Bazı tropikal ağaçların yıldırım çarpmasını "sevdiği" ortaya çıktı

Amerika'daki bir ağaç türü doğal bir paratoner gibi davranıyor (Unsplash)
Amerika'daki bir ağaç türü doğal bir paratoner gibi davranıyor (Unsplash)
TT

Bazı tropikal ağaçların yıldırım çarpmasını "sevdiği" ortaya çıktı

Amerika'daki bir ağaç türü doğal bir paratoner gibi davranıyor (Unsplash)
Amerika'daki bir ağaç türü doğal bir paratoner gibi davranıyor (Unsplash)

Bilim insanları yıldırım çarpmasının, bir tropikal ağaç türüne iyi geldiğini ve ömrünü uzattığını tespit etti. 

Yıldırım çarpmasının tıpkı insanlar gibi ağaçlar için de sadece olumsuz sonuçlar yaratabileceği düşünülüyordu. ABD'deki Cary Ekosistem Çalışmaları Enstitüsü'nden orman ekoloğu Dr. Evan Gora, "En iyi senaryoda nispeten iyi durumda kalırlar, en kötü senaryodaysa bir milyon parçaya bölünüyorlar" diyor.

Ancak Dr. Gora, 2015'te Panama'daki Dipteryx oleifera türündeki bir ağacın, yıldırım çarpması sonucu etrafındaki ağaçlar ölürken hayatta kaldığını görünce bu konuyu derinlemesine araştırmaya karar verdi. Orta ve Güney Amerika'ya özgü bu ağaçların boyu 50 metreye kadar uzayabiliyor.

Ekolog ve ekip arkadaşları, bu türün yıldırıma karşı diğer ağaçlardan daha dirençli olduğunu daha önce tespit etmişti.

Hakemli dergi New Phytologist'te dün yayımlanan (26 Mart) yeni çalışmalarındaysa yıldırımın D. oleifera'ya epey fayda sağladığını buldular. 

Araştırmacılar yıldırımların yerini tespit eden bir sistem kurarak Panama'nın Barro Colorado Doğa Anıtı'nda 93 ağaca isabet eden 94 yıldırım saptadı. Daha sonra şimşeğin doğrudan isabet ettiği ağaçlarla komşularının sağlığını iki ila 6 yıl boyunca takip ettiler.

gthyju
Dipteryx oleifera'ya çarpan yıldırımlar, kendisini değil komşularını öldürüyor (Evan Gora/Cary Ekosistem Çalışmaları Enstitüsü)

Makaleye göre 93 ağaçtan yüzde 56'sı ölürken, bunlardan hiçbiri D. oleifera değildi. 9 örneğin hepsi hafif hasarla kurtuldu. Araştırmacılar başka birkaç büyük ağaç türünün de yıldırımlardan sağ çıktığını gözlemledi ancak ellerinde çalışmaya dahil edecek kadar veri yoktu. 

Bilim insanları D. oleifera'nın taç ve gövdesinin de yıldırım çarpmasından sonra hızlı bir şekilde toparlandığını ve eskisinden daha sağlıklı hale geldiğini kaydetti. Dr. Gora şöyle diyor: 

Bir Dipteryx oleifera ağacına yıldırım çarpması, çarpmamasından daha iyi.

Ayrıca yıldırımların, ağaçtaki parazit sarmaşıkları öldürerek sayılarını ortalama yüzde 78 oranında azalttığı görüldü. Bu sarmaşıklar, ağaçların tepesine çıkarak güneş ışığının D. oleifera'ya ulaşmasını engelliyor.

Çalışmada D. oleifera'nın komşusu olmanın da ciddi sorunlar yaratabileceği keşfedildi. Yıldırım diğer ağaçların dallarına sıçrayarak onlara zarar verebiliyor ancak D. oleifera'nın komşularının ölme ihtimali, diğer büyük ağaçların yakınında yaşayanlara göre yüzde 48 daha fazlaydı.

Araştırmacılar daha sonra yıldırım çarpma sıklığı ve ağaçların belirli bir boyuta ulaştıktan sonra hayatta kalma oranlarına ilişkin verileri kullanarak bir bilgisayar modeli oluşturdu. Buna göre bir D. oleifera ağacına ortalama 300 yıllık ömründe 5 kere yıldırım çarpıyor.

Ekip, yıldırım çarpması olayları olmadan ağaçların bu kadar uzun süre yaşayamayacağı sonucuna vardı. Üstelik D. oleifera'nın üreme şansı da bu sayede 14 kat artıyor.

Bilim insanları bu nedenle D. oleifera türünün yıldırımları çekecek veya bunlardan kaçınmayacak şekilde evrimleştiğini düşünüyor. Ağacın geniş tacı ve uzun boyu, yıldırımların hedefi olma ihtimalini artırıyor.

Kanada'daki British Columbia Üniversitesi'nden Allan Carroll, yer almadığı araştırmayı şöyle değerlendiriyor:

Çalışmanın bulguları son derece sıradışı ve bitki evrimine dair bilgimize önemli bir katkı sağlıyor.

Independent Türkçe, IFLScience, Scientific American, New Phytologist



Ünlü oyuncu gişe rekortmeni filmi neden reddetti?

Proxima Midnight rolüyle de tanınan 44 yaşındaki Carrie Coon, HBO'nun ödüllü dizisi The White Lotus'ta Laurie Duffy karakterini canlandırıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures/HBO)
Proxima Midnight rolüyle de tanınan 44 yaşındaki Carrie Coon, HBO'nun ödüllü dizisi The White Lotus'ta Laurie Duffy karakterini canlandırıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures/HBO)
TT

Ünlü oyuncu gişe rekortmeni filmi neden reddetti?

Proxima Midnight rolüyle de tanınan 44 yaşındaki Carrie Coon, HBO'nun ödüllü dizisi The White Lotus'ta Laurie Duffy karakterini canlandırıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures/HBO)
Proxima Midnight rolüyle de tanınan 44 yaşındaki Carrie Coon, HBO'nun ödüllü dizisi The White Lotus'ta Laurie Duffy karakterini canlandırıyor (Walt Disney Studios Motion Pictures/HBO)

Carrie Coon'un canlandırdığı Proxima Midnight karakterinin 2019 yapımı Avengers: Endgame'de neden hiç konuşmadığını merak eden hayranlar için artık bir yanıt var.

Coon'un eşi Tracy Letts, popüler kültür sitesi The Ringer'ın The Big Picture podcast'inde yaptığı açıklamada, oyuncunun Avengers: Sonsuzluk Savaşı'nda (Avengers: Infinity War) süper kötü karakteri seslendirdikten sonra devam filmi için de açık olduğunu ancak maaş artışı yapılmayacağını öğrenince rolü reddettiğini söyledi.

"Bana daha fazla ödeme yapacak mısınız?"

"Sanırım Marvel onu ikinci film için de istedi ve ona teklif götürdü" diyen Letts ekledi:

O da 'Peki, ilk film şimdiye kadar yapılmış en başarılı film oldu. Bana daha fazla ödeme yapacak mısınız?’' diye sordu. Onlar da 'Hayır' daha fazla ödeme yapmayacağız' dedi.

Sonsuzluk Savaşı, 27 Nisan 2018'de vizyona girdiğinde dünya çapında 2 milyar doları aşan ilk süper kahraman filmi ve yılın en çok hasılat elde eden yapımı olmuştu.

Teklifi geri çevirdi

Letts, The White Lotus yıldızı Coon'un nihayetinde rolü reddettiğini şu sözlerle anlattı: 

Carrie, 'Vay canına, bana daha fazla ödeme yapmayacaksanız sanırım projede yer almayacağım' dedi. Onlar da 'Marvel Evreni'nin bir parçası olduğun için kendini şanslı hissetmelisin' diye karşılık verdi. O da teklifi geri çevirdi.

"Bu durumu daha büyük bir mesele haline getirebilirdik ama bunun için filmleri izlememiz gerekecekti ve biz bunu yapmak istemedik" diyen Letts, hem kendisinin hem de Coon'un Sonsuzluk Savaşı ve Endgame'i izlemediklerini ekledi.

2018'de Entertainment Weekly'ye verdiği röportajda Coon, çekimler sırasında hamile olduğunu ve rolün başlangıçta bir seslendirme seçmesi olarak başladığını ancak daha sonra bir hareket yakalama (mo-cap) performansına dönüştüğünü açıklamıştı.

"Atlanta'ya uçup biraz hareket yakalama çalışması yaptım, ağırlıklı olarak yüz hareketleri için" diyen Coon, "Tabii ki bunun tüm övgüsü bana ait değil, esas performansın büyük kısmını üstlenen yetenekli bir animasyon ekibi var. Ama bu süreç bir seslendirme işinden hareket yakalama performansına dönüştü ve bir anda kendimi yılın en çok gişe yapan filminde buldum" şeklinde konuşmuştu.

Independent Türkçe, People, Deadline, Entertainment Weekly, The Big Picture