2025'in merakla beklenen 10 filmi

Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)
Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)
TT

2025'in merakla beklenen 10 filmi

Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)
Alacakaranlık (Twilight) serisiyle yıldızı parlayan 38 yaşındaki Robert Pattinson'ın bu yıl gösterime girmesi planlanan iki filmi daha var (Warner Bros. Pictures)

2024'te Deadpool & Wolverine ve Ters Yüz 2 gibi gişe canavarlarını da izledik, Furiosa: Bir Mad Max Destanı (Furiosa: A Mad Max Saga) ve Dune: Çöl Gezegeni Bölüm İki (Dune: Part Two) gibi epik bilimkurguları da. Rekabet (Challengers) ve Anora gibi çarpıcı dramalar, jenerik akmaya başladıktan çok sonra da bizimle kaldı. Cevher (The Substance) ve Cambaz (Longlegs) gibi gerilimler ise içimize işledi ve tüylerimizi ürpertti.

Sırada 2025 ve bizi bekleyen yepyeni filmler var... Başka bir deyişle, henüz kimsenin konuşmadığı ama çok yakında konuşulacağından emin olduğumuz filmler.

Vizyon tarihlerinin sırasına göre, 2025'in sabırsızlıkla beklediğimiz filmlerini sebepleriyle birlikte sıraladık...

Bridget Jones Onun İçin Çıldırıyor

Onu ister sevin ister nefret edin ama Bridget Jones dönüyor, bizden söylemesi... 

Popüler serinin 4. halkası Bridget Jones Onun İçin Çıldırıyor (Bridget Jones: Mad About The Boy), romantik komedi hayranlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

Michael Morris'in yönettiği ve Helen Fielding'in 2013 tarihli aynı adlı romanından uyarlanan film, izleyicisine hem nostalji hem de yenilik vaat ediyor. 

Renée Zellweger, Hugh Grant, Colin Firth ve Emma Thompson gibi yıldız oyuncuların önceki rollerine dönmesi, serinin klasik cazibesini koruyacağına işaret ediyor. Özellikle Firth'ün Mark Darcy rolüyle bu kez bir "hayalet" olarak geri dönmesi fikri, hikayeye ilginç bir dokunuş katacak gibi görünüyor.

Yeni karakterler arasında Oscar adayı Chiwetel Ejiofor ve One Day'le yıldızı daha da parlayan Leo Woodall'ın yer alması, seriyi gençleştirirken dinamik bir enerji de ekliyor.

Bridget Jones Onun İçin Çıldırıyor'un vizyon zamanlaması da manidar: Romantik komedi, 14 Şubat'ta gösterime girecek.

Mickey 17

Robert Pattinson, Bong Joon-ho'nun bilimkurgu filminde uzay yolcusu Mickey 17 rolünde izleyicilerin karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Edward Ashton'ın 2022 tarihli Mickey7 romanından uyarlanan Mickey 17, bilimkurgu ve kara komediyi buluştururken insanlığın uzak bir buz dünyası olan Niflheim'ı kolonileştirme çabalarını anlatıyor. 

Hikaye, "harcanabilir" bir çalışan olan Mickey Barnes'ın ölümden sonra yeniden dirilen klonları arasında yaşanan gerilim ve kimlik mücadelesine odaklanıyor. 

Bong Joon-ho'nun Parazit (Parasite) ve Snowpiercer gibi yapımlarındaki benzersiz tarzı, 150 milyon dolarlık bütçeyle çekilen Mickey 17 için büyük bir beklenti yaratıyor.

Romanın varoluşsal ve etik sorularını, Bong'un karakter odaklı yönetmenlik anlayışıyla nasıl ele alacağı merak uyandırıyor. Ödüllü yazar Charles Yu'nun katkılarıyla zenginleşen senaryo, bilimkurgu türüne özgün bir dokunuş sunma potansiyeline sahip. 

Başroldeki Pattinson'a Naomi Ackie, Steven Yeun, Toni Collette ve Mark Ruffalo gibi yıldız isimler eşlik ediyor.

Vizyon tarihi defalarca değişen film, Türkiye'deki sinemaseverlerle 18 Nisan'da buluşacak.

