Alman mühendis dünya rekoru kırdı: 120 gün su altında yaşadı

"Okyanusa açılmak tür olarak yapmamız gereken bir şey"

Rudiger Koch, hava karardığında kapsül camından bakarken denizin çok güzel göründüğünü ve bunu "tarif etmenin imkansız" olduğunu söylüyor (Martin Bernetti / AFP)
Rudiger Koch, hava karardığında kapsül camından bakarken denizin çok güzel göründüğünü ve bunu "tarif etmenin imkansız" olduğunu söylüyor (Martin Bernetti / AFP)
TT

Alman mühendis dünya rekoru kırdı: 120 gün su altında yaşadı

Rudiger Koch, hava karardığında kapsül camından bakarken denizin çok güzel göründüğünü ve bunu "tarif etmenin imkansız" olduğunu söylüyor (Martin Bernetti / AFP)
Rudiger Koch, hava karardığında kapsül camından bakarken denizin çok güzel göründüğünü ve bunu "tarif etmenin imkansız" olduğunu söylüyor (Martin Bernetti / AFP)

Alman bir mühendis, 120 gün boyunca su altında yaşayarak dünya rekoru kırdı. 

59 yaşındaki Rudiger Koch, son üç ayını geçirdiği denizdeki evinden dün (24 Ocak) çıktı. Panama açıklarındaki bir kapsülde basınç kaybı olmadan yaşayan mühendis, su altında en uzun süre kalan kişi olmayı başardı.

Guinness Dünya Rekorları hakemi Susana Reyes, 120 gün boyunca su altında yaşayan Koch'un dünya rekoru kırdığını duyurdu. 

Alman mühendisten önceki rekor, ABD'li Joseph Dituri'ye aitti. Dituri, 2023'te Florida açıklarında 100 gününü su altında geçirmişti. 

Koch, su yüzeyine çıkmasının ardından yaptığı açıklamada "Harika bir maceraydı ve şimdi bitti" diyerek ekledi: 

Aslında neredeyse bir pişmanlık duygusu var. Burada geçirdiğim vakitten çok keyif aldım.

Panama'nın kuzey kıyısından tekneyle 15 dakika mesafedeki kapsül, yüzeyin 11 metre altında yer alıyordu. 30 metrekarelik kapsül, dar bir spiral merdiven içeren bir tüple yüzeydeki başka bir odaya bağlanmıştı. 

Bu sayede Koch'a yiyecek gönderiliyor, ziyaretçiler ve doktorlar yanına inebiliyordu. 

Kapsülün içinde yatak, tuvalet, televizyon, bilgisayar, internet ve hatta egzersiz bisikleti bile olmasına karşın duş yoktu. Jules Verne'in Denizler Altında Yirmi Bin Fersah kitabındaki Kaptan Nemo'nun hayranı olan Koch, bilimkurgu klasiğinin bir kopyasını da yatağının başucunda tutuyordu.

Koch daha önce yaptığı açıklamada karaya ayak bastıktan sonra ilk yapacağı şeyin "gerçek bir duş almak" olduğunu söylemişti.
Rudiger Koch, suda geçirdiği 120 günün sona ermesini Karayip Denizi'ne atlayarak kutladı (Martin Bernetti / AFP) Rudiger Koch, suda geçirdiği 120 günün sona ermesini Karayip Denizi'ne atlayarak kutladı (Martin Bernetti / AFP) 

Havacılık ve uzay mühendisi aralıkta AFP'ye konuştuğunda rekor kırmanın ötesinde, insan yaşamına dair fikirleri değiştirmeyi umduğunu dile getirmişti.

"Okyanusa açılmak tür olarak yapmamız gereken bir şey" diyen Koch eklemişti:

Burada yapmaya çalıştığımız şey, denizlerin aslında insanların yayılmasına uygun bir ortam olduğunu kanıtlamak.

Alman mühendis, su altındaki kapsülde geçirdiği süre boyunca 4 kamera tarafından takip edildi. Böylece hem yüzeye çıkmadığından emin olundu hem de ruh sağlığı gözlemlendi. 

