Merakla beklenen Marvel dizisine övgü yağmuru: Harika başlangıç

Daredevil: Born Again, Netflix'teki dizinin üçüncü sezonundaki olaylardan 5 yıl sonra geçecek (Disney+)
Daredevil: Born Again, Netflix'teki dizinin üçüncü sezonundaki olaylardan 5 yıl sonra geçecek (Disney+)
TT

Merakla beklenen Marvel dizisine övgü yağmuru: Harika başlangıç

Daredevil: Born Again, Netflix'teki dizinin üçüncü sezonundaki olaylardan 5 yıl sonra geçecek (Disney+)
Daredevil: Born Again, Netflix'teki dizinin üçüncü sezonundaki olaylardan 5 yıl sonra geçecek (Disney+)

Marvel'ın Daredevil: Born Again dizisinin ilk iki bölümü basın mensuplarına gösterildi ve Disney+ yapımı için gelen ilk tepkiler son derece olumlu.

ScreenRant yazarı Liam Crowley, X'te yaptığı paylaşımda diziyi övdü. Crowley, "Daredevil: Born Again, bugüne kadar yapılmış Marvel Sinematik Evreni dizileri arasında açık ara farkla en iyi açılış bölümüne sahip" diye başladığı yorumuna şöyle devam etti:

Baştan sona hop oturup hop kalkarak izlenen, şaşırtıcı anlarla dolu bir bölüm. Charlie Cox ve Vincent D'Onofrio performanslarından hiçbir şey kaybetmemiş.

Crowley, incelemesini şu ifadeyle bitirdi:

Belki de Marvel sonunda geri döndü.

"Çok katmanlı bir hikaye anlatıyor"

CinemaBlend'in Genel Yayın Yönetmeni Sean O'Connell da Crowley'ye katılarak, "Açılış sekansı, 'Bu en az Netflix versiyonu kadar sert olacak' diye bağırıyor. Sonrasında ise polisler, kanun kaçakları ve suçluluk duygusu üzerine çok katmanlı bir hikaye anlatılıyor" ifadesini kullanarak ekledi: 

Harika bir başlangıç!

Fandango'dan Erik Davis de aynı görüşü paylaşarak, ilk iki bölümün "Marvel Stüdyoları'nın yaptığı en çarpıcı dizi açılışlarından biri" olduğunu belirtti. 

Davis, "İlk iki bölüm gerçekten şahane, bir yandan mahkeme salonu gerilimi sunarken diğer yandan aksiyon sahneleriyle coşuyor. Özellikle birinci bölümdeki tek plan çekilmiş dövüş sahnesi, çılgın bir finalle sonuçlanıyor ve diziyi akılda kalıcı bir şekilde başlatıyor" dedi.

ComicBook'tan Chris Killian ise hayranlara dizideki "sürprizlerin tadını kaçıracak bilgilerden uzak durmalarını" tavsiye etti: 

Daredevil: Born Again, Daredevil karakterine yeni ve stilize bir hava katıyor. Netflix versiyonuna kıyasla daha az gerçekçi olsa da çizgi romanların karanlık atmosferine daha yakın. Ben şahsen bayıldım. Duygusal olarak hazırlanmanızı öneririm ve mümkün olduğunca sızdırılan bilgilerden kaçınmaya çalışın!

Born Again, Charlie Cox'ın 2015'te Netflix'te tanıttığı Matt Murdock karakterine yeniden hayat verdiği yapım olarak öne çıkıyor. 

Ancak bu, Cox'ın Marvel Sinematik Evreni'ne ilk geri dönüşü değil. Daha önce Disney+ dizileri She-Hulk: Attorney at Law ve Echoda'nın yanı sıra 2021 yapımı Örümcek-Adam: Eve Dönüş Yok'ta (Spider-Man: No Way Home) Murdock rolünde boy göstermişti.

42 yaşındaki Cox’ın yanı sıra Deborah Ann Woll, Elden Henson, Ayelet Zurer, Wilson Bethel, Vincent D’Onofrio ve Jon Bernthal da rollerine geri dönüyor. Kadroya ayrıca Michael Gandolfini, Margarita Levieva ve Jeremy Earl gibi isimler de katılıyor.