F1 

Formula 1 dünyasını merkezine alan spor ve aksiyon filmi F1, Brad Pitt, Damson Idris, Kerry Condon, Javier Bardem ve Tobias Menzies gibi yıldızları bir araya getiriyor.

Yönetmen koltuğunda Top Gun: Maverick ve Korkusuzlar (Only the Brave) gibi yapımlara da imza atan Joseph Kosinski'nin otuduğu film, emekli bir F1 pilotunun genç bir yeteneğe akıl hocalığı yapma hikayesini anlatıyor. 

Aksiyon filmi, gerçek F1 sürücüleri ve takımlarının yanı sıra ikonik pistlerde çekilen sahnelerle türün meraklıları tarafından uzun süredir merakla bekleniyor. 

F1'de merak uyandıran detaylardan biri de bugüne dek dokunduğu her filmi güzelleştiren efsanevi besteci Hans Zimmer'in müzikleri. 

300 milyon dolarlık bütçesiyle epey iddialı olan F1, yalnızca aksiyon ve dramayı değil, aynı zamanda sporun duygusal yönlerini de ele almayı hedefliyor. Filmde yer alan profesyonel sürücüler arasında Esteban Ocon ve Carlos Sainz de yer alıyor.

27 Haziran'da vizyona girecek F1, Formula 1 meraklıları ve sinema tutkunları için yılın en heyecan verici projelerinden biri olarak öne çıkıyor. F1, sinemalardan sonra Apple TV+'ta da yayına girecek.

Lewis Hamilton'ın da filmin yapımcıları arasında yer aldığını hatırlatalım.

Mission: Impossible - Son Hesaplaşma

Görevimiz Tehlike serisinin 8. filmi Mission: Impossible - Son Hesaplaşma (Mission: Impossible - The Final Reckoning), aksiyon ve casusluk türünün sınırlarını bir kez daha zorlamaya hazırlanıyor. 

Tom Cruise meşhur casus Ethan Hunt rolünde sinemaseverlerin karşısına çıkarken ona Hayley Atwell, Ving Rhames ve Simon Pegg gibi isimler eşlik ediyor. Cruise'un dublör kullanmadan çektiği çılgın aksiyon sahneleri Son Hesaplaşma için beklentileri şimdiden arşa çıkarıyor.

Yönetmen koltuğunda Christopher McQuarrie'nin oturduğu filmin çekimlerinin Norveç, Güney Afrika ve Malta gibi büyüleyici lokasyonlarda gerçekleşmesi, Son Hesaplaşma'nın görsel açıdan yine etkileyici bir deneyim sunacağının sinyallerini veriyor. 

Colin Kittridge ve Erika Sloane gibi eski karakterlerin dönüşü, serinin nostaljik tarafını güçlendirirken, Angela Bassett'ın ABD Başkanı olarak rol alması hikayeye politik bir derinlik katıyor. 

400 milyon dolarlık dev bütçeli filmin ismi olarak Son Hesaplaşma'nın seçilmesi, Ethan Hunt için bir dönemin sonu gibi görünse de Cruise'un seriye devam etme isteği, gelecekte daha fazla macera ihtimaline açık kapı bırakıyor. 

23 Mayıs'ta izleyiciyle buluşacak filmin, yılın gişe canavarlarından biri olacağına şimdiden kesin gözüyle bakılıyor.

Ballerina

2025, Keanu Reeves'in meşhur suikastçısı John Wick'i özleyenler için sıcak bir kucaklaşma vaat ediyor. 

John Wick evreninde geçen Ballerina, ailesinin ölümünden sorumlu katilleri birer birer öldürmeye ant içmiş genç bir suikastçının intikam arayışını anlatıyor.

Ana de Armas'ın başrolde yer aldığı film, karakter odaklı bir hikayeyle dövüş sanatlarının estetiğini birleştiriyor. 

Len Wiseman'ın yönetmenliği ve Chad Stahelski'nin aksiyon sahnelerine katkıları, serinin benzersiz koreografisine yeni bir boyut katmayı amaçlıyor.

Reeves ve Ian McShane gibi tanıdık yüzlerin geri dönüşü, John Wick evreniyle köprü kurarken 2023'te aramızdan ayrılan usta aktör Lance Reddick'in son performansı, filme duygusal bir ağırlık ekliyor. 

