Brad Pitt ve George Clooney yeni filmleri hakkında Şarku’l Avsat'a konuştu

Gerçek hayattaki iki arkadaş ekranda karşı karşıya geliyor

Wolfs filminden bir sahne (Apple Studios)
Wolfs filminden bir sahne (Apple Studios)
TT

Brad Pitt ve George Clooney yeni filmleri hakkında Şarku’l Avsat'a konuştu

Wolfs filminden bir sahne (Apple Studios)
Wolfs filminden bir sahne (Apple Studios)

Wolfs, dünyaca ünlü aktörler George Clooney ve Brad Pitt'i bir araya getiren altıncı film. Ancak bu farklı; çünkü bu filmde ikisi de başrol. Birlikte oynadıkları Confessions of a Dangerous Mind'da (Tehlikeli Aklın Itirafları) Clooney rol almış, Pitt de filmde küçük bir rol üstlenmişti (Clooney’in iş arkadaşı olarak).

Ocean’s serisinde, Casey Affleck, Matt Damon, Bernie Mac, Sandra Bullock, Anne Hathaway, Elliott Gould ve Don Cheadle gibi diğer başrol oyuncularıyla beraber rol aldılar. Seri 2001'den 2018'e kadar sürdü ve üç film içeriyordu.

Ayrıca 2007 yılında Ethan ve Joel Coen'in filmi Burn After Reading'de (Aramızda Casus Var) birlikte çalıştılar. Ardından bu yıl Imaginary Friends - IF (Hayali Arkadaşlar) adlı animasyon filminde seslendirme yaptılar. Kayıtlar sırasında yalnız oldukları için bir araya gelmediler.

Wolfs, ikiliyi birlikte ya da ayrı ayrı izlemek isteyenler için daha tatmin edici olması açısından da farklı. Jon Watts tarafından yazılıp yönetilen film, kendini beklenmedik bir şekilde ölen genç bir adamın dairesinde bulan bir kadının (Amy Ryan) hikayesini anlatıyor. Kadın, evi temizlemesi ve kendisini soruşturmadan uzak tutması için birini aramak dışında ne yapacağını bilemez. George Clooney gelir, evi inceler ve temizleyeceğine söz verir. Aynı işi yapması için kendisini seçen bina yöneticisi tarafından gönderilen Brad Pitt de içeri girer. İlk andan itibaren çatışırlar, çünkü her ikisi de yalnız kurt ya da dedektiflik literatüründeki adıyla (Lone Wolf) olarak tek başına çalışmaya alışkındır. Kendilerini bir oldu bittinin içinde bulan ikili, cesedi saklamak için yola koyulurlar, ancak ölü adamın (Austin Abrams) hâlâ hayatta olduğunu görürler. Bu, filmin 110 dakikalık süresi boyunca sunduğu pek çok sürprizden sadece biri.

zcdvf
George Clooney (Apple Studios)

Brad ve George, ekrandaki farklılıklarına rağmen birlikte akıcı bir şekilde çalışıyorlar. Her biri kendi takdire şayan ve etkili kişiliklerine sahip. Brad soğuk, George ise birkaç derece daha sıcak. Kötü değiller ama elbette yasaların dışında hareket ediyorlar.

Filmin yapım maliyetinin ne kadar olduğu henüz bilinmiyor, ancak George Clooney ve Brad Pitt rolleri için toplam 75 milyon dolar kazandılar.

Yaklaşık 2 bin gazeteci, eleştirmen ve fotoğrafçının katıldığı bir festivalde oyuncularla röportaj yapmak son yıllarda giderek zorlaştı. Eskiden bu normaldi ve eğer yapım şirketinin basın yetkilisi sizi tanıyorsa, size yardımcı olurdu. Şimdi ise durum farklı. Festivalleri gezen gazetecilerin bir kısmı filmlerle değil, röportaj yapmak için dışarı çıkmakla ilgileniyor. Herkesin 10-15 dakika arasında bir süresi var. Bizimkisi ise on dokuz dakika sürdü.

George Clooney ve Brad Pitt için yapım şirketi (Columbia Pictures) röportajların çoğunda onları bir araya getirerek zaman kazandı. Yatla sadece 15 dakika uzaklıktaki küçük bir adaya nakledildik. Bu ada, benim George Clooney ile daha önce iki kez bir araya geldiğim adaydı.

