Dünya'ya doğru ilerleyen asteroit "muhteşem bir ateş topuna" dönüştü

Filipinler'deki küçük asteroit (AP)
Filipinler'deki küçük asteroit (AP)
TT

Dünya'ya doğru ilerleyen asteroit "muhteşem bir ateş topuna" dönüştü

Filipinler'deki küçük asteroit (AP)
Filipinler'deki küçük asteroit (AP)

Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Dünya'ya doğru ilerleyen küçük bir asteroitin, Filipinler'in üzerinde "muhteşem bir ateş topuna" dönüşerek yanıp kül olduğunu bildirdi.

Boyutu yalnızca bir metre kadar olan uzay kayası, gözlerden kaçmış ve Arizona'nın Catalina Sky Survey'inden araştırma teknolojileri uzmanı Jacqueline Fazekas tarafından ancak çarşamba sabahı tespit edilmişti.

2024 RW1 diye isimlendirilen asteroitin atmosferde yanıp yeryüzündeki insanlara bir tehdit oluşturmayacağı öngörülüyordu.

NASA'nın Gezegensel Savunma Koordinasyon Ofisi de dahil olmak üzere bir dizi ajans ve amatör uzay gözlemcisi, zararsız asteroitin Filipinler'in üzerinde yerel saatle gece yarısı sularında (Türkiye saatiyle çarşamba 07.40) yanarak parçalandığını doğruladı.

Dikkat!
Yaklaşık bir metre boyutunda bir asteroit Filipinler'in üzerinde, Luzon Adası yakınlarında bugün, 4 Eylül 17:08 UTC'de Dünya'nın atmosferine çarpacak.
Nesne zararsız ama bölge sakinleri muhteşem bir ateş topu görebilir!

Dünya'nın yakınındaki asteroit ve ilgili ateş topuna dair daha fazla fiziksel özellik öğrenmeyi beklerken 2024 WR1'in birkaç fotoğraf ve videosu... 

Bu kadar küçük asteroitler Dünya'ya sık sık çarpıyor ama çarpışma yaşanmadan önce nadiren fark ediliyor.

ESA "Yakınlardaki tropik fırtına Yagi/Enteng ateş topu gözlemlerini zorlaştıracak" diye bildirmişti.

Ama açık hava sayesinde Luzon Adası ve Filipinler'in yakınındakiler yanan uzay kayasını görebildi ve birçoğu bu muhteşem olayın fotoğraf ve videolarını sosyal medyada paylaştı.

ESA, X'te (Twitter) "Bu, insanların çarpışmadan önce saptadığı yalnızca 9. asteroit" diye paylaştı. Gezegensel savunma sistemleri, son zamanlarda Dünya'nın yakınında gezegene karşı potansiyel risk teşkil eden asteroitleri tespit ve takip etmeye öncelik veriyor.

☄️💥Woah! Newly discovered 1-1.5m asteroid 2024 RW1 (spotted by near-Earth asteroid hunters in the US) burns up above the Philippines just hours after it was first seen.

This asteroid wasn’t a risk. But if it was, a duck-and-cover warning was possible. pic.twitter.com/Fht4yqRsBP

— Dr Robin George Andrews 🌋☄️ (@SquigglyVolcano) September 4, 2024

Vay canına! Yeni keşfedilen (ABD'deki Dünya'ya yakın asteroitleri takip edenler tarafından saptanan) 1-1,5 metrelik asteroit 2024 RW1, ilk kez görüldükten yalnızca saatler sonra Fillipinler'in üzerinde yanıp yok oluyor.
Bu asteroit bir risk teşkil etmiyordu. Ama etseydi eğilip siper almaya yönelik bir uyarı vermek mümkündü.

NASA da dahil olmak üzere uzay ajansları, hayati tehlike yaratan türden asteroitlerle mücadele etmek için yöntemler deniyor.