The Walking Dead'in sevilen karakteri Daryl'a hayat veren Norman Reedus'ın da rol aldığı filmin defalarca ertelenmesi ve tekrarlanan çekimler, beklentileri yükseltirken bazı endişeleri de beraberinde getiriyor. 

Eğer işler yolunda giderse Ballerina, hem seriye aşina olanlar hem de bağımsız bir aksiyon hikayesi arayanlar için ideal bir film olabilir. Peki bunu ne zaman öğrenebileceğiz? 6 Haziran'da...

28 Yıl Sonra

28 Yıl Sonra (28 Years Later), Danny Boyle'un yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu ve Alex Garland'ın kaleminden çıkan hikayeyle devam ediyor. Başrollerde Jodie Comer, Aaron Taylor-Johnson ve Ralph Fiennes'in yer aldığı 28 Yıl Sonra'da, ilk filmin Oscarlı yıldızı Cillian Murphy de Jim rolüyle dönüyor.

Hikaye, Öfke virüsünün dünyayı mahvetmesinden neredeyse 30 yıl sonra, bir adada hayatta kalmaya çalışan bir grubun mücadelesini ve karanlık sırları keşfetme yolculuğunu işliyor.

Boyle ve Garland'ın seriye dönüşü, korku hayranları için nostaljik bir heyecan yaratırken, ikilinin dehası hesaba katıldığında yenilikçi yönler de ekleyecek gibi görünüyor.

Kuzey Britanya'nın karanlık ve melankolik doğası, filmin atmosferini tamamlayarak gerçekçi bir kıyamet sonrası manzara sunuyor. 

iPhone'la çekilen film, hem serinin sadık hayranları hem de yeni izleyiciler için heyecan verici.

28 Yıl Sonra, ilk filmin gösterime girmesinden 23 sene sonra, 20 Haziran'da vizyonda.

Jurassic World: Rebirth

Jurassic World: Rebirth, bilimkurgu ve aksiyonu bir araya getirerek, 6 milyar dolarlık gösterişli seriyi yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor. 

Yönetmenliğini İstila (Monsters) ve Godzilla'yla tanınan Gareth Edwards'ın üstlendiği film, izleyicileri tropik bölgelerde geçen, hem görsel hem de duygusal olarak etkileyici bir maceraya sürüklüyor. 

sadfrgt
Filmin senaryosu, 1993 yapımı ilk Jurassic Park'ın senaryosunu da yazan David Koepp imzasını taşıyor (Universal Pictures)

Scarlett Johansson, Mahershala Ali ve Jonathan Bailey'nin liderliğindeki güçlü oyuncu kadrosu, hikayeye derinlik katmayı vaat ediyor. 

Film, insanlık için hayati öneme sahip bir ilaç üretmek adına, dinozorların genetik materyalini toplama görevini merkeze alıyor. 

Serinin önceki halkalarından bağımsız şekilde ilerleyen Rebirth, ilk Jurassic Park'ın bilimsel doğruluğu ve atmosferine dönüş yapmayı hedefliyor. 

Edwards'ın yönetmenlik tarzı ve çekim yapılan egzotik lokasyonların görsel ihtişamı güçlendireceği tamin ediliyor. 

Filmin, eleştirmenlerden olumsuz yorumlar alan 2022 yapımı Jurassic World: Hakimiyet'ten (Jurassic World: Dominion) sonra seriye itibar kazandırması amaçlanıyor. 

Önceki filmlerin yıldızlarını barındırmayan yeni hikaye, seriye taze bir soluk getirecek. 

Jurassic World: Rebirth, Türkiye'de ABD'den iki gün sonra, 4 Temmuz'da gösterime girecek. 

Superman

James Gunn, Superman'i yeniden başlattığı DC Evreni'nin bir parçası olarak bir kez daha beyazperdeye getiriyor. David Corenswet'in Clark Kent/Superman rolünde izleyicilerin karşısına çıkacağı film, görsel olarak etkileyici bir atmosfer sunmayı vaat ediyor. 

Rachel Brosnahan ve Nicholas Hoult gibi isimlerin de rol aldığı film, pratik efektler ve modern IMAX kameralarıyla çekilerek sinematik kaliteyi üst düzeye çıkarıyor.