Clooney beni hemen tanıdı ve kollarını açarak karşıladı. Brad Pitt'e bir şeyler fısıldadı ve o da bana Hollywood'da tanışıp tanışmadığımızı sordu. Başımı olumlu anlamda salladım ve biri Ocean's 13'ün çekimleri sırasında, diğeri de Ad Astra'nın (Yıldızlara Doğru) 2019 gösteriminden sonra olmak üzere iki karşılaşmamızdan bahsettim. O da gülümseyerek elini uzattı.

Yakın dostluk

* Bu filmin ikiniz için de geçmişi nedir?

- Brad Pitt: Şirketim (Plan B) yapımcı şirketlerden biri olduğu için senaryoyu 2022'nin başlarında okudum ve o yılın sonunda yeniden yazdım. Zekice bir senaryo olduğunu gördüm ve Jon (yönetmen) ile tartıştığımızda George'un benimle birlikte rol alacak en iyi kişi olacağına karar verdik.

- George Clooney: Daha önce de birkaç fikir üzerinde konuşmuştuk ama bu proje içlerinde en iyisiydi.

Oturduğumuzda George beni sıcak bir şekilde karşıladı. Beni hemen hatırladı. Brad Pitt de Los Angeles'ta bir kez karşılaştığımızı hatırladığını söyledi. Geniş gülümsemesi ile misafirperverce davrandı.

z cvf
Brad Pitt (Apple Studios)

* Aranızdaki yakın dostluk sizi birlikte çalışmaya motive ediyor mu?

- Brad: Evet, ama bu durumun benim için George'un bugün en iyi yıldızlarımızdan biri olduğuna olan inancımla ilgisi yok.

- George: Ben de Brad için aynı şeyi söyleyebilirim. O birlikte çalışma fırsatını kaçıramayacağınız oyunculardan biri. Bu büyük bir kariyer hatası olur.

* George, Trump'ın senin hakkında farklı bir görüşü var. Hollywood'daki en kötü aktör olduğunu söyledi.

- George (gülerek) Bir rakibi hakkında farklı bir şey söyleyeceğini ya da herhangi birinin onun fikrini ciddiye alacağını düşünüyor musunuz?

İyimserlik

* Filmde, başka bir yönetmenin başka bir filminde belirgin bir şekilde komedi olabilecek sahneler var... Filme bu sanatsal tonu vermek için kim müdahale etti? Kahkaha var ama slapstick ya da alay yok.

- George: Senaryo çok açıktı. Jon Watts bence zekice diyaloglar yazdı ve bugünlerde çok yaygın olan filmlerden biri haline gelmeden her şeye sahip bir tarz yarattı.

- Brad: Bu filmi yaparken farklı olması gerektiğine karar vermemizin en büyük nedenlerinden biri de buydu. Jon aslında ikili kavramını zıtlıklara oynamak ve anlamsız diyaloglar sağlamak için kullanan filmlerin tüm klişelerinden kaçındı. Bence film eğlenceli ama aynı zamanda büyük bir sanatsal değeri var.

* James Cameron ve Martin Scorsese'nin Hollywood'un seri filmler için bir üreme alanı haline geldiği ve bunun felakete yol açacağı yönündeki açıklamalarına katılıyor musunuz?

- Brad: Evet, katılıyorum. Bireysel hikayeleri olan bir film yapmak isteyen herhangi bir film yapımcısı için işlerin gittikçe zorlaştığını biliyorum. Efekt odaklı filmler seyircinin sinema sevgisini yuttu ve neredeyse tek ana akım tür haline geldi.

- George: Böyle bir film düşünemiyorum. Hiç ilgilenmiyorum. Avatar gibi bazı filmlerin değerini anlıyorum ama bu bir çizgi roman filmi değil. Aynı şekilde Yüzüklerin Efendisi serisi de uzun metrajlı bir roman, çizgi roman değil.

- Brad: Bence bu dalga zirveye ulaştı ve duracak. Burada kalmasına bir itirazım yok. Ancak Hollywood'un çeşitlendirme konusunda daha fazla düşünmesi gerekiyor.

Toronto'ya

* Peki bu filmden beklentileriniz neler? Ticari olarak vizyona girdiğinde nasıl bir performans sergileyecek?

- George: Filmin büyük bir başarı şansı olduğunu düşünüyorum. İzleyicilerin değerini bildiği iki yıldızın yer aldığı farklı bir film.

- Brad: Venedik'ten sonra filmi Toronto'ya götüreceğiz. Orada olacak mısınız?

* Çok isterdim ama buradaki festivalle program çakışması nedeniyle sanmıyorum.

