Mescid-i Aksa Tufanı'nın yıldönümünde Batı'nın İsrail'le dayanışması

İsrailli kurbanların isimleri Berlin'deki Brandenburg Kapısı önünde okundu

Akrabalar ve arkadaşlar, 7 Ekim'in birinci yıldönümünde Tel Aviv'deki Nova konser alanında (DPA)
Akrabalar ve arkadaşlar, 7 Ekim'in birinci yıldönümünde Tel Aviv'deki Nova konser alanında (DPA)
TT

Mescid-i Aksa Tufanı'nın yıldönümünde Batı'nın İsrail'le dayanışması

Akrabalar ve arkadaşlar, 7 Ekim'in birinci yıldönümünde Tel Aviv'deki Nova konser alanında (DPA)
Akrabalar ve arkadaşlar, 7 Ekim'in birinci yıldönümünde Tel Aviv'deki Nova konser alanında (DPA)

Pek çok Avrupalı ​​ve Batılı lider, Hamas'ın 7 Ekim'de İsrail'e saldırısının birinci yıldönümünde İsrail ile dayanışma içinde olduklarını ifade etti.

Fransa

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron yıl dönümü dolayısıyla, “7 Ekim. Acı, bir yıl önce olduğu gibi hala devam ediyor. İsrail halkının acısı, halkımızın acısı, yaralı insanlığın acısı” ifadelerini kullandı. Fransa Cumhurbaşkanı, bugün "X" internet sitesindeki blog yazısında şöyle devam etti: "Kurbanları, rehineleri, yokluk veya bekleme nedeniyle kalbi kırılan aileleri unutmuyoruz. Onlara kardeşlik duygularımızı iletiyorum.”

Avrupa Birliği

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, "Kalplerimiz dünyanın her yerindeki Yahudilerle birlikte" diyerek yaptığı yazılı açıklamada, "Bu trajik yıldönümünde, kurbanların anısını onurlandırmak istiyorum. O vahim günden bu yana hayatları yerle bir olan tüm masum insanların yanındayız” ifadeleri yer aldı. Leyen, Hamas saldırısının "sadece İsrail halkına değil, aynı zamanda masum Filistinlilere de büyük acılar yaşattığını" belirtti.

Von der Leyen, Avrupa Birliği'nin Gazze'de derhal ateşkes sağlanması ve tüm rehinelerin koşulsuz serbest bırakılması yönündeki çağrısını yineledi. Ayrıca hem Filistin halkına hem de Lübnan'a mali ve insani yardım sözü verdi. Avrupa Komisyonu başkanı, Yahudi karşıtı olayların arttığını söyledi ve sorunun çözümü için daha fazla kaynak sağlama vaadinde bulundu.

İngiltere

İngiltere Başbakanı Keir Starmer ise vatandaşlarına Yahudi cemaatini "kesin olarak desteklemeleri" çağrısında bulunurken, İşçi Partisi lideri de yaptığı açıklamada, "Yahudi cemaatini kesinlikle desteklemeli ve ülke olarak birleşmeliyiz" dedi. Starmer, 7 Ekim'i "Yahudi tarihinin Holokost'tan bu yana en karanlık günü" olarak nitelendirdi.

“Bir yıl geçmesine rağmen bu kolektif keder ne azaldı ne de zayıfladı” diyen Starmer, Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre aynı zamanda “siviller Orta Doğu'daki bu çatışmanın korkunç sonuçlarına maruz kalırken görmezden gelmememiz gerektiğini” vurgulayarak, kuşatma altındaki Gazze Şeridi ve Lübnan'da bir kez daha ateşkes çağrısında bulundu.

Almanya

Almanya'da eylemciler bu sabah Berlin'deki tarihi Brandenburg Kapısı'nda Hamas tarafından öldürülen 1.170 kişi ve 255 rehinenin isimlerini okudu.

Hamas saldırısını anma töreni, saldırının başladığı 7 Ekim 2023 sabahı olduğu gibi 05.29'da başladı.

Alman Haber Ajansı'nın (DPA) haberine göre Gazze Şeridi'nde hâlâ Hamas'ın elinde 100'e yakın rehine bulunuyor.

“7 Ekim'i Asla Unutma” başlığıyla düzenlenen etkinliğin Leipzig, Düsseldorf, Varşova, Belfast, Lima ve New York dahil dünyanın onlarca şehrinde eş zamanlı yapılması planlandı. Organizatörlere göre bu, "Yaşam İçin Yürüyüş" hareketinin uluslararası kampanyasının bir parçası.

7 Ekim 2023'te Hamas savaşçıları Gazze Şeridi'ni İsrail'in güneyinden ayıran demir çiti patlayıcılar ve buldozerlerle aşarak çite sızdı ve kibbutzlara, askeri üslere ve Nova müzik festivalinin yapıldığı alana saldırdı. AFP’nin haberine göre bunu izleyen saatlerde İsrail ordusu Gazze Şeridi'ne ağır bir saldırı başlattı ve Başbakan Binyamin Netanyahu bu saldırının amacının 2007'den beri bölgeyi kontrol eden Hamas'ı yok etmek olduğunu söyledi. O tarihten beri Gazze Şeridi'nin büyük bir bölümü enkaz haline geldi ve kuşatma altındaki bölgede yaşayan 2,4 milyon kişinin neredeyse tamamı savaş nedeniyle yerlerinden oldu. AFP'nin İsrail verilerinden aktardığına göre, Hamas saldırısında İsrail tarafında bin 205 kişi öldü ve saldırı sırasında 251 kişi kaçırıldı. BM'nin güvenilir bulduğu Hamas Sağlık Bakanlığı verilerine göre ve Gazze'de çoğu sivil olmak üzere en az 41.825 Filistinli öldürüldü.



Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
TT

Fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışık ilk kez kaydedildi

Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)
Laboratuvarda yüklü metal plakalar kullanılarak ladin ağaçlarında ışık huzmeleri oluşturuldu (William Brune)

Bilim insanları fırtına sırasında ağaçlardan yayılan ışığı ilk kez görüntülemeyi başardı.

Araştırmacılar ormanlarda saptanan elektrik alanı anomalileri nedeniyle, fırtına sırasında ağaç tepelerinde elektriksel boşalmalar meydana geldiğinden uzun süredir şüpheleniyordu.

Bu hava olayları sırasında bulutlar güçlü bir negatif elektrik yükü biriktirirken, yeryüzünde pozitif bir yük gelişiyor. 

Zıt yüklerin birbirini çekmesinden dolayı yerdeki pozitif yük, negatif olana erişmeye çalışıyor ve genellikle doğada ulaşabileceği en yüksek noktaya, yani ağaç tepelerine çıkıyor.

Yaprakların ucunda biriken yük sonucu oluşan ve korona denen parıltı daha önce laboratuvarda üretilmişti. Ancak doğadaki kanıtı bulunamamıştı.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi'nden Patrick McFarland liderliğindeki ekip de işe laboratuvarda bu koronayı üreterek başladı. 

Fırtına bulutlarını taklit etmek için plastik saksılardaki ladin ve akçaağaçları yüklü metal plakaların altına yerleştirip ışıkları kapattılar.

McFarland, "Laboratuvarda tüm ışıkları, kapıyı ve pencereleri kapatınca koronalar zar zor seçiliyor. Mavi bir parıltı gibi görünüyorlar" diye açıklıyor.

Parıltı zayıf olsa da ultraviyole dalga boylarında da ışık yaydıkları için bilim insanları özel kameralarla bunları yakalamaya karar verdi.

Ekip, 2013 model bir Toyota Sienna'ya hava istasyonu, elektrik alan dedektörü, lazer mesafe ölçer ve ışığı ultraviyole kameraya yönlendirmek için bir periskop yerleştirerek bu neredeyse görünmez kıvılcımları ABD'nin çeşitli bölgelerinde aramaya koyuldu.

Yaklaşık 90 dakikalık görüntülerde 859 ayrı UV sinyali yakalanırken bir bilgisayar programı yardımıyla bunlar 41 korona halinde gruplandırıldı.

Bulguları hakemli dergi Geophysical Research Letters'ta yayımlanan çalışmaya göre koronolar, 0,1 ila 3 saniye sürüyordu ve genellikle yapraktan yaprağa atlıyor veya aynı yaprakta tekrar oluşuyorlardı.

Bu etkileri Pinus taeda ve Liquidambar styraciflua gibi ağaçlarda da gözlemlediler. 

McFarland "Bunlar gerçekten oluyor" diyerek ekliyor: 

Onları gördük; artık var olduklarını biliyoruz. Sonunda bunun somut kanıtına sahip olmak… Bence işin en keyifli yanı bu.

Araştırmacılar, UV kamera yalnızca dar bir dalga boyu aralığını algılayacak şekilde ayarlandığı için çalışmada kaydedilenden daha fazla korona olabileceğini düşünüyor. 

McFarland, eğer insanlar ağaçlardaki bu parıltıları görebilseydi, sanki binlerce ateşböceği ağaç tepelerinde dans ediyormuş gibi "epey havalı bir ışık gösterisi" oluşacağını söylüyor.

Bulguların koronanın kanıtını sunmasının ötesinde de faydaları olma ihtimali var. 

Bu parıltılar, diğer bileşiklerle tepkimeye girerek pus ve duman oluşumuna katkı sunabilecek büyük miktarda molekül üretiyor. Bu nedenle yeni çalışma, koronanın ormanlardaki hava kalitesini nasıl etkilediğinin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olabilir.

Ayrıca koronanın yapraklara zarar vererek ağaç ve orman sağlığını etkilemesi de muhtemel. Ancak bilim insanları bitkilerin kendilerini koruma yöntemleri geliştirmiş olabileceğinden şüpheleniyor. 

Independent Türkçe, Science Alert, Smithsonian Magazine, Geophysical Research Letters


ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
TT

ABD'nin önde gelen yapay zeka araştırmacıları, Pentagon'a karşı birleşti

Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)
Anthropic, yapay zeka güvenliğinde öncü bir şirket olarak görülüyor (Reuters)

OpenAI ve Google'dan araştırmacılar, ABD Savunma Bakanlığı'na dava açan Anthropic'i destekleyen bir dilekçe sundu.

Anthropic’in, araçlarına sınırsız erişim izni vermeyi reddetmesiyle şirketle Pentagon arasında gerilim başlamıştı.

Claude modelinin geliştiricisi bu kararında kitlesel gözetim ve otonom silahlarla ilgili endişeleri gerekçe gösterirken bakanlık yapay zeka araçlarını, "yasaların izin verdiği tüm amaçlar için kullanmak" istediğini savunmuştu.

Anlaşmazlığın ardından Trump yönetimi, federal kurumlara ve orduyla çalışan yüklenicilere Anthropic'le iş yapmayı bırakmalarını söylemiş ve Pentagon şirketi tedarik zinciri riski olarak belirlemişti.

Bu karar federal kurumların ve yüklenicilerin Anthropic'in yapay zeka sistemlerini kullanmasını engelliyor. Genellikle yabancı şirketleri hedef alan tedarik zinciri riski tanımlamasının ilk kez ABD merkezli bir şirkete karşı kullanıldığı bildiriliyor.

Anthropic bu hamlesi nedeniyle Savunma Bakanlığı'na dün (9 Mart Pazartesi) dava açtı.

Davanın açılmasından birkaç saat sonra OpenAI ve Google'dan yaklaşık 40 araştırmacı, yapay zeka şirketini destekleyen bir dilekçe sundu. 

Google DeepMind'ın baş bilim insanı Jeff Dean'in de imzasının yer aldığı dilekçede, Pentagon'un şirketi "tedarik zinciri riski" olarak etiketleme kararının, Amerikan yapay zeka sektöründe tehlikeli bir emsal oluşturabileceği savunuluyor.

Bilim insanları dilekçede şu ifadeleri kullanıyor:

ABD'nin önde gelen yapay zeka şirketlerinden birini cezalandırma çabasının devam etmesi, şüphesiz ki ABD'nin yapay zeka ve ötesindeki endüstriyel ve bilimsel rekabet gücü üzerinde sonuçlar doğuracak.

Bu adımın, yapay zeka gelişiminin hükümet ve ticari sektörler arasında ayrışmasına yol açabileceği korkusu dile getiriliyor. Bazı kurumlar belirli modellere erişimi kısıtlarken, diğerleri özel pazarlarda kullanılmaya devam edebilir.

Araştırmacılar, Pentagon anlaşma şartlarından memnun değilse Anthropic'le sözleşmesini sonlandırabileceğini ve başka bir şirketin araçlarını kullanabileceğini belirtiyor.

Bakanlık, Anthropic'le ilişkilerinin gerilmesinden kısa süre sonra OpenAI'la sözleşme imzalamıştı. OpenAI, Anthropic'le yapılan anlaşmadan daha fazla güvenlik önlemi alındığını öne sürmüştü. Şirketin CEO'su Sam Altman ise teknolojinin "ABD vatandaşlarının gözetimi için kasten kullanılmayacağından" emin olmak adına daha fazla değişiklik yapılacağını söylemişti.

Independent Türkçe, Interesting Engineering, Wired, BBC


James Cameron, Avatar serisinin akıbetini açıkladı

Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
TT

James Cameron, Avatar serisinin akıbetini açıkladı

Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)
Avatar: Ateş ve Kül'de seriye yeni katılan Oona Chaplin, Mangkwan kabilesinin lideri Varang'ı canlandırıyor (20th Century Studios)

Avatar: Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), selefi Suyun Yolu (The Way of Water) kadar görkemli bir gişe başarısına imza atamamış olsa da yönetmen James Cameron, serinin 4. filminin hâlâ planlar dahilinde olduğunu müjdeledi.

Variety'nin, devam halkasının küresel gişede 1,45 milyar dolar hasılat elde etmesine rağmen henüz kâra geçemediğini yazan haberinin ardından Cameron, hayranların içine su serpti. 

9 Mart'ta düzenlenen Saturn Ödülleri'nde konuşan usta yönetmen, 4. filmin gelmesinin "çok muhtemel" olduğunu ifade etti. 

Cameron ayrıca, serinin gelecekteki rotasını belirlerken "izleyici geri bildirimlerini" titizlikle dikkate aldığını da sözlerine ekledi.

Başrollerini Zoe Saldaña, Sigourney Weaver ve Sam Worthington'ın paylaştığı Avatar: Ateş ve Kül, oğulları Neteyam'ın kaybıyla sarsılan Jake Sully ve ailesinin, bu trajedinin yaralarını sarma mücadelesine odaklanıyor. Ancak yas süreci aileyi içeriden tüketmeye başlarken, intikam ateşiyle yanıp tutuşan Varang liderliğindeki acımasız "Kül Halkı" ya da diğer adıyla Mangkwan klanı, kahramanlarımızı tehdit etmeye başlıyor.

"Avatar filmlerini daha ucuza mal etmeliyiz"

Cameron, daha önce Tayvan merkezli TVBS News'a verdiği röportajda sinema endüstrisinin zorlu bir dönemden geçtiğini vurgulamış ve şu ifadeleri kullanmıştı:

Gerçek şu ki sinema sektörü şu an depresyonda. Avatar 3 çok büyük maliyetlerle çekildi. Yola devam edebilmek için gişede çok başarılı olmamız gerekiyor. Hem başarılı olmalı hem de seriyi sürdürebilmek için Avatar filmlerini nasıl daha düşük maliyetlerle üretebileceğimizi bulmalıyız.

GamesRadar'a göre, Ateş ve Kül'ün Suyun Yolu'ndan yaklaşık 870 milyon dolar daha az hasılat elde etmesi, Cameron'ın maliyetleri düşürme vurgusunu daha da önemli hale getiriyor.

Independent Türkçe, Variety, GamesRadar, TVBS News, ScreenRant