DC Evreni'nin yeni dönemine güçlü bir başlangıç yapmayı hedefleyen Gunn, önceki projelerinde olduğu gibi mizah, aksiyon ve duygusal derinliği harmanlayarak, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunmak istiyor.

All-Star Superman çizgi roman serisinden ilham alan yapım, kahramanımızın "süperköpeği" Krypto gibi sevilen yan karakterleri de seriye katıyor.

Hasılat rekorları kırması beklenen Superman, 11 Temmuz'da vizyona girecek.

Wicked: For Good

Broadway uyarlaması Wicked şu sıralar gişe rekorlarını altüst ederken, ilk filme bayılanlar şimdiden ikinci kısım için sabırsızlanmaya başladı bile. 

Jon M. Chu'nun yönettiği Wicked: For Good, Oz Diyarı'nın büyüleyici dünyasına güçlü bir dönüş yapmayı vaat ediyor. Winnie Holzman'la Dana Fox'un kaleme aldığı senaryo, Wicked sahne müzikalinin ikinci perdesine sadık kalırken hikayeyi daha derinlemesine keşfetmek için genişletilmiş. 

j7u8kı9l
Wall Street Journal yazarı Kyle Smith, Cynthia Erivo (solda) ve Ariana Grande'nin (sağda) performanslarını övdüğü incelemesinde Wicked için "yılın en eğlenceli filmi" ifadesini kullanıyor (Universal Studios)

Cynthia Erivo ve Ariana Grande, sırasıyla Elphaba ve Glinda'ya hayat verirken onlara Game of Thrones'un yıldızı Peter Dinklage ve Oscar ödüllü Michelle Yeoh gibi isimler eşlik ediyor.

Devam filmi, ilkinde olduğu gibi Broadway müzikalinin unutulmaz şarkılarının ve dramatik dönüm noktalarının eksiksiz bir şekilde aktarılmasını hedefliyor. 

Wicked: For Good, 21 Kasım'da izleyiciyle buluşacak.

Avatar: Fire And Ash

James Cameron, bu yılın sonunda bir kez daha sinemaseverleri Avatar'ın büyülü dünyasında kaybolmaya davet ediyor. 

Avatar: Fire and Ash, Cameron'ın vizyonunu ve sinematik yenilikçiliğini bir kez daha sergileyen epik bir bilimkurgu olarak öne çıkıyor. İlk iki filmin başarılarına dayanarak seriyi ileri taşıyan yapım, Pandora'nın büyüleyici dünyasını ve karakterlerini daha derinlemesine keşfetmeyi vaat ediyor.

scwfergt
Avatar: Fire And Ash için yeni konsept çizim, kasımda gerçekleşen Brezilya D23 etkinliğinde açıklandı (Dylan Cole)

Sam Worthington ve Zoe Saldaña'nın yanı sıra Sigourney Weaver ve Stephen Lang gibi yıldızlar da serinin üçüncü filmi için geri dönüyor. 

Yıllar süren prodüksiyon süreci ve 9 kez ertelenen vizyon tarihi beklentiyi artırırken, filmin kalitesine olan inancı da pekiştiriyor. Pandora'nın hikayesini yalnızca görsel değil, aynı zamanda duygusal açıdan da derinleştiren bu üçüncü film, serinin gelecekteki iki devam halkası için sağlam bir temel oluşturacak.

İlk iki filmin gişe başarıları göz önüne alındığında, Avatar: Fire and Ash'in sinema tarihine damga vurması kaçınılmaz görünüyor.

Avatar serisinin sabırsızlıkla beklenen yeni halkası, 19 Aralık'ta sinemalarda gösterime girecek.



Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
TT

Gökbilimciler "ters yüz" gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü

Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)
Güneş'ten daha soğuk ve daha az parlak olan LHS 1903'ün çevresindeki gezegenler, yıldızlarına çok daha yakın (Avrupa Uzay Ajansı)

Gökbilimciler, en dış çeperinde karasal gezegen bulunan gezegen sistemi karşısında şaşkına döndü. Gökcisminin alışılmadık bir süreç sonucu ortaya çıktığını düşünüyorlar.

Güneş Sistemi'nin iç kısmında karasal (Merkür-Mars), dış kısmındaysa gaz gezegenler (Jüpiter-Neptün) yer alıyor.