- Brad: Her neyse, pazarlama için önemli bir festival. Venedik sanatla ilgili her şey için önemli bir festival ve sizin de fark ettiğiniz gibi bazı filmlerin kaderi için iyi bir gösterge. Ancak Toronto filmin gerçek anlamda vizyona girmesi için zemin hazırlıyor.

* Size ve filme başarılar dilerim.

- Brad ve George (birlikte): Çok teşekkür ederiz.



Burada herkes kraliçe: Japonya'daki karınca türü şüpheleri doğruladı

T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
TT

Burada herkes kraliçe: Japonya'daki karınca türü şüpheleri doğruladı

T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)
T. kinomurai'nin yuvası, dişi formdaki genç, kanatlı olanlarla ara formdaki kraliçeleri (açık kahverengi) ve koyu kahverengi T. makora konak işçilerini içeriyor (Current Biology)

Japonya'ya özgü nadir bir karınca türünün, ne işçi ne erkek içeren ve yalnızca kraliçelerden oluşan tek tür olduğu keşfedildi.

Karınca kolonileri genellikle üreme yeteneğine sahip dişiler (kraliçeler diye de biliniyor), üreyemeyen dişi işçiler ve çiftleştikten kısa süre sonra ölen erkeklerden oluşuyor.

Bu modelden sapmalar olduğu biliniyor; örneğin, işçi barındırmayan parazitik karıncalardan oluşan veya erkek içermeyen bazı koloniler var.

Araştırmacılar nadir görülen parazitik karınca Temnothorax kinomurai'nin sadece kraliçeler ürettiğinden neredeyse 40 yıldır şüphelense de bununla ilgili hiçbir kanıt bugüne kadar bulunamamıştı.

Yeni bir çalışma hem işçileri hem de erkekleri olmayan ve sadece kraliçelerden meydana gelen bir karınca türünün ilk kanıtını sundu.

Parazitik karınca Temnothorax kinomurai'nin, yakın akraba bir tür olan Temnothorax makora'nın işçilerini, kendi ana kraliçelerini öldürmeleri için kandırdığı daha önce belgelenmişti.

Bu şaşırtıcı bir keşifti çünkü karınca kolonilerinde işçiler tüm hayatlarını kraliçeyle ilgilenmek, yiyecek aramak, yuvayı savunmak ve yavruları beslemekle geçirir.

Kraliçe, koloninin hayatta kalmasında merkezi konumda olduğu için karıncaların kendi kraliçelerini öldürmesi doğada son derece nadir görülen bir davranış.

Son araştırma, T. kinomurai'nin konak kraliçeyi öldürmekle kalmayıp eşeysiz üremeyle kendi klonlarını ürettiğini ve hayatta kalan konak işçileri kandırarak yavrularını onların yetiştirmesini sağladığını gösteriyor.

Bilim insanları araştırmada T. kinomurai kraliçelerine sahip 6 koloniyi toplayıp onları laboratuvardaki kutularda yetiştirdi.

Laboratuvarda 43 T. kinomurai kraliçe yavrusu yetiştirebilen araştırmacılar, karıncaları daha ayrıntılı incelediklerinde hiçbirinin erkek olmadığını gördü.

Bu kraliçeleri laboratuvar koşullarında daha fazla inceleyerek yumurtlama süreçlerini düzenli takip ettiler.

Bilim insanları yumurtaların erkek karınca tarafından döllenmeden yeni kraliçelere dönüştüğünü saptadı.

Daha sonra kraliçe karıncaları mikroskop altında inceleyince çiftleşme yapılarının kullanılmadığını, yani yavruların hepsinin esasen klon olduğunu belirlediler.

Araştırmacılar türün birçok kolonisini ve popülasyonunu gözlemledikten sonra bu türün işçi ve erkek karıncalardan tamamen yoksun olduğunu doğruladı.

Bilim insanları hakemli dergi Current Biology'de yayımlanan çalışmada şöyle yazıyor: 

Verilerimiz, T. kinomurai'nin yaşam öyküsünün, işçisiz parazitlik ve döllenmemiş yumurtalardan dişi yavrular üretme yeteneği anlamına gelen partenogenezin benzersiz bir kombinasyonuyla tanımlandığına işaret ediyor.

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda, karınca türlerinde işçilerin ve erkeklerin ortadan kalkmasını hangi koşulların desteklediğini anlamayı umuyor.

