Amazon'un 1 milyar dolarlık satın almasının ardından gösterime girme süreci hızlandırılan yeni James Bond filmi prodüksiyon aşamasında.
Amazon MGM'nin, serinin yapımcılığını uzun süredir üstlenen Michael G. Wilson ve Barbara Broccoli'yle anlaşma yaparak Bond serisinin tüm yaratıcı kontrolünü ele geçirdiği geçen ay açıklanmıştı.
İkili serinin ortak sahibi olmayı sürdürse de bu işlem, gelecekteki tüm yapımların yaratıcı kontrolünü Amazon'un eline bırakıyor ve bu karar, hayranlar arasında endişeye yol açıyor.
Bir sonraki film Bond 26'nın 250 milyon sterlinlik (yaklaşık 12,2 trilyon) bir bütçeye sahip olacağı bildirilirken bu rakam, Daniel Craig'in son 007 filmi Ölmek İçin Zaman Yok'un (No Time to Die) maliyetiyle aynı.
The Sun'ın haberine göre filmin 2027 sonunda sinemalara gelmesi beklenirken bir kaynak, "Bond patronları zaten geniş kapsamlı olay örgüleri ve yeniden başlatma fikirleri önermişti" dedi.
Yatırımlarını en kısa sürede telafi etmek umuduyla yazar odaları toplanıyor.
Bond filmleri genellikle ekim veya kasımda gösterime giriyor.
Craig'in yerine geçecek yeni Bond arayışı son haftalarda kızışırken Aaron Taylor-Johnson, Harris Dickinson ve James Norton gibi isimler konuşuluyor. Yönetmen konusundaysa Puck, yapımcıların filmi geliştirmesi için David Heyman (Harry Potter) ve Amy Pascal'ın (Tom Holland'ın Örümcek Adam [Spider-Man] filmleri) görüştüğünü bildiriyor.
Mart 2024'te Taylor-Johnson'ın Bond rolünü garantilediği bildirilmişti ancak aktör iddialarla arasına mesafe koyarak "Bana bir gelecek çizilmesine ihtiyacım varmış gibi hissetmiyorum. Benim için ne çizilirse çizilsin, çok daha iyisini yapabileceğimi hissediyorum" demişti.
Amazon'un Bond serisini satın almasının bir dizi spin-off'u beraberinde getirmesi bekleniyor ancak kaynak, yayın devinin "hayranların bir film istediğini ve beklediğini bildiğini" ve "çekimlerin gelecek yılın sonuna kadar tamamlanmasını istediğini" belirtiyor.
Film vizyona girdiğinde, Sean Connery'nin 1962 yapımı Dr. No'da Britanyalı casusu ilk kez canlandırmasından bu yana dünyanın yeni bir Bond filmi için beklemek zorunda kaldığı en uzun süre rekorunu egale edecek. Bundan önceki rekor, Timothy Dalton'ın Öldürme Yetkisi'nde (Licence to Kill) izleyici karşısına çıkmasından 6 yıl sonra vizyona giren 1995 yapımı Altın Göz'e (GoldenEye) aitti.
Amazon'un devralmasından önce seriyle ilgili haberler son yıllarda sessizliğe bürünmüş, bir sonraki film için resmi bir plan ya da bir sonraki Bond aktörünün işe alınması gündeme gelmemişti.
Wilson yaptığı açıklamada şöyle demişti:
Yaklaşık 60 inanılmaz yıla yayılan 007 kariyerimin ardından sanat ve hayırseverlik projelerine odaklanmak üzere James Bond filmlerinin yapımcılığından çekiliyorum. Bu nedenle Barbara ve ben, güvenilir ortağımız Amazon MGM Studios'un James Bond'u geleceğe taşımasının zamanının geldiğine hemfikiriz.
Broccoli de "Hayatımı, yapımcı babamız Cubby Broccoli'nin Michael ve bana bıraktığı olağanüstü mirası koruyup geliştirmeye adadım" demişti.
Daniel Craig, Ölmek İçin Zaman Yok'ta Bond'a veda etti (Eon Productions)
007'yi canlandıran olağanüstü yeteneklere sahip 4 oyuncuyla ve sektördeki binlerce harika sanatçıyla yakın çalışma onuruna eriştim. Ölmek İçin Zaman Yok'un sona ermesi ve Michael'ın filmlerden emekli olmasıyla birlikte artık diğer projelerime odaklanma zamanının geldiğini hissediyorum.
Hollywood'un rock yıldızı: İkonik oyuncu Val Kilmer hayatını kaybettihttps://turkish.aawsat.com/ya%C5%9Fam/5128328-hollywoodun-rock-y%C4%B1ld%C4%B1z%C4%B1-i%CC%87konik-oyuncu-val-kilmer-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti
The Doors, gişede başarı yakalayamasa da eleştirmenler, Val Kilmer'ın rock dünyasının en kışkırtıcı figürlerinden biri olan Jim Morrison'ı başarıyla canlandırmasından övgüyle bahsetmişti (TriStar Pictures)
Hollywood'un rock yıldızı: İkonik oyuncu Val Kilmer hayatını kaybetti
The Doors, gişede başarı yakalayamasa da eleştirmenler, Val Kilmer'ın rock dünyasının en kışkırtıcı figürlerinden biri olan Jim Morrison'ı başarıyla canlandırmasından övgüyle bahsetmişti (TriStar Pictures)
Jim Morrison ve Batman gibi ikonik rollerle başrol yıldızlığını tatmış ancak çok yönlü yetenekleri ve esrarengiz kişiliğiyle aynı zamanda dikkat çekici bir yardımcı oyuncu da olan Val Kilmer, Salı günü Los Angeles'ta hayatını kaybetti. Kızı Mercedes Kilmer'a göre ölüm sebebi zatürreydi.
Hollywood'un en tanınmış oyuncularından Val Kilmer, 2014'te gırtlak kanserine yakalanmış ve sonrasında iyileşmişti.
Rock yıldızı havasına sahip, uzun boylu ve yakışıklı bir aktör olan Kilmer, kariyerinin ilk dönemlerinde birkaç kez gerçekten de bir rock yıldızını canlandırmıştı.
Hollywood kariyeri rock yıldızı rolüyle başladı
Sinema kariyerine, 1984 yapımı Top Secret! adlı Soğuk Savaş parodisinde Berlin'de sahne alan, farkında olmadan Doğu Almanya'nın birleşme planlarına dahil olan Amerikalı bir şarkıcı rolüyle başladı.
Oliver Stone'un yönettiği 1991 tarihli kült film The Doors'da, psikedelik cazibenin sembolü Jim Morrison'ı canlandırarak unutulmaz bir performans sergiledi. 1993'teki Çılgın Romantik'teyse (True Romance) Quentin Tarantino'nun yazdığı hikayede, Christian Slater'ın oynadığı baş karakterin hayalindeki Elvis Presley olarak kısa ama etkileyici bir rol üstlendi.
Kilmer, 1992 yapımı Şimşek Yürek (Thunderheart) filminde Güney Dakota'daki bir Kızılderili bölgesinde cinayet soruşturması yürüten acemi bir FBI ajanını, 1997 tarihli Aziz'de (The Saint) ise Rus mafyasıyla kedi-fare oyunu oynayan usta bir hırsızı canlandırdı. En çok bilinen rollerinden biriyse 1995 yapımı Batman Daima'da (Batman Forever) Gotham'ı İki-Yüz ve Bilmececi gibi kötü adamlara karşı savunan Batman karakteriydi. Ancak hem film hem de Kilmer'ın performansı, Batman serisinin en güçlü temsilcileri arasında görülmedi.
"Hollywood'un nefret etmeyi sevdiği adam"
1996'da Entertainment Weekly dergisi, Kilmer hakkında "Hollywood'un nefret etmeyi sevdiği adam" başlıklı bir kapak haberi yayımlamıştı.
Kilmer, özellikle kariyerinin başlarında zor bir insan olduğu yönündeki söylentilerle tanınıyordu. Ancak Oliver Stone yıllar sonra onun yanlış anlaşıldığını savunarak, "İnsanları rahatsız etmesinin sebebi, anlaşılması zor biri olmasıydı" demişti.
Kilmer, kariyeri boyunca hem izleyiciler hem de yönetmenler tarafından genellikle öngörülemez biri olarak görülmüştü (AP)
Robert Downey Jr. da 2005 tarihli Kiss Kiss Bang Bang'de Kilmer'la çalışmadan önce, ondan hiç hoşlanmadığını ancak sonrasında çok yakın dost olduklarını söylemişti:
Bunun haber niteliğinde olduğunu sanmıyorum ama Val kronik olarak eksantrik biri.
Kilmer, 1986 yapımı Top Gun'da Tom Cruise'un kendini beğenmiş ve havalı rakibi Iceman rolüyle büyük çıkış yaptı ve bu rolü 2022'deki Top Gun: Maverick'te yeniden canlandırdı. 1993'te Kasabanın Namusu'nda (Tombstone) Wyatt Earp'ün yakın arkadaşı silahşor Doc Holliday'yi canlandırdı. 1995 yapımı Büyük Hesaplaşma'da (Heat) ise Robert De Niro ve Al Pacino gibi usta oyuncularla birlikte bir soygun çetesinin üyesi olarak yer aldı.
"Her zaman hayran kaldım"
Kilmer, kariyeri boyunca karizmatik ve merak uyandıran bir oyuncu olarak anıldı. Yönetmen Michael Mann, onunla Büyük Hesaplaşma üzerinde çalışırken, şöyle demişti:
Val'in karakterleri içselleştirme biçimine ve oyunculuktaki değişkenliğine her zaman hayran kaldım.
2007'de Oliver Stone, "Çoğu oyuncu, Val'de görünenin ötesinde bir şeyler olduğunu fark eder" demişti. Senarist ve yönetmen David Mamet ise 2004 yapımı Spartan'da Kilmer'la çalıştıktan sonra, "Gerçekten harika aktörlerde olan bir şeye sahip: Her şeyi doğaçlama gibi hissettirme yeteneği" diyordu.
Peşini bırakmayan trajedi
Val Edward Kilmer, 31 Aralık 1959'da Los Angeles'ta dünyaya geldi ve şehrin kuzeybatısındaki Chatsworth semtinde büyüdü. Babası Eugene bir emlak geliştiricisiydi, annesi Gladys Ekstadt ise ev hanımıydı. Kilmer 9 yaşındayken ebeveynleri boşandı. 1977'de küçük kardeşi Wesley havuzda boğularak hayatını kaybetti. Bu trajedi, Kilmer'ın peşini yıllarca bırakmadı.
Val Kilmer, canlandırdığı karakterlerin duygularını kolayca ele vermeyen biri olarak biliniyordu (AFP)
Kilmer, Juilliard Sanat Okulu'na başvurdu 17 yaşında kabul edilerek tarihte okula giren en genç öğrencilerden biri oldu. Tiyatroya büyük ilgi duyuyordu. 1981'de mezun olduktan sonra New York'ta sahnelenen How It All Began adlı oyunda rol aldı. 1983'te Broadway'de The Slab Boys adlı oyunda Sean Penn ve Kevin Bacon'la oynadı, 1988'de Hamlet'i canlandırdı ve 1992'de 'Tis Pity She's a Whore oyununda Jeanne Tripplehorn'la başrolleri paylaştı.
Mark Twain hayranı
1988 yapımı Willow filminin setinde Joanne Whalley'yle tanışıp evlenen Kilmer'ın bu ilişkisi boşanmayla sonuçlandı. Mercedes ve Jack adında iki çocuğu bulunan aktör, uzun yıllar Santa Fe'de bir çiftlikte yaşadı. Hatta bir dönem New Mexico valiliğine aday olmayı bile düşünmüştü.
Val Kilmer, Mark Twain'e duyduğu büyük ilgiyi bir tiyatro oyununa dönüştürerek Citizen Twain adlı tek kişilik gösteriyi sahneledi. Aynı zamanda, Twain'i 2014 yapımı Tom Sawyer & Huckleberry Finn filminde de canlandırdı.
2021'de, hayatı ve kariyeri hakkında yıllar boyunca biriktirdiği arşiv görüntülerinden oluşan Val adlı belgesel yayımlandı. Çocuklarının yapımcılığını üstlendiği ve oğlu Jack'in seslendirdiği bu belgesel, En İyi Biyografik Belgesel dalında Eleştirmenlerin Seçimi Ödülü kazandı.
"Gerçek bir ikon oldun"
Josh Brolin, Josh Gad ve Bill Simmons gibi isimler, Kilmer'ın ölümünün ardından üzüntülerini dile getiren taziye mesajları paylaştı.
Brolin, "Akıllı, cesur, yaratıcı ve deli doluydu. Onu çok özleyeceğim" derken 44 yaşındaki Amerikalı aktör Josh Gad, şu ifadeleri kullandı:
Çocukluğumun en önemli filmlerinden bazılarında yer aldığın için teşekkürler, Val. Gerçek bir ikon oldun.
Popüler kültür sitesi The Ringer'ın sahibi Bill Simmons X'teki paylaşımında, "Val Kilmer gibisi yoktu. Çalışmalarından gerçekten keyif aldım" diye yazdı.
Senarist-yönetmen Dylan Park-Pettiford, "Artık onun gibi fazla insan çıkmıyor" dedi.
"Tek bir pişmanlığım var"
Kariyerinde her zaman kalıpların dışına çıkmayı tercih eden Kilmer, 2012'de Hollywood Reporter'a verdiği röportajda şunları söylemişti:
Hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum. Bu bir klişe ama bir bakıma doğru: Bir kez yıldız olduğunuzda, hep yıldızsınızdır; sadece hangi seviyede olduğunuz değişir.
Aynı söyleşide Kilmer, 10 yıldan uzun süredir ana akım Hollywood'dan uzak kalması hakkında konuşmuş ve kariyerinin alışılmışın dışında bir seyir izlediğini kabul etmişti. Başka ilgi alanları olduğunu belirterek, "Çocuklarımla vakit geçirmek istiyordum" demişti.
Vanity Fair'a verdiği başka bir röportajda ise Kilmer, "aslında tek bir pişmanlığı" olduğunu söyleyerek, Hollywood'da "son derece sağlam bir kimlik" geliştiren Johnny Depp, Nicolas Cage, Tom Hanks ve Sean Penn gibi isimlere atıfta bulunmuştu:
Yıllar önce tüm akıllı meslektaşlarım gibi bir imaj oluşturmadığım için pişmanım.
Kaynaklar: New York Times, Hollywood Reporter, Vanity Fair, Far Out Magazine