Bilim insanları bugüne kadar gözlemledikleri diğer gezegen sistemlerinde de bu sırayla karşılaştı.

Mevcut modellere göre Güneş'e yakın gezegenlerin karasal olmasının nedeni, radyasyonun gaz atmosferleri ortadan kaldırıp geriye yoğun, katı çekirdekler bırakması. Yıldızdan uzaktaki gaz devleriyse gazın birikebildiği ve gezegenlerin bu gazı tutabildiği daha soğuk bölgelerde oluşuyor.

Ancak bilim insanları Dünya'dan yaklaşık 117 ışık yılı uzaktaki kırmızı cüce bir yıldızın çevresinde bu örüntüye aykırı bir sistemle karşılaştı.

Araştırmacılar Avrupa Uzay Ajansı'nın ötegezegen uydusu CHEOPS'u kullanarak LHS 1903 adlı yıldıza en yakın gezegenin karasal ve sonraki ikisinin de gaz dünyası olduğunu tespit etti.

Ancak bu üçlüden sonra bir karasal gezegen daha vardı.

Bulguları hakemli dergi Science'ta yayımlanan çalışmanın başyazarı Dr. Thomas Wilson "Bu tuhaf düzensizlik, onu ters yüz edilmiş eşsiz sistem haline getiriyor" diyerek ekliyor: 

Karasal gezegenler genellikle ana yıldızlarından çok uzakta, gaz halindeki dünyaların ötesinde oluşmaz.

Bilim insanları gaz ve karasal gezegenlerin yer değiştirmesi veya dıştaki ilginç gezegenin zaman içinde gazını kaybetmesi ihtimallerinin muhtemel görünmediğini söylüyor.

Daha ziyade gezegenlerin farklı zamanlarda oluştuğuna dair kanıt bulduklarını ifade ediyorlar.

Bu nedenle yıldıza en yakın olandan başlayarak sırayla meydana gelen bu gezegenlerin bambaşka ortamlarda oluştuğu düşünülüyor. İlk üç gezegenin sistemdeki gazı kullanması nedeniyle sonuncu cisim bu halini almış gibi görünüyor. 

Warwick Üniversitesi'nden Dr. Wilson "Bu en dış gezegen oluştuğunda sistem, gezegen oluşumunda hayati önem taşıyan gazdan muhtemelen yoksun kalmıştı" diye açıklıyor:

Yine de burada, beklentilere meydan okuyan küçük, karasal bir dünya var. Gazdan yoksun bir ortamda oluşan bir gezegene dair ilk kanıtı bulduk gibi görünüyor.

Araştırmacılar bu cismin bir istisna mı, yoksa gezegen sistemleriyle ilgili yeni bir örüntünün ilk işareti mi olduğunu henüz bilmiyor. 

Bu 4. gezegen, yaşanabilirlik potansiyeli nedeniyle de ilgi çekiyor. Kütlesi Dünya'nınkinin 5,8 katı ve yaklaşık 60 derece sıcaklığa sahip.

Dr. Wilson "60 derece sıcaklık, Dünya'da kaydedilen en yüksek sıcaklık olan 57 dereceye çok yakın ve bu nedenle gezegenin yaşanabilir olması kesinlikle mümkün" ifadelerini kullanıyor:

James Webb Uzay Teleskobu'nun yapacağı gözlemler, gezegenin koşullarını ortaya çıkararak yaşama ne kadar elverişli olduğunu anlamamıza katkı sağlayabilir.

Independent Türkçe, Phys.org, Reuters, Science


Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
TT

Erkeklerin çoğunu cepheye gönderen Rus köyü: “Kahramanlık unvanı istiyoruz”

Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)
Ateşkes görüşmelerine rağmen Ukrayna'nın güneyindeki cephe hattında çatışmalar sürüyor (Reuters)

Rusya'nın, ABD'ye ait Alaska eyaleti yakınlarındaki Sedanka köyü, Moskova yönetiminden "askeri kahramanlık" unvanı bekliyor.

Rusya'nın Uzak Doğu'sundaki Kamçatka Yarımadası'nda yer alan Sedanka, Ukrayna savaşına katkıları nedeniyle Kremlin yönetiminden "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanı almak istiyor.

