The Last of Us'a en kritik rolle katıldı: Gerçeküstü bir deneyim

Kaitlyn Dever, son olarak Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen dizisi Apple Cider Vinegar'da Belle Gibson'ı canlandırmıştı (HBO)
Kaitlyn Dever, son olarak Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen dizisi Apple Cider Vinegar'da Belle Gibson'ı canlandırmıştı (HBO)
TT

The Last of Us'a en kritik rolle katıldı: Gerçeküstü bir deneyim

Kaitlyn Dever, son olarak Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen dizisi Apple Cider Vinegar'da Belle Gibson'ı canlandırmıştı (HBO)
Kaitlyn Dever, son olarak Netflix'in gerçek olaylardan esinlenen dizisi Apple Cider Vinegar'da Belle Gibson'ı canlandırmıştı (HBO)

Kaitlyn Dever, The Last of Us'un ikinci sezonuna Abby rolünde katılsa da diziye yabancı değil. Hatta oyunların büyük bir hayranı ve babasıyla birlikte oynayarak özel bir bağ kurmuş.

Dever, dizinin merakla beklenen ikinci sezonu için düzenlenen basın toplantısında "Hem gergindim hem de heyecanlıydım" diye anlattı: 

Bu oyunun ve dizinin uzun süredir büyük bir hayranıyım. Sete adım attığımda kendimi daha az gergin hissettim, çünkü harika bir ekiple çalışıyordum ve dizi sorumluları Craig Mazin'le Neil Druckmann tarafından gerçekten desteklendiğimi hissettim. Daha önce hiç böyle bir ilgi ve özenle karşılaşmamıştım. Bu yüzden hem bir insan hem de bir oyuncu olarak benim için inanılmaz bir deneyim oldu.

"Olması gereken şeyler er ya da geç gerçekleşiyor"

Dever ayrıca, "Bu oyun, babamla aramızda özel bir bağ kurmamıza vesile oldu. Birlikte oynadığımız zamanlar benim için çok değerliydi. Ve şimdi, 10 yıldan fazla bir süre sonra, her şeyin tekrar karşıma çıkması... Gerçeküstü bir deneyimdi" diyerek ekledi:

Sanki hayatta olması gereken şeyler er ya da geç gerçekleşiyor gibi hissettim. Abby karakteri de tam anlamıyla doğru bir seçim gibi geldi. Gerçekten çok etkileyiciydi.

The Last of Us'un ikinci sezonuyla birlikte oyunun ikinci bölümünde önemli bir karakter olan Abby de hikayeye dahil oluyor. Abby, izleyicilerin karşısına intikam peşindeki bir asker olarak çıkacak.

"Ellie'yi oynama ihtimali üzerine konuştuk"

28 yaşındaki Dever'in The Last of Us'la olan bağlantısı bununla da sınırlı değil. Yaklaşık 10 yıl önce, oyunun beyazperdeye uyarlanması konuşulurken, baş karakter Ellie rolü için düşünülen isimlerden biri de oydu.

Dever, Hollywood Reporter'a verdiği röportajda, "O zamanlar herhangi bir seçmeye katılmadım. Sadece oyunun yaratıcısı Neil Druckmann'la görüşmeler yapıyordum" diye anlattı:

Birkaç ay boyunca Ellie'yi oynama ihtimali üzerine Neil'la konuştuk ama sinema dünyasında işler her zaman planlandığı gibi gitmiyor. Proje bir süre rafa kalktı.

Sonrasında dizinin devreye girmesiyle ilgili, "Açıkçası, projeyi dizi olarak görmek beni heyecanlandırdı ve Bella Ramsey gerçekten harika bir iş çıkardı" diyen Dever ekledi:

Bella ve Pedro Pascal ilk sezonda öyle büyüleyici bir uyum yakaladılar ki ben de izleyici olarak hayran oldum.

Yıllar sonra Abby rolü için kendisine teklif gelmesiyle ilgili de konuşan aktris, "Bu karakterin zaten hayatımda bir yeri varmış gibi hissettim ama farklı bir şekilde. Ve bu gerçekten harika bir duyguydu" dedi.

"Doğru oyuncuyu bulmak konusunda gergindik"

Dizinin yaratıcılarından Neil Druckmann ise Abby karakterinin seçimi konusunda son derece heyecanlı olduklarını belirtti: 

Bu, dizinin en kritik rollerinden biri olduğu için doğru oyuncuyu bulmak konusunda epey gergindik.

Yeni bölümlerde Joel ve Ellie, hem birbirleriyle hem de önceki sezona kıyasla çok daha tehlikeli ve öngörülemez bir dünyayla mücadele etmek zorunda kalacak. Yeni sezon toplam 7 bölüm sürecek.

Devam oyununda olduğu gibi yeni sezon da 5 yıl sonrasına bir zaman atlamasıyla başlayacak. The Last of Us'ın ikinci sezonu, 13 Nisan'da izleyiciyle buluşacak.

Pascal ve Ramsey'ye ek olarak ikinci sezonda Gabriel Luna, Joel'un kardeşi Tommy rolüyle; Rutina Wesley ise Tommy'nin eşi Maria olarak geri dönüyor.

Isabela Merced, Young Mazino, Ariela Barer, Tati Gabrielle, Spencer Lord ve Jeffrey Wright ikinci sezondaki yeni isimler arasında yer alıyor. Catherine O'Hara'nın da konuk oyuncu olarak dizide yer alacağı açıklanmıştı.

Çok beğenilen video oyunu serisine dayanan The Last of Us, Craig Mazin'le Druckmann tarafından kaleme alındı. İkili, yönetici yapımcılığı da üstleniyor. 

Dizinin birinci sezonu, 9. bölümüyle 12 Mart 2023'te sona ermişti. Final bölümü, Ellie'nin Cordyceps enfeksiyonuna karşı nasıl bağışıklık kazandığını göstermişti.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, GamesRadar, The Wrap



Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
TT

Epifiz bezinin kökeni eski omurgalının ikinci göz çifti olabilir

Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)
Myllokunmingia gözleri sayesinde avcılardan kaçma şansını artırıyordu (Xiangtong Lei/Sihang Zhang)

Bilinen en eski omurgalının 4 gözü olduğu tespit edildi. 

Örümceklerin 8, arıların 5, kutu denizanalarının ise 24 gözü var. Ancak bu istisnaların dışında yeryüzündeki çoğu hayvan sadece iki göze sahip.

Öte yandan bilim insanları, omurgalıların zaman içinde diğer gözlerini kaybederek bugünkü görünümüne ulaştığını söylüyor.

518 milyon yıl önce yaşayan Myllokunmingia, dünyanın bilinen en eski omurgalısı. İlk omurgalıların yanı sıra pek çok omurgasız türün de ortaya çıktığı Kambriyen Dönemi'nde yaşayan bu deniz canlıları, bugünkü Çin'in yakınlarındaki sularda dolaşıyordu.

Çin ve Birleşik Krallık'tan araştırmacılar, Çin'in güneyindeki Chengjiang formasyonunda keşfedilen 10 ayrı Myllokunmingia fosilini analiz etti. Bunların 6'sı Haikouichthys ercaicunensis türüne aitken, diğerleri kesin olarak tanımlanamadı.

Göz gibi yumuşak vücut parçaları nadiren korunuyor ancak bilim insanları bu fosillerde göz kalıntıları elde etmeyi başardı.

İleri mikroskop teknikleri ve kimyasal analizler kullanan ekip, hayvanın yüzünün her iki yanında iki büyük göz ve yüzün ortasında iki küçük göz bulunduğunu saptadı.

Bulguları hakemli dergi Nature'da yayımlanan çalışmanın başyazarı Peiyun Cong "Anatomilerini anlamak için işe büyük gözleri inceleyerek başladık ve aralarında iki küçük, tamamen işlevsel göz bulmak tam bir sürpriz oldu" diyerek ekliyor: 

Bunu görmek inanılmaz derecede heyecan vericiydi.

Gözlerin hepsinde melanozom tespit eden araştırmacılar, bu organların "kamera tipi" olduğunu, yani görebilmek için ışığa ihtiyaç duyduğunu saptadı. Bu organeller vücudun çeşitli yerlerinde bulunurken, gözdekiler ışığın emilmesinden ve göz renginden sorumlu.

Ardından gözlerde tespit edilen dairesel yapıların da lens olduğu düşünülüyor. Bu sayede gözler muhtemelen ışığı algılamakla kalmayıp görüntü de oluşturabiliyordu. 

Bilim insanları bu deniz canlısının gelişmiş gözleri sayesinde diğer hayvanlara yem olmaktan kurtulduğunu düşünüyor. Kambriyen patlaması sonucu bu dönemde pek çok büyük yırtıcı tür ortaya çıkmıştı.

Makalenin bir diğer yazarı Jakob Vinther "Böyle bir ortamda 4 göze sahip olmak, bu hayvanlara daha geniş bir görüş alanı sağlamış olabilir ve bu da avcılardan kaçınmada önem taşıyor" diye açıklıyor.

Araştırmacılar ikinci göz çiftinin, bazı modern omurgalılardaki göz benzeri ilkel bir yapının ve insanlarda melatonin salgılayan epifiz bezinin evrimsel kökeni olabileceğini düşünüyor.

Bugünkü bazı balıklar, sürüngenler ve amfibiler, ışığı algılamaktan sorumlu paryetal göze sahip. Bu gözün bağlı olduğu epifiz bezi, insanlarda ve pek çok omurgalıda melatonin üreterek uyumaya yardımcı oluyor.

Cong "Epifiz organları ilk başta görüntü üreten gözlermiş" diyerek ekliyor:

Ancak evrimin ilerleyen aşamalarında küçüldüler, görme yeteneklerini kaybettiler ve uykuyu düzenlemedeki modern rollerini üstlendiler.

Independent Türkçe, Live Science, Discover Magazine, Nature


Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
TT

Devasa dinozorun büyük burnunun gizemi çözüldü

Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)
Triceratopslar, 2 metreden fazla boya ve 8 metrenin üzerinde uzunluğa ulaşabiliyordu (Carnegie Doğa Tarihi Müzesi)

Bilim insanları Triceratops'un burnunun, koku alma dışında sıcaklık ve nemi kontrol ettiği için çok büyük olduğunu buldu.

Devasa otobur dinozorlar olan Triceratops'un en dikkat çekici özelliği büyük kafaları ve burunlarıydı. 

Tokyo Üniversitesi'nden Seishiro Tada, Geç Kretase döneminde yaşayan Ceratopsia grubuna ait olan bu dinozorlar hakkında şöyle diyor: 

Özellikle Triceratops'un çok büyük ve sıradışı bir burnu var ve sürüngenlerin temel yapılarını hatırlasam da organların bunun içine nasıl sığdığını anlayamıyordum.

Tada ve ekibi, bu hayvanların burnunun anatomisini ilk kez kapsamlı bir şekilde inceledikleri bir çalışma yürüttü.

Bilim insanları bilgisayarlı tomografiden yararlanarak fosilleri inceledi. Ayrıca burun yapısını daha iyi anlamak için bugün yaşayan sürüngenlere ait verilere de başvurdular.

Bulguları hakemli dergi The Anatomical Record'da yayımlanan çalışmaya göre Triceratops'un sinirleri, diğer sürüngenlerden farklı bir bağlantıya sahipti.

Çoğu sürüngende sinirler ve kan damarları çeneyle burundan geçerek burun deliklerine ulaşıyor. Ancak Triceratops'un kafatası şekli çene yolunu engelleyerek sinir ve damarların burundan ilerlemesine neden oluyordu. 

Tada "Triceratops dokuları büyük burnunu desteklemek için bu şekilde evrimleşti" diye açıklıyor.

Fosil örneklerinde, neredeyse başka hiçbir dinozorda görülmeyen özel bir yapı da keşfedildi. 

Solunum türbinatı adı verilen bu ince, kıvrımlı yapılar, kanı beyne ulaşmadan önce soğutarak nemin kaybolup gitmesinin önüne geçiyordu. 

Araştırmacılar hem bu yapıların hem de sinir ve damarların rotasının değişmesinin, devasa dinozorun vücut sıcaklığını ve nemi kontrol altında tutmaya yaradığını düşünüyor.

Özellikle Geç Kretase'nin nemli sıcağında büyük kafalarını serinletmek üzere evrimleşmişler. 

Yeni çalışma, dinozorların yumuşak doku anatomisi hakkındaki önemli bir boşluğu dolduruyor. 

Araştırmacılar daha sonraki çalışmalarda bu ilginç hayvanların kafatasının diğer kısımlarına dair gizemleri aydınlatmayı umuyor.

Independent Türkçe, Phys.org, Science Blog, The Anatomical Record


Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
TT

Stephen King uyarlaması korku dizisi için takvim netleşiyor

Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)
Dışlanmış lise öğrencisi Carrie White'ın ürkütücü hikayesini anlatan 2013 yapımı Carrie: Günah Tohumu'nda (Carrie) başrolde Chloë Grace Moretz yer almıştı (Sony Pictures Releasing)

Korku türünün son yıllarda öne çıkan isimlerinden Mike Flanagan'ın sıradaki Stephen King uyarlaması, mevsimine son derece uygun bir takvimle gelebilir. 

Yapımda rol alan Katee Sackhoff, Amazon Prime Video için hazırlanan Carrie dizisinin yayın takvimine dair net bir işaret verdi.

The Haunting: Tepedeki Ev'in (The Haunting of Hill House) dizi sorumlusu ve yönetmeni olarak da tanınan Flanagan'ın, Carrie'yi bölüm bölüm anlatacak bir uyarlama için bizzat King tarafından seçildiği belirtiliyor. Dizinin çekimleri Ekim 2025'te tamamlandı ve 2026'da yayımlanacağı duyuruldu.

"Sizi güzel bir şey bekliyor"

The Direct'in aktardığına göre Sackhoff, açıklamayı Kanada'nın Vancouver kentindeki Fan Expo'da 14 Şubat'ta yaptı. Bo-Katan Kryze rolüyle Yıldız Savaşları (Star Wars) evreninden de tanınan oyuncu, Flanagan evreni anlamına gelen "Flanniverse" esprisiyle söze girip şu ifadeleri kullandı:

Mike Flanagan'a dönersek... Evet, Flanniverse... Carrie, Ekim 2026'da Amazon'da yayına giriyor. Sizi güzel bir şey bekliyor. Çok iyi. Gerçekten çok iyi.

Flanagan'ın Carrie dizisine dair şimdilik fazla detay yok ancak elbette King'in ikonik Göz (Carrie) romanından uyarlandığı biliniyor. Korku yazarının ilk romanı olan kitapta, genç Carrie, maruz kaldığı acımasız zorbalığın ardından mezuniyet balosunu kabusa çeviriyor.

Dizide Carrie White'ı genç yıldız Summer Howell canlandıracak. Çığlık'la (Scream) tanınan Matthew Lillard ise Müdür Grayle rolüyle kadroda yer alacak. Carrie'nin annesi Margaret'ı, Flanagan'ın diğer projeleriyle de tanınan Amerikalı aktris Samantha Sloyan oynayacak. 

Oyuncu kadrosunda ayrıca Alison Thornton ve Thalia Dudek gibi isimler yer alıyor.

Sackhoff, etkinlikte dizinin tonuna dair ufak bir ipucu da verdi: 

Yani, sonuçta Carrie bu... Ateş var mı? Biraz kan da olabilir.

Ardından şunu ekledi: 

Ben çok heyecanlıyım. Bayılacaksınız. Mike Flanagan işini çok iyi yapıyor.

Oyuncu ayrıca Flanagan'ın özellikle King uyarlamalarındaki başarısına dikkat çekerek, "Stephen ona güveniyor" dedi. Ayrıca şakayla karışık King'in Flanagan'a neredeyse "tüm kütüphanesini" açtığını ima etti: 

Şunu da yap, bunu da yap... Peki ya şu?

Flanagan daha önce Doktor Uyku (Doctor Sleep), Chuck'ın Hayatı (The Life of Chuck) ve Oyun (Gerald's Game) gibi eserleri uyarlamıştı. Şimdiyse Kara Kule (The Dark Tower) uyarlaması üzerinde çalışıyor. Flanagan'ın yakın zamanda söylediğine göre proje "ilerliyor, çok sayıda senaryo hazır ve ilk öncelik konumunda".

Independent Türkçe, GamesRadar, The Direct