Yeni gerilim dizisine bol yıldızlı kadro: Emmy adayı isim de katıldı

1991 yapımı Korku Burnu, 35 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya çapında 182 milyon doları aşkın hasılat yapmıştı (Universal Pictures)
1991 yapımı Korku Burnu, 35 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya çapında 182 milyon doları aşkın hasılat yapmıştı (Universal Pictures)
TT

Yeni gerilim dizisine bol yıldızlı kadro: Emmy adayı isim de katıldı

1991 yapımı Korku Burnu, 35 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya çapında 182 milyon doları aşkın hasılat yapmıştı (Universal Pictures)
1991 yapımı Korku Burnu, 35 milyon dolarlık bütçesine karşılık dünya çapında 182 milyon doları aşkın hasılat yapmıştı (Universal Pictures)

Patrick Wilson, meşhur gerilim filmi Korku Burnu'nun (Cape Fear) televizyon uyarlamasında, Amy Adams ve Javier Bardem'e katılıyor.

Proje, diziye geçen yılın sonlarında yeşil ışık yakan Apple TV+ için hazırlanıyor.

Scorsese ve Spielberg yapımcılar arasında

A Friend of the Family ve The Act gibi gerçek suç dramalarını da kaleme alan Nick Antosca'nın, yaratıcısı ve yönetici yapımcısı olduğu dizinin prodüktörleri arasında usta sinemacılar Martin Scorsese ve Steven Spielberg de yer alıyor. 

Korku Burnu, mutlu bir evliliğe sahip bir çiftin, geçmişlerinden gelen azılı bir suçlunun hapisten çıkmasıyla altüst olan hayatlarını konu alıyor. 

Dizide Amy Adams, Anna adında bir kadını, Coen Kardeşler imzalı İhtiyarlara Yer Yok'taki performansıyla Oscar'a uzanan İspanyol aktör Bardem ise tehlikeli suçluyu canlandıracak. Patrick Wilson'ın rolü ise henüz açıklanmadı.

Apple, 10 bölümlük diziyi "gerilim dolu, Hitchcockvari bir yapım" ve "21. yüzyılda Amerika'nın gerçek suç hikayelerine duyduğu saplantının derinlemesine bir incelemesi" diye tanımlıyor.

Emmy adayı oyuncu Patrick Wilson, HBO'nun 2003 tarihli meşhur mini dizisi Angels in America, Joel Schumacher'in 2004 yapımı müzikali Operadaki Hayalet (Phantom of the Opera), Watchmen, A Takımı (The A-Team) ve korku serisi Ruhlar Bölgesi'yle (Insidious) tanınıyor. 

sdfrgt
Patrick Wilson, Korku Seansı (The Conjuring) serisinde Ed Warren'ı canlandırıyor (Warner Bros. Pictures)

Ruhlar Bölgesi: Kırmızı Kapı'yla (Insidious: The Red Door) yönetmenliğe de adım atan 51 yaşındaki Wilson, Broadway'de Oklahoma! ve The Full Monty müzikallerindeki performanslarıyla iki kez Tony Ödülü'ne aday gösterilmişti. 

Wilson'ın yakında vizyona girecek yapımları arasında The Conjuring: Last Rites ve Noah Baumbach'ın yeni filmi Jay Kelly bulunuyor.

İlk kez 1962'de beyazperdeye uyarlanmıştı

John D. MacDonald'ın 1957 tarihli romanına dayanan Korku Burnu, ilk olarak 1962'de beyazperdeye uyarlanmıştı. Bu versiyon da başrollerde Gregory Peck, Robert Mitchum ve Polly Bergen'ı buluşturmuştu.

Scorsese, filmin 1991 versiyonunu yönetirken, Spielberg'in Amblin Entertainment şirketi de yapımcılığı üstlenmişti. Psikolojik gerilim türündeki filmin başrollerinde Robert De Niro, Nick Nolte, Jessica Lange, Joe Don Baker ve Juliette Lewis yer almıştı.

Scorsese ve De Niro, Korku Burnu'nda 7. işbirliklerine imza atmıştı. Film, gişede başarılı olmuş ve eleştirmenlerden de olumlu eleştiriler almıştı. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety



Türkiyeli araştırmacının da olduğu ekipten çığır açıcı batarya atılımı

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP
TT

Türkiyeli araştırmacının da olduğu ekipten çığır açıcı batarya atılımı

Fotoğraf: AFP
Fotoğraf: AFP

Bilim insanları, nükleer atıkları elektriğe dönüştürebilen bir nükleer batarya geliştirerek enerji depolamada önemli bir kilometre taşını geride bıraktı.

ABD'deki bir ekip, mikroçiplere enerji sağlamak üzere yeterli nükleer radyasyonu toplayabilen bir prototip cihazla yeni nesil bataryayı test etti.

Nükleer bataryalar, şarj ya da bakım gerektirmeden onlarca yıl boyunca elektrik üretme potansiyelleri sayesinde övgüyle karşılanıyor.

Ohio Eyalet Üniversitesi'nden araştırmacılarım geliştirdiği çığır açıcı batarya, kullanılmış nükleer yakıttan ortam gama radyasyonunu alıp sintilatör kristalleri aracılığıyla ışığa dönüştürerek çalışıyor. Bu ışık daha sonra güneş pilleri aracılığıyla elektriğe dönüştürülüyor.

Ohio Eyalet Üniversitesi'nde makine ve havacılık mühendisliği bölümünde öğretim üyesi olan ve araştırmayı yöneten Raymond Cao, "Atık olarak kabul edilen ve doğası gereği hazineye dönüştürmeye çalıştığımız bir şeyi topluyoruz" diyor.

Batarya radyoaktif maddeler içermediğinden dokunmak güvenli ancak halkın kullanımı için geliştirilmiyor. Araştırmacılar bunun yerine bataryaların, uzay ve derin deniz keşiflerindeki nükleer sistemlerde kullanılmasını öngördüklerini söylüyor.

Bu teknoloji Çin'de de 14. Beş Yıllık Plan kapsamında geliştirilirken Pekin merkezli Betavolt; telefonlar, drone'lar ve tıbbi cihazlar gibi ticari uygulamalara yönelik nükleer bataryarları seri üretmeyi umduğunu geçen yıl açıklamıştı.

Ohio'da yapılan, kabaca bir küp şeker büyüklüğünde ve çalışır haldeki prototip 1,5 mikrowatt enerji üretebiliyor fakat daha büyük versiyonların kayda değer derecede daha fazla elektrik üretebilmesi bekleniyor.

Ohio Eyaleti Üniversitesi'nde makine ve havacılık mühendisliği alanında araştırma görevlisi olan İbrahim Öksüz, "Bunlar enerji üretimi açısından çığır açıcı sonuçlar" diyor.

Bu iki aşamalı süreç henüz ilk evrelerinde ancak bir sonraki adım büyük ölçekli yapılarla daha fazla watt üretmeyi içeriyor. Nükleer batarya konsepti çok umut verici. Hâlâ geliştirilmesi gereken çok şey var ama gelecekte bu yaklaşımın hem enerji üretiminde hem de sensör endüstrisinde kendine önemli bir yer bulacağına inanıyorum.

Nükleer bataryayı detaylandıran "Scintillator based nuclear photovoltaic batteries for power generation at microwatts level" (Mikrowatt seviyesinde enerji üretimi için sintilatör tabanlı nükleer fotovoltaik bataryalar) başlıklı çalışma Optical Materials: X adlı hakemli dergide yayımlandı.

Independent Türkçe