Kamçatka Krayı Valisi Vladimir Solodov, geçen yaz köye düzenlediği ziyarette Sedanka'ya prestijli "Askeri Kahramanlık Köyü" unvanını vermeyi planladığını açıklamıştı.

Bu unvan, II. Dünya Savaşı'nda önemli muharebelere sahne olan Sovyet şehirlerine veriliyordu. Madalya, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından iptal edilmişti ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 20 yıl önce unvanı yeniden devreye sokmuştu.  

Solodov, Ukrayna savaşında çok sayıda asker göndermesi nedeniyle Sedanka'nın bu onuru hak ettiğini söylemişti.

Ancak New York Times'ın aktardığına göre Kremlin, köye henüz bu unvanı vermedi. Unvan kapsamında geleceği söylenen asker ailelerine kapsamlı destek de sağlanmadı. Köy sakinlerine göre yalnızca bir defaya mahsus yakacak odun gönderildi.

Kamçatka Krayı'nda cepheye gönderilen askerlere 33 bin dolara yakın ödeme yapılıyor. Daha sonra ödemeler aylık 5 bin 200 dolar civarında devam ediyor.

Yaklaşık 250 kişinin yaşadığı köydeki 67 erkekten 39'u, 7 bin kilometre batıdaki Ukrayna cephesine gitti.

Rusya Kuzey Yerli Halkları Derneği Başkanı Svetlana Zaharova'ya göre bu erkeklerden 19'u ya hayatını kaybetti ya da kayıp ve öldüğü varsayılıyor.

Sedanka'daki evlerin çoğu Sovyet döneminden kalma. Haberde, evlerin büyük bölümünde su olmadığı, çatıların aktığı ve tıkalı kanalizasyon sistemi nedeniyle toprak yollarda pis su birikintileri oluştuğu yazılıyor. Köyün etrafında çöp yığınlarının biriktiği de ifade ediliyor.

Savaşta eşini kaybeden 34 yaşındaki Zaharova, cepheden dönen askerlerdeki değişimin dikkat çekici olduğunu söylüyor:

Tükenmiş halde dönüyorlar, hayatta olmaktan mutlu değiller. İçe kapalı, değişmiş oluyorlar.

Köy sakinlerinden 43 yaşındaki balıkçı Dmitri Tulik de gönüllü olarak savaşa katılmak istediğini ancak cepheden dönen kardeşinin kendisini bu karardan vazgeçirdiğini belirtiyor:

Hem fiziksel hem de psikolojik olarak kardeşimin yarısı cephede kaldı. Çok kötü yaralanmıştı.

Moskova yönetimi savaştaki kayıplara dair resmi açıklama yapmıyor. Ancak Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) geçen ayki raporuna göre, Rusya'nın Şubat 2022'deki saldırısıyla başlayan savaşta yaklaşık 2 milyon kişi öldü, yaralandı ya da kayboldu. 

Çalışmada, Rusya'nın yaklaşık 1,2 milyon kayıp verdiği ifade edilmiş, Ukrayna içinse bu rakamın 600 bin civarında olduğu bildirilmişti. Rus ordusunda 275 bin ila 325 bin askerin hayatını kaybettiği, Ukrayna ordusundaysa 100 bin ila 140 bin askerin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı.

Independent Türkçe, New York Times, Guardian


Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
TT

Toksik aşk hikayesi final yapıyor: Ani duyuru izleyicileri şoka soktu

Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)
Tell Me Lies, Lucy ve Stephen arasındaki çalkantılı ama sarhoş edici ilişkiyi 8 yıl boyunca izliyor (Hulu / Disney+)

Ekranın "en toksik" aşk hikayelerinden biri olarak anılan hikaye sona eriyor. 

Tell Me Lies, yaratıcısı ve dizi sorumlusu Meaghan Oppenheimer'ın dünkü açıklamasına göre üçüncü sezonla final yapıyor. Final bölümünün ABD'de bugün, Türkiye'de ise yarın izleyiciyle buluşması bekleniyor. Tell Me Lies, Türkiye'de Disney+ üzerinden izlenebiliyor.