NASA'nın 2022'deki Dart misyonu, saniyede 6,6 kilometre hızla giden bir roketi, futbol stadyumu boyutundaki asteroit Dimorphous'a çarptırarak rotaları Dünya'ya dönük olan bu tür uzay kayalarının yönünü değiştirmenin gelecekte uygulanabilirliğini test etmişti.

Çin de 2030'a kadar bir asteroiti rotadan çıkarma görevi gerçekleştirmeyi planlıyor.

Dünya'ya doğru ilerleyen büyük uzay kayaları, gezegen için büyük risk teşkil ediyor ama gözden kaçan küçük kayalar bile cana ve mülke ciddi zararlar verebilir.

xcsdvfbg
2024 RW1 isimli asteroitin Catalina Sky Survey tarafından ilk kez keşfedildiği andan görüntüler (Catalina Sky Survey) 

10 yılı aşkın bir süre önce saniyede 18 kilometre hızla ilerleyen 20 metrelik bir meteor, Rusya'nın Çelyabinsk şehrinin üzerinde infilak etmiş, 30 atom bombasından daha fazla enerji ortaya çıkararak devasa bir patlamaya yol açmıştı.

Meteorun havada patlamasıyla kırık camlar yüzünden 1500 kişi yaralanmış ve binalar zarar görmüştü.

Dünyanın her yerinden bilim insanları, 1 kilometreden büyük asteroitleri kayda geçirmek için çalışsa da zaman zaman birinin gözden kaçma ihtimali var.

NASA, Dünya'nın yakınında bu tür uzay kayalarını aramak için NEO Surveyor isimli yeni bir kızılötesi teleskoptan faydalanmayı planlıyor.
Independent Türkçe



Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP
TT

Bilim insanları uzaylıları bulmanın yeni bir yolunu keşfetti

Fotoğraf: AP
Fotoğraf: AP

Bilim insanları, diğer gezegenlerde yaşamı tespit etmenin yeni bir yolunu bulmuş olabilir.

Bilim insanları yıllardır Dünya'dan yaptıkları taramalarla diğer dünyalarda yaşam belirtisi olabilecek belirli molekülleri arıyor. Ancak yeni araştırma, onları daha kolay ortaya çıkaracak bir yöntem olabileceğini öne sürüyor: Moleküllerin kendisini değil, bilim insanlarının onları birbirine bağladığını düşündüğü gizli düzeni aramak.

Bu araştırma, bilim insanlarının özel cihazlara ihtiyaç duymadan diğer gezegenlerde istatistiksel bir yaklaşımla araştırma yapmasına imkan sağlayabilir. Hatta halihazırda uzaya gönderilmiş aletlerden elde edilen verilerde bu düzeni bulmak mümkün olabilir.

Araştırmacılar çalışmada, ekolojinin biyoçeşitliliği mevcut tür sayısına (zenginlik) ve bu türlerin ne kadar düzgün dağıldığına (eşitlik) göre ölçen yaklaşımdan yararlandı. Daha sonra bunu Dünya dışı kimyaya uygulayarak uygulayarak asteroit ve fosiller gibi yerlerden alınan amino asitleri ve yağ asitlerini incelediler. 

Biyolojik örneklerin cansız kimyasal yapılardan belirgin biçimde farklı olduğunu ve biyolojik örneklerin açık düzen örüntüleri sergilediğini saptadılar. Bu sayede iki farklı örnek türünü tutarlı ve güvenilir biçimde ayırabildiler, ayrıca yaşam izlerinin nasıl korunduğunu da inceleyebildiler.

Fosilleşmiş dinozor yumurtası kabukları gibi ileri derecede bozulmuş örneklerde bile uzaylı yaşamın tespit edilebilir istatistiksel izleri görüldü.

Araştırmacılar, yeni yöntem de dahil hiçbir yöntemin muhtemelen tek başına uzaylı yaşamın varlığını kanıtlayamayacağını belirtiyor. Ancak bu yöntemin, uzaylı yaşam arayışına önemli bir katkı sağlayabileceğini umuyorlar.

