ve Boom Supersonic'in şık XB-1 prototipi de dahil bir dizi hava aracında halihazırda test ediyor.

New Scientist'e konuşan Boom Supersonic sözcüsü "Yamalar gözle görülür bir bozulma olmadan bu koşullara rahatlıkla dayandı" diyor.

Delta'nın Sürdürülebilir Gökyüzü Laboratuvarı Direktörü Sangita Sharma ise CBC News'a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanıyor:

Köpekbalığı derisini taklit eden teknoloji, bu mikro oluklardan yararlanarak yüzeydeki bir tür sürükleme kuvvetini azaltıyor. Yüzeydeki bu sürükleme kuvveti yüzde 4'e varan bir yakıt avantajı sağlayabilir.

Sharma'ya göre havayolu şirketleri bu sayede yılda 15 milyar litre yakıt tasarrufu yapabilir. 

Avustralya merkezli şirket, teknolojinin daha da geliştirilmesiyle havayolu şirketlerinin verimliliği yüzde 10'a kadar artırmasını sağlamayı umuyor.

Independent Türkçe