Independent Türkçe


ABD yönetimi hastane gemisine Grönland'a gitme talimatı vermemiş

ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
TT

ABD yönetimi hastane gemisine Grönland'a gitme talimatı vermemiş

ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)
ABD Başkanı Trump'ın hafta sonu Danimarka'nın ada bölgesi Grönland'a hastane gemisi gönderileceğini iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor (Truth Social/@realDonaldTrump)

ABD Başkanı Donald Trump'ın hafta sonu bir geminin "yolda" olduğunu iddia etmesine rağmen, Pentagon'un Grönland'a hastane gemisi gönderme emri almadığı bildiriliyor.

Wall Street Journal'ın haberine göre ordu herhangi bir Donanma gemisi konuşlandırma emri almadı ve Donanma'nın iki hastane gemisi de Alabama'daki bir tersanede demirli.

The Independent, yorum için Donanma, Pentagon ve Beyaz Saray'la iletişime geçti.

Cumartesi günü Başkan Trump, Donanma'nın USNS Mercy hastane gemisinin bir görüntüsünü paylaşarak, Danimarka'nın özerk topraklarına bir misyonun yolda olduğunu iddia etmişti.

Trump, Truth Social'da şöyle yazmıştı:

Louisiana'nın harika Valisi Jeff Landry'yle birlikte, orada hasta ve bakıma muhtaç birçok insana bakmak için Grönland'a harika bir hastane gemisi göndereceğiz. Yolda!!!

Başkanın paylaşım yaptığı gün, Danimarka ordusu Grönland yakınlarındaki ABD denizaltısının mürettebat üyesini tıbbi sebeple acilen tahliye ederek, tedavi için adanın başkenti Nuuk'taki bir hastaneye helikopterle götürmüştü.

Grönland ve Danimarka liderleri, hastane gemisine ihtiyaç olduğu yönündeki iddiayı reddetti.

Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen pazar günü Facebook'ta, "Bizden 'hayır, teşekkürler' cevabı gelecek" diye yazdı.

"Başkan Trump'ın Grönland'a ABD hastane gemisi gönderme fikri dikkate alındı" diye ekledi.

Ancak vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti sunan bir kamu sağlık sistemimiz var.

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ayrı bir açıklamada, "Herkes için ücretsiz ve eşit sağlık hizmetine erişimin olduğu bir ülkede yaşamaktan mutluyum" diye yazdı.

Danimarka'da doğru tedaviye erişimi belirleyen şey sigorta ya da gelir düzeyi değil. Grönland'da da aynı yaklaşım geçerli.

vfe
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, adada sağlık hizmetleri zaten ücretsiz olduğu için ABD'nin hastane gemisine ihtiyaç duyulmadığını söyledi (AFP)

ABD'nin Grönland özel elçisi görevini de yürüten Landry, yetkililerin kınamasına öfkeyle tepki gösterdi.

Pazar günü X'te, "Başbakan Jens-Frederik Nielsen'e yazıklar olsun!" diye yazdı.

"Birçok Grönlandlıyla karşılaştıkları günlük sorunlar hakkında konuştuktan sonra, bir konu öne çıktı: Sağlık hizmetleri" diye ekledi.

Birçok köy ve küçük kasaba, Amerikalıların çoğu için sıradan sayılan temel hizmetlerden yoksun.

Hastane gemisi misyonuyla ilgili kafa karışıklığı, Başkan Trump'ın yerel yetkililerin ve Avrupalı ​​ortakların muhalefetine rağmen Grönland'ı ele geçirmek veya belki de istila etmek istediğini ima eden tekrarlanan hamleleri göz önüne alındığında, ABD'yle kuzeydeki komşusu arasında daha büyük gerilimler yaşanırken geldi.

Ocak ayında Trump, Grönland'a askeri güç kullanmaktan vazgeçmiş ve bu girişime karşı çıkan ABD müttefiklerine gümrük vergisi uygulama tehdidinden geri adım atmıştı.

ABD ve NATO müttefiklerinin Arktik ada bölgesiyle ilgili "gelecekteki bir anlaşmanın çerçevesini" oluşturduklarını söylemişti.

Independent Türkçe


2 bin 800 yıllık toplu mezar, kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti gözler önüne serdi

Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
TT

2 bin 800 yıllık toplu mezar, kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti gözler önüne serdi

Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)
Demir Çağı'ndan kalma toplu mezarda bulunan kişilerin çoğu akraba değildi (Sara Nylund)

Sırbistan'da keşfedilen 2 bin 800 yıllık toplu mezar, Demir Çağı Avrupası'nda kadın ve çocuklara uygulanan şiddeti açığa çıkardı.

