Tom Hardy'nin yeni filmi gişede umduğunu bulamadı

Cadılar Bayramı partileri hasılatı düşürdü

Venom: Son Dans'ın bütçesi 120 milyon dolar (Sony)
Venom: Son Dans'ın bütçesi 120 milyon dolar (Sony)
TT

Tom Hardy'nin yeni filmi gişede umduğunu bulamadı

Venom: Son Dans'ın bütçesi 120 milyon dolar (Sony)
Venom: Son Dans'ın bütçesi 120 milyon dolar (Sony)

Venom: Son Dans (Venom: The Last Dance), cılız bir cuma gişesinin ardından ABD'de beklenen 65 milyon dolarlık hasılatının epey gerisinde kaldı.

Sony, ABD'de 4 bini aşkın sinema salonunda gösterime giren filmin, bu hızla giderse üç günde 52 milyon dolar hasılat yapacağını tahmin ediyor.

ABD gişesinde zor zamanlar geçiren filmin yapım ekibine yakın kaynaklar, insanların erken Cadılar Bayramı partileri nedeniyle dikkatlerinin dağılmasından endişe ediyor. 

Hollywood Reporter, "Üçüncü filmlerin gişede düşüş yaşaması alışılmadık bir durum değil" diye yazarak ekliyor:

Ama Venom ekibinden hiç kimse düşüşün şiddetinden memnun değil.

Venom: Son Dans, cuma günü ve ön gösterimlerde 22 milyon dolar kazanmıştı. Hafta sonunda filmin dünya çapındaki hasılatının 180 milyon dolara ulaşması bekleniyor. 

Kuzey Amerika gişesinde serinin önceki filminden daha yavaş ilerleyen macera, sinemaseverleri salonlara çekmeyi başaramamış olsa da eleştirmenleri memnun etmişti. 

Sinema yazarları, Sony Pictures yapımı aksiyonu "gelmiş geçmiş en iyi çizgi roman filmlerinden biri", "hayranlar için bir şölen" ve "üçlemenin en eğlencelisi" diye nitelendiriyor.

Yönetmen koltuğunda Kelly Marcel'in oturduğu filmde Tom Hardy, Eddie Brock/Venom rolüyle üçlemenin son halkası için geri döndü.

Film, artık tek vücutta yaşamaya alışmış ve aranan birer kaçak olan Eddie'yle Venom'ın hikayesini anlatıyor.

2018 yapımı Venom: Zehirli Öfke (Venom) ve üç yıl sonra gelen 2021 tarihli Venom: Zehirli Öfke 2'nin (Venom: Let There Be Carnage) devamı niteliğindeki film, aksiyonu kaldığı yerden devam ettiriyor.

ABD'yle birlikte Türkiye'de de 25 Ekim'de gösterime giren Venom: Son Dans'ta Hardy'nin yanı sıra Chiwetel Ejiofor, Juno Temple, Rhys Ifans, Peggy Lu, Alanna Ubach ve Stephen Graham rol alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter



Bilinç, beynin neresinde? Öne çıkan iki teori de sınavı geçemedi

Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)
Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)
TT

Bilinç, beynin neresinde? Öne çıkan iki teori de sınavı geçemedi

Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)
Araştırmacılar bilincin, beynin zekadan ziyade duyularla ilişkili bölümünde oluştuğunu düşünüyor (Pixabay)

Bilincin beynin hangi bölümünde olduğunu araştıran bilim insanları ilginç sonuçlara ulaştı. 

Kişinin kendisini, etrafını, deneyimlerini, duygularını anlamasını sağlayan bilinç, insan varlığının temel bileşenlerinden biri. 

Bilim insanları uzun zamandır bilincin beynin hangi bölümünde, nasıl meydana geldiğini anlamaya çalışıyor. Pek çok fikir ortaya atılırken halihazırda 30'a yakın teori olduğu tahmin ediliyor. 

Bunlar arasında en çok öne çıkan ikisiyse Küresel Çalışma Alanı Teorisi (GWT) ve Bütünleşik Bilgi Teorisi (IIT). Bunlardan ilki bilincin, beynin ön kısmında olduğunu ve buradaki kilit bölgeler duyusal bilgileri tüm beyne yaydığında bilinçli deneyimin ortaya çıktığını savunuyor. 

IIT ise beyindeki bilginin son derece entegre ve bütünleşik olduğunu ve bu şekilde bilinçli bir deneyimin mümkün olduğunu öne sürüyor.

Önde gelen hakemli dergi Nature'da 1 Mayıs Perşembe günü yayımlanan çalışmada bilim insanları, bu iki teoriyi test ederek hangisinin geçerli olduğunu bulmaya çalıştı. Bulgular, ikisinin de yetersiz olduğuna işaret ediyor. 

Max Planck Enstitüsü'nden Dr. Lucia Melloni ve ekip arkadaşları, ABD, Avrupa ve Çin'deki 12 laboratuvarda 256 kişiye çeşitli görüntüleri izleterek beyinlerindeki elektrik ve manyetik aktiviteyi ve kan akışını ölçtü. 

Katılımcıların bilinçli farkındalığını ölçmek için onlara çeşitli yüzler, nesneler ve semboller gösterildi. Katılımcılar ekranda belirli görüntüler belirdiğinde bir düğmeye bastı. Ekip katılımcıların beynini üç farklı yöntem kullanarak izledi.

Bulgular bilincin, beynin düşünmeyle ilişkili ön kısmından ziyade, görme ve işitmeyle bağlantılı duyusal bölgeleri içeren arka kortekste ortaya çıktığına işaret ediyor. 

Çalışma, beynin arka kısmındaki nöronlarla öndeki bölgeler arasındaki önemli bağlantılar saptasa da bilincin ana merkezinin arka kortekste olduğu fikrini destekliyor.

Araştırmada ayrıca IIT'nin öne sürdüğü gibi bilincin, beynin çeşitli bölümlerinin etkileşimi ve işbirliğiyle oluştuğunu destekleyen güçlü kanıtlar da bulunmadı. 

Makalenin başyazarlarından Christof Koch, "Burada kanıtlar kesinlikle arka korteks lehine. Bilinçli deneyimle ilgili bilgiler ön loblarda ya yoktu ya da arka kortekse kıyasla çok daha zayıftı" diyerek ekliyor: 

Bu durum, ön lobların zeka, yargılama, muhakemede kritik önem taşımasına karşın görme, bilinçli görsel algılama gibi konularda kritik bir rol oynamadığı fikrini destekliyor.

Araştırmacılar yeni çalışmanın komadaki veya bitkisel hayattaki hastalar açısından da önem taşıdığını ifade ediyor.  

Bu durumdaki hastalar birkaç gün boyunca yanıt vermediği zaman genellikle bilinçlerini kaybettikleri varsayılarak yaşam destek ünitesiyle bağları kesiliyor. Ancak geçen yıl yayımlanan bir çalışmada tepkisiz hastaların yaklaşık 4'te birinin bilinci olabileceği tespit edilmişti.

Bu araştırmaya gönderme yapan Koch "Bilincin beyindeki temelini bilmek, sinyal vermeden 'orada olmanın' bu gizli biçimini daha iyi saptamamızı sağlar" diyor. 

Independent Türkçe, Reuters, New York Times, SciTechDaily, Nature