Yeni çalışmanın ortak yazarı Fabian Klenner, "Yaklaşımımız, bir yerde geçmişte yaşam bulunup bulunmadığını değerlendirmenin yollarından biri" diyor. 

Ve farklı tekniklerin hepsi aynı yöne işaret ediyorsa, bu çok güçlü bir kanıt haline gelir.

Çalışma, Nature Astronomy'de yayımlanan "Molecular diversity as a biosignature" (Biyolojik imza olarak moleküler çeşitlilik) başlıklı makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Hayden Panettiere, 18 yaşındayken ünlü bir aktörün yatağına zorla sokulduğunu anlattı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Yıllar önce yaşadığı rahatsız edici bir olay hakkında içini döken Hayden Panettiere, "güven beslediği" biri tarafından çıplak bir aktörle yatağa girmeye zorlandığını iddia etti.

O zamanlar 18 yaşında olan Nashville oyuncusu, yaşadıklarını yakın zamanda Jay Shetty'nin On Purpose podcast'inde anlattı. Panettiere'nin, iddialarını daha detaylı anlattığı This is Me: A Reckoning adlı anı kitabı yakında çıkıyor.

Artık 36 yaşında olan Panettiere, olay hakkında şunları söyledi:

[O yaşta] sağlıklı ve güvenli kararlar alabileceğimi düşünsem de etrafımda olup bitenlerin tamamen farkında değildim. Kendimi zor durumlarda bulana kadar bakış açımın tamamen değiştiğini ve tehlikede olduğumu fark etmedim. Tehlikede olduğumu fark ettiğimdeyse kelimenin tam anlamıyla denizin ortasındaydım.

Teknede "harika vakit geçiren" Panettiere şöyle devam etti:

Böyle bir şeyin olacağına dair hiçbir ipucu yoktu, bu yüzden şoke oldum. Beni hazırlıksız yakaladı. Güven beslediğim, koruyucum olarak gördüğüm ve arkamda duran biri tarafından yönlendiriliyordum... Merdivenlerden aşağı indik. Küçük bir odaydı. Beni, çok ünlü olan ve yatakta çıplak yatan bu adamın yanına fiziksel olarak yatırdı. Bu, adam için değişik bir şey değildi ve bu tür şeyler her zaman oluyordu.

Arkadaşı gittikten sonra, Gençlik Ateşi (Bring It On) yıldızı içindeki aslanın ortaya çıkmasına izin verdiğini söyledi. Panettiere, "Tüylerim diken diken oldu ve vahşileştim. Kendi kendime 'Bu yaşanmayacak' dedim" diye devam etti.

Ama saklanacak hiçbir yerim yoktu. Kaçtım. Teknede saklanabileceğim her yere saklandım. Atlayıp yüzerek uzaklaşma şansım yoktu. Ve durumumu anlayacak kimsenin olmadığını, bunun onlar için yeni bir şey olmadığını fark ettim.

Kariyerine çocuk oyuncu olarak başlayan Panettiere'nin yer aldığı ilk yapımlar arasında One Life to Live ve Guiding Light gibi pembe diziler, Disney'in 1998 yapımı animasyon filmi Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life) ve 2000 yapımı futbol filmi Unutulmaz Titanlar (Remember The Titans) yer alıyor. Ancak, 2006-201'0'da yayımlanan 4 sezonluk bilim kurgu dizisi Heroes'daki çıkış rolüyle dünya çapında tanınırlık kazandı. Daha yakın zamanlardaysa Çığlık 6 (Scream VI, 2023), Amber Alert (2024) ve A Breed Apart (2005) gibi birkaç korku filminde rol aldı.

Bugünlerdeyse aslında 12 Mayıs'ta çıkması beklenen ancak 19 Mayıs'ta piyasaya sürülecek anı kitabı This Is Me: A Reckoning'i tanıtmak için basın turunda.

İfşa niteliğindeki kitap, Panettiere'nin hayatı ve kariyerinin yanı sıra doğum sonrası depresyon, bağımlılık ve iyileşme, travma, aile içi şiddet ve kayıplarla ilgili mücadelelerini ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Independent Türkçe


Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
TT

Kahvenin dokunma algısını değiştirebildiği ortaya çıktı

Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)
Bir fincan sütlü kahve (Hans Lucas/AFP)

Küçük çaplı yeni bir araştırmaya göre kahve, beynin dokunmaya ve kişinin kendi vücut hareketlerine verdiği tepkiyi yavaş yavaş değiştiriyor olabilir.

Dünya çapında milyonlarca insan, uyanıklığı artırmak, yorgunluğu hafifletmek ve konsantrasyonla odağını geliştirmek için sabahları bir fincan kahve içiyor.

Günlük yaklaşık bir veya iki fincan kahve gibi normal dozlarda, 50 ila 400 mg aktif bileşen kafein yer alıyor.

Daha yüksek dozlarda kahvenin beynin dokunma algısını tam olarak nasıl etkilediği ise henüz yeterince araştırılmayan bir konu.

Yeni bir çalışma ise normal ve yüksek dozlarda kafeinin, beynin spesifik bir sürecini nasıl etkilediğini inceledi.

Bu beyin süreci, bileğe hafif bir elektrik şoku verildikten kısa süre sonra beyne manyetik bir darbe gönderilmesini içeren ve kısa gecikmeli afferent inhibisyon (SAI) adı verilen bir yöntem kullanılarak değerlendiriliyor.

Bilekteki duyusal sinyal kol boyunca yukarı doğru ilerleyerek beynin somatosensoriyel bölgesine giriyor ve birkaç milisaniye sonra manyetik darbe yakındaki motor korteksi vurarak başparmağın seğirmesini tetikliyor.

Kas seğirmesini bastırmak için beyin, genellikle beyindeki belirli kimyasal haberciler arasında koordineli bir çabaya ihtiyaç duyuyor.

Hareketleri yumuşak ve kontrol altında tutmak için genellikle filtreleme sistemi görevi gören bu beyin süreci, beynin her dokunuşa aşırı tepki vermesini önlüyor.

Araştırmacılar son çalışmada 20 sağlıklı yetişkine 200 mg kafein ya da plasebo vererek bu filtreleme sürecini inceledi.

Bilim insanları, invaziv olmayan bir yöntem kullanarak manyetik darbelerle deneklerin motor korteksini uyarıp beyinlerinin nasıl tepki verdiğini ölçtü.

Kafeinin, dokunma sonrasında beynin kas tepkisini sınırlama yeteneğini artırdığını tespit ettiler ve bu da kahvenin "SAI'ı güçlendirebileceğine" işaret ediyor.

Bilim insanları, kafeinin beyindeki adenozin reseptör proteinlerini engelleyerek etki ettiğini düşünüyor.

Reseptörlerin engellenmesi, duyularımızla kas hareketlerimizin birlikte çalışmasını kontrol etmeye katkı sağlayan kimyasal haberci asetilkolinin artmasına yol açıyor olabilir.

Araştırmacılar şöyle yazıyor:

Bu bulgu, donepezil gibi kolinerjik güçlendirici ilaçların da SAI'ı güçlendirdiği bulgularıyla uyumlu.

Bilim insanları, "Kafeinin etkisi, kolinerjik sistemi düzenlemesinden kaynaklanıyor olabilir" diye yazarak bu bulguların, ilacın fizyolojik etkisine ve bunun Alzheimer ve Parkinson gibi rahatsızlıklarla nasıl bağlantılı olabileceğine dair fikir sunduğunu ekliyor.

Bilim insanları 400 mg'dan fazla kafein kullanarak daha fazla katılımcıyla başka çalışmalar yürütmeyi umuyor.

Araştırmacılar "Şimdiye kadar tartışılan sonuçlar ışığında, bireyler SAI muayenelerinden önce kafeinden uzak durmaya devam etmeli" sonucuna varıyor.

Independent Türkçe