Reyes, "120 gün boyunca onu 7/24 izleyen ve yüzeye çıkmadığını doğrulayan tanıklara ihtiyacımız vardı" diyor.

Hakem, Koch'un başarısının "şüphesiz en aşırı rekorlardan biri" olduğunu ve "büyük bir çaba" gerektirdiğini de ekliyor.

Independent Türkçe, Guardian, France 24, Guinness Dünya Rekorları



Dünyanın en eski sirk binası yenileniyor

Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)
Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)
TT

Dünyanın en eski sirk binası yenileniyor

Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)
Cirque d'Hiver, 1852'den beri Paris'in önemli bir kurumu (Cirque d'Hiver Bouglione de Paris/Dominique Secher)

Dünyanın en eski kapalı sirki, tarihi ihtişamına kavuşmak için büyük bir yenileme projesi geçirecek.

1852'de III. Napolyon tarafından açılan Cirque d'Hiver, Paris'in 11. bölgesinde yer alıyor.

Gösteri alanının iç duvarlarında tarihi sahneleri tasvir eden 20 büyük duvar resmi restore edilecek. Bu resimler 1950'lerden beri ahşap panellerle kapatılmıştı.

Duvar resimleri, geleneksel gösterilerde atlar ve akrobasiyi içeren cesur binicilik numaralarını tasvir ediyor; bu unsurlar günümüze kadar korunmuş durumda.

vfdv
Resimler ahşap panellerin arkasında keşfedildi (Cirque d'Hiver)

Projeyi denetleyen mimar Stéphane Millet, Times'a, "Resimlerin hâlâ orada olup olmadığını kontrol etmek için geçen hafta panelleri kaldırdık. Biraz su hasarı var ancak kurtarılabilir durumdalar, bu da çok büyük bir rahatlama" diye konuştu.

Sanatsal ve kültürel değerleri hafife alınmıştı ancak Fransa tarihini antik çağlardan itibaren gösteren muhteşem bir tarihi panorama oluşturuyorlar. Duvar resimleri, Galyalıların Romalılarla savaştığını gösteriyor. Asteriks'in yaratıcıları, ulusal anlatımızın bu bölümünün önemini fark eden ilk kişiler değildi. Bu resimler bize 19. yüzyılda Fransızların kendilerini nasıl gördükleri hakkında çok şey anlatıyor.

Diğer işlemler arasında, daha önce kalın perdelerle kaplı olan pencerelerin yenilenmesi de yer alıyor. Koltuklar ve halılar da elden geçirilecek.

 vfd
Koltuklar ve halılar da yenilenecek (Cirque d'Hiver)

Sirk çadırını tasvir eden taş dış cephe, yaklaşık 20 yıl önce yenilenmişti. Tarihi mekanın iç kısmı, gösterilere verilen arayı en aza indirmek amacıyla birkaç yıl içinde yenilenecek.

Cirque d'Hiver'in prodüksiyon sorumlusu Fabrice Bing, The Independent'a şunları söyledi:

Hepimiz buraya aşığız ve burada çalışmaktan ve Cirque d'Hiver'de istihdam edilmekten mutluyuz. Cirque d'Hiver'de çalışmak, bir bakıma tarih için çalışmaktır. Kaybolmuş dekorun güzelliğini geri kazandırmak bizim için gerçek bir gurur kaynağı. Geçmişe saygı duyarken gelecek için çalışıyoruz. Mirasımıza tutkuyla bağlıyız.

Yenilemelerin müşterileri için de gerekli olduğunu ve mekanı daha konforlu hale getirmeyi umduğunu da ekledi.

"Biraz daha bacak mesafesi ve daha iyi havalandırma, 21. yüzyılda izleyicilerin minimum beklentisi" dedi.

Müşterilerimize dünyanın en güzel sirkinde en harika deneyimi sunmak istiyoruz ve bu, güzelliğin yanı sıra konforlarını da içeriyor.

Bing, yenilemelerin erişilebilirliği de iyileştireceğini söyledi. "Mekanımızı herkes için mümkün olduğunca açık hale getirmeye kararlıyız" dedi.

Cirque d'Hiver, sirk tarihinin önde gelen kurumlarından biri. İlk uçan trapez gösterisi, 1859'da Jules Léotard tarafından burada gerçekleştirilmişti. Leotard kıyafeti de adını gösterilerinde giydiği vücuda yapışan tek parça giysiden alıyor.

Projenin birkaç milyon euroya mal olması beklense de kesin rakam henüz açıklanmadı. Kültür Bakanlığı, projeyi sahipleri olan Bouglione ailesiyle birlikte finanse etmeyi kabul etti.

Fransa'nın derinleşen bütçe açığı nedeniyle, proje için kamu parasının kullanılması tartışmalı olarak değerlendiriliyor. Buna karşılık Millet, Times'a şunları söyledi:

Burası çok büyük bir tarihi öneme sahip. Fransızlar kültürel miraslarına son derece bağlıdır ve Cirque d'Hiver, 19. yüzyıl Paris'inin sembolü haline gelmiştir.

Independent Türkçe


The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
TT

The Big Bang Theory'nin yıldızı, rasgele insanların hastane borçlarını ödüyormuş

Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)
Kunal Nayyar (sağda) paranın kendisine "başkalaına yardım etme" özgürlüğü verdiğini söylüyor (CBS)

The Big Bang Theory'nin eski oyuncusu Kunal Nayyar, finansal başarısından dolayı duyduğu minnettarlığı dile getirerek yabancıların GoFundMe sayfalarına bağış yapmaktan ve onların hayatlarını değiştirmeye katkı sağlamaktan keyif aldığını söyledi.

The i Paper'a verdiği röportajda 44 yaşındaki aktör, CBS'in popüler komedi dizisinin 12 sezonunun tamamında astrofizikçi Rajesh Koothrappali'yi canlandırdıktan sonra finansal istikrara ulaştığını açıkladı.

Yayın kuruluşuna konuşan aktör "Para bana daha fazla özgürlük verdi ve en büyük hediye, başkalarına yardım etme, insanların hayatlarını değiştirme imkanı" dedi.

Ayrıca kendisi ve moda tasarımcısı eşi Neha Kapur'un, dezavantajlı kesimdeki gençler için üniversite bursları fonlamak gibi, başkalarına yardım ettikleri bazı nazik davranışları da paylaştı.

Oyuncu "Köpekleri sevdiğimiz için hayvanlara yönelik hayır kurumlarını da destekliyoruz. Ama asıl sevdiğim şey, geceleri GoFundMe'ye girip rasgele ailelerin sağlık masraflarını ödemek" diye ekledi. 

Bu benim maskeli adalet savaşçısı tarafım.

Servetinin kendisine "ağır gelmediğini" ve "yük gibi hissettirmediğini" belirten Nayyar, bunun "evrenin bir lütfu" olduğunu vurguladı. Ayrıca herkes GoFundMe sayfalarına kendisi gibi katkı sunamasa da başkalarını desteklemenin bir yolunu bulmanın mümkün olduğunu savundu.

Aktör "Şu anda insanlar mutlu değil çünkü hepimiz başkalarının düşünceli davranmasını bekliyoruz. Bir başkanın, bir politikacının, bir liderin gelip bize dünya barışını getirmesini bekliyoruz" dedikten sonra başını iki yana salladı. 

Ama komşunuz çayına şeker istemek için kapınıza geldiğinde kapıyı kilitleyip 'Git buradan' derseniz dünya barışı olmaz.

Nayyar 26 yaşındayken Jim Parsons, Kaley Cuoco, Simon Helberg ve Johnny Galecki'yle birlikte The Big Bang Theory'nin kadrosuna alındığında üne kavuştu. Dizinin muazzam bir başarıya ulaşmasıyla Nayyar, sonraki sezonlarda bölüm başına 1 milyon dolar kazanmaya başladı.

Nayyar'ın servet hakkındaki yorumlarının yayımlanmasından sadece bir ay önce Fortune, aktörün net değerinin 45 milyon dolar olduğunu bildirmişti. Yine de Nayyar, yaşam tarzının çoğu insandan epey farklı olduğunu kabul ediyor.

Ocak ayında dergiye verdiği röportajda Nayyar "Benim düzenli bir 9-5 işim yok, bu yüzden durum farklı. Çekim yaparken, programımın kölesi oluyorum" demişti. 

O günler, 6 saatlik molalarla 16 saatlik günlere dönüşebiliyor.

Bu stresli günlerde sakinleşmek için kendi kendine tek bir sözü tekrarlıyormuş:

Teslim ol.

Oyuncu "Bazen kendimi gerçekten bir şeye kafamı vururken bulursam ve her şeyin ters gittiği günlerden biriyse, kendime teslim olmam gerektiğini söylüyorum" diye açıklamıştı. 

Nefes al. Bir ara ver. Ne olacağını görelim.

Independent Türkçe


Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
TT

Camda veri depolama icat edildi: İnsanlık için dönüm noktası mı?

Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)
Üzerinde Microsoft Flight Simulator harita verilerinin kopyası bulunan, yazılı bir cam parçası (Microsoft Research)

Yeni bir depolama türü icat eden bilim insanları, bunun insanlık tarihinin seyrini değiştirebileceğini öne sürüyor.

Bu sistem, bilgiyi kodlamak için lazerle modifiye edilmiş cam kullanıyor. Bilim insanları bu bilginin 10 bin yıldan fazla süreyle saklanabileceğini söylüyor.

Dünya, hiç olmadığı kadar çok bilgi üretiyor. Ancak bu bilgiyi depolamak zor: Örneğin, bilgisayarlarımızın içindeki sabit diskler nispeten hızlı bir şekilde bozuluyor ve bu da ürettiğimiz çok büyük miktardaki bilginin yakında kaybolabileceği korkusuna yol açıyor.

Araştırmacılar geçmişte, bu bilgiyi camda depolamanın gelecekteki medeniyet için onu korumanın faydalı bir yolu olabileceğini öne sürmüştü. Ancak şimdiye kadar bu verileri gerçekten yazmak veya geri getirmek imkansızdı.

Şimdiyse Microsoft'tan Project Silica adlı ekipte çalışan bilim insanları, özel bir lazer kullanarak bunu yapmanın yolunu bulduklarını söylüyor. Lazer, voksel adı verilen üç boyutlu pikselleri cama kodlayabiliyor ve bunu bilgiyi depolamak için kullanabiliyor.

12 santimetre karelik, 2 milimetre derinliğindeki tek bir cam parçasında 4,84 terabayt veri depolanabiliyor. Bu, yaklaşık iki milyon kitaba veya 4K çözünürlükte 5 bin filme eşdeğer.

Deneyler, 290 derece Celsius'ta saklandığında 10 bin yıla kadar dayanabileceğini gösteriyor. Bilim insanları bunun oda sıcaklığında daha da uzun süre dayanabileceği anlamına geldiğini söylüyor.

Ancak mekanik stres veya kimyasallarla aşındırılma nedeniyle hasar görebileceğini, bunun da malzemeyi ve üzerinde depolanan verileri bozacağını belirtiyorlar.

Araştırmaya dahil olmayan bilim insanları bu keşfin, önceki depolama tekniklerine benzer şekilde insanlığın gidişatını değiştirebileceğini öne sürdü.

Araştırmacılar Feng Chen ve Bo Wu, çalışmaya eşlik eden bir makalede, "[Silika] büyük ölçekte uygulandığında, kehanet kemikleri, ortaçağ parşömenleri veya modern sabit disk gibi bilgi depolama tarihinde dönüm noktası olabilir" diye yazdı.

Bir gün tek bir cam parçası, insan kültürünün ve bilgisinin meşalesini binlerce yıl boyunca taşıyabilir.

Bu çalışma, Nature adlı akademik dergide yayımlanan "Laser writing in glass for dense, fast and efficient archival data storage" (Yoğun, hızlı ve verimli arşiv verisi depolama için cama lazerle yazma) başlıklı makalede anlatıldı.

Independent Türkçe