Güneş Sistemi'nin ucundaki gizemli bulutta "mini galaksi" tespit edildi

Oumuamua'nın Oort bulutundan geldiği düşünülüyor (ESO/M. Kornmesser)
Oumuamua'nın Oort bulutundan geldiği düşünülüyor (ESO/M. Kornmesser)
TT

Güneş Sistemi'nin ucundaki gizemli bulutta "mini galaksi" tespit edildi

Oumuamua'nın Oort bulutundan geldiği düşünülüyor (ESO/M. Kornmesser)
Oumuamua'nın Oort bulutundan geldiği düşünülüyor (ESO/M. Kornmesser)

Güneş Sistemi'nin ucundaki uzay taşları ve enkaz içeren gizemli bulutun spiral kollara sahip olabileceği ve böylece mini bir galaksiye benzediği yeni bir araştırmada belirtiliyor.

Güneş Sistemi'nin kütleçekimsel sınırında yer alan teorik bir enkaz kabuğu olan Oort bulutunun kökeni, kuyrukluyıldızların ve komşu gezegenlerimizin nasıl oluştuğuna dair daha fazla ipucu sağlayabilir.

Bulutun 2 bin ila 5 bin astronomik birim (AU) uzaklıkta olduğu tahmin ediliyor; 1 AU, Dünya'yla Güneş arasındaki mesafeye karşılık geliyor.

Dev kalıntı bulutunun, Oumuamua diye bilinen ve Ekim 2017'de tespit edilen puro şeklindeki gizemli kaya gibi Dünya'nın yanından geçen tuhaf kuyrukluyıldızların ve meteorların kaynağı olduğu düşünülüyor.
 

sdcfrgthy
NASA süper bilgisayarının simülasyonunu oluşturduğu, Oort bulutunun iç kısmının teorik yapısı (David Nesvorny ve ekip arkadaşları)

Önceki araştırmalar Oort bulutunun, 4 milyar yıl önce oluşan Güneş Sistemi gezegenlerinin kalıntılarını içerebileceğine işaret etse de tam şekli ve yapısı gizemini koruyordu.

Henüz hakem değerlendirmesinden geçmeyen yeni bir çalışma, bu enkaz bulutunun spiral kolları olan mini bir galaksiye benzeyebileceğini öne sürüyor.

Bir süper bilgisayar kullanan araştırmacılar, kuyrukluyıldızların yörüngelerinin yanı sıra Güneş Sistemi'nin içindeki ve ötesindeki kütleçekim kuvvetlerine dayanarak Oort bulutunun yapısını modelledi.

Özellikle Güneş Sistemi'nin ucundaki cisimlerin "galaktik gelgit" tarafından çekilmesini modellemeye çalıştılar. Bu, yıldızlar ve galaksinin merkezindeki canavar kara delik gibi cisimlerin Oort bulutundaki nesneler üzerinde uyguladığı çekim kuvvetine karşılık geliyor. Ancak Güneş Sistemi'ndeki gezegenler, Güneş'in daha güçlü kütleçekim etkisi altında olduğu için bu galaktik gelgit kuvvetinden etkilenmez.

Araştırmacılar NASA'nın Pleiades süper bilgisayarını kullanarak bu kuvvetlerin simülasyonunu oluşturunca model, Oort bulutunun Samanyolu Galaksisi'nin spiral kollarına benzer bir iç yapısı olduğunu gösterdi.

Oort bulutunun modelde gösterilen spiral kollarının uçtan uca yaklaşık 15 bin AU uzunluğunda olduğu hesaplandı. Çalışmada şu ifadeler kullanılıyor:

Galaktik gelgit, cisimleri dağınık diskten ayırmak için hareket ederken, fiziksel uzayda kabaca 15 bin AU uzunluğunda spiral bir yapı yaratıyor.

"Spiral uzun ömürlü ve Oort bulutunun iç kısmındaki varlığını günümüze kadar sürdürüyor" diye belirten çalışma, "Oort spiralinin doğrudan gözlemsel tespitinin zor olduğunu" da ekliyor.

Independent Türkçe



Bilim insanları köpeklerin en sevdiği rengi açıkladı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Bilim insanları köpeklerin en sevdiği rengi açıkladı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Hindistan sokaklarında serbestçe dolaşan köpeklerin sarı nesnelere karşı kuvvetli bir tercih gösterdiği yeni bir araştırmada belirtildi.

Köpekler, gözlerinde rengi algılayan daha az koni hücresi olduğu için renkleri insanlardan farklı görüyor. İnsanlarda, bir dizi rengi görmemizi sağlayan üç tip koni hücresi var. Köpeklerdeyse bu hücrelerin sadece iki türünün bulunması, renkleri ayırt etmelerini zorlaştırıyor.

Köpekler mavi ve sarı tonlarını belirgin bir şekilde görebilirken, kırmızı, yeşil ve turuncu tonları arasında ayrım yapamıyor ve bunların hepsi onlara sarı veya grinin tonları gibi görünüyor.

Kalküta'daki Hindistan Bilim Eğitimi ve Araştırma Enstitüsü'ndeki araştırmacılar, köpeklerin sarı tonlarını tercih ettiğini söylüyor.

Bu durum, sarı tonlarının görüş alanlarında belirgin bir şekilde öne çıkmasından kaynaklanıyor olabilir.

Hakemli dergi Animal Cognition'da yakın zamanda yayımlanan araştırmada sarıya yönelik tercihin bu kadar güçlü olmasının, köpeklerin kurtlardan evrimleştiği dönemden kaynaklanabileceği öne sürülüyor.
 

asdefrt
Deneydeki köpek renkli kaselere yaklaşıyor (Anindita Bhadra ve ekip arkadaşları / Animal Cognition)

Araştırmacılar, Hindistan'ın Kalküta kentinde 130'dan fazla sokak köpeğini, her birinin önüne sarı, mavi ve gri renkli mama kapları koyarak inceledi.

Köpeklerin çoğu, "gri kapta yiyecek varken sarıda olmasa bile" mavi ya da griye kıyasla çok daha yüksek oranda doğrudan sarı kaba yöneldi.

Çalışmada, "Bu tercih o kadar güçlü ki, ister bisküvi ister tavuk olsun, yiyeceklere duyulan çekimin önüne geçiyor" ifadeleri kullanılıyor. 

Bu sonuçları birlikte değerlendirince, sarıya yönelik gözlemlenen tercihin sarıya yönelik çekimin bir sonucu olduğu sonucuna varıyoruz.

"Sarıya yönelik bu güçlü tercihe tam olarak neyin yol açtığını henüz bilmiyoruz" diye ekleyen araştırma, bu davranışın "diğer renklere yönelik bir tiksintiden" kaynaklandığı ihtimalini eliyor.

Araştırmacılar bu tercihin bir nedeninin, çoğu sokak köpeğinin tüylerinin turuncu ya da kahverengi tonlarında olması ve diğer köpeklerin bunları sarımsı görmesinden kaynaklanabileceğini düşünüyor.

Renk tercihi genetik ya da öğrenilmiş olabileceğinden, araştırmacılar gelecekte deneyler yapılarak bu özelliğin doğuştan gelip gelmediğinin test edilmesi çağrısında bulunuyor.

Bilim insanları "Evcil köpekler ve kurtları karşılaştırarak yapılacak çalışmalar, sarıya yönelik bu tercihin evrimsel seyrini anlamaya katkı sağlayabilir" diyor.

Fas'ta yapılan önceki çalışmalar köpeklerde renk tercihine işaret etmediğinden, araştırmacılar bulguların Hindistan köpeklerine özgü olabileceğinden şüpheleniyor.

Independent Türkçe