Dizinin resmi özeti ise şöyle: 

Matt Murdock, üstün duyulara sahip kör bir avukat olarak hareketli hukuk bürosunda adalet için savaşırken, eski mafya lideri Wilson Fisk, New York'ta kendi siyasi planlarını uygulamaya koymaktadır. Ancak geçmişleri ortaya çıkmaya başladığında, ikisi de kaçınılmaz bir yüzleşmeye doğru sürüklenir.

Daredevil: Born Again, 4 Mart'ta Disney+'ta izleyicilerle buluşacak.

Independent Türkçe, Variety, The Direct, ScreenRant



Batma tehlikesiyle karşılaşan ada, vatandaşlık satmaya başladı

Küresel ısınma nedeniyle Nauru'nun kıyı kesimlerinin sular altında kalacağı öngörülüyor (AP)
Küresel ısınma nedeniyle Nauru'nun kıyı kesimlerinin sular altında kalacağı öngörülüyor (AP)
TT

Batma tehlikesiyle karşılaşan ada, vatandaşlık satmaya başladı

Küresel ısınma nedeniyle Nauru'nun kıyı kesimlerinin sular altında kalacağı öngörülüyor (AP)
Küresel ısınma nedeniyle Nauru'nun kıyı kesimlerinin sular altında kalacağı öngörülüyor (AP)

İklim krizi nedeniyle sular altında kalma tehlikesi yaşayan Pasifik adası Nauru, para karşılığı vatandaşlık vermeye başladı. 

Sadece 21 kilometrekarelik yüzölçümüyle, Vatikan ve Monako'nun ardından dünyanın en küçük üçüncü ülkesi olan Nauru, altın vize uygulamasını salı günü duyurdu. 

13 bin kişilik nüfusa sahip ülkenin lideri David Adeang, Nauru vatandaşlarının geleceğini garanti altına almak için böyle bir adım attıklarını belirtiyor:

Nauru için mesele sadece iklim değişikliğine uyum sağlamak değil, sonraki nesiller için sürdürülebilir ve müreffeh bir geleceği güvence altına almaktır. Bu, hayatta kalmaktan daha fazlası; gelecek nesillerin güvenli ve sürdürülebilir bir yuvaya sahip olmasını sağlamakla ilgili. Önümüzdeki yolculuğa hazırız.

Ekonomik ve İklim Dirençliliği Vatandaşlık Programı kapsamında 105 bin dolar karşılığında Nauru vatandaşı olunabilecek. Guardian, bu pasaportla Birleşik Krallık, İrlanda, Birleşik Arap Emirlikleri ve Hong Kong dahil 89 ülkeye vizesiz giriş hakkı kazanılacağını aktarıyor. 

Avustralya’nın kuzeydoğusunda yer alan ada ülkesinde yaşayanların, artan su seviyeleri nedeniyle yüksek alanlara taşınması gerekiyor. 

Altın pasaport programının başındaki Edward Clark, ilk yıl yaklaşık 6 milyon dolar gelir elde etmeyi hedeflediklerini söylüyor. Bunun ileride 43 milyon doları bulabileceğini ifade ediyor. 

Yetkililer, ada nüfusunun yüzde 90’ının daha yüksek bir yere taşınması gerekeceğini belirtiyor. Bu toplu yer değiştirmenin ilk aşamasınınsa en az 60 milyon dolardan fazlaya mal olacağı öngörülüyor. 

Diğer yandan Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden Henrietta McNeill, altın pasaport uygulamasının suç örgütleri tarafından suiistimal edilebileceğine dikkat çekiyor. Kara para aklamaya çalışan ya da vizesiz girişleri kötüye kullanmak isteyen kişilerin bu programlardan faydalanabileceğini belirtiyor. 

Ancak Clark, başvuruların detaylı şekilde inceleneceğini söyleyerek şunları ekliyor: 

Bu program sadece yeni bir pasaport edinmekle değil, küresel sorunlara yönelik çözümlere öncülük etmeye adanmış bir topluluğa katılmakla ilgili.

Avustralya, sığınmacıları sınır dışı etmek için 2012’de Nauru hükümetine para ödeyerek adaya bir gözaltı tesisi kurmuştu. Fakat tesiste 14 kişinin ölmesinin ardından insan hakları ihlalleri nedeniyle merkezle ilgili en az 6 dava açılmıştı. Avustralya hükümetinin rakamlarına göre Ağustos 2024 itibarıyla tesiste 87 kişi tutuluyor. 

Independent Türkçe, Guardian, AFP