Toplu mezar, bugünkü Sırbistan'da yer alan Karpat Havzasındaki Erken Demir Çağı yerleşimi Gomolava'da bulunmuştu.

MÖ 6. binyılda Sava Nehri kıyısında kurulan Gomolava, hem yerleşik hem de göçebe gruplar tarafından yüzlerce yıl kullanılmıştı.

Edinburgh Üniversitesi'nden Linda Fibiger ve ekibi, Gomolava'daki küçük bir toplu mezardan çıkarıldıktan sonra Vojvodina Müzesi'nde korunan kalıntıları inceledi.

2,9 metre çapa ve 50 santimetre derinliğe sahip mezarda 77 insan iskeletinin yanı sıra seramik kaplar, bronz aksesuarlar ve hayvan kemikleri tespit edilmişti. 

Daha önce yapılan bir çalışmada ölümlere bir salgının yol açtığı öne sürülmüştü ancak yeni araştırma bu düşünceyle çelişen güçlü kanıtlar ortaya koydu.

Bulguları Nature Human Behaviour'da dün (23 Şubat) yayımlanan çalışmaya göre 77 kişiden 51'i çocuk ve ergendi. Biyolojik cinsiyeti belirlenebilen 72 kişinin 51'iyse kadındı.

Bilim insanları makalede "Gomolava'daki toplu mezarda kadın ve genç bireylerin ağırlıklı olarak bulunması, Avrupa tarih öncesi döneminde istisnai bir durum" diye yazıyor.

Araştırmacılar ayrıca kalıntılarda, baş bölgesine kasıtlı ve ölümcül darbeler indirildiğini gösteren izler tespit etti.

Fibiger, "Yaraların büyük bölümü kafada ve çoğu yakın temas sonucu oluşmuş gibi görünüyor. Yaraların büyüklüğü, ölçüsüz bir kuvvete işaret ediyor. Yani burada kaza değil, kasıtlı öldürme sözkonusu" diyerek ekliyor: 

Bence epey vahşi bir olaydı.

Bilim insanları, kurbanlar arasındaki ilişkileri anlamak için DNA'nın yanı sıra diş minesindeki stronsiyum, oksijen ve karbon izotoplarını da analiz etti. Bu izotoplar, çocukluk dönemindeki çevresel koşulları anlamaya yardımcı oluyor.

Bulgular, mezardaki kişilerin çok azının akraba olduğunu ve üçte birinden fazlasının Gomolava dışında büyüdüğünü gösteriyor.

Çalışmanın yazarlarından Barry Molloy, "Çoğu, 12 nesil geriye gidildiğinde bile akraba değildi" diyor.

Araştırmacılar akraba olmayan kadın ve çocukların neden bu şekilde öldürülüp gömüldüğünden emin değil ancak bazı tahminleri var. 

Katliamın gerçekleştiği MÖ 9. yüzyılda, toprağı mevsimsel olarak kullanan göçebe çobanlar, Karpat Dağları'nın diğer tarafındaki Avrasya bozkırlarından Gomolava'ya geliyordu. Aynı dönemde bölge halkı da kapalı yerleşimler kuruyor ve çevredeki toprakları işliyordu.

Bilim insanları toprak kullanımıyla ilgili anlaşmazlığın topluluklar arasında çatışmaya yol açmış olabileceğini düşünüyor. 

Molloy şu ifadeleri kullanıyor: 

Kadın ve çocukların öldürülmesi, bize burada şiddet içeren savaş hakkındaki alışılagelmiş yorumumuzdan epey farklı bir şeyin yaşandığını düşündürüyor. Normalde odak, savaş alanında olur.

Bir grubun, diğerinin çocuklarını öldürerek mesaj göndermeye çalışması muhtemel. Öte yandan mezarda kişisel eşyalar, yeme-içme için kullanılan seramik kaplar, inek gibi hayvanlar bulunması farklı bir tablo çiziyor. Ayrıca mezarın üzerine tahıl öğütmek için kullanılan kırık taşlar ve yanmış tohumlar yerleştirilmişti.

Bu nedenle araştırmacılar bu eylemlerin, çatışmayı zorla çözmeyi ve topluluklar arasındaki güç dengesini yeniden kurma amacı taşıyor olabileceğini söylüyor.

Öte yandan insanları öldürenlerle cenaze ritüellerini gerçekleştirenlerin farklı kişiler olabileceğini de belirtiyorlar.

Independent Türkçe, Live Science, New Scientist, Nature Human Behaviour