"Bu en başından beri aklımızda olan final"

"Üç harika sezonun ardından bu geceki bölüm Tell Me Lies'ın finali olacak" diyerek söze başlayan Oppenheimer, Instagram üzerinden yaptığı paylaşımda şunları yazdı:

Bu, senaryo ekibimle en başından beri aklımızda olan finaldi ve bununla inanılmaz gurur duyuyoruz. Bu sezona gösterdiğiniz olağanüstü ilgi, hikayeyi organik biçimde sürdürmenin başka bir yolu olup olmadığını araştırmamıza ilham verdi ancak sonunda, anlatının doğal sonuna ulaştığını hissettik.

Oppenheimer açıklamasını şöyle sürdürdü:

Asıl hedefim her zaman dizinin kalitesini korumak ve size verebileceğim en iyi izleme deneyimini sunmaktı. Bu yüzden, böylesine mutlu bir deneyim olan bir şeye veda etmek buruk olsa da niyeti belli bir finalle tamamlanmış bir hikaye anlatabildiğimiz için çok minnettarım. Bu, çok az dizinin sahip olduğu bir ayrıcalık. Dizimizi sevdiğiniz için teşekkür ederiz. Yakında size yeni hikayeler getirmek için heyecanlıyız.

Carola Lovering'in aynı adlı 2018 tarihli romanından uyarlanan dizi, Eylül 2022'de başlamıştı. 

Tell Me Lies; iki üniversite öğrencisi arasındaki yıkıcı ilişkiyi ve "fazlasıyla çalkantılı" arkadaş grubunda yaşananları anlatıyor. 

Oyuncu kadrosunda Grace Van Patten, Jackson White, Catherine Missal, Spencer House, Sonia Mena ve Branden Cook gibi genç yıldızlar yer alıyor.

Dizi iki farklı zaman diliminde ilerliyor: Biri 2008-2010'da, üniversite dönemini mercek altına alıyor; diğeri ise 2015'te, üniversite sonrasına ve Bree'yle (Missal) Evan'ın (Cook) düğününe odaklanıyor.

Yeni aşk üçgeni büyük ilgi çekti

Üçüncü sezon ise Bree'yle Evan'ın en yakın arkadaşı Wrigley (House) arasında filizlenen yeni ilişkiyi de anlatıya ekliyor ve bu hikaye kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti. Oppenheimer, yakın zamanda Variety'ye verdiği söyleşide bu ilişkiyi şöyle açıklamıştı:

Arkadaş gruplarında hep aynı ortamlarda olup hiç baş başa kalmayan insanlar vardır. Bir grupta bulunursunuz ve bir bakarsınız, 'Ben bu kişiyle hiç özel bir konuşma yapmamışım' dersiniz. Yani birbirlerinden haberdarlardır ama kişisel düzeyde birbirlerini tanımazlar. Üçüncü sezona gelindiğinde ise birçok açıdan hayatlarındaki en ağır travmalarla yüzleşmiş kişilere dönüşüyorlar. Dibe vurmuş insanların birbirlerine tutunup iyileşmesini, birbirlerinde beklenmedik bir güvenli alan bulmasını anlatan hikayeleri severim. Bu yüzden bana kendiliğinden gelişen bir hikaye gibi geldi.

Oppenheimer ayrıca, üçüncü sezon "final sezonu" diye pazarlanmamış olsa da bunun "yıllar önce hayal ettiği ve anlattığı final" olduğunu söyledi.

Hayranlar final duyurusuyla neye uğradığını şaşırdı

Son bölümün yayımlanmasına kısa süre önce duyurulan bu haber, dizinin uzun süredir hayranı olan izleyicileri ani karar karşısında şaşkına çevirdi.

Bir izleyici "Tell Me Lies'ın finaline hiç hazır değilim" diyerek ekledi: 

Herkes 'Kemerlerinizi bağlayın', 'Beklenmedik olaylara hazır olun', 'Daha da kötüleşecek! diyor... NASIL DAHA KÖTÜLEŞEBİLİR Kİ?

Başka bir hayran ise "Tüm bu karmaşa bir bölümde nasıl sonuçlandırılacak ki?" diye isyan etti.

Yapımcı kadrosunda American Horror Story yıldızı Emma Roberts'ın da yer aldığı dizide, yazar Lovering de "danışman yapımcı" olarak projede yer alıyor.

Independent Türkçe, Variety, Deadline, Geo.TV