6 milyar dolarlık serinin yeni macerasına fragman geldi: Scarlett Johansson başrolde

6 milyar dolarlık serinin yeni macerasına fragman geldi: Scarlett Johansson başrolde
TT

6 milyar dolarlık serinin yeni macerasına fragman geldi: Scarlett Johansson başrolde

6 milyar dolarlık serinin yeni macerasına fragman geldi: Scarlett Johansson başrolde

Universal, Jurassic World: Yeniden Doğuş'un (Jurassic World Rebirth) fragmanını yayımladı.

31 yıllık meşhur serinin 7. filmi olacak bu yapım için paylaşılan resmi özet şu şekilde:

Jurassic World: Hakimiyet'ten (Jurassic World Dominion) 5 yıl sonra bir keşif ekibi, çığır açacak bir tıbbi buluş için tarih öncesi üç dev yaratığın DNA'sını çıkarmak amacıyla ıssız ekvator bölgelerine cesur bir yolculuğa çıkar.

Scarlett Johansson, üç dinozordan genetik materyal elde etmek için görevlendirilen keşif ekibinin lideri Zora Bennett karakterini canlandırıyor. 

Filmde Johansson'a Jonathan Bailey, Rupert Friend, Ed Skrein, Mahershala Ali, Manuel Garcia-Rulfo ve Luna Blaise gibi isimler eşlik ediyor.

Bailey, paleontolog Dr. Henry Loomis'i canlandırırken Ali ise Zora'nın ortağı Duncan Kincaid rolünde. Friend, keşif gezisini finanse eden ilaç şirketinin temsilcisi Martin Krebs'i oynuyor.

Filmin yönetmen koltuğunda İstila (Monsters) ve Godzilla'yla tanınan Gareth Edwards otururken, senaryo Michael Crichton ve David Koepp imzası taşıyor. 

Spielberg de işin içinde

Yapımcılar arasında Patrick Crowley ve Frank Marshall yer alırken, Jurassic Park ve Kayıp Dünya: Jurassic Park (The Lost World: Jurassic Park) filmlerinin yönetmeni Steven Spielberg, projede Denis L. Stewart'la birlikte yönetici yapımcı olarak yer alıyor. 

Spielberg serinin önceki filmlerinde de yönetici yapımcı görevini üstlenmişti.

Jurassic World: Yeniden Doğuş'un çekimleri Tayland, Londra ve Kaliforniya'da gerçekleştirildi. 

Dağıtımcılığını Universal'ın üstleneceği film, 2 Temmuz'da sinemalarda izleyiciyle buluşacak. 

6 milyar dolarlık seri

Serinin toplam hasılatı, enflasyondan arındırılmamış haliyle, küresel gişede 6 milyar doları buldu. 

Jurassic serisinin 6. ve son filmi olan 2022 yapımı Jurassic World: Hakimiyet'in hasılatı, dünya çapında 1 milyar doları aşmıştı.

Bu film, insanlığın 2018 yapımı Jurassic World: Yıkılmış Krallık'ta (Jurassic World: Fallen Kingdom) tema parkından kaçtıktan sonra vahşi doğaya tamamen entegre olan dinozorlarla birlikte yaşamayı öğrenmek zorunda kalmasıyla sona ermişti.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter



Dişlerin neden hassas olduğu ortaya çıktı: 465 milyon yıl önce yaşayan balıkların zırhından evrimleşmiş

Kedi köpekbalığıgiller familyasındaki bir hayvanın derisindeki diş benzeri dentiküllerin sinir sistemine bağlı olması, duyusal amaç taşıdıklarını gösteriyor (Yara Haridy)
Kedi köpekbalığıgiller familyasındaki bir hayvanın derisindeki diş benzeri dentiküllerin sinir sistemine bağlı olması, duyusal amaç taşıdıklarını gösteriyor (Yara Haridy)
TT

Dişlerin neden hassas olduğu ortaya çıktı: 465 milyon yıl önce yaşayan balıkların zırhından evrimleşmiş

Kedi köpekbalığıgiller familyasındaki bir hayvanın derisindeki diş benzeri dentiküllerin sinir sistemine bağlı olması, duyusal amaç taşıdıklarını gösteriyor (Yara Haridy)
Kedi köpekbalığıgiller familyasındaki bir hayvanın derisindeki diş benzeri dentiküllerin sinir sistemine bağlı olması, duyusal amaç taşıdıklarını gösteriyor (Yara Haridy)

Dişlerin hassas olmasının nedeninin, yaklaşık 465 milyon yıl önce yaşayan balıkların vücudunu saran bir tür zırhtan evrimleşmesi olduğu bulundu. 

İnsanlar ve diğer hayvanların dişleri mineyle kaplı ancak soğuk bir içeceği veya ağrıyı algılayan kısma dentin adı veriliyor. Dişin iç tabakası olan dentin, sinirlere duyusal bilgi taşımaktan sorumlu. 

Bilim insanları uzun zamandır dişin evrimsel kökenini saptamaya çalışıyor. Ortaya atılan teorilerden birine göre diş, milyonlarca yıl önce yaşayan balıkların zırhlı dış iskeletlerindeki çıkıntılardan evrimleşmiş olabilir. Ancak odontod adı verilen bu yapıların gerçek işlevi bilinmiyordu.

Bulguları önde gelen hakemli dergi Nature'da dün (21 Mayıs) yayımlanan çalışmayı yürüten ekip, başka bir soruya cevap ararken bu gizemi aydınlattı. Odontodun dentin içerdiğine dair işaretler tespit eden araştırmacılar, balıkların bu sayede çevrelerini algıladığını düşünüyor.

Chicago Üniversitesi'nden Dr. Yara Haridy, fosil kayıtlarındaki en eski omurgalı canlıyı ararken 541 milyon ila 443 milyon yıla ait örnekleri bilgisayarlı tomografiyle inceledi. 

Bilim insanları, en eski balık olduğu düşünülen Anatolepis heintzi adlı türü analiz ederken, dış iskeletinde çok sayıda gözenek olduğunu fark etti. Bu gözenekler dentin gibi görünen bir maddeyle doluydu. 

Daha sonra örneği diğer türlerin fosilleri ve hâlâ yaşayan yengeç, salyangoz ve balıklarla karşılaştırdılar. Bu analizin sonucunda A. heintzi'nin gözeneklerinin, eklembacaklılarda görülen sensila adlı duyu organlarına daha çok benzediği ortaya çıktı. 

Araştırmacılar bu nedenle A. heintzi'nin omurgalı bir balık değil, omurgasız bir eklembacaklı olduğu sonucuna vardı. 

Yengeç, akrep ve örümcek gibi günümüz eklembacaklılarında sensila, sıcaklık, titreşim ve hatta koku algılamada kullanılıyor.

Dr. Haridy, bazı modern balıklarda odontodlar olduğunu, köpekbalıkları ve bazı yayıngillerinse derilerinin zımpara kağıdı gibi hissedilmesine neden olan dentikül adlı küçük yapılarla kaplı olduğunu söylüyor.

Bilim insanları modern türlerdeki bu yapılar, A. heintzi'deki sensila ve 465 milyon yıl önce yaşayan balıklardaki odontod arasında çarpıcı benzerlikler tespit etti. Dr. Haridy eski balık türlerindeki duyusal organın işlevini şöyle açıklıyor:

Bu hassas dokularla kaplı olduğu için belki bir şeye çarptığında basıncı hissedebiliyordu ya da suyun çok soğuduğunu ve başka bir yerde yüzmesi gerektiğini algılıyordu.

Ekip ayrıca avlanma riskinin yüksek olduğu bir ortamda yaşayan bu balıkların tehlikeden kaçınmak için bu duyusal yapılara ihtiyaç duyduğunu düşünüyor.

Bulgular dış iskeletteki bu duyusal yapıların omurgalı ve omurgasızlarda ayrı ayrı geliştiğine ve insanlarla hayvanlardaki dişlerin buradan evrimleştiğine işaret ediyor.

Dr. Haridy "Omurgalılar ve eklembacaklılardaki sert kısımların ayrı ayrı evrimleştirdiğini biliyorduk ve şaşırtıcı bir şekilde sert iskeletlerine entegre edilmiş benzer duyusal mekanizmaları da bağımsız olarak geliştirmişler" ifadelerini kullanıyor. 

Araştırmacılar zaman içinde balıklarda çene geliştiğini ve ağızlarının yakınında sivri yapılara sahip olmanın avantaj sağladığını söylüyor.

Dr. Haridy "Yavaş yavaş çeneli bazı balıkların ağzının kenarında sivri odontodlar oluştu ve nihayetinde bazıları doğrudan ağzın içinde gelişti" diyerek ekliyor:

Diş ağrısı aslında balık atalarımızın hayatta kalmasını sağlamış olabilecek eski bir duyusal özellik!

Independent Türkçe, Science Alert, CNN